“ÇATIYI GÜNEŞLİ HAVADA TAMİR ET, YAĞMUR GELİYOR”

Teoman Matlum
ABONE OL


Başlıkta yer alan cümleyi 23-24 Mart tarihlerinde, Uludağ Ekonomi zirvesinde bizzat ekonomiden sorumlu bakanımız söyledi. Meali işler iyi gitmiyor, kamyon tosyalayabilir. Oysa bu dergiyi düzenli okuyan okurlarımız bilirler ki, ekonomimizin iyi gitmediğini bu köşede defalarca dile getirdik.



Aynı zirvede;

“Aman Borç almayın, ortak alın”

“İnşaatla bu iş gitmiyor, kazandıklarınızı imalata yatırın”

“Bankadan borç almayın, dolarla dövizle borçlanmayın, şirketinize ortak alın”

“Dövizle borçlanmaya yasak koyacağız” açıklamaları geldi.

İşadamları da cevap verdi. “Donumuza kadar ipotekliyiz”

Son durum ne?

Dolar 4 TL’ye dayandı.

Benzin 6 TL’ye yanaştı

Servet azaldı.

Zengin malı götürdü.

Enflasyon çift haneye devam.

Cari açık 50 milyar doları geçti

Özel sektör dış borç 250 milyar dolara dayandı.

Son 5 yılda işsizlik aldı başını gitti. 3,5 milyon kişi işsiz.

Hep olumsuz tablolardan bahsediyorsun, oysa ki 2017'de ekonomi büyüdü dediğinizi duyar gibiyim. Peki iyi mi oldu dersiniz?

Ekonomi büyüdü yani talep arttı. İşadamlarının borçlanarak yeni yatırım yapacak gücü kalmadığından kapasite artışıyla talebi karşılamaya çalıştılar. Bu da geçici olarak işsizliği azalttı. Ama bu artış talebe yetmedi ve enflasyon arttı. Bir de yanında bütçe açığı ve cari açık arttı, dolayısıyla döviz de artıyor. Şimdi zirvede itiraf geldi riskler de artıyor. Yetmez yanında üretimde kullanılan petrol, doğalgaz, hammadde ve yarı mamül gibi ithalat girdileri de arttı mı bu kez de kuru tetikler ve döviz yine artar. Bu da enflasyonu arttırır. Merkez Bankası enflasyonu ve dolayısıyla kur artışını belirli bir düzeyde tutabilmek için faizlerde artışa gitmek zorunda kalır. Sonuçta büyüme hızı düşer. Her şey sarpasarar ve başladığın yere dönersin.

Gelen yağmur mu olur, fırtına mı bilinmez. Sen gel çatının yanında evi de bir gözden geçir.