Ali Koç: Haziran ayında yeni bir başkanımız olacak

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, haziran ayında gerçekleştirilecek olağan seçimli genel kurulda aday olmayacağını açıkladı.

Ali Koç: Haziran ayında yeni bir başkanımız olacak
03 Şubat 2024 - 16:01 - Güncelleme: 03 Şubat 2024 - 17:08

"Başkanlığımın devamıyla ilgili teveccühünüze teşekkür ederim. Allah'ın izniyle inşallah haziran ayında yeni bir başkan ve yönetim kurulu olacak. Bu kararımın Fenerbahçe'nin hayrına olduğuna inanın. Fenerbahçe'ye başkan olacak çok değerli üyelerimiz vardır ve her zaman ortaya çıkacaktır."
"Fenerbahçe için hayırlı olmasını diliyorum"
Koç, başkan adaylığını düşünen kişilerin mümkün olan en kısa sürede adaylıklarını açıklaması gerektiğini de dile getirdi.
"Muhtemel başkan aday ve adaylarının mümkün olan en kısa zamanda adaylıklarını açıklamaları, gerekli imzaları toplayıp seçim sürecine kadar mevcut yönetimle bilgi alışverişinde olmalarını ilettim. Buradaki esas amaç, kulübümüzün idaresini devralacak başkan ve yönetimin en hazır şekilde göreve başlayıp birinci günden koşabilmesiydi. Zira göreve başladığımızda kulübümüze dair finansal konular, sportif konular, devam eden projeler ve yapıyla ilgili bilgilendirilmedik. Devir teslim süreci de işletilmedi. Tüm yapıya hakim olmak fazla süre aldı. Önümüzdeki genel kurulun Fenerbahçe için hayırlı olmasını ve demokrasi şöleni olarak gerçekleşmesini diliyorum."

"Sadettin Saran benim bir dönem daha devam etmem gerektiğini söyledi"
Ali Koç, başkan adaylığı konusunda ismi geçen Sadettin Saran hakkında da konuştu.

"Burada ciddi bir yanlış anlama var. 21 Kasım'da yemek yemişiz, 30 Ocak'ta da yanılmıyorsam Yüksek Divan Kuruluna imza teslimatını yapmış. Burada bir haksızlık yapılıyor, 'Şampiyonluğa giderken imza toplamak neyin nesi' deniliyor. Sayın Sadettin Saran, benim bir dönem daha devam etmem gerektiğini, bu nedenle kendisinin aday olmak istemediğini, ben de kesinlikle devam etmeyi düşünmediğimi, o yüzden aday olmasının iyi olacağını söyledim. Her görüşmemizde, aday olmam durumunda kendisinin aday olmayacağını söylüyor. Bu, Fenerbahçe menfaatleri açısından son derece mert ve şeffaf bir durumdur. Kendisine imza toplaması gerektiğini ilettik. Bilgileri paylaşmamız gerekiyor. İmzaları toplayanlarla bilgi paylaşacağız. Biliyorsunuz reklam için adaylığını açıklayanlar oluyordu, bu nedenle imza toplayanlarla paylaşacağımızı ilettik. Şu ana kadar bu imzayı toplayan tek isim Sadettin Saran'dır. Bilgilerimizi de kendisiyle paylaşacağız."

"Biz bir an önce adayların çıkmasını istedik"
Koç, kendisinin ve mevcut yönetimin Sadettin Saran'ı desteklediği iddialarının da doğru olmadığını aktardı.

"Biz bir an önce adayların çıkmasını istedik. Burada en önemli konu, Fenerbahçe'nin menfaatleridir. Şampiyonluğa da koşarız, demokrasi şölenini de yaşatırız. İmza toplama hususu, bizim bilgimiz çerçevesinde olmuştur. Ama bizim bir adayı destekleme lüksümüz de tavrımız da yoktur. Hepinizi saygıyla selamlıyorum, inşallah bu akşam 3 puan alırız." 

