Sağlık Bakanı FaKoca: "15'inden itibaren tüm koronavirüs vakalarını açıklayacağız"

ABONE OL

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 15 Ekim'den itibaren semptom göstermeyenler de dahil olmak üzere tüm koronavirüs vakalarının açıklanacağını söyledi. Koca, "Yazın dışarıdaydık tekrar evlere, kapalı mekanlara döneceğiz. İç temas çok daha fazla artacak. Yani kritik bir döneme giriyoruz" dedi.

‘Her vaka hasta değildir’ açıklamasıyla ‘hasta-vaka’ tartışması başlatan Sağlık Bakanı Koca, ekim ayının 15’inden itibaren bütün rakamları açıklayacaklarını söyledi.

Hürriyet gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök’e konuşan Koca, “Bundan sonra yapılan kesitsel taramaları da toplumla paylaşacağız. Semptomu olmasa da paylaşacağız” dedi.

‘Salı günü çok önemli bir gün’

Aşı çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Koca, Özkök’ün “Dünyanın en gelişmiş ülkeleri bulamamış, biz mi bulacağız aşıyı?” sorusuna “Öyle düşünenlere bu salı günü bir sürprizimiz olacak” yanıtını verdi:

“Bu salı günü çok önemli bir gün. Çünkü o gün Türkiye’de, insan üzerine uygulanacak ilk aşının 1000 dozluk üretimi tamamlanacak.”

‘Biz daha avantajlı bir durumdayız’

Özkök’ün sorularını yanıtlayan Bakan Koca’nın açıklamaları şöyle:

Sayın Bakan, Almanya Covid Bilim Kurulu hükümeti uyarmış. Önümüzdeki günlerde virüsün kontrolsüz bir yayılma aşamasına geçebileceğini bildirmişler. Var mı böyle bir tehlike…

– Doğrudur çok kritik bir döneme giriyoruz. Çünkü yazın dışarıdaydık tekrar evlere, kapalı mekânlara döneceğiz. İç temas çok daha fazla artacak. Yani kritik bir döneme giriyoruz.

Bizde de aynı kritik dönem söz konusu mu?

– E tabii biz de kapalı mekânlara gireceğiz. Bu nedenle bir artış potansiyeli söz konusu. Ama şurası kesin biz daha avantajlı bir durumdayız.

Neden biz avantajlıyız, Avrupa değil?

– Avrupa’nın olaya yaklaşımı ile bizimki arasında köklü bir fark var. Onlar pozitif olan kişinin temas ettiği insanlarla ilgili tarama yapmıyor, onu izole etmiyor. Bunu izole etmediği için, sürekli o bulaştırıcılık devam etmiş oluyor.

‘Önümüzdeki 3-4 ayı atlatmamız son derece önemli’

Ya biz?

– Bize bir vaka geldi mi, hemen kimle temastaymış tespit ediyoruz. Semptom olsun olmasın temas ettiği o kişiyi de, ister pozitif olsun ister negatif karantinaya alıyoruz. O yüzden yayılmasını daha iyi kontrol edebiliyoruz.

Dün ben Yeni Zelanda Başbakanı’nın fotoğrafını gördüm, o yüzden sizinle bir selfie çektirdim. Vatandaşlarla selfie çektiriyor, demiş ki, biz Yeni Zelanda olarak Covid olayını ikincisinde atlattık. Bu iş burada bitti. Peki, biz ne zaman böyle bir selfie çektireceğiz, tahminen bu ne zaman bitecek?

– Özellikle önümüzdeki ayla, aşının devreye girmesiyle birlikte giderek azalacağına, daha kontrollü bir dönemin olacağına inanıyorum. Yani vatandaşımızın özellikle tedbirlere hassasiyetle uyması, bu önümüzdeki 3-4 ayı atlatmamız için son derece önemli. Bu 3-4 ayda da hassasiyetle tedbirlere uymak ve şu 3-4 aylık zaman diliminde de muhtemelen yıl sonu en geç ocak, şubat ayında aşı yaygınlığıyla birlikte bu selfie’yi daha kolay çekmiş olacağız.

O zaman hepimizin beklediği aşıya gelelim. Bu aşı ne zaman gelecek?

– Şu an dünyada faz 3 aşamasına gelmiş birçok aşı var. Tabii bu arada bizim aşı çalışmamız da epey ileri bir aşamaya geldi.

Birçok insan şöyle düşünüyor: Dünyanın en gelişmiş ülkeleri bulamamış, biz mi bulacağız aşıyı?

– Öyle düşünenlere bu salı günü bir sürprizimiz olacak.

Ne sürprizi?

– Bu salı günü çok önemli bir gün. Çünkü o gün Türkiye’de, insan üzerine uygulanacak ilk aşının 1000 dozluk üretimi tamamlanacak.

Ama daha önce de ‘Türkiye’de aşı bulundu’ gibi haberler çıkmıştı. Bu da öyle bir şey mi?

– Hayır daha önce laboratuvarda geliştirildiği haberleri çıktı. Ama laboratuvarda geliştirdiğinizde başlayamıyorsunuz. Üretimin olması gerekiyor. Üretim 1 hafta önce, önceki cumartesi başladı, salı günü üretim bitmiş olacak.

