Teoman Matlum

Teoman Matlum


BU ŞEKİLDE GİTMEZ

13 Mart 2018 - 01:09 - Güncelleme: 28 Nisan 2020 - 09:29

Değerli A-Time okuyucuları, öncelikle Ocak ayında yayınlanan sayımızda sizlerle birlikte olamadığımdan tüm okuyucularımın yeni yılını kutlamak istiyorum. Umarım yeni yılda her şey gönlünüzce olur.


Bu yazımda sizlerle birlikte ekonomik anlamda 2017 yılının muhasebesini yapalım istedim.

Genel anlamda yaşananları sıralayalım;

2017 yılında genişleyici maliye politikası devreye alındı;


Enflasyonla mücadele yavaşladı,
Kredi garanti fonu çıkarıldı ve krediler artırıldı,
Vergi indirimleri yapıldı,
Sosyal güvenlik prim ertelemeleri hayata geçirildi.


Borçlanma çok ciddi biçimde arttı. (Bütçe açığının yaklaşık iki katı borçlanıldı)
Borçlanmadan gelen fonla piyasayı canlandırmak maksadıyla ertelenen ödemeler gerçekleştirildi.
İşsizlik arttı.
Taşeron işçiler çıkan kanun hükmünde kararnameyle devlet kadrolarına alındı.
Büyüme oranı yılın üçüncü çeyreğinde tuhaf bir şekilde bir anda uçtu (%11,1 – yıl sonu rakamları henüz açıklanmadı.)
Yeni yıla girdik ve Zeytindalı harekâtı başladı.

Burada borçlanmaya bir pencere açalım;

Yıl içerisinde çıkarılan iki kanunla daha önce bütçelenen 47,5 milyar dolar net borçlanma limiti 89,4 milyar TL’ye yükseltilmiş oldu. Daha önceki yıllarla karşılaştırmalı rakamlar tablodadır. 2017 yılında gelirlerimiz bir önceki yıla göre %16,2 artış sağladı. Buna karşılık giderlerimizdeki artış %13,7 oranında. Ancak gelir-gider arasındaki parasal fark (bütçe açığı) 29,2 milyar eksiden, 47,4 milyar TL’ye yükseldi ve GSYH’ya oranı da %1,5 oldu.



Milyar TL
2014
2015
2016
2017


Giderler
448,4
506,0
583,6
677,7


Faiz Dışı Giderler
398,5
453,0
533,4
621,0


Faiz Giderleri
49,9
53,0
50,2
56,7


Gelirler
425,7
483,4
554,4
630,3


Vergi Gelirleri
352,4
407,5
458,7
536,0


Diğer
73,3
75,9
95,7
94,3


Bütçe Dengesi
-22,7
-22,6
-29,2
-47,4


Bütçe Dengesi / GSYH
-1,1
-1,0
-1,1
-1,5


Faiz Dışı Denge
27,2
30,4
21,0
9,3


FDF / GSYH (%)
1,3
1,3
0,7
0,3


Vergi Gelirleri / FD Giderler (%)
88,4
90,0
86,0
86,3


Bütçe Finansmanı






Net Borçlanma
19,8
22,6
32,9
83,6


Net Dış Borçlanma
8,2
-2,9
4,4
16,8


Net İç Borçlanma
11,6
25,5
28,5
66,8









Hazine Nakit Dengesi
2014
2015
2016
2017


Giderler
445,0
497,5
592,9
697,1


Gelirler (Özelleştirme dahil)
423,3
480,3
554,7
636,7


Nakit Dengesi
-21,7
-17,2
-38,2
-60,4


Faiz Dışı Nakit Dengesi
16,5
21,3
-5,3
-17,8



Kaynak: Maliye Bakanlığı

Tabloda yer alan 2017 yılının net borçlanma tutarı, son üç yılın toplamından daha fazladır ve 2016 yılı borcunun yaklaşık 1,5 katıdır.

Bütçe açığı 47,4 milyar TL olmasına rağmen neden bu kadar fazla borçlanmaya gidilmiştir?

Sevgili okurlar tabloya dikkat ederseniz bütçe açığı ile hazine nakit açığı arasında fark vardır. Hazine nakit açığı 60,4 milyar TL.’dir. Devlet geçmiş yıllarda bir hizmet yapmış, karşılığında mal almış ve bunu geçmiş yılların bütçesine yazmış, ancak parasını ödememiş. Bu borcunu 2017 yılında ödemiş olduğundan Hazine nakit dengesine gider olarak kaydetmek zorunda kalmış ve bu nedenlede nakit açığı artmıştır. Bütçe açığıyla nakit açığı arasındaki fark işte bu nedenden dolayıdır.

Peki devlet bu borçları bu senede ödemeden devredebilirmiydi?

Cevap elbette. Ancak bunu yapsaydı, piyasayı fonlayamayacak, ekonomiyi canlandıramayacak ve büyümede düşük kalacaktı.

Borçlanmayı arttır, aldığın borçla piyasayı fonla. Bu böyle gider mi?

Gider, ancak sonu hiç de iyi olmaz. Ne yapılmalı? Vergiler arttırılmalı, herşeye zam yapılarak gelirler arttırılmalı ve harcamalar kısılmalı. Yani sıkı bir mali disipline geçilmeli. Bir başka deyişle para bulunmalı. Zaten son dönemde bunların hepsini yaşıyoruz. (Kurumlar vergisinin % 20’den % 22’ye çıkması, araç alımlarındaki inanılmaz vergi artışları, yıl içerisinde ve son çeyrekte hammadde, yarı mamül ve ürünlere gelen zamlar vb.) Bir tarafta savaş ve yapılan harcamalar, diğer tarafta yaklaşan seçim ve dolayısıyla seçim harcamaları. Bu işin içinden nasıl çıkılır bilinmez ama tek bildiğimiz şey kamu finansman dengesi bu şekilde gitmez.

YORUMLAR

  • 0 Yorum