"Takımımız hedefine büyük bir inançla yürüyor"
Ali Koç, şampiyonluk yolunda baskı ve gerginliğin azaltılması gerektiğini belirtti. Başkan Koç, futbol takımının bu sezon elde ettiği önemli istatistikleri paylaştı.
"Mücadele ettiğimiz her kulvarda kuvvetli bir inanç ve disiplinle yolumuza emin adımlarla ilerliyoruz. 23 hafta itibarıyla 60 puanla kulüp tarihinin en yüksek puanına ulaştığımız sezonu yaşıyoruz. 2023-2024 sezonunda Avrupa'nın 5 büyük ligi dahil olmak üzere 100 gole ulaşan ilk takım olduk. Bizden sonra Bayer Leverkusen geliyor. Bunun gibi çok istatistik var. Sadece bu iki istatistik bile takımımızın hedefine büyük bir inançla yürüdüğünün kanıtıdır."
"Umarım şans yanımızda olur, oyun gücümüzle kazanarak döneriz"
Ali Koç, teknik direktör İsmail Kartal'ın başarısına da vurgu yaptı.
"Böylesine bir tablo varken bizi endişelendiren bir konuya değinmek istiyorum. Bir beraberlikte, bir mağlubiyette ya da geç gelen galibiyet golünde, camiamızın kırılgan olması hepimizi derinden etkiliyor. Tarihimizin en yüksek puanına ulaştığımız sezonda böyle bir konuya değiniyorsam, 10 yılın baskısı, gerginliği ve kırılganlığının konusu. Şampiyonluklar zorlu ve uzun yollardır, özellikle de söz konusu Fenerbahçe'yse. Bu yolda üzüleceğiz, yıpranacağız, kızacağız, kaygılanacağız. Ancak ne olursa olsun inanmaktan ve desteklemekten vazgeçmemeliyiz. Fenerbahçe'nin en büyük rakibi son dönemde yine Fenerbahçe olmuştur. Maçlarımız sıkıştığı zamanlarda futbolcularımızın ve takımımızın sizlere, tribünlere ihtiyacı var. Takımımızın biraz düşünce ayağa kalkması için sizlere ihtiyacı var. Takımımıza inanıyoruz, inşallah yolun sonu şampiyonluk olur. İsmail hocamız ve teknik ekibe, sportif direktörümüz Mario Branco'ya, yöneticilerimiz Ahmet Ketenci ve Selahattin Baki'ye, tabii ki futbolcularımıza şu ana kadar yaşattıkları için teşekkür ediyorum. Bu şekilde devam ederek camiamızı mutlu sona ulaştırmalarını bekliyorum. Bu akşam zorlu bir maça çıkacağız. Umarım şans yanımızda olur, oyun gücümüzle kazanarak döneriz."

"Transferde hızlı davrandık"
Fenerbahçe Kulübü Başkanı, ara transfer döneminde eksik bölgelere takviye için hızlı davrandıklarını ifade etti. Koç, ligin ilk devresinde savunmada eksiklik yaşadıklarını hatırlattı.

"Gerek sezon başında gerekse de ara transfer döneminde hızlı davrandık. Devre arasında Bonucci ve Krunic'i kadroya kattık. Krunic, İsmail hocamızın uzun süredir istediği bir oyuncuydu. Çok daha pahalıya gelebilirdi ama devre arasında 3 milyon avronun altında bir transfer oldu. Bonucci'yi liderlik karakteri ve son sezonunda şampiyonluğa oynama arzusu nedeniyle çabuk getirdik. Stoper pozisyonunun şiştiğini düşünenler olabilir ama unutmayın ki Nordsjaelland deplasmanına stopersiz çıkmıştık. Bir takımın 5 stoperinin 4'ünün sakatlanması da olsa olsa Fenerbahçe'nin başına gelebilecek bir talihsizlik."



Koç'tan Çağlar Söyüncü'ye teşekkür
Koç, milli futbolcu Çağlar Söyüncü'nün transfer sürecinde büyük fedakarlık yaptığını anlattı.

"Kendisiyle görüştüğümüzde, neredeyse kapatılması imkansız bir finansal fark vardı. Öyle bir noktaya geldik ki masadan çekildik. Sonrasında daha önce karşılaşmadığımız bir şey yaşadık. Çağlar sadece 4 ay Fenerbahçe'de oynamak için Atletico Madrid'den alacağı olan imza parasının büyük bir bölümünden feragat etti. Milyon euro seviyesinde bir bedelden vazgeçti. Kendisine bu fedakarlığı için teşekkür etmek istiyorum. Selahattin Baki de Madrid'e gidip bu transfer için kamp kurdu, ona da teşekkür ediyorum."

