Sibel Şen

Sibel Şen


Ergenlik dönemi ve Anne - Baba olmak

13 Haziran 2021 - 15:33

Ergenlik dönemi, çocukluk döneminin terk edildiği hem yeni bir bedene hem de yeni bir kimlik arayışının başlandığı dönemdir. Bu dönem insan hayatının en hızlı gelişen dönemlerinden biridir. Ergenlik dönemi, genellikle 11- 20 yaşları arasında tanımlanmakta fakat bu döneme girme yaşı ve uzunluğu, genetik faktörler ve çeşitli yaşam şekilleri nedeniyle kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Bu dönemde kişiler, fiziksel gelişimin yanı sıra, psikolojik, zihinsel ve sosyal açıdan da gelişir, olgunlaşırlar. Oldukça önemli değişikliklerin var olduğu bu dönemde, anne-babanın göstermiş olduğu ilgi ve destek ile süreci sağlıklı yöneterek, mutlu bireyler yetişmektedir. Fakat bazen ebeveynin, ergenlik dönemi hakkında edinilen yetersiz bilgi kaynaklı veya kurulan yanlış ebeveyn-çocuk iletişiminden dolayı problemler yaşanabilmektedir.

Ergenlik döneminde anne- baba olmak:

Öncelikle anne-babaların ergenlik dönemi hakkında detaylı bilgi sahibi olması gerekir. Çocuğunuzun davranışlarının birçoğunun size karşı, sizi öfkelendirmek, sabrınızı taşırmak için özellikle yaptığı şeyler olmadığını, içinde bulunduğu dönemin özelliği olduğunu öğrenmek tepkilerinizi değiştirebilir. Ergenlik döneminde değişen bedensel görünüşün yanında, duyguları, düşünceleri, davranışları da değişim gösterebilir. Kim olduğunu sorgulayan, olayları kendi çerçevesinde değerlendiren, kendi hakkında farkındalık kazanan bir ergenin kimlik arayışında olduğu düşünülebilir, anne babanın normal karşılaması gerekmektedir. Ergen bir taraftan bağımsızlaşmayı, birey olmayı, aileden ayrışmayı sabırsızlıkla isterken bir taraftan da ailenin güvenine, sevgisine, sınır koyulmasına ihtiyaç duymaktadır. Ergenlik döneminde her şeyi yapabileceğini düşünen çocuk, sınırlarını bilmediği bu yeni dünyaya uyum sağlayamama, beğenilmeme, anlaşılmama, yalnız kalma gibi düşüncelerle kaygı ve tedirginlik yaşayabilir. 

 Çocuklar bu dönemde bir değişim içinde olurken, anne babaların da o gelişim dönemine uygun bir değişimde olmaları gerekmektedir. Çocuğunuza 10 yaşında davrandığınız gibi 16 yaşında da davranmanız problem yaratabilir. Çocukların özel alanına, kişisel eşyalarına saygı gösterilmelidir. Aynı şekilde aile bireyleri arasında çocuklarında anne ve babaya karşı saygı göstermesi beklenmelidir.

Ergenlik döneminde yetişkinlerin öğütlerinin genellikle işlevi olmamaktadır. Bu dönemde özellikle ebeveynlerinin onları anlamadığını, anlaşılmadıklarını düşünebilirler ve arkadaşlar bu dönemde aileden daha çok paylaşılan kişiler olabilir. Böyle bir durumda ihtiyacı olduğu zaman onu dinleyeceğinizi söyleyebilirsiniz. Çocuğunuza öğüt vermek yerine onu dinlemeli, onun problemleriyle baş etmeyi öğrenmeye çalıştığını unutmamalısınız. Çözüme değil, dinlenilmeye, önemsenmeye, güven duymaya, yalnız olmadığını hissetmeye ihtiyacı vardır. Eğer sizle paylaşmak istemezse saygı göstermelisiniz.

Ailelerin her hafta toplantı düzenlemesi problemlerin büyümesine engel olabileceği gibi, sağlıklı bir çözüm yolu aranmasına da yardımcı olabilir. (Her aile bireyinin 5 olumlu, 5 olumsuz görüş bildirmesi gibi sınırlandırılabilir, sadece çocuğun üzerinden ya da sadece eleştirilere yer verilmemelidir. Çocuğun da söz hakkı olmalıdır.) 

Sevgili anne babalar, ergenlik döneminin bir geçiş dönemi olduğunu unutmamalısınız. Çocuğunuzu anlamaya ve tanımaya çalıştığınızda, ihtiyaçlarını fark ettiğinizde problemin çözümü ya da uzlaşmak mümkün olabilir. Başa çıkamadığınızı düşündüğünüz noktada ise bir uzmandan destek almanız sağlıklı olacaktır. 

Sevgilerimle,
Sibel Şen, Uzman Klinik Psikolog

YORUMLAR

  • 0 Yorum