<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>DOĞA VE ŞİFALI BİTKİLER</title>
         <link>https://www.alanyatimehaber.com/doga-ve-sifali-bitkiler/</link>
         <description></description><item>
			<title>Toplu arı ölümleri ekosistemi bozuyor</title>
			<description><![CDATA[Arılar sadece bal yapan canlılar olarak bilinse de tabiat için çok daha büyük anlamlar taşıyor. Çünkü ekosistemin sürdürülebilirliği açısından büyük öneme sahipler. İşte bu nedenle son yıllarda artan toplu arı ölümleri endişe yaratıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Doğanın en küçük ama en etkili işçilerinden biri olan arılar, yaşam döngüsünün devamı için vazgeçilmez bir role sahip. Onların önemi yalnızca balla sınırlı değil… Tarımsal üretimin sürekliliği ve ekosistemin dengede kalması da büyük ölçüde arılara bağlı.
Ancak son yıllarda bu eşsiz canlıların toplu ölümlerine dair endişe verici haberler giderek artıyor. Peki, arı ölümlerinin arkasında hangi nedenler yatıyor? Bu kayıplar doğanın dengesini nasıl etkiliyor? Tüm bu soruları Düzce Üniversitesi Arıcılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Meral Kekeçoğlu’na yönelttik.

Arıların sürdürülebilirliğinde ırk çok önemli. Çünkü belli lokasyonlarda yerel arı ırklarının o yöreye uyumu, çevresel koşullara dayanıklılığı, direnci aslında sürdürülebilirlik açısından son derece hayati.
Düzce Üniversitesi Arıcılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Meral Kekeçoğlu
Arı ölümleri pek çok faktöre bağlı
Arı ölümleri ve arı ürünlerindeki rekolte düşüşü özellikle son yıllarda dünyanın pek çok ülkesinde yaşanıyor. Prof. Dr. Kekeçoğlu, toplu arı ölümlerindeki temel sorunların iki şekilde ele alınması gerektiğini ifade ediyor. Bunlardan birinin makro çevre faktörleri olduğunu söyleyerek şöyle konuşuyor:
“Makro çevre faktörlerinde her zaman duyduğumuz iklim değişimi ve klimatik ısınma önemli faktörler tabii ki. Bir de tarım ilaçları, makro çevre faktörlerini var. Bunlar şu an ölümlerin en önemli nedenleri arasında.”
Mikro çevre faktörleri ise kovan içi koşullar ve arıcıların yaptığı yanlış uygulamalardan oluşuyor. Prof. Dr. Kekeçoğlu ,Türkiye’de özellikle geçmiş yıllarda toplu arı ölümlerinin sıkça görüldüğünü ifade ediyor:
“Bunun temel nedenlerinden biri tarımsal ilaçlamalarda kullandığımız doğayla arkadaş ve dost olmayan ilaçlamalar... Çiçekler ve bitkilerle doğrudan ilişkili olan en önemli canlılardan biri arıdır. Özellikle polinizasyon için, döllenme için sürekli olarak çiçeklerle temasta olan bir canlı olduğu için bitkisel ilaçlamadan doğrudan etkileniyor.”Doğanın en küçük ama en etkili işçilerinden biri olan arılar, yaşam döngüsünün devamı için vazgeçilmez bir role sahip. Onların önemi yalnızca balla sınırlı değil… Tarımsal üretimin sürekliliği ve ekosistemin dengede kalması da büyük ölçüde arılara bağlı.
Ancak son yıllarda bu eşsiz canlıların toplu ölümlerine dair endişe verici haberler giderek artıyor. Peki, arı ölümlerinin arkasında hangi nedenler yatıyor? Bu kayıplar doğanın dengesini nasıl etkiliyor? Tüm bu soruları Düzce Üniversitesi Arıcılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Meral Kekeçoğlu’na yönelttik.



Arıların sürdürülebilirliğinde ırk çok önemli. Çünkü belli lokasyonlarda yerel arı ırklarının o yöreye uyumu, çevresel koşullara dayanıklılığı, direnci aslında sürdürülebilirlik açısından son derece hayati.
Düzce Üniversitesi Arıcılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Meral Kekeçoğlu
Arı ölümleri pek çok faktöre bağlı
Arı ölümleri ve arı ürünlerindeki rekolte düşüşü özellikle son yıllarda dünyanın pek çok ülkesinde yaşanıyor. Prof. Dr. Kekeçoğlu, toplu arı ölümlerindeki temel sorunların iki şekilde ele alınması gerektiğini ifade ediyor. Bunlardan birinin makro çevre faktörleri olduğunu söyleyerek şöyle konuşuyor:
“Makro çevre faktörlerinde her zaman duyduğumuz iklim değişimi ve klimatik ısınma önemli faktörler tabii ki. Bir de tarım ilaçları, makro çevre faktörlerini var. Bunlar şu an ölümlerin en önemli nedenleri arasında.”
Mikro çevre faktörleri ise kovan içi koşullar ve arıcıların yaptığı yanlış uygulamalardan oluşuyor. Prof. Dr. Kekeçoğlu ,Türkiye’de özellikle geçmiş yıllarda toplu arı ölümlerinin sıkça görüldüğünü ifade ediyor:
“Bunun temel nedenlerinden biri tarımsal ilaçlamalarda kullandığımız doğayla arkadaş ve dost olmayan ilaçlamalar... Çiçekler ve bitkilerle doğrudan ilişkili olan en önemli canlılardan biri arıdır. Özellikle polinizasyon için, döllenme için sürekli olarak çiçeklerle temasta olan bir canlı olduğu için bitkisel ilaçlamadan doğrudan etkileniyor.”

Yanlış uygulamalar arıları öldürüyor
Arıcıların yaptıkları yanlış uygulamalar toplu ölümlerin önemli sebepleri arasında. Prof. Dr. Kekeçoğlu bu noktada, “Arının bitkisel kaynakları doğrudan etkileniyor. Bitki olmazsa, nektar kaynağı olmazsa zaten arı yaşayamaz. Bu sefer dışarıdan beslemeniz gerekecek. Orada da arıcılarımız doğru besleme yapmıyor. Doğru besin kaynağını vermediği zaman da arının bağışıklığını düşürüyor” diyor.
Toplu arı ölümlerinin engellenmesinde arıcılara düşen görev fazlasıyla büyük. Bunun altını çizen Prof. Dr. Kekeçoğlu’nun uyarıları son derece kritik… “Arıların sürdürülebilirliğinde ırk çok önemli. Çünkü belli lokasyonlarda yerel arı ırklarının o yöreye uyumu, çevresel koşullara dayanıklılığı, direnci aslında sürdürülebilirlik açısından son derece hayati. Arıcılarımız ne yazık ki bunu göz önünde tutmuyor” diyor ve devam ediyor:
“Oysaki kendi yerel ırklarımızı koruma ve kullanmak açısından bir hassasiyet ve farkındalık oluşturmamız gerekiyor. Çünkü yerel ırklar hastalıklara karşı da dirençli. Bugün yapılan çalışmalara baktığımız zaman özellikle arı ölümlerinde veya koloni çöküşlerinde aslında arıların bağırsaklarında oluşan parazitlerin çok önemli bir faktör olduğu ortaya çıkıyor. Dolayısıyla bakım ve yönetim ile arı hastalıklarına karşı yapılan ilaçlama göz ardı edilemeyecek önemli faktörler.”
Arı ölümlerinin önüne geçmek için arıcıların bilimsel verilere dayalı hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Kekeçoğlu, “Özellikle kovanda görülen hastalık ve zararlılara karşı her duyduğumuz ilacı kullanmayalım. Biyolojik ve kalıntı bırakmayacak ilaçlar kullanmaya özen gösterelim” uyarısı yapıyor.



Arı popülasyonu azalırsa ne olur?
Bu kayıpların etkileri yalnızca arılarla sınırlı kalmıyor. Peki arı popülasyondaki azalma önümüzdeki süreçte nelere yol açabilir? Prof. Dr. Kekeçoğlu bu kritik soruya şu yanıtı veriyor:
“Arılar bitkisel sürdürülebilirlikte yüzde 85 dolayında bir öneme sahip. Dolayısıyla çok önemli paya sahip olan bal arıları yok olursa, bitkisel üretimin devamlılığı tehlikeyle karşı karşıya kalacak. Bitkisel üretim olmadığı zamanda biyolojik süreçte, biyolojik döngüde hayvanlar olmayacak. Bu da et ürünlerinin olmamasına neden olarak diğer hayvanların ve insanların yaşamı tehlikeye atacak.”
Arıların yokluğu, bitkisel üretimi ciddi şekilde tehlikeye atıyor. Yapılan güncel çalışmalar, bal arılarının örneğin badem gibi bitkilerde verimi yaklaşık yüzde 65 oranında artırdığını gösteriyor. Bu oran hem üretim miktarı hem de kalite açısından oldukça önemli. Yani arılar olmazsa bitkisel üretimde ciddi kayıplar yaşanması kaçınılmaz.



Arı ürünleri şifa deposu
Arılar sadece ürettikleri balla kahvaltı sofralarını zenginleştirmiyor. Oysaki balın yanı sıra başka mucizevi ürünlerle de bağışıklık sistemini güçlendiriyorlar. Prof. Dr. Kekeçoğlu, arıların bu yönünü şu şekilde özetliyor:
“Ürettiği ürünlerle aslında arı kolonisi küçük bir ecza dolabı. Sadece balı, poleni veya sütü biliniyor. Ancak zehri, apilarnili, ekmeği, propolisi de çok önemli. Arı ürünleri, immün sistemin daha dirençli olmasını sağlamada da bir numaralı doğal ürünler.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/10/toplu-ari-olumleri-ekosistemi-bozuyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/10/toplu-ari-olumleri-ekosistemi-bozuyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/10/toplu-ari-olumleri-ekosistemi-bozuyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/10/toplu-ari-olumleri-ekosistemi-bozuyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/toplu-ari-olumleri-ekosistemi-bozuyor/60657/</link>
			<pubDate>Thu, 09 Oct 2025 13:12:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Nadir görülen puhu Sivas'ta fotoğraflandı</title>
			<description><![CDATA[Yaban hayatı fotoğrafçıları tarafından Avrupa'nın en büyük baykuş türü olan puhu, Sivas'ta fotoğraflandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye'nin önemli yaban hayatı fotoğrafçılarından Dr. Pedram Türkoğlu ve Mustafa Aslan, Sivas'ta Avrupa'nın en büyük baykuşu özelliğine sahip ve nadir görülebilen bir tür olan puhu görüntüledi.

Dr. Türkoğlu, özellikle kayalık yamaçlar ve dağlık arazilerde yaşayan bu baykuşu doğal ortamında gözlemlemenin fazlasıyla zor olduğuna işaret ederek, ''Nadiren açık alanlarda tünerken görülebilirler. Biz de bu fırsatı değerlendirdik ve uzun uğraşlar sonucu türün adeta portresini çekebildik. Puhu, dünyadaki en büyük baykuş türlerinden biridir. Aynı zamanda Avrasya'da çok geniş dağılım alanına sahip. Kanat açıklığı 188 santim, kütlesi 4 kilo seviyesine erişebilmektedir. Cüssesi nedeniyle İngilizce kartal baykuşu diye isimlendiriliyor. Başlıca avları arasında fare, sıçan, tavşan, gelincik, sansar, kirpi gibi memeliler bulunmaktadır. Fırsat buldukça sürüngenleri ve diğer kuşları bile avlayabilmektedir'' diye konuştu.
Bu fotoğrafların, doğal yaşamın korunması için yapılan farkındalık çalışmalarını desteklemekte büyük rol oynadığına da dikkati çeken Dr. Türkoğlu, ''Puhu baykuşunun görüntülenmesi hem bilimsel araştırmalar hem de koruma çabaları açısından önemli bir noktaya parmak basıyor. Bu kayıt, nadir türlerin korunmasına yönelik ülkemizde daha fazla yatırım yapılması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor'' dedi.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/nadir-gorulen-puhu-sivas-ta-fotograflandi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/nadir-gorulen-puhu-sivas-ta-fotograflandi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/nadir-gorulen-puhu-sivas-ta-fotograflandi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/nadir-gorulen-puhu-sivas-ta-fotograflandi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/nadir-gorulen-puhu-sivas-ta-fotograflandi/58208/</link>
			<pubDate>Sat, 12 Apr 2025 12:29:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Mermi karıncalar</title>
			<description><![CDATA[Mermi karıncaları (Paraponera clavata), adını son derece acı veren sokmalarından alan büyük, saldırgan karıncalardır. Orta ve Güney Amerika’nın nemli ova yağmur ormanlarında yaşarlar.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Mermi karıncaları, koloniler halinde yaşayan sosyal böceklerdir. Kolonilerde kraliçe, işçiler ve erkekler bulunur. Kraliçe, koloninin yumurtalarını üreten en büyük karıncadır. İşçiler, yiyecek aramak, yuvayı inşa etmek ve kraliçeyi ve yavruları korumak gibi koloninin günlük işleyişinden sorumludur. Erkeklerin tek görevi kraliçeyle çiftleşmektir.
Mermi karıncaları, avlarını yakalamak ve öldürmek için güçlü çenelerini ve iğnelerini kullanırlar. İğneleri, insan derisini kolayca delebilecek kadar güçlüdür. Mermi karıncası tarafından sokulmak, kurşun yarası gibi hissedilir. Acı saatlerce sürebilir ve şişme ve uyuşma da olabilir.

Mermi karıncaları, ekosistemlerinde önemli bir rol oynarlar. Zararlı böcek popülasyonlarını kontrol etmeye yardımcı olurlar ve diğer hayvanlar için bir besin kaynağıdırlar.

Mermi karıncaları hakkında bazı ilginç bilgiler şunlardır:


	Dünyanın en acı veren böcek sokmalarından birine sahiptirler.
	Tek bir mermi karıncasının sokması 24 saat boyunca aralıklarla acı verebilir.
	Mermi karıncaları, avlarını yakalamak ve öldürmek için güçlü çenelerini ve iğnelerini kullanırlar.
	 




Mermi Karınca Nedir?
Mermi karıncalar, genellikle küçük yapılı ve hızlı hareket eden bir karınca türüdür. Mermi karınca, sırtlarında bulunan uzun ve sivri dikenleriyle dikkat çeker. Bu dikenler, savunma mekanizmaları olarak kullanılır ve etrafında tehlike sezdiklerinde saldırgan bir tutum sergilerler.

Mermi karıncaları, genellikle kurak bölgelerde, çöllerde ve otlak alanlarda yaşarlar. Diğer karınca türlerine göre daha agresif davranışlar sergileyebilirler. Mermi karınca, genellikle küçük böceklerle beslenir ve toplu halde hareket ederek avlarını etkisiz hale getirir.

Bu tür karıncalar, koloniler halinde yaşarlar ve genellikle toprak altında yuvalarını kurarlar. Yuvaları oldukça karmaşıktır ve genellikle derinlere doğru uzanır. Mermi karınca kolonileri, birbirleriyle iletişim halinde oldukları için oldukça disiplinli bir yapıya sahiptir.

Mermi karınca, doğadaki ekosistemlerde önemli bir role sahiptir. Toprak havalandırma işlevi görmeleri, toprak verimliliğini artırmaları ve zararlı böcek türlerinin popülasyonunu kontrol etmeleri gibi nedenlerle ekosistemde dengeyi sağlarlar.

Mermi karınca türleri, genellikle bulundukları ortama ve iklim koşullarına bağlı olarak çeşitlilik gösterirler. Bu tür karıncaların özellikleri, yaşadıkları çevreye uyum sağlamalarını sağlar.

Mermi Karınca Nedir? konusunda genel bir bakış sunduk. Bu kapsamda, mermi karıncaların özelliklerini, beslenme alışkanlıklarını ve yaşam alanlarını inceledik. Ayrıca doğadaki rolüne ve türler arasındaki çeşitliliğe dikkat çektik. Bir sonraki adımda, mermi karıncaların beslenme alışkanlıklarını detaylı bir şekilde ele alacağız.

Mermi karıncası nerede bulunur?
Mermi karıncaları, Orta ve Güney Amerika’nın nemli ova yağmur ormanlarında bulunur. Brezilya, Kolombiya, Kosta Rika, Ekvador, Guatemala, Honduras, Meksika, Nikaragua, Panama ve Peru’da bulunurlar.



Mermi Karınca Özellikleri

Mermi karıncaları, diğer karınca türlerinden ayıran belirgin özelliklere sahiptir.

Boyut ve Renk: Mermi karıncaları genellikle 2 ila 4 milimetre boyutundadır ve genellikle koyu kahverengi veya siyah renklidirler.

Vücut Yapısı: Vücut yapıları, kafa, göğüs ve karın olmak üzere üç bölümden oluşur. Gözleri oldukça belirgindir ve antenleri diri ve kıvrımlıdır.

Beslenme: Mermi karıncaları genellikle bitki özleri, ölü böcekler ve diğer küçük omurgasızlarla beslenirler. Ayrıca, tatlı gıdalara da oldukça ilgi duyarlar.

Koloni Yapısı: Koloniler genellikle büyük gruplar halinde yaşarlar ve genellikle açık arazilerde, toprak altında veya ağaç kütükleri arasında yuva yaparlar.

Hareket Kabiliyeti: Mermi karıncaları oldukça hızlı hareket edebilirler ve kolayca sığınak değiştirebilirler.

Mermi karıncaları, toplu yaşama adapte olmuş yapılarıyla dikkat çeker ve doğal yaşamın önemli bir parçasıdır. Bu özellikleriyle diğer karınca türlerinden ayrılırlar.

Mermi karıncalarının özellikleri, onların doğaya olan etkilerini anlamamıza ve mücadele yöntemlerini belirlememize yardımcı olur.



Mermi Karıncaların Beslenme Alışkanlıkları
Mermi karıncaları, genellikle protein açısından zengin besinleri tercih ederler. Beslenme alışkanlıkları şu şekildedir:

Protein İhtiyacı: Mermi karıncaları, protein ihtiyaçlarını karşılamak için özellikle böceklerle beslenirler. Larvaları için ise özellikle ölü veya canlı böcekleri avlarlar.
 

Şeker ve Yağ İhtiyacı: Ayrıca, mermi karıncaları şeker ve yağ ihtiyaçlarını karşılamak için bitki özleriyle beslenirler. Özellikle bitki özlerinde bulunan şeker ve yağları toplarlar.

Diğer Besinler: Ek olarak, mermi karıncaları, toprak altındaki mantar köklerini toplayarak beslenirler. Ayrıca, mermi karıncalarının bazı türleri bitki köklerini de tüketebilirler.

Mermi karıncalarının beslenme alışkanlıkları, genellikle koloninin ihtiyaçlarına uygun şekilde çeşitlilik gösterebilir. Bu alışkanlıklar, kolonilerin sağlıklı bir şekilde gelişmesi ve üremesi için oldukça önemlidir.

Mermi Karınca Yerleşim Yerleri
Mermi karıncaları bulundukları bölgelere göre farklı yerleşim yerlerini tercih ederler. Bu canlılar genellikle çeşitli Türkiye’nin güney ve doğu bölgelerinde ve Akdeniz havzasında yaygın olarak bulunurlar. Mermi karıncalarının tercih ettikleri yerleşim yerleri şunlardır:

Toprağın Altında Yerleşim: Mermi karıncaları genellikle toprağın altında karmaşık tünellerde yaşarlar. Bu tüneller, genellikle yuvalarını inşa etmek ve kolonilerini korumak için kullanılır. Tüneller, nemli ve karanlık ortamı tercih eden mermi karıncaları için mükemmel bir yaşam alanı sunar.

Toprak Altı Odaları: Mermi karıncalarının yerleşim yerlerinde genellikle farklı odalar bulunur. Bu odalar, yumurtlama, larva bakımı ve beslenme gibi farklı amaçlarla kullanılır. Mermi karınca kolonileri genellikle bu odalarda organize bir şekilde yaşamlarını sürdürürler.

Mermi karıncalarının bu yerleşim yerlerini tercih etmeleri, kolonilerinin güvenliğini ve refahını sağlamalarına yardımcı olur. Ayrıca, toprağın altındaki yerleşimleri, avlanmalarını ve topluca hareket etmelerini kolaylaştırır. Bu sebeplerle mermi karıncaları toprak altındaki yerleşim yerlerini tercih etmektedirler.



Mermi Karınca Üreme Davranışları
Mermi karıncalarının üreme davranışları, koloninin devamlılığını sağlama konusunda oldukça etkilidir. Mermi karınca üreme süreci aşağıdaki şekilde gerçekleşir:

Kraliçe ve Erkek Karıncaların Rolü: Mermi karıncalarında üreme süreci genellikle kraliçe ve erkek karıncalar arasında gerçekleşir. Kraliçe, yuva içerisinde yumurtalarını üretir ve erkek karıncalarla çiftleşir. Bu çiftleşme genellikle kanatlı erkek karıncaların, dişi karıncaların sırtına zıplamasıyla gerçekleşir.

Yavruların Bakımı: Kraliçe karınca, yumurtaları taşırlar ve yavrularının bakımını üstlenir. Yavruların beslenmesi ve korunması kraliçenin sorumluluğundadır.

Üreme Dönemi: Mermi karıncaların üreme dönemi, genellikle ilkbahar ve yaz aylarında belirginleşir. Bu dönemde koloni, yoğun bir üreme faaliyetine girebilir.

Mermi karıncalarının üreme davranışları, koloninin sürdürülebilirliği açısından hayati öneme sahiptir. Bu davranışlar, koloninin büyümesini ve genetik çeşitliliğini sağlar. Bu nedenle üreme davranışları, mermi karınca popülasyonlarının devamlılığı için kritik bir rol oynamaktadır.

Mermi Karıncaların Doğadaki Rolü
Mermi karıncaları doğadaki rolü konusunda oldukça etkilidir. Bu karıncaların doğadaki rolü şu şekilde özetlenebilir:

Toprak Havalandırma: Mermi karıncaları, toprağı havalandırarak bitkilerin köklerinin oksijene erişimini sağlar. Bu sayede bitkilerin büyümesine katkıda bulunurlar.

Organik Malzeme Parçalama: Mermi karıncaları, organik malzemeleri parçalayarak toprağın yapısını zenginleştirirler. Bu sayede toprağın verimliliğini arttırırlar.

Toprak Erozyonunu Önleme: Mermi karıncalarının tünelleri, toprağın erozyonunu önler. Yağmur sularının toprağı sürüklemesini engellerler.

Besin Zinciri İçindeki Yeri: Mermi karıncaları, besin zincirinin önemli bir halkasını oluştururlar. Kendilerini avlayan hayvanlar için besin kaynağıdırlar.

Mermi karıncalarının bu doğadaki rolleri, ekosistemin dengesini korumada kritik bir öneme sahiptir. Bu nedenle, mermi karınca popülasyonlarının korunması ve doğal yaşam alanlarının desteklenmesi, doğanın sağlıklı bir şekilde devam etmesi için önemlidir.

Mermi Karınca İle Mücadele Yöntemleri

Mermi karıncalarıyla başa çıkmak için birkaç etkili yöntem bulunmaktadır. Bu zararlı böcek türüyle mücadele etmek için aşağıdaki yöntemleri düşünebilirsiniz:

Temizlik ve Hijyen: Mermi karıncaları, yiyecek artıkları ve nemli ortamları tercih eder. Bu nedenle düzenli temizlik ve hijyenik bir ortam sağlamak, mermi karıncalarının istilasını engellemeye yardımcı olabilir.

Doğal Yöntemler: Sirke, kabartma tozu veya nane yağı gibi doğal maddeler, mermi karıncalarının gelişini engellemek veya onlardan kurtulmak için etkili olabilir. Bu maddeleri mermi karıncalarının sıklıkla görüldüğü bölgelere uygulamak faydalı olabilir.

Bu yöntemlerle mermi karıncalardan kurtulabilirsiniz. Ancak etkili bir mücadele için uzman bir böcek ilaçlama şirketi ile iletişime geçmek de önemlidir. Unutmayın, mermi karıncalarıyla yapılan mücadelede uzman görüşü ve destek almak, etkili sonuçlar elde etmenize yardımcı olabilir.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/11/mermi-karincalar.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/11/mermi-karincalar.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/11/mermi-karincalar_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/11/mermi-karincalar.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/mermi-karincalar/55425/</link>
			<pubDate>Mon, 18 Nov 2024 10:43:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İlaç etkin maddesi üretimi amaçlı kenevir yetiştiriciliği kotaları belli oldu</title>
			<description><![CDATA[Türkiye'de ilaç etkin maddesi üretimi amaçlı kenevir yetiştiriciliği, ülke toplam kotası 5 bin metrekare yetiştiricilik alanında yıllık 120 bin kök bitkiyle sınırlı tutuldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Buna göre, ilaç etkin maddesi üretimi amaçlı kenevir yetiştiriciliğinde ülke toplam kotası 5 bin metrekare yetiştiricilik alanında yıllık 120 bin kök ile sınırlı olacak.
Üniversiteler, Tarım ve Orman Bakanlığı araştırma enstitüleri ile araştırma izni bulunan kuruluşlar için ilaç etkin maddesi üretimi amaçlı kenevir yetiştiriciliği kapsamındaki bilimsel araştırmalar ve AR-GE çalışmalarında kota şartı aranmayacak.
Kotanın dağıtımında Tarım ve Orman Bakanlığı yetkili olacak.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/10/ilac-etkin-maddesi-uretimi-amacli-kenevir-yetistiriciligi-kotalari-belli-oldu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/10/ilac-etkin-maddesi-uretimi-amacli-kenevir-yetistiriciligi-kotalari-belli-oldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/10/ilac-etkin-maddesi-uretimi-amacli-kenevir-yetistiriciligi-kotalari-belli-oldu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/10/ilac-etkin-maddesi-uretimi-amacli-kenevir-yetistiriciligi-kotalari-belli-oldu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/ilac-etkin-maddesi-uretimi-amacli-kenevir-yetistiriciligi-kotalari-belli-oldu/54983/</link>
			<pubDate>Wed, 30 Oct 2024 10:41:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>'Kara Akrep' türünün Türkiye'ye özgü olduğu kanıtlandı: 'Androctonus turkiyensis' ismi verildi</title>
			<description><![CDATA[Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaygın olarak görülen ve bugüne kadar İran kökenli zannedilen kara akrebin, Türkiye'ye özgü yeni bir çeşit olduğu bilimsel olarak kanıtlandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye genelinde akrep örneklerini toplayıp türlerini teşhis eden, yayılış alanlarını belirleyen Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Alaşehir Meslek Yüksekokulu öğretim üyesi Prof. Dr. Ersen Aydın Yağmur öncülüğündeki bir grup akademisyen, çoğunlukla Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yayılan ‘Androctonus crassicauda’ adlı ‘kara akrep’ üzerinde araştırma yaptı.
Çalışmalar sonucu bu türün İran kökenli türden ayrıldığını ve Türkiye'ye özgü bir tür olduğunu ispat eden Prof. Dr. Yağmur, bu akrep türüne ‘Androctonus turkiyensis’ adını verdi.
Çalışmasını ABD'de akreplerle ilgili yayın yapan "Euscorpius" adlı bilimsel dergide yayımlayan Yağmur, yeni türü bilim dünyasına kazandırdı.
Prof. Dr. Yağmur, 18 yıldır akrepler üzerinde araştırma yaptığını belirtti.

‘İran'daki türden farklı olduğunu tespit ettik’
Türkiye'deki akrep faunasını belirlemeye çalıştığını dile getiren Yağmur, şöyle konuştu:
"Tespit ettiğimiz bu tür, aslında 100 yıldır Türkiye'de biliniyor. Özellikle Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Diyarbakır, Mardin, Şırnak ve Batman illerinde görülüyor. Yöre halkı tarafından sık sık karşılaşılan ve iyi bilinen bir tür. Köy içlerinde, hayvan ağıllarında yaşıyor ve sık sık sokma vakaları yaşanıyor. Halk arasında kara akrep olarak biliniyor. Yürüttüğümüz bilimsel çalışmalarda vücut morfolojisindeki farklardan dolayı İran'daki türden farklı olduğunu tespit ettik. Vücudunun genel özelliklerinde, karinalarında, granüllerinde ciddi farklılıklar olduğunu, Türkiye'deki türün özgün bir tür olduğu ortaya çıktı. Türkiyeli anlamına gelen 'Androctonus turkiyensis' ismini verdik."
Söz konusu akrebin 1942'den beri panzehir üretiminde kullanıldığını aktaran Yağmur, şimdi panzehirle ilgili yönetmeliklerde yeni adıyla kullanılması gerektiğine işaret etti.



‘Rahatlıkla öldürebiliyor, zehri kanser çalışmalarında kullanılabilir’
Androctonus turkiyensis'in tehlikeli bir tür olduğuna işaret eden Yağmur, "Çok sık sokma vakaları yaşanıyor, rahatlıkla öldürebiliyor. Dolayısıyla bu türün Şanlıurfa popülasyonu panzehir için kullanılıyordu. Bu türlerin zehirleri, çeşitli kanser çalışmalarında, sinir sistemi kökenli hastalıkların tedavisinde kullanılacak özelliklere sahip. Ayrıca çeşitli ilaç araştırmalarında rahatlıkla kullanılabilir, kozmetik sektöründe de bu akrebin zehrinin kullanılabileceğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/09/kara-akrep-turunun-turkiye-ye-ozgu-oldugu-kanitlandi-androctonus-turkiyensis-ismi-verildi.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/09/kara-akrep-turunun-turkiye-ye-ozgu-oldugu-kanitlandi-androctonus-turkiyensis-ismi-verildi.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/09/kara-akrep-turunun-turkiye-ye-ozgu-oldugu-kanitlandi-androctonus-turkiyensis-ismi-verildi_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/09/kara-akrep-turunun-turkiye-ye-ozgu-oldugu-kanitlandi-androctonus-turkiyensis-ismi-verildi.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/kara-akrep-turunun-turkiye-ye-ozgu-oldugu-kanitlandi-androctonus-turkiyensis-ismi-verildi/45155/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Sep 2022 18:35:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bağışıklık sisteminizi güçlendirecek şifalı otlar!</title>
			<description><![CDATA[Yemeklere aroma veren bitkilerin bağışıklık sisteminizi de güçlendirebileceğini biliyor muydunuz? İşte en şifalı otlar!
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kuzukulağı



Salatalara mayhoş bir tat katan kuzukulağı, bol miktarda C vitamini içerir. Aynı zamanda bağışıklık sisteminizi güçlendirip, kanınızı temizlemek için de bire birdir.

Kekik



Çinko açısından oldukça zengin olan kekik; solunum yolu enfeksiyonları, akciğerler ve güçlü bir bağışıklık sistemi için oldukça faydalıdır.

Kişniş



Dünyanın en eski şifalı bitkilerinden biri olan kişniş, antibakteriyel bir etkiye sahiptir. Yapılan araştırmalara göre kişniş, vücutta doğal bir antibiyotik gibi davranabiliyor.

Adaçayı




Adaçayı, iltihap önleyici bir yapıya sahiptir. Boğaz ağrılarına ve sindirim sorunlarına iyi gelir.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/08/bagisiklik-sisteminizi-guclendirecek-sifali-otlar.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/08/bagisiklik-sisteminizi-guclendirecek-sifali-otlar.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/08/bagisiklik-sisteminizi-guclendirecek-sifali-otlar_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/08/bagisiklik-sisteminizi-guclendirecek-sifali-otlar.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/bagisiklik-sisteminizi-guclendirecek-sifali-otlar/44126/</link>
			<pubDate>Fri, 12 Aug 2022 12:52:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çarkıfelek meyvesinin faydaları nelerdir?</title>
			<description><![CDATA[Faydalarını duyduğunuzda inanamayacağınız mucizevi bir meyve!]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Tezgahlarda görmeye pek alışık olmadığımız hatta ne yazık ki göremediğimiz çarkıfelek meyvesini isterseniz büyük marketlerden alabilirsiniz.

Tropikal bir meyve olan çarkıfelek, tutku meyvesi ya da aşk meyvesi olarak da bilinir.  500’den fazla türü bulunur ve besin değeri oldukça yüksektir. Özellikle son yıllarda adını daha sık duyduğumuz çarkıfelek meyvesinin kendisi kadar yaprakları da birçok hastalığa şifa olmaktadır. Çarkıfelek meyvesinin büyürken açan çiçeklerinden ise bitki çayı yapılmaktadır yani tamamen şifa kaynağıdır.



Çarkıfelek Meyvesinin Faydaları


	İçerdiği yüksek lif sayesinde bağırsakların aktif olarak çalışmasını sağlar ve zayıflamak için çok etkilidir. 100 gr çarkıfelek meyvesinde 10.4 gram lif bulunur ve bu miktarda vücudun rahatlamasını sağlar.
	Ödemleriniz varsa çözümü çarkıfelek meyvesinde bulabilirsiniz. Vücuttan ödemi atarak rahatlamasını sağlar.
	Eğer kabızlık sorunu çekiyorsanız, çarkıfelek meyvesinden faydalanabilirsiniz oldukça etkili olacaktır.
	Uyku düzensizliği yaşayanlara tedavi niteliğinde etki sağlar ve uykuyu düzene sokmaya yardımcı olur.
	Bedeni arındırdığı gibi ruhu da arındırır ve depresyondan çıkmaya fayda sağlar.
	Antioksidan özelliği sayesinde kolesterolü dengeler ve bu sayede kalp hastalıklarının oluşumunu minimuma indirir.
	Kansızlık sorununuz varsa çarkıfelek meyvesi tüketebilirsiniz. Çarkıfelek meyvesi kırmızı kan hücrelerinin çoğalmasını sağlayarak kansızlık sorununu giderir.
	Kalsiyum ve fosfor içeren çarkıfelek meyvesi tam bir bağışıklık dostudur. Bağışıklık sisteminizi güçlendirir ve vücut direncinizi arttırır.
	Kas ve kemik ağrılarını giderir. Spor sonraları ağrılarından kurtulmak istiyorsanız çarkıfelek meyvesi tüketebilirsiniz.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/08/carkifelek-meyvesinin-faydalari-nelerdir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/08/carkifelek-meyvesinin-faydalari-nelerdir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/08/carkifelek-meyvesinin-faydalari-nelerdir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/08/carkifelek-meyvesinin-faydalari-nelerdir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/carkifelek-meyvesinin-faydalari-nelerdir/44041/</link>
			<pubDate>Mon, 08 Aug 2022 12:28:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kinoa nedir? Faydaları nelerdir?</title>
			<description><![CDATA[Diyetisyenlerin bir numaralı besinlerinden biri olan kinoa son zamanlarda çok popüler hale geldi! İşte kinoa tohumunun faydaları...]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kinoa nedir?

Kinoa  özünde Chenopodium kinoa bitkisinin tohumudur. Görünüşte tahıl gibi görünse de buğdaygillerden değildir. Beyaz, kahverengi ve siyah çeşidi olan Kinoa özellikle Ekvador, Peru, Bolivya, Kolombiya’da gibi ülkelerde üretilir ana vatanı ise Güney Amerika olan kinoa, ülkemizde de yetirilmeye başlanmıştır. Kinoa ilk olarak Güney Amerika’da ekilmeye başlanmıştır.



Faydaları nelerdir?


	Diyetisyenlerin bir numaralı besinlerinden biri olan kinoa kiloyu korumaya ve zayıflama sürecine destek olur.
	Yüksek proteinli bir besin kaynağıdır.
	Yüksek oranda lif içerir, bağırsakları düzenler ve kabızlığa iyi gelir.
	Demir bakımından zengindir. Bu yüzden kansızlığı olan kişilerin kullanılması önerilir.
	Antioksidan özelliği ile bağışıklığı güçlendirir, hastalıklara karşı korur.
	Glutensiz bir besindir özellikle glutensiz beslenen çölyak hastaları da kinoa kullanabilir.
	Sinir ve kemik fonksiyonlarının gelişimine katkı sağlar.
	Düzenli tüketildiğinde diyabet gibi pek çok kronik hastalığın ilerlemesini yavaşlatır.
	Kötü kolesterolü düşürmeye yardımcı olur. Kolesterolü düzenler.
	Kasları destekler ve vücuda enerji verir. Halsizliğe iyi gelir.
	Kan şekerini düşürür. Bu nedenle diyabet hastalarına da önerilir.




Nasıl kullanılır?


Kinoa tohumunun pek çok kullanım alanı vardır. Düşük kalorili bir besin olan kinoa, çorba yapımında kullanılabilir. Beyaz ekmek yerine sağlıklı bir kinoadan ekmek yapılabilir. Salatalarınızda kinoa haşlaması kullanabilirsiniz. Ayrıca kinoa ile poğaça, kek ve kurabiye yapabilirsiniz.



]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/07/kinoa-nedir-faydalari-nelerdir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/07/kinoa-nedir-faydalari-nelerdir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/07/kinoa-nedir-faydalari-nelerdir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/07/kinoa-nedir-faydalari-nelerdir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/kinoa-nedir-faydalari-nelerdir/43546/</link>
			<pubDate>Tue, 19 Jul 2022 16:44:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Reyhanın faydaları</title>
			<description><![CDATA[Sıcak yaz günlerinde içtikçe vücudunuza fayda sağlayan reyhan şerbeti, hem kokusu hem aromasıyla favoriniz olacak...]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yaz aylarında iç ferahlatıcı içecekler sıklıkla tercih edilir. Ancak asit ve şeker nedeniyle meşrubatları içerken aşırıya kaçmamakta fayda var.

Doğal bir alternatif arayanlar ise manav tezgahlarına göz atıyor. Bu noktada ise mucize bitki reyhan karşımıza çıkıyor.

Reyhan kaynatılarak şerbet haline getiriliyor, soğuk olarak tüketilebiliyor.

Reyhan şerbeti, rengi, aroması, damakta bıraktığı ferahlık ve rahiya ile sizi şaşırtacak böylesi bir şerbettir. Asitli içeceklerin zararları düşünüldüğünde bu tarz şerbetler güzel bir alternatif olacaktır.



Reyhanın faydaları nelerdir?


	Antibakteriyel olan reyhan, vücut temizliğinde de oldukça etkilidir.
	Omega 3, magnezyum, manganez ve Demir bakımından oldukça zengindir. Sinir ve sindirim sistemini yeniler.
	Cilt güzelliği için kullanılır. Burun ve boğazı iltihaptan arındırır, virüslerin akciğere inmeden vücuttan atılmasını sağlar.
	Hazımsızlığa iyi gelir, bağırsakları çalıştırır.
	Kansızlığa iyi gelir.
	Kan şekerinin düşmesine bağlı olan baş dönmelerini engeller.
	Toksin artırıcı olduğundan zayıflamaya da yardımcıdır.
	Vücudun sıvı ihtiyacını karşılar, böbrek üstü bezlerin çalışmasını destekler. Böbreklerin fonksiyonlarını artırır ve taş, kum oluşumunun önüne geçer. Ağız ve diş bakımına da faydası olan Reyhan ağız kokusunu önler. Bağışıklık hücrelerini destekler.
	Osmanlı saraylarında güzelliğin sırlarından biri de reyhandır. Kaynatılıp suyu tonik olarak kullanılabilir.
	
	
	Ferahlatıcı reyhan şerbeti nasıl yapılır?

	Reyhan şerbeti için malzemeler:

	-1 demet mor reyhan

	-1 silme tatlı kaşığı limon tuzu

	-6 yemek kaşığı şeker ( isteğe göre)

	-1 buçuk lt kaynar su

	-Yarım adet limon

	-Tercihe göre kabuk tarçın ve karanfil

	İlk olarak reyhanlar soğuk suyla yıkanarak bir kaba alınır.

	Limon tuzu ve şeker eklenir.

	Reyhanın vitamin ve minerallerinin kaybolmaması için demleme yöntemiyle yapmak daha faydalıdır. Kaynar su üzerine eklenir. Limon tuzu, renk vermesini sağlayacaktır.

	5 dakika demlendikten sonra karıştırılır, süzülür ve uygun bir sürahiye konulur. İçine yarım limon, kabuğuyla kesilerek atılır. Tercihen tarçın ve karanfil eklenir.

	Yazın soğuk, kışın sıcak tüketilebilir.
	

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/07/reyhanin-faydalari.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/07/reyhanin-faydalari.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/07/reyhanin-faydalari_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/07/reyhanin-faydalari.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/reyhanin-faydalari/43541/</link>
			<pubDate>Tue, 19 Jul 2022 16:25:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bergamot nedir? Faydaları nelerdir?</title>
			<description><![CDATA[Mis kokusuyla herkesin bitki çaylarında aradığı bergamotu gelin yakından tanıyalım..]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bergamot nedir?

Sedefotugiller familyasına ait bergamot bitkisinin boyu ortalama 2 ve 4 metreye kadar çıkabilen bir ağaç türüdür. Bu bitkinin meyveleri limona benzer ve yeşil sarı renkte olmaktadır. Türkiye’de özellikle Adana, Mersin ve Hatay gibi Akdeniz şehirlerinde yetiştirilmektedir. Asıl anavatanı ise Hindistan olan Bergamot bitkisi hoş ve baskın kokusuyla dikkat çekmektedir.



Faydaları nelerdir?


	Bitkinin özünde olan hoş kokusu sizleri aroma terapi etkisi yaratarak stresten arındırır.
	Özellikle çay olarak tüketildiğinde asabiyet ve gerginlik gibi olumsuz ruh hallerine iyi gelir.
	Polifenoller açısından zengin olduğundan bergamot bitkisi antioksidan özellikler gösterir; vücudu kötü toksinlerden korumak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek gibi özellikleri vardır.
	Kalp ve damar hastalıkları, damar tıkanıklığı gibi rahatsızlıkların oluşumunu engeller.
	Kötü kolesterole iyi gelmektedir.
	Bergamot, özellikle çay olarak tüketildiğinde yağ yakmaya ve kilo vermeye yardımcı olur.
	Bergamot, az miktarda da olsa kafein içerdiğinden vücuda enerji verir.
	Antioksidan özelliği sayesinde cilt sağlığına da katkıda bulunan bergamot, zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırması sayesinde, yaşlanma karşıtı bir etki oluşturur.
	Sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olan bergamot, hazımsızlığa, kabızlığa iyi gelir.
	Bergamot yağı, banyo suyuna eklendiğinde ateş düşürücü bir etki yaratır.
	Antiseptik özellikler gösterdiğinden yağ olarak kullanılıp buhar banyosu yapıldığında ağız içi yaralara ve ağız kokusuna iyi gelir.
	Aroma terapi etkisi sayesinde masajlarda kullanılabilen, antiseptik özelliğiyle sabunlarda kullanılabilen bergamot yağı, stres kaynaklı ağrıların da geçmesine yardımcı olur.





Nasıl tüketilmelidir?


	Genel de en yaygın kullanımı siyah çayın içerisinde koku verici olarak kullanılmaktadır.
	Direkt ham olarak bergamotun kendinden çay demleyip içebilirsiniz.
	Ayrıca bergamot bitkisinden oluşan yağı suyun içerisine bir miktar katıp bu suyla buhar banyosu yaparsanız baş ve boğaz ağrınızda kurtulmuş olursunuz.
	Parfüm, duş jeli ve sabun gibi kozmetik içerisine aroma verici olarak kullanılır.
	Bergamot bitkisinin reçeli de yapılmaktadır.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/07/bergamot-nedir-faydalari-nelerdir_1.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/07/bergamot-nedir-faydalari-nelerdir_1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/07/bergamot-nedir-faydalari-nelerdir_t_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/07/bergamot-nedir-faydalari-nelerdir_1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/bergamot-nedir-faydalari-nelerdir/43328/</link>
			<pubDate>Thu, 07 Jul 2022 12:07:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Evde yetiştirebileceğiniz 7 şifalı bitki</title>
			<description><![CDATA[Mutfağa güzel kokular saçan aromatik bitkiler aynı zamanda bazı rahatsızlıkları iyileştirmede de en büyük yardımcılarınız olabilir. Evde çok kolay büyütebileceğiniz 7 şifalı bitkiyi listeledik]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Siz de hem açık havada hem de iç mekanlarda şifalı bitkilerden oluşan bir bahçe oluşturabilirsiniz. Geçmişte sadece tıbbi amaçlar için özel olarak tasarlanmış bahçelerde şifalı bitkiler yetiştiriliyordu. Neden bu bitkilerden bazılarını evde yetiştirmiyorsunuz?

Sizi sağlıklı tutmaya ve rahatsızlıklarınızı hafifletmeye yardımcı olacak çaylar, karışımlar ve balsamlar hazırlamak için doğal bir fabrikaya sahip olacaksınız.



Aloe vera

Nemlendirici ve iyileştirici özellikleri ile bilinen aloe vera, gıda sektöründe de kullanılmaktadır. Bu bitkiyi evde yetiştirmek için drenajı kolaylaştıracak bir çakıl yatağı yapmayı unutmadan, toprak ile dolu bir kap kullanın. Güneş gören bir yere bırakmak ve kışın soğuktan korumak gerekir.



Limon balsamı

Anksiyete, uykusuzluk, yara iyileşmesi, uçuk tedavisi, böcek ısırıkları ve hazımsızlık gibi birçok sağlık sorununa karşı etkili olan limon balsamı bitkisini evde bir saksıda kolaylıkla yetiştirebilirsiniz. Limon balsamı çok yönlü şifalı bir bitkidir.



Nane

Mide ağrıları için ideal olan nane aynı zamanda sakinleştirici etkileri olan bir bitkidir. Yılın herhangi bir zamanında yetiştirilebilen naneler için tabanı çakıl olan ve toprakla doldurulacak bir kap alın. Nane kısmi olarak gölgeyi tercih eder, doğrudan güneş ışığına maruz bırakmayın.



Adaçayı

Adaçayının rahatlatıcı faydalarından yararlanmak için mutlaka killi toprağa ekmelisiniz. Neredeyse her zaman güneşli bir yerde saklanmalı, tercihen balkona konulmalıdır.



Maydanoz

Maydanoz böbrekleri temizler, ağız kokusunu giderir ve bağışıklık sistemini korur. Yetiştirmek için, saksıyı günde en az 5 saat güneşte bırakmak gerekir. Tek dezavantajı yavaş büyümesidir, bu nedenle bitkinin büyümediği izlenimine sahip olsanız bile, toprağı sulamayı asla unutmamalısınız.



Papatya

Papatya sakinleştirici etkisiyle bilinir ve ayrıca kalp problemlerini de önler. Su tahliyesini kolaylaştırmak için her zaman yazın en sıcak zamanında toprak ve kum ile dikilmelidir. Daha sonra evin ışık gören bir yerinde saklanmalıdır.





