ABD ve İran arasında kritik zirve, İran heyeti Doha'da, Trump: 'Ya harika olacak, ya hiç olmayacak'

ABD ve İran arasında nükleer gerilimi düşürecek geçici bir anlaşma için arabulucular devrede. Türk diplomatik kaynaklar; tarafların garantiler, aşamalandırma ve izleme mekanizmaları üzerinde çalıştığını bildirirken Trump'tan 'Anlaşma ya harika ve anlamlı olacak ya da anlaşma olmayacak' açıklaması geldi. İran heyetinin Doha'ya gittiği bildirildi.

ABD ve İran arasında kritik zirve, İran heyeti Doha'da, Trump: 'Ya harika olacak, ya hiç olmayacak'
25 Mayıs 2026 - 15:11
BD Başkanı Donald Trump, İran ile olası anlaşmanın "ya harika ve anlamlı olacağını ya da herhangi bir anlaşma olmayacağını" belirtti. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran ile olası anlaşmaya ilişkin değerlendirmede eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde imzalanan Ortak Kapsamlı Eylem Planını (JCPOA) "felaket ve başarısız" diye nitelerken, bu anlaşmanın İran'a nükleer silah yolunu açtığını, kendisinin yapacağı anlaşmanın bunun tam zıttı olacağını savundu.
Trump, "İran ile anlaşma ya harika ve anlamlı olacak ya da anlaşma olmayacak" ifadesini kullandı. Öte yandan Trump, "Demokratların, sözde Cumhuriyetçilerin ve aptalların" İran ile olası anlaşmayla ilgili bilgisi olmadığını belirterek, Cumhuriyetçi Senatörler Thom Tillis, Bill Cassidy, Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Thomas Massie gibi kendisini eleştirenlerin "yolunu kaybettiğini" savundu.

İran heyeti Doha’da
İran Meclis Başkanı ve müzakere heyeti başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin olası bir ABD-İran anlaşması için Katar’ın başkenti Doha’ya gittiği bildirildi.
Bir yetkili kaynağın Reuters haber ajansına bildirdiği için şu anki görüşmeler Hürmüz Boğazı ve İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokları üzerine odaklanmış durumda.
İran: Büyük kısmında sonuca ulaştık
İİran Dışişleri Bakanlığı ve Müzakere Heyeti Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran ile Washington arasında imzalanması muhtemel mutabakat zaptına ilişkin, "Görüşülen konuların büyük bir kısmında sonuca ulaştığımızı söyleyebiliriz." dedi. Bekayi, başkent Tahran'da düzenlediği haftalık basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
"Görüşülen konuların büyük bir kısmında sonuca ulaştığımızı söyleyebiliriz" diyen Bekayi, bu sonucun yakın zamanda bir anlaşma imzalanacağı anlamına gelmediğini ve ABD'nin taahhütlerine bağlı kalacağına dair bir garantinin olmadığını söyledi.

Rubio'dan 'Şans yüksek' açıklaması
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio anlaşma şansının yüksek olduğunu belirtirken, Ankara bölgede barış için diplomasi vurgusu yaptı.
Küresel piyasaların ve Orta Doğu dengelerinin kilitlendiği ABD-İran nükleer müzakereleri sürecinde hareketli günler yaşanıyor. Türk hükümetinden üst düzey bir kaynağın RIA Novosti'ye yaptığı açıklamalara göre, sahada devam eden tüm gerilimlere rağmen arabulucular, ABD ve İran arasında potansiyel bir anlaşma zemini oluşturmak için yoğun bir mesai harcıyor. Masadaki taslakta taraflara sunulacak diplomatik garantiler, taahhütlerin aşamalandırılması ve nükleer faaliyetlerin izlenmesi gibi hayati mekanizmalar yer alıyor.
Müzakere sürecine dair en net açıklamalardan biri Washington kanadından geldi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Pazartesi günü yaptığı resmi açıklamada, Washington ile Tahran arasında geçici bir nükleer anlaşma sağlanması ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu vurguladı. Uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu hamle, bölgede kalıcı bir yumuşama umudunu yeniden yeşertti.

Uranyum stoklarından vazgeçme şartı
Öte yandan, sürecin perde arkasına ışık tutan Washington Post gazetesi, İran-ABD çerçeve anlaşması detaylarını paylaştı. Henüz İran yönetimi tarafından resmi olarak onaylanmayan taslağa göre; Tahran'ın elindeki yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarından vazgeçmesi öngörülüyor. Ancak basına konuşan İranlı bir yetkili, bu metnin nihai bir nükleer anlaşma olmadığını, asıl kapsamlı müzakereleri ileri bir tarihe ertelemek amacıyla kurgulanan geçici bir mutabakat niteliği taşıdığını belirtti.

Türkiye'den Ankara merkezli diplomasi trafiği
Bölgesel güvenliği doğrudan ilgilendiren bu kritik süreçte Türkiye de aktif bir diplomatik rol üstleniyor. Haberi aktaran Türk kaynak, Ankara'nın diplomatik çabaları sonuna kadar desteklediğini ve iki düşman kardeş arasında diyalog kanallarının açık tutulmasına büyük önem verdiğini ifade etti. Kaynak, "Ankara, diplomatik çözümün bölgede yeni bir gerginliğin tırmanmasını önleyebilecek tek sürdürülebilir çözüm seçeneği olduğuna inanıyor" sözleriyle Türkiye'nin resmi duruşunu özetledi.

Ateşkes sonrası liman ablukası başladı
Müzakerelerin arkasında ise oldukça kanlı bir askeri geçmiş bulunuyor. Hatırlanacağı üzere, 28 Şubat tarihinde ABD ve İsrail ittifakı, İran'daki stratejik hedeflere yönelik geniş çaplı saldırılar başlatmış ve bu operasyonlarda 3.000'den fazla kişi hayatını kaybetmişti. Yaşanan ağır kayıpların ardından 8 Nisan'da Washington ve Tahran arasında iki haftalık bir ateşkes ilan edilmiş, fakat İslamabad'da gerçekleştirilen barış görüşmeleri sonuçsuz kalmıştı. Şu an için çatışmaların yeniden başlayacağına dair resmi bir beyanat verilmemiş olsa da ABD ordusunun İran limanlarına abluka uygulamaya başlaması, geçici anlaşma masasının ne denli kritik bir viraj olduğunu gözler önüne seriyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum