Mersin'de aşevinde kavurma skandalından çıkan şampiyon atın sahibi açıklama yaptı

Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne ait aşevinde servis edilen yemekte “tek toynaklı eti” tespit edildiği iddiası sonrası, DNA analizlerinin kavurmadaki etin Smart Latch isimli yarış atına ait olduğunu ortaya koyduğu belirtildi. Atın sahibi, hayvanı sahiplendirmek istediklerini belirterek, “Biz hayır yapmaya çalışırken kötülüğe vesile olduk” dedi.

Mersin'de aşevinde kavurma skandalından çıkan şampiyon atın sahibi açıklama yaptı
13 Mart 2026 - 12:52
Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne ait aşevinde servis edilen yemekte “tek toynaklı eti” tespit edildiği yönündeki iddia kamuoyunda tartışma yarattı. Yapılan DNA analizlerinin, kavurmadaki etin Adana Yeşiloba Hipodromu’nda koşan ve üç birincilik elde eden Smart Latch isimli kısrağa ait olduğunu ortaya koyduğu belirtildi.
İddiaya göre, aşevinde yemek yiyen bir kişinin kavurmasından yabancı bir madde çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü ekipleri, yemekten çıkan yabancı maddenin 4 yaşlı İngiliz kısrağı Smart Latch’e ait elektronik kimlik çipi olduğunu belirledi ve yemekten analiz için numune aldı. Yapılan DNA analizleri sonrası kavurmanın “tek toynaklı etinden” yapıldığı anlaşıldı.

Belediye et temininin mevzuata uygun olduğunu açıkladı
Milliyet'in haberine göre, olayın ardından Mersin Büyükşehir Belediyesi aşevinde çıkan kavurmayla ilgili, et temininin mevzuata uygun şekilde sağlandığı yönünde açıklama yapıldı.
Öte yandan Türkiye Jokey Kulübü (TJK) kayıtlarına göre atın sahibi olan Suat Topçu, olayla ilgili yaptığı açıklamada resmi soruşturmanın başladığını söyledi.

'Biz bu atımızı damızlık yapmak için çiftliğe getirdik'
Üç kuşaktır bu işi yaptıklarını belirten Suat Topçu, yaşananlardan büyük üzüntü duyduğunu ifade etti. Topçu, “Maalesef başımıza böyle bir talihsiz olay geldi. Biz üç kuşaktır bu işi yapıyoruz böyle bir şey hiç başımıza gelmedi. Herkesten fazla ben üzüldüm. Biz bu atımızı koştuktan sonra anne yapmak için çiftliğe getirdik. Damızlık yapmak için veteriner kontrollerine aldığımızda veteriner 'Bu atımız damızlık olamaz zira rahminde çöküntü var. Gebe kalsa dahi sağlıklı bir doğum gerçekleşemez' dedi ve bunun bazı atlarda olabilen bir fizyolojik bozukluk olduğunu belirtti. Biz daha sonra atımızı sahiplendirmek istedik.” dedi.

'Hipodromlarda ata kıyan insan olmaz'
Yarış hayatı sona eren atları sahiplendirmeye çalıştıklarını belirten Topçu, geçmişte çeşitli kurumlara ücretsiz at verdiklerini anlattı. “Biz yetiştiriciler, yarış hayatı biten göz bebeğimiz atlarımızı sahiplendirmeye çalışırız. Hatta daha önce Çukurova Üniversitesi Binicilik Kulübü'ne, Kadirli Meslek Yüksekokulu'na, Elazığ’daki Veteriner Fakültesine -sürekli iletişim halindeyiz- bilabedel at gönderdim. Sadece kendim için de konuşmuyorum. Türkiye’deki bütün hipodromlarda at koşan kimse bir ata kıyamayız. Hipodromlarda böyle bir insan olmaz” ifadelerini kullandı.