’44 gönüllü 5 günlük karantinaya giriyor’

Yani Türkiye’de ilk defa insana uygulanacak?

– Evet aşı o gün hazır olacak ve uygulamaya başlanacak.

Kime uygulanacak bu aşı? Var mı böyle üzerinde denenmeyi kabul eden insan?

– Var ve tespit edildi. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde 44 kişi belirlendi.

44 fedakâr ve kahraman gönüllü vatandaş mı yani?

– Hayır gerçek sayıları 15 bin. Bugün Erciyes Üniversitesi’nde 15 bin kişilik bir gönüllü havuzu var. Biz bunlardan 44 kişiyi seçtik. Çünkü aşı uygulanacak kişide aranan özellikler var. Bir kere gönüllü olacak. Hastalık geçirmemiş olacak, sağlık durumuyla ilgili bazı şartları taşıyacak.

Peki salı günü aşı hazır. Ne zaman iğne vurulacak bu 44 kişiye?

– Program şöyle. Bu 44 gönüllü önce 5 günlük bir karantinaya girecek. O 5 günde tetkikler yapılacak, herhangi bir virüs taşımadığından emin olunacak. Bu sürecin 2 haftayı bulacağını tahmin ediyoruz. Onun programı da şöyle. İlk gün birinci dozu vereceğiz. 21’inci gün ikinci doz verilecek.

Peki, aşının etkili olup olmadığını nasıl anlayacaksınız? 

– Onun için ‘koruyuculuğunu tespit testleri’ yapacağız. Bunların birincisi 28’inci, ikincisi 42’nci günde yapılacak. Sonra belli aralıklarda devam edeceğiz.

Sonraki aşama ne olacak?

– Bu 44 gönüllü üzerinde olumlu sonuçlar alırsak bu defa 10 bin kişi üzerinde daha yaygın ikinci bir aşamaya geçeceğiz.”

Sayın Bakan, bir şüpheci Türk sorusu daha. Bu aşı sadece ‘Türk işi’ bir aşı mı olacak? Yani bunu başka ülkeler de kullanacak mı?

– Bu konuda önemli bir gelişme var. Artık bizim de bir ‘Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumumuz’ (TİTCK) var. Peki, biz bu aşıya ruhsat verdik, ruhsat sadece Türkiye’de mi geçerli? Hayır. Bu prosedür Dünya Sağlık Örgütü tarafından izleniyor. Ayrıca mart ayında bu konudaki uluslararası kuruluşa da üye olduk ve üyeliğimiz kabul edildi. Zaten bu nedenlerle Avrupa Birliği’nin son ilerleme raporunda Kovid’le mücadelemiz övülüyor.

Evet övülen tek yanımız o. İnşallah bir sonraki raporda bütün öteki alanlarda da böyle övücü ifadeler görürüz.

– Dünya Sağlık Örgütü’nün raporunda da övgüyle söz ediliyor.

‘Neden vaka derken birden hasta demeye başladınız’

Tam yeri gelmişken sorayım. Dünya Sağlık Örgütü sözünü ettiğiniz raporunda ‘Rakamları uluslararası standartlara uygun bildirin’ diyor. Herkesin kanaati, Türkiye’nin mücadeleyi iyi götürdüğü şeklindeydi. Niye durup dururken vaka sayısından hasta sayısına geçtik?

– Bakın orada yanlış bir algı oluşturulmak istendi. Her ülke kendi test politikasını belirliyor. Biz de Dünya Sağlık Örgütü’ne bizim test rehberimizle, test politikamızla ilgili her bilgiyi verdik. Dedik ki: ‘Semptomlu yani hastalık bulgusu olan kişilere test yapıyoruz’. Oxford’un yayımladığı, hangi ülkenin nasıl test yaptığıyla ilgili tabloda da bu görünüyor.

Buraya kadar sorun yok. Temmuzda ne oldu da değişti?

– Temmuz ayından itibaren artık normalleşme dönemi başladı. Sınırlamalar kalktı, ülkeler arasındaki geçişler başladı. Biz de havaalanı gibi, yurtdışına gidenler gibi, cezaevinde olanlar gibi, çeşitli kesimlerde kesitsel taramalara başladık.

Bunun vaka ve hasta kavramlarıyla ilgisini anlayamadım.

– Var. Kesitsel taramalarda semptom yok. Bundan sonra yapılan kesitsel taramaları da toplumla paylaşacağız. Semptomu olmasa da paylaşacağız.

‘Bu ayın 15’inden itibaren bütün rakamları açıklayıp bildireceğiz’

Sayın Bakanım bir dakika önemli bir şey söylüyorsunuz. Yanlış anlamıyorum değil mi? Vaka diyorduk, sonra hasta dedik kafalar karıştı. Şimdi bunların hepsini açıklayacağız diyorsunuz. Ne zaman başlayacaksınız bunu yapmaya? 

– Bu ayın 15’inde başlıyoruz. Ortalama 1.5-2 ayı geçmeyecek şekilde bütün toplumu kapsayacak şekilde saha taramaları yapmaya devam ediyor olacağız. Bundan sonra yapılan kesitsel taramaları semptomu olmasa da paylaşacağız. Bunu da Dünya Sağlık Örgütü’ne bildireceğiz.