Dereotu

İdrar söktürücü ve özellikle bulantı önleyici etkileriyle bilinen dereotu, çeşitli yemeklerde ve çaylarda rahatlıkla kullanılabilir. İnce yaprakları olan bu bitki güneşi sever ve ısıya ihtiyaç duyar. Rüzgardan korunaklı bir yerde yetiştirin.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/06/evde-yetistirebileceginiz-7-sifali-bitki.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/06/evde-yetistirebileceginiz-7-sifali-bitki.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/06/evde-yetistirebileceginiz-7-sifali-bitki_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/06/evde-yetistirebileceginiz-7-sifali-bitki.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/evde-yetistirebileceginiz-7-sifali-bitki/43043/</link>
			<pubDate>Sat, 25 Jun 2022 11:12:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Köri nedir? Faydaları nelerdir?</title>
			<description><![CDATA[Yemeklerin lezzetine lezzet katan köri baharatının ne olduğunu gelin öğrenelim..]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Köri nedir ?

Anavatanı Hindistan olan köri Hint yemeği dendiği zamanla ilk aklan gelen baharatlardan biridir. Köri aslında birçok baharatın karışımından oluşmaktadır. İçerisinde zerdeçal, kimyon, kişniş, zerdeçal, kırmızı biber tuzu ve sumak gibi birçok baharatı içerisinde bulundurmaktadır. Dünyanın hemen hemen tüm mutfak kültüründe yerini alan ve yaygın bir baharat olarak kullanılmasına karşın Türk mutfağında ise yeni yeni mutfaklarda yer edinen lezzet, yemeklere kattığı hoş aroma ile baharat sevenleri büyüler.



Faydaları nelerdir ?


	Köri içerisinde bulundurduğu zerdeçal den dolayı güçlü bir iltihap önleyici olarak bilinir.
	Kemikleri güçlendirir ve kemir erimesini önler.
	Antioksidan içeren köri baharatı sayesinde, cildinizi yenilerken iç organlarınızın da temizlenmesine yardımcı olacaksınız.
	Köri bağırsak hastalıklarının belirtilerini de azaltmaktadır.
	İçeriğinde bulunan zengin içerikli baharatlardan dolayı kalp sağlına iyi gelen köri kolesterol seviyesini düzenler.
	Köri birçok hastalığa karşı önleyici etki gösterir.
	içerisinde bulunan zerdeçal sayesinde kanser gibi kötü hastalıklarında önüne geçmektedir.
	Köri göz sağlığına iyi gelmektedir.
	Oldukça güçlü antioksidan içerdiğinden vücudu dışarıdan gelen olumsuz etkilere karşı korur.
	Bağışıklığın güçlenmesine katkıda bulunur.
	Cildin canlanmasına yardımcı olur.
	Vücuttaki kan şekeri seviyesini düzenler.
	Beyin sağlığını korumada önemlidir
	Köri tüketimi vücutta tokluk hissi sağlar.
	Düzenli köri tüketimi sindirim sistemini düzenler ve antibakteriyel özellikler de içermektedir.




Nasıl kullanılır ?


	Mutfağınızda et yemekleri ve salatalar da baharat olarak kullanabilirsiniz. Özellikle tavuk gibi beyaz etli yemek türlerine köri çok yakışmaktadır.
	Sadece salata ve et yemeklerinde değil, çorba makarna gibi yemek çeşitlerinde de yaptığınız köri sosunu kullanabilirsiniz.
	Bir diğer kullanımı ise körili patates ve pilavdır.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/06/kori-nedir-faydalari-nelerdir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/06/kori-nedir-faydalari-nelerdir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/06/kori-nedir-faydalari-nelerdir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/06/kori-nedir-faydalari-nelerdir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/kori-nedir-faydalari-nelerdir/43019/</link>
			<pubDate>Thu, 23 Jun 2022 17:07:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Reyhan nedir? Faydaları nelerdir?</title>
			<description><![CDATA[Şerbetinin tadının ayrı güzel olduğu, çayının faydasının sayısız olduğu mucizevi bitki reyhanın faydaları..]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Reyhan nedir ?

Dünyamız da kendiliğinden yetişmekte olan pek çok bitki vardır. Bu Bitkilerden biri de reyhandır. Bilimsel adı “ocimum basilicum” olan reyhan fesleğen bitkisi ile aynı aileye menstuptur. Hem damak tadınıza hem de bedensel ve zihinsel sağlığına mutfağınıza, sofranıza ve bedeninize kabul edebilir; ayrıca fiziksel ve ruhsal sağlığınız için reyhandan sonuna kadar yararlanabilirsiniz.



Faydaları nelerdir ?


	Reyhan bitkisi sindirimi düzenleyerek hazımsızlık problemlerinin önüne geçer.
	Gözlere fayda sağlayarak daha iyi görmeyi sağlar.
	Mide hastalıkları üzerinde iyileştirici etkisi bulunur.
	Mide bulantısı sorunlarına sahip olan kişilerde rahatlama sağlar.
	Bağırsaklarda meydana gelen parazit ve bakterileri azaltır.
	Vücutta toplanan ödemin atılmasını sağlar.
	Sinir sistemine iyi gelir. Sakinleştirici etkisi vardır.
	Ruhsal hastalıklarda sakinleştirici olarak kullanılan reyhan, içeriğinde omega-3 kalsiyum, magnezyum, manganez ve demir gibi maddeler barındırır.
	Cilt sağlığı için faydalıdır.
	Antibakteriyel bir özelliği bulunmaktadır. Bu yüzden bağışıklık sistemini güçlendirir.
	Migren gibi ağrı durumlarında ağrının hafiflemesine yardımcı olur.
	Bronşları temizler.
	Zayıflama ve kilo vermeye yardımcı olur, yağ yakmayı hızlandırır.
	Akciğer dostudur.
	Tanen ve flavon içeriği ile kanserle mücadelede etkin bir rol oynamaktadır.




Nasıl tüketilmelidir ?

Reyhan bitkisinin pek çok kullanım alanı vardır. Taze ve kurutulmuş olarak iki farklı şekilde kullanımı olan reyhan bitkisinin taze ot kullanımı salatalarda tercih edilmektedir. Özellikle diyet yapan kişilerin salatalarında taze reyhan kullanması oldukça önemlidir, reyhanı salatalarda kullanarak sindirim sistemi ve bağışıklığınızı güçlendirebilirsiniz.  Ayrıca taze reyhan ile reyhan şerbeti de yapılabilir ve sıcak havalarda hazırlanarak soğuk bir şekilde tüketilebilir. Kuru reyhanı yemeklerinizde baharat olarak kullanabilir veya kuru reyhanı çay olarak demleyip tüketebilirsiniz.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/06/reyhan-nedir-faydalari-nelerdir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/06/reyhan-nedir-faydalari-nelerdir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/06/reyhan-nedir-faydalari-nelerdir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/06/reyhan-nedir-faydalari-nelerdir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/reyhan-nedir-faydalari-nelerdir/42997/</link>
			<pubDate>Wed, 22 Jun 2022 17:57:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Safran nedir? Faydaları nelerdir?</title>
			<description><![CDATA[Mor çiçekleriyle dikkat çeken safranın mucizevi faydaları..]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Safran nedir ?

Latince ismi ”crocus sativus” olarak bilinen ve süsengil ailesine ait bir bitki olan safran yemeklerde sık sık kullanılan bir baharat çeşididir. Ana yurdu Güneybatı Asya olan safran, ülkemizin topraklarında  Safranbolu’da yaygın olarak yetiştirilmektedir. Bitkinin boyutu genelde 20 ve 30 cm arasındadır. Sonbaharda açan mor çiçekleri olan bir bitkidir.  Safran çiçeğinin içinde bulunan tomurcuklar toplanır ve kurutulur, işte bu baharat olarak kullandığımız safranı oluşturur. Aromatik tat verici ve besinlerde renklendirici olarak kullanılır. Sayısız rahatsızlığa iyi gelen bu bitki aynı zamanda gıda boyası olarak da mutfaklarda yerini alır.



Safranın faydaları nelerdir ?


	Afrodizyak etkisine sahip olan safran, sinirleri uyandırıcı etkisi vardır ve cinsel isteği artırır.
	Kadınlarda menstrasyon döneminin ağrısız geçmesine yardımcı olur.
	Seratonin düzeyini dengeler ve depresyon ve anksiyete gibi psikolojik problemlerin iyileşmesine katkıda bulunur.
	Ülseratif kolit ve peptik ülserleri tedavi eder.
	İltihap tedavisinde kullanılan bir baharattır.
	Safran uyku kalitesi ve motivasyon düzeyini artırır.
	İştahı düzenleyerek  zayıflamaya yardımcı olur ve obezite ile savaşmaya yardımcı olur.
	Omega-3 bakımından zengindir, B6 vitaminin oluşumuna destek olur ayrıca kan dolaşımını düzenler.
	Kanser hücrelerinin ve tümörlerin büyüme hızını azaltmaktadır.
	Tansiyon ve kötü kolesterolü düşürmede yoğun etkisi vardır.
	Magnezyum, demir ve potasyum gibi minerallerce zengindir.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/06/safran-nedir-faydalari-nelerdir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/06/safran-nedir-faydalari-nelerdir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/06/safran-nedir-faydalari-nelerdir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/06/safran-nedir-faydalari-nelerdir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/safran-nedir-faydalari-nelerdir/42738/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Jun 2022 13:03:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Rooibos çayının özellikleri ve faydaları</title>
			<description><![CDATA[Rooibos çayının özellikleri nelerdir, nasıl tüketilir, faydaları nelerdir?]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Afrika’da yıllardır tüketilen ve çoğunluğu da bu bölgede yetiştirilen Rooibos çayı yani kırmızı çay son dönemde tüm Dünya’da trend haline gelmiş durumda. Diyetisyen Gizem Şeber, anlatıldığı kadar mucizevi etkilere sahip mi, özellikleri neler, nasıl tüketilmeli ve kimler için uygun değil gibi soruların yanıtlarını veriyor.

Kafeinsiz çay içmek isteyenlere

Kafeinin uygun dozlarda kendimizi daha enerjik hissetmemize yardımcı olduğunu ve metabolizmamızı hızlandırdığını biliyoruz. Ancak fazlasının da depresyona, yüksek tansiyona ve kalp ritim bozukluklarına karşı risk oluşturduğu ortada. Bu nedenle çaydan vazgeçemeyenler ancak kafein alımını azaltmak isteyenler için Rooibos çayı gayet iyi bir tercih, çünkü kafein içermiyor.



Demir anemisi olanlar için tercih sebebi

Siyah ve yeşil çayda bulunan tanenlerin demir başta olmak üzere bazı minerallerin emilimini olumsuz etkilediğini bu nedenle de kansızlığı tetikleyebileceğini biliyoruz. Demir yetersizliğinden çekinen veya demir anemisi olan kişiler için Rooibos çayı son derece uygun çünkü demir emilimini bozan oksalik asit bu çayda yok.

Güçlü bir antioksidan

İçerdiği aspalathin ve quercetin ile vücudu toksinlerden arındırmakta son derece etkili. Kanser ve kalp hastalıklarına yakalanma riskini azalttığı düşünülüyor.



Kalp sağlığı için önemli

Tansiyonu yükselten ACE isimli enzimin vücutta çalışmasını durduruyor. Aynı zamanda yapılan bir bilimsel çalışmada, altı hafta boyunca düzenli tüketilen Rooibos çayının kolesterolü düşürmeye yardımcı olduğu görülmüştür.

Nasıl tüketilir

Siyah çay veya yeşil çay gibi hazırlanan Rooibos çayına tatlandırmak için süt, bal veya şeker ekleyenler var. Oldukça lezzetli olan bu çay sade de gayet rahatlıkla tüketilebilir.



Günlük ne kadar tüketilebilir

Günde 3-4 kupaya kadar tüketilen çayın sağlık açısından herhangi bir olumsuz etkisi söz konusu değil. Çok aşırı dozda tüketildiğinde karaciğer ile ilgili sağlık sorunlarına yol açabileceği düşünülüyor fakat bu konudaki bilimsel veriler yetersiz.

Kimler tüketmemeli

Göğüs kanseri gibi hormon duyarlı durumlarda aşırı tüketimi tercih edilmemelidir. Çünkü bu çayın östrojen üretimini arttırdığı belirlenmiştir..
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/06/rooibos-cayinin-ozellikleri-ve-faydalari.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/06/rooibos-cayinin-ozellikleri-ve-faydalari.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/06/rooibos-cayinin-ozellikleri-ve-faydalari_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/06/rooibos-cayinin-ozellikleri-ve-faydalari.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/rooibos-cayinin-ozellikleri-ve-faydalari/42468/</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jun 2022 11:59:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İltihap önleyici defne yaprağının sağlığa 10 faydası</title>
			<description><![CDATA[Akdeniz iklimine özgü bir bitki olan defnenin tariflere verdiği aromatik tada ek olarak, birçok sağlık yararı vardır.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Defne, Akdeniz mutfağının birçok tarifinde bulunan bir bitkidir. Akdeniz iklimine özgü olan defne, tüm yıl boyunca tezgahlarımızda bulunabilir. Defne yaprağı, antioksidan kaynağıdır, düşük kalorilidir, düşük sodyumlu diyetlerde tuz yerine kullanılabilir, ayrıca antiseptik ve antibakteriyel özelliklere sahiptir.

Defne, özellikle genel olarak küçük miktarlarda tüketildiği için vücuda çok az besin sağlar. Defne yaprağının enerji ve besin ihtiyaçlarını karşılamaya katkısı yoktur ancak diyet lifi, C vitamini ve antioksidan beta karoten, potasyum, magnezyum ve fosfor kaynağı olduğu unutulmamalıdır.



Defne yaprağının besin değeri

Defne yaprağının özelliklerinden yararlanmak için en yaygın kullanım şekli, pişirme işlemi sırasında bütün olarak tarife eklemek ve diğer malzemelerle birlikte ateşte bırakmaktır. Bu bitki çok yönlülüğü sayesinde çay gibi diğer tüketim biçimlerinde de kullanılabilir.

Defne yaprağı çayı, Akdeniz'e kıyısı olan ülkelere özgü bir tür olan defnenin yapraklarıyla hazırlanır. Ana bileşenleri sineol ve öjenol olan yaklaşık yüzde 2 esansiyel yağ içerirler. En yaygın olanı bütün olarak kullanmak olsa da, toz halinde çeşitli şekillerde de satılır.

100 gram defne yaprağı 313 kalori, 7.6 gram protein, 5.4 gram su, 48 gram karbonhidrat, 26 gram diyet lifi ve 1.1 gramı omega 3 yağ asidi olmak üzere 8.36 gram toplam yağ içerir.

Defne yaprağı ayrıca çeşitli miktarlarda A vitamini, C vitamini, tiamin, riboflavin, niasin, folat ve B6 vitamini içerir. İçerdiği mineraller arasında kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, potasyum, sodyum, çinko, bakır, manganez ve selenyum öne çıkmaktadır.



100 gr defne yaprağının besin değeri:

Karbonhidrat: 48.67 gr

Lif: 26.3 gr

Protein: 7.61 gr

Yağ: 8.36 gr

Su: 5.44 gr

C vitamini: 46.5 mg

B9 vitamini: 180 mcg

Beta karoten: 3708 mcg

Potasyum: 529 mg

Magnezyum: 120 mg

Fosfor: 113 mg

Defne yaprağının faydaları

Otlar genellikle büyük miktarlarda tüketilmez. Baharat olarak kullanıldıklarında, tüm sağlık yararlarını sağlayamazlar. Ancak, düzenli olarak tüketmek diyete büyük oranda katkı sağlar.

Defne yaprağı sindirimi kolaylaştırır ve şişkinliği azaltır. Bu bitki aynı zamanda doğal bir idrar söktürücü olduğu için idrar yolu enfeksiyonlarını da yatıştırır. Ayrıca toksinlerin vücuttan atılmasını da sağlar. Bu aromatik bitki ayrıca iştahı açar ve mideyi uyarır.

Defne yaprağı ayrıca iltihap önleyici özellikleri ile bilinir. Romatizmaya bağlı kas ağrıları, burkulmalar ve eklem ağrılarının giderilmesine yardımcı olur. Bu bitki ayrıca grip veya soğuk algınlığı durumunda solunum yollarının temizlenmesine yardımcı olur ve öksürük, bronşit ve sinüziti giderir.

Defne yaprağının bir başka faydası da ruh halini iyileştirmesidir. Yatıştırıcı etkisi uykuyu destekler, kasları gevşetir ve tansiyonu düşürür. Ayrıca, bu bitki stres ve kaygı ile de savaşır. Defne yaprağının anestezik etkisi diş ağrılarını yatıştırmaya da yardımcı olur. Defne yaprağı, kepeği etkili bir şekilde yok edebildiği için saç bakımında da yer alır.

Defne yaprağı, iyi bir A vitamini, B6 vitamini ve C vitamini kaynağıdır. Bunlar bağışıklık sisteminin korunmasında önemlidir. Defne yaprağı aynı zamanda öjenol adı verilen, bağışıklık sistemini güçlendiren ve antioksidan özelliklere sahip bir bileşik de içerir.

Defne yaprağının tip 2 diyabeti önleyebileceği de düşünülmektedir. Bu etki, içerdiği polifenollerin insülinin etkisini artırmasıyla ilgilidir. Buna ek olarak, B vitaminlerinin yanı sıra çinko gibi mineraller açısından da zengin olmaları da diyabeti önleyebilir. Araştırmalar, günde 1 ila 3 gram defne yaprağı tüketmenin tip 2 diyabetli hastalarda glikoz, kolesterol ve trigliserit düzeylerini düşürmede çok olumlu etkileri olabileceğini gösteriyor.

Defne yaprağı çay şeklinde tüketildiğinde sindirim sorunlarını iyileştirebilir. Mide ekşimesini önlemek ve sindirim sisteminde gaz riskini azaltmak için çok yararlı olan öjenol ve sineol içerirler. Ayrıca proteinlerin parçalanmasına yardımcı olan enzimler içeren defne yaprağı, gıdaların daha hızlı işlenmesine yardımcı olur.



Defne yaprağı nasıl kullanılır?

Defne yaprağı, en sevdiğiniz yemeklere katabileceğiniz ilginç bir bitkidir. Diğer bitkilere benzer özelliklere sahiptirler. Tuz eklemekten kaçınmak için ve lezzetli yemekler hazırlamak için kullanmaktan çekinmeyin. Defne yaprağı yemeklere tat vermek için kullanılabilir. Çok kokulu oldukları için genellikle tek bir yaprak yeterlidir. Çorbalara, et sularına, soslara, güveçlere, et ve tabuk yemeklerine, balıklara, sebzelere, bakliyatlara, turşulara, dolmalara vb. eklenebilir.

Defne yaprağının yatıştırıcı ve rahatlatıcı özelliklerinden yararlanmak için çay şeklinde hazırlanması önerilir. İştahınızı açmak istiyorsanız, yemeklerin hazırlanması sırasında kullanabilirsiniz.