Ali Koç, sadece futbolda değil, tüm branşlarda zirve mücadelesi verdiklerinin de altını çizdi.
"Başkanımız Aziz Yıldırım'ın başlattığı dünyanın en büyük spor kulübü misyonunu bizler de sürdürdük ve inşallah bu ilelebet devam eder. Olimpiyat kotaları, madalyalar ve kupalarla bunun karşılığını alıyoruz. Şimdiye kadar 6 sporcumuz kota aldı, 4 sporcumuzun da voleybol takımına gideceğini düşünürsek bu sayıyı 10 olarak belirtebiliriz. İnşallah Fikret Çetinkaya'nın söylediği 25 kotaya da ulaşabiliriz. Önümüzdeki hafta çok güzel haberimiz olacak. Bir kota daha geleceğine inanıyorum. Bu branşların hiçbir geliri yok, desteklere ihtiyacımız var. Her geçen gün bu alanlardaki başarıların sayısı artıyor. Basketbol, kürek, yelken fark etmeksizin her branşta zirve mücadelesi veriyoruz. Her zaman zirvede olmayabiliriz ama her zaman zirve mücadelesi içindeyiz. Dünyanın en büyük spor kulübü mottomuz sadece bir slogan değil, hakikattir. Rakiplerimiz arasında futbol dışındaki branşlarda yarışmacı ve her alanda zirveyi hedefleyen başka bir kulüp yok. Bu büyük başarının arkasında emeği geçen yönetim kurulu üyelerini, teknik kadroları ve sporcuları kutlamak istiyorum."

"Melissa Vargas takımımıza dönecek"
Koç, milli voleybolcu Melissa Vargas'ın sarı-lacivertli takıma döneceği haberini de paylaştı.
"Güzel bir haber paylaşmak istiyorum. Melissa Vargas sezonun ilk yarısını Çin'de oynuyor, sonra buraya dönüyor. Ama bu sene gelebilmesi için Çin ekibinin final serisini 3-0 bitirmesi gerekiyordu. Bundan şüphemiz yoktu. Takımı 55 maçtır yenilmemişti, set bile vermemişti. Ancak 55 maç sonra ilk kez kaybettiler. Final serisi 4 maça uzamak durumunda kaldı. Bu sebeple de lisansını yetiştirmemiz imkansız hale gelmişti. Ancak yoğun çabalar sonucunda Vargas'ın takımımıza döneceğini de buradan paylaşmak istiyorum. Gerekli sürede lisans işlemleri tamamlandı. Kendisi yeni yeni oynamaya başladı. Ona en ihtiyacımız olan dönemde bize katkı sağlayacak. Tabii ki bunun bir maliyeti oldu. Bu maliyeti karşılama konusunda destek veren sponsorlara teşekkür ediyorum."

"Standartsız hakem performansları ne yazık ki bir norm haline gelmiştir"
Koç, hakem kararları nedeniyle oynadıkları iyi futbolun şampiyonluk için yeterli olamadığını savundu. Koç, hakem performanslarında bir standarda ulaşılamadığını ifade etti.

"Burada son toplantımızı 5 Kasım'da yapmıştık. O günden bu güne futbolda yaşananların listesini istedim. Liste çok uzun. Hakem yumruklamadan, bahis konularına, açılan davalar... Bu kadar kısa sürede bu kadar olayın yaşandığı ülkemizde, futbol hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor. Futbolda emin adımlarla ilerliyoruz. Camiamız, takımımızın en büyük destekçisi. Özlediğimiz Fenerbahçe fotoğrafını da görüyoruz. Kadro mühendisliğindeki başarı, bugüne kadar elde edilen istatistikler, ne yazık ki şampiyonluk için yeterli olmuyor. TFF'nin, kurullarının, hakemlerinin, saha içi ve dışında alınan kararlar, sergiledikleri performans, Avrupa'nın ciddi liglerinde hiç görülmemiş bir seviyede, ülkemizde ne yazık ki yarışın kaderini belirlemektedir. Saha içindeki tartışmalar her hafta devam ediyor. Standartsız hakem performansları ne yazık ki bir norm haline gelmiştir."

"Çifte standart yok edilsin, hakem kararlarında bir standart yakalansın"

Ali Koç, karşılaşmalarda adil yönetim istediklerini anlattı.
"Hal böyleyken, her sezon olduğu gibi 'Futbolda kurallar, renkler özelinde farklı mı uygulanıyor?' sorusunu sorma mecburiyetinde kalıyoruz. Her puanın, her golün, her kararın kritik öneme sahip olduğu bu dönemeçte sorumlu olanlar bu durumu nasıl düzeltecek merak ediyoruz? Tek dileğimiz var, maçlarda adil bir yönetim sağlansın, çifte standart yok edilsin, hakem kararlarında bir standart yakalansın. Saha dışında da durum farklı değil. Söz konusu Fenerbahçe olunca kurulların da nasıl çelişkili kararlara imza attığını görüyoruz. Fenerbahçe sezon başından bu yana PFDK'dan 7 milyon 370 bin lira ceza almış. Tahkimde bu rakam 6 milyon 718 bine düşmüş. Bu federasyonun bizleri ceza keserek disipline edeceğini düşünmesi de talihsiz bir gerçek. Rakibimiz 4 milyon 934 bin lira ceza almış. Tahkimde 3 milyon 591 bin liraya inmiş. Geçen sezon MHK Başkanına ağır, ağıza alınmayacak sözlerin edildiği statta temsilcinin sevk yapmadığını biliyoruz. Fenerbahçe ile Galatasaray'ın arasında bu kadar fark olmaması gerekir. Biz TFF nezdinde tüm girişimlerimizi yapıyoruz. Bu sezon 12 kez mektup yazmışız sadece birine cevap vermişler. Bir kez daha sesleniyorum, hak yemeden adil rekabet ortamıyla sezonu tamamlamamızı sağlayın. Bu iklim sağlandığı takdirde zaten su yolunu bulacaktır, bizim tek isteğimiz bu."

"Rakiplerimizin 'Kupa senin, lig benim.' ittifakını unutmak mümkün mü?"

Koç, Fenerbahçe'nin sportif alanda büyük zorluklar altında rekabet etmek zorunda kaldığını anlattı.
"Bazen tepki veriyoruz ama kendimizi yukarıya çekip, iyi bir bakış açısıyla olayları değerlendirmiyoruz. Bize karşı olan yapılar, bizi o kadar güzel çözmüş ki, işler kötü giderken Fenerbahçeliler önce kendi kulüplerine saldırırlar. Son 20 yılda üst üste birçok kez saldırıya ve iftiralara maruz kaldık. 7 sezonda 3 kez, ikisi kendi sahamızda olmak üzere son maçta şampiyonluğu kaybettik. Dünyada hiçbir takımın başına gelmeyecek bir istatistiktir. 2005-2006 sezonuna dönelim. Dönemin federasyon başkanı Haluk Ulusoy'un kurgularını, rakiplerimizin 'Kupa senin, lig benim.' ittifakını unutmak mümkün mü? Her sezon başında kurgulu ve koordineli şekilde 'Bu sezon Fenerbahçe'yi şampiyon yapacaklar.' diyerek oluşturulan algılar. Bu algıların oluşturduğu baskılar hepimizin ezberinde. Sezon sonunda Fenerbahçe şampiyon olmayınca, bu algıları oluşturanlar hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam ediyorlar."