'Suçlu kimse bulunsun'
Yaklaşık 15-20 gün önce Tarım İl Müdürlüğü Atçılık Şubesi tarafından arandığını söyleyen Topçu, olayın ardından resmi ifade verdiğini belirtti. Topçu, atı Osmaniye’de insanların ve çocukların hobi amaçlı at bindiği bir çiftliğe gönderdiğini, teslimatı ise yıllardır çalıştığı bir nakliyeci aracılığıyla yaptığını anlattı.
Topçu, “Beni bir 15-20 gün evvel Tarım İl Müdürlüğü Atçılık Şubesi'nden aradılar konuya ilişkin, inanamadım. 'Ne gerekiyorsa yapalım' dedim. Resmi ifademi aldılar. Ben Osmaniye’de hani kahvaltı da yapılan at çiftlikleri olur ya, insanların, çocukların hobi amaçlı at bindiği öyle bir çiftliğe gönderdim atı... Yıllardır çalıştığım nakliyeci arkadaşa teslim etmiştim. O da teslim ettiği çiftlikteki arkadaşın ismini verdi. Resmi soruşturma başladı. Ben hatta Tarım İl Müdürlüğü'ndeki arkadaşlara da söyledim 'Siz bu işi mahkemeye götürmezsen ben götüreceğim' diye. Yani bu suçlu kimse bulunsun. Hayvana kıyan insana kıyar.” dedi.
Smart Latch ile bağını da anlatan Topçu, “Bu atı anne karnına ben düşürdüm. İki sene hipodroma gidene kadar ben baktım. Sonra da yetiştiriciliğini eşim yaptı” ifadelerini kullandı.
Yurt dışında da at koşturduğunu söyleyen Topçu, sistem değişikliği nedeniyle yarış hayatı biten atların güvenli biçimde teslim edilmesinde sorun yaşandığını ifade etti. “Ben yurt dışında da İngiltere'de de at koştum. Orada hipodromda atın işi bittiği zaman yarış otoritesine -Türkiye’deki karşılığı Türkiye Jokey Kulübü ve Tarım Bakanlığıdır- atını götürürsün, belli bir ücret yatırırsın, atını belge karşılığında teslim edersin. Onlar da en doğru sahiplendirmeyi, en doğru yönlendirmeyi yapar. Yani biz kişisel manada böyle bir hayır yapmaya uğraşırken kötülüğe vesile olduk” dedi.
Topçu, geçmişte yarış hayatı biten atların kötü amaçlarla kullanılmaması için TJK’ye bağışlandığını, ancak bunun artık yapılamadığını belirterek, “Geçmişte dönem dönem her hipodromda saha hayatı biten hayvanlar kötü emellere alet edilmesin, yanlış şeyler olmasın diye biz bir tür bağış yapardık. Artık yapamıyoruz son 10 senedir biçare kalıyoruz. Önceden Türkiye Jokey Kulübü bu bizim yarış hayatı biten atlarımızı bağış olarak kabul ederdi kendisi sahiplendirirdi. Bizim de işimize gelirdi bu. Gider veda edecek olduğumuz atlarımızı gönül rahatlığıyla ehil ve emin ellere teslim ederdik” ifadelerini kullandı.



'Benim hatam devrini yapmamak oldu'
Yaşanan olayda en büyük hatasının, atın satışını ya da devrini yapmadan bağışlamak olduğunu söyleyen Topçu, “Benim hatam atın satışını yani devirini yapmadan bağışlamak, sahiplendirmek oldu belki de” dedi.
Topçu, “Atın pedigrisinde yani soy kütüğünde sahibinin ismi yazıyor. Hatam devretmemek oldu, Allah kötüye düşürmesin. Yani buna bir sistem getirilmesi lazım. Kötülüğün önünde devletten başka bir güç duramıyor” sözleriyle açıklamasını tamamladı.



Bakanlık Listesine Girdi ve Savcılığa Bildirildi
Tarım ve Orman Bakanlığı, yaşanan bu gelişmenin ardından Mersin Büyükşehir Belediyesi Aşevi’ni taklit-tağşiş yapılan ve sağlığı tehlikeye düşürebilecek gıdalar listesine ekledi. Skandalla ilgili idari sürecin yanı sıra hukuki süreç de hızla başlatıldı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, vatandaşın sağlığıyla oynayan ve şampiyon bir yarış atının etini yemeklere karıştıran işletme hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
Yaşanan bu durum, toplu yemek üretimi yapılan tesislerdeki denetim mekanizmalarının ve ham madde tedarik süreçlerinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Vatandaşın dikkati sayesinde ortaya çıkan olayla ilgili geniş çaplı soruşturma devam ediyor.


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum