Erdoğan'dan Anayasa çağrısı: 'Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi halen dinmemiştir'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi halen dinmemiştir" ifadelerini kullandı.

Erdoğan'dan Anayasa çağrısı: 'Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi halen dinmemiştir'
11 Mayıs 2026 - 16:08
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Danıştay'da "Danıştay'ın 158. Kuruluş Yıldönümü ve Danıştay ve İdari Yargı Günü Töreni"nde konuştu:
Devletin 3 temel sütunundan biri olan idari yargı yolu vatandaşın hakkını arayacağı güvenli bir yoldur.

Erdoğan'dan anayasa çağrısı
Kanun-i Esasi'yi takip eden 4 anayasaya rağmen Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi halen dinmemiştir. Böyle bir anayasayla inanıyorum ki hem hukuku hem demokrasiyi hem devleti hem milleti aynı anda koruyacak üstün hukuk mantığına kavuşmamız mümkün olacaktır. Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa demokrasimizi aşağıdan yukarıya doğru inşa etmenin imkanıyla önümüzde duruyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Cumhur ile Cumhuriyet arasındaki engelleri söküp attık
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Cumhur ile Cumhuriyet arasına çekilen dikenli tel örgüleri söküp attık. Özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile milletin iradesinin aracısız bir şekilde devlet idaresinde belirleyici olmasını temin ettik" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Danıştay binasında gerçekleştirilen törende, Türk hukuk tarihine kök salan 1,5 asırlık bir kurum olan Danıştay’ın kuruluş yıl dönümünü ve tüm yargı camiasının İdari Yargı Günü’nü tebrik etti. Konuşmasında, bu köklü kurumun bugünlere gelmesinde emeği geçen tüm hukukçulara şükranlarını sunan Erdoğan, aradan ayrılanları rahmetle anarken, emekli olanlara sağlık, görevde olan yargı mensuplarına ise başarılar diledi.
"Vatandaşın hak arayışına nezaret eden, yol gösteren ve adaletin tecellisine katkı sunan avukatlarımıza da buradan saygılarımı gönderiyorum." ifadelerini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti;
Bu tarz törenlerde isimleri genellikle unutulan ama idari yargının yükünü omuzlayan adalet personeline de emek ve mesaileri için teşekkür ediyor; hepsinin İdari Yargı Günü’nü içtenlikle kutluyorum. Hukuk devletinin en genel tanımı; bütün kurum ve organlarıyla devletin hukuk içinde kalması ve hukukla hayat bulmasıdır. Bu tarifi kuvveden fiile, idealden hakikate çıkaran kurumsal güvencelerin başında, adil ve etkin işleyen bağımsız ve tarafsız bir yargı organının varlığı gelmektedir.



"Sosyal medya operasyon aygıtı olarak çalışmaktadır"
Kuşkusuz bu iki konuyu birbirinden kesin sınırlarla tefrik etmenin zorluğu, bazen tartışmalı kararlara ve eleştirilere neden olabilmektedir. Ancak bu tartışmalardan korkulmaması gerektiğine inanıyorum. Tam tersine, yapıcı eleştirinin düzeltici, iyileştirici ve dönüştürücü etkisinden en geniş biçimde istifade etmenin yollarını aramalıyız. Sosyal medyada artık iyice çığrından çıkan, giderek daha seviyesiz bir hal alan linç kültürünü ise elbette bunun dışında tutuyorum. Çünkü bu linç, kimi zaman siyasetçiye, kimi zaman yargıya, kimi zaman bürokrasiye, kimi zaman da sokaktaki vatandaşa yönelmekte; hak ve adalet arayışına hizmet etmekten ziyade bir operasyon aygıtı olarak çalışmaktadır.

"Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi halen dinmemiştir"
Danıştay’ın temelini oluşturan Şura-yı Devlet, 1868 yılında kurulduğunda, Osmanlı İmparatorluğu Tanzimat Fermanı ile başlayan dinamik bir reform döneminin tam ortasındaydı. Şura-yı Devlet’in teşekkülünden sekiz yıl sonra, maddi ve şekli anlamdaki ilk anayasamız yürürlüğe girmişti. Malumunuz anayasalar, hem devletin temel organizasyonunu hem de devletle vatandaş arasındaki ilişkileri belirleyen normatif çerçevedir. Hukuk devletinin, hukuk üstünlüğünün ve iyi yönetim ilkelerinin temel dayanağı da anayasal metinlerdir. Kanuni Esasi’yi takip eden dört anayasaya rağmen, Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi maalesef halen dinmemiştir. Kurucu anayasalarımız dışında, son iki anayasanın maalesef darbelerin ve hukuk dışı müdahalelerin ürünü olmasının bunda payı büyüktür.
Bu demokratik ayıbı gidermek, Türk siyasetinin boynunun borcudur. Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa; demokrasimizi aşağıdan yukarıya doğru inşa etmenin imkanıyla önümüzde duruyor. Anayasayı, darbecilerin veya seçkinlerin belirleyip topluma dayattıkları bir çerçeve olmaktan çıkarıp; toplumun kendisinin belirleyip devlete deklare ettiği bir metne dönüştürmek zorundayız. Böyle bir anayasa ile inanıyorum ki hem hukuku, hem demokrasiyi, hem devleti, hem de milleti aynı anda koruyacak bir üstün hukuk mantığına kavuşmamız mümkün olacaktır. Biz bu konuyu her türlü siyasi matematik hesabının üstünde, zihnimizde ve reform gündemimizin üst sıralarında tutmaya devam edeceğiz. Bu düşüncelerle, değerli heyetinizi bir kez daha selamlıyor; Danıştayımızın 158. kuruluş yıl dönümünü ve İdari Yargı Günü’nüzü tebrik ediyorum.



 

YORUMLAR

  • 0 Yorum