Ali Koç, kulübün ekonomik açıdan en iyi dönemlerinde maddi ve manevi zararlara uğratıldığını ileri sürdü.
"Hatta bu sezon seviye atladılar. Bir tanesi çıkıp 'Fenerbahçe devletle anlaştı, şampiyon olacak.' dedi. Her sene şampiyon olacak Fenerbahçe'nin son 10 senede 1 kez şampiyon olduğu biliniyor. Rakiplerimizden fersah fersah önde olduğumuz bir dönemde, her alanda şampiyon olduğumuz dönemde kulübümüz kumpasa uğratılarak, maddi ve manevi zararlar gördük. Bu durum öyle bir zarar verdi ki, biz son 13 senede 1 kez şampiyon olabildik. Bu durum sportif rekabetle açıklanabilecek bir tablo mu? 3 Temmuz'da başlayan sürecin en önemli olaylarından birisi de 12 Mayıs 2012'de stadımızda yaşananlardır. Maçtan önce başlayarak taraftarlarımıza saldırma, maç sonrasında tribünlerimize biber gazı sıkma talimatı veren ve görevden alınan emniyet müdürleridir. Fenerbahçe'nin bu kadar maddi ve manevi hasar yediği dönemde kim bize yardım eli uzattı. Kim bizim adımıza hesabının sorulması için vesile oldu. Kim olabilir, olursa devlet olur. Yeri geldiğinde Fenerbahçe'nin mücadelesini takdir etmek iyi, güzel de bu camianın uğradığı zararlar ne olacak."

Koç, Fenerbahçe'nin 4 Nisan 2015'te otobüsünün kurşunlandığını hatırlattı.
"Fenerbahçe, İsmail hocamızla şampiyonluğa giderken 4 Nisan 2015'te takım otobüsümüz kurşunlandı. Eğer teşebbüslerinde başarılı olsalardı, dünyada bir futbol takımının başına gelmiş en büyük suikast yaşanacaktı, ülke tarihinin en kara günlerinden biri olacaktı. Milyonlarca taraftarı olan, Türkiye'nin en büyük sivil toplum kuruluşu dediğimiz Fenerbahçe'nin mevcudiyetine kast edilip, bu olayın faili mechul olması, tüm sorumluların en büyük ayıbıdır. Bu dosya emniyette çok iyi çalışılmasına karşın, sonrasında savsaklanmıştır. Bunların dışında yakın zamana gelelim. Bu salonda 26 Ekim 2019'da Sayın Cumhurbaşkanımız, Yüksek Divan Kurulu üyesi olarak buraya teşrif etti. O gün yaptığı konuşmasında Fenerbahçe'nin tarihini, FETÖ'ye karşı duruşumuzu övgü dolu cümlelerle anlattı. Bu konuşmayı biz yazsaydık, bu kadar yazamazdık. Ancak bu konuşmadan sonra bir yerler çok rahatsız olmuş ki ziyaret tarihini takip eden 110 gün içinde, bugün de bize saldıran bazı yapılar şahsımı 33 kez sosyal medyada gündeme getirdi. Yani 3-4 günde bir saldırıya uğramışız. Harcama limitlerinin ilk kez uygulandığı 2019-2020 sezonunda sol bek transferimiz tamamen keyfi şekilde engellendi. Her şekilde limitlerin içinde kalmamıza rağmen daha evvel kabul gören finansal hesaplamalarımız değiştirilerek bu transfer engellendi. O dönemin federasyon başkanını hepiniz hatırlarsınız."

"Helalleşmemiz gerekiyor dedik"
Koç, 3 Temmuz süreciyle ilgili açılan tazminat davalarının türlü taktiklerle sürüncemede bırakıldığını belirtti. Koç, maddi zararlarının bir nebze olsun telafi edilmesini istediklerini vurguladı.
"Helalleşmemiz gerekiyor dedik. Ancak bu uzlaşı taleplerimiz karşılık bulmayınca tazminat davalarını açtık. Davayı açalı 2 buçuk sene olmasına rağmen davayı sürüncemede bırakma çabaları karşısında 21 Aralık 2023'te esas yargılama sürecine nihayet geçildi. TFF öncelikle hakimin reddini istedi, bu talebi reddedilmesine rağmen talebini tekrar etti. Mahkeme hakimlerimiz değişti ama merak etmeyin değişmeyen tek şey bizim kararlılığımız ve inancımızdır. Ama niye biz bu kadar mücadele etmek zorundayız. Devlet bizi takdir ediyor, hukuken yargı önünde bütün suçlamalardan beraat ediyoruz, yaşadığımız sıkıntılar ortada. Ama hak arayışında yine kimse yanımızda değil."

