• Reklam
  • Reklam
Teoman Matlum

Teoman Matlum


Neye göre büyüdük?

01 Nisan 2021 - 22:32

Türkiye ekonomisi 2020 yılında, bir önceki yıla göre %1,8 büyüdü. Hem de ticarethanelerin kapalı olduğu, bizlerin üç ay boyunca evlere kapandığımız dönemde. Üstelik Almanya %4,9, Hollanda %3,8, Fransa %8,1, İngiltere %9,9 (1709’dan beri en büyük daralma), ABD %3,5 (2. Dünya savaşından sonraki en büyük daralma), Japonya %4,8 (tarihinin ikinci büyük daralması) ve dünyanın neredeyse diğer tüm ülkeleri küçülürken. Sadece Çin büyüdü, o da %2,3. Kaldı ki, %6 büyümesi bile yetersiz görülen bir ülke.

Peki biz nasıl büyüdük? Büyüdükse piyasalar ve vatandaşlar bunu hissedebiliyorlar mı? Milli gelirimiz ve dolayısıyla kişi başına düşen gelirimiz arttı mı, zenginleştik mi? Bu konuyu masaya yatırıp bilimsel olarak incelemeye çalışalım.

Bir ülkenin büyümesi için öncelikle para arzının artması gerekmektedir. Artan para yatırımlara ve üretime gider, istihdam talebi artar, makineler harıl harıl çalışır, ihracat artar vb. İkincisi kamu harcamalarının artması, vergi indirimleri, faizlerin düşürülmesi gibi politikaların uygulanması gerekmektedir. Ama bunun da bir bedeli vardır ki, para bollaşması enflasyonun ve kurun artmasına neden olur.



Tablolara baktığımızda geçen yıl para arzının (para arzı M1 ve M2 denen 2 araçla ölçülür. M1 (Money 1) ekonomideki nakit para, vadesiz mevduat ve çeklerin toplamıdır. M2 (Money 2) ise M1'e ek olarak tasarruf ve kısa dönem vadeli mevduatların toplamıdır) ve piyasaya verilen kredilerin ciddi miktarda arttığını görmekteyiz. Zaten yıl boyunca verilen kredi, ücret ve diğer destekler hepimizin malumu.



Mevcut tablolarda sanayi üretiminin arttığını, ancak büyümeye rağmen istihdamın ciddi miktarda azaldığı görülmektedir. Demek ki istihdam yaratmadan büyümüşüz. Üstelik genişletilmiş işsizlik (son 4 haftada iş arayıp bulamayan kişilere ilaveten iş bulma ümidini kaybedenler, mevsimlik işçiler, iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar, eksik çalışanlar) oranı %29’a ulaşmış durumda.

Yazının başında bahsettiğim gibi enflasyon arttı (%15,61), faiz arttı (%19), dolar kuru arttı (2019 sonu 5,95’den, 2020 sonu 7,35’e) Dolayısıyla gıdadan, inşaata, tekstilden beyaz eşyaya, kısacası tüm ürünlere zam geldi. Bir de yurtdışından gelen hammadde ve yarı mamul ürün fiyatları zamlandı, artı üstüne bir de navlun (nakliye masrafları) ücretlerine zam geldi, bu da işin tuzu biberi oldu. Sonuç;

* Enflasyon arttı, ürünler zamlandı ve satışı zorlaştı,

* İşsizlik arttı, alım gücü düştü,

* Faizler yükseldi, yatırımlar azaldı. (Yüksek faiz ortamında kolay ve daha fazla para kazanmak her zaman tercih sebebidir.)



Bu tabloda bize Türk lirası cinsinden büyüdüğümüzü, ama dolar cinsinden küçüldüğümüzü gösteriyor. Cari fiyatlarla GSYH hesaplarken cari fiyatlardan enflasyon düşülür. Enflasyon gerçekten düşük ise daha fazla büyüme olur. Ama dolar cinsinden hesaplanırken enflasyon oranı zaten düşük olduğundan gerçek rakamlara ulaşılır. Bizim enflasyon %15,61 değil mi acaba? Üretici enflasyonu %28 olduğuna göre ya üretici ürettiğinden ucuz satıyor, ya da bir şekilde gelecek dönemde zammını yapacak. Eğer öyleyse yeni zamlar bizi bekliyor demektir.

Sonuçta biz büyüdük mü? Hisseden var mı? Yoksa dolar cinsinden %5,8 küçüldük mü?
Sahi biz neye göre büyüdük?
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum