<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>SİYASET</title>
         <link>https://www.alanyatimehaber.com/siyaset/</link>
         <description></description><item>
			<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bundan sonra aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan ziyareti dönüşü uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu. Erdoğan, CHP'den AK Parti'ye katılan belediye başkanlarıyla ilgili soruya "Bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir" yanıtını verdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan ziyareti dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:
(ABD-İsrail ve İran çatışması) Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri her fırsatta vurguladığım gibi İsrail’in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki; bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail’in kışkırtmalarının etkisiz kılınması sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz, elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz. Biz, bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz. Hep birlikte huzur, istikrar ve barış için gayretlerimizi artırarak, kanlı oyunları bozmalıyız. Eğer bölgede kalıcı bir istikrar isteniyorsa, herkes kısa vadeli hesaplarını bir kenara bırakmalıdır. Ülkeler, uluslararası şirketlerin, bölge dışı aktörlerin değil, kendi ülkesinin ve vatandaşının hakkını savunmalıdır.

(Türkiye'nin NATO’nun geleceğine dair perspektifi) Ankara’da 7-8 Temmuz tarihleri arasında tertipleyeceğimiz NATO Liderler Zirvesi, ittifakın tarihinde kritik bir öneme sahip. Gerek bölgemizdeki gerek dünyadaki son gelişmeler, Ankara zirvesinin önemini biraz daha artırmıştır. Ankara’da İttifak’ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz. Bugünkü dünya, NATO’nun kurulduğu günlerdeki o eski dünyanın devamı değil. Yeni bir dünya kuruldu ve bu yeni dünyada da NATO’nun konumu çok daha farklı. Tehditler karmaşıklaştı, riskler çeşitlendi, küresel sistem aşındı, kısaca dünya çok değişti. NATO içerisinde adaletli yük paylaşımı, samimi iş birliği ve ortak güvenlik anlayışı, ittifakın geleceği için çok çok önemli. Türkiye olarak daha kararlı ve tehditlere karşı daha hazırlıklı bir NATO için, üzerimize düşeni yapmaya hazırız.

(Avrupa Birliği’ne tam üye olma vizyonu) O da var. Ancak biz Avrupa Birliği’ne tam üyelik vizyonumuzu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadık. Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği’nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Şunu çok açık, net söyleyeyim, yıllardır bu vizyonumuzu kararlılıkla savunuyoruz, tutarlı adımlar atıyoruz. Bugüne kadar Türkiye’ye karşı zaman zaman ikircikli, zaman zaman düpedüz ayrımcı birtakım uygulamalara imza atılmış olmasına rağmen, üyelik teklifimize yine sadık bir şekilde bağlıyız. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Bizim içinde yer aldığımız her platform, yükselen bir değerdir. Şunu da açık söyleyeyim, zaman zaman birlik içinden ülkemize yönelik çok talihsiz ve sığ ifadeler duyuyoruz. Bu tutumun, dünyanın her alanda kabuk değiştirdiği günümüzde, Avrupa Birliği’ne zarar verdiğini muhataplarımıza anlatıyoruz. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir.

(F-35 programı ve KAAN) F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz. KAAN projemiz ise her geçen gün ilerliyor. Süreç tamamlandığında bu alanda artık yeni bir hikaye başlayacak. KAAN bizim için bir ilk adımdır. Daha iyilerini, daha güçlülerini de yaparız, yapacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Sadece KAAN değil, birçok savunma sanayi ürünümüz dünyanın ilgisini çekme başarısını gösteriyor. İstanbul'da düzenlenen SAHA-2026’da savunma sanayi alanındaki gücümüz ve etkinliğimiz ortaya konuldu. 150 binden fazla ziyaretçi orada ülkemizin bu alanda geldiği seviyeyi ve somut sonuçları gördü. 200’den fazla yeni ürün tanıtıldı ve bu arada 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Rakamlar hem ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor hem de hedeflerimiz konusunda bizleri daha çok gayretlendiriyor.

(Terörsüz Türkiye) “Terörsüz Türkiye” 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adıdır. Cumhur İttifakı olarak, hedef birliği içinde bu gayeye ulaşmak için sağlam, basiretli ve cesur adımlar atıyoruz. Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki; ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, “Terörsüz Türkiye”yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah'ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. “Terörsüz Türkiye” hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eşgüdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz.

(17 belediye başkanının doğrudan AK Parti'ye katılımı) Biz millete hizmet etmek gayesiyle bir araya gelmiş, siyasetin kalitesini artırmaya odaklanmış bir hareketiz. Bizim yüksek değerlerimiz ve millete hizmet aşkımızı paylaşanlarla, tarihi yürüyüşümüze devam ediyoruz. Bundan asla vazgeçmeyecek ve kimseye fırsat vermeyeceğiz. CHP yöneticilerince tehdit edilen, baskı gören, hakarete maruz kalan bazı arkadaşlar, huzuru AK Parti'de bulmuş ve aramıza katılmışlardır. CHP yönetiminin partiyi ne hale getirdiğini özellikle en iyi o parti içinde bir dönem yer alanlar bilir. CHP'yi, yolsuzluğu, hırsızlığı, rüşveti savurma merkezi haline getirenlerin, içerideki çürümeyi derinleştirmesi, siyasetin itibarı açısından da çok çok üzücü. Bizi, CHP içindeki koltuk savaşları, birbirlerini suçlama yarışı ve iftira olimpiyatları ilgilendirmiyor. Biz yolumuza bakıyoruz. Milletimize hak ettiği hizmetleri vermeye gayret gösteriyoruz. AK Parti'ye katılan belediye başkanlarımızın ilk açıklamaları “Biz hizmet etmek istiyoruz. Bu CHP'de mümkün değil. CHP'nin iç kavgaları içinde belediyecilik yapamaz hale geldik” yönünde oldu. Yani bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir.

(15 yaş altına yönelik yasal bir düzenleme) Dijital dünya bugün hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Biz de bu gerçeği biliyor ve ona göre hareket ediyoruz. Teknolojiyi reddeden değil, teknolojiyi insanlığın hayrına kullanan bir anlayışla düzenlemeler yapıyoruz. Bu konuyu çok önemsiyoruz. Çünkü dijital dünyanın kaotik atmosferi, çocuklarımızı tuzağa düşürmeye çalışan yapılar ve maalesef kişilerle dolu. Sanal dünyanın görünen ve görünmeyen tehditlerinin ne kadar yıkıcı hale geldiğini hep beraber biliyoruz. Siber birimlerimiz sanal devriyeleriyle dijital suçlarla mücadeleye devam ediyor. Şiddeti özendiren ve bağımlılık oluşturan içeriklerden, sapkın akımlara, sanal zorbalığa kadar bunların hepsine yönelik tedbirlerimizi alıyoruz. Yaş doğrulama sistemiyle internet artık 15 yaş altı çocuklarımız için daha güvenli hale gelecek. Bunun kararlarını verdik, veriyoruz. Ailelerin, sosyal ağ sağlayıcıların ve devletin iş birliği sayesinde bu koruma sağlanacak. Dijital okuryazarlığı güçlendirecek faaliyetlerle hem eğitimcilerimiz hem de ailelerimiz, sanal alem konusunda daha bilinçli olacak. Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz.

(Aile destek paketleri) Aile Haftası vesilesiyle bir kez daha “biz bu kaleyi yıktırmayacağız” diyoruz. Nüfus meselesi Türkiye için hayati bir konu. Nüfusumuzun özellikle kendini yenileme oranındaki düşüş alarm veriyor. Bunu artırmak, geleceğimiz için çok çok önemli. Dijital teknolojilerin olumsuz sonuçlarından biri de malum bireyselleşme ve yalnızlaşmanın yaygın hale gelmesi. Bu durum, toplumda ailenin ve aile değerlerinin hak ettiği ilgiyi görmemesi riskini beraberinde getiriyor. Bunlarla mücadele etmek, nüfusumuzu korumak için çeşitli önlemler almak, devlet olarak bizim asli vazifemiz. Bütün bunlarla beraber, yıllardır bu tehlikeye dikkat çeken bir siyasetçi olarak, haksız eleştirilere maruz kaldık. 3 çocuk ikazımızın ne kadar haklı olduğunu ortaya koyduk. Mevcut tabloda haklılığımız ortaya çıktı. Aile ve Gençlik Fonu bu amaçla kuruldu ve bugüne kadar 205 binin üzerinde gencimiz bundan yararlanmaya hak kazandı. 140 binin üzerinde gencimize toplam 11,6 milyar lira ödeme yaptık. Aile danışmanlığı, aile indirim anlaşmaları çocuk sayısına göre desteklerle gençlerin bundan sonra da yanındayız. Bizim derdimiz bu ülkede evlenmedik genç, inşallah tütmedik ocak bırakmamaktır.

(Yeni anayasa) Yeni anayasa konusunu her zaman gündemde tutacak ve milletimize verdiğimiz bu sözü mutlaka yerine getireceğiz. Biz, bu konuda hazırlıklarımızı tamamladık ve milletimizin ihtiyaç duyduğu, talep ettiği hususları belirledik. Sivil siyasetten bahsediyorsak, çağın gerekliliklerine uygun mevzuat düzenlemelerinden bahsediyorsak, bunu gerçekleştirmek için atılacak bütün adımları, yeni anayasa ihtiyacıyla birlikte karşılamayı hedef olarak görürüz. Millet, inşallah darbe lekesi taşıyan bir anayasadan kurtulup, yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasaya kavuşmak istiyor. Siyaset, milletin taleplerine kulak tıkayamaz. Bu hasreti sonlandırmak siyaset kurumunun elindedir ve yapması gereken en önemli konudur. Yeni anayasa artık bir lüks değil, ihtiyaç, hatta zorunluluktur. Bu konuyu siyaset üstü görüyor ve açık yüreklilikle siyasi partilere çağrı yapıyoruz. Diyoruz ki; gelin her türlü siyasi önyargıyı bir kenara bırakalım. Toplumun her kesiminin “işte benim anayasam” diyebileceği metni birlikte inşa edelim.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/cumhurbaskani-erdogan-bundan-sonra-ayni-sekilde-aramiza-katilacak-olan-arkadaslar-olabilir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/cumhurbaskani-erdogan-bundan-sonra-ayni-sekilde-aramiza-katilacak-olan-arkadaslar-olabilir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/cumhurbaskani-erdogan-bundan-sonra-ayni-sekilde-aramiza-katilacak-olan-arkadaslar-olabilir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/cumhurbaskani-erdogan-bundan-sonra-ayni-sekilde-aramiza-katilacak-olan-arkadaslar-olabilir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/cumhurbaskani-erdogan-bundan-sonra-ayni-sekilde-aramiza-katilacak-olan-arkadaslar-olabilir/62287/</link>
			<pubDate>Sun, 17 May 2026 16:42:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Merkez Bankası Başkanı Karahan uyardı: Enflasyonda kalıcı bozulma olursa sıkılaşacağız</title>
			<description><![CDATA[Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşunun sıkılaşacağını söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Konya'da iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, son dönemdeki gelişmelerini enflasyon görünümü üzerindeki etkilerinin yakından takip edildiğini belirtti. Karahan, "Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır" dedi

KKM bakiyesi sıfıra yaklaştı
"Para Politikası ve Makroekonomik Görünüm" toplantıları kapsamında bir sunum yapan Karahan, TCMB rezervlerinde 100 milyar doların üzerinde artış sağlandığını kaydederken, 143 milyar dolara ulaşmış olan Kur Korumalı Mevduat (KKM) bakiyesinin ise sıfıra yaklaştığını belirtti.

Sıkı para politikası yaklaşımı devam edecek
Fiyat istikrarının sürdürülebilir büyüme açısından temel öncelik olduğunu vurgulayan Karahan, “Fiyat istikrarının sağlanması amacı doğrultusunda aldığımız mesafeyi önemsiyoruz” ifadesini kullandı. Kısa vadeli enflasyon görünümünde jeopolitik risklerin arttığına dikkati çeken Karahan, buna karşın temel mal ve hizmetlerde ılımlı seyrin sürdüğünü belirtti.
Karahan, enflasyonun orta vadede uygulanacak politika duruşuyla şekilleneceğini ifade ederek sıkı para politikası yaklaşımının devam edeceğini dile getirdi. Karahan, "Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir" dedi.

Yakından takip ediyoruz
Kurulun politika faizine ilişkin atacağı adımları enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilim ve beklentileri dikkate alarak belirlediğini kaydeden Karahan, para politikası kararlarının enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alındığını belirtti. Karahan, son dönem gelişmelerinin enflasyon görünümü üzerindeki etkilerinin yakından takip edildiğini ifade ederek “Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır” diye konuştu.
Enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşun sürdürüldüğünü vurgulayan Karahan, iç talepte dengelenmenin ve finansal koşullardaki sıkılığın dezenflasyon sürecini desteklediğini belirtti.
Küresel ekonomide belirsizliklerin sürdüğünü aktaran Karahan, jeopolitik gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkilerine işaret ederek "Ekonomide büyüme sürerken jeopolitik riskler gidişatta belirleyici olacak" değerlendirmesinde bulundu. Karahan, fiyat istikrarının yatırım, üretim ve uzun vadeli ekonomik istikrar açısından önem taşıdığını vurgulayarak "Fiyat istikrarı kalıcı ve genele yayılan refah artışı sağlayacak" ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/merkez-bankasi-baskani-karahan-uyardi-enflasyonda-kalici-bozulma-olursa-sikilasacagiz.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/merkez-bankasi-baskani-karahan-uyardi-enflasyonda-kalici-bozulma-olursa-sikilasacagiz.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/merkez-bankasi-baskani-karahan-uyardi-enflasyonda-kalici-bozulma-olursa-sikilasacagiz_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/merkez-bankasi-baskani-karahan-uyardi-enflasyonda-kalici-bozulma-olursa-sikilasacagiz.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/merkez-bankasi-baskani-karahan-uyardi-enflasyonda-kalici-bozulma-olursa-sikilasacagiz/62284/</link>
			<pubDate>Sun, 17 May 2026 16:17:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>BARAN: “TAHKİM, HUKUK SİSTEMLERİNİN YÜKÜNÜ AZALTIRKEN; YATIRIM ORTAMINI GÜÇLENDİRİYOR, EKONOMİK DİNAMİZMİ DESTEKLİYOR” </title>
			<description><![CDATA[“II. ANKARA TAHKİM GÜNÜ” SEMPOZYUMU ATO EV SAHİPLİĞİNDE YAPILDI.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, küresel ticaretin hız kazandığı, dijital ekonominin sınırları ortadan kaldırdığı ve yatırım ilişkilerinin daha karmaşık hale geldiği günümüzde tahkimin öneminin her geçen gün arttığına dikkat çekerek, “Tahkim ve diğer alternatif çözüm yöntemleri hukuk sistemlerinin yükünü azaltırken, yatırım ortamını güçlendiriyor, ekonomik dinamizmi destekliyor” dedi.
ATO Başkanı Gürsel Baran, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası Tahkim Uygulama ve Araştırma Merkezi, İbn Haldun Üniversitesi Uyuşmazlık Çözümü Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Türk Tahkim Akademisi iş birliğiyle, ATO ev sahipliğinde düzenlenen “II. Ankara Tahkim Günü” konulu sempozyuma katılarak, açılışında konuştu.
ATO Meclis Salonu’nda gerçekleşen programın açılışında, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu, İbn Haldun Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku ABD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Yeşilırmak, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü Uluslararası Tahkim ve Alternatif Çözüm Daire Başkanı, Türk Tahkim Akademisi Koordinasyon Kurulu Üyesi Doç. Dr. A. Eda Manav Özdemir ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası Tahkim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Cansu Korkmaz da birer konuşma yaptı.
ATO Başkanı Baran programda yaptığı konuşmada, küresel ticaretin hız kazandığı, dijital ekonominin sınırları ortadan kaldırdığı ve yatırım ilişkilerinin daha karmaşık hale geldiği günümüzde tahkimin öneminin her geçen gün arttığına dikkat çekerek, tahkimin artık uluslararası ticaretin temel unsurlarından biri durumuna geldiğini söyledi. 
Dünyanın gelişmiş ekonomilerine bakıldığında, ticari uyuşmazlıkların büyük bölümünün tahkim ve benzeri alternatif yöntemlerle çözüme kavuşturulduğunu kaydeden Baran, “Tahkim ve diğer alternatif çözüm yöntemleri hukuk sistemlerinin yükünü azaltırken, yatırım ortamını güçlendiriyor, ekonomik dinamizmi destekliyor. Türkiye’nin de son yıllarda bu alanda önemli bir gelişim gösterdiğini memnuniyetle takip ediyoruz. Hukuki altyapının güçlendirilmesi, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin teşvik edilmesi ve kurumlar arası iş birliklerinin artması, ülkemizin yatırım cazibesine önemli katkı sağlıyor” dedi.



-GÜVEN VE HIZ KATIYOR- 
Baran, güven duygusunun ekonomi ve ticaretin temelini oluşturduğunu belirterek; yatırımcı açısından öngörülebilirliğin yanı sıra uyuşmazlıkların hızlı, tarafsız ve etkin şekilde çözülebilmesinin de büyük önem taşıdığını ifade etti. İş dünyası için zamanın kıymetli ve kritik bir unsur olduğuna dikkat çeken Baran, “Uzun süren dava süreçleri, sadece ekonomik kayıplara değil, ticari ilişkilerin zedelenmesine, yatırım kararlarının ertelenmesine ve rekabet gücünün azalmasına neden olabiliyor. İşte bu noktada tahkim; hızlı işleyişi, uzmanlık esasına dayanması, gizlilik imkânı sunması ve uluslararası alanda uygulanabilirliğiyle öne çıkıyor” dedi. Baran, özellikle sınır ötesi ticaret yapan ve farklı mevzuat ve uygulamalarla karşılaşan firmalar açısından tahkimin, güvenli bir zemin oluşturduğunu ifade ederek, “Uluslararası tahkim, tarafsız, objektif ve kuralları baştan belli bir şekilde oluşturulan bir mekanizma. Uluslararası alanda iş yapmanın olmazsa olmaz koşullarından biri” dedi. 

-ATO TİCARİ UYUŞMAZLIKLARDA HIZLI VE ETKİN ÇÖZÜM DESTEĞİ SUNUYOR-
Baran, Ankara Ticaret Odası olarak, kurdukları “ATO Arabuluculuk ve Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Merkezi” aracılığıyla, ticari uyuşmazlıkların daha kısa sürede, daha düşük maliyetle ve uzlaşı kültürü içinde çözüme kavuşmasına katkı sunduklarını belirterek, merkezin, “TOBB UYUM Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözüm Merkezi” ile birlikte; ticari, tüketici, fikri ve sınai haklar, kira, hizmet, eser ve iş sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümüne yönelik hizmet verdiğini ayrıca müzakere desteği de sağlandığını kaydetti. Baran, “Üyelerimizin ticaret hacmini artırmalarının yanı sıra, güvenli ve sürdürülebilir ticari ilişkiler kurmalarını da hedefliyoruz” dedi.

-REKTÖR KÖSEOĞLU: “TAKHİM, HUKUK SİSTEMİNİN AYRILMAZ BİR PARÇASI HALİNE GELDİ”-
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu da konuşmasında, tahkimin adalet hizmetini destekleyen önemli bir unsur olduğunu belirterek, “Tahkim günümüzde, devletin sunmuş olduğu adalet hizmetini desteklemek üzere özel hukuktan doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesi bakımından hukuk sistemimizin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir” dedi. Ticari uyuşmazlıklarda tahkimin geçmişe kıyasla daha sık tercih edildiğine dikkat çeken Köseoğlu, tahkim alanındaki güncel gelişmelerin ele alınmasına, uygulama ve akademik boyutta tartışılmasına ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. 
-YEŞİLIRMAK: TAHKİM ALANINDAKİ ÇALIŞMALARI DESTEKLİYORUZ-
İbn Haldun Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku ABD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Yeşilırmak da konuşmasında, üniversite olarak uyuşmazlık çözümü ve tahkim alanındaki çalışmaları desteklemeyi önemsediklerini belirtti. Ankara’da ikincisi düzenlenen Tahkim Günü programını desteklemekten memnuniyet duyduklarını ifade eden Yeşilırmak, bu tür organizasyonların Ankara’da tahkim kültürünün geliştirilmesine katkı sağladığını söyledi. 

-ÖZDEMİR: “ALTERNATİF UYUŞMAZLIK ÇÖZÜM YÖNTEMLERİ HER GEÇEN GÜN DAHA FAZLA ÖNEM KAZANIYOR”
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü Uluslararası Tahkim ve Alternatif Çözüm Daire Başkanı, Türk Tahkim Akademisi Koordinasyon Kurulu Üyesi Doç. Dr. A. Eda Manav Özdemir de konuşmasında, sosyal ve ekonomik ilişkilerde yaşanan hızlı değişimin, uyuşmazlıkların çözümünde daha etkin ve hızlı yöntemlere duyulan ihtiyacı artırdığını söyledi. 
Tahkimin bu yöntemler arasında önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Özdemir, “Uyuşmazlıkların mahkeme dışı yollarla çözümlenmesinde, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri her geçen gün daha fazla önem kazanıyor” diye konuştu. Cumhurbaşkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü bünyesinde yürütülen tahkim çalışmalarına ilişkin bilgi veren Özdemir, Türk Tahkim Akademisi aracılığıyla akademik çalışmalar, eğitim faaliyetleri ve iş birlikleriyle tahkim alanındaki farkındalığın artırılmasına yönelik çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti.



-KORKMAZ: FARKINDALIĞIN ARTIRILMASI İÇİN ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ-
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası Tahkim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Cansu Korkmaz da konuşmasında, tahkimin geliştirilmesi, bu alandaki farkındalığın artırılması ve güncel gelişmelerin ele alınması amacıyla merkez olarak çeşitli faaliyetler yürüttüklerini söyledi. Korkmaz, bu yıl ikincisi gerçekleştirilen “Ankara Tahkim Günü”nün aynı paydaşlarla geleneksel hale getirilmesinden memnuniyet duyduklarını ifade etti. 
Etkinlikte ayrıca, Yargıtay Birinci Başkan Vekili ve Hukuk Genel Kurulu Başkanı Prof. Dr. Adem Albayrak, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Başkanı Doç. Dr. Seracettin Göktaş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanı Dr. Orhan Sekmen, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Av. Prof. Dr. Neslihan Karataş Durmuş ile Türk Hava Kurumu Kayyum Heyeti Başkanı Prof. Dr. Akın Ünal’ın yanı sıra yargı mensupları, kamu kurumlarının yetkilileri, baro mensupları ve çok sayıda davetli yer aldı.
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/baran-tahkim-hukuk-sistemlerinin-yukunu-azaltirken-yatirim-ortamini-guclendiriyor-ekonomik-dinamizmi-destekliyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/baran-tahkim-hukuk-sistemlerinin-yukunu-azaltirken-yatirim-ortamini-guclendiriyor-ekonomik-dinamizmi-destekliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/baran-tahkim-hukuk-sistemlerinin-yukunu-azaltirken-yatirim-ortamini-guclendiriyor-ekonomik-dinamizmi-destekliyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/baran-tahkim-hukuk-sistemlerinin-yukunu-azaltirken-yatirim-ortamini-guclendiriyor-ekonomik-dinamizmi-destekliyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/baran-tahkim-hukuk-sistemlerinin-yukunu-azaltirken-yatirim-ortamini-guclendiriyor-ekonomik-dinamizmi-destekliyor/62280/</link>
			<pubDate>Fri, 15 May 2026 16:21:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Bir seçim kaybedersem bir dakika daha durmam</title>
			<description><![CDATA[İzmir'de çeşitli programlara katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, erken seçim çağrısı yaparken 'Bir seçim kaybedersem bir dakika daha durmam' ifadelerini kullandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, erken seçim çağrısı yaparken, "Gelin, bu milletin önüne ama bu haziranın sonunda ama eylülün başında erken seçim sandığını koyun" ifadelerini kullandı. Özel, "Ben de bir seçim kaybedersem bir dakika daha durmam. Bu kadar büyük bir öz güvenle söylüyorum" dedi.

Bir dakika daha durmam
İzmir Bayraklı Belediyesi tarafından düzenlenen "Ferdi Zeyrek Spor Kompleksi Açılışı ve Yeni Araç Filosu Tanıtımı"na katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, erken seçim çağrısında bulundu. Özel konuşmasında şunları dile getirdi:
"Koyalım sandığı, görelim bakalım millet ne diyor. Gelin, bu milletin önüne ama bu haziranın sonunda ama eylülün başında erken seçim sandığını koyun. Millet size mi inanıyor, bize mi inanıyor, bir görsün. Hani diyorsunuz ya 'CHP çöp demek, çukur demek, yok yolsuzluk, yok hırsızlık demek.' Millet, eğer bu dediklerine inanıyorsa seni seçer, 5 yıl daha görev alırsın, rahat edersin, kendince önüne bakarsın. Ben de bir seçim kaybedersem bir dakika daha durmam. Bu kadar büyük bir öz güvenle söylüyorum. Korkmayın, çıkın karşımıza. Bu millete güveniyorsanız çıkın karşımıza."]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-bir-secim-kaybedersem-bir-dakika-daha-durmam.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-bir-secim-kaybedersem-bir-dakika-daha-durmam.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-bir-secim-kaybedersem-bir-dakika-daha-durmam_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-bir-secim-kaybedersem-bir-dakika-daha-durmam.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-bir-secim-kaybedersem-bir-dakika-daha-durmam/62278/</link>
			<pubDate>Fri, 15 May 2026 15:43:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Astana ziyareti çerçevesinde Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Astana'da temaslarına devam ediyor. Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile gerçekleştirdiği ikili görüşmenin ardından düzenlenen nişan takdimi törenine katıldı. İlk kez Hoca Ahmet Yesevi Nişanı takdim edilen Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevkidaşı Tokayev ile iki ülke arasındaki anlaşmaların imza törenine de katıldı. Törende 13 işbirliği anlaşması imzalanırken, Kazakistan tarafından 6 Şubat depremlerinde zarar gören Gaziantep Nurdağı’nda yeni yapılan Hoca Ahmet Yesevi Okulu’nun uzaktan açılışı da gerçekleştirildi.
Törende Kazakistan ile Türkiye hükümetleri arasında Yatırımların Teşviki ve Korunması Anlaşması, Kültür Merkezinin Kuruluşu Anlaşması, Hukuki Konularda Anlaşma Protokolü, Kazakistan Cumhuriyeti Bilim ve Yüksek Öğretim Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı Ortak Programa İlişkin Anlaşma, Kazakistan Cumhuriyeti Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı arasında Türkiye Maarif Vakıfları Okullarının Açılmasına İlişkin Mutabakat Zaptı, Almatı Uluslararası Havalimanı'nın Orta Asya'nın Bölgesel Bir Havacılık Merkezine Dönüştürmesi Amacıyla Altyapı Tesisler Anlaşması, Samurkaz'ın Anonim Şirketi ile YDA İnşaat Sanayi Arasında İşbirliği Anlaşması, Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Ofisine bağlı Kazakistan Cumhuriyeti TV ve Radyo Kompleksi ile TRT arasında Mutabakat Zaptı, Kazmunas Milli Şirketi Anonim Ortaklığı ile Türkiye Petroleum Anonim Ortaklığı arasında Petrol Sahası Hizmetine İlişkin İşbirliği Anlaşması, Astana Uluslararası Finans Merkezi ile İstanbul Finans Merkezi arasında Mutabakat Zaptı, ANKA İnsansız Hava Araçlarının Üretimi ve Bakımı için Ortak Girişim Kurulmasına İlişkin Anlaşma imzalandı.


 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/turkiye-ile-kazakistan-arasinda-13-anlasma-imzalandi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/turkiye-ile-kazakistan-arasinda-13-anlasma-imzalandi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/turkiye-ile-kazakistan-arasinda-13-anlasma-imzalandi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/turkiye-ile-kazakistan-arasinda-13-anlasma-imzalandi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/turkiye-ile-kazakistan-arasinda-13-anlasma-imzalandi/62274/</link>
			<pubDate>Thu, 14 May 2026 17:03:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ATO BAŞKANI BARAN: “ÖZBEKİSTAN İLE TİCARETİMİZDE YENİ HEDEF 5 MİLYAR DOLAR”</title>
			<description><![CDATA[ÖZBEKİSTAN BÜYÜKELÇİSİ KHAYDAROV, ATO BAŞKANI BARAN’I ZİYARET ETTİ.
ÖZBEKİSTAN’DAN TÜRK İŞ İNSANLARINA “ULUSLARARASI YATIRIM FORUMU” TOPLANTISI’NA KATILIM DAVETİ.
ÖZBEKİSTAN BÜYÜKELÇİSİ KHAYDAROV: “TÜRKİYE SAYESİNDE TEKSTİL İHRACATIMIZ 4 MİLYAR DOLARA YÜKSELDİ”

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[13 Mayıs 2026- Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye ile Özbekistan arasındaki, ticari, ekonomik ve kültürel ilişkilerin gönül köprüleri üzerinde gelişerek “Kapsamlı Stratejik Ortaklık” seviyesine yükseldiğini belirterek, söz konusu gelişmelerin ekonomik ilişkilere de yansıdığını ve 2016 yılında 1,2 milyar dolar düzeyinde olan dış ticaret hacminin, 3 milyar dolar düzeyine yükseldiğini söyledi Baran, “Bundan sonraki hedefimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Şevket Mirziyoyev’in belirlediği 5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmaktır” dedi. 
Özbekistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi İlkhom Khaydarov, ATO Başkanı Gürsel Baran’ı makamında ziyaret etti. Büyükelçilik Ticaret ve Ekonomi Müsteşarı Azizbek Z. Salahaddinov ’un da yer aldığı ziyarette konuşan Büyükelçi Khaydarov, Türkiye ile Özbekistan arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişiminden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Türkiye ile ticaretimizi daha da geliştirmek istiyoruz. İthalatta ve ihracatta öncelikli olarak birbirimizi tercih edelim” dedi. 



-TEKSTİL İHRACATI 100 BİN DOLARDAN 4 MİLYAR DOLARA
Türkiye ile gerçekleştirilen Tercihli Ticaret Anlaşması’nın ülkelerinin ekonomisine katkılarına değinen Büyükelçi, son 15 yılda tekstil sektöründe Türkiye’nin katkılarıyla gerçekleştirdikleri gelişmeleri anlattı. Büyükelçi Khaydarov, Türkiye’den ülkelerine gelen mühendis ve ustalardan oluşan 2 binden fazla kişiden, teknik ve uzmanlık desteği aldıklarını anlatarak, “Bu sayede tekstil sektöründeki ihracatımız 100 bin dolar seviyesinden 4 milyar dolar düzeyine yükseldi” dedi. 



-“ULUSLARASI YATIRIM FONU” TOPLANTISINA DAVET-
Türkiye’den yatırımcıları ülkesinde görmek istediklerini ifade eden Büyükelçi, 16-19 Haziran tarihlerinde Taşkent’te “Uluslararası Yatırım Forumu” toplantısı düzenleyeceklerini belirterek, “Bu toplantıya Türkiye’den iş insanlarının katılımını çok önemsiyoruz. Özellikle Ankara’dan iş insanlarını bekliyoruz” dedi. 

-5 MİLYAR DOLARLIK YENİ HEDEF-
ATO Başkanı Baran da konuşmasında, kardeş ülke Özbekistan ile Türkiye arasındaki, ticari, ekonomik ve kültürel ilişkilerin gönül köprüleri üzerinde gelişerek “Kapsamlı Stratejik Ortaklık” seviyesine yükseldiğini belirterek, söz konusu gelişmelerin ekonomik ilişkilere de yansıdığını anlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2016 yılında Özbekistan’a gerçekleştirdiği ziyaret öncesinde iki ülke dış ticaretinin 1 milyar dolar düzeyinde olduğunu hatırlatan ATO Başkanı Baran, “Bundan sonraki hedefimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Şevket Mirziyoyev’in belirlediği 5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmaktır” dedi.



Özbekistan’daki Türk yatırımlarının 6 milyar dolara yaklaştığını kaydeden Baran, Türk müteahhitlerinin de Özbekistan’da 9 milyar doları aşan değerde 319 proje üstlendiğini bildirdi. Türkiye’de de yaklaşık 550 Özbek sermayeli şirketin faaliyet gösterdiğini ifade eden Baran, “Özbekistan ve Türkiye arasındaki siyasi, ticari, ekonomik, kültürel ve insani alanlarda köklü ilişkiler geçmişten bu yana kesintisiz bir şekilde devam ediyor. İş dünyalarımızın, Türkiye ve Özbekistan arasındaki ticaret ve yatırım fırsatlarını değerlendirmesi ve bu potansiyeli tam anlamıyla ortaya koyması çok önemli” dedi.

Ankara Ticaret Odası ve Ankara ekonomisi hakkında da bilgi veren Baran, “Ankara Ticaret Odası olarak kardeş ülke Özbekistan ile ekonomik ve ticari ilişkileri daha da geliştirmek için üzerimize düşen her türlü görevi yerine getirmeye ve tüm tecrübelerimizle Özbekistan’a katkıda bulunmaya hazırız” diye konuştu.  
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/ato-baskani-baran-ozbekistan-ile-ticaretimizde-yeni-hedef-5-milyar-dolar.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/ato-baskani-baran-ozbekistan-ile-ticaretimizde-yeni-hedef-5-milyar-dolar.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/ato-baskani-baran-ozbekistan-ile-ticaretimizde-yeni-hedef-5-milyar-dolar_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/ato-baskani-baran-ozbekistan-ile-ticaretimizde-yeni-hedef-5-milyar-dolar.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/ato-baskani-baran-ozbekistan-ile-ticaretimizde-yeni-hedef-5-milyar-dolar/62271/</link>
			<pubDate>Wed, 13 May 2026 15:13:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Dünya Çiftçiler Günü Programı'nda açıklamalar</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen, “Dünya Çiftçiler Günü Programı”na katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, ''İşletmelerimize 24 ay geri ödemesiz, 7 yıla kadar vadeli, proje büyüklüğüne göre 10 milyon dolara kadar finansman imkanı sağlayacağız'' dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN AÇIKLAMALARINDAN SATIR BAŞLARI:

86 milyon vatandaşımızın gıda emniyetini sorunsuz şekilde sağlamayı başardık. Tarımsal güvenlik ve gıda arz güvenliği konusunda hiçbir sorunumuz yoktur. Sulama konusunda bir sıkıntımız bulunmuyor. Zirai don ve kuraklık sebebiyle bir önceki sene düşüş yaşayan bitkisel üretimimiz yeniden yükselişe geçecek.

(Çiftçilere finansman)
İşletmelerimize 24 ay geri ödemesiz, 7 yıla kadar vadeli, proje büyüklüğüne göre 10 milyon dolara kadar finansman imkanı sağlayacağız. Krediye erişimde sorun yaşayan ve birincil üretim yapan çiftçilerimiz için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturacağız. 

"Rekorlarda çiftçimizin alın teri var"
Konuşmamın başında şu hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Bugün Türkiye'de tarım ve hayvancılık ayaktaysa, üretim ve ihracat her sene yeni rekorlar kırıyorsa bunda sizin alın teriniz var. Bugün Türkiye'de toprak ve su kaynaklarımız, ormanlarımız en verimli surette korunuyorsa bunda sizin dikkatinizin etkisi var. Soframıza gelen her üründe sizlerin halis niyeti, tertemiz emeği, samimi gayreti var. Aynı şekilde Türkiye'de vesayet zincirleri kırıldıysa, demokrasimiz daha da güçlü bir yapıya kavuştuysa bunda sizlerin hayır duası ve desteği var. Milli Mücadele'nin zaferle taçlanmasında, 15 Temmuz ihanetinin bozguna uğratılmasında sizlerin çok büyük rolü var. 15 Temmuz gecesi traktör lastiklerini ateşe veren, sokaklara, caddelere, meydanlara akın eden, milli iradeyi canı pahasına müdafaa eden tüm çiftçilerimize bugün bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Allah sizlerden razı olsun. Yokluğunuzu bu ülkeye, bu millete, bu ümmete göstermesin.

Tarım ve toprak bizim değerler piramidimizde çok mühim bir yere sahiptir. Her şeyden önce biz dünyayı ahiretin tarlası olarak gören bir inancın mensuplarıyız. Ekip biçtiklerimizle, yapıp ettiklerimizle bu tarlayı en güzel, en verimli şekilde sürmenin çabasındayız. Toprak bizde tıpkı su gibi azizdir, hayattır, nimettir, berekettir. Toprak aynı zamanda saflık ve temizlik vesilesidir. Suya erişemediğimiz yerlerde toprakla teyemmüm etmemiz, içinde pek çok mananın bulunduğu bir hikmet aleminin işaretidir.

"Toprağımızı işleyen çiftçilerimizin adeta üzerine titredik"
Bizim için toprak yalnızca üstündeki nimetlerle değil, altında medfun olan peygamberlerle, şehitlerle, velilerle, gönül erleriyle de değerlidir. Burada merhum Yahya Kemal'e atfedilen bir anekdotu sizlerle paylaşmak isterim. 1920'li yılların ikinci yarısıdır. Yahya Kemal Avrupa'nın bir şehrinde büyükelçidir. Bir gün kendisine yabancı bir diplomat tarafından ülkemizin nüfusu sorulur. Yahya Kemal hiç düşünmeden '80 milyon' cevabını verir. Orada bulunanlardan biri 'Efendim, ülkenizde geçtiğimiz günlerde nüfus sayımı yapıldı. Gazetelerden okuduğumuza göre Türkiye'nin nüfusu yaklaşık 14 milyon olarak tespit edilmiş' der. Bunun üzerine Yahya Kemal yine hiç duraksamadan ders niteliğindeki şu cevabı verir: 'Ben toprağın altındakileri de saydım. Zira biz onlarla birlikte yaşarız.' Evet değerli kardeşlerim, toprak bizim için üstündekilerle birlikte altındakilerle de mübarektir. Bu anlayışla göreve geldiğimiz 2002 yılından bu yana toprağımızın ve onu alın teriyle işleyen çiftçilerimizin adeta üzerine titredik. 
Geçtiğimiz yıl; doğrudan destek, kredi desteği, yatırım ödeneği, müdahale alımları ve ihracat destekleri dahil toplam 706 milyar lira destek verdik. Bu yıl için bu rakamı tam 939 milyar liraya çıkardık.
Şu gerçeği artık herkes kabul ediyor; su stresi ve iklim krizinin yanı sıra son dönemde patlak veren salgın, sıcak savaş ve çatışmalar da gıda arz güvenliğinin önemini tescillemiştir. Son dönemde gıda milliyetçiliği denilen kavramın küresel ölçekte yaygınlık kazandığını görüyoruz. Türkiye olarak hamdolsun tüm bunlara karşı tedbirlerimizi önceden aldık. 'Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır' diyerek planlamamızı bu gerçeklere göre yaptık. Bir taraftan dengeli dış politikamızla etrafımızı saran ateş çemberinden ülkemizi ve milletimizi korurken, diğer taraftan 86 milyon vatandaşımızın gıda emniyetini sorunsuz şekilde sağlamayı başardık.

"Tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda hiçbir sorunumuz yok"
İran'ı ve Körfez'deki kardeş ülkeleri derinden sarsan çatışmaların tarımsal üretimimizi etkilememesi için ilk günden beri teyakkuz halindeyiz. Tarımda gübre ve gübre hammadde tedariklerini zaten yapmıştık, gübre stoklarımız yeterli seviyededir. Ayrıca gümrük vergisinin sıfıra indirilmesinden ihracatın durdurulmasına kadar ilave bir dizi tedbiri de hayata geçirdik. Tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda hiçbir sorunumuz yoktur. Gübrede ise artık güzlük ekilişler için hazırlıklarımızı yapıyoruz.
Cennet vatanımızda şu anda 206 çeşit tarım mahsulü yetişiyor. Bunların birçoğunda kendimize yeter durumdayız. Bakınız şu rakamları biz değil uluslararası kuruluşlar söylüyor; sebze üretiminde dünyada üçüncü, meyvede dördüncüyüz. 21 bitkisel ürün mahsulünde ise ilk üçteyiz. Çiğ sütte, sığır etinde, tavuk etinde, yumurtada aynı şekilde dünyada ve Avrupa'da ilk sıralardayız. Bal üretiminde Avrupa'da lider, su ürünleri yetiştiriciliğinde ikinci sıradayız. Tohumculukta dünyada ilk 10 ülke arasındayız. Dünyanın tam 117 ülkesine tohum ihracatı gerçekleştiriyoruz. Çok şükür.
Bu yılın başından itibaren yağışlar iyi seyrediyor. Barajlarımız doluyor. Sulama konusunda da herhangi bir sıkıntımız bulunmuyor. Zirai don ve kuraklık hadiseleri sebebiyle bir önceki sene düşüş yaşayan bitkisel üretimimiz bu yıl inşallah yeniden yükselişe geçecek. Hububat gibi stratejik ürünler başta olmak üzere birçok üründe inşallah bu yıl çok bereketli bir yıl olacak. Kırsal kalkınma sadece tarım değil, kalkınma politikamızın da temelini teşkil ediyor. Bu alandaki önceliğimiz bilhassa gençler ve kadınların kırsal kalkınmanın ana aktörü haline gelmesidir. Amaç; özellikle anaç hayvan sayımızı artırmak, aile işletmelerimizi güçlendirmek, kadın ve gençlerimizin hayvancılıkta daha fazla yer almalarını sağlamak üzerinde özellikle durduğumuz hedeflerdir. 

"Destek alacak proje limit tutarını artırdık"
'Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek' ve 'Kırsalda Bereket Küçükbaş'a Destek' projelerimiz üreticilerimiz nezdinde büyük rağbet gördü. Vatandaşlarımızın düşük maliyet ve uygun kredilerle hayvan temin ettiği, bir yıllık bakım ve besleme giderleri ile sigorta primlerinin devlet tarafından karşılandığı bu destek programlarını sürekli hale getireceğiz. Büyükbaş destek programımız meyvelerini vermeye başladı. Hamdolsun buzağılar doğuyor, sürüler büyüyor, üretim güçleniyor. Küçükbaş destek programımızda ise başvurular tamamlandı. Hak sahiplerine ilk hayvan teslimatını önümüzdeki ay yapacağız. Diğer yandan Kırsal Kalkınma Yatırımları programına ayırdığımız tam 10 milyar liralık bütçenin yüzde 20’sini yine gençlere ve kadınlara, yüzde 30’unu da aile işletmelerimize tahsis ettik. Bu sene hem hibe desteği oranımızı hem de destek alacak proje limit tutarını artırdık. Program kapsamında 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelerde tutarın yüzde 50’si ile yüzde 70’i arasındaki kısmını hibe edeceğiz. Başvurular 12 Haziran’a kadar devam edecek. Gençlerimizi, hanım üreticilerimizi, tarımla iştigal eden tüm vatandaşlarımı bu avantajlı programdan faydalanmaya davet ediyorum.

Kırsal kalkınmada yeni bir hamle
Tarımda hangi ürünün nerede ekileceğini belirlediğimiz devrim niteliğindeki üretim planlamasında iki yılı geride bıraktık. Hayvancılıkta da besi, süt ve kanatlı üretim bölgelerini tespit ederek buralara yapılacak yatırımlara ekstra teşvikler sağlıyoruz. Başta üretim planlaması olmak üzere hayata geçirdiğimiz uygulamalar sayesinde hamdolsun halihazırda gıda arz güvenliği sorunumuz yoktur. Ancak hem bu çalışmaların sürdürülmesi hem de gelecekte gıda sorunu yaşanmaması için yeni düzenlemeleri ve destek mekanizmalarını da hayata geçiriyoruz. Bu vesileyle kırsal kalkınmada yeni bir hamle olarak gördüğümüz projemizi sizlerle ve milletimizle paylaşmak istiyorum. Şimdi bakınız değerli kardeşlerim; tarımda planlamanın ikinci safhasına geçiyoruz. Bu yeni aşamada artık tarımsal yatırımları da planlayacağız. Tarım sektörünün ana damarı olan siz kıymetli çiftçilerimizin emeğinin zayi olmayacağı, pazarlama sorunu yaşamayacağı, ürünlerinin doğru yerde ve doğru sanayi tesisinde işleneceği bir sistemi inşallah hayata geçiriyoruz.
Bakanlığımız aracılığıyla Dünya Bankası tarafından sağlanacak kaynakla uygulanacak ‘Türkiye Tarım-Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi’ni (TURTAP) bu yıl içinde başlatıyoruz. Projeyle tarım ve gıda alanına yatırım yapmak isteyen girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştıracağız. Yatırım tutarının yüzde 80’ine kadar geri ödemeli finansman ve kredi garanti sistemi destekleri sağlayacağız. İşletmelerimize 24 ay geri ödemesiz, 7 yıla kadar vadeli ve proje büyüklüğüne göre 10 milyon dolara kadar finansman imkanı sağlayacağız. Bu finansman desteği tarım ve gıda alanında yapılacak tesis inşaatı ve makine ekipman yatırımlarına verilecek.

5,3 milyar dolarlık dev finansman
10 yıl boyunca planladığımız 5,3 milyar dolarlık bu finansman paketinin ilk 750 milyon dolarını 2026 yılı içinde girişimlerimizin kullanımına açıyoruz. Yine bu proje kapsamında Kredi Garanti Fonu’nun da dahil olacağı mekanizmayla krediye erişimde sorun yaşayan ve bilinçli üretim yapan çiftçilerimiz için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturacağız. Böylece 400 bin çiftçimizin ürünlerini pazarlayabilecekleri yeni kanallar oluşturacak, 250 bin vatandaşımıza yeni istihdam imkanı getireceğiz.
‘Türkiye Tarım-Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi’nin çiftçilerimize, üreticilerimize ve Türk tarımına hayırlı olmasını diliyorum. Bu düşüncelerle buluşmamızı teşrif eden siz kıymetli kardeşlerime bir kez daha teşekkür ediyor; sizlerin ve tüm çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü şimdiden tebrik ediyorum.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/cumhurbaskani-erdogan-dan-dunya-ciftciler-gunu-programi-nda-aciklamalar.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/cumhurbaskani-erdogan-dan-dunya-ciftciler-gunu-programi-nda-aciklamalar.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/cumhurbaskani-erdogan-dan-dunya-ciftciler-gunu-programi-nda-aciklamalar_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/cumhurbaskani-erdogan-dan-dunya-ciftciler-gunu-programi-nda-aciklamalar.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/cumhurbaskani-erdogan-dan-dunya-ciftciler-gunu-programi-nda-aciklamalar/62268/</link>
			<pubDate>Tue, 12 May 2026 16:04:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>TÜİK'te yeni başkan görevi devraldı</title>
			<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu'nda (TÜİK) Erhan Çetinkaya, başkanlık görevini Mehmet Arabacı'ya devretti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu'nda (TÜİK) Erhan Çetinkaya, başkanlık görevini Mehmet Arabacı'ya devretti. Arabacı, 9 Mayıs'ta Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile Türkiye İstatistik Kurumu Başkanı olarak atandı.

Görevini devretti
TÜİK'ten yapılan açıklamaya göre, 28 Ocak 2022'den itibaren Kurum Başkanı olarak görev yapan Çetinkaya, görevini 9 Mayıs'ta Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile Türkiye İstatistik Kurumu Başkanı olarak atanan Arabacı'ya devretti.
Kurumda düzenlenen devir teslim töreninde konuşan Çetinkaya, görev süresi boyunca yürütülen projeler ve hizmetler hakkında bilgi vererek, Arabacı'ya başarılar diledi.
Arabacı ise Çetinkaya'ya Kuruma yaptığı hizmetler ve katkılarından dolayı teşekkürlerini iletti, yeni dönemde de kurumun hedef ve vizyonu doğrultusunda, çalışmaların azim ve kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

Mehmet Arabacı kimdir?
TÜİK’in yeni başkanı Mehmet Arabacı, vergi ve maliye dünyasından gelen tecrübeli bir isim olarak dikkat çekiyor:
1977 Fransa doğumlu olan Arabacı, 2000 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye Bölümü’nden mezun oldu. ABD’deki Illinois Üniversitesi’nde Ekonomi alanında yüksek lisans yaptı.
2001-2012 yılları arasında Hesap Uzmanlığı görevlerinde bulundu. Gelir İdaresi Başkanlığı'nda İnsan Kaynakları Grup Başkanlığı ve Gelir Yönetimi Daire Başkanlığı yaptı.

GİB'te görevliydi
18 Nisan 2019 ile 8 Mayıs 2026 tarihleri arasında Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktaydı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/tuik-te-yeni-baskan-gorevi-devraldi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/tuik-te-yeni-baskan-gorevi-devraldi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/tuik-te-yeni-baskan-gorevi-devraldi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/tuik-te-yeni-baskan-gorevi-devraldi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/tuik-te-yeni-baskan-gorevi-devraldi/62264/</link>
			<pubDate>Tue, 12 May 2026 14:29:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Erdoğan'dan Anayasa çağrısı: 'Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi halen dinmemiştir'</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi halen dinmemiştir" ifadelerini kullandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Danıştay'da "Danıştay'ın 158. Kuruluş Yıldönümü ve Danıştay ve İdari Yargı Günü Töreni"nde konuştu:
Devletin 3 temel sütunundan biri olan idari yargı yolu vatandaşın hakkını arayacağı güvenli bir yoldur.

Erdoğan'dan anayasa çağrısı
Kanun-i Esasi'yi takip eden 4 anayasaya rağmen Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi halen dinmemiştir. Böyle bir anayasayla inanıyorum ki hem hukuku hem demokrasiyi hem devleti hem milleti aynı anda koruyacak üstün hukuk mantığına kavuşmamız mümkün olacaktır. Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa demokrasimizi aşağıdan yukarıya doğru inşa etmenin imkanıyla önümüzde duruyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Cumhur ile Cumhuriyet arasındaki engelleri söküp attık
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Cumhur ile Cumhuriyet arasına çekilen dikenli tel örgüleri söküp attık. Özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile milletin iradesinin aracısız bir şekilde devlet idaresinde belirleyici olmasını temin ettik" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Danıştay binasında gerçekleştirilen törende, Türk hukuk tarihine kök salan 1,5 asırlık bir kurum olan Danıştay’ın kuruluş yıl dönümünü ve tüm yargı camiasının İdari Yargı Günü’nü tebrik etti. Konuşmasında, bu köklü kurumun bugünlere gelmesinde emeği geçen tüm hukukçulara şükranlarını sunan Erdoğan, aradan ayrılanları rahmetle anarken, emekli olanlara sağlık, görevde olan yargı mensuplarına ise başarılar diledi.
"Vatandaşın hak arayışına nezaret eden, yol gösteren ve adaletin tecellisine katkı sunan avukatlarımıza da buradan saygılarımı gönderiyorum." ifadelerini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti;
Bu tarz törenlerde isimleri genellikle unutulan ama idari yargının yükünü omuzlayan adalet personeline de emek ve mesaileri için teşekkür ediyor; hepsinin İdari Yargı Günü’nü içtenlikle kutluyorum. Hukuk devletinin en genel tanımı; bütün kurum ve organlarıyla devletin hukuk içinde kalması ve hukukla hayat bulmasıdır. Bu tarifi kuvveden fiile, idealden hakikate çıkaran kurumsal güvencelerin başında, adil ve etkin işleyen bağımsız ve tarafsız bir yargı organının varlığı gelmektedir.



"Sosyal medya operasyon aygıtı olarak çalışmaktadır"
Kuşkusuz bu iki konuyu birbirinden kesin sınırlarla tefrik etmenin zorluğu, bazen tartışmalı kararlara ve eleştirilere neden olabilmektedir. Ancak bu tartışmalardan korkulmaması gerektiğine inanıyorum. Tam tersine, yapıcı eleştirinin düzeltici, iyileştirici ve dönüştürücü etkisinden en geniş biçimde istifade etmenin yollarını aramalıyız. Sosyal medyada artık iyice çığrından çıkan, giderek daha seviyesiz bir hal alan linç kültürünü ise elbette bunun dışında tutuyorum. Çünkü bu linç, kimi zaman siyasetçiye, kimi zaman yargıya, kimi zaman bürokrasiye, kimi zaman da sokaktaki vatandaşa yönelmekte; hak ve adalet arayışına hizmet etmekten ziyade bir operasyon aygıtı olarak çalışmaktadır.

"Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi halen dinmemiştir"
Danıştay’ın temelini oluşturan Şura-yı Devlet, 1868 yılında kurulduğunda, Osmanlı İmparatorluğu Tanzimat Fermanı ile başlayan dinamik bir reform döneminin tam ortasındaydı. Şura-yı Devlet’in teşekkülünden sekiz yıl sonra, maddi ve şekli anlamdaki ilk anayasamız yürürlüğe girmişti. Malumunuz anayasalar, hem devletin temel organizasyonunu hem de devletle vatandaş arasındaki ilişkileri belirleyen normatif çerçevedir. Hukuk devletinin, hukuk üstünlüğünün ve iyi yönetim ilkelerinin temel dayanağı da anayasal metinlerdir. Kanuni Esasi’yi takip eden dört anayasaya rağmen, Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi maalesef halen dinmemiştir. Kurucu anayasalarımız dışında, son iki anayasanın maalesef darbelerin ve hukuk dışı müdahalelerin ürünü olmasının bunda payı büyüktür.
Bu demokratik ayıbı gidermek, Türk siyasetinin boynunun borcudur. Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa; demokrasimizi aşağıdan yukarıya doğru inşa etmenin imkanıyla önümüzde duruyor. Anayasayı, darbecilerin veya seçkinlerin belirleyip topluma dayattıkları bir çerçeve olmaktan çıkarıp; toplumun kendisinin belirleyip devlete deklare ettiği bir metne dönüştürmek zorundayız. Böyle bir anayasa ile inanıyorum ki hem hukuku, hem demokrasiyi, hem devleti, hem de milleti aynı anda koruyacak bir üstün hukuk mantığına kavuşmamız mümkün olacaktır. Biz bu konuyu her türlü siyasi matematik hesabının üstünde, zihnimizde ve reform gündemimizin üst sıralarında tutmaya devam edeceğiz. Bu düşüncelerle, değerli heyetinizi bir kez daha selamlıyor; Danıştayımızın 158. kuruluş yıl dönümünü ve İdari Yargı Günü’nüzü tebrik ediyorum.


 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/erdogan-dan-anayasa-cagrisi-turk-milletinin-iyi-bir-anayasa-ozlemi-halen-dinmemistir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/erdogan-dan-anayasa-cagrisi-turk-milletinin-iyi-bir-anayasa-ozlemi-halen-dinmemistir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/erdogan-dan-anayasa-cagrisi-turk-milletinin-iyi-bir-anayasa-ozlemi-halen-dinmemistir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/erdogan-dan-anayasa-cagrisi-turk-milletinin-iyi-bir-anayasa-ozlemi-halen-dinmemistir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/erdogan-dan-anayasa-cagrisi-turk-milletinin-iyi-bir-anayasa-ozlemi-halen-dinmemistir/62259/</link>
			<pubDate>Mon, 11 May 2026 16:08:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ATO BAŞKANI BARAN’DAN VERGİ REFORMU ÇAĞRISI:  “VERGİ SİSTEMİ BÜTÜNSEL REFORMLA ELE ALINMALI”</title>
			<description><![CDATA[“KISMİ VE PARÇALI DÜZENLEMELERİN MÜKELLEFİMİZE DE, KAMU GELİRLERİNE DE FAYDA SAĞLAMADIĞINI GEÇMİŞ TECRÜBELERİMİZDEN GÖRÜYORUZ”
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran,  TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen ve vergiye yönelik çok sayıda düzenlemeyi içeren “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünün artırılması, dış ticaret dengesinin iyileştirilmesi, yüksek katma değerli üretimin ve teknoloji girişimciliğinin geliştirilmesine yönelik atılan önemli bir adım olduğunu belirterek, “Güncel ekonomik gelişmelere uyum sağlamayı ve artan petrol fiyatları nedeniyle ortaya çıkan ek döviz ihtiyacını karşılamayı da amaçlayan yeni vergi düzenlemelerinin üretim ve yatırım ortamına pozitif etki yapacağına yürekten inanıyoruz. Bununla birlikte yapılan düzenlemelerin etkisinin daha önce yapılanlarda olduğu gibi sınırlı ve kısa vadeli kalmaması, Türkiye’nin yatırım ortamının daha da güçlenmesi için öncelikli olarak atılması gereken adımın vergi sisteminin bütünsel reformla ele alınması olduğu kanaatindeyiz” dedi. 
ATO Başkanı Gürsel Baran, yazılı bir açıklama yaparak, vergiye yönelik düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni değerlendirdi. Baran, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen teklif içerisinde üretim, ihracat, teknoloji yatırımları ve yabancı sermayeyi teşvik eden olumlu başlıklar bulunduğunu kaydederek “Üretimi ve yatırımı teşvik eden her adımı değerli buluyoruz. Özellikle sanayi sicil belgesine sahip üretici firmalara sağlanan kurumlar vergisi indirimini olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz” dedi. 
Döviz ve altın girişini teşvik eden, varlık barışı dahil olmak üzere teklif içinde yer alan düzenlemelerin, etkisinin sınırlı ve kısa vadeli kalmaması için öncelikli olarak atılması gereken adımın vergi sisteminin bütüncül bakış açısıyla ele alınması olacağının altını çizen Baran, vergi sisteminin sürekli ve parça parça değişikliklerle yönetilmesinin hem mükellef hem de kamu açısından sürdürülebilir olmadığını söyledi.
Vergide ivedi olarak “bütünsel bir reforma” ihtiyaç duyulduğunu belirten Baran, “Vergi sisteminde yapılan her yeni düzenleme, sistemin başka bir alanında yeni bir başka ihtiyacın ortaya çıkmasına neden oluyor. Vergi sisteminde sürekli değişikliğe ihtiyaç duyulmaması için, üretimi, yatırımı, ihracatı, kayıtlı ekonomiyi ve adaleti esas alan bütüncül bir bakış açısıyla yeniden değerlendirilmesi gerekiyor” diye konuştu. 
Baran, iş dünyasının yatırım planlarını günlük ya da yıllık değil uzun vadeli yaptığını hatırlatarak, sürekli değişen vergi düzenlemelerinin öngörülebilirliği zayıflattığını kaydetti. 

-VERGİDE TEK ORAN-
Türkiye’de halen yürürlükte olan Gelir Vergisi Kanunu’nun 60 yılı aşkın süre önce hazırlandığını ve yıllar içinde çok sayıda değişikliğe uğradığını belirten Baran, bu durumun hem yatırım kararlarını zorlaştırdığını hem de mükellefler üzerinde ciddi bir uyum maliyeti oluşturduğunu söyledi. Baran, sık değişen mevzuatın vergi sisteminde öngörülebilirliği azalttığını kaydetti.
Baran, yaklaşık 20 yıl önce önemli bir reform niteliği taşıyan 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ile kurumlar vergisi oranının yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürüldüğünü ve Türkiye’nin bu sayede vergide rekabetçi ülkeler arasında yer aldığını hatırlattı. Aradan geçen süreçte yapılan çok sayıdaki düzenleme nedeniyle sistemin “yamalı bohçaya” dönüştüğünü ifade eden Baran, bugün yüzde 18 ile yüzde 30 arasında değişen farklı oranların uygulandığı karmaşık bir yapının ortaya çıktığını söyledi.

-DİJİTALLEŞMEDEKİ KOLAYLIKLAR MÜKELLEFE DE YANSITILMALI-
Vergi Usul Kanunu’nun da günün ekonomik gerçeklerine cevap vermekte zorlandığını ifade eden Baran, mevzuatta hâlâ kağıt ortamındaki vergi sisteminin izlerinin bulunduğunu belirtti. Dijitalleşen ekonomi ve değişen ticaret yapısına dikkat çeken Baran, “Çağdaş vergi sistemlerinin temel unsurlarından biri olan mükellef haklarının daha güçlü bir şekilde mevzuata ve idari uygulamalara yansıtılması gerekiyor” dedi.

-E-HACİZ UYGULAMALARI-
Kamu alacaklarının tahsiline ilişkin 6183 sayılı Kanun’un uygulamada mükellefler açısından önemli sorunlara yol açtığını belirten Baran, kamu alacakları nedeniyle borç tutarının üzerinde tüm banka hesaplarına uygulanan e-haciz işlemlerinin işletmelerin ticari faaliyetlerini durma noktasına getirebildiğini söyledi. 

-KDV SİSTEMİ SADELEŞMELİ -
KDV sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Baran, uzun süredir devreden KDV sorununun iş dünyasının finansman yükünü artırdığını belirterek, “Birden çok oranda kullanılan, alışta ve satışta farklı oranlarda uygulanan KDV sistemi sadeleşmeli, iade süreçleri hızlanmalı ve işletmelerin üzerinde finansman baskısı oluşturan uygulamalar gözden geçirilmeli.” dedi. 

-SADE, GÜVEN VEREN, ANLAŞILIR VE UYGULANABİLİR BİR YAPI-
Vergi sisteminde sadeleşmenin önemine dikkat çeken Baran, mükellef haklarını esas alan, kayıt dışılıkla mücadelede güven veren, anlaşılır, uygulanabilir ve uyum maliyeti düşük bir yapının kritik önemde olduğunu belirtti. Baran,  “Vergi sistemini,  temel amacı yalnızca gelir toplamak olan bir yapı olarak düşünmekten ve böyle inşa etmekten vazgeçmeliyiz. Vergi sistemi üretimi destekleyen, yatırımı artıran, istihdamı koruyan ve rekabet gücünü yükselten bir yapı olarak yeniden inşa edilmelidir. Vergi tabanını genişleten, kayıt dışılığı azaltan, dolaylı vergilerin yükünü hafifleten, vergiye uyumlu mükellefi gözeten, aflara son veren kapsamlı bir reforma ihtiyaç var. Parçalı değişiklikler vergi ödeyenlere de devlete de uzun vadede fayda sağlamıyor. Ekonominin tüm çarklarını uyum içinde döndürmenin ve refah toplumuna gitmenin yolu vergide adaletten ve kapsayıcılıktan geçmektedir. Bilhassa kurumlar vergisinde yapılması öngörülen indirimin daha kapsayıcı olarak tüm mükellefleri ve faaliyet alanlarını kapsayacak şekilde tek oranlı bir sisteme dönüştürülmesi, vergi tekniği açısından zorunlu olanlar dışında tüm indirim, istisna ve muafiyetlerin kaldırılması en uygun adım olacaktır” diye konuştu. 

-REFORM SÜRECİNDE İŞ DÜNYASI İLE İSTİŞARE-
Baran, reform sürecinde iş dünyasının görüş ve beklentilerinin dikkate alınmasının önemine işaret ederek, kamu ile özel sektör arasında güçlü istişare mekanizmalarının, örneğin bir vergi reform komisyonunun oluşturulmasının Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacağını kaydetti.

 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/ato-baskani-baran-dan-vergi-reformu-cagrisi-vergi-sistemi-butunsel-reformla-ele-alinmali.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/ato-baskani-baran-dan-vergi-reformu-cagrisi-vergi-sistemi-butunsel-reformla-ele-alinmali.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/ato-baskani-baran-dan-vergi-reformu-cagrisi-vergi-sistemi-butunsel-reformla-ele-alinmali_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/ato-baskani-baran-dan-vergi-reformu-cagrisi-vergi-sistemi-butunsel-reformla-ele-alinmali.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/ato-baskani-baran-dan-vergi-reformu-cagrisi-vergi-sistemi-butunsel-reformla-ele-alinmali/62253/</link>
			<pubDate>Mon, 11 May 2026 13:55:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Belçika Kraliçesi Mathilde Türkiye’de: Ticarette yeni dönem sinyali</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle Türkiye’ye gelen Belçika Kraliçesi Mathilde, 'Belçika Ekonomi Misyonu' kapsamında 14 Mayıs’a kadar sürecek yoğun bir temas trafiği gerçekleştirecek.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kraliçe Mathilde başkanlığındaki heyet, yaklaşık 200 Belçikalı şirketten 400’ü aşkın iş insanını da kapsayan geniş bir ekonomik delegasyonla Türkiye’de bulunuyor.
Ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin yalnızca ticaret boyutunun yanı sıra yatırım, teknoloji ve sanayi işbirliğini de kapsayan daha stratejik bir çerçeveye taşınmasını hedefliyor. Heyette Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, Dış Ticaretten Sorumlu Savunma Bakanı Theo Francken ve farklı bölgesel hükümetlerin başbakanları da yer alıyor.

14 yıl sonra gelen üst düzey ziyaret
Belçika Ekonomi Misyonu’nun Türkiye’ye son ziyaretinin 14 yıl önce gerçekleşmiş olması, temasların önemini daha da artırıyor. Bu ziyaretin, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir sayfa açması ve mevcut işbirliğini daha ileri bir seviyeye taşıması bekleniyor.



Türkiye-Belçika ticaret hacmi ne kadar?
Son verilere göre Türkiye ile Belçika arasındaki ticaret hacmi geçen yıl 9.2 milyar doları aşarken, karşılıklı yatırımlar da istikrarlı biçimde artış gösteriyor. Belçika’nın Türkiye’deki yatırımları 5 milyar dolara yaklaşırken, Türk şirketleri de Belçika’da lojistikten enerjiye, sanayiden sağlığa uzanan geniş bir alanda faaliyetlerini sürdürüyor.
Ziyaretin, hem siyasi temaslar hem de ekonomik görüşmeler aracılığıyla iki ülke arasında daha derin ve çok katmanlı bir işbirliği dönemini başlatması öngörülüyor.

Görüşmelerde stratejik sektörler öne çıkacak
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Belçikalı mevkidaşları ve iş dünyası temsilcileriyle yapacağı ikili ve heyetler arası görüşmelerde mevcut ekonomik ilişkilerin yanı sıra yeni yatırım alanlarını da ele alacak. Görüşmelerin odağında savunma sanayisi, enerji, lojistik, ulaştırma, dijital dönüşüm, yeşil ekonomi, sağlık teknolojileri ve e-ticaret gibi stratejik sektörler bulunuyor.
Tarafların, küresel tedarik zincirlerindeki değişimlere uyum sağlayacak yeni işbirliği modelleri üzerinde de durması bekleniyor. Türkiye’nin üretim kapasitesi, güçlü sanayi altyapısı ve coğrafi avantajları Belçikalı yatırımcılara detaylı şekilde aktarılacak.



İş dünyası aynı platformda buluşacak
Ziyaret kapsamında Türkiye-Belçika İş Forumu da düzenlenecek. Bu platformda iki ülke iş dünyasının temsilcileri bir araya gelerek yeni ortaklıklar ve yatırım fırsatlarını değerlendirecek. Programda sektör bazlı oturumlar, B2B görüşmeler ve yatırım odaklı toplantılar yer alıyor.
Yetkililer, bu temasların özellikle orta ve uzun vadede karşılıklı yatırımları artırarak ekonomik ilişkileri daha sürdürülebilir ve entegre bir yapıya dönüştürebileceğini belirtiyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/belcika-kralicesi-mathilde-turkiye-de-ticarette-yeni-donem-sinyali.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/belcika-kralicesi-mathilde-turkiye-de-ticarette-yeni-donem-sinyali.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/belcika-kralicesi-mathilde-turkiye-de-ticarette-yeni-donem-sinyali_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/belcika-kralicesi-mathilde-turkiye-de-ticarette-yeni-donem-sinyali.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/belcika-kralicesi-mathilde-turkiye-de-ticarette-yeni-donem-sinyali/62246/</link>
			<pubDate>Mon, 11 May 2026 11:06:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Muhittin Böcek etkin pişmanlık başvurusu yaptı</title>
			<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik 'rüşvet' ve 'yolsuzluk' soruşturması kapsamında tutuklanıp, belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, etkin pişmanlıktan faydalanabilmek için Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuru yaptı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 5 Temmuz 2025 tarihinde Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik rüşvet, yolsuzluk, edimin ifasına fesat karıştırma, irtikap, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması suçlamasıyla başlattığı soruşturmanın yargı süreci devam ederken yeni bir gelişme yaşandı.

İkisi tutuklu 41 sanığın yargılandığı ikinci duruşmanın sonunda önce Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in oğlu Gökhan Böcek itirafçı oldu, hemen ardından da babası Muhittin Böcek ek ifade vermek üzere savcılığa başvuruda bulundu.

10 Mayıs Pazar günü öğle saatlerinde adliyeye getirilen Muhittin Böcek gece saatlerine kadar savcılıkta itirafçı olarak ek ifade verdi.

Muhittin Böcek hakkında savcılık hazırladığı 702 sayfalık iddianamede 15 yıl 6 aydan 44 yıla kadar hapsini talep etmişti.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/muhittin-bocek-etkin-pismanlik-basvurusu-yapti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/muhittin-bocek-etkin-pismanlik-basvurusu-yapti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/muhittin-bocek-etkin-pismanlik-basvurusu-yapti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/muhittin-bocek-etkin-pismanlik-basvurusu-yapti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/muhittin-bocek-etkin-pismanlik-basvurusu-yapti/62245/</link>
			<pubDate>Mon, 11 May 2026 11:02:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Erdoğan'dan Avrupa Günü mesajı: 'AB'nin Türkiye'ye ihtiyacı, Türkiye'nin Birliğe olan ihtiyacından daha fazla'</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 9 Mayıs Avrupa Günü vesilesiyle yayımladığı mesajda, " Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye ihtiyacı, Türkiye'nin Birliğe olan ihtiyacından daha fazladır, gelecekte bu ihtiyaç daha da artacaktır" cümlesi yer aldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Küresel ölçekte etkileri hissedilen savaşlar, siyasi krizler ve ekonomik zorluklar, Avrupa Birliği'nin daha kapsayıcı ve birleştirici politikalar izlemesini zaruri hale getirmiştir. Avrupa Birliği'ne aday ülke olan Türkiye, bu sürecin asli ve vazgeçilmez unsuru olmaya devam etmektedir" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında, Avrupa bütünleşmesinin temellerini atan Schuman Deklarasyonu'nun açıklandığı 9 Mayıs Avrupa Günü'nün, Avrupa Birliği'nin sembollerinden biri olduğu kadar kıtada barış, işbirliği ve karşılıklı saygıya dayalı ortak bir gelecek inşa etme hedefinin de somut göstergesi olduğunu belirtti.
Bundan 76 yıl önce temelleri atılan Avrupa Birliği'nin dayandığı kuralların, çok boyutlu krizlerle aynı anda sınandığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
Küresel ölçekte etkileri hissedilen savaşlar, siyasi krizler ve ekonomik zorluklar, Avrupa Birliği'nin daha kapsayıcı ve birleştirici politikalar izlemesini zaruri hale getirmiştir. Avrupa Birliği'ne aday ülke olan Türkiye, bu sürecin asli ve vazgeçilmez unsuru olmaya devam etmektedir. Bugün gelinen noktada, Türkiye'nin hak ettiği yeri almadığı bir Avrupa mimarisinin eksik kalacağı, krizleri yönetme kapasitesinde zafiyet yaşayacağı açıktır. Daha önce de ifade ettiğimiz üzere, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye ihtiyacı, Türkiye'nin Birliğe olan ihtiyacından daha fazladır, gelecekte bu ihtiyaç daha da artacaktır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak, ahde vefa ilkesi temelinde tam üyelik perspektifiyle Avrupa Birliği ile ilişkileri kazan-kazan anlayışıyla ilerletme iradesine sahip olduklarının altını çizerek, mesajında "Bu samimi iradenin Avrupa Birliği tarafından da sergilenmesini bekliyoruz. Bu düşüncelerle 9 Mayıs Avrupa Günü'nün, ortak coğrafyamızda barış, huzur ve dayanışmaya vesile olmasını temenni ediyor, vatandaşlarımız başta olmak üzere Avrupa halklarının Avrupa Günü'nü tebrik ediyorum" ifadelerine yer verdi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/erdogan-dan-avrupa-gunu-mesaji-ab-nin-turkiye-ye-ihtiyaci-turkiye-nin-birlige-olan-ihtiyacindan-daha-fazla.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/erdogan-dan-avrupa-gunu-mesaji-ab-nin-turkiye-ye-ihtiyaci-turkiye-nin-birlige-olan-ihtiyacindan-daha-fazla.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/erdogan-dan-avrupa-gunu-mesaji-ab-nin-turkiye-ye-ihtiyaci-turkiye-nin-birlige-olan-ihtiyacindan-daha-fazla_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/erdogan-dan-avrupa-gunu-mesaji-ab-nin-turkiye-ye-ihtiyaci-turkiye-nin-birlige-olan-ihtiyacindan-daha-fazla.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/erdogan-dan-avrupa-gunu-mesaji-ab-nin-turkiye-ye-ihtiyaci-turkiye-nin-birlige-olan-ihtiyacindan-daha-fazla/62243/</link>
			<pubDate>Sat, 09 May 2026 17:00:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>BARAN: “ANNELER GÜNÜNÜ ÇİÇEKLE TAÇLANDIRIP, SEKTÖRE DESTEK OLALIM”</title>
			<description><![CDATA[ANNELER GÜNÜ’NDE “ÇİÇEK SEKTÖRÜNE DESTEK, EKONOMİYE KATKI”…
ANNELER GÜNÜNÜ KUTLAYAN ATO BAŞKANI BARAN’DAN ÇİÇEKÇİLİK SEKTÖRÜNE DESTEK ÇAĞRISI… “ÇİÇEKÇİLİK SEKTÖRÜNÜ 365 GÜN YAŞAYAN BİR YAPIYA KAVUŞTURALIM”
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Anneler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, annelerin toplumun temel direği olduğunu vurgulayarak, bu özel günü kutladı. Anneler Günü’nün çiçek hediyesi geleneğiyle, çiçekçilik sektörünü canlandırma potansiyeline dikkat çeken ATO Başkanı Baran, “Annelerimizin gününü çiçekle taçlandırıp, sektöre destek olalım” dedi. 
ATO Başkanı Gürsel Baran yaptığı yazılı açıklamada, özel günlerin çiçekçilik sektörü açısından yılın en yoğun dönemlerinden olduğunu kaydederek, çiçeğin yalnızca duyguları ifade etmek açısından değil, ekonomik değeri yüksek bir ürün olması açısından da önemli olduğunu vurguladı. Baran, vatandaşlara Anneler Günü’nde çiçek alışverişleriyle yerli üretici ve işletmeleri destekleme çağrısında bulundu.

-ÇİÇEĞİ GÖZ ARDI ETMEK, BİNLERCE EMEĞİ GÖZ ARDI ETMEK-
Çiçek alma geleneğinin yaşatılarak, sektöre destek olmanın önemine dikkat çeken ATO Başkanı Baran, “Özel günlerde çiçeğin gereksiz olduğuna yönelik yönlendirmelerin ve alternatif çağrıların, sektörü olumsuz etkilediği bir gerçek. Çiçeği göz ardı etmek, binlerce emeği de göz ardı etmek demek. Annelerimize sevgimizi ifade etmenin en güzel yollarından biri olan çiçek, aynı zamanda binlerce üretici, işletme ve çalışanın geçim kaynağı. Bu özel gün vesilesiyle yapılacak alışverişlerle hem annelerimizi mutlu edebilir hem de sektöre destek olabiliriz” ifadelerini kullandı.

-365 GÜN ÇİÇEK-
Baran, çiçekçilik sektörünün yalnızca özel günlerle sınırlı bir alan olarak görülmemesi gerektiğine de dikkat çekerek, sektörün ekonomik, kültürel ve sosyal boyutlarıyla stratejik bir konumda bulunduğunu ifade etti. Çiçekçiliğin üretimden tasarıma, lojistikten perakendeye uzanan geniş yapısıyla ekonomide önemli bir katma değer oluşturduğunu belirten Baran, ATO’da Aktarlar ve Çiçekçiler Meslek Komitesi tarafından temsil edilen sektörün özellikle kadın ve genç istihdamındaki rolü, ihracat potansiyeli ve ekonomiye sağladığı katkıyla öne çıktığını vurguladı.
Sektörün sürdürülebilir büyümesi için yılın tamamına yayılan bir ekonomik ve kültürel değer haline getirilmesi gerektiğini belirten Baran, “Çiçekçilik sektörünü 365 gün yaşayan bir yapıya kavuşturmak, üretimi ve ticareti artırmak, Ankara’yı bu alanda bir merkez haline getirmek önceliklerimiz arasında yer alıyor” diye konuştu.

-ANNELER TOPLUMU ŞEKİLLENDİRİR-
Baran açıklamasında, Anneler Günü’nü kutlayarak, annelerin sevgi, sabır, merhamet ve fedakârlığın en güçlü temsilcisi olduğunu belirtti. Baran, “Annelerimiz, yetiştirdikleri nesillerle sadece aileyi değil, toplumun tamamını şekillendirir. Başta şehit annelerimiz olmak üzere, annelerin ve yüreğinde anne şefkati taşıyan tüm kadınların Anneler Günü’nü kutluyorum” ifadelerini kullandı.

 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/baran-anneler-gununu-cicekle-taclandirip-sektore-destek-olalim.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/baran-anneler-gununu-cicekle-taclandirip-sektore-destek-olalim.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/baran-anneler-gununu-cicekle-taclandirip-sektore-destek-olalim_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/baran-anneler-gununu-cicekle-taclandirip-sektore-destek-olalim.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/baran-anneler-gununu-cicekle-taclandirip-sektore-destek-olalim/62242/</link>
			<pubDate>Sat, 09 May 2026 14:45:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>BARAN: “40 MİLYAR DOLARLIK TİCARET HEDEFİ İÇİN ÇALIŞMALARIMIZI KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ”</title>
			<description><![CDATA[ATO BAŞKANI BARAN VE BERABERİNDEKİ ATO HEYETİ ROMA’DA… 
ATO BAŞKANI GÜRSEL BARAN, ATO BAŞKAN YARDIMCILARI TEMEL AKTAY VE HALİL İBRAHİM YILMAZ İLE BİRLİKTE ROMA’DA GERÇEKLEŞTİRİLEN “TÜRKİYE-İTALYA İLİŞKİLERİ: KÜLTÜR, DİPLOMASİ VE EKONOMİ” KONFERANSI’NA KATILDI…
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[8 Mayıs 2026- Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye ile İtalya’nın ticaret hacminde 2022 yılında gösterilen 30 milyar dolarlık hedefin aşıldığını belirterek, “Türkiye ile İtalya arasında 40 milyar dolarlık yeni ticaret hedefi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi.
ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Temel Aktay ve Halil İbrahim Yılmaz ile birlikte, İtalya’nın başkenti Roma’da Ankara Üniversitesi TÖMER ve Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi iş birliğinde; Sapienza Roma Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “Türkiye- İtalya İlişkileri: Kültür, Diplomasi ve Ekonomi” konferansı kapsamındaki Ekonomik İlişkiler Oturumu’na katıldı. 



Türkiye Cumhuriyeti Roma Büyükelçisi Elif Çomoğlu Ülgen ile Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar’ın  dinleyiciler arasında yer aldığı oturumun moderatörlünü Sapienza Roma Üniversitesi öğretim üyesi Fabio L. Grassi üstlendi. ATO Başkanı Gürsel Baran, oturumda ATO Başkan Yardımcıları Temel Aktay ve Halil İbrahim Yılmaz, Otokar İtalya Temsilcisi Berkan Sağlam, Ankara Casa Italia Direktörü ve APRI International Kıdemli Danışmanı Musa Toprak ve ATO Üyesi Abidin Coşar ile birlikte Türkiye–İtalya ekonomik ilişkileri ve iş birliği imkanlarını değerlendirdi. 
ATO Başkanı Gürsel Baran yaptığı konuşmada, Türkiye ile İtalya’nın ticaret hacminde 2022 yılında gösterilen 30 milyar dolarlık hedefin aşıldığını belirterek, 2025 yılı Nisan ayında Roma’da gerçekleştirilen Türkiye-İtalya Hükümetler arası Zirve’sine atıfta bulunarak, “Bu zirvede, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan İtalya ile yeni ticaret hedefimizi 40 milyar dolar olarak açıklamıştı. İş dünyası temsilcileri olarak yeni ticaret hedefi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz, bu hedefe kısa sürede ulaşacağımıza inanıyoruz” dedi.



-GÜÇLÜ SİNERJİ ORTAYA ÇIKAR-
İtalya’nın Avrupa’nın 4’üncü, dünyanın ise 8’inci büyük ekonomisi durumunda olduğunu kaydeden Baran, “Türkiye dinamik üretim kapasitesi, genç nüfusu ve stratejik konumuyla küresel tedarik zincirlerinin vazgeçilmez bir parçası. İki ülkenin potansiyeli bir araya geldiğinde güçlü bir sinerji ortaya çıkacaktır” dedi.



-YATIRIMLAR 5 MİLYAR DOLARI AŞIYOR-
İki ülke arasındaki yatırımlara da değinen Baran, “Ülkelerimiz arasında karşılıklı yatırımların da olumlu seyrettiğini görüyoruz. Halihazırda 1.600’den fazla İtalyan firmanın ülkemizde 5 milyar doları aşan yatırımı bulunuyor. Türk firmaları da özellikle son yıllarda savunma sanayi, havacılık, beyaz eşya, cam üretimi gibi alanlarda İtalya’da önemli yatırımlara imza atıyor” dedi. 



-SÜRDÜRÜLEBİLİR İŞ BİRLİĞİNE VURGU-
Küresel ekonomide yaşanan dönüşüme dikkat çeken Baran, “Artık mesele sadece ticaret hacmini artırmak değil; iş birliklerini daha derin, daha sürdürülebilir ve stratejik bir zemine taşımak” diye konuştu. Baran,  yeşil enerji, dijitalleşme, yapay zeka, akıllı şehirler ile savunma ve havacılık sanayii gibi alanların iki ülke arasında yeni iş birliği fırsatları sunduğunu ifade etti.



-STRATEJİK KAVŞAK NOKTASI-
Konuşmasında Ankara ekonomisine ilişkin verileri de paylaşan Baran, Başkent’in Organize Sanayi Bölgeleri’nde savunma sanayi, metal işleme, iş makinası üretimi, mobilya, inşaat malzemeleri başta olmak üzere, birçok alanda iç ve dış pazara üretim gerçekleştirildiğini belirterek, “2025 yılı Ankara İhracatı 18,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. İtalya ile Ankara arasında ise 500 milyon doları ihracatımız; 1,2 milyar doları da ithalatımız olmak üzere 1,7 milyar dolarlık bir ticaret hacmi söz konusu. Üzerinden tarihi İpek Yolu’nun geçtiği, bu nedenle ekonominin yanı sıra bilginin, fikirlerin, kültürlerin, inançların ve dinlerin etkileştiği bir yerleşim yeri olan Ankara, bugün de stratejik bir kavşak noktası” diye konuştu.



Baran, İtalya ile kurulacak güçlü iş birliklerinin; Ankara’nın üretim kapasitesini artıracağına, uluslararası markalaşma sürecine katkı sağlayacağına ve küresel rekabet gücünü daha da yukarı taşıyacağına inandıklarını kaydetti.
Oturumda, ATO Başkan Yardımcısı Temel Aktay ve ATO Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Yılmaz da, birer konuşma yaparak, iki ülke arasındaki ekonomik ve kültürel ilişkilere değindi. 
Baran ve beraberindeki heyet,  program kapsamında, Ankara Üniversitesi Türkçe ve Yabancı Dil Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) ile Sapienza Roma Üniversitesi ISO Bölümü arasında iş birliği protokolü imza törenine de iştirak etti.





 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/baran-40-milyar-dolarlik-ticaret-hedefi-icin-calismalarimizi-kararlilikla-surduruyoruz.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/baran-40-milyar-dolarlik-ticaret-hedefi-icin-calismalarimizi-kararlilikla-surduruyoruz.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/baran-40-milyar-dolarlik-ticaret-hedefi-icin-calismalarimizi-kararlilikla-surduruyoruz_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/baran-40-milyar-dolarlik-ticaret-hedefi-icin-calismalarimizi-kararlilikla-surduruyoruz.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/baran-40-milyar-dolarlik-ticaret-hedefi-icin-calismalarimizi-kararlilikla-surduruyoruz/62237/</link>
			<pubDate>Fri, 08 May 2026 16:56:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Işıkhan açıkladı: SGK prim borçlarında taksit süresi 72 aya çıkacak</title>
			<description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, SGK prim borçlarına ilişkin yeni düzenlemeyi duyurdu. Meclis'e verilen kanun teklifine göre, SGK'ya olan borçlarda tescil ve taksitlendirme süresi 72 aya çıkacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, SGK prim borçlarına ilişkin yeni düzenlemeyi açıkladı. Bakan Işıkhan, "Meclis'e verilen kanun teklifi ile Sosyal Güvenlik Kurumu'na olan borçlarda mevcutta 36 ay olan tecil ve taksitlendirme süresini 72 aya çıkarıyoruz. Teminatsız tecil tutarını da 1 milyon liraya çıkarıyoruz" dedi.
36 aydan 72 aya çıkacak
Ankara'da düzenlenen Mesleki Yeterlilik Kurumu'nun çalıştayına katılan Bakan Işıkhan SGK prim borçlarını da ilgilendiren bir düzenlemeyi paylaşan Işıkhan, şunları kaydetti:
"Meclis'e verilen kanun teklifi ile Sosyal Güvenlik Kurumu'na olan borçlarda mevcutta 36 ay olan tecil ve taksitlendirme süresini 72 aya çıkarıyoruz. Hayırlı olur inşallah. Teminatsız tecil tutarını da 1 milyon liraya çıkarıyoruz. Bu düzenlemeden belediyeler dahil tüm vatandaşlarımız ve firmalarımız yararlanabileceklerdir. Borcu bulunan ve ödemek isteyenler için önemli bir kolaylaştırma sağladığımı düşünüyorum. Prim tahsilatımızın da bu adımla çok daha fazla artacağını düşünüyorum."
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/bakan-isikhan-acikladi-sgk-prim-borclarinda-taksit-suresi-72-aya-cikacak.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/bakan-isikhan-acikladi-sgk-prim-borclarinda-taksit-suresi-72-aya-cikacak.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/bakan-isikhan-acikladi-sgk-prim-borclarinda-taksit-suresi-72-aya-cikacak_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/bakan-isikhan-acikladi-sgk-prim-borclarinda-taksit-suresi-72-aya-cikacak.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/bakan-isikhan-acikladi-sgk-prim-borclarinda-taksit-suresi-72-aya-cikacak/62234/</link>
			<pubDate>Thu, 07 May 2026 16:48:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı: Kurban Bayramı tatili 9 gün oldu</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası yaptığı konuşmada Türkiye'nin, bölgesinin en güçlü, en istikrarlı ülkesi olarak adından söz ettirdiğini söyledi. Erdoğan ayrıca Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olduğunu duyurdu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı sona erdi.
Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Erdoğan konuşmasına Güneydoğu'daki sağanak ve fırtına ile ilgili geçmiş olsun dileklerini ileterek başladı.
"Dün yaşanan fırtınadan etkilenen Gaziantep, Şanlıurfa ve Adıyaman başta olmak üzere çeşitli illerimizdeki vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum "diyen Erdoğan Tarım ve İçişleri Bakanlarının sahadaki birimlerle durumu takip etmekte, hasar tespit çalışmalarını yürütmekte olduğunu bildirdi.
Erdoğan, bölgedeki her krizin, Türkiye'nin son 23 yılda kat ettiği büyük mesafeyi ispat ederken, ülkenin istikrar adası konumunu daha da perçinlrdiğini ifade ederek şuları söyledi:
"Türkiye, ezberlerin bozulduğu, belirsizliğin arttığı, insanlığın yol ve yön arayışının hızlandığı günümüzde, bölgesinin en güçlü, en istikrarlı ülkesi olarak göz doldurmakta, adından söz ettirmektedir. Şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim ki bugün artık her alanda kendi ayakları üstünde durabilen, hatta bunun da ötesine geçerek dostlarına ve kardeşlerine en zor zamanlarında destek veren bir Türkiye vardır. Karşılaştığımız onca engele rağmen 23 yıldır sabırla uyguladığımız stratejilerin semerelerini topladığımız bir dönemdeyiz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin sağladığı avantajlar sayesinde Avrupa başta olmak üzere tüm dünyayı kara kara düşündüren savaşın yıkıcı etkilerini birçok alanda en düşük seviyede tutmayı başarabiliyoruz."

Avrupa Birliği ile ilgili değerlendirmelerde de bulunan Erdoğan şunları aktardı:
"Türkiye'ye yönelik stratejik şaşılık, maalesef Birliğin pek çok kurumunda hem de çok bariz biçimde varlığını muhafaza ediyor"
"Türkiye'nin tam üye olarak yer almadığı bir AB'nin küresel bir aktör ve çekim merkezi olmayacağı artık anlaşılmalıdır"
"Avrupa Birliği, Türkiye'nin yapıcı tavrının kıymetini çok iyi bilmeli, bunu hor kullanmamalı, bunu zora sokacak eylem ve söylemlerden imtina etmelidir"
"Unutulmasın ki ne Türkiye eski Türkiye'dir, ne de dünya eskisi gibi Batılı devletlerin nüfuz alanına sıkışmış haldedir"
"Dün olduğu gibi bugün de mesele Ankara'nın nerede durduğu değil, mesele Brüksel'in geleceğin dünyasında nerede olmak istediğidir, kendini nerede gördüğüdür "
"Bugün Avrupa'nın Türkiye'ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye'nin Avrupa'ya olan ihtiyacından daha fazladır. Yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır"

Kurban Bayramı tatili 9 gün oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olacağını açıkladı. Erdoğan açıklamayı şu ifadelerle yaptı:
Pazartesi tam gün ve salı öğleye kadar olmak üzere bayram öncesi bir buçuk günü idari izin kapsamına alarak toplamda dokuz günlük bir tatil imkanı vermiş oluyoruz.

'Tamamını hibe edeceğiz'
Evlilik Kredisi ile ilgili de bir duyuru yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geri ödeme dönemi içerisinde ikinci çocuğun da olması halinde kalan taksitlerin tamamını hibe edeceklerini açıkladı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/cumhurbaskani-erdogan-acikladi-kurban-bayrami-tatili-9-gun-oldu.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/cumhurbaskani-erdogan-acikladi-kurban-bayrami-tatili-9-gun-oldu.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/cumhurbaskani-erdogan-acikladi-kurban-bayrami-tatili-9-gun-oldu_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/cumhurbaskani-erdogan-acikladi-kurban-bayrami-tatili-9-gun-oldu.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/cumhurbaskani-erdogan-acikladi-kurban-bayrami-tatili-9-gun-oldu/62217/</link>
			<pubDate>Tue, 05 May 2026 14:01:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>MHP lideri Bahçeli: Abdullah Öcalan'ın statü meselesinin konuşulması önemli</title>
			<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Abdullah Öcalan'ın statü meselesinin konuşulması önemli" dedi. Bahçeli ayrıca "bunun adının Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü olmasını öneriyorum. Temennimiz PKK'nın kurucu önderliğinin bir tanım altında görev yapmasıdır." ifadelerini de kullandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı'nda konuştu. Bahçeli Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin kritik mesajlar verdi, "Abdullah Öcalan'ın statü meselesinin konuşulması önemli" dedi.

'Statü meselesi konuşulmalı'
Süreç titizlikle yürütülecektir. Bu kapsamda Abdullah Öcalan'ın statü meselesinin konuşulması önemli. Bu mesele yokmuş gibi davranarak süreç sağlıklı yürümez. Abdullah Öcalan için statü açığı varsa bu açık Türkiye lehine hizmet edecek şekilde ele alınmalıdır. Bu tartışmalara son vermek için bunun adının Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü olmasını öneriyorum. Temennimiz PKK'nın kurucu önderliğinin bir tanım altında görev yapmasıdır.

Terörsüz Türkiye mesajı
Konuşmasında terörsüz Türkiye sürecine de değinen MHP lideri Bahçeli “Barış için çıktığımız bu kutlu yola baş koyduk. Kalkınmanın önündeki en büyük engel ortadan kalkacak.” ifadesini kullandı.

'MHP Türkiye'nin sigortasıdır'
MHP dün olduğu gibi bugün de Türkiye'nin sigortasıdır. Ayrılığı kollayanlara, yorgunluğu fısıldayanlara, mevkisiz kaldığında mevziiyi terk edenlere inat, dimdik ayaktadır.

'Terörsüz Türkiye taviz değildir'
Terörsüz Türkiye taviz değildir. Terörsüz Türkiye terör örgütü ile pazarlık değildir, aziz milletin kırmızı çizgilerini geçmek değildir. MHP'yi vatana ihanetin merkezine koymaya cesaret ediyorlarsa gaflet zindanına düşmüşlerdir. Hiç kimse MHP'yi terörle yan yana getiremez.

ABD-İsrail-İran gerilimi
Bu gerilim, enerji maliyeti, dış ticaret dengelerine her şeyi etkiliyor. Hürmüz'deki her sarsıntı petrol tankeri rotasını değiştiriyor, ihracatçının rekabet gücüne, vatandaşın mutfağına uzanıyor

'Diyarbakır denildiğinde gastronominin merkezi akla gelecektir'
Terörsüz Türkiye ile Diyarbakır denildiğinde evlat tutan annelerin feryatları değil kültür ve gastronominin merkezi akla gelecektir. Şırnak şehit haberleri ile değil, sınır ticaretiyle anılacaktır. Hakkari hayvancılığın merkezi olarak zihinde yer alacaktır.

Türkiye'yi yönetmek ciddiyet ister
Türkiye'nin iç siyaseti ve Terörsüz Türkiye vizyonu, küçük hesaplara, dar parti menfaatlerine sıkıştırılamaz, Türkiye'yi yönetmek ciddiyet ister. Milli meseleler kişisel çıkar siyaseti gölgesinde konuşulamaz. Bu ülkeyi yönetmeye talip olanın uykusu kaçmalı, saçları ağarmalı, vicdanı sızlamalıdır.

 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/mhp-lideri-bahceli-abdullah-ocalan-in-statu-meselesinin-konusulmasi-onemli.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/mhp-lideri-bahceli-abdullah-ocalan-in-statu-meselesinin-konusulmasi-onemli.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/mhp-lideri-bahceli-abdullah-ocalan-in-statu-meselesinin-konusulmasi-onemli_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/mhp-lideri-bahceli-abdullah-ocalan-in-statu-meselesinin-konusulmasi-onemli.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/mhp-lideri-bahceli-abdullah-ocalan-in-statu-meselesinin-konusulmasi-onemli/62213/</link>
			<pubDate>Tue, 05 May 2026 13:06:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>BARAN’DAN, VERGİDE SADELEŞME VE TEK ORAN ÇAĞRISI: “KURUMLAR VERGİSİ YÜZDE 15 OLARAK TEK ORANDA UYGULANMALI”</title>
			<description><![CDATA[ATO BAŞKANI BARAN, ATO MECLİS TOPLANTISI’NDA EKONOMİYE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELERDE BULUNDU… -"YATIRIM ORTAMINI İYİLEŞTİREN HER ADIMI DESTEKLİYORUZ"
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BARAN: ”TÜRKİYE, YATIRIM İÇİN GÜÇLÜ MERKEZ PROGRAMI İLE KÜRESEL BELİRSİZLİK ORTAMINDA GÜVENLİ LİMAN OLMA ÖZELLİĞİNİ PEKİŞTİRİYOR”
Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, küresel ekonomideki belirsizlik ortamında Türkiye’nin yatırımlar açısından güçlü bir vizyon ortaya koyduğunu dile getirerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı”nın, Türkiye’nin güvenli liman olma özelliğini pekiştirdiğini ifade etti. Program kapsamında yer alan vergi indirimlerinin önemine dikkat çeken Baran, program kapsamı dışında kalan işletmeler için de kurumlar vergisinde sadeleşme ve tek oran uygulaması çağrısı yaptı. Baran, “Vergide adalet ve rekabet için farklı oranlardaki uygulamalar sona ermeli, tek ve düşük oranlı modele geçilmeli. Kurumlar vergisi yüzde 15 olarak tek oranda uygulanmalı” dedi.
Ankara Ticaret Odası’nın 29. Dönem Nisan ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Mustafa Deryal başkanlığında gerçekleşti. ATO Başkanı Gürsel Baran, Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

-KÜRESEL GERİLİMLER EKONOMİYİ ZORLUYOR-
ATO Başkanı Gürsel Baran, küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimlerin enerji ve ticaret dengelerini derinden sarstığını belirterek, yaşanan gelişmelerin küresel enflasyon üzerinde de baskı oluşturduğunu söyledi. Dünyada belirsizliğin yeni bir norm haline geldiğine dikkat çeken ATO Başkanı Baran,  özellikle İran, İsrail ve ABD ekseninde yaşanan gerilimlerin küresel ölçekte etkiler doğurduğunu ifade etti. Dünya petrol ve LNG ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmelerin tedarik zincirlerinin kırılganlığını bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Baran, “Hürmüz'deki fiili kısıtlamalar, denizcilik sektöründe benzeri görülmemiş bir tıkanıklığa yol açtı. Enerjiden gübre fiyatlarına, lojistikten sigorta maliyetlerine kadar tüm alanları etkileyen bu dar hat, küresel enflasyonda da yükselişe yol açıyor. Avrupa’dan Asya’ya kadar bütün ülkeler Hürmüz konusunda bir an önce anlaşmanın sağlanmasını bekliyor” dedi. 

-TÜRKİYE YATIRIM İÇİN GÜÇLÜ BİR MERKEZ-
Küresel ekonomideki belirsizlik ortamı devam ederken Türkiye’nin "Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı" ile yatırımlar açısından güçlü bir vizyon ortaya koyduğunu dile getiren ATO Başkanı Gürsel Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan programın, Türkiye’nin güvenli liman olma özelliğini pekiştirdiğini ifade etti. Program kapsamında ihracatçılara yönelik vergi avantajlarının dikkat çekici olduğunu kaydeden Baran, imalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisinin yüzde 20’den yüzde 9’a, imalatçı olmayan ihracatçılar için ise yüzde 20’den yüzde 14’e düşürüleceğini belirtti. Transit ticaret ve yurt dışı alım-satım faaliyetlerinden elde edilen kazançlara yönelik istisnaların artırılacağını ifade eden Baran, yüksek katma değerli hizmet ihracatına yönelik kazanç istisnasının da yüzde 100’e çıkarılacağını söyledi. Yine programda bölgesel merkezini İstanbul Finans Merkezi’ne taşıyan şirketlere 20 yıl boyunca kurumlar vergisi istisnası sağlanacağının yer aldığını bildiren Baran,  merkezini farklı bir noktaya taşıyanlara ise yüzde 95 oranında istisna uygulanacağını kaydetti. 
Yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesine yönelik "Tek Durak Büro" uygulamasının da önemli olduğunu belirten Baran, “Gündeme gelen yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesi, bürokrasinin azaltılması ve işlemlerin tek merkezden yürütülmesi, yatırımcıların en çok ihtiyaç duyduğu konuların başında geliyor. Bu düzenlemeler, Türkiye’nin yatırımcı dostu bir ülke olma özelliğini güçlendirecektir” dedi.

"GİRİŞİMCİLİK EKOSİSTEMİNE YÖNELİK ADIMLAR DEĞERLİ"
Programın girişimcilik altyapısını güçlendirmeye yönelik boyutuna da değinen Baran, start-up ekosistemine yönelik teşvikler, dijital şirket uygulamaları ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemelerin özellikle genç girişimciler açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Baran, “Start-up ekosistemine yönelik teşvikler, dijital şirket uygulamaları ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemeler, özellikle genç girişimcilerimizin önünü açacak ve ülkemizin yüksek katma değerli üretim hedeflerine katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı. Baran, “Üretimi, ihracatı, istihdamı ve yatırımı teşvik eden, ülkemiz ekonomisini güçlendirecek olan her türlü programı destekliyoruz” dedi. 

"KOBİ’LERİN VERGİ YÜKÜ HAFİFLETİLMELİ"
Küresel belirsizlikler ve maliyet baskıları nedeniyle şirket karlılıklarının zayıfladığını kaydeden Baran, “Ülkemizde üretim ve istihdamda önemli bir rol üstlenen KOBİ’lerimiz vergi yükünü yüklenirken,yararlanabildikleri indirim ve istisnalar sınırlı. Farklı oranlar hem mevzuata uyumda zorluk oluşturuyor, hem de vergi adaleti ve rekabet açısından sorunlara yol açıyor. İş dünyası olarak, düşük oranlı vergi politikalarının ekonomik faaliyetleri artırarak, vergi gelirlerinde de artış sağlayacağını her fırsatta dile getiriyoruz” diye konuştu.
 “Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı”yla birlikte, ülke içinde, üretim ve ticaret yapan işletmeler için de vergi konusunda bir düzenlemeye gidilmesi gerektiğine inandıklarını vurgulayan Baran, “Vergide adalet ve rekabet için yedi ayrı oranda uygulanan kurumlar vergisinin yüzde 15 olarak tek orana indirilmesi gerektiği kanaatindeyiz.” dedi. 

-İRLANDA MODELİ ÖRNEĞİ-
Baran, önerdikleri modelin en başarılı örneklerinden birinin İrlanda olduğunu vurgulayarak, “Bu modelin en başarılı örneği, uzun yıllardır yerli sermaye olsun, yabancı sermaye olsun tüm şirketlere yüzde 12,5 kurumlar vergisi oranını uygulayan İrlanda’dır. İrlanda, bu politikasıyla Avrupa Birliği içinde en çok yatırım çeken ve kişi başına milli gelirini en fazla artıran ülkelerin başında gelmiştir. Vergi oranlarında makul ve dengeli bir iyileştirme, işletmelerimizin öz kaynaklarını güçlendirecek, yatırım iştahını artıracak ve kayıtlı ekonomiyi teşvik edecektir. Böylelikle ekonomimizin bütünü, tedarik zincirinin tamamı desteklenmiş olacaktır” dedi. 
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/baran-dan-vergide-sadelesme-ve-tek-oran-cagrisi-kurumlar-vergisi-yuzde-15-olarak-tek-oranda-uygulanmali.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/baran-dan-vergide-sadelesme-ve-tek-oran-cagrisi-kurumlar-vergisi-yuzde-15-olarak-tek-oranda-uygulanmali.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/baran-dan-vergide-sadelesme-ve-tek-oran-cagrisi-kurumlar-vergisi-yuzde-15-olarak-tek-oranda-uygulanmali_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/baran-dan-vergide-sadelesme-ve-tek-oran-cagrisi-kurumlar-vergisi-yuzde-15-olarak-tek-oranda-uygulanmali.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/baran-dan-vergide-sadelesme-ve-tek-oran-cagrisi-kurumlar-vergisi-yuzde-15-olarak-tek-oranda-uygulanmali/62205/</link>
			<pubDate>Mon, 04 May 2026 16:33:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Mehmet Şimşek enflasyon rakamlarını değerlendirdi: 'Enflasyondaki yükselişin geçici olduğunu öngörüyoruz'</title>
			<description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, nisanda enflasyonun aylık yüzde 4,2, yıllık yüzde 32,4 gerçekleştiğini belirterek, "Enerji ve emtia fiyatları, kısa vadede enflasyon görünümü üzerinde baskı oluştursa da bu etkileri sınırlamak amacıyla bütçe imkanları çerçevesinde gerekli adımları atıyoruz." ifadesini kullandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, NSosyal'deki hesabından, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan nisan ayı enflasyon verilerine ilişkin paylaşım yaptı.
Nisanda enflasyonun aylık yüzde 4,2, yıllık yüzde 32,4 gerçekleştiğine işaret eden Şimşek, hizmetlerde enflasyonun geçen yılın aynı dönemine göre 14,3 puan iyileşerek yıllık yüzde 40,3, temel mallarda yüzde 16,5 olduğunu belirtti.
Bakan Şimşek, paylaşımında şunları kaydetti:
"Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle artan enerji ve emtia fiyatları, kısa vadede enflasyon görünümü üzerinde baskı oluştursa da bu etkileri sınırlamak amacıyla bütçe imkanları çerçevesinde gerekli adımları atıyoruz. Enflasyondaki yükselişin geçici olduğunu değerlendiriyor ve dezenflasyonun devam etmesini öngörüyoruz. Kalıcı fiyat istikrarını sağlayarak, vatandaşlarımızın refahını artıracak politikalarımızı kararlılıkla uygulamayı sürdüreceğiz."
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/mehmet-simsek-enflasyon-rakamlarini-degerlendirdi-enflasyondaki-yukselisin-gecici-oldugunu-ongoruyoruz.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/mehmet-simsek-enflasyon-rakamlarini-degerlendirdi-enflasyondaki-yukselisin-gecici-oldugunu-ongoruyoruz.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/mehmet-simsek-enflasyon-rakamlarini-degerlendirdi-enflasyondaki-yukselisin-gecici-oldugunu-ongoruyoruz_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/mehmet-simsek-enflasyon-rakamlarini-degerlendirdi-enflasyondaki-yukselisin-gecici-oldugunu-ongoruyoruz.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/mehmet-simsek-enflasyon-rakamlarini-degerlendirdi-enflasyondaki-yukselisin-gecici-oldugunu-ongoruyoruz/62200/</link>
			<pubDate>Mon, 04 May 2026 15:38:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bahçeli'den Süper Lig'e çıkan Amedspor'a tebrik mesajı</title>
			<description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "1990 yılında kurularak Türk sporuna renk, heyecan ve yeni bir soluk kazandıran Amedspor’un, kulüp tarihinde ilk kez Süper Lig’e yükselme başarısı göstermesini memnuniyetle karşılıyorum" ifadelerini kullandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Amedspor’un Süper Lig’e yükselmesi nedeniyle Kulüp Başkanı Nahit Eren’e mesaj gönderdi.

Bahçeli, mesajında, "1990 yılında kurularak Türk sporuna renk, heyecan ve yeni bir soluk kazandıran Amedspor’un, kulüp tarihinde ilk kez Süper Lig’e yükselme başarısı göstermesini memnuniyetle karşılıyorum. Bu anlamlı başarıyı Diyarbakır’ımız ve Türk futbolu adına kıymetli bir gelişme olarak değerlendiriyorum" dedi.

"Birlik ve dayanışma iklimine olumlu katkılar sunacağına yürekten inanıyorum"
Diyarbakır’ın, bu sportif başarıyla sosyal, kültürel ve ekonomik bakımdan daha da canlanması temennisinde bulunan Bahçeli, mesajında şunları kaydetti:

"Tarihi derinliği, kültürel zenginliği ve kadim hafızasıyla en değerli şehirlerimizden birisi olan Diyarbakır’ımızın, bu sportif başarıyla birlikte sosyal, kültürel ve ekonomik bakımdan daha da canlanmasını temenni ediyorum. Futbol kulübünüzün Süper Lig’e yükselişinin şehrimizin marka değerinin güçlenmesine, gençlerimizin spora yönelmesine ve futbolun birleştirici ruhunun daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sunacağına inancım tamdır. Bu itibarla Amedspor’un Süper Lig yolculuğunda fair play ruhunu, sporcu ahlakını ve kardeşlik hukukunu önceleyen bir anlayışla hareket ederek Türkiye’mizin huzur, birlik ve dayanışma iklimine olumlu katkılar sunacağına yürekten inanıyorum. Bu duygu ve düşüncelerle sizin şahsınızda başta Amedspor Kulübü’nün değerli yöneticileri olmak üzere, tarihi başarının elde edilmesinde alın teri ve gayreti bulunan teknik heyeti, futbolcuları, kulüp çalışanlarını ve Amedspor taraftarlarını ayrı ayrı tebrik ediyor; 2026-2027 sezonunun Amedspor’a, Diyarbakır’ımıza ve Türk futboluna hayırlı olmasını diliyorum." ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/bahceli-den-super-lig-e-cikan-amedspor-a-tebrik-mesaji.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/bahceli-den-super-lig-e-cikan-amedspor-a-tebrik-mesaji.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/bahceli-den-super-lig-e-cikan-amedspor-a-tebrik-mesaji_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/bahceli-den-super-lig-e-cikan-amedspor-a-tebrik-mesaji.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/bahceli-den-super-lig-e-cikan-amedspor-a-tebrik-mesaji/62198/</link>
			<pubDate>Mon, 04 May 2026 15:13:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>BARAN: “ARJANTİN İLE TİCARET HACMİMİZİ 2-2,5 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAK İSTİYORUZ”</title>
			<description><![CDATA[ARJANTİN BÜYÜKELÇİSİ BRIZUELA, ATO BAŞKANI BARAN’I ZİYARET ETTİ
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[4 Mayıs 2026- Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye ile Arjantin arasındaki ilişkilerin 2026 yılında 100. yılına ulaştığını hatırlatarak, “Uzun yıllar süren ikili ilişkilerimize rağmen mesafenin uzak olması nedeniyle ticari ilişkilerimizde arzu edilen gelişimi sağlayamadık. Bugün 250 milyon dolarlık kısmı ülkemizin ihracatı olmak üzere 900 milyon dolara yaklaştı. Bu rakamı en kısa sürede 2-2,5 milyar dolara çıkarmak istiyoruz” dedi. 
Arjantin’in Ankara Büyükelçisi Pablo Jose Rodriguez Brizuela ve Ticaret Müsteşarı Maximiliano Romanello, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran’ı makamında ziyaret etti. ATO Yönetim Kurulu Üyesi Ali İhsan Güçlü ve Genel Sekreter Ahmet Güran’ın da yer aldığı görüşmede, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik konular ele alındı.



Türkiye ile Arjantin arasındaki ilişkilerin köklü bir geçmişe dayandığını, 1926 yılında Roma’da imzalanan dostluk anlaşmasıyla başlayan sürecin bugün 100. yılına ulaştığını hatırlatan Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2018 yılında G20 Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere gittiği Arjantin’de Cumhurbaşkanı Macri ile görüşme gerçekleştirdiğini kaydetti. Son yıllarda iki ülke arasında bakan düzeyinde temasların sıklaştığını kaydeden Baran, 2022 yılında Arjantin’de faaliyete başlayan Yunus Emre Kültür Merkezi’nin Türk kültürünün tanıtımına yönelik gerçekleştirdiği faaliyetlerin de iki ülkenin yakınlaşmasına katkısı olduğunu dile getirdi. 
Türkiye ile Arjantin arasındaki ticaret hacminin mevcut potansiyeli yansıtmadığını kaydeden Baran, “Uzun yıllar süren ikili ilişkilerimize rağmen mesafenin uzak olması nedeniyle ticari ilişkilerimizde arzu edilen gelişimi sağlayamadık. Bugün 250 milyon dolarlık kısmı ülkemizin ihracatı olmak üzere 900 milyon dolara yaklaştı. Arjantin’in zengin tarım ve doğal kaynakları ile Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve sanayi tecrübesi, karşılıklı tamamlayıcılık açısından önemli bir avantaj sunuyor. Ayrıca 2024 yılında ülkelerimiz arasında çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması da imzalandı. Yatırım ve ticaret açısından önemli adımlar doğrultusunda ülkelerimiz arasındaki ticaret hacmini en kısa sürede 2-2,5 milyar dolara çıkarmak istiyoruz” dedi. 
Arjantin’in doğal kaynaklar bakımından zengin bir ülke olduğunu vurgulayan Baran, ülkenin geniş deniz sahili, güçlü balıkçılık sektörü, tarım ve petrol üretimi ve finansal altyapısıyla dikkat çektiğini belirtti. Baran, Arjantin’de faaliyet gösteren serbest bölgelerin de ihracat açısından önemli fırsatlar sunduğunu kaydetti. 
Turizm alanında da gelişmeler yaşandığını dile getiren Baran, Türk vatandaşlarının Arjantin’e 90 güne kadar vizesiz seyahat edebildiğini belirtti. Medikal ve ilaç sektörlerinde iş birliği potansiyeline dikkat çeken Baran, “Her iki ülke de medikal ve ilaç sektörlerinde güçlü. Güçlerimizi birleştirerek uzun vadede yatırım, üretim ve ihracat açısından verimli sonuçlar elde edebiliriz” ifadelerini kullandı. 



-2,5 MİLYAR DOLAR HEDEFİ İÇİN KARŞILIKLI İŞBİRLİĞİ-
Arjantin’in Ankara Büyükelçisi Pablo Jose Rodriguez Brizuela da konuşmasında, son yıllarda Türkiye ile Arjantin arasındaki ticaret hacminin hız kazandığını belirterek, “1 milyar dolar hedefini aştıktan sonra ticaret hacmini daha da yüksek seviyelere ulaştırmak için hızlı bir şekilde ilerleyeceğiz” dedi. İki ülke arasındaki ticaret hacmini artırmak için firmalar arasında doğrudan temasların önemine dikkat çeken Brizuela, “Ticaret hacmimizi 2-2,5 milyar dolar seviyesine çıkarmak kolay olmayacak. Bunun için her iki ülkenin firmalarını bir araya getirmeli ve birlikte çalışmalıyız. Bu noktada ATO ile yürüttüğümüz temaslar büyük önem taşıyor” dedi.

“EKONOMİK REFORMLARLA YATIRIM ORTAMINI GÜÇLENDİRİYORUZ”
Arjantin’in son iki yılda kapsamlı bir ekonomik reform sürecinden geçtiğini belirten Brizuela, “Özellikle vergilerin ve gümrük tarifelerinin düşürülmesi konusunda önemli adımlar attık. Bu reformlar, birçok sektörde yatırım açısından yeni fırsatlar oluşturuyor” diye konuştu. Brizuela, tarım ve gıda üretiminde güçlü bir altyapıya sahip olduklarını ve işlenmiş, katma değerli ürünlerle geniş bir üretim yelpazesi sunduklarını dile getirdi.
Medikal cihaz ve ilaç sanayinde de güçlü olduklarını belirten Brizuela, Arjantin’in bu alanda dünyanın birçok ülkesine ihracat gerçekleştirdiğini söyledi. Teknoloji alanında ise Buenos Aires’in önemli bir merkez haline geldiğini ifade eden Brizuela, yapay zekâ, yazılım ve teknoloji alanlarında gelişen şirketlerin bulunduğunu, bugüne kadar 10 girişimin “unicorn” seviyesine ulaştığını kaydetti.



-GÜNLÜK 1 MİLYON VARİL PETROL ÜRETİMİ-
Enerji ve madencilik sektörlerinde son yıllarda milyarlarca dolarlık yatırım aldıklarını dile getiren Brizuela, “Ülkemizin güneyinde yürütülen petrol üretimi günlük 1 milyon varil seviyesine ulaştı. Devam eden yatırımlarla bu rakamı 1,5 milyon varile çıkarmayı hedefliyoruz. Doğalgaz alanında da önemli projeler yürütüyor, LNG ihracatına hazırlanıyoruz” diye konuştu. Doğalgaz alanında da önemli projeler yürüttüklerini belirten Brizuela, Türkiye ile enerji alanındaki iş birliğini geliştirmek istediklerini ifade etti.
Mobilya sektöründe de iş birliği imkânları bulunduğunu belirten Brizuela, özellikle üretimde kullanılan malzemeler konusunda ortak çalışmalar yapılabileceğini sözlerine ekledi.
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/baran-arjantin-ile-ticaret-hacmimizi-2-2-5-milyar-dolara-cikarmak-istiyoruz.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/baran-arjantin-ile-ticaret-hacmimizi-2-2-5-milyar-dolara-cikarmak-istiyoruz.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/baran-arjantin-ile-ticaret-hacmimizi-2-2-5-milyar-dolara-cikarmak-istiyoruz_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/baran-arjantin-ile-ticaret-hacmimizi-2-2-5-milyar-dolara-cikarmak-istiyoruz.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/baran-arjantin-ile-ticaret-hacmimizi-2-2-5-milyar-dolara-cikarmak-istiyoruz/62196/</link>
			<pubDate>Mon, 04 May 2026 13:04:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Rakamlar hepimiz için endişe verici, 3 çocuk çağrımızdaki haklılığımız ortaya çıktı</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı'nda konuştu. Nüfus artışındaki azalmaya dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aradan geçen sürede 3 çocuk haklılığı ispat edilmiş oldu" ifadelerini kullandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İstanbul'da Haliç Kongre Merkezi'nde “Aile ve Nüfus 10 Yılı (2026- 2035) Vizyon Tanıtım Programı”na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir. Doğurganlık hızımız 2017'den itibaren 2,1'in altına indi. 2024'te 1,48'e düşen oranın, 2025'te daha da geriye gittiğini tahmin ediyoruz. 2014'te 1.3 milyon bebek dünyaya gelirken, 2023'te bu rakam 1 milyonun altına düştü. Bizim kültürümüzde çocuk evin neşesi olarak görülür. Ancak 10 yılda sofralarımızdan yarım milyona yakın küçük kaşık eksildi" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2007 yılında en az 3 çocuk diyerek hızla yaklaşan tehlikeye dikkat çekmiştik. Bizi son derece seviyesiz ifadelerle eleştirmişlerdi. Nice akıl ve ahlak dışı ithama, edepsizliğe maruz kaldık. Sonuçta ne oldu? Aradan geçen sürede 3 çocuk haklılığı ispat edilmiş oldu" dedi.

Hepimiz varlığımızı ailelerimize borçluyuz. Aile insanın hem en korunaklı çatısı hem de ilkokuludur. Merhamet empati kurmak ailede öğrenilir. Aile güçlü olduğu zaman toplum güçlü olur, aile zayıfladığında ise toplum kan kaybeder. Aile zayıfladığında toplum kan kaybeder, ailenin saadeti milletin saadetinden, ailenin birliği milletin birlik ve beraberliğinden ayrı düşünülemez.

Aile Türk toplumunun temelidir
Aile , Türk toplumunun temelidir ilkesi hem milletimizin asli kimliğini ortaya koyan veciz bir ifadedir. Türk milleti tarih oyunca aile bağlarının güçlülüğü sayesinde varlığını sürdürmüş kültürel kodlarını korumayı başarmıştır. Vatanımızın anavatan olması tesadüf değildir. devletimiz devlet ana olması tesadüf değildir.
Dijital teknokültür çağında aile de dönüşüyor form değiştiriyor elbette ki ciddi sınamalarla karşılaşıyor. Alışagelmiş yapıların çözüldüğü insanın yol arayışının arttığı dönemdeyiz., Ülkemiz ve milletimiz için en iyisini yapmanın riskleri tehditleri öngörerek Türkiye'yi yarınlara hazırlama mücadelesindeyiz.

Tehlikeye dikkat çekmiştik
2007 yılında en az 3 çocuk diyerek hızla yaklaşan tehlikeye dikkat çekmiştik. Bizi son derece seviyesiz ifadelerle eleştirmişlerdi. Nice akıl ve ahlak dışı ithama, edepsizliğe maruz kaldık. Sonuçta ne oldu? Aradan geçen sürede 3 çocuk haklılığı ispat edilmiş oldu. O günlerde bizi eleştirenler bugün hakkımızı teslim etmek zorunda kalıyor. Yarın tarih tekerrür edecek. Türkiye olarak aile ve nüfus meselesinde sadece dünyada yaşanan hızlı değişimlerin etkilerini hissetmekle kalmıyoruz. 1960'lardan itibaren ortaya konulan politikaların sonuçlarıyla yüzleşiyoruz.

Çok çocuklu aileleri geri kalmışlıkla suçladılar
Ülkemizde yıllarca bize nüfusla kalkınma arasında zıt ilişki olduğunu söylendi. Nüfus kontrol politikalarını tabu haline getirerek aykırı sese müsaade etmediler. Aileyi değersizleştirirken, çok çocuklu aileleri geri kalmışlıkla suçladılar.

Rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir
Ekonomik, ticari ve beşeri bakımdan dünya ile bütünleşmiş bir ülke olarak bunlardan bizler de etkileniyoruz. Evlilik yaşı yükselmekte, boşanma oranları artmakta, doğurganlık hızımız düşmektedir. Rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir. Doğurganlık hızımız 2017'den itibaren 2,1'in altına indi. 2024'te 1,48'e düşen oranın, 2025'te daha da geriye gittiğini tahmin ediyoruz. 2014'te 1.3 milyon bebek dünyaya gelirken, 2023'te bu rakam 1 milyonun altına düştü. Bizim kültürümüzde çocuk evin neşesi olarak görülür.
Ancak 10 yılda sofralarımızdan yarım milyona yakın küçük kaşık eksildi. Ortanca yaşımız 2025'te 34,9'a çıktı. 2 kişiden biri artık yaklaşık 35 yaşında. Yaşlı nüfus oranımız ise 2025 itibariyle yüzde 11,1'e yükseldi. Üstelik kırsalda yaşayan yaşlı nüfus çocuk nüfusunu geçmiş durumda. Artık 30,8'e düşen hane halkı büyüklüğüdür. Tek kişilik hane oranı yüzde 20,5'e ulaşmıştır."]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/cumhurbaskani-erdogan-rakamlar-hepimiz-icin-endise-verici-3-cocuk-cagrimizdaki-hakliligimiz-ortaya-cikti.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/cumhurbaskani-erdogan-rakamlar-hepimiz-icin-endise-verici-3-cocuk-cagrimizdaki-hakliligimiz-ortaya-cikti.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/cumhurbaskani-erdogan-rakamlar-hepimiz-icin-endise-verici-3-cocuk-cagrimizdaki-hakliligimiz-ortaya-cikti_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/cumhurbaskani-erdogan-rakamlar-hepimiz-icin-endise-verici-3-cocuk-cagrimizdaki-hakliligimiz-ortaya-cikti.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/cumhurbaskani-erdogan-rakamlar-hepimiz-icin-endise-verici-3-cocuk-cagrimizdaki-hakliligimiz-ortaya-cikti/62193/</link>
			<pubDate>Sat, 02 May 2026 14:30:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Devlet Bahçeli: "Avrupa Türkiye'siz yapamaz"</title>
			<description><![CDATA[Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda, dünyanın sıkıntılı bir imtihandan geçtiğini, küresel sistemin sütunlarında çatlakların belirginleştiğini söyledi.
Jeopolitik zeminin kaydığını ve ekonomik gerilimlerin siyasal fay hatlarını daha da sertleştirdiğini belirten Bahçeli, devletlerin irade, milletlerin metanet, toplumların ise sabır testine zorlandığını bildirdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.
"Avrupa Türkiye'siz yapamaz"
"Ursula Hanım'ın şahsında tüm Avrupa efkarına buradan sesleniyorum" ifadesini kullanan Bahçeli, şunları kaydetti:
"Biz, kökleri Asya'nın derinliklerine inen, dalları Avrupa ufkuna uzanan, gölgesi Afrika'ya düşen büyük bir medeniyetin tecessüm etmiş devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'yiz. Bize dar bir yer göstermeye çalışanlar, büyük milletlerin harita cetvelleriyle anlaşılamayacağını hala idrak edememiş olanlardır. Türkiye, 'gel' denildiğinde gelen, 'git' denildiğinde giden bir unsur gibi görülemez. Türkiye dosttur, fakat dostluğu tahkire açık bir mahiyette değildir. Türkiye ile ilişki kurmak isteyen herkes, önce bu milletin onurunu, bu devletin vakarını ve bu tarihin ağırlığını hesaba katmak zorundadır ve herkes şunu çok iyi bilmelidir: Türkiye yalnız rahat günlerin devleti değildir. Bu milletin acı eşiği yüksektir. Bu devletin kriz hafızası derindir. Türkiye, sarsıntı anlarında savrulmayan, yüksek basınç anlarında paniğe kapılmayan, tahrik karşısında öfkesini akla, gerilimi stratejiye, tehdidi iradeye tahvil eden köklü bir devlet geleneğinin bugünkü adıdır. Tansiyon yükseldiğinde yönünü şaşıran nice devletler görülmüştür. Türkiye ise en çetin zamanlarda dahi istikamet duygusunu muhafaza eden, soğukkanlılığı kuvvetle mezceden, sabrı kudretle tamamlayan bir devlettir."

MHP Genel Başkanı Bahçeli, sükunetlerinin "zaaf" olarak okunamayacağını, sabırlarının ise "geri çekilme işareti" olarak yorumlanamayacağını vurgulayarak, şunları dile getirdi:
"Bizim serinkanlılığımız tereddüt perdesi sanılamaz. Bunların her biri, asırların süzdüğü devlet aklının, acıyı taşıma kudretinin ve tansiyonu yönetme kabiliyetinin tezahürüdür. Türkiye'yi hafife alanlar, çoğu zaman onun sessizliğini yanlış okumuş, vakarını edilgenlik sanmış, sabrını sınamaya kalkışmış, ardından da tarih karşısında mahcup olmuştur. Çünkü Türkiye'nin sessizliği boşluk sessizliği değildir, bu sessizlik birikmiş hafızanın, hesaplanmış zamanlamanın, kontrollü gücün sessizliğidir. Türkiye'nin sükuneti tereddüt sükuneti değildir. Bu sükunet devlet aklının sükunetidir. Türkiye'nin gecikmiş görünen adımı tereddüt adımı değildir, bu adım çoğu zaman zemini yoklayan, zamanı olgunlaştıran, sonucu tahkim eden tarih tecrübesinin adımıdır. Bizim yönümüz asırlardır Batı'yla temas eden, Batı'yı tanıyan, gerektiğinde onunla mücadele eden, gerektiğinde onunla müzakere eden büyük tarih çizgisi içinde şekillenmiştir. Ne Brüksel bize geldiğimiz yeri gösterebilir ne Avrupa bürokrasisi Türkiye'ye yürüyeceği yolu tarif edebilir. Türkiye'nin Rusya ile, Çin ile, Türk dünyasıyla, İslam coğrafyasıyla, Avrupa ile ve dünyanın sair merkezleriyle hangi ölçüde, hangi çerçevede ve hangi derinlikte ilişki kuracağına, blok taassubu karar veremez. Buna ancak milli menfaatin hükmünde işleyen devlet aklı karar verir. Buradan açıkça ifade ediyorum: Avrupa Türkiye'siz yapamaz. Güvenlikte, enerjide, göç yönetiminde, ulaştırmada yapamaz, bölgesel dengeyi kurarken yapamaz."

"Avrupa, zihin altına sinmiş bu hadsizliklerle yüzleşsin"
Bahçeli, Türkiye'nin, "Avrupa'nın tasniflerine mahkum bir ülke" hüviyetinde görülemeyeceğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye, Avrupasız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir. Temennimiz şudur: Avrupa, zihin altına sinmiş bu hadsizliklerle yüzleşsin. Muhasebesini sloganla değil gerçeklikle yapsın. Türkiye'ye karşı kurduğu dili, çıkar hesabıyla değil, rasyonaliteyle yenilesin. Çünkü bu çağ, birbirini küçük gören merkezlerin çağı değildir, bu çağ, hakikati okuyabilen devletlerin çağıdır. Çünkü bu çağ, alışkanlıkların değil, aklın çağıdır. Çünkü bu çağ, ezberlerin değil, yeni denge arayışlarının çağıdır. Bir kez daha haykırarak ifade ediyorum ki Türkiye Cumhuriyeti, başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır. Kefesini başkalarının koyduğu terazide tartılmayacaktır. Başkalarının buyurduğu yollarda yürümeyecektir. Bize yer göstermeye kalkışanlara yerini hatırlatacak kudretimiz vardır. Bize sınır çizmeye yeltenenlere ufuk gösterecek hafızamız vardır. Bize had bildirmeye kalkışanlara tarih, coğrafya ve devlet aklı üzerinden cevap verecek irademiz ziyadesiyle mevcuttur."

"Böylesi zamanlarda millet olmanın manası daha da derinleşir. İşte böylesi zamanlarda birbirimize daha sıkı sarılmak tarihi bir zaruret halini alır. İşte böylesi zamanlarda ayrılığı büyüten her dil, gevşekliği çoğaltan her tavır, hafızayı aşındıran her müdahale geleceğe kurulmuş bir tuzak olarak karşımıza çıkar. Onun içindir ki bizler bugünlerde yalnız bugünü konuşamayız. Maziyi de konuşmak zorundayız, istikbali de konuşmak zorundayız. Yalnız hadiseleri sıralamakla yetinemeyiz. O hadiselerin hangi devlet aklı içinde anlam kazandığını, hangi millet vicdanında yer ettiğini, hangi tarihi yürüyüşün parçası olduğunu da izah etmek mecburiyetindeyiz."

Devlet Bahçeli, 3 Mayıs Milliyetçiler Günü'nü, "Türk milliyetçiliğinin varoluş tarihinde mümtaz bir mevki" olarak nitelendirerek, "Türk milletine mensubiyet duygusunun ne kadar derin, ülküyle aydınlanan zihinlerin ne kadar diri, dava uğruna ölümü göze almış yüreklerin ne kadar dayanıklı olduğu 3 Mayıs'ın çilesinde, 3 Mayıs'ın iradesinde, 3 Mayıs'ın mertliğinde açıkça görülmüştür. O gün ayağa kalkanlar yalnız bir itiraz yükseltmediler, aynı zamanda Türk milliyetçiliğinin hangi ruha, hangi ahlaka, hangi sadakate dayandığını da tarihe kazıdılar." ifadelerini kullandı.

Milletin yalnızca aynı hudutlar içinde yaşayan insanların toplamı olarak anlaşılmaması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "Millet, aynı kaderi yüklenmiş, aynı vatanda yan yana durmayı tarih önünde iradeye dönüştürmüş, zaman içinde birbirinin acısına alışmış, sevincine iştirak etmiş, hafızasını müşterek hatıralarla beslemiş, beşeri ve siyasi bir terkiptir. Millet, aynı göğe bakan, aynı toprağa emek veren, aynı bayrak altında vakar bulan, cenazede omuz omuza yürüyen, düğünde aynı sevinçle ayağa kalkan, tasada ve kıvançta birbirlerine yönelen büyük bir kader ortaklığıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Millet denilen hakikatin sadece acıyla tahkim olunmayacağını, sevinci paylaşma ahlakıyla da olgunlaşacağını ifade eden Bahçeli, "Millet yasla yoğrulur, neşe ile tamamlanır, hatıra ile kök salar, ülkü ile yükselir. Millet olmak, beraber yaşama arzusunun ötesinde beraber yürüme ahdidir. Beraber yürümenin üstünde ise beraberce tarih yapma kudretidir." diye konuştu.

"Kimi dava arkadaşlarımızın farklı mecralara savrulmuş olması, davanın yükünün ne kadar ağır olduğunu göstermekte"
MHP lideri Bahçeli, 3 Mayıs'ta Ankara Adliyesi'ni dolduran Türk gençliğinin, "Türk kimliğini sosyalizme ezdirmemek, İslam'ı komünizme çiğnetmemek için tek yürek olduğunu" aktararak, "3 Mayıs 1944'te ayağa kalkan milli ruh, zaman içinde siyasi bir mecraya kavuşmuş, çok çetin yollardan geçmiş, çok çileler çekmiş, nice ülkücü genç acıyı bal eylemiş, nice Türk milliyetçisi sıratı yol eylemiştir. O gün mahkeme salonlarında direnenler sadece bir fikri savunmadılar. Tabutluklara sığdırılmak istenen bir düşünceyi bir milletin vicdanına emanet ettiler. Susmak mümkündü, geri çekilmek mümkündü fakat onlar, Türk milliyetçiliğini bir tercih değil, bir mecburiyet olarak gördüler." ifadelerini kullandı.

MHP'yi, "Türk milliyetçiliğinin siyasetteki yegane kalesi", "devletin ve milletin varlığında kendi varlığını eritenlerin burcu, mayası bozulmamışların, tuzu kokmamışların, çizgisi eğrilmemişlerin, hedeften sapmamışların, yoldan çıkmamışların son sığınağı" olarak nitelendiren Bahçeli, partisinin, Türklük gurur ve şuurunu İslam ahlak ve faziletiyle ruhunda buluşturan dava arkadaşlarının "tek yuvası" olduğunu belirtti.

Bahçeli, "Bugün aynı ülküye gönül vermiş kimi dava arkadaşlarımızın farklı mecralara savrulmuş olması, davanın yükünün ne kadar ağır olduğunu göstermektedir. Büyük davalar sadece dışarıdan gelen saldırılarla sınanmaz, içeride büyüyen tereddütlerle de sınanır. Ancak bilinmelidir ki milliyetçilik, aynı ülküye, aynı istikamete, aynı kader duygusuna tutunarak güç kazanır." dedi.

Milliyetçiliğin, bir milletin hafızasını, haysiyetini ve kendi kaderini tayin hakkını aynı çizgide buluşturan yüksek bir farkındalık hali olduğunu vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:

"3 Mayıs, bir anma günü içinde sınırlandırılamaz. 3 Mayıs bir aynadır ve herkes o aynada kendine şu soruyu sormak mecburiyetindedir: 'Bu dava benim için bir sözden mi ibarettir, yoksa uğruna bedel ödenecek bir mesuliyet midir?' Unutmayalım ki bu dava hatırlayanların değil, taşıyanların davasıdır. Tarih de göstermektedir ki bu yürüyüş yorulanlarla sürmez, yükü omuzlayanlarla devam eder. Yorulup kenara çekilenlere sitemimiz yoktur zira yükümüz ağırdır. Ancak gönlü hala bizimle atan, gözü hala bu ocakta olan her kardeşimiz için soframızın yeri de gönlümüzün yeri de bakidir. Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş'in ifadesiyle 'Hepiniz birer Türk bayrağısınız. Bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin, yere düşürmeyin.' Biz de diyoruz ki bayrağı yere düşürmeyen, ocağına sırt çevirmeyen, ülküsünü menfaatin önüne koyan her dava arkadaşımızın yeri bellidir. Çünkü bu ocak, sadakati unutmayanların, vefasını kaybetmeyenlerin, yönünü bu ülküden ayırmayanların ocağıdır. Ve bilinmelidir ki Türk milliyetçiliği dün nasıl dimdik ayaktaysa bugün de aynı azimle ayaktadır, devletini ve milletini sahipsiz bırakmayacaktır."

Gökte güneş kararmadıkça, ay yere düşmedikçe, sular toprakları kaplamadıkça MHP'nin Türk milletine adanmış çizgisinin değişmeyeceğini vurgulayan Bahçeli, 3 Mayıs Milliyetçiler Günü'nü kutladı.

"Kerkük ecdadın hüzünle yoğrulmuş emaneti, onur mücadelesinin bayraktarı"
Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda, nerede bir Türk yaşıyorsa, nerede bir Türk çocuğu doğuyorsa, nerede Türkçe konuşuluyorsa oranın da kendi hafıza coğrafyalarının, gönül haritalarının ve tarih şuurlarının bir parçası olduğunu dile getirdi.

Kerkük'ün, ecdadın hüzünle yoğrulmuş emaneti, onur mücadelesinin bayraktarı, Türkmen varlığının "kadim bir parçası" olduğunu söyleyen Bahçeli, "Türkmenlerin yıllardır süren yalnızlığını biliyoruz. Çektikleri ıstırabı kalbimizde hissediyor, feryatlarına kulak veriyoruz. Kerkük'teki yangının ateşini Ankara'dan görüyoruz. Türkmen'in ağıtını Ankara'dan duyuyoruz. Bunu da Türk olmanın, Müslüman olmanın, Selçuklu olmanın, Osmanlı olmanın, insan olmanın bir gereği olarak idrak ediyoruz." diye konuştu.
Irak Türkmen Cephesi Başkanı Mehmet Seman Ağa'nın Kerkük Valisi olarak seçilmesinin önemine değinen Bahçeli, "Bu gelişme, Kerkük'te Türkmen varlığının ötelenemeyeceğini, görmezden gelinemeyeceğini ve silinemeyeceğini yeniden ilan etmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

Bahçeli, Kerkük'te yükselen kardeşlik vurgusunun Türkmen'i yok saymayan, Arap'ı dışlamayan, Kürt'ü ötekileştirmeyen, Süryani'yi silmeyen, herkesin hukukunu tanıyan, fakat Türkmen varlığını da asli ve kurucu bir hakikat olarak teslim eden bir dengenin müjdesi olduğunu söyledi.

"Nasıl ki Türkiye Yüzyılı'nın kutlu hedefi terörden arınmış, huzurun hüküm sürdüğü 'Terörsüz Türkiye' ise, gönül coğrafyamızdaki arzumuz da aynı istikamettedir" diyen Bahçeli, Türkiye "terör belasından kurtuldukça Kerkük'te kurulan yeni düzenin bölgeye nefes aldıracağının" altını çizdi. Bahçeli, "Bizim muradımız, tefrikadan, tahakkümden ve terörden arınmış bir Türkiye ile huzurun ve kardeşliğin kök saldığı bir bölge iklimidir." ifadesini kullandı.

"Kerkük bir daha pazarlık masalarına konu olmayacaktır"
MHP Genel Başkanı Bahçeli, Kerkük'ün "kendilerine bir miras", Türkmen soydaşlarının "sahipsiz bırakılmayacak bir emanet", Türk milletinin de "ne denli el-emin bir millet" olduğunu bir kez daha cümle aleme gösterdiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kerkük bir daha pazarlık masalarına konu olmayacaktır. Soydaşlarımız canıyla, malıyla, diliyle ve duasıyla yurdundan koparılamayacaktır. Huzurumuz hiçbir karanlık denklemin, hiçbir kalleş müzakerenin malzemesi haline getirilemeyecektir. Türkçenin sesi kısılamayacak, hiçbir Türkmen ocağının ışığı söndürülemeyecektir. Devran dönmüştür. Asır Türk asrıdır, Türkiye asrıdır. Kerkük yaşayacak, Türkmeneli doğrulacak, Allah'ın izniyle de ebediyen yaşayacaktır. Biz ne Kerkük'ü unuturuz ne Musul'u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız. Kerkük'ten Doğu Türkistan'a, Karabağ'dan Kıbrıs'a kadar ahde vefanın adı olan bütün kardeşlerimizin yanındayız. Çizgimizden sapmayız, yolumuzdan şaşmayız, hedefi şaşırmayız. Çünkü milliyetçi hareket zamana göre renk değiştirmez, konuma göre biçim değiştirmez, rüzgara göre yön değiştirmez, menfaate göre söz değiştirmez. Milliyetçi ülkücü hareket, tehdit karşısında eğilmeyenlerin, tasallut karşısında çözülmeyenlerin, taarruz karşısında kaçmayanların, tahakküm karşısında korkmayanların, nerede bir Türk varsa kardeşi bilip kucaklayanların, soydaşının hukukunu sonuna kadar savunanların kutlu ve köklü duruşudur. Kerkük işte bu duruşun turnusolü olmuştur."
Irak'ın sıradan bir komşu ülke olmadığını ifade eden Bahçeli, Kerkük'ten Musul'a, Bağdat'tan Basra'ya, Erbil'den Necef'e uzanan coğrafyanın, ortak tarihin, ticaret yollarının, kültürel bağların ve güvenlik hassasiyetlerinin canlı zemini olduğunu hatırlattı.

Devlet Bahçeli, şöyle devam etti:
"Irak'ta huzur güçlendikçe Türkiye'nin güney hattı rahatlar, Irak'ın birliği korundukça bölgesel denge sağlamlaşır. Bu nedenle Türkiye'nin Irak siyaseti yalnız kriz ve güvenlik başlıklarına sıkıştırılamaz. Terörle mücadele hayati ve öncelikli olmakla birlikte, ilişkilerin ufku, enerji, ulaştırma, su yönetimi, sınır ticareti, altyapı, eğitim, kültür ve karşılıklı yatırımlarla genişletilmelidir. Kerkük ise bu büyük resmin en hassas başlığıdır. Türkiye için Kerkük, etnik veya mezhebi gerilim alanı olmaktan önce ortak hafızanın ve birlikte yaşama iradesinin sembolüdür. Arzumuz, Kerkük'ün Türkmeniyle, Arabıyla, Kürdüyle, Süryanisiyle Irak'ın egemenliği altında güvenli, adil ve müreffeh bir şehir olarak güçlenmesidir. Irak'la dostluğumuz iyi niyet beyanlarında kalmamalı, Kerkük'ün eski günlerine yeniden dönmesini sağlayacak adımlar atılmalı ve ticaret yolları, enerji hatları, güvenlik istişareleri, yatırımlar ve somut kalkınma projeleriyle kökleşmelidir. Türkiye ile Irak birlikte hareket ettikçe sınır bir ayrışma çizgisi olmaktan çıkar, refah ve emniyet kapısına dönüşür."

"Mesele Ankara'nın istikameti değil, Brüksel'in ikiyüzlü siyasetidir"
MHP Genel Başkanı Bahçeli, önlerinde şimdi bir başka cephe daha bulunduğunu dile getirerek, "Bu cephe, kimi zaman görünürdür, kimi zaman örtülüdür. Kimi zaman diplomatik nezaketin arkasına saklanır, kimi zaman kibirli sözlerin arkasından kendini açık eder. Avrupa'nın Türkiye'ye bakarken içine düştüğü zihni ve siyasi yanlışlık, yapılan açıklamalarda gün yüzüne çıkmaktadır." dedi.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in "Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin" sözlerine işaret eden Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu söz, sıradan bir cümle gibi geçiştirilemez. Avrupa Birliği yürütme organının en üst siyasi makamından çıkan bu ifade, bir yorumcunun, bir köşe yazarının ya da tarihi bir aktörün beyanı sayılamaz. Avrupa Komisyonu Başkanı'nın ağzından dökülen bu söz, dilin kazası olarak görülemez, zihnin derinliğinde duran tasnifin, kibrin ve çifte standardın dışavurumudur. Nitekim bu küstah dilin 'jeopolitik bakımdan sorunlu', 'gerçeklikten kopuk' ve 'çifte standartlı bulunduğu' bizzat kendi çevrelerinde dile getirilmiştir. Hatta aynı çevreler, 'Türkiye'nin Avrupa güvenliği bakımından temel bir müttefik, enerji hatları ve kaynakları bakımından hayati bir damar, göç yönetimi bakımından kilit bir ortak ve bölgesel denge bakımından vazgeçilmez bir güç olduğunu' hatırlatmak zorunda kalmıştır.

Bahsettiğimiz husus, gündelik bir basın polemiği seviyesinde görülemez. Burada karşımızda duran şey, Avrupa'nın Türkiye'yi anlamakta yaşadığı derin zihni arızadır. Avrupa Birliği, Türkiye'yi yıllardır üyelik bahsinde dışarıda, güvenlikte içeride, değerler söyleminde ötede, yük paylaşımında beride tutmaya çalışmıştır. Bir yandan ölçüt, ilke, norm ve uyum diyerek parmak sallamış, öbür yandan kendi jeopolitik ihtiyacı belirir belirmez Türkiye'yi enerji koridoru, ulaştırma kapısı, dijital bağlantı zemini ve güvenlik paydaşı ve yeri geldiğinde adeta bir tampon işleviyle yeniden devreye çağırmıştır. Fakat eşitlik bahsi açıldığı anda eski kibir cümlelerine rücu etmekten geri durmamıştır. Bu tutum, siyasal ahlak bakımından sakattır, stratejik akıl bakımından ise tutarsızdır. Bu tavır, ortaklık dili üretemez, samimiyet doğuramaz, güven iklimi inşa edemez."

Bahçeli, Türkiye'nin jeopolitik düğümlerin tam ortasında bulunduğunu, kilit noktası ve cümle kapısı olduğunu vurgulayarak, "'Neydim' demeyen mahfillerin 'ne oldumcu' tavrıyla mücadele etmek zorunda kaldığımız bu basiretsiz uluslararası sahada mesele, Türkiye'nin nerede durduğu değil, Avrupa Birliği'nin nereye savrulduğudur. Mesele Ankara'nın istikameti değil, Brüksel'in ikiyüzlü siyasetidir. Mesele Türkiye'nin duruşu değil, Türkiye'yi gerektiğinde dışlayıp gerektiğinde kullanmak isteyen çarpık, çıkarcı, ikiyüzlü Avrupa zihniyetidir." diye konuştu.

Bu tablonun yeni olmadığını, Avrupa'nın bugün kendi siyasi körlüğüyle yüz yüze olduğunu belirten Bahçeli, "Şayet Avrupa, Türkiye'ye karşı kullandığı dili adalet, hakkaniyet ve rasyonalite zeminine çekmezse, şayet kendisini hala eski hiyerarşi duygusunun konforu içinde zannederse, şayet Türkiye'yi 'ihtiyaç anında çağrılacak, rahatladığı anda ötede tutulacak bir unsur' gibi görmeyi sürdürürse, kendi tarlasını nadasa mahkum eden siyasi bir kuraklıkla karşı karşıya kalacaktır. Tarih, kibrini aklının önüne geçiren merkezlerin nasıl çözüldüğüne defalarca şahittir." görüşünü paylaştı.

 

 


 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/devlet-bahceli-avrupa-turkiye-siz-yapamaz.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/devlet-bahceli-avrupa-turkiye-siz-yapamaz.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/devlet-bahceli-avrupa-turkiye-siz-yapamaz_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/devlet-bahceli-avrupa-turkiye-siz-yapamaz.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/devlet-bahceli-avrupa-turkiye-siz-yapamaz/62168/</link>
			<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 17:55:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Şimşek: Vergi mimarisinde en üst ligde olmak istiyoruz</title>
			<description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "(Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı) Bu tam bir ekonomik konumlanma stratejisi. Vergi mimarisinde küresel ölçekte en üst ligde olmak istiyoruz" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna duyurulan "Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez" vizyonu kapsamında, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen basın toplantısında sunum yaptı.

2026'yı reform yılı olarak belirlediklerini ve kapsamlı yapısal adımların gündemlerinde olduğunu vurgulayan Şimşek, bunlar arasında değer zincirini yukarı çıkaran sanayi dönüşümü, yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, demir yolları gibi verimliliği artıran altyapı yatırımları, vergi reformları, kamu maliyesi ve yönetişim reformlarının yer aldığını söyledi.

Şimşek, geçen hafta açıklanan paketin bunun ilk bölümünü oluşturduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

"Paket kapsamında daha fazla mal ve hizmet ihracatı yapmak, daha fazla yetenek, girişimci ve sermaye çekmek, varlıkları ülkeye geri getirmek, yurt dışındaki vatandaşlarımızı faaliyetlerinin merkezi olarak Türkiye'yi kullanmaya daha fazla teşvik etmek ve elbette İstanbul Finans Merkezini bölgenin önemli merkezlerinden biri olarak konumlandırmak hedeflerimiz arasında bulunuyor. İlk destek, transit ticarette sıfır kurumlar vergisi. Şirket İstanbul Finans Merkezinde yerleşikse transit ticaret tamamen vergisiz olacak. Yani yüzde 100 vergi istisnası sağlanacak. İstanbul Finans Merkezi dışında ise yüzde 95 vergi istisnası uygulanacak. Peki bu alanda öncü müyüz? Hayır. Bu düzenleme Türkiye'nin çerçevesini Singapur, Hong Kong ve Hollanda ile uyumlu hale getiriyor. Rekabetçi 'transit ticaret' merkezi oluşturmaya çalışıyoruz."

"Transit ticarette vergi istisnasını yüzde 50'den yüzde 100'e çıkaracağız"
Şimşek, Türkiye'nin çok güçlü coğrafi konuma sahip olduğunu, önemli ticaret koridorlarından bazılarının Türkiye'den geçtiğini, Orta Koridor'un da bunlardan biri olduğunu ifade ederek, başarılı olma ihtimalini yüksek gördüklerini anlattı.

Yeni koridorlar oluşturmaya çalıştıklarını, Türkiye'nin bundan faydalanmak için çok iyi konumlandığını vurgulayan Şimşek, "Transit ticaret için daha önce de teşvikimiz vardı ancak bunu büyüttük. 2009'da İstanbul Finans Merkezi düzenlemesi yürürlüğe konulduğunda yüzde 50 vergi istisnası sağlamıştık, şimdi bunu yüzde 100'e çıkarıyoruz. Yani bu tamamen yeni bir şey değil, mevcut teşviki ölçeklendirdik." diye konuştu.

Benzer şekilde Türkiye'nin de büyük bir enerji merkezi olduğunu, Türk şirketlerinden birinin küresel ölçekte önde gelen emtia ticareti şirketleri arasında yer aldığını belirten Şimşek, bu tür şirketlerin sayısını artırmak istediklerini dile getirdi.

Daha fazla ihracat için vergi indirimi
Şimşek, ikinci desteğin de daha fazla ihracat için verileceğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"İhracatçılar için kurumlar vergisi oranını düşürme konusunda radikal bir adım attık. Standart kurumlar vergisi oranımız yüzde 25. Normal ihracatçılar bundan sonra bu oranda önemli bir indirimden yararlanacak ve oran yüzde 14'e inecek. Eğer üretici ihracatçıysanız, kurumlar vergisi tek haneye düşecek, bu oran yüzde 9 olacak. Bu adımla Türk ihracatçılarını daha rekabetçi hale getirmeyi ve aynı zamanda imalat sanayisine yönelik doğrudan yabancı yatırımı çekmeyi hedefliyoruz."

Bu alanda ciddi bir rekabet olduğunu ifade eden Şimşek, imalat sanayisine doğrudan yabancı yatırım çekmek için radikal adım attıklarını söyledi. Şimşek, kişi başı gelir düzeyine bakıldığında Türkiye'nin imalat sanayisi katma değerinin dünyadaki en yüksek oranlardan biri olduğuna işaret ederek, "Asya Kaplanları" ile aynı seviyede olunduğunu bildirdi.

Hizmet ihracatına güçlü destek
Türk imalat sanayisinde hala önemli paya sahip orta-düşük teknolojiyi orta-yüksek ve yüksek teknolojiye dönüştürmeyi amaçladıklarını vurgulayan Şimşek, şu bilgiyi verdi:

"Bir diğer destek de hizmet ihracatımızı artırmak için olacak. Hizmet ihracatında vergi istisnasını yüzde 100'e çıkarıyoruz. Buradaki amaç yazılım, video oyunları, sağlık turizmi, eğitim, mühendislik, tasarım, mimarlık ve benzeri yüksek katma değerli hizmet ihracatını desteklemek. Aslında küresel ticarette korumacılığa karşı daha dayanıklı alanda, daha büyük pazar payı elde etmeye çalışıyoruz. Ticarette korumacılık ve parçalanma şu anda daha çok mallar için geçerli. Hizmetler ise Türkiye'nin güçlü kası. Hizmet ihracatımızda halihazırda 60 milyar doların üzerinde fazla veriyoruz. Biz bunu daha da geliştirmek istiyoruz. Bu tedbir, Türkiye'yi hizmet ihracatında çok daha güçlü bir konuma taşımayı hedefliyor."

"Sürdürülebilir büyüme için sağlam temeller inşa ediyoruz"
Doğrudan yabancı yatırımcıların neden Türkiye'yi tercih etmesi gerektiğine de değinen Şimşek, her şeyden önce Türkiye'nin büyük bir pazar olduğunu söyledi. Türkiye'nin GSYH gücüne dikkati çeken Şimşek, "Dış kaynak kullanımı geçmişte daha rekabetçi üretim yani maliyet azaltımı için yapılırdı. Ancak büyük bir pazara sahip olduğunuzda mesele bunun ötesine geçiyor. Bu da nedenlerden biri." ifadelerini kullandı.

Şimşek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2002'de göreve gelmesinden bu yana ekonomide yaşanan gelişmelere dikkati çekerek, Türkiye'nin önemli bir reel yakınsama hikayesi ortaya koyduğunu anlattı. Büyüme görünümünde güçlü kalınacağına inandıklarını vurgulayarak, "Dezenflasyon programının etkisiyle geçici bir yavaşlama var ancak bu yavaşlama geçici. Güçlü ve sürdürülebilir büyüme için sağlam temeller inşa ediyoruz. Bu nedenle Türkiye'nin doğrudan yabancı yatırım girişleri için güçlü bir destinasyon olmaya devam etmesi muhtemel. Benzer şekilde güçlü bağlantısallık var." değerlendirmesinde bulundu.

Daha fazla yetenek ve girişimci çekme hedefi
Stanford'un bir çalışmasına göre gelecekte Türkiye'nin dijital dönüşüm açısından önemli alanlardaki doktora ve yüksek lisans derecelerinin sayısı bakımından üst sıralarda yer alacağını belirten Şimşek, bir diğer destek için de şu bilgiyi verdi:

"Bir diğer destek daha fazla yetenek, sermaye, girişimci, start-up ya da yüksek varlıklı birey çekmek. Burada da eğer bölgesel merkezinizi İstanbul Finans Merkezine taşırsanız 20 yıl boyunca kurumlar vergisi istisnası sağlanıyor. Merkezinizi Türkiye'de İstanbul Finans Merkezi dışında bir yere taşırsanız yüzde 95 kurumlar vergisi istisnası var. Gelir vergisi istisnası da asgari ücretin 4 katına kadar uygulanacak. Şu anda bu yaklaşık 2 bin 900 dolar civarında. Yani neredeyse 3 bin dolara kadar istisna anlamına geliyor. Bunun üzerindeki gelirler için gelir vergisi ödenecek ancak yaklaşık 3 bin dolara kadar olan kısım gelir vergisinden muaf olacak. Kapsama her türlü hizmet dahil edilecek. Yönetim, danışmanlık, denetim, tedarik zinciri, insan kaynakları. Tek kriter, gelirin yüzde 80'inin Türkiye dışından elde edilmesi. Yüzde 20'ye kadarı yerel olabilir. Böylece Türkiye'yi bu alanda Singapur ile aynı lige yerleştiriyoruz. Referanslarımız genellikle Singapur, Hollanda gibi yerler."

"Yatırım süreçlerini basitleştiriyoruz"
Şimşek, son 22 yılda yaklaşık 300 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım çekildiğini, şu anda Türkiye'de aktif olarak yatırım yapmış yaklaşık 87 bin uluslararası şirket bulunduğunu aktararak, şunları kaydetti:

"Yatırım süreçlerini basitleştiriyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisini yatırımcılar için tek durak ofise dönüştürüyoruz. Bürokrasiyi azaltacak ve yatırımcılar için VIP hizmetler sunacağız. Bunun içinde şirket kuruluşu, çalışma ve ikamet izinleri, vergi ve sosyal güvenlik işlemleri, arazi tahsisi, yatırım teşvikleri ve çevresel onaylar yer alıyor. Bu hizmetleri sunan her birimden temsilciler olacak. Bunlar bir masa etrafında toplanmış gibi hızlı ve anında yanıt verecek. Daha fazla yatırımcı çekmeye yönelik bir başka adım da 20 yıllık yerleşik olmayan kişi düzenlemesi. Bu ne anlama geliyor? Türk vatandaşları dahil olmak üzere, son 3 yılda Türkiye'de vergi mukimi olmayan herkes, Türkiye'ye taşınmaya karar verirse 20 yıl boyunca yurt dışı kaynaklı gelirleri üzerinden sıfır vergi ödeyecek. Türkiye'de gelir elde ederlerse bu gelir vergilendirilecek. Türkiye'de yüzde 10 olan veraset vergisini yüzde 1'e indiriyoruz. Uygunluk için tek kriter var, vergi mukimi olmamak. Yani son 3 yılda Türkiye'de 6 aydan fazla yaşamamış olmak. Bu düzenleme sadece küresel vatandaşları çekmeyi değil, aynı zamanda yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarını da hedefliyor. İtalya ve Yunanistan halihazırda bunu 15 yıl süreyle sunuyor."

"Büyük bir bölgesel finans ve ticaret merkezi olmak istiyoruz"
Türkiye'ye taşınmak için yeni bir yapısal çerçeve oluşturduklarını belirten Şimşek, halihazırda vatandaşlık programları, ikamet izinleri olduğunu, ayrıca Turkuaz Kart'ın da mevcut bulunduğunu söyledi.

Şimşek, yatırım yoluyla vatandaşlıkta eşiklerin genellikle finansal ya da reel yatırım için yaklaşık 500 bin dolar seviyesinde olduğunu ifade ederek, sadece gayrimenkul alımı için eşiğin 400 bin dolar olduğunu, sermayenin en az 3 yıl tutulması gerektiğini dile getirdi. Sermaye harcaması kapsamında imalat tesisleri ya da 50 kişiye istihdam sağlayan hizmet şirketinin de vatandaşlık için uygun olacağını vurgulayan Şimşek, "dijital şirket rejimi" getirdiklerini bildirdi. Şimşek, şirket kuruluşu, faaliyetler ve tüm işlemlerin çevrim içi yapılabileceğine işaret ederek, şöyle konuştu:

"Ayrıca çalışanlara hisse opsiyonu planlarını, vergi verimliliğini ve sermaye katılımını geliştireceğiz. Girişim sermayesi dostu finansman araçları sunacağız. Terminal İstanbul kapsamında eski havalimanı terminal binaları bir start-up merkezine dönüştürülecek. Esasen girişimci, sermaye ve yetenek çekmeyi hedefliyoruz. 'Eve getir' dediğimiz başlık ise varlıkların ülkeye geri getirilmesi. Burada Türk vatandaşlarının yurt dışındaki varlıklarını Türkiye'ye çekmeyi hedefliyoruz. Uygun varlıklar arasında yurt dışında tutulan nakit, altın ve menkul kıymetler yer alıyor. Bu adım, Türk finansal piyasalarını derinleştirmeyi ve güçlendirmeyi amaçlıyor. Bunu daha önce başarılı şekilde yaptık. Bölgesel merkez başlığı altında da bölgesel bir finans merkezi oluşturmayı hedefliyoruz. İstanbul Finans Merkezi açıkça sadece fiziksel bir alandan ibaret değil. Burada yönetişimden, araçlardan ve yetenekten bahsediyoruz. Fiziksel lokasyon için sağlanan teşvikleri 2047'ye kadar uzatıyoruz. Bu ilk paket, İstanbul'un büyük bir finans merkezi olarak desteklenmesine yardımcı olacak. Bu doğrultuda daha fazla adım gelecek. Bu sıradan bir teşvik paketi değil. Bu tam anlamıyla bir ekonomik konumlanma stratejisi. Vergi mimarisinde küresel ölçekte en üst ligde olmak istiyoruz. 20 yıllık öngörülebilirlik sağlıyoruz. Kapsam bakımından mal, hizmet, sermaye, yetenek dahil tüm alanları içeriyor. Uygulamada yatırımcı odaklı, hızlı ve kolay giriş imkanı sağlayan, VIP hizmetlerle desteklenen bir sistem öngörüyoruz. Nihai hedef ise ülkeyi bölgesel ölçekte önemli bir finans ve ticaret merkezi haline getirmek."]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/bakan-simsek-vergi-mimarisinde-en-ust-ligde-olmak-istiyoruz.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/bakan-simsek-vergi-mimarisinde-en-ust-ligde-olmak-istiyoruz.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/bakan-simsek-vergi-mimarisinde-en-ust-ligde-olmak-istiyoruz_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/bakan-simsek-vergi-mimarisinde-en-ust-ligde-olmak-istiyoruz.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/bakan-simsek-vergi-mimarisinde-en-ust-ligde-olmak-istiyoruz/62158/</link>
			<pubDate>Mon, 27 Apr 2026 16:06:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ATO BAŞKANI BARAN: “FRİGLER’DEN ROMA’YA, BİZANS’TAN SELÇUKLU’YA, OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E UZANAN BİNLERCE YILLIK TARİHİNİN İZLERİNİ SES VE IŞIK GÖSTERİSİ OLARAK İZLEMEK GERÇEKTEN HEYECAN VERİCİ BİR DENEYİM OLDU”</title>
			<description><![CDATA[ANKARA’NIN TARİHİ DOKULARI DİJİTAL ENSTALASYONUYLA ANKARA ULUSLARARASI MARKA BULUŞMALARI’NDA YER ALDI.  DOKULARLA ANKARA DİJİTAL DENEYİM ALANINDA İZLEYİCİLERİ BÜYÜLEDİ…
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[27 Nisan 2026 – Ankara Ticaret Odası’nın (ATO) “Marka Yapan Zekâlar, Yapay Zekâ ile Buluşuyor” mottosu ve “Braind Conference” temasıyla ATO Congresium’da düzenlediği 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları, fuar ve deneyim alanlarıyla da büyük ilgi gördü. Bu alanlardan biri de ATO’nun 2026 takviminde de yer alan “Doku Ankara”nın dijital enstalasyonuydu. 
“Doku Ankara Immersive Video Space” adıyla kurulan 150 metrekarelik deneyim alanında, Ankara’nın binlerce yıla yayılan tarihi dokuları dijital enstalasyonu görsel bir şölen olarak izleyicilere anlatıldı. 



Başkent’in taşta, ahşapta, motifte, kumaşta dönemin mekan anlayışı, estetik dili ve yaşam kültürünün dokularla dijital ekranda görünür hale getirildiği projede, Ankara’nın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Ahi Şerafeddin (Arslanhane Camii) ile Gordion Mezarı ve Ankara evleri de yer aldı. 



Doku Ankara’nın deneyim alanının Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın büyükelçiden rektöre, yaşlılardan gençlere kadar tüm kesimler tarafından büyük ilgi gördüğünü kaydeden ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, şunları söyledi:
“2026 yılı hem Türk Dünyası Başkenti olması, hem de NATO toplantısının Ankara’da yapılacak olması nedeniyle Başkentimizin uluslararası arenada görünür olacağı bir yıl. Biz de 2026 yılı takvimimizle, kadim Ankara’yı tarihinin dokusu ve yine tarihimizden bize miras kalan minyatür sanatıyla tanıtmayı amaçlamıştık.



Ankara’yı binlerce yıllık tarihin derinliklerinden süzülerek gelen dokularla anlatmak farklı ve ilgi çekici olmuştu. Doku Ankara, 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın “yapan zeka ve yapay zeka” konseptine uygun bir şekilde dijital ekrana bir deneyim alanı olarak aktarıldı. Frigler’den Roma’ya, Bizans’tan Selçuklu’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan binlerce yıllık tarihinin izlerini ses ve ışık gösterisi olarak izlemek gerçekten heyecan verici bir deneyim oldu. Gelen yorumlardan ve alanın önündeki sıralardan da büyük ilgi gördüğünü söyleyebiliriz.”


 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-frigler-den-roma-ya-bizans-tan-selcuklu-ya-osmanli-dan-cumhuriyet-e-uzanan-binlerce-yillik-tarihinin-izlerini-ses-ve-isik-gosterisi-olarak-izlemek-gercekten-heyecan-verici-bir-deneyim-oldu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-frigler-den-roma-ya-bizans-tan-selcuklu-ya-osmanli-dan-cumhuriyet-e-uzanan-binlerce-yillik-tarihinin-izlerini-ses-ve-isik-gosterisi-olarak-izlemek-gercekten-heyecan-verici-bir-deneyim-oldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-frigler-den-roma-ya-bizans-tan-selcuklu-ya-osmanli-dan-cumhuriyet-e-uzanan-binlerce-yillik-tarihinin-izlerini-ses-ve-isik-gosterisi-olarak-izlemek-gercekten-heyecan-verici-bir-deneyim-oldu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-frigler-den-roma-ya-bizans-tan-selcuklu-ya-osmanli-dan-cumhuriyet-e-uzanan-binlerce-yillik-tarihinin-izlerini-ses-ve-isik-gosterisi-olarak-izlemek-gercekten-heyecan-verici-bir-deneyim-oldu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/ato-baskani-baran-frigler-den-roma-ya-bizans-tan-selcuklu-ya-osmanli-dan-cumhuriyet-e-uzanan-binlerce-yillik-tarihinin-izlerini-ses-ve-isik-gosterisi-olarak-izlemek-gercekten-heyecan-verici-bir-deneyim-oldu/62157/</link>
			<pubDate>Mon, 27 Apr 2026 13:37:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ATO BAŞKANI BARAN: “SİNEMA VE DİZİ SEKTÖRÜNÜN SORUNLARINA ÇÖZÜM İÇİN HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERMEYE HAZIRIZ”</title>
			<description><![CDATA[5. ULUSLARARASI ANKARA MARKA BULUŞMALARI’NDA “DİZİ SÜRESİ” SERZENİŞİ…
“NASIL EFSANE OLDULAR? İSMİ MARKA OLANLAR” PANELİNDE KONUŞAN ÜNLÜ OYUNCULAR DEMET AKBAĞ, YILMAZ ERDOĞAN VE OKTAY KAYNARCA, DİZİ SÜRELERİNİN UZUNLUĞUNUN SANATÇILARI VE SET EKİBİNİ YORDUĞUNU ANLATTI…
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[25 Nisan 2026-Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından bu yıl beşincisi gerçekleştirilen "Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları"nın birinci gününde ünlü sanatçılar Demet Akbağ, Yılmaz Erdoğan ve Oktay Kaynarca dizi sürelerinin uzunluğuna dair serzenişte bulundu. 
“Nasıl Efsane Oldular? İsmi Marka Olanlar” paneli Tarih TV Yönetim Kurulu Başkanı Mükremin Atmaca moderatörlüğünde, Oyuncular Demet Akbağ, Oktay Kaynarca ve Yılmaz Erdoğan’ın katılımı ile ATO Congresium Oditorium Salonu’nda gerçekleşti. 



YILMAZ ERDOĞAN: "MARKA EŞİTTİR ZAMAN ARTI GÜVEN"
Moderatör Atmaca’nın nasıl marka olduklarına dair sorusunu cevaplayan Yılmaz Erdoğan, marka olmanın temelinde güven yattığını anlattı. 
Televizyon dizisi olarak gerçekleştirdiği son çalışmasından bahseden Erdoğan, dizinin neden sonlandırıldığına dair bir soruyu cevaplandırırken, dizi sürelerinin uzunluğuna dair serzenişte bulundu. 
Yapım süreçlerinin yalnızca ticari motivasyonlarla şekillenmemesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, sektörün reklam ve maliyet dengesi içinde zorlandığını anlattı. Erdoğan, “Kaliteden ödün veriyoruz. İnsanlar aynı akşam tek bir uzun dizi izleyeceğine iki ayrı iş seyretmeli, çeşitlilik artmalı. Bu sorunu Ankara Ticaret Odası önderliğinde çözeceğiz, Başkanıma güveniyoruz" dedi.



DEMET AKBAĞ: "HATA YAPMAKTAN KORKMAK SİZİ DOĞRU İLERLETİR"
Panelde konuşan sanatçı Demet Akbağ, efsane olmanın bir formülü olmadığını, temel motivasyonun "sevdiği işi, sevdiği şekilde yapmak" olduğunu vurguladı. Akbağ, kariyer yolculuğundaki prensiplerini dile getirirken, "Hiçbir zaman 'ne yaparsam efsane olurum' diyerek yola çıkmadım. Önemli olan o güven duygusunu inşa etmek ve seyirciye mahcup olmamak. Tanınırlık gerektiren bir iş yapıyoruz bunu ne kadar hazmedebiliyorsanız o kadar doğru ilerliyorsunuz. Aslında hata yapmaktan korkmak, isme sahip çıkmayı ve kendinize dışarıdan bakabilmeyi beraberinde getiriyor" dedi.
Dizi sürelerine de değinen Akbağ, "Eskiden “Yerli Dizi Yersiz Uzun” kampanyası başladığında süreler 90 dakikaydı, şimdi 130 dakikaya çıktı. Bizim dizilerimizin bir bölümü, yurt dışında üçe bölünüp üç hafta izleniyor. Bu sürdürülebilir bir durum değil" diyerek sektördeki içerik üretim süreçlerine dikkat çekti. Teknolojiyle olan ilişkiyi ise "Uzak kalamayız ama ölçülü olmalıyız; işin nerelere gideceğini henüz kimse kestiremiyor" sözleriyle özetledi.



OKTAY KAYNARCA: "YAPAY ZEKA İNSANIN ÖTESİNE GEÇEMEZ"
Teknolojinin sanata etkilerini değerlendiren Oktay Kaynarca, yapay zekanın endişe yaratsa da canlı performansın yerini tutamayacağını söyledi. Kaynarca, "İnsanla birebir yapılan şeylerin ötesine geçilemeyecek. Sahne performanslarına ilginin artması da insanların o canlı hisse, o duyguya şahit olma isteğinden kaynaklanıyor. Yapay zeka bir matematik ama aktörlük bir duygu işidir" dedi.



ATO BAŞKANI GÜRSEL BARAN’DAN SANATÇILARA TAM DESTEK
Paneli salon koltuklarında izleyen ve sonlarına doğru sahneye çıkan Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran da, sanatçıların dizi sürelerine ilişkin serzenişlerine değinerek, dizi ve hizmet sektörünün Türkiye ekonomisi için stratejik önemine dikkat çekti. Sinema ve dizi sektörünün, kreatif sektörler olarak Ankara Ticaret Odası’nda da temsil edildiğini kaydeden Baran, “Hizmet sektörü içerisinde yer alan sinema ve dizi sektörü, son yıllarda ABD’den, İngiltere’ye, Latin Amerika’dan Orta Doğu’ya varıncaya kadar 100’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirilen bir sektör. 2024 yılında 500 milyon dolar olan dizi ihracatı, 2025’te 1 milyar dolara yükseldi.  İhracatını bir yılda iki kat artıran başka bir sektör yok. Sektörün sorunlarını bertaraf etmek hepimizin görevi. Ankara Ticaret Odası olarak, ülkemizde çalışan, üreten, istihdam sağlayan, ihracat yapan tüm sektörlerin yanındayız. Sinema ve dizi sektörüyle ilgili de sorunlarına çözümü için her türlü desteği vermeye hazırız” diye konuştu. 



 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-sinema-ve-dizi-sektorunun-sorunlarina-cozum-icin-her-turlu-destegi-vermeye-haziriz.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-sinema-ve-dizi-sektorunun-sorunlarina-cozum-icin-her-turlu-destegi-vermeye-haziriz.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-sinema-ve-dizi-sektorunun-sorunlarina-cozum-icin-her-turlu-destegi-vermeye-haziriz_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-sinema-ve-dizi-sektorunun-sorunlarina-cozum-icin-her-turlu-destegi-vermeye-haziriz.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/ato-baskani-baran-sinema-ve-dizi-sektorunun-sorunlarina-cozum-icin-her-turlu-destegi-vermeye-haziriz/62145/</link>
			<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 13:52:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: İmalatçı ihracatçılarımızın kurumlar vergisini yüzde 9'a indiriyoruz</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi'ni küresel bir cazibe merkezine dönüştüreceklerini belirterek, yurt dışından Türkiye'ye dönecek girişimcilere 20 yıl boyunca vergi muafiyeti sağlanacağını ve imalatçı ihracatçıların kurumlar vergisinin yüzde 9'a düşürüleceğini söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı'nda konuştu.
Odalarımızın, kurumlarımızın, birliklerimizin değerli temsilcileri, saygıdeğer misafirler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Türkiye Yüzyılı’nda yatırımlar için Güçlü Merkez Toplantısı vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Toplantımızın ve burada alacağımız kararların ekonomimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu önemli buluşmaya vesile olan herkese teşekkür ediyorum.

"Dünya ekonomisi en belirsiz günlerini yaşıyor"
Bölgemiz ve dünya ekonomisi son dönemin en sarsıntılı, en belirsiz günlerini yaşıyor. İş ve ekonomi çevrelerimiz başta olmak üzere hemen herkes bir taraftan gün aşırı değişen atmosferi takip ederken, diğer taraftan yoğun sis bulutu arasında yolunu ve yönünü bulmaya çalışıyor.
Çatışmaların olumsuz etkisi enerjinin yanı sıra üretim, ticaret, turizm ve ulaşım gibi pek çok sektörde derinden hissediliyor. Haftada birkaç defa değişen akaryakıt fiyatlarından koronavirüs günlerini andıran kısıtlamalara kadar geniş bir yelpazede bunu görüyoruz. Her ne kadar ateşin harı sönmüş olmakla birlikte ne bölgemiz ne de dünya gerilimin geleceğine dair yüzde yüz emin olamıyor.

"Adil barışa giden yolun açılması için elimizden geleni yapıyoruz"
İsrail gibi savaşın fitilini tekrar ateşlemeye çalışan odaklara rağmen ihtiyatlı bir iyimserlikle hep beraber süreçleri takip ediyoruz. Sadece bununla kalmıyor, ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve adil barışa giden yolun açılması için elimizden geleni yapıyoruz. Şahsım bir yandan, bakan arkadaşlarımız diğer yandan görüşmelerimizi sürdürüyoruz. İnşallah netice alana kadar dost ve kardeş ülkelerimizle iş birliği içerisinde çabalarımızı devam ettireceğiz.
Şurası bir gerçek ki artık ne bölgemiz ne de dünya eskiye dönebilir. Böylesine büyük bir sarsıntının sebep olduğu kırılmaların yansımaları zaman geçtikçe daha net görülecektir. Türkiye son yılların en büyük güvenlik krizini başarıyla yöneterek bölgesinin istikrar adası olduğunu bir kere daha teyit ve tescil etmiştir.

"Bu savaş, ülkemizi küresel ekonomik istikrarın kilit taşı haline getirmiştir"
Global ekonomik düzeni ve değer zincirlerini yeniden şekillendiren bu savaş, ülkemizi küresel ekonomik istikrarın kilit taşı haline getirmiştir. Yıllardır Türkiye’yi doğu-batı ve kuzey-güney arasında bir köprü olarak tarif eden tanımların yetersizliği yine bu süreçte görülmüştür. Ortaya çıktı ki ülkemiz salt bir köprü veya enerji koridoru değil, bölgedeki enerji ve ticaret koridorlarının vazgeçilmez üssüdür.
Daha önce farklı vesilelerle ifade ettiğim bir gerçeğin altını tekrar çiziyorum. Türkiye kabuk değiştiren ve çok kutupluluğa doğru evrilen dünyanın yeni kutup başlarından biri olmaya en güçlü namzettir. Bunu hem biz görüyoruz hem de dost, komşu ve rakiplerimiz görüyor. Ülkemizi yeni döneme hazırlayacak stratejileri şimdiden planlıyor, altyapısını kuruyor, en küçük bir boşluk bırakmıyoruz.

"Türkiye’yi küresel bir cazibe merkezi haline getirmekte kararlıyız"
Çok değerli dostlar; bu minvalde rekabet gücümüzü artıracak, sürdürülebilir yüksek büyümeyi sağlayacak yatırım ortamını güçlendirmek suretiyle uluslararası doğrudan yatırımları destekleyecek hukuki, idari, mali ve kurumsal adımları atıyoruz. Türkiye’yi küresel bir cazibe merkezi haline getirmekte kararlıyız. Yakında Meclisimize sunacağımız kapsamlı düzenlemeyle ülkemizin çekim gücünü çok daha ileri taşıyacağız.

"Vergi avantajını genişletiyoruz"
Biliyorsunuz İstanbul Finans Merkezimizin çalışmalarına 2009 yılında başlamış, burada küresel piyasalarla uyumlu ve uluslararası alanda hizmet ihraç edebilen bir finans sektörünün oluşmasını hedeflemiştik. Geldiğimiz noktada İstanbul Finans Merkezi 17 sene önce öngördüğümüz hedeflere doğru emin adımlarla ilerliyor. Şimdi bu konuda yeni bir adım atıyoruz. Yapacağımız düzenlemelerle İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren kurumlara sağlanan vergi avantajını genişletiyoruz.
Transit ticaret veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık faaliyetlerinden elde edilen kazançlarda mevcut yüzde 50’lik indirim oranını yüzde 100’e çıkarıyoruz. Böylece bahse konu faaliyetlerden elde edilen kazançtan kurumlar vergisi almayacağız. Bu teşviki ilk defa İstanbul Finans Merkezi dışına da yayıyoruz. İstanbul Finans Merkezi dışında da transit ticaret faaliyetlerinde bulunanların bu kazançlarının yüzde 95’ini vergi dışı bırakıyoruz.
Bir diğer önceliğimiz, küresel şirketlerin bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye taşımalarını teşvik etmektir. Bu şirketlerin yurt dışı operasyonlarını Türkiye’den yöneterek elde ettikleri kazançlara güçlü bir vergi avantajı sağlıyoruz. Böylece önümüzdeki 20 sene boyunca İstanbul Finans Merkezi içinde elde edilen kazançların yüzde 100’ü, bunun dışında elde edilenin ise yüzde 95’i kurum kazancından indirilebilecek. Keza buralarda çalışan nitelikli çalışanlara belli şartlarla ücret istisnası getiriyoruz.

'Tek Durak Büro' uygulaması
Bir başka önemli adımımız, büyük ölçekli ve nitelikli uluslararası doğrudan yatırım süreçlerinin tek merkezden yürütülmesidir; yani 'Tek Durak Büro'. Bu uygulamayla yatırım süreçlerinin sadeleştirildiği, hızlı ve dijital destekli yatırımcı dostu bir yapı kuruyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi koordinasyonunda, ilgili kurum ve kuruluşlarımızdan yetkililer Tek Durak Büro’da görev yapacak. Bu yapı sayesinde şirket kuruluşundan çalışma ve ikamet izinlerine, vergi ve SGK işlemlerinden İŞKUR süreçlerine, arazi, teşvik ve ÇED izinlerine kadar tüm işlemler tek bir merkezden kolayca takip edilebilecek. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum.

"İmalatçı ihracatçılarımızda bu vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz"
Değerli arkadaşlar, bizim ihracata verdiğimiz önemi hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Hükümetlerimiz döneminde yatırımı, üretimi, istihdamı ve ihracatı desteklemek amacıyla sayısız düzenlemeler yaptık. İhracatı ülkemizin tümüne güçlü bir şekilde yaymak temel hedefimizdir. Ayrıca yüksek katma değerli ve rekabetçi ihracat parolasıyla pazarlarımızı ve ürünlerimizi çeşitlendiriyoruz. Bu amaçla yüzde 25 olan genel kurumlar vergisi oranımızı ihracatçılara 5 puan, imalatçılara ilave 1 puan indirimli uygulamaktaydık. Şimdi daha radikal bir adım atarak, özellikle imalatçı ihracatçılarımızda bu vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz. Diğer ihracatçı kurumlarımız için de yüzde 14’e çekiyoruz.
Yine ihracat kadar kritik olan bir diğer konu, ülkemize döviz kazandırıcı teşviklerdir. Bu noktada vergi kanunlarımızda çok sayıda düzenleme var; şimdi bunlara inşallah yenilerini ekleyeceğiz. Yurt dışında yaşayan ve son 3 yılda ülkemizde vergi mükellefi olmayan kişilerin ülkemize gelmeleri halinde, 20 yıl boyunca yurt dışı kaynaklı gelir ve kazançları için Türkiye’de vergi almayacağız. Yalnızca varsa ülke içi gelirlerini vergilendireceğiz. Türkiye’de bu kişiler için veraset yoluyla intikal vergisini yüzde 1 olarak uygulayacağız.
Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin yurt dışında bulunan varlıklarını ekonomimize kazandıracak düzenlemeleri de hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda yurt dışında bulunan para, altın ve menkul kıymetlerin belirli bir süre içinde düşük bir vergiyle Türkiye’ye getirilmesine imkan sağlıyoruz. Bunların şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.

"Gençlerimizin önünü her alanda açmaya çalışıyoruz"
İstikbalimizin teminatı olan gençlerimizin önünü her alanda açmaya, onları yarının dünyasına en nitelikli şekilde hazırlamaya çalışıyoruz. Dünya yapay zekanın ve ileri teknolojilerin lokomotifliğini üstlendiği yeni bir üretim modeline doğru hızla yol alıyor. Gençlerimizin mimarlık, mühendislik ve yazılım gibi yeni dönemin yükselen sektörlerinde elde ettikleri başarılarla gurur duyuyoruz.
Bu alanlarda çalışan ve yurt dışındaki müşterilere hizmet veren girişimci mükelleflerimizin yurt dışı kazançlarının yüzde 80'inden vergi almıyorduk. Şimdi de bu kazançların tamamının gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilmesine imkan sağlıyoruz. Böylelikle yurt dışında şirket kurmuş veya kurulmuş bir şirkete ortak olmuş müteşebbislerimizin kazandıklarını ülkemize getirmelerini teşvik ediyoruz. Atacağımız bir diğer stratejik adım Türkiye'yi start-up ve girişim sermayesi ekosisteminde bölgesel bir çekim merkezine dönüştürmektir.

"Şirket kuruluş ve yönetim süreçlerini esnek hale getiriyoruz"
Dijital şirket uygulamasıyla şirket kuruluş ve yönetim süreçlerini hızlı ve esnek hale getiriyoruz. Çalışanlar için hisse opsiyonu teşviklerini daha etkin ve cazip bir yapıya kavuşturuyoruz. Hisseye dönüştürülebilir borçlanma mekanizmalarını sadeleştirmek suretiyle finansmana erişimi kolaylaştırıyoruz. Ayrıca Terminal İstanbul projesinin ilk aşamasını devreye alarak güçlü bir girişimcilik altyapısı oluşturuyoruz. Son olarak ülkemiz için stratejik önem taşıyan büyük ölçekli ve nitelikli yatırımlar için öngörülebilirliği pekiştirecek adımları hayata geçiriyoruz.

"Kimsenin en küçük bir tereddüdü olmasın"
Yatırım kararlarından sonraki dönemlerde yapılan vergi düzenlemelerinin etkisini en aza indirmek ve makul geçiş süreçleri tanımlamak üzere proje bazında güvence sağlayacağız. Bunlar da hayırlı uğurlu olsun diyorum. Genel çerçevesini çizdiğimiz hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemelerin detaylarını inşallah ekonomi yönetimimiz iş dünyamızla ve yatırımcılarımızla paylaşacak. Ardından süratle Meclis boyutundaki çalışmalar başlayacak. Şunu burada sizlerin ve tüm vatandaşlarımızın çok iyi bilmesini isterim. Kimsenin en küçük bir tereddüdü olmasın.

"Türkiye'nin önü de ufku da yolu da açıktır"
Allah'ın izniyle Türkiye'nin önü de ufku da yolu da açıktır. Dönemsel sıkıntılar, dış şartlardan kaynaklı dalgalanmalar elbette olabilir. Küresel ekonomiyi etkileyen fırtınaların esintilerinin bize de gelmesini gayet doğal karşılamak gerekir. Fakat öncekilerle karşılaştırıldığında Türkiye ekonomisi daha büyük şokları absorbe edecek güce, kapasiteye ve mukavemete hamdolsun kavuşmuştur.
Son 23 yılda küresel ve bölgesel krizlerden alnımızın akıyla çıktık. Darbe girişimleri dahil nice badirelerin üstesinden başarıyla geldik. Tüm karamsar senaryolara, tüm karalama kampanyalarına rağmen 238 milyar dolarlık ekonomiden bugün 1,6 trilyon dolarlık bir ekonomiye ulaştık.

"Türkiye de artık eski Türkiye değil"
Şunu küresel ekonomiyi ve siyaseti takip eden herkes çok net görüyor: Dünya nasıl aynı dünya, bölgemiz nasıl aynı bölge değilse, Türkiye de artık eski Türkiye değil. Ekonomisiyle, savunma sanayisiyle, askeri kapasitesiyle; ulaştırma, enerji, sağlık altyapısıyla; beşeri sermayesi ve diplomatik imkanlarıyla bugün çok farklı, çok güçlü bir Türkiye var.
Bugün sözünü çekinmeden söyleyen, kimseden icazet almadan kendi milli politikalarını uygulayan; itibarlı, kudretli, kuvvetli bir Türkiye var. Bugün bölgesinde ve dünyada yıldızı giderek parlayan bir Türkiye gerçeği var.
İnşallah her alanda çok daha iyi olacağız, daha iyi yerlere geleceğiz. 23 yıllık emeğimizin, 23 yıllık mücadelemizin meyvelerini bundan sonra daha fazla toplayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle açıkladığımız kararların ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyor, toplantımızı teşrifleriniz için her birinize teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-imalatci-ihracatcilarimizin-kurumlar-vergisini-yuzde-9-a-indiriyoruz.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-imalatci-ihracatcilarimizin-kurumlar-vergisini-yuzde-9-a-indiriyoruz.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-imalatci-ihracatcilarimizin-kurumlar-vergisini-yuzde-9-a-indiriyoruz_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-imalatci-ihracatcilarimizin-kurumlar-vergisini-yuzde-9-a-indiriyoruz.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/cumhurbaskani-erdogan-imalatci-ihracatcilarimizin-kurumlar-vergisini-yuzde-9-a-indiriyoruz/62142/</link>
			<pubDate>Fri, 24 Apr 2026 17:27:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ATO BAŞKANI BARAN: “170 BİNİ AŞKIN ÜYEMİZİN ÜRETİM GÜCÜNÜ, TİCARİ KAPASİTESİNİ VE KÜRESEL REKABET YETENEĞİNİ ARTIRMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”</title>
			<description><![CDATA[5. ULUSLARARASI ANKARA MARKA BULUŞMALARI 24 NİSAN’DA BAŞLIYOR…
 Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından bu yıl beşincisi gerçekleştirilecek “Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları” 24 Nisan Cuma günü ATO Congresium Kongre ve Sergi Salonu’nda başlıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Brand (Marka), Brain (Zeka) ve Artificial Intelligence-AI (Yapay Zeka) kavramlarının birleşiminden oluşan BRAİND CONFERENCE’ta, ‘Marka Yapan Zekalar, Yapay Zeka ile Buluşuyor’ sloganıyla, alanlarında marka olmuş 120’yi aşkın yerli ve yabancı konuşmacı sahne alacak. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, programda yapay zeka ve marka konuları ve ilişkisine dair ne varsa konuşulacağını, gençlere hem marka bilinci aşılanacağını hem de eğitimler verileceğini belirterek, “Ankara Ticaret Odası olarak, 170 bini aşkın üyemizin üretim gücünü, ticari kapasitesini ve küresel rekabet yeteneğini artırmak için çalışıyoruz. Bunu yaparken sadece bugünü değil, yarını da düşünen bir vizyonla hareket ediyor; ticareti, teknolojiyi ve markalaşmayı aynı eksende buluşturan bir anlayışı savunuyoruz” diye konuştu. 

-DİJİTAL ENSTRÜMANLARLA KOZMİK SENFONİ-
5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları programı besteci, yazılım geliştiricisi ve müzisyen Mehmet Ünal’ı konuk edecek. Mehmet Ünal’ın, Kozmik Senfoni eseri, sesin harekete, hareketin ışığa, ışığın tekrar sese dönüştüğü, dijital enstrümanların ve projeksiyonların eşlik ettiği bir görsel şölenle sahnede yer alacak. 
Uluslararası alanda faaliyet gösteren, Ouchhh Studyo’nun kurucularından, dijital sanatçı, yönetmen ve direktör Ferdi Alıcı, hem “Yapan ve Yapay Zeka’nın Kamusal Alandaki Deneyim Etkisi” başlıklı oturumdaki konuşmasıyla hem de yapay zeka ile üretilmiş görsel enstalasyonlarıyla programda yer alacak. 
Yapay zeka ve dijitalleşmenin kültür ve sanata etkileri “Geleceğin Kültür ve Sanat Deyimleri” başlıklı panelde ele alınacak. Dubai Ai ve Media Sanatları Küratörü Esra Özkan moderatörlüğünde gerçekleştirilecek panelde Müzeverse VR Future Kurucu Ortağı Virgile Mangiavillano ve Astra Lumina İstanbul Kurucu Ortağı Turan Öztürk konuşmacı olacak. 

MARKA İSİMLER ANKARA MARKA BULUŞMALARI’NDA
Akademik çalışmalarını New York Üniversitesi’nde sürdüren Prof. Dr. Selçuk Şirin’in eğitim, yapay zeka ve insan konularını merkeze aldığı bir konuşma yapacağı programda, İngiliz Lordlar Kamarası Üyesi Baroness Manzila Uddin, “Yapay Zeka, Etik ve Eşitlik: Teknolojinin Toplumsal Geleceği” başlıklı sunumunda yapay zeka etiği ve kamu politikaları konusunu ele alacak. 
Programda, AgiBot Asya Pasifik, Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesi Başkanı Abel Deng, “Ölçeklenen Zeka: Yapay Zeka, Robotik” başlığıyla keynote konuşma yapacak.  
Dijital içerik üreticileri Ozan Sihay ve Ömer Şanlı ise Uras Benlioğlu’nun moderatörlüğünde “Üretici Ekonomisi ve Marka İş Birliklerinde Yapay Zeka”yı ele alacak. Onedio kurucusu Kaan Kayabalı da “Yapay Zeka Çağında Markaların Medya ve İletişim Stratejisi” başlıklı konuşması ile programda yer alacak.
Yazar ve Akademisyen Nick Srnicek, Tony Blair Küresel Değişim Enstitüsü AI Direktörü Dr. Laura Gilbert’in, Pio İnternational’in Kurucu Direktörü Prof. Dr. Gresi Sanje moderatörlüğünde konuşmacı olacağı “Otomasyon Çağında Yaratıcı Zeka Çağına Geçiş” paneli yer alacak. 



-SAVUNMA SANAYİ FİRMALARI MARKA BULUŞMALARINDA-
Ankara ekonomisinde ve ihracatında önemli yeri bulunan ve yapay zekanın kullanıldığı alanların başında gelen savunma sanayii, 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nda kapsamlı bir panelle masaya yatırılacak. "Yapay Zeka ile Stratejik Üstünlük: Türkiye'nin Savunma Teknolojilerinde Yeni Dönem" başlıklı panelde, savunma sanayiimizin öncü kuruluşlarının değerli yöneticileri bir araya gelecek. 

SAĞLIK VE YAPAY ZEKA
“Yapay Zeka Devrinde Yeni Tedavi Yöntemleri ve Teknolojik Gücün Etkisi” başlıklı panelde sağlıklı yaşam, beslenme ve ayurveda alanlarında uzman, Türkiye’de sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştıran isimlerden Prof. Dr. Ender Saraç’ın moderatörlüğünde, TOBB ETÜ Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Tayfun Aybek, INVAMED Yönetim Kurul Başkanı Prof. Dr. Raşit Dinç ve Eczacıbaşı Evital Genel Müdürü Berk Boyacıgil yer alacak. 

ÜNLÜLER MARKA BULUŞMALARINDA
“Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları”nın açılış söyleşisi Teknoloji ve Sürdürülebilirlik İletişimcisi Sertaç Doğanay moderatörlüğünde, Oyuncu Okan Bayülgen ile gerçekleşecek. 
Tarih TV Yönetim Kurulu Başkanı Mükremin Atmaca moderatörlüğünde gerçekleşecek “Nasıl Efsane Oldular? İsmi Marka Olanlar” panelinde, ünlü oyuncular Demet Akbağ, Oktay Kaynarca ve Yılmaz Erdoğan izleyiciyle buluşacak.
Gazeteci Sunucu Başak Koç Moderatörlüğünde gerçekleşecek “Bir Oyuncudan Global Markaya: İsimler Nasıl Sınırları Aşar?” panelinde Oyuncu Engin Altan Düzyatan deneyimlerini paylaşacak. 
“Yapay Zeka ve Müzik”  konusunun ele alınacağı ve Besteci-Orkestra Şefi Musa Göçmen moderatörlüğünde gerçekleşecek bir başka panelde de Türk Telekom Kurumsal İletişim Direktörü Arif Sancaktaroğlu, Avrupa Müzik Genel Müdürü Besteci Söz Yazarı Müzik Yapımcısı Cengiz Erdem, Besteci Ses Dizayn Mühendisi, Yazılım Geliştirici Mehmet Ünal, Sanatçı Besteci Söz Yazarı Sefo ve Müzik Prodüktörü Besteci Tarık İster konuşmacı olarak bulunacak. 
“Algoritmalar Hit Yaratabilir mi?” panelinde ise TV ve Müzik Yapımcısı Şafak Ongan moderatörlük yaparken, Müzisyen Ragıb Narin tecrübelerini aktaracak. 
Başkent’in ünlü Müzik Grubu Ankara Echoes’un da yer aldığı programda Oyuncu Gökhan Ünver stand up gösterisi gerçekleştirecek. 

-3 BİN GENCE EĞİTİM-
İki gün sürecek “5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları” kapsamında, konferans, keynote, panel ve 120’den’den fazla yerli ve yabancı konuşmacı yer alacak. 70’i aşkın eğitmen ve akademisyenin 8 ayrı salonda 40’ı aşkın eğitim programı düzenleyeceği etkinlik kapsamında, yaklaşık 3 bin öğrenci eğitim alacak. Eğitimini tamamlayan öğrencilere katılım belgesi verilecek. 
Eğitim salonlarında “CANVA: Yapay Zeka Ekosistemi”, “Google Developer Türkiye-Dağınık Yapay Zeka Kullanımından Entegre Sistemlere”, “Sıfırdan Başlasaydım: Yapay Zeka Çağında Ne Öğrenmeli”, “Yapay Zeka Uygulamaları”, “Dijitalde Görünür Olmak: Aramada, Sosyalde Yapay Zekada”, “Kampanya Simülasyonu”, “Sosyal Medyada İnsan Dokunuşu+Yapay Zeka Hızı”, “Tasarımda Yapay Zeka:Fikirden Görsele Yeni Üretim Biçimi”, “Yapay Zeka ile Daha Akıllı Strateji”,” İnsan mı Yapay Zeka mı? İçerik Üretiminin Yeni Dengesi”, “Yapay Zeka ile Geleceği Şekillendirmek: Sürdürülebilir, Etik ve Toplum Odaklı Yaklaşımlar”, “Gazi Üniversitesi-Markalaşmada Yapay Zeka Kullanımı: Verimlilik ve Hukuki Risk”, “Hacettepe Üniversitesi-BRAİND Ankara: Yapay Zeka Çağında Markanın Disiplinlerarası İnşası ve Ankara’nın Teknoloji Üssü Vizyonu” ve daha pek çok başlıkta eğitimler gerçekleştirilecek. 

-ATO STANTINDA ANKARA EKONOMİSİ VE İHRACATI-
Ankara Ticaret Odası’nın da stant açacağı programda, Ankara ekonomisi ve ihracatı dünya haritası ile konuklara aktarılacak.
Ankara Ticaret Odası’nın dijitalleşme çalışmaları kapsamında Dünya Odalar Federasyonu’ndan üst üste iki kez dünya birinciliği ödülü aldığı “ATONET Akıllı Asistan” da ATO standında katılımcılara tanıtılacak. 
Programda ayrıca Ankara Ticaret Odası’nın 2026 yılı takvimi için özel olarak hazırlattığı ve Ankara’nın binlerce yıllık tarihinin dokular üzerinden anlatıldığı Doku Ankara dijital sanat uygulaması da izleyicilerle buluşacak. 
Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen robotların gösteriler gerçekleştireceği etkinlikte, katılımcıları yapay zeka hostesi karşılayacak.  Dijital sergilerin yer alacağı programda, 18 ayrı alanda katılımcılar yapay zeka içeren teknolojileri deneyimleme imkanı bulacak. 17 üniversite ve 6 teknokentin stant açacağı etkinlikte, çeşitli yarışmalar ve etkinlikler yapılacak. Programda ayrıca Ankara fotoğrafları sergisi ile bir de seramik sergisi yer alacak. 
Aselsan, Türk Telekom, Ziraat Bankası, Roketsan ve TUSAŞ’ın sponsor olduğu, iki gün sürecek olan 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’na ücretsiz katılım için markabulusmalari.com.tr adresinden kayıt olunması gerekiyor.


 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-170-bini-askin-uyemizin-uretim-gucunu-ticari-kapasitesini-ve-kuresel-rekabet-yetenegini-artirmak-icin-calisiyoruz.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-170-bini-askin-uyemizin-uretim-gucunu-ticari-kapasitesini-ve-kuresel-rekabet-yetenegini-artirmak-icin-calisiyoruz.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-170-bini-askin-uyemizin-uretim-gucunu-ticari-kapasitesini-ve-kuresel-rekabet-yetenegini-artirmak-icin-calisiyoruz_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-170-bini-askin-uyemizin-uretim-gucunu-ticari-kapasitesini-ve-kuresel-rekabet-yetenegini-artirmak-icin-calisiyoruz.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/ato-baskani-baran-170-bini-askin-uyemizin-uretim-gucunu-ticari-kapasitesini-ve-kuresel-rekabet-yetenegini-artirmak-icin-calisiyoruz/62117/</link>
			<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 14:19:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ATO BAŞKANI BARAN’DAN, 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI MESAJI…</title>
			<description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) açıldığı 23 Nisan 1920 tarihinin, Türk milletinin bağımsızlık iradesini tüm dünyaya ilan ettiği tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün millet egemenliğinin simgesi olan bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesinin, genç nesillere duyduğu güven ve güçlü vizyonunun bir göstergesi olduğunu belirtti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Baran, “Millet egemenliğinin karargâhı Meclisimiz ve çocuklarımız, yarınlarımızın en güçlü teminatıdır. İş dünyası olarak, istiklal ve istikbalimizi daha sağlam temeller üzerine inşa etmek, gelecek nesillerimizi daha güçlü yarınlara taşımak için çalışıyoruz” dedi.

ATO Başkanı Gürsel Baran, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) açılışının 106’ncı yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Baran mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Türk milletinin bağımsızlık iradesini tüm dünyaya ilan ettiği 23 Nisan 1920, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı en önemli dönüm noktalarından biridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklarımıza armağan etmesi, tam bağımsızlık meşalesini genç nesillere emanet etme kararlılığı ve güçlü vizyonunun göstergesidir. ‘Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ şiarıyla kurulan, millet egemenliğinin karargahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve çocuklarımız, yarınlarımızın en güçlü teminatıdır. Başkentimizin iş dünyası temsilcileri olarak; çocuklarımızın, hayallerini katma değere dönüştüren, üretim, teknoloji ve inovasyonla ekonomiye yön veren güçlü girişimciler olarak yetişmesi için çalışıyoruz. Yapay zekâdan yeşil ekonomiye kadar her alanda donanımlı, milli ve manevi değerlerine bağlı bir neslin, ülkemizi küresel rekabette en üst sıralara taşıyacağına inanıyoruz” dedi.

Son dönemde okullarda yaşanan olaylara ve dünyanın farklı bölgelerinde devam eden savaş ve çatışmalara da değinen Baran, mesajını şu sözlerle tamamladı:
“Çocukların sadece bayram neşesiyle gülümsediği, savaşın ve şiddetin gölgesinden uzak, huzur dolu bir dünya temennisiyle, başta TBMM’nin ilk Başkanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan uğruna can veren tüm aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyorum. Tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.”

 


 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-dan-23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-mesaji.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-dan-23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-mesaji.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-dan-23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-mesaji_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-dan-23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-mesaji.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/ato-baskani-baran-dan-23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-mesaji/62111/</link>
			<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 11:20:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bahçeli: "Okullarımızdaki saldırılar çok yönlü ele alınmalıdır''</title>
			<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Okul saldırılarının sebepleri ve sonuçlarının arka plandaki gelişmelerle birlikte ele alınması zaruridir" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[MHP lideri Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Sözlerine 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutlayarak başlayan Bahçeli, "1918'den 1920'ye uzanan dönem, Türk milleti bakımından yalnız askerî mağlubiyetlerin, diplomatik tazyiklerin, işgal dayatmalarının ve coğrafi kuşatmanın devri olarak okunamaz. O yıllar, bütün yıkıntıların arasından devlet fikrinin hangi şartlarda diri kalabileceğini, millet iradesinin hangi eşiklerde yeniden kurucu bir mahiyet kazanabileceğini gösteren derin bir tarih imtihanıdır. 23 Nisan 1920'de tecessüm eden hakikat, tam da bu tarihî eşikte aranmalıdır. Türk milleti, istiklal mücadelesini yalnız cephedeki silah kudretiyle yürütmemiş, temsil fikriyle, hukuk şuuru ile ve Meclis iradesiyle tahkim etmiştir. Bu bakımdan Birinci Meclis, savaş şartlarının zorunlu kıldığı geçici bir teşekkül olarak görülemez. O Meclis, milletin kaderini başkalarının insafına terk etmeyen kurucu bir tarih aklının, devlet iradesine dönüşmüş hâlidir" ifadelerini kullandı.

"Bir milletin geleceğe dair iddiası, en berrak şekilde çocuklarına bakışında görünür"
23 Nisan'ın "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" olarak kutlanmasının Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk nesillerine verdiği önemin en açık tezahürlerinden biri olduğunu dile getiren Bahçeli, "Devlet yalnız bugünün emniyetini sağlamak için kurulmaz; dünün hafızasını, bugünün mesuliyetini ve yarının emanetini aynı süreklilik düzeni içinde taşımak için kurulur. Çocuk ise bu sürekliliğin en saf, en narin ve en belirleyici varlığıdır. Bir milletin geleceğe dair iddiası, en berrak şekilde çocuklarına bakışında görünür; zira çocuk, yalnız korunması gereken bir emanet değil, devlet fikrinin yarına uzanan canlı cevheridir. Çünkü çocuk, ailenin sevinci olduğu kadar milletin devam fikridir. Çocuk, bir okulun öğrencisi olduğu kadar devletin yarınki insan mayasıdır. Çocuk, korunması gereken bir emanet olduğu kadar toplumun ahlakî seviyesini gösteren en berrak aynadır. Bir milletin çocuklarına bakışı, aslında kendi geleceğine bakışıdır. Bir devletin çocukları koruma biçimi ise yalnız bugünkü şefkatini değil, yarına dair tasavvurunu, insan anlayışını ve medeniyet iddiasını da ortaya koyar. Hakimiyet, millet nezdinde egemen kılınırken çocuklarımızın varlığında ebedi kılınmıştır. İşte bu sebeple 23 Nisan, atiye olan ahdimizdir. Evlatlarımız; bu topraklarda sürecek hükümranlığımızın, yazılacak hikayelerimizin, söylenecek sözlerimizin, yazılacak şiirlerimizin, dilden dile dolanacak türkülerimizin beyannamesidir" dedi.

"Eğitim, doğrudan doğruya millî beka meselesidir. Eğitim, milletin istikbal meselesidir"
Eğitimin günübirlik siyasi çekişmelerin, dar ideolojik hesapların, kısır polemiklerin konusu olmadığının altını çizen Bahçeli, "Eğitim, doğrudan doğruya millî beka meselesidir. Eğitim, milletin istikbal meselesidir. Eğitim, ağacın yaşken eğildiği, karakterin küçük yaşta yoğrulduğu, bir milletin yarınlarda nasıl bir hüviyete kavuşacağının tayin edildiği hayati bir merhaledir. Okullarımız; ilim ve fennin zihinlere kazındığı kadar vatan ve millet sevgisinin minik yüreklere nakşedildiği asli mevzilerdir. Okullarımız; İstiklal Marşı'nın tarihi önemiyle birlikte anlamının kavranıldığı, özgürlüğün kıymetinin öğretildiği, aidiyet duygusunun evlatlarımızın ruhlarında kök saldığı şahsiyet inşa alanıdır. Millî eğitim ile temel hedefimiz, diploma sahibi fakat istikametsiz evlatlar değil; vatan bilen, yurt bilen, milletini seven, devletini sayan; fikri diri, ahlakı metin, iradesi sağlam nesiller yetiştirmektir. Türk gençliği; test ile tost arasına sıkışmış, beş şık arasına hayallerini sığdırmak zorunda kalmış, sınavdan sınava koşup puan biriktiren, sertifika kovalarken hayatı kaçıran bir gençlik olmamalıdır" diye konuştu.

"Okul saldırılarının sebepleri ve sonuçlarının arka plandaki gelişmelerle birlikte ele alınması zaruridir"
Konuşmasının devamında Şanlıurfa'da ve Kahramanmaraş'ta yaşanan okullardaki saldırılara ilişkin değerlendirmede bulunan Bahçeli, "Elim hadiselerin; sığ, yüzeysel ve tek boyutlu değerlendirmelerle geçiştirilmeleri mümkün değildir. Bu vahim gelişmeler; vicdanlarda derin yarıklar açmıştır. Sürecin tüm sebepleri, sonuçlarının ve arka plandaki gelişmelerle birlikte; serinkanlı, sağduyulu ve çok yönlü bir bakış açısıyla ele alınması zaruridir. Burada mesele yalnız bir asayiş dosyası olarak ele alınamaz. Karşımızdaki tablo, çağımızın çocuk ruhu üzerinde kurduğu baskılarla, aile bağlarında meydana gelen gevşemeyle, okul ikliminin ihtiyaç duyduğu destekle, dijital dünyanın denetimsiz alanlarıyla ve toplumsal değer aktarımındaki kırılmalarla birlikte değerlendirilmelidir. Bir çocuğun zihninde şiddet, öfke, yalnızlık ve taklit arzusu aynı anda birikiyorsa, orada yalnız ceza hukukunun konusu bulunan bir fiil meydana gelmez; aynı zamanda toplumun dikkatle okuması gereken bir işaret belirir. Modern çağın tehlikeleri çoğu zaman eski çağların tehlikeleri gibi açık, görünür ve sınırları belli biçimde gelmez. Bazen bir ekranın arkasından gelir. Bazen oyun dili içinde gelir. Bazen arkadaş çevresi zannıyla gelir. Bazen yalnızlaşmış bir çocuğun sessizliğine siner. Bazen algoritmaların yön verdiği öfke, sanal kalabalıkların kışkırttığı taklit, aidiyet arayan bir ruhun zayıf anına yerleşir" dedi.

"Evlatlarımız, geleceğimiz dijital bir kuşatma altındadır"
Dijitalleşmenin her geçen gün daha da yaygınlaştığını dünyada çocukların ekran başında geçirdikleri sürelerin de aynı oranda artmasını ve sosyal medya platformlarında kullanılan saldırgan dile çocukların daha fazla maruz kaldığını belirten Bahçeli, "Akran zorbalığının arkadaş grupları, mesajlaşma ve sohbet uygulamaları ve oyunlar içinde sinsice yaygınlaşması, çocuklarımızın ruh sağlıklarını örselemekte, kimlik gelişimlerine zarar vermekte ve sosyal hayatlarını içten içe aşındırıp onları sanal dünyaya mahkum etmektedir. Evlatlarımız, sosyal medya platformlarında aldıkları beğeni sayılarıyla kendi değerlerini tartmakta; artan takipçi sayılarıyla itibar kazandıklarını zannetmekte, bir parmak hareketi ile verilen anlık tepkiler ile hakiki duyguları ister istemez birbirine karıştırmaktadır. Evlatlarımız, geleceğimiz dijital bir kuşatma altındadır. Teşhiri mahremiyetin önüne geçiren anlık ve geçici zaferler, emek ve sabrın önüne geçmektedir. Akranları arasında sistematik olarak alaya, linçlere, aşağılamalara, dışlamalara maruz kalan bir yavrumuzun tertemiz kalbinde kapanması zor yaralar açmaktadır. Parlak ekranların sunduğu evrenin büyüsüne kapılan yavrularımız; dikkat eksikliği ve uyku problemleri arasında yitip gitmektedir" diye konuştu.

"Biz bu meselenin üzerini örtenlerden değil; kökünü kazıyanlardan olacağız"
Okuldaki saldırıların çözümünün yalnızca okul kapısında bekleyecek güvenlik görevlisinin varlığı olmadığını dile getiren Bahçeli, "Çözüm yalnızca adım başı duvarlara asılacak kameralar değildir. Hadise vuku bulduktan, canlarımız yuvalarından uçtuktan sonra pansuman tedbirler sıralamak bizim meşgalemiz değildir. Mesele daha derindedir, mesele daha vahimdir, mesele daha geniştir. Biz bu meselenin üzerini örtenlerden değil; kökünü kazıyanlardan olacağız. Ve bu mücadele, günü kurtarmanın değil, geleceği inşa etmenin mücadelesidir. Aileyi tahkim etmeden, mektepleri terbiye ve şahsiyet inşa eden asli mevkiine yeniden kavuşturmadan, rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarını kuvvetlendirmeden bize rahat yoktur. Aile, çocuğun ilk mektebidir. Okul, çocuğun ikinci evidir. Devlet, çocuğun en geniş himaye çatısıdır. Bu üç halka arasında bağ zayıflarsa çocuk yalnızlaşır. Yalnızlaşan çocuk, bazen kendisini sanal kalabalıkların içinde arar. O kalabalıklar ise her zaman masum bir arkadaşlık zemini sunmaz. Orada merhamet yerine alay, sabır yerine öfke, dostluk yerine sürü psikolojisi, hayat sevgisi yerine şiddet merakı bulunabilir. O hâlde yapılması gereken, çocuklarımızı yalnız disiplinle kuşatmakla sınırlı kalamaz. Onları dinlemek, anlamak, yönlendirmek, meşgul etmek, güvenli bir anlam dünyası içinde büyütmek ve şahsiyet sahibi kılmak gerekir. Çocuk yalnız emir isteyen bir varlık değildir; ilgi isteyen, aidiyet isteyen, görülmek isteyen, güven isteyen bir emanettir" dedi.

"Hiç kimse evlatlarımızın üzerinden siyaset üretmeye, heves etmemelidir"
Bugünkü çağrılarının sağduyu çağrısı olduğunu ifade eden Bahçeli, "Sağduyu, acıyı hafife almak anlamına gelmez. Sağduyu, hakikati öfkeye teslim etmeden söyleme kudretidir. Sağduyu, cezanın hukuk içinde, tedbirin hikmet içinde, merhametin adalet içinde aranmasıdır. Sağduyu, toplumun kendisini kaybetmeden kendisini onarma iradesidir. Çocuğun her şeyden evvel masumiyetin adı olduğu bir dünyada; masumiyeti suçlulukla yan yana getiren her tablo; toplumsal düzenimizi, değerlerimizi ve zihinlerimizi felce uğratmaktadır. Böylesi vahim ve hassas hadiselerde yetkili makamların görevlerini hiçbir baskı, hiçbir yönlendirme, hiçbir siyasi hesap altında kalmadan; sükûnetle, suhuletle ve devlet ciddiyeti içinde yürütmesi hayati önemdedir. Olayların bütün yönleri açıklığa kavuşmadan sarf edilen her peşin hüküm, kurulan her fırsatçı cümle, yapılan her siyasi savrulma; hakikatin üzerini örtmekten, acıyı istismar etmekten, çocuklarımızın hayatlarına bir yara daha açmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Hiç kimse evlatlarımızın canı üzerinden söz devşirmeye, milletin gözyaşı üzerinden siyaset üretmeye, böylesi elim hadiseleri günübirlik polemiklerin harcına katmaya heves etmemelidir. Bizim talebimiz açıktır, bizim beklentimiz nettir, bizim çağrımız gecikmeye tahammülü olmayan bir mecburiyettir: Sebepler sonuna kadar araştırılmalıdır. İhmaller varsa birer birer ortaya çıkarılmalıdır. Sorumluluk zinciri saklanmadan tespit edilmelidir" diye konuştu.

"Sandığın ne zaman konuşacağı bellidir, onun hükmü vakti geldiğinde tecelli edecektir"
Cumhur İttifakı'nın krizden medet umanların değil, çözüm arayanların, kaosun kokusunu alınca el ovuşturanların değil, düzeni sağlayanların, varlık cephesi olduğunu belirten Bahçeli, "Cumhur İttifakı'nın omuzlarında yükselen Terörsüz Türkiye süreci; evlatlarımızın can emniyeti, sınırlarımızın dokunulmazlığı, iç cephemizin sağlamlığı, milli birliğimizin muhafazası ve Türkiye Cumhuriyeti'nin önündeki kanlı ve karanlık engel ile emellerin bütünüyle tasfiyesi demektir. Terörsüz Türkiye hedefi, yalnızca bugünün değil, yarınların da meselesidir. Terörün gölgesinin düştüğü bir coğrafyada kalıcı kalkınmadan, güçlü demokrasiden, huzur ve barıştan bahsetmek mümkün değildir. Cumhur İttifakı, terörden arınmış, iç ve dış kuşatmaları yarmış, ekonomik darboğazdan kurtulmuş, lider ülke Türkiye'nin sigortasıdır. Son günlerde hiç durmadan yinelenen vakitsiz seçim çağrısı; basiretsiz muhalefetin ayak oyunlarıdır. Seçim diye tutturanlar, milletin derdiyle değil, kendi telaşlarıyla konuşmaktadır. Yersiz ve vakitsiz özgüven patlamaları yaşayıp ölçüyü kaçıranların Türkiye'nin gündemini tayin etmeye kalkması boş bir gayrettir. Seçim, siyasi cambazlıklarla, yapay kriz çığırtkanlıklarıyla öne sürülecek bir oyuncak değildir. Sandığın ne zaman konuşacağı bellidir, onun hükmü vakti geldiğinde tecelli edecektir. Ara formüllere, dolambaçlı yollara, keyfi oyunlara mahal verilmeyecektir. Ara veya erken seçim diye tutturanlara diyeceğimiz de budur: Türkiye'nin istikbaliyle oynatmayız, istikrarı tartışmaya açmayız, ikbal hesaplarına huzurumuzu peşkeş çekmeyiz, milli iradeyi istismar siyasetine kurban etmeyiz" şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/bahceli-okullarimizdaki-saldirilar-cok-yonlu-ele-alinmalidir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/bahceli-okullarimizdaki-saldirilar-cok-yonlu-ele-alinmalidir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/bahceli-okullarimizdaki-saldirilar-cok-yonlu-ele-alinmalidir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/bahceli-okullarimizdaki-saldirilar-cok-yonlu-ele-alinmalidir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/bahceli-okullarimizdaki-saldirilar-cok-yonlu-ele-alinmalidir/62104/</link>
			<pubDate>Tue, 21 Apr 2026 16:18:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>BARAN: “MARKA YAPAN ZEKÂLAR, YAPAY ZEKÂ İLE BULUŞUYOR”</title>
			<description><![CDATA[ATO BAŞKANI BARAN, “ULUSLARARASI ANKARA MARKA BULUŞMALARI”NI TANITTI…
ATO’NUN “BRAiND CONFERENCE” TEMASIYLA, BU YIL BEŞİNCİSİNİ GERÇEKLEŞTİRECEĞİ ETKİNLİK, 24-25 NİSAN TARİHLERİNDE ATO CONGRESİUM’DA YAPILACAK. 
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[“ANKARA’YI YAPAY ZEKÂ TEMELLİ ÜRETİMİN, TİCARETİN VE KÜRESEL MARKALARIN MERKEZİ HALİNE GETİRMEK İSTİYORUZ”
17 NİSAN 2026 – Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, bu yıl beşincisi düzenlenecek Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın 24–25 Nisan 2026 tarihlerinde ATO Congresium’da gerçekleştirileceğini belirterek, “Dünya çok hızlı bir değişim sürecinden geçiyor. Bu değişimin merkezinde yapay zekâ var. Biz de Ankara iş dünyası olarak bu dönüşümün dışında kalamayız. Hedefimiz; Ankara’yı yapay zekâ temelli üretimin, ihracatın ve küresel markaların merkezi haline getirmek” dedi.
ATO Başkanı Gürsel Baran, Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın tanıtımı amacıyla CerModern Flow Dijital Salon’da düzenlenen basın toplantısında konuştu. Ankara Ticaret Odası olarak 170 bini aşkın üyenin üretim gücünü, ticari kapasitesini ve rekabet yeteneğini artırmak için çalıştıklarını anlatan Baran, ticareti, teknolojiyi ve markalaşmayı aynı eksende buluşturan projelere öncülük ettiklerini söyledi. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın bu vizyonun en güçlü yansımalarından biri olduğunu ifade eden Baran, organizasyonun ilk kez 2015 yılında başlatıldığını hatırlattı. Farklı temalarla düzenlenen etkinliğin yıllar içinde gelişerek on binlerce katılımcıya ulaştığını belirten Baran, “Bugün bu organizasyon Ankara’nın marka yolculuğunun önemli bir parçası haline geldi. Şimdi bu birikimi daha ileri taşıyoruz” dedi.



-“BRAiND CONFERENCE” TEMASIYLA YENİ DÖNEM-
Bu yıl etkinliğin temasını “BRAiND CONFERENCE” olarak belirlediklerini açıklayan Baran, “Brand, Brain ve Artificial Intelligence kavramlarının birleşiminden oluşan bu tema, aslında içinde bulunduğumuz çağın ruhunu anlatıyor. Sloganımız ise çok net: ‘Marka Yapan Zekâlar, Yapay Zekâ ile Buluşuyor’” diye konuştu.
Yapay zekânın artık sadece bir teknoloji olmadığını vurgulayan Baran, “Bugün yapay zekâ; bir kalkınma modeli, bir rekabet gücü ve bir gelecek inşa aracıdır. Dünyanın en değerli şirketleri ve şehirleri bu dönüşümü merkeze alarak büyüyor” ifadelerini kullandı.
-“DÜNYA YAPAY ZEKÂ İLE YENİDEN ŞEKİLLENİYOR”-
Küresel ölçekte yaşanan dönüşüme dikkat çeken Baran, yapay zekâyı merkeze alan şirketlerin ve şehirlerin rekabette öne geçtiğini belirterek, “Bugün teknoloji sadece üretim süreçlerini değil; müşteriyi anlama, karar alma ve değer üretme biçimlerini de kökten değiştiriyor. Artık markalar için teknoloji bir destek unsuru değil, doğrudan varlık ve rekabet meselesi haline gelmiş durumda” dedi.
Baran, bu süreçte şehirlerin de rekabet ettiğini ifade ederek, güçlü teknoloji altyapısına sahip şehirlerin küresel çekim merkezi haline geldiğini söyledi.



-“ANKARA İÇİN BÜYÜK FIRSAT”-
Ankara’nın sahip olduğu potansiyele dikkat çeken Baran, “Güçlü üniversitelerimiz, teknokentlerimiz ve kamu altyapımız var. Yapay zekâ; veriyi değere dönüştüren, üretimi hızlandıran ve tüm ekosistemi ileri taşıyan kritik bir kaldıraçtır. Ankara, bu alanda yeni nesil girişimlerin doğduğu, yüksek katma değerli üretimin yapıldığı ve küresel markaların çıktığı bir merkez olabilir” diye konuştu.
ATO olarak hedeflerinin Ankara’yı teknoloji, değer ve kültür üreten bir marka şehir haline getirmek olduğunu vurgulayan Baran, Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın da bu hedef doğrultusunda önemli bir rol üstlendiğini kaydetti.

-“YAPAY ZEKÂDA GÜVENLİK VE ETİK VURGUSU”-
Yapay zekânın sunduğu fırsatların yanında önemli riskleri de beraberinde getirdiğine dikkat çeken Baran, siber güvenlik, veri güvenliği ve etik konularının bu sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Dijital çağda güçlü olmanın yolunun yapay zekâ teknolojilerini etkin kullanmaktan geçtiğini belirten Baran, “Siber güvenlik artık en az fiziki sınırlar kadar önemli hale gelmiş durumda” dedi.
İş dünyasının bu dönüşüme uyum sağlaması gerektiğini vurgulayan Baran, şirketlerin risk azaltma stratejileri geliştirmesi, yerli çözümleri benimsemesi ve yeni yönetim modellerini hayata geçirmesi gerektiğini ifade etti.
Baran, yapay zekânın insan odaklı bir yaklaşımla geliştirilmesi gerektiğini belirterek, “Yapay zekâ adil olmalı, şeffaf olmalı, insan onuruna hizmet etmeli. Toplumsal fayda üretmeli ve adil rekabeti desteklemelidir” dedi.



-“İNSANI MERKEZE ALAN BİR DÖNÜŞÜM İNŞAA ETMELİYİZ”-
Yapay zekânın iş gücü piyasasında önemli değişimlere yol açtığını ifade eden Baran, özellikle rutin işlerde çalışan kesimler açısından yeni bir döneme girildiğini belirtti. Bu sürecin doğru yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Baran, “Bu nedenle, insanı merkeze alan bir dönüşümü inşaa etmemiz gerektiğine inanıyoruz” dedi.
Baran ayrıca, yapay zekâ teknolojilerinin yüksek enerji ve su tüketimi gibi çevresel etkilerine de değinerek, sürdürülebilirlik perspektifinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

-“SAVUNMA SANAYİSİ VE YAPAY ZEKÂ”-
Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarısına da değinen Baran, bu alandaki gelişmelerin yapay zekâ ile doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Savunma alanındaki birçok teknolojinin yapay zekâ ile güçlendiğini ifade eden Baran, “Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarısı, yapay zekâyı sadece kullanan değil, geliştiren bir ülke olma yolunda attığı en güçlü adımlardan biridir” dedi.
Savunma sanayisinde geliştirilen teknolojilerin sivil alanlara da hızla adapte edilebildiğini vurgulayan Baran, bunun Türkiye’nin genel teknoloji kapasitesini artırdığını söyledi.

-“MARKA VE TEKNOLOJİ AYRILMAZ HALE GELDİ”-
Marka ile yapay zekâ yani teknoloji arasındaki ilişkinin köklü şekilde değiştiğine dikkat çeken Baran, “Bugün teknoloji markaları büyüten, hızlandıran ve güçlendiren bir unsur. Marka ise teknolojiye anlam katan, ona ruh veren ve insanla buluşturan bir değer. Gelecekte kazananlar, bu ikisini en doğru şekilde birleştirenler olacak” dedi.



-“GENİŞ KATILIMLI PROGRAM”-
Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları kapsamında 8 ayrı salonda 120’yi aşkın yerli ve yabancı konuşmacının yer alacağını belirten Baran, etkinlikte paneller, eğitim programları ve uygulamalı deneyim alanlarının bulunacağını söyledi.
Gençlere yönelik özel eğitim programları düzenleneceğini ifade eden Baran, katılımcıların yapay zekâ araçlarını kullanarak iş geliştirme konusunda uygulamalı eğitim alabileceklerini ve sertifika programlarına katılabileceklerini kaydetti.
Etkinlik kapsamında ayrıca, Ankara Ticaret Odası’nın 2026 takviminde yer verdiği, Ankara’nın kültürel değerlerini yansıtan “Doku Ankara” dijital sergisi gibi özel deneyim alanlarının da yer alacağını belirten Baran, katılımcıların hem teknoloji, hem de kültürle iç içe bir deneyim yaşayacağını söyledi.
Baran, tüm basın mensuplarını, iş dünyasını, gençleri ve vatandaşları 24–25 Nisan tarihlerinde ATO Congresium’da “BRAiND CONFERENCE” temasıyla gerçekleştirilecek Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’na davet etti.
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/baran-marka-yapan-zek-lar-yapay-zek-ile-bulusuyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/baran-marka-yapan-zek-lar-yapay-zek-ile-bulusuyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/baran-marka-yapan-zek-lar-yapay-zek-ile-bulusuyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/baran-marka-yapan-zek-lar-yapay-zek-ile-bulusuyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/baran-marka-yapan-zek-lar-yapay-zek-ile-bulusuyor/62085/</link>
			<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 15:45:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>TBMM Genel Kurulunda vize önerisi kabul edilmedi</title>
			<description><![CDATA[TBMM Genel Kurulunda, CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Genel Kurulda, Yeni Yol Partisinin "Türkiye'deki orman varlığı", İYİ Parti'nin "Enflasyonun etkileri", DEM Parti'nin "Ceza infaz sistemi" ve CHP'nin "Yurt dışı vize başvuru randevusu sistemi"ne ilişkin grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.
TBMM'de vize görüşüldü
Partisinin grup önerisi üzerine söz alan CHP Adana Milletvekili Bilal Bilici, vizenin ülkelerin itibarı ve haysiyeti olduğunu belirterek, "Vatandaşımız bugünlerde bırakın vize almayı, vize randevusu bile alamamaktadır." dedi.
Vatandaşların Avrupa'ya seyahat edebilmek için aylarca randevu beklediğini, dosya dolusu evrak verdiğini, banka dökümlerini ve tapularını gösterdiğini söyleyen Bilici, "Tüm bunlara rağmen vatandaşlarımız potansiyel mülteci muamelesiyle karşılaşmaktadır. Ne Türkiye ne de vatandaşlarımız bunu hak etmiyor. Kurucusu olduğumuz Avrupa Konseyi üyeliğimize rağmen 1980'den beri süren vize engeli, son 10 yıldaki hatalı politikalar ve Avrupa'daki sığınmacı krizi sebebiyle daha da derinleşmiştir. Vatandaşlarımız turistik, eğitim, ticari ve sağlık seyahatleri için bile vize randevusu alamaz hale gelmiştir." değerlendirmesinde bulundu.
Yeni Yol Partisi Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun, iktidarın politikalarının vatandaşların hayatını kısıtladığını öne sürerek, Avrupa ülkelerinin, Türk vatandaşlarına, akademisyenlere, sanatçılara ve iş adamlarına "Türkiye'ye geri dönmez" düşüncesiyle vize vermediğini savundu.
İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, vize sorununun artık toplumun geniş kesimlerini etkileyen yapısal bir mesele haline dönüştüğünü dile getirerek, "Avrupa Komisyonunun istatistiklerine göre schengen başvuruları hızla artmakta ancak aynı dönemde ret oranlarında da ciddi yükselmeler olmuştur. 2010'lu yıllarda yüzde 2-5 bandında olan ret oranları bugün yüzde 14-16 seviyesine çıkmıştır." ifadesini kullandı.
DEM Parti Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp, vatandaşların özgürlükler için Avrupa'ya gitmek istediğini, buna karşın birçok ülkenin insan haklarını esas alan bir yaklaşım yerine daha sert ve dışlayıcı vize politikalarına yöneldiğini iddia etti.
'Vize serbestisi için gereken 72 kriterin büyük bölümü tamamlandı'
Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Emrah Karayel, vize serbestisi için gereken 72 kriterin büyük bölümünün tamamlandığını, "Terörsüz Türkiye" sürecinin hedefine ulaşmasıyla eksik kalan kriterlerin de milli menfaatlerden taviz verilmeden yoğun bir diplomasi trafiğiyle çözüme kavuşturulacağını söyledi.
Vize randevularında yaşanan yoğunluğa hükümetin seyirci kalmadığını vurgulayan Karayel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dışişleri Bakanlığı AB makamlarıyla, büyükelçilerle sürekli temas halindedir. Bu görüşmeler neticesinde iş insanları ve öğrencilerimiz için vize süreçlerinin hızlandırılması, kotaların artırılması ve uzun süreli vize verilmesi konusunda çok önemli ve olumlu gelişmeler kaydedilmiştir. Vatandaşlarımızın seyahat özgürlüğünü ve Türk pasaportunun saygınlığını korumak bizim asıl önceliğimizdir ancak vize meselesini ülkemizin dış politikadaki devasa başarılarını gölgelemek için bir araç olarak kullanmak, hakkaniyetle bağdaşmaz. Sorunları diplomasiyle ve kararlılıkla çözen hükümetimiz, vatandaşımızın mağduriyetlerini gidermeye devam edecektir."
Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda, CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurulda, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda boş bulunan üyeliğe İYİ Parti İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu seçildi.
Daha sonra Genel Kurulda, sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/tbmm-genel-kurulunda-vize-onerisi-kabul-edilmedi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/tbmm-genel-kurulunda-vize-onerisi-kabul-edilmedi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/tbmm-genel-kurulunda-vize-onerisi-kabul-edilmedi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/tbmm-genel-kurulunda-vize-onerisi-kabul-edilmedi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/tbmm-genel-kurulunda-vize-onerisi-kabul-edilmedi/62077/</link>
			<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 17:23:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın duyurdu: MHP Kütahya İl Teşkilatı feshedildi</title>
			<description><![CDATA[MHP Kütahya İl Teşkilatı feshedildi. Duyuru MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın sosyal medyadan duyurdu. Geçtiğimiz haftalarda da MHP İstanbul İl Teşkilatı ve 39 ilçe teşkilatının feshedildiği açıklanmıştı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yalçın paylaşımında şunları dile getirdi:
"Milliyetçi Hareket Partisi Kütahya İl Teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün 34. maddesi uyarınca feshedilmiştir. Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Kütahya İl Başkanlığı görevine Mehmet Ali Türker atanmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
İstanbul teşkilatı da feshedilmişti
Geçtiğimiz haftalarda da MHP İstanbul İl Teşkilatı ve 39 ilçe teşkilatının feshedildiği açıklanmıştı.

 

Milliyetçi Hareket Partisi Kütahya İl Teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün 34. maddesi uyarınca feshedilmiştir.

Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Kütahya İl Başkanlığı görevine…
— E. Semih Yalçın (@E_SemihYalcin) April 16, 2026
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/mhp-genel-baskan-yardimcisi-yalcin-duyurdu-mhp-kutahya-il-teskilati-feshedildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/mhp-genel-baskan-yardimcisi-yalcin-duyurdu-mhp-kutahya-il-teskilati-feshedildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/mhp-genel-baskan-yardimcisi-yalcin-duyurdu-mhp-kutahya-il-teskilati-feshedildi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/mhp-genel-baskan-yardimcisi-yalcin-duyurdu-mhp-kutahya-il-teskilati-feshedildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/mhp-genel-baskan-yardimcisi-yalcin-duyurdu-mhp-kutahya-il-teskilati-feshedildi/62073/</link>
			<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 14:15:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Serik Belediye Başkanı Kumbul, AK Parti'ye katıldı: Cumhurbaşkanı Erdoğan rozet taktı</title>
			<description><![CDATA[CHP'nin 74 yıl sonra kazandığı belediye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı grup toplantısının ardından eski CHP’li Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul, AK Parti’ye katıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin 74 yıl aradan sonra kazandığı Serik’te belediye başkanı seçilen Kadir Kumbul’un istifasının ardından belediye AK Parti’ye geçti.
Antalya'nın Serik ilçesinin Belediye Başkanı olan Kadir Kumbul, geçtiğimiz günlerde partisinden istifa etmiş, telefonlarını da kapatmıştı.
Kumbul dün AK Parti grup toplantısı sonrası muradına erdi. Serik Belediyesi'ni CHP'den AK Parti'ye geçiren Kumbul'a parti rozetini Cumhurbaşkanı Erdoğan taktı. Rozet takma işlemi, okul saldırıları sebebiyle basına kapalı sade bir törenle tamamlandı.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nın ardından dikkat çeken bir siyasi gelişme yaşandı.
Eski CHP’li Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul, AK Parti’ye katıldı. Kumbul’un parti rozetinin, toplantı sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından takıldığı öğrenildi.
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/serik-belediye-baskani-kumbul-ak-parti-ye-katildi-cumhurbaskani-erdogan-rozet-takti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/serik-belediye-baskani-kumbul-ak-parti-ye-katildi-cumhurbaskani-erdogan-rozet-takti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/serik-belediye-baskani-kumbul-ak-parti-ye-katildi-cumhurbaskani-erdogan-rozet-takti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/serik-belediye-baskani-kumbul-ak-parti-ye-katildi-cumhurbaskani-erdogan-rozet-takti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/serik-belediye-baskani-kumbul-ak-parti-ye-katildi-cumhurbaskani-erdogan-rozet-takti/62070/</link>
			<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 13:14:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>BARAN: “ORTA KORİDOR’UN EN KRİTİK HALKASI TÜRKİYE ULAŞTIRMADA ALTERNATİF BİR GÜZERGÂH OLARAK ÖNE ÇIKIYOR”</title>
			<description><![CDATA[ATO BAŞKANI BARAN, “DOĞU-BATI EKSENİNDE ANKARA’NIN ULAŞTIRMADAKİ YENİ ROLÜ” PANELİ’NDE KONUŞTU…
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[“TÜRKİYE’NİN KALBİ ANKARA, DEMİRYOLU İLE KARAYOLUNU ENTEGRE EDEREK, TİCARET VE LOJİSTİĞİ AYNI POTADA ERİTİYOR”

15 Nisan 2026- Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran,  pandemiyle başlayan ve son dönemde yaşanan küresel gelişmelerle birlikte ticaret rotalarının yeniden şekillendiğini ve ülkelerin alternatif güzergâh arayışına yöneldiğini belirterek, “Türkiye alternatif bir güzergah olarak öne çıkıyor. Orta Koridor olarak adlandırılan ve Çin’den başlayıp Orta Asya, Hazar geçişi ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan hat, bu süreçte büyük önem kazanmış durumda. Türkiye, bu koridorun en kritik halkalarından biri. Ankara ise bu yeni dönemde sadece bir geçiş noktası değil; aynı zamanda güçlü bir lojistik merkez olma potansiyelini her geçen gün artıran bir şehir” dedi. 
ATO Başkanı Gürsel Baran, Atılım Üniversitesi ve Ankara Lojistik Üssü iş birliğinde düzenlenen “Doğu – Batı Ekseninde Ankara’nın Ulaştırmadaki Yeni Rolü” konulu panelin açılışında konuştu. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz’ın teşrifleriyle, Ankara Lojistik Üssü Yerleşkesi’nde gerçekleşen programa, Atılım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serkan Eryılmaz, Ankara Lojistik Üssü Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Gündüz, ATO Meclis Başkan Yardımcısı Ali İhsan Özdemir ile kamu, akademi ve sektör temsilcileri ile öğrenciler katıldı.
Baran, yaptığı konuşmada, ulaştırma altyapısının ticaret ve ekonomik gelişim açısından stratejik rolüne dikkat çekti. Ulaştırmanın sadece altyapı meselesi olmadığını, rekabet gücünün belirleyicisi ve ekonominin nabzı görevi gördüğünü anlatan Baran, “Bir şehir ne kadar hızlı, ne kadar entegre ve ne kadar sürdürülebilir bir ulaşım ağına sahipse o kadar güçlü hale gelir” dedi.  Sektörlerin gelişiminin ulaşım altyapısıyla yakından ilişkili olduğunu ifade eden Baran, “Dünyada; ticaret de, turizm de, sağlık da, hangi alan olursa olsun hepsi ulaşım sistemlerinin gelişimine paralel ilerliyor” dedi. 



-“ANKARA LOJİSTİK MERKEZ”-
Pandemi ile başlayan ve son dönemde yaşanan küresel gelişmelerle birlikte ticaret rotalarının yeniden şekillendiğini anlatan Baran, özellikle Asya ile Avrupa arasındaki taşımacılıkta, yeni güzergâh arayışlarının hız kazandığını kaydetti. Türkiye’nin ulaştırmada alternatif bir güzergah olarak öne çıktığını kaydeden Baran, Orta Koridor olarak adlandırılan ve Çin’den başlayıp Orta Asya, Hazar geçişi ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan hat, bu süreçte büyük önem kazanmış durumda. Türkiye, bu koridorun en kritik halkalarından biri. Ankara ise bu yeni dönemde sadece bir geçiş noktası değil; aynı zamanda güçlü bir lojistik merkez olma potansiyelini her geçen gün artıran bir şehir” diye konuştu. 



-DÜNYAYA AÇILAN KAPI-
Tarihi İpek Yolu güzergâhı üzerinde yer alan Ankara’nın tarih boyunca da ulaştırmada önemli bir merkez, stratejik bir kavşak noktası olduğunu ifade eden Baran, “Ankara’nın merkezi coğrafi konumu, Türkiye’nin çeşitli bölgelerine erişimi kolaylaştırıyor. Karayolu, demiryolu ve havayolu ulaşım ağlarının kesişim noktasında yer alması, şehrimizi ulaşım açısından stratejik bir noktaya taşıyor. Bütün bunlar Ankara’ya lojistik açıdan önemli fırsatlar sunuyor. Hızlı tren, karayolu ağı ve yurtdışı uçuşları ile Ankara, ‘Anadolu’nun Dünyaya Açılan Kapısı’ konumunda” dedi. 
Ankara’nın her anlamda Türkiye’nin kalbi olduğunu vurgulayan Baran, “Bu kalbin güçlü atması için ulaştırma damarlarının hızlı, sağlıklı ve entegre çalışması gerekiyor. Doğu ile Batı’yı buluşturan, demiryolu ile karayolunu entegre eden, ticaret ile lojistiği aynı potada eriten bir Ankara; yalnızca ülkemiz için değil, bulunduğumuz coğrafya için de güçlü bir çekim merkezi olacaktır” diye konuştu. 

-ANKARA DÖNÜŞÜME ÖNCÜLÜK EDEBİLİR-
Teknolojideki gelişmeler ve dijital dönüşümün ulaştırma ve lojistiğe etkilerine değinen Baran, “Dijitalleşme, veri yönetimi, akıllı ulaşım sistemleri ve sürdürülebilirlik bu alanın ayrılmaz parçaları haline geldi. Bugün dünyada lojistik merkezler, sadece yüklerin taşındığı alanlar olmanın ötesine geçmiş; verinin işlendiği, süreçlerin optimize edildiği ve katma değerin üretildiği merkezler haline gelmiştir. Ankara’nın bu dönüşüme öncülük etmesi mümkün” dedi. 



-ÇOK MODLU TAŞIMACILIK ANLAYIŞI -
Ulaştırmada entegrasyon konusunun önem kazandığını ifade eden Baran, “Artık çok modlu taşımacılık anlayışı söz konusu... Yani demiryolunun, karayolunun, havayolunun ve lojistik merkezlerin bir bütün olarak çalıştığı bir sistemden söz ediyoruz. Bu bağlamda Ankara Lojistik Üssü gibi projeler, şehrimizin bu gelişimi açısından büyük anlam taşıyor. Lojistik altyapının güçlendirilmesi, Ankara’nın sadece bir üretim ve tüketim merkezi değil, aynı zamanda bir dağıtım ve yönlendirme merkezi haline gelmesini sağlıyor” dedi. 
ATO olarak ulaştırma ve lojistik sektörünü Ankara’nın kalkınmasında stratejik bir alan olarak gördüklerini kaydeden Baran, “Lojistik altyapının güçlendirilmesi, organize lojistik bölgelerinin yaygınlaştırılması, demiryolu bağlantılarının artırılması ve ulaşım süreçlerinin dijitalleşmesi konularında tüm paydaşlarla iş birliği yapmaya hazırız” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından program, Atılım Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nevzat Saygılıoğlu’nun oturum başkanlığını yaptığı; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürü Murat Baştor, TCDD Genel Müdür Yardımcısı Nizamettin Çiçek, Gazi Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hayri Ulvi ve UND Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Fatih Şener’in konuşmacı olarak yer aldığı panel ile devam etti. 

 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/baran-orta-koridor-un-en-kritik-halkasi-turkiye-ulastirmada-alternatif-bir-guzerg-h-olarak-one-cikiyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/baran-orta-koridor-un-en-kritik-halkasi-turkiye-ulastirmada-alternatif-bir-guzerg-h-olarak-one-cikiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/baran-orta-koridor-un-en-kritik-halkasi-turkiye-ulastirmada-alternatif-bir-guzerg-h-olarak-one-cikiyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/baran-orta-koridor-un-en-kritik-halkasi-turkiye-ulastirmada-alternatif-bir-guzerg-h-olarak-one-cikiyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/baran-orta-koridor-un-en-kritik-halkasi-turkiye-ulastirmada-alternatif-bir-guzerg-h-olarak-one-cikiyor/62063/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:11:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hiç kimse Türkiye'ye ve Türkiye Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şahsıma ve ülkeme sosyal medya üzerinden dil uzatan bebek katillerine bazı gerçekleri tekrar hatırlatıyorum: Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye’ye ve Türkiye Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz." dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:
Sözlerimin hemen başında, 14-20 Nisan Şehitler Haftası vesilesiyle terörle mücadeleden sınır ötesi operasyonlara kadar farklı cephelerde vatanımızın bekası, milletimizin huzuru ve devletimizin güvenliği için şehadete yürüyen tüm kahramanları rahmetle yâd ediyorum. Rabbim hepsinin ruhlarını şad, mekânlarını cennet eylesin. Kahraman gazilerimize de fedakârlıklarından ötürü şükranlarımı sunuyor, Mevla’dan kendilerine hayırlı, sağlıklı, bereketli ömürler niyaz ediyorum. Şehitlerimizin muhterem ailelerine de en derin hürmetlerimi takdim ediyor, devletimizin her zaman yanlarında olacağını bir kez daha ifade ediyorum.

"Saldırı tüm yönleriyle araştırılmaktadır"
Yine burada, dün Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede meydana gelen ve milletçe hepimizi yaralayan olaydan duyduğum üzüntüyü paylaşmak istiyorum. Müessif ve menfur hadiseyle ilgili soruşturmalar başlatılmış, bir kişi gözaltına alınmış, 4 yönetici görevden uzaklaştırılmıştır. Saldırı tüm yönleriyle araştırılmaktadır. Olayda ihmali ve kusuru olanlardan mutlaka hesap sorulacaktır. Saldırıda yaralanan 16 kişiden 7’si taburcu edilmiş, 9 yaralımızın tedavisi ise halen devam etmektedir. Yaralılarımıza Cenab-ı Allah’tan acil şifalar temenni ediyor; ailelerimize, eğitim camiamıza ve Siverekli kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

"Ülkemizin ufkunu aydınlatacak vizyon projelerini hayata geçiriyoruz"
Aziz kardeşlerim, kıymetli milletvekillerimiz, milletimizin takdir ve teveccühüne mazhar olmanın yüksek sorumluluğu içinde aldığımız her nefesi ülkemize hizmet için kullanmanın derdindeyiz. Enerjiden savunma sanayine, ulaştırmadan aileye, eğitimden sağlığa her alanda ülkemizin ufkunu aydınlatacak vizyon projelerini hayata geçiriyoruz.

Enerjide tam bağımsız Türkiye hedefimize kararlı bir şekilde, sabırla, azimle, kararlılıkla ilerliyoruz. Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek durumundayım. Bölgemizdeki savaşlara rağmen enerjiye erişimde eğer bugün sanayicimiz, üreticimiz, çiftçimiz, turizmcimiz, nakliyecimiz hiçbir endişe taşımıyorsa bunun gerisinde 23 yıllık bir çaba, mücadele ve emek vardır.

"Türkiye'yi enerjide bir üst lige çıkardık"
Enerji sepetimizi zenginleştirmek ve tedarikçi ülkelerin sayısını artırmak ilk günden beri önceliğimiz oldu. Ayrıca hidroelektrik, rüzgâr, jeotermal, güneş, nükleer gibi başlıklarda yaptığımız yeni yatırımlarla Türkiye'yi enerjide bir üst lige çıkardık.

En büyük devrimi ise arama ve sondaj çalışmalarında gerçekleştirdik. Daha evvel yıllarca kiralama yöntemiyle yapılan petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerini kendi imkanlarımızla icra etmeye karar verdik. Ardından dünyanın en büyük dördüncü derin deniz filosunu kurduk. Karadeniz'deki keşfimizle adeta şeytanın bacağını kırmış olduk. Şu an 4 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz gazından karşılıyoruz. 2026 yılında bu rakamı 8 milyon haneye çıkaracağız. 2028'de 16-17 milyon hanenin doğal gazını kendi kaynaklarımızdan karşılar hale geleceğiz.

"Çağrı Bey'le 'Ya nasip' diyor, inşallah ilk sondajımızı başlatıyoruz"
Kendi gemilerimizle, sondaj çalışmalarımıza Karadeniz'de devam ediyoruz. Sadece kendi denizlerimizde arama yapmıyor, aynı zamanda bu imkanları dost ve kardeş ülkelerin istifadesine de sunuyoruz.

Cuma günü Somali'de hepimizin göğsünü kabartan bir tören gerçekleşti. Derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, Somali açıklarındaki Curat-1 kuyusunda hidrokarbon aramalarına başlamak üzere bu ülkeye ulaştı. Oruç Reis gemimizle 7 ay boyunca yaklaşık 4.500 kilometrekarelik alanda sismik araştırmalar yürütmüş, umut verici bulgulara ulaşmıştık. Şimdi Çağrı Bey'le 'Ya nasip' diyor, inşallah ilk sondajımızı başlatıyoruz.

Şurası da bir başka övünç kaynağımızdır: Curat-1, 7.500 metrelik derinliğiyle dünyanın en derin ikinci deniz sondajı olacak. Çağrı Bey'e bu kritik görevinde donanmamıza ait Altan, Korkut ve Sancar isimli gemilerimiz refakat edecek. Yani daha önce birilerine minnet ettiğimiz işleri artık kendi gemilerimizle, kendi mühendislerimizle, kendi insan gücümüzle gerçekleştiriyoruz.

"Türkiye, sadece 23 yılda engellere rağmen buralara geldi"
Hani hep söylüyorum ya; nereden nereye diye. İşte Türkiye, sadece 23 yılda engellere rağmen buralara geldi. Türkiye kısa sürede tarih yazan, destan yazan vatandaşlarıyla birlikte tüm mazlumların iftihar vesilesi olan bir seviyeye ulaştı. Ülkemizde bazıları Türkiye'nin başarılarına gözlerini kapattıkları için bunu göremeseler de inanın dostlarımız ve kardeşlerimiz çok net görüyor. Aynı şekilde aziz milletimiz o engin ferasetiyle her şeyin bilincindedir.

"Türkiye-Somali kardeşliğinin en güzel nişanesi"
Bakınız burada Çağrı Bey'i yakından gören Somalili genç bir kardeşimizin hissiyatını sizlerle paylaşmak istiyorum. Kendisi aynen şu ifadeleri kullanıyor: 'Çağrı Bey gemisinin etkilerini üstümden halen atamadım. Onu yakından görmek benim için nefes kesici bir tecrübeydi. Çünkü Çağrı Bey yürüyen devasa bir şehir gibiydi. Kocaman, yepyeni, çok güzel inşa edilmiş. Maşallah adeta bir sanat eseri.' Evet, Somalili bir gencin kalbinden kalemine dökülen bu samimi ifadeleri hem güçlü Türkiye'nin hem Türkiye-Somali kardeşliğinin en güzel nişanesi olarak görüyoruz.

"Biz sömürmeye değil, beraberce kazanmaya talibiz"
Hep söylediğim gibi, biz sömürmeye değil, beraberce kazanmaya talibiz. Çağrı Bey’in Somalili kardeşlerimize müjdeli haberler vereceğine yürekten inanıyoruz. Çağrı Bey sondaj gemimize yolun açık, sondajın bereketli olsun diyoruz. Gemi personelimize Cenab-ı Allah’tan başarılar diliyoruz. 2011 yılında kimse yokken nasıl Somali’nin imdadına koştuysak, nasıl o günden bu yana Somalili kardeşlerimizi hiç yalnız bırakmadıysak, inşallah bundan sonra da Somali halkının kalkınma mücadelesine omuz vermeye, destek olmaya devam edeceğiz.

"İnsanlık kendine bir çıkış ve kurtuluş yolu arıyor"
İç ve dış gelişmeler bağlamında oldukça yoğun günlerden geçiyoruz. Merhum Cengiz Aytmatov’un 'Gün Olur Asra Bedel' ifadesinin adeta ete kemiğe büründüğü bir döneme bizzat şahitlik ediyoruz. İkinci Cihan Harbi’nin galipleri tarafından belirlenen kurallar ve kurumlar üzerine bina edilen küresel sistem; ekonomik, siyasi ve güvenlik boyutuyla çatırdarken yerine neyin konulacağı, neyin geleceği belirsizliğini koruyor.

İnsanlık kendine bir çıkış ve kurtuluş yolu arıyor. Ancak bu yolun ufukta belirdiğini henüz söyleyemiyoruz. İnsanlığın barış, istikrar, güvenlik ve bir parça huzur özlemi; kandan ve kaostan beslenen çevreler tarafından maalesef dinamitleniyor. Bunun en son örneği, 28 Şubat’ta başlayan ve bölgemizi uçurumun eşiğine getiren hukuksuz savaştır. Savaşı kimin istediği, kimin tahrik ettiği, kimlerin bundan rant ve menfaat devşirdiği aradan geçen süre zarfında ortaya çıkmıştır. Bizim savaşın ilk gününde Siyonist lobinin rolüne dair yaptığımız tespitin haklılığı zamanla anlaşılmıştır.

"Sıkılı yumruklarla müzakere olmaz"
Biliyorsunuz çatışmaların 40. gününde Pakistanlı kardeşlerimizin takdire şayan gayretleriyle 15 günlük bir ateşkes ilan edildi. Böylece haftalardır yüreği ağzında yaşayan bölge halklarıyla birlikte tüm insanlık 40 gün sonra ilk kez rahat bir nefes aldı. Biz de geçici ateşkesten memnuniyetimizi dile getirdik. Fakat İsrail hükümetinin Lübnan’a yönelik saldırılarını devam ettirmesi barış umutlarına ilk darbeyi vurmuştu. Hafta sonu Pakistan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen görüşmelerden de ne yazık ki beklenen haberler gelmedi.

Tarafların açıklamaları, masa devrilmese bile müzakere sürecinde özellikle nükleer meselede bir tıkanıklığa gelindiğine işaret ediyor. Hürmüz Boğazı’nda tansiyonun tekrar yükseldiğini görüyoruz. Gerilimin düşürülmesi, ateşkesin uzatılması, görüşmelerin sürdürülmesi noktasında gerekli telkin ve girişimlerde bulunuyoruz. Daha önce söylediğim gibi, sıkılı yumruklarla müzakere olmaz. Söz yerine tekrar silahların konuşmasına müsaade edilmemelidir. Ateşkesle aralanan fırsat penceresi sonuna kadar değerlendirilmelidir. Bilhassa ateşkesten hiç hoşnut olmadığı bilinen İsrail hükümetinin süreci kundaklamasına izin verilmemelidir.

"Bölgemizde barış olacaksa bu Siyonist rejime rağmen olacak"
Kardeşlerim, bir defa şunu artık herkes anlamak zorundadır. Şayet bölgemizde barış olacaksa bu Siyonist rejime rağmen olacak. Bölgemizde istikrar sağlanacaksa yine bu vaadedilmiş topraklar hezeyanıyla hareket eden İsrail hükümetine rağmen sağlanacak. Kana bulanan coğrafyamıza huzur gelecekse bu aynı şekilde güvenliğini başkalarının güvensizlik içinde olmasına bağlayan İsrail'e rağmen olacak. Çünkü İsrail en küçük bir barış umudu belirdiğinde daha önce defalarca yaptığı gibi bunu sabote etmek için her yolu deneyecek. İnsanlık cephesi bölgemizdeki yangını söndürmek için uğraştıkça katliam şebekesi ateşe daha fazla odun taşıyacak.

"Dost İspanya halkını aynı şekilde ülkem ve milletim adına kutluyorum"
Elbette bunu yaparken Türkiye ve İspanya başta olmak üzere barışın sesini yükselten ülkeleri küstahça hedef almaya da devam edecekler. Tetikçi kalemleriyle, medyalarıyla, aparat olarak kullandıkları maşalarıyla vicdan sahiplerini susturmaya çalışacaklar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar cesur yürekleri susturamayacak, hakkı ve hakikati savunan kalplere zincir vuramayacaklar.

Buradan Gazi Meclisimizin çatısı altından Gazze kasabı Netanyahu'nun tehditleri karşısında dik bir duruş sergileyen İspanya Başbakanı değerli dostum Sanchez'i canı gönülden tebrik ediyorum. Dost İspanya halkını aynı şekilde ülkem ve milletim adına kutluyorum. Şunu herkes bilsin ki biz soykırım şebekesinin köpürttüğü nefret diline, husumet diline, gerilim ve kavga diline teslim olmayacağız.

"Zalime zalim, hayduta haydut, katile katil demeye devam edeceğiz"
Vakarla, onurla, tarihimizden tevarüs ettiğimiz asalet ve cesaretle en zor zamanlarda doğruları konuşmaya devam edeceğiz. Zalime zalim, hayduta haydut, katile katil demeye devam edeceğiz. Gazzeli masum yavruların haykıran sesi olmaya devam edeceğiz. Evlat acısıyla ciğeri yanan Filistinli annelerin feryadına kulak vermeye devam edeceğiz. Batı Şeria'da toprakları işgal edilen kardeşlerimizin hakkını savunmaya devam edeceğiz. Lübnan'da yataklarında uyurken katledilen yavruların davasının takipçisi olmaya devam edeceğiz. Gizlenmek istenen tehdit ve zorbalıkla üstü örtülmek istenen hakikatleri birilerinin yüzlerine çarpmaya devam edeceğiz.

"Gerektiğinde dağları yırtacak kudrete sahip olduğumuzu unutmasınlar"
Coğrafyamızdaki mevcudiyetlerini birilerinin 100 sene önce yaptığı ihsana borçlu olanların aksine biz, bu topraklardaki 1000 yıllık tecrübemizin ışığında sorumluluk duygusuyla hareket etmeye devam edeceğiz. Şahsıma ve ülkeme sosyal medya üzerinden dil uzatan bebek katillerine bazı gerçekleri tekrar hatırlatıyorum: Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye’ye ve Türkiye Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz. Yumuşak başlı olmamızı, sağduyulu olmamızı uysal koyun olduğumuz şeklinde kimse yorumlamasın; kimse böyle bir vehme kapılmasın. Biz toprağın üstünde haysiyetsizce yaşamaktansa, gerektiğinde toprağın altında şereflice yatmayı onurların en büyüğü olarak görürüz.

Tayyip Erdoğan olarak, şahsım ve tüm dava arkadaşlarım; hepimiz İstiklal Marşı "Korkma!" nidasıyla başlayan kahraman bir milletin evlatlarıyız. Biz 11 buçuk milyon üyesiyle şu muhteşem mısraları kalplerine nakşetmiş bir siyasi hareketin mensuplarıyız:

"Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.

Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.

Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,

'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?"

Evet, imkansızlıklar içinde bile kükremiş sel misali bentleri çiğneyip aşan bu millete zincir vuracağını zanneden gafiller; gerektiğinde dağları yırtacak kudret, kuvvet ve kararlılığa sahip olduğumuzu hiçbir zaman unutmasınlar.

"Hadsizlikler karşısında tepki gösteren tüm siyasetçilere teşekkür ediyorum"
Bu vesileyle Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ile birlikte ülkemize ve şahsımıza yönelik hadsizlikler karşısında tepki gösteren tüm siyasetçilere teşekkür ediyorum. Farklı kulvarlarda millete hizmet mücadelesi veren siyasi partilerin söz konusu Türkiye ve Türkiye'nin milli gururu olunca ortaya koydukları bu müşterek tavrı çok kıymetli bulduğumuzu memnuniyetle ifade ediyorum.

"Barış çabalarına öncülük etmeye her zaman hazırız"
İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında başlayan müzakere sürecinden yaşanan tüm sıkıntılara rağmen umutlarımızı kesmiş değiliz. Şurası bir gerçek ki anlamsız savaşın kaybedeni, adil barışın ise kazananı çoktur. Herkesten sürece böyle bakmalarını istiyoruz. Zorluklar olabilir, çözülmesi zaman alacak çetrefil meseleler olabilir. Ama barışın nimetlerine odaklanıldığında, uzun vadeli bir perspektifle hareket edildiğinde bunların önemli bir kısmı hal yoluna konulacaktır. Aklıselimin, sağduyunun, sorunları diyalog, diplomasi yoluyla çözme iradesinin eninde sonunda galip geleceğine inanıyoruz, daha doğrusu bunu tüm kalbimizle arzu ve temenni ediyoruz.

Türkiye olarak bölgemizin her karışında sulh ve sükunun egemen olması için bütün imkanlarımızla çalışacağımızın bilinmesini istiyorum. "Yurtta barış, bölgede barış, dünyada barış" ilkesiyle barışın sesi olmaya, barış çabalarına öncülük etmeye her zaman hazırız.

"Türkiye’nin maalesef bu vizyonla uyumlu bir ana muhalefet partisi bulunmuyor."
Tabii bu süreçte ülkemizin şu gerçeğini de aklımızdan çıkarmıyoruz: Yurt dışında büyük bir atılım içinde olan Türkiye’nin maalesef bu vizyonla uyumlu bir ana muhalefet partisi bulunmuyor. Batı karşısında kompleksli muhalefet, uluslararası toplantılarda ülkemizi mahcup ederken iç politikada ise milletimizi beceriksizliğe mahkum ediyor. Küresel siyasette adeta bir şahlanış döneminde olan Türkiye, ne yazık ki içeride ana muhalefetin yönettiği belediyelerde kelimenin tam anlamıyla bir "fetret devri" yaşıyor.

"2026 senesi "Ziya Gökalp'i Anma Yılı" olarak ilan edildi"
Bu yıl milletimizin yetiştirdiği seçkin münevverlerden biri olan merhum Ziya Gökalp'in doğumunun 150. sene-i devriyesidir. Rahmetli Gökalp’in entelektüel mirasının doğru bir şekilde anlaşılması için Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) nezdinde girişimlerde bulunduk. Ülkemizin teklifi ve Türksoy Daimi Konseyi'nin oy birliğiyle aldığı karar neticesinde 2026 senesi "Ziya Gökalp'i Anma Yılı" olarak ilan edildi.

Yahya Kemal'in tarifiyle kafasının içinde fosforlu bir beyin ve idrak taşıyan Ziya Gökalp, fikrin çilesini çekmiş bir şahsiyetti. Yazılarıyla, eserleriyle, fikirleriyle günümüz meselelerine de ışık tutan merhum Gökalp'in bundan 104 yıl önce Küçük Mecmua'da yazdığı şu satırları burada sizlerle paylaşmak arzusundayım:

"Haçlı Seferleri sırasında Türkler ve Kürtlerin ehl-i salibe karşı birlikte omuz omuza cihat ettiklerini" anlatan Ziya Gökalp, ikisi arasındaki kardeşliği, daha önemlisi kaderdaşlığı bakınız nasıl tarif ediyor: "Türkler ve Kürtler, bin senelik müşterek din, müşterek tarih, müşterek bir coğrafyanın neticesi olarak hem maddi hem de manevi bir surette birleşmişlerdir. Bugün ise müşterek düşmanlar, müşterek tehlikeler karşısında bulunuyorlar. Bu tehlikelerden ancak müşterek bir azim ile kurtulabilirler."

Evet, bir asır önce kaleme alınan bu veciz ifadeler, geçerliliğini hem de çok canlı biçimde halen muhafaza ediyor. Bu topraklarda bin yıldır olduğu gibi bugün de Türkler ve Kürtlerin hasımları ortaktır; karşılaştıkları tehdit ve tehlikeler müşterektir. Bölgemizde oynanan oyunlara, kurulan tuzaklara baktığımızda bunu çok net görebiliyoruz. Türk'ün de, Kürt'ün de, Arap'ın da düşmanlarının aynı olduğunu; meselenin etnik kökenlerimizden ziyade inancımız, imanımız, bin yıllık kardeşliğimiz olduğunu her yeni gelişmeyle yeniden müşahede ediyoruz.

Terörsüz Türkiye süreci
Değerli kardeşlerim; kirli niyetlerin tek tek deşifre olduğu bu dönemde milletçe en sağlam direniş hattımız, 18. ayına giren "Terörsüz Türkiye" sürecimiz olmuştur. Sürecin ülkemiz için stratejik değeri bugünlerde daha net anlaşılmaktadır. Öyle ki Türkiye'nin 40 yıllık terör musibetinden kurtulmasını istemeyen odaklar, artık süreçten rahatsızlıklarını gizleme gereği dahi duymuyorlar. Ellerine ve yüzlerine yapışmış 73 bin Gazzeli'nin kanına bakmadan çıkıp bir de utanmadan Kürt kardeşlerimiz üzerinden ülkemize iftira atıyorlar.

Değerli kardeşlerim; biz bu tuzağa düşmeyeceğiz. Cumhur İttifakı olarak ülkemizin ve bölgemizin aydınlık yarınlarını karartmayacağız. Ve şunu bir defa herkes bilmeli: Allah'ın izniyle bizler kararlı bir şekilde geleceğe yürüyeceğiz. Bundan kimsenin endişesi olmasın, hiç kimse tereddüt etmesin. Bin yıllık kardeşliğimizin rehberliğinde makul ve meşru zeminde hareket edildiği müddetçe çözümsüz hiçbir meselemizin olmadığı kanaatindeyiz. Bununla birlikte hiçbirimiz kendi enerjimizi hem de milletimizin vaktini faydasız gündemlerle heba etme lüksüne de sahip değiliz.

Sizleri bu anlamlı buluşmada en kalbi duygularla selamlıyor ve bu hafta sonu Antalya Diplomasi Forumu'nda beraber olmak ümidiyle en kalbi duygularla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-hic-kimse-turkiye-ye-parmak-sallayamaz.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-hic-kimse-turkiye-ye-parmak-sallayamaz.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-hic-kimse-turkiye-ye-parmak-sallayamaz_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-hic-kimse-turkiye-ye-parmak-sallayamaz.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/cumhurbaskani-erdogan-hic-kimse-turkiye-ye-ve-turkiye-cumhurbaskani-na-parmak-sallayamaz/62059/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 13:39:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Tekin Şanlıurfa Siverek'teki okul saldırısıyla ilgili konuştu: Bir öğretmende kalıcı hasar olabilir</title>
			<description><![CDATA[Siverek'te okula düzenlenen silahlı saldırıyla ilgili konuşan Bakan Tekin, soruşturmanın devam ettiğini belirtirken yaralanan bir öğretmende kalıcı hasar olabileceğini dile getirdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde soruları yanıtlayan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Şanlıurfa Siverek'te bir okula yönelik saldırıyla ilgili konuştu. 'Biz bu süreçle ilgili olarak herkesin hakkını görecek şekilde adli ve idari açıdan soruşturma süreçlerini devam ettiriyoruz, takip edeceğiz' diyen Bakan Tekin, "Yaralılarımızın, sadece bir öğretmen arkadaşımızla ilgili, hayati tehlike olmamakla beraber olağan yaşam süreçlerini sürdürmesini engelleyecek bir kalıcı hasar olabilir diye endişemiz var" dedi.

Bakan Tekin şunları dile getirdi:
"Biz olaya gerçekten üzüldük. İçişleri, Adalet, Aile ve Sosyal Politikalar bakanlıkları birlikte süreci yürütüyoruz zaten. Biz olaydan haberdar olur olmaz bölgeye en yakın lokasyondaki en üst düzey arkadaşımız Talim ve Terbiye Kurulu Başkanımız'dı. Programını yarıda keserek oraya geçti. Gün boyu oradaydı, sürekli iletişim halindeydik. Başkanımız bakanlık içerisindeki en yakın çalışma arkadaşlarımızdan birisi. Bugün sabah itibarıyla da konuyla doğrudan ilgili iki genel müdürümüz orada. Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürümüz ile Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürümüz. Valilikle sürekli irtibat halindeyiz. Gerekli tedbirleri alıyoruz, alacağız."
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/bakan-tekin-sanliurfa-siverek-teki-okul-saldirisiyla-ilgili-konustu-bir-ogretmende-kalici-hasar-olabilir.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/bakan-tekin-sanliurfa-siverek-teki-okul-saldirisiyla-ilgili-konustu-bir-ogretmende-kalici-hasar-olabilir.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/bakan-tekin-sanliurfa-siverek-teki-okul-saldirisiyla-ilgili-konustu-bir-ogretmende-kalici-hasar-olabilir_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/bakan-tekin-sanliurfa-siverek-teki-okul-saldirisiyla-ilgili-konustu-bir-ogretmende-kalici-hasar-olabilir.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/bakan-tekin-sanliurfa-siverek-teki-okul-saldirisiyla-ilgili-konustu-bir-ogretmende-kalici-hasar-olabilir/62058/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 13:28:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Özgür Özel'den ara seçim çağrısı: 'Bu millet artık bir devri kapatmak, yeni bir devri başlatmak istemektedir'</title>
			<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Bu millet artık sözünü sandıkta söylemek, bir devri kapatmak, yeni bir devri başlatmak istemektedir. Bu ara dönemden çıkışın yolu, ara seçimdir. Bu zor günlerde demokrasimiz için ara seçim, emeklimiz ve emekçimiz için ara zam olmazsa olmaz talebimizdir." dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Özel, CHP TBMM Grup Toplantısı'ndaki konuşmasında, elindeki Anayasa kitapçığını göstererek, Anayasa'nın malın, canın, namusun ve birlikte yaşamanın güvencesi olduğunu belirtti.
Yaşanan birçok krizin Anayasa'yı tanımamaktan kaynaklandığını savunan Özel, "seçim" çağrısında bulunarak, şöyle konuştu:
"Milletin sesini duyurmak, erken seçime zorlamak, hiç değilse gidişata milletin itirazını göstermek için açtık Anayasa'ya baktık. Anayasa'nın 78. maddesi var. Açık, net yazıyor. Diyor ki 'TBMM üyeliklerinde boşalma olması halinde ara seçime gidilir. Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır.' Net yazmış. Bu maddeden bir madde önce 77'de, 'TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri 5 yılda bir aynı anda yapılır' yazıyor. 'Yapılabilir', 'gidilebilir' değil, net yazıyor. Ama birisi 'Ben '77'ye göre cumhurbaşkanı olacağım ama emrettiği gün ara seçimi yapmayacağım' diyor."
Seçimi kendileri için değil, millet için istediklerini dile getiren Özel, birinci parti çıkma hevesinde olmadıklarını, asıl amaçlarının milletin gerçek beklentisini duyurmak olduğunu söyledi.
Özel, konuyla ilgili görüşme yaptığı siyasi parti genel başkanlarının tamamının da ara seçimin olması gerektiğini net bir şekilde belirttiğini ifade etti.
Anayasa'nın 78. maddesinin açık olduğunu dile getiren Özel, "Bu ülkeyi yoksulluktan, haksızlıktan kurtarmak isteyen, hepsi bu ülkenin demokrasisinden yana olan muhalefette bir özgüven patlaması, karşımızdaki iktidarda ise dizlerin titremesi söz konusudur. Bir kez daha davet ediyoruz. Hodri meydan, cesaretiniz varsa çıkın karşımıza." diye konuştu.
'Ara seçim ve ara zam talebi'
Özel ayrıca, partisinin il başkanları ile bugün "Olağanüstü İl Başkanları" toplantısı yapacaklarını da aktardı.
Türkiye'nin "bir nefese" ihtiyacı olduğunu savunan Özel, "Bu millet artık sözünü sandıkta söylemek, bir devri kapatmak, yeni bir devri başlatmak istemektedir. Bu ara dönemden çıkışın yolu, ara seçimdir. Bu zor günlerde demokrasimiz için ara seçim, emeklimiz ve emekçimiz için ara zam olmazsa olmaz talebimizdir." değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ozgur-ozel-den-ara-secim-cagrisi-bu-millet-artik-bir-devri-kapatmak-yeni-bir-devri-baslatmak-istemektedir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ozgur-ozel-den-ara-secim-cagrisi-bu-millet-artik-bir-devri-kapatmak-yeni-bir-devri-baslatmak-istemektedir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ozgur-ozel-den-ara-secim-cagrisi-bu-millet-artik-bir-devri-kapatmak-yeni-bir-devri-baslatmak-istemektedir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ozgur-ozel-den-ara-secim-cagrisi-bu-millet-artik-bir-devri-kapatmak-yeni-bir-devri-baslatmak-istemektedir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/ozgur-ozel-den-ara-secim-cagrisi-bu-millet-artik-bir-devri-kapatmak-yeni-bir-devri-baslatmak-istemektedir/62056/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 13:12:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kemal Kılıçdaroğlu'na "Cumhurbaşkanı'na hakaret" suçundan hapis cezası</title>
			<description><![CDATA[CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na "Cumhurbaşkanı’na hakaret" suçundan hapis cezası kararı çıktı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada karar çıktı. CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı.

NE OLMUŞTU?
CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında, Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakan ve kendisinin CHP Genel Başkanı olduğu 2014 yılındaki Mersin mitinginde; 2016 yılında Edirne’de yaptığı konuşmalar ile sonraki yıllarda partisinin grup toplantılarında kullandığı ifadeler nedeniyle; genel başkanlık ve milletvekilliği görevlerinin sona ermesinin ardından soruşturma başlatılmıştı.
Birleştirilen beş ayrı dosya kapsamında Kılıçdaroğlu, 22 Kasım 2024'te talimatla, Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'ne giderek savunma yapmıştı.
CHP’nin 7’nci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 11 yıla kadar hapis ve siyasi yasak istemiyle Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanıyordu.

KILIÇDAROĞLU'NUN AVUKATINDAN AÇIKLAMA
Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik karara dair YeniÇağ Gazetesi'ne açıklamalarda bulundu.
Kararı kabul etmediklerini ve siyasi bir karar olduğunu belirten Çelik, "Tam bir hukuksuzlukla karşı karşıyayız. bu karar kabul edilemez. Bu hukuksuz kararı istinafa götüreceğiz ve istinaftan da döneceğine eminiz. Kabul edilebilir bir karar değil" dedi.

 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/kemal-kilicdaroglu-na-cumhurbaskani-na-hakaret-sucundan-hapis-cezasi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/kemal-kilicdaroglu-na-cumhurbaskani-na-hakaret-sucundan-hapis-cezasi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/kemal-kilicdaroglu-na-cumhurbaskani-na-hakaret-sucundan-hapis-cezasi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/kemal-kilicdaroglu-na-cumhurbaskani-na-hakaret-sucundan-hapis-cezasi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/kemal-kilicdaroglu-na-cumhurbaskani-na-hakaret-sucundan-hapis-cezasi/62049/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 14:37:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>BARAN: "SLOVAKYA İLE TİCARET HACMİMİZİ 5 MİLYAR DOLARA ÇIKARABİLİRİZ"</title>
			<description><![CDATA[SLOVAKYA BÜYÜKELÇİSİ SLIVOVIC, ATO BAŞKANI BARAN’I ZİYARET ETTİ
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[14 Nisan 2026- Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Slovakya ile Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişiminden memnuniyet duyduklarını belirterek, "İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 4 milyar dolar seviyesini aştı. Bu rakamın daha da yukarı taşınabileceğine inanıyoruz. Kısa vadede ticaret hacmimizi 5 milyar dolar seviyesine çıkarabilecek potansiyele sahibiz" dedi.
Slovakya’nın Ankara Büyükelçisi Michal Slivovic, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran’ı makamında ziyaret etti. ATO Genel Sekreteri Ahmet Güran’ın da yer aldığı görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğinin geliştirilmesine yönelik konular ele alındı.



Türkiye’nin Slovakya’yı bağımsızlığının ardından ilk tanıyan ülkeler arasında yer aldığını hatırlatan Baran, iki ülke arasındaki ilişkilerin yıllar içinde güçlü bir zemine oturduğunu söyledi. Slovakya’nın Avrupa Birliği içinde önemli bir üretim merkezi haline geldiğine dikkat çeken Baran, otomotiv ve elektronik sektörlerinde dünya çapında markaların ülkede yatırım yaptığını ifade etti.
İki ülke arasındaki ticaretin istikrarlı bir şekilde geliştiğini kaydeden Baran, 2024 yılında 3 milyar dolar olan iki ülkenin dış ticaret hacminin 2024 yılında 4,2 milyar dolara yükseldiğini anlattı. Türkiye ile Slovakya arasındaki ticarette Ankara’nın payının dikkat çekici bir şekilde arttığını da bildiren Baran, "2025 yılında Ankara’dan Slovakya’ya yaklaşık 986 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. 2026 yılının ilk üç ayında ise bu rakam 352 milyon dolara ulaştı. Slovakya, Ankara’nın en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında üst sıralarda yer alıyor" diye konuştu. Slovakya ile özellikle savunma sanayii başta olmak üzere birçok alanda iş birliği potansiyeli bulunduğunu ifade eden Baran, iki ülke arasındaki yatırım ve ticaret ilişkilerinin dengeli şekilde geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
İki ülke arasındaki beşeri ilişkilerin de güçlü olduğunu belirten Baran, Slovakya’dan Türkiye’ye gelen turist sayısının her yıl arttığını ifade ederek, "Slovak turistler Türkiye’yi tercih ediyor. Özellikle Antalya ve Ege kıyıları Slovak ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi görüyor. Bu durum, ülkelerimiz arasındaki dostane ilişkilerin bir göstergesidir" dedi.



"İLİŞKİLERİMİZ STRATEJİK ORTAKLIK SEVİYESİNE YÜKSELDİ"
Slovakya’nın Ankara Büyükelçisi Michal Slivovic de konuşmasında, Türkiye ile Slovakya arasındaki ilişkilerin son dönemde önemli bir ivme kazandığını belirterek, "Geçtiğimiz yıl liderlerimiz arasında imzalanan ortak beyanname ile ilişkilerimiz stratejik ortaklık seviyesine yükseldi. Bu çerçevede iş birliğimizi somut projelerle daha da güçlendirmek istiyoruz" dedi.
İki ülke arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 4 milyar dolar seviyesine ulaştığını kaydeden Slivovic, bu rakamı daha da artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Slivovic, otomotiv, savunma sanayii, enerji ve su yönetimi gibi alanların iş birliği açısından öne çıktığını söyledi.



Slovakya’nın otomotiv üretiminde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığını belirten Slivovic, birçok uluslararası markanın üretim faaliyetlerini ülkelerinde sürdürdüğünü dile getirdi. İki ülke arasındaki insan ilişkilerinin de güçlü bir şekilde geliştiğine dikkat çeken Slivovic, "Geçtiğimiz yıl Slovakya’dan Türkiye’ye yaklaşık 270 bin turist geldi. Halklarımız arasındaki karşılıklı ilgi ve dostluk ilişkilerin gelişimine önemli katkı sağlıyor" diye konuştu.
Görüşmede ayrıca, iki ülke arasında ticaret heyetlerinin artırılması, sektörel iş birliklerinin geliştirilmesi ve ticaret odaları arasında doğrudan temas kurulmasına yönelik çalışmalar da ele alındı.


 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/baran-slovakya-ile-ticaret-hacmimizi-5-milyar-dolara-cikarabiliriz.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/baran-slovakya-ile-ticaret-hacmimizi-5-milyar-dolara-cikarabiliriz.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/baran-slovakya-ile-ticaret-hacmimizi-5-milyar-dolara-cikarabiliriz_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/baran-slovakya-ile-ticaret-hacmimizi-5-milyar-dolara-cikarabiliriz.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/baran-slovakya-ile-ticaret-hacmimizi-5-milyar-dolara-cikarabiliriz/62046/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 12:51:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Devlet Bahçeli: Ara seçim yok</title>
			<description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Ara seçim yok, seçim zamanındadır. Türk milletinin iradesidir, o iradeye de şimdiden saygı duymak lazımdır" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[MHP Lideri Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu ve gıda güvenliğinin önemine dikkat çekti. Bahçeli "Gıda güvenliği beka meselesidir" dedi. Bahçeli ara seçime ilişkin "Ara seçim yok, seçim zamanındadır. Türk milletinin iradesidir, o iradeye de şimdiden saygı duymak lazımdır" dedi.
MHP Lideri Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD-İsrail-İran savaşında ilan edilen iki haftalık ateşkesin krizin bittiği anlamına gelmediğini söyledi.
"ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırıları ile başlayan savaşın iki haftalık ateşkese bağlanmış görülmesi krizin bittiği anlamına gelmemektedir. Bu ateşkes kapsamlı bir uzlaşıdan ziyade tarafların temel hedeflerine ulaşamadığı bir noktada pozisyonlarını gözden geçirmesine imkan tanıyan bir duraklama niteliğindedir. Kalıcı çözüm zemini oldukça zayıftır."

Gıda güvenliği beka meselesidir
Günümüz dünyasında bir millete diz çöktürmenin tek yolu diz çöktürmek değildir, Çiftçi tarlasını terk etmişse, devlet üreticisini kaybetmişse, diz çökmüş demektir. Gıda güvenliği milli egemenlik beka meselesidir. Tarım meselesi ertelenemez. Bugün tohumunu kim üretiyorsa savaşın galibi odur. Haksız kazanç devşirerek kar maksimizasyonunu hedefleyen fırsatçıları belirlemeli, devlet eliyle kapatılmalı

Bahçeli'den seçim çıkışı
"Ara seçim yok, seçim zamanındadır. Türk milletinin iradesidir, o iradeye de şimdiden saygı duymak lazımdır"
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/devlet-bahceli-ara-secim-yok.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/devlet-bahceli-ara-secim-yok.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/devlet-bahceli-ara-secim-yok_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/devlet-bahceli-ara-secim-yok.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/devlet-bahceli-ara-secim-yok/62044/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 12:10:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verildi</title>
			<description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında 'seçim mitingi kapsamında belediyenin imkanlarını kullandığı' iddiasıyla soruşturma izni verildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, 2023 yılında Karabük’te düzenlenen bir seçim mitingi kapsamında, Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne ait bazı araçların kullanıldığı iddiasıyla Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verdi.
Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Söz konusu karar metninde; İlgili emir ve talimat verdiğine dair bir bilgi ve bulguya rastlanmamış…” ifadeleri yer almasına rağmen, herhangi bir somut talimat, görevlendirme ya da doğrudan fiil ortaya konulmadan; yalnızca “bilgisi dışında gerçekleşmiş olmasının beklenemeyeceği” yönündeki varsayıma dayanılarak sorumluluk atfedilmeye çalışılmıştır.

Seçim dönemlerinde dahi kamu kaynaklarının kullanılmaması yönünde hassasiyet gösterilmiş; Mansur Yavaş, kampanya sürecinde belediye başkanlığı maaşını dahi almamıştır. Kamu imkânları ile siyasi faaliyetler arasında kesin bir ayrım yapılmasını sağlamıştır.

Nitekim bu konunun bir televizyon programında gündeme gelmesi üzerine, herhangi bir tereddüde mahal bırakmamak adına konu bizzat kendisi tarafından teftişe sevk edilmiş, yapılan incelemelerde herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.

Ayrıca, belediyeye ait araç, personel ya da herhangi bir kaynağın seçim faaliyetlerinde kullanılması yönünde yazılı veya sözlü bir talimat verilmediği de İçişleri Bakanlığının soruşturma açtığı dosyada açıkça ifade edilmiştir."]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/mansur-yavas-hakkinda-sorusturma-izni-verildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/mansur-yavas-hakkinda-sorusturma-izni-verildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/mansur-yavas-hakkinda-sorusturma-izni-verildi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/mansur-yavas-hakkinda-sorusturma-izni-verildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/mansur-yavas-hakkinda-sorusturma-izni-verildi/62041/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:58:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk hayatını kaybetti</title>
			<description><![CDATA[Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk, sağlık sorunları nedeniyle kaldırıldığı Koç Üniversitesi Hastanesi’nde hayatını kaybetti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türk siyasetinin deneyimli isimlerinden, Eski Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Hüsamettin Cindoruk, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
Cindoruk, 25 Aralık 2025 tarihinde, evinde oksijen satürasyonunun düşmesi üzerine Koç Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılmıştı. Hastanede tedavi altına alınan Cindoruk’un durumu ağırlaşınca yoğun bakım servisine alındığı öğrenilmişti.

Türk siyasetinde derin izler bıraktı
Uzun yıllar aktif siyasetin içinde yer alan Cindoruk, özellikle TBMM Başkanlığı görevi ile Türkiye siyasi tarihinde önemli bir rol üstlendi. Hukukçu kimliği ve parlamenter sistem içerisindeki etkili konumuyla tanınan Cindoruk, farklı dönemlerde kritik siyasi süreçlerde görev aldı.

HÜSAMETTİN CİNADORUK KİMDİR?
Hüsamettin Cindoruk, 8 Haziran 1933 tarihinde İzmir'de doğdu. 1954 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. 1955 yılında avukatlığa başladı.
17. Dönem Samsun, 19. Dönem Eskişehir Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin 17. başkanı olan Hüsamettin Cindoruk, geçmişte Doğru Yol Partisi ve Demokrat Türkiye Partisi Genel Başkanlığı ve bir süre vekâleten Cumhurbaşkanlığı yaptı.
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/eski-tbmm-baskani-husamettin-cindoruk-hayatini-kaybetti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/eski-tbmm-baskani-husamettin-cindoruk-hayatini-kaybetti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/eski-tbmm-baskani-husamettin-cindoruk-hayatini-kaybetti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/eski-tbmm-baskani-husamettin-cindoruk-hayatini-kaybetti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/eski-tbmm-baskani-husamettin-cindoruk-hayatini-kaybetti/62022/</link>
			<pubDate>Sat, 11 Apr 2026 12:36:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: "28 Şubat’tan beri bölgemizi yangın yerine çeviren savaşta dün gece ilan edilen ateşkesten memnuniyet duyuyoruz"</title>
			<description><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "28 Şubat’tan beri bölgemizi yangın yerine çeviren savaşta dün gece ilan edilen ateşkesten memnuniyet duyuyoruz. Olası tahrik ve sabotajlara fırsat verilmeden ateşkesin sahada tam olarak uygulanmasını temenni ediyoruz" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 28 Şubat'ta başlayan AB/İsrail - İran savaşında ilan edilen ateşkese ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ateşkesten memnuniyet duyduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"28 Şubat’tan beri bölgemizi yangın yerine çeviren savaşta dün gece ilan edilen ateşkesten memnuniyet duyuyoruz. Olası tahrik ve sabotajlara fırsat verilmeden ateşkesin sahada tam olarak uygulanmasını temenni ediyoruz. Başta dost ve kardeş Pakistan olmak üzere ateşkes ilanına giden süreçte katkısı olan tüm aktörleri canıgönülden tebrik ediyoruz. Savaş, çatışma, gerilim ve zulümlerden çok çekmiş coğrafyamızın bir an önce barışa, huzura, istikrara kavuşması samimi temennimizdir. Türkiye, bölgesinde ve dünyada barışın sesini yükseltmeye devam edecektir."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-28-subat-tan-beri-bolgemizi-yangin-yerine-ceviren-savasta-dun-gece-ilan-edilen-ateskesten-memnuniyet-duyuyoruz.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-28-subat-tan-beri-bolgemizi-yangin-yerine-ceviren-savasta-dun-gece-ilan-edilen-ateskesten-memnuniyet-duyuyoruz.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-28-subat-tan-beri-bolgemizi-yangin-yerine-ceviren-savasta-dun-gece-ilan-edilen-ateskesten-memnuniyet-duyuyoruz_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-28-subat-tan-beri-bolgemizi-yangin-yerine-ceviren-savasta-dun-gece-ilan-edilen-ateskesten-memnuniyet-duyuyoruz.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/cumhurbaskani-erdogan-28-subat-tan-beri-bolgemizi-yangin-yerine-ceviren-savasta-dun-gece-ilan-edilen-ateskesten-memnuniyet-duyuyoruz/61993/</link>
			<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 14:21:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ekrem İmamoğlu'na mahkemedeki sözleri nedeniyle soruşturma başlatıldı</title>
			<description><![CDATA[Bir kısım basın yayın organları ile sosyal medya hesaplarında yer alan iddialar üzerine, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen bir davada sarf ettiği sözler nedeniyle Ekrem İmamoğlu hakkında soruşturma başlatıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu hakkında, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" duruşmasında sarf ettiği sözler nedeniyle "kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret" suçundan resen soruşturma başlatıldığını bildirdi.

İmamoğlu ne demişti?
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince dün yapılan duruşmada, sanık Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü ve kamuoyunda "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" olarak bilinen soruşturmada görev yapan yargı mensuplarına yönelik sarf ettiği anlaşılan "Bu dosyada tek suç örgütü var, iddia makamıdır." sözleri nedeniyle "kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret" suçundan resen soruşturma başlatıldığı belirtildi.
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ekrem-imamoglu-na-mahkemedeki-sozleri-nedeniyle-sorusturma-baslatildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ekrem-imamoglu-na-mahkemedeki-sozleri-nedeniyle-sorusturma-baslatildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ekrem-imamoglu-na-mahkemedeki-sozleri-nedeniyle-sorusturma-baslatildi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/ekrem-imamoglu-na-mahkemedeki-sozleri-nedeniyle-sorusturma-baslatildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/ekrem-imamoglu-na-mahkemedeki-sozleri-nedeniyle-sorusturma-baslatildi/61984/</link>
			<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 15:37:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Çiftçi: "(İsrail Konsolosluğu önündeki çatışma) Teröristlerin kimlikleri tespit edilmiştir"</title>
			<description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul’da İsrail Konsolosluğu önünde meydana gelen çatışmaya ilişkin, "Teröristlerin kimlikleri tespit edilmiştir. İzmit’ten kiralık araçla İstanbul’a geldikleri tespit edilen şahıslardan birinin dini istismar eden örgüt irtibatı olduğu, 2’si kardeş olan 2 teröristten birinin de uyuşturucu kaydı olduğu belirlenmiştir" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bakan Çiftçi, sosyal medya hesabından İsrail Konsolosluğu önündeki çatışmaya ilişkin yaptığı açıklamada, "İstanbul’da Yapı Kredi Plaza Blokları önünde görev yapan polislerimizle silahlı çatışmaya giren 3 kişi etkisiz hale getirilmiştir. Çatışmada 2 kahraman polisimiz hafif yaralanmıştır. Teröristlerin kimlikleri tespit edilmiştir. İzmit’ten kiralık araçla İstanbul’a geldikleri tespit edilen şahıslardan birinin dini istismar eden örgüt irtibatı olduğu, 2’si kardeş olan 2 teröristten birinin de uyuşturucu kaydı olduğu belirlenmiştir" ifadelerine yer verdi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/bakan-ciftci-israil-konsoloslugu-onundeki-catisma-teroristlerin-kimlikleri-tespit-edilmistir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/bakan-ciftci-israil-konsoloslugu-onundeki-catisma-teroristlerin-kimlikleri-tespit-edilmistir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/bakan-ciftci-israil-konsoloslugu-onundeki-catisma-teroristlerin-kimlikleri-tespit-edilmistir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/bakan-ciftci-israil-konsoloslugu-onundeki-catisma-teroristlerin-kimlikleri-tespit-edilmistir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/bakan-ciftci-israil-konsoloslugu-onundeki-catisma-teroristlerin-kimlikleri-tespit-edilmistir/61980/</link>
			<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 13:44:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bahçeli: Küresel enerji sistemi ciddi bir risk altındadır</title>
			<description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'de grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli, ''Trump ve Netanyahu rıza üretmeyi bir kenara bırakarak zora dayalı hegemonyanın sürdürülemez olduğunu göz ardı etmiş ve tarih dışı bir tutumla telafisi zor bir hata yapmışlardır. İbretlik bir biçimde de bu hatalarına ısrarla devam ettikleri gözlemlenmektedir'' dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları:

Aziz dava arkadaşlarım, muhterem milletvekilleri, saygıdeğer hanımefendiler, beyefendiler, basınımızın kıymetli temsilcileri, yurt içinde ve yurt dışında, gönül ve kültür coğrafyamızın her köşesinde bizleri takip eden aziz vatandaşlarımızı en kalbi duygularımla, sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi grup toplantımız vesilesiyle bir kez daha sizlerle aynı çatı altında bulunmaktan memnuniyet duyuyor, her birinizi hürmetle, vefayla ve kardeşlik duygularımla selamlıyorum.

Değerli dava arkadaşlarım, Türk milletinin müşterek hafızasında silinmez izler bırakan, fikirleriyle çağları aşan, mücadelesiyle Türk milletinin davasını milletimizin ruh göklerine nakşeden merhum başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’i ebediyete irtihalinin 29. yıl dönümünde rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Türkeş Bey, Türk milliyetçiliğini teorik bir çerçeveden çıkarıp sosyolojik bir gerçeklik ve tarihsel bir süreklilik içinde milletin vicdanında kökleştiren, onu bir ahlak nizamı, bir aksiyon disiplini ve bir medeniyet iddiası hâline getiren müstesna bir devlet ve dava adamıdır. Merhum Türkeş Bey, hayatının her safhasında millî aklı esas almış, devleti ebed müddet şuuruyla kavramış, milleti merkeze yerleştiren bir siyaset anlayışını tavizsiz şekilde temsil etmiştir. O zor zamanların adamıydı. Fırtınalı dönemlerin sarsılmaz iradesiydi. Karanlık senaryoların karşısında yakılmış bir meşaleydi. Ne tehditlere boyun eğmiş ne de menfaat kapılarında eğilip bükülmüştür. İnandığı değerleri her şart altında savunmuş, Türk milletinin birliğini, dirliğini ve bekasını her türlü siyasi hesabın üstünde tutmuştur. Onun hayalini kurduğu ve bizlere emanet ettiği Türk Birliği ve Turan ülküsü Allah’ın izniyle mutlaka hayat bulacaktır. Gerçeğe dönüşecektir. Çünkü büyük Türk milleti geçmişinden aldığı kudretle geleceğini inşa edecek iradeye sahiptir. Bu duygu ve düşüncelerle merhum başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’i ebediyete irtihalinin 29. yıl dönümünde bir kez daha saygı ve rahmetle yâd ediyorum.

Değerli dava arkadaşlarım, dünyada değerler sisteminin çöktüğü, büyük anlatıların iflas ettiği tarihi bir dönemde olduğumuz herkesin malumudur. Eski düzenin kurgulanmış ve inşa etmiş olduğu anlam kodları ortadan kalkmış, lakin yeni egemenlik formları ise tasavvur şeklinde bulunduğu için yürürlüğe girmemiştir. Küresel düzenin derin bir şekilde sarsıldığı ve anlam sisteminin bozulduğu bu dönemde kararlarımızı bu gerçeği göz önünde bulundurarak ortak bir sorumlulukla almak durumundayız. Tarihin çeşitli kırılma ve kopuş anlarında en etkili güvenlik, milli birlik ve beraberlik içerisinde ortak iradeye dayanan güvenliktir. Ve bu durum hepimizin ortak aklı, ahlaki ve vicdani sorumluluğudur. Bugün tanık olduğumuz küresel ve bölgesel istikrarsızlık, yaşanılan çatışmalar, eskinin tam olarak öldüğünün, yeninin ise henüz doğmamış olduğunun göstergesidir. Bu da kelimenin tek anlamıyla bir kriz durumudur. Kriz ise sorunların ne olduğunu bilmemek değil, çözümlerin ne olduğunu bilmemektir. Lakin her kriz dönemi diğer taraftan bir eşiktir.


Cumhur İttifakı ile beraber Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurmuş olduğu yapıcı ilişkiler inşallah bu eşiği bölgenin istikrarı için varılacak bir hedefe dönüştürecektir. Zira dünya düzeni içerisinde İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurumsallaştığını düşündüğümüz küresel örgütler işlevselliğini yitirmiş, ortak bir akılla krizlere karşı çözüm üretme kabiliyetlerini de kaybetmişlerdir. Küresel ölçekte sağlanmış olan hegemonya, ahlaki ve ideolojik referans kalıplarını kaybetmiş, rıza üretme anlayışı ortadan kalkmış, bu durum ise haklının güçlü olduğunu değil, güçlünün haklı olduğu anlayışına evrilip huzursuzluğun ortaya çıkmasına, şiddetin normalleşmesine neden olmuştur.

Trump ve Netanyahu rıza üretmeyi bir kenara bırakarak zora dayalı hegemonyanın sürdürülemez olduğunu göz ardı etmiş ve tarih dışı bir tutumla telafisi zor bir hata yapmışlardır. İbretlik bir biçimde de bu hatalarına ısrarla devam ettikleri gözlemlenmektedir. Çünkü onları bir araya getiren değerler manzumesi ve insanlığın ortak düşüncesinin birikimine dayalı söz varlığı tükenmiş, Batılı akıl için anlam sistemi açısından yolun sonu görünmüştür. Başta Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Trump karşıtı yürüyüşler ve savaş karşıtı yüksek rütbeli askerî çevrelerdeki tartışmalar olmak üzere Batı kamuoyunun halk ve bürokrasi bazında vicdanının sesini dinlemeye devam etmesi hâlinde Trump yönetimi bu gerçeklikle yüzleşmek zorunda kalacaktır.

Benzer bir şekilde geçen hafta da ifade ettiğim gibi sağduyulu dünya Yahudilerinin Netanyahu’nun siyonist ideolojik zihniyetine karşı itirazlarını yüksek sesle dile getirmeleri beklenilmektedir. İşte bu nedenlerden dolayı her konuyu derinlemesine incelemek ve gerçeğe en yakın şekilde sonuçlar çıkarmak bir mecburiyettir. Milletimize karşı ilkeli ve tutarlı bir siyasetin gereği de budur. Geçen 20 yıl içinde ayak seslerini duyduğumuz birçok konunun içeriğini oluşturan yeni dünya düzeni bugün bir nizam değil, bir kaos olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kaos insanlığı etkilemekte, masum insanlar ölmekte, bir istikrarsızlık dünyayı derinden sarsmaktadır. Modern düşünürlerin ifadesiyle bugünkü dünya durumu deyim yerindeyse bir fetret dönemini andırmakta, bir gelecek tasavvurundan ziyade geçmişin acı dolu, çatışmacı günlerine götürmektedir. Nitekim bu tespiti doğrularcasına küresel ölçekte yaşanan gerilimler ve sıcak çatışmalar her geçen gün daha da derinleşmektedir.

Amerika Birleşik Devletleri, İsrail-İran savaşı 39. gününde de karşılıklı saldırılarla devam etmekte, meşruiyetten yoksun, insan onuru, haysiyeti ve şerefini askıya alan bu saldırıların süreceği de maalesef görünmektedir. İran’a karşı yapılan saldırılar her geçen gün hem can kaybını artırmakta hem de altyapının tahribatını giderek büyütmektedir. İran, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin yıkıcı gücüyle bir çıkmaza sürüklenmek istenmektedir. Tüm bu çok yönlü baskı ve kuşatma girişimlerine rağmen İran halkının mukavemeti, kararlılığı, dayanıklılığı ve toplumsal refleksi dünya kamuoyunun dikkatini üzerine çekmiştir. Bu direniş iradesi uluslararası çevrelerde şaşkınlıkla karşılanmış, başta Trump olmak üzere birçok siyasi aktörün öngörülerini de boşa çıkarmıştır. Özellikle Hürmüz Boğazı’na odaklı çatışma dünyada bir taraftan enerji krizini beslemekte, diğer taraftan da tedarik zincirlerini etkilemekte, her geçen gün bu sorunu karanlık ve belirsiz bir geleceğe doğru sürüklemektedir. Dünyada öngörülemez bir istikrarsızlığı derinleştirecek nitelik arz eden bu savaş, uluslararası örgütlerin işlevselliğini ve kalıcı bir barış için arabuluculuk yapmakta aciz olduklarını da göstermektedir.

Sayın milletvekilleri, değerli dava arkadaşlarım, zaman, mekân ve insandan söz ettiğimiz her durumda aslında insanın tarihsel varlığından söz ediyoruz. İnsan tarihsel bir varlıktır. Çünkü atalarımızın aldığı kararlar bugün bizim yaşadıklarımızın genel çerçevesini oluşturmaktadır. Tarihsel hafızaya dayanarak bizim alacağımız kararlar da milletimizin geleceğine istikamet verecektir. Bu gerçeğin idrakiyle, böylesi bir millî şuurla, böylesi bir millî duyguyla bugünkü dünya durumunun semptomlarını dikkatli bir şekilde çözümlemek ve bunları akıl yoluyla incelemek kuşkusuz siyaset yapıyorum diyen herkesin ortak sorumluluğudur. İçinden geçtiğimiz zaman diliminde her zamankinden daha çok üzerimizde tarihî ve ahlaki bir sorumluluk vardır. Çünkü bugün biz aldığımız kararlarla gelecek nesillerimizin hayatını tayin edecek, onlara ya mutlu ve huzurlu bir geleceği tesis edeceğiz ya da başa çıkmakta zorlandıkları meşgaleler olarak kötü bir miras bırakacağız. Tarihin tecrübesi içinden damıtılarak gelen millî kültürümüz bize şunu temin etmektedir. Her türlü başarının, her nevi kuvvetin ve kudretin hakiki kaynağı milletin ta kendisidir. İşte bunun içindir ki saatin akrep ve yelkovanı ile birlikte yürüdüğü gibi devlet ve millet hayatımızı da ahenkle yürütmeliyiz.

20. yüzyılın başında Orta Doğu’nun sınırları yeniden şekillendirilirken kurulan oyunları bozan, saf ve duru bir iradeyle Cumhuriyeti inşa eden akıl, bugün emperyalizmin farklı maskelerle yeniden ortaya çıktığı bir dönemde de Türk ve Türkiye Yüzyılı’nda aynı kararlılık ve bilinçle her türlü oyunu bozacak güçlü bir terkip ile daha güçlü bir Cumhuriyet iradesi olarak varlığını sürdürmektedir. Fikir ve dava adamı Dündar Taşer’in ifadesiyle çok büyük felaketler geçirmiş, çok feci belalara uğramış, bütün bunlara karşı çok üstün yaşama azmi ve direnci göstermiş bir milletiz. Bu yaşama azmi ve direnci bizim geleceğe ümitle bakmamızı emreder. Hem dünyada hem bölgede gerçekleşen her türlü hadiseyi düzenli bir şekilde çözümlemek, bunları akıl yoluyla incelemek hepimizin ortak sorumluluğudur. Lakin böylesi bir gerçeklik durumunda bile bugünkü muhalefetin koç başını çeken Cumhuriyet Halk Partisi siyaset yerine laf üretmekte, sorunların çözümüne katkı sunmak yerine basit ve çıkarcı bir tutumla hareket etmektedir. Millet için en değerlisinin ne olduğunun idrakinden yoksun bulunmakta, çeşitli küresel odaklara sığınmakta, yanlış adreste doğru kişiyi aramaktadırlar. Gerçekle arasına mesafe koymuş olan bu anlayış köklerle değil yapraklarla uğraşmakta, gerçeğe sırtını dönüp sanala ömrünü tamamlamış bir söylemle sosyalist enternasyonale teslim olmaktadır. Düşünceleri aklın mayasıyla yoğurma kabiliyetini kaybeden anlayış, ülke, bölge ve dünya gündemini basit çıkarları doğrultusunda değerlendirmekte, devletten, milletten ve gerçekliklerden kopmuş bir görüntü vermektedir.

Öte yandan son günlerde Cumhuriyet Halk Partisi zihniyetini temsil eden bazı belediye başkanlarının çürümenin had safhasına ulaşmış olmalarını ve milletin kendilerine emanet ettiği makamları her açıdan istismar ettiklerini görmekten büyük üzüntü duymaktayız. Milletimizin içinden geçtiği bu tarihsel dönemde yalnızca teşhis koymak kolaycılıktan ibarettir. Asıl olan çare üretmek ve sorumluluk almaktır ki Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizim ortaya koyduğumuz yaklaşım da tam olarak budur. Nitekim sadece tehditleri sıralamak için politikacı gömleğini giymeye dahi gerek yoktur.

Sayın milletvekilleri, değerli dava arkadaşlarım, hepimizin çok iyi bildiği gibi Milliyetçi Hareket Partisi “önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” derken slogan değil, fikir ifade eder. Hamasete dayalı propaganda değil sağduyu ifade eder. Değerler alanına savaş açmaz, değerlere dayalı politika üretir, sorunlardan beslenmez, sorunlara çözüm üretmek için gayret eder. Ortak kültüre dayanan bir sosyal yapı olarak millet ve bunun dili olarak milliyetçilik, Milliyetçi Hareket Partisi’nin temel felsefesi, dayanağı ve ilkesel olarak değişmeyecek çizgisidir. Bu nedenle açıkça ve kararlılıkla ifade etmek gerekir ki bu zorunluluğun yüklediği tarihî misyon sebebiyle Milliyetçi Hareket Partisi, hadiseleri günübirlik gelişmelerin dar kalıpları içinde değerlendiren bir anlayışın çok ötesindedir. Bizim bakışımız tarih şuuru ile yoğrulmuş, millî hafızayla şekillenmiş ve devletin bekasını esas alan bir bakıştır. Biz gelişmelere sıradan olaylar zinciri olarak bakmayız. Bize göre her hadise Türk milletinin kader çizgisine temas eden bir mahiyet taşır. Görünenin ötesine bakar, perde arkasındaki niyetleri, hedefleri ve stratejik sonuçları okumaya çalışırız. Milliyetçi Hareket Partisi’nin nazarında dünya, güç çekişmesinin sertleştiği, dengelerin hızla değiştiği ve yeni bir küresel yapılanmanın sancılarının yaşandığı bir mücadele alanıdır. Türkiye’nin yeri tesadüflere değil, tarihî sorumlulukla jeopolitik hakikatlere ve millî iradeye göre tayin edilmektedir. Bizim için esas olan milletin birliği, devletin bekası ve vatanın bölünmez bütünlüğüdür. Bu üç temel sütunu hedef alan her girişim hangi kılıfa bürünürse bürünsün karşısında Milliyetçi Hareket Partisi’ni bulacaktır.

Burada altı özellikle çizilmelidir ki Milliyetçi Hareket Partisi gelişmeleri yalnızca izleyen bir siyasi yapı değildir. Gerektiğinde yön veren, gerektiğinde uyaran, gerektiğinde ise millî duruşu en net şekilde ortaya koyan bir iradenin adıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı, Türk milletinin birliği ve millî değerlerin muhafazası bizim için tartışmaya kapalı bir hakikattir. Siyaset bizim nazarımızda geleceği inşa etme sorumluluğudur. Bizim kurduğumuz her cümlenin öznesi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Nesnesi Türk milletidir. Yüklemi devlet ve milletin bekasıdır. Kavgamız bunun içindir. Adanmışlığımız da bu nedenledir. Asla tereddüt yaşamayız. Ölüm kapımızı çalsa da katiyen vazgeçmeyiz.


Kıymetli dava arkadaşlarım. Küresel rekabetin kızıştığı, jeopolitik fay hatlarının çatırdadığı, milletlerin ve devletlerin geleceklerini yeniden tayin etmek zorunda kaldığı bir dönemde Türkiye’nin önünü görecek sağlam bir vizyona, millî bir yönelişe, güçlü bir kararlılığa her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olduğunu hiçbir zaman unutmamalıyız. Etrafımızda gelişen çatışmalar ne kadar diri, dinamik ve tecrübeye dayalı bir akılla hareket etmemiz gerektiğini göstermektedir. Gücünü kaybeden aktörlerle yükselen güçlerin rekabet alanına dönüşen bu coğrafyada Türkiye sahip olduğu istikrar, güvenlik ve kurumsal kapasite ile bölgede diğer aktörlerden ayrışan bir konumdadır. Bu durum ülkemizi yalnızca krizlerden görece uzak tutmakla kalmamakta, aynı zamanda bölgesel aktörler açısından güvenilir bir çekim merkezi hâline getirmektedir. Türkiye’nin bu konumu tarihsel derinliği, insan kaynağı, köklü devlet geleneği ve özellikle son yıllarda önemli bir dönüşüm geçiren caydırıcı askerî ve teknoloji gücü ile de doğrudan ilişkilidir. Nitekim sahada güç üreten bir Türkiye’nin diplomasi masasında da etkili bir aktör olarak öne çıkması kaçınılmaz olmuştur.  Rusya-Ukrayna Savaşı’nda üstlenilen arabuluculuk rolü bu kapasitenin somut bir göstergesi olmuş, benzer şekilde bölgesel gerilimlerde Türkiye’nin denge kurucu rolü daha görünür hâle gelmiştir. Bu çerçevede Türkiye krizleri yönetebilen ve yönlendirebilen bir aktör olarak konumlanmaktadır. Nitekim bölgemizdeki son gelişmelerde de yoğun diplomatik girişimlerle süreci nihai bir sonuca ulaştırma çabasını yine etkin biçimde devreye soktuğu görülmektedir.

Değerli dava arkadaşlarım. Öte yandan hayatın her alanının enerjiyle şekillendiği gerçeği göz ardı edilemez. Enerji evlerimizi aydınlatan, şehirlerimizi diri tutan, sanayimizi ayakta tutan, teknolojiyi ileriye taşıyan görünmez bir kuvvettir. Üretimin sürekliliğini sağlayan, kalkınmanın hızını belirleyen, millî güvenliğin stratejik temelini oluşturan ve toplumsal refahın seviyesini tayin eden başlıca unsurdur. Enerji, tarladaki bereketten fabrikadaki üretime, hastanelerdeki hizmetten savunma sistemlerine kadar hayatın her noktasında varlığını hissettiren, düzeni kuran ve sürdüren asli kaynaktır. Kısacası enerji hayatın kendisini mümkün kılan ana damar, milletlerin gücünü belirleyen stratejik bir omurgadır. İşte bu hakikatten hareketle bugün dünyada yaşanan gelişmeler çok açık bir gerçeği ortaya koymuştur. Küresel enerji sistemi ciddi bir risk altındadır ve bu risk sınır tanımadan tüm ülkeleri etkileyebilecek bir seviyeye ulaşmıştır. Artık mesele sadece enerjiye ulaşmak değildir. Asıl mesele enerjiyi mümkün kılan yapının bütünüyle tehdit altında olmasıdır.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/bahceli-kuresel-enerji-sistemi-ciddi-bir-risk-altindadir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/bahceli-kuresel-enerji-sistemi-ciddi-bir-risk-altindadir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/bahceli-kuresel-enerji-sistemi-ciddi-bir-risk-altindadir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/bahceli-kuresel-enerji-sistemi-ciddi-bir-risk-altindadir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/bahceli-kuresel-enerji-sistemi-ciddi-bir-risk-altindadir/61976/</link>
			<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 12:53:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gündemimizde erken veya ara seçim yer almıyor</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Kabine Toplantısı sona erdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Hükümetimiz gündemine hakimdir, bize kimse gündem dayatamaz. Hangi bahaneyle olursa olsun kimse Türkiye'nin gündemini suni tartışmalarla saptıramaz. Ne hükümetimizin ne milletimizin yakın vadedeki siyasi koordinatlarında erken veya ara seçimin yer almadığının bilinmesini istiyorum'' dedi.
Biz havanda su dövme değil, iş yapma, hizmet üretme, milletimize hizmet etme peşindeyiz. Biz yatırıma, üretime, hizmete, kalkınmaya gitmesi gereken kaynakları hortumlayanlarla hukuk dairesi içinde mücadele etmenin çabasındayız. Biz ülkemizin itibarını hem ulusal ölçekte hem de uluslararası ölçekte daha da artırmanın mücadelesini veriyoruz. Başkaları ne yaparsa yapsın. Biz işimize bakıyoruz, önümüze bakıyoruz. Türkiye'yi güçlü ekonomisiyle, büyük ekonomisiyle küresel oyuncu haline getirmeye bakıyoruz. Nitekim son toplantımızdan bu yana teknolojiden ulaştırmaya, iletişimden tarıma geniş bir yelpazede eser ve hizmet maratonumuzu sürdürdük. 27 Mart Cuma günü İstanbul'da önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptık. Dünya Ekonomik Forumu Ülke Stratejisi toplantısı vesilesiyle küresel iş dünyasının üst düzey yöneticilerini Türkiye'de ağırladık. Toplantıya 16 ülkeden imalat, teknoloji, enerji, finans, varlık yönetimi gibi farklı sektörlerden toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan yatırımcılar iştirak etti. İlgili bakanlarımız toplantıda iş dünyası temsilcilerine Türkiye'nin yatırım yüklemi, küresel değer zincirlerindeki konumu, sunduğu yatırım fırsatları ve ekonomik görünümü hakkında bilgi verdi.

"TÜRKİYE BİR İSTİKRAR ADASI"
Muhalefetin “israf” diyerek, “ne gerek var” diyerek kötülediği yatırımlarımızın bugün görüyoruz ki, Türkiye’yi küresel rekabette çok avantajlı bir konuma getiriyor. Türkiye’nin uluslararası yatırımcıların gelecek planlamalarında bir istikrar adası, bir güvenli liman olarak öne çıktığını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Tabii burada bir hususun özellikle vurgulanması gerektiğine inanıyorum. Değerli arkadaşlar, İran’a yönelik saldırıların başlamasıyla küresel ekonomi yakın tarihin en ağır şoklarından biriyle yüzleşiyor. Hürmüz Boğazı fiilen kapandı. Hürmüz sıradan bir geçiş olmanın ötesinde. Dünyadaki petrolün %20’sinin ve doğalgazın çok önemli bir kısmının taşındığı kritik bir hattır. Mesele sadece enerji de değildir. Petrokimya ürünleri, gübreler, ilaç ham maddeleri ve yarı iletken üretiminde kullanılan helyum gibi birçok kritik mamul de bu boğazdan geçiyor. Yani Hürmüz’ün kapanması yalnızca bir sektörü değil, enerjiden tarıma, sanayiden teknolojiye her alanda küresel ekonomiyi derinden sarsıyor. Mesela Avrupa’nın son 30 günde fosil yakıt faturası 17 milyar dolar kabardı. Doğalgaz fiyatı yüzde 100, petrol ise yüzde 60 oranında artış kaydetti. Dünyaya şöyle bir göz attığımızda, tıpkı salgın döneminde olduğu gibi bazı ülkelerde akaryakıta kota getirildiğini, bazı ülkelerde okulların belirli günlerde kapatıldığını, bazı ülkelerde kamu hizmetlerinin kısıtlanmasının tartışıldığını görüyoruz.

"Türkiye bu karamsar tablonun dışındadır"
Mesela Avrupa'nın son 30 günde fosil yakıt faturası 17 milyar dolar kabardı. Doğal gaz fiyatı yüzde 100, petrol ise yüzde 60 oranında artış kaydetti.
Dünyaya şöyle bir göz attığımızda tıpkı salgın döneminde olduğu gibi bazı ülkelerde akaryakıta kota getirildiğini, bazı ülkelerde okulların belirli günlerde kapatıldığını, bazı ülkelerde kamu hizmetlerinin kısıtlanmasının tartışıldığını görüyoruz. Hamdolsun Türkiye bu karamsar tablonun dışındadır. Enerji arz güvenliği, tedariki ve depolama noktasında bir sorunumuz yok."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-gundemimizde-erken-veya-ara-secim-yer-almiyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-gundemimizde-erken-veya-ara-secim-yer-almiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-gundemimizde-erken-veya-ara-secim-yer-almiyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-gundemimizde-erken-veya-ara-secim-yer-almiyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/cumhurbaskani-erdogan-gundemimizde-erken-veya-ara-secim-yer-almiyor/61974/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 18:51:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>MHP İstanbul teşkilatı feshedildi: İl Başkanlığı'na yeni atama yapıldı</title>
			<description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, İstanbul il teşkilatı ve 39 ilçe teşkilatının feshedildiğini açıkladı. Yeni İl Başkanlığı görevine Volkan Yılmaz atandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, fesih kararını sosyal medya hesabından duyurdu. Yalçın, MHP İstanbul İl Teşkilatı ile 39 ilçe teşkilatını feshedildiğini açıkladı. İkinci açıklamada da İstanbul İl Başkanlığı görevine Volkan Yılmaz'ın atandığı açıklandı.
Fesih kararını sosyal medyadan duyurdu
Yalçın, sosyal medya hesabından şunları yazdı:
"Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl Teşkilatı ve 39 İlçe Teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, yine tüzüğümüzün 34. maddesi uyarınca feshedilmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter, geçen günlerde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, partisindeki görevinden istifa ettiğini açıklamıştı.
Yeni il başkanı atandı
Yalçın sosyal medyada yaptığı yeni açıklamada da, "Tüzüğümüzün 52. ve 54. Maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul il başkanlığı görevine Volkan Yılmaz atanmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur." dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/mhp-istanbul-teskilati-feshedildi-il-baskanligi-na-yeni-atama-yapildi.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/mhp-istanbul-teskilati-feshedildi-il-baskanligi-na-yeni-atama-yapildi.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/mhp-istanbul-teskilati-feshedildi-il-baskanligi-na-yeni-atama-yapildi_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/mhp-istanbul-teskilati-feshedildi-il-baskanligi-na-yeni-atama-yapildi.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/mhp-istanbul-teskilati-feshedildi-il-baskanligi-na-yeni-atama-yapildi/61962/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 14:26:44 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>