Koç, 1959 öncesi şampiyonluklar için 6 Mart 2021'de başvuruda bulunduklarını, TFF'nin 14 Temmuz 2023'te komisyon kurulacağını açıklamasına karşın henüz yol alınmadığını dile getirdi.
"6 Şubat depremlerinin ardından 3 büyük kulübün maçlarında bazı siyasi sloganlar atıldı. Bu maçları takip eden haftada Kayserispor-Fenerbahçe maçında taraftarlarımıza deplasman yasağı getirildi. Nedense bu yasak bir tek bize getirildi. Son 6 senede bunun gibi bir sürü örneği size sunabilirim. Fenerbahçe camiasının bu tehlikenin farkında olması gerektiğini söylemeliyim. Bu kadar kısa sürede bu kadar çok haksızlığa uğrayan, saldırıya uğraşan dünyada başka bir kulüp var mıdır? Neden hep biz hedefteyiz? 10 gri pozisyonun 9'u bizim aleyhimize oluyor, rakibimizin ise tam tersi."

"Kamuoyunun gerçekleri öğrenme hakkı açısından bu soruşturmayı rica ediyoruz"
Ali Koç, Suudi Arabistan'da organize edilen ancak oynanmayan Süper Kupa finaliyle ilgili de konuştu.
"Suudi Arabistan'da Süper Kupa finali organize edildi ancak maçın oynanması mümkün olmadı. Kulübümüz, Galatasaray Kulübü, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Türkiye Futbol Federasyonun ortak kararıyla bu maç oynanmadı. Bunun detaylarını açıkladım. Tekrar bu konulara girmek istemiyorum. Bu konunun kapanması, tüm paydaşların hayrınadır. Son kez bazı görüşlerimi paylaşmak istiyorum. Son 6 sezondur pek çok konuda tanık olduğumuz gibi Süper Kupa finali sonrasında da gerek şahsıma, gerekse de kulübümüze sistematik saldırılar devam etti."

Süper Kupa finalinin iptali
Koç, kapsamlı bir soruşturma yapılması gerektiğinin altını çizdi.
"Yapılacak kapsamlı bir soruşturma sonunda neler yaşandığını, kimlerin sorumlu olduğunu, Türkiye Futbol Federasyonunun söylediğinin aksine milli değerlerimiz ve Atatürk ilkelerimizin tartışma konusu olup olmadığını, maçın iptaline TFF’nin organizasyon beceriksizliği ve yetersizliği mi, yoksa kulüplerin son dakika taleplerinin mi olduğu net şekilde ortaya çıkacaktır. Maçın iptaline giden süreçte bir kasıt olup olmadığı da ortaya çıkacaktır. Kamuoyunun gerçekleri öğrenme hakkı açısından bu soruşturmayı rica ediyoruz. Bu süreç boyunca başta sosyal medya olmak üzere kulübümüzün hakkını savunan herkese teşekkür ediyoruz, bize güç verdiniz, destek oldunuz."

"Rakibimiz olağanüstü bir algı oluşturma yeteneğine sahip"
Son olarak Fenerbahçe'nin her kulvarda zirveye oynadığını yineleyen Koç, Galatasaray'ı hedef aldı.
"Bir kez daha görüyorum ki çok farklı camiayız. Rakibimiz olağanüstü bir algı oluşturma yeteneğine sahip. Bizimle hiç alakası olmayan basın toplantısı yapıyorlar, ya ben gündeme geliyorum ya Fenerbahçe gündeme geliyor. Riyakarlık, üzülme, çekinme olmayan bir camia. Fenerbahçe’de pek çok yönetici kulübe kaynak sağladı, kimse bundan bahsetmez. Geri de istemez. Transfer yaparken hiçbir etiğe riayet etmezler. Hiç kimse 'Bizim oyuncumuzu ayarttınız' diye laf edemez. Onlarca örneği vardır, kulüpler bize saygı duyarlar. Biz birini transfer edeceksek önce kulübüne gideriz. Onlar önce oyuncuya giderler, aklını çelerler. Sonra da futbolcunun kulübünü köşeye sıkıştırırlar. Bundan da şikayet eden birçok kulüp vardır. Biz spor kulübüyüz, onlar şu anki haliyle futbol kulübüdür. Mücadele ettiğimiz ortamı daha iyi anlayın diye bunlara değinmek istedim."

 

 


YORUMLAR

  • 0 Yorum