Diş ağrılarını dindirmek için her yemekten sonra gargara olarak kullanılması tavsiye edilir. Grip benzeri durumları tedavi etmek için defne yaprağı çayı içilmesi tavsiye edilir. Defne esansiyel yağı, iltihap önleyici özellikleri ile ağrılı bölgelere merhem olarak uygulanabilir.

Çay olarak yaklaşık 15 gr defne yaprağını 1 litre suda yumuşatın. Yemeklerden sonra günde 2 ila 3 bardak için. Uçucu yağda, yağları için yapılması gerektiği gibi defne yaprağını dikkatli bir şekilde kullanın. Saç ve cilt bakımında, bir avuç ezilmiş yaprak ile su kullanın.



Defne yaprağı nasıl seçilir ve saklanır?

Doğru defneyi seçmek için koyu yeşil yapraklarına dikkat edin. Defneyi koyu yeşil ve parlak yapraklı seçmek gerekir. En çok kurutulmuş halde bulunur. Kurutulmuş defne yapraklarını korumak için hava ve ışıktan koruyun. Hava almayan bir kavanozda bir yıla kadar saklanabilirler. Taze yapraklar ise buzdolabında iki veya üç gün bekletildikten sonra kurutularak daha uzun süre saklanabilir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/iltihap-onleyici-defne-yapraginin-sagliga-10-faydasi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/iltihap-onleyici-defne-yapraginin-sagliga-10-faydasi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/iltihap-onleyici-defne-yapraginin-sagliga-10-faydasi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/iltihap-onleyici-defne-yapraginin-sagliga-10-faydasi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/iltihap-onleyici-defne-yapraginin-sagliga-10-faydasi/42421/</link>
			<pubDate>Mon, 30 May 2022 17:45:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Karahindiba nedir? Faydaları nelerdir?</title>
			<description><![CDATA[Ülkemizin her yanında bulunan kırları süsleyen karahindiba otunun ne işe yaradığını ve nasıl kullanılması gerektiğini biliyor muydunuz?]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Karahindiba nedir ?

Karahindiba bitkisi, papatyagiller familyasının üyesidir. Sarı çiçekleriyle tanınan karahindiba, sıcak iklimlerde yetişebilmektedir. Soğuğa karşı dayanıklı olabilen karahindiba otu, potasyum bakımından oldukça zengindir. Şeker hastalığına karşı kullanılabilen karahindiba, farklı birçok hastalığa karşı iyi gelebilmektedir.



Karahindiba otunun faydaları nelerdir ?


	Sedef, egzama ve sivilce gibi cilt problemlerine iyi gelir.
	Sindirim sistemini düzenler, iştah açar.
	Yatıştırıcı özelliği mevcuttur. Bu sayede stres, depresyon, yorgunluk gibi sorunlara karşı etkilidir.
	Boşaltım sistemine olumlu etkileri vardır.
	Metabolizmayı çalıştır ve zayıflamaya yardımcı olur.
	Güçlü bir idrar söktürücüdür. Müshil etkisi yaratabilir.
	Kalp kaslarının güçlenmesine destek olur.
	Kan şekerini dengeler.
	Kolesterolü dengede tutar.
	Antioksidan özelliği ile kanser gibi ciddi hastalıklarda da kullanılabilir.
	Gut ve sarılık hastalıklarına da olumlu etkileri vardır.
	Kan dolaşımını hızlandırır. Vücuda enerji verir.
	Vücutta su tutulmasını azaltır. Zayıflamaya yardımcı olur.
	A, C vitamini, kalsiyum ve diğer mineralleri içerisinde barındırır.




Karahindiba otu nasıl tüketilmelidir ?


	Gövdesini, yapraklarını ve acı orta kısmını ayırdığınız kökünü (soğanlarını) haşlayarak zeytinyağı ve limonla birlikte tüketebilirsiniz.
	Yapraklarını doğrudan salata malzemesi olarak kullanabilirsiniz.
	İsterseniz aktarlardan hazır kurutulmuşunu alarak veya kendiniz kurutarak diğer bitki çayları gibi hazırlayabilirsiniz.
	Kök kısmını küp küp dilimler halinde kurutarak öğütebilir, ardından düşük ısıda uzun saatler boyu kavurarak kafeinsiz kahve üretebilirsiniz.
	Ayrıca Hindiba yapraklarını oda sıcaklığındaki temiz içme suyunun içerisinde birkaç gün boyunca bekleterek demlemelisiniz. Ardından oluşan tonik suyunu pamuk ile cildinize her gün uygulayabilirsiniz.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/karahindiba-nedir-faydalari-nelerdir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/karahindiba-nedir-faydalari-nelerdir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/karahindiba-nedir-faydalari-nelerdir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/karahindiba-nedir-faydalari-nelerdir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/karahindiba-nedir-faydalari-nelerdir/42395/</link>
			<pubDate>Mon, 30 May 2022 10:51:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Açlık otu nedir? Faydaları nelerdir?</title>
			<description><![CDATA[Kabızlığa birebir etki eden açlık otunun zayıflatmaya kadar birçok yararı var.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Açlık otu nedir?

Açlık otu, Arapçada “senna yaprağı ” olarak isimlendirilen, sinameki otunun farklı bir türüdür. Günümüzde zayıflamak ve fit bir vücuda sahip olmak isteyenlerin tercih ettiği otlar arasında bulunmaktadır. Yetiştiği bölgeler; Pakistan, Çin ve Hindistan’dır. İlk zamanlar daha çok mide problemleri yaşayan kişilerin kullandığı bir ot olarak bilinmekteydi. Zayıflatıcı etkisinin keşfi ile birlikte detoks çayı olarak tarifler de yerini aldı. Açlık otunun zayıflatıcı etkisi üzerine çeşitli araştırmalar yapılmıştır.



Açlık otunun faydaları nelerdir?


	Doktorlar tarafından da tavsiye edilen açlık otu kabızlık için birebir çözümdür.
	Açlık otu birçok faydası olan özel bir bitkidir ve açlık otu ile zayıflama son derece zahmetsizdir. Öncelikle verdiği tokluk hissi nedeniyle kilo vermenize yardımcı olur.
	Bağırsakların boşaltımında hızlandırıcı etkisi olan açlık otu vücudunuzdaki toksinlerden kurtulmanızı da sağlar.
	Yağ yakımını hızlandırdığı gibi yağ oluşumunu da engellemektedir.
	Gaz çıkartamıyor iseniz açlık otu bunun için birebirdir.
	Tansiyonu dengeleyici özelliği ile tansiyon hastalarının da ilacıdır.
	Mide hastalıklarına karşı etkilidir. Bu nedenle alternatif tıp dünyasının gözde bir ürünüdür.
	Böbrek taşı veya kum dökenler için bu süreci hızlandıran önemli bir doğal ilaçtır. Bu noktada önemle vurgulamak gerekir ki, açlık otu İbrahim Saraçoğlu tarafından da kür şeklinde önerilen bir bitkidir.




Nasıl tüketilmelidir?


	Açlık otundan bitki çayı yaparak, sağlıklı bir içecek içebilirsiniz. Bunun için ihtiyacınız olan yaklaşık 10 adet açlık otudur. Elinizdeki bitkiyi 250 ml ölçüdeki kaynar suyun içine atın ve demleyin.
	Demleme süresi 5 dakikayı geçmesin. Daha sonra suyu süzerek için. Dilerseniz aynı miktardaki su ile kaynatıp da içebilirsiniz. Fakat İbrahim Saraçoğlu, bitkilerin kaynayarak hazırlanmasını önermez.
	Kaynayan bitkiler besin değerini kaybeder.
	Açlık otunu en yakın aktardan temin edebilirsiniz. Taze olarak alabileceğiniz açlık otunu, kapalı kavanozda, serin yerde muhafaza ederek istediğiniz öğünlerde içebilirsiniz.
	Eğer kronik bir hastalığınız varsa, açlık otunu içmeden önce doktorunuza sormanız önerilir.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/aclik-otu-nedir-faydalari-nelerdir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/aclik-otu-nedir-faydalari-nelerdir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/aclik-otu-nedir-faydalari-nelerdir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/aclik-otu-nedir-faydalari-nelerdir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/aclik-otu-nedir-faydalari-nelerdir/42196/</link>
			<pubDate>Mon, 23 May 2022 16:39:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Dünya ''Arı Günü'' 20 Mayıs </title>
			<description><![CDATA[Birleşmiş Milletler 20 Mayıs’I Dünya Arı günü ilan etti!
20 Mayıs, 18. yüzyılda Slovenya da modern arıcılık tekniklerine öncülük eden Anton Janša’nın doğum gününe denk geliyor.
Arılar ciddi bir küresel tehditle karşı karşıya! Arıların ekosistemimizdeki hayati rolü konusunda farkındalık yaratalım!]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dünya Arı Günü nedir?
Yoğun tarım uygulamaları, arazi kullanımındaki değişimler, tarımda monokültür uygulamaları, pestisitler, iklim değişikliği ile ortaya çıkan sıcaklık artışı gibi etkenler arı popülasyonları ve buna bağlı olarak ürettiğimiz toprak mahsullerinin çeşitliliği açısından sorun oluşturmakta. Dünya Arı Günü bu sorunlar konusunda farkındalık yaratılması ve adımlar atılmasına vesile olunmasına yönelik bir gün. Her yıl 20 Mayıs tarihinde kutlanan Dünya Arı Günü çeşitli etkinliklere sahne oluyor. Bu günde özellikle çocukların bilinçlendirilmesi önem taşıyor. Bunun için Dünya Arı Günü oyunu gibi çevrimiçi etkinlikler faydalı oluyor.



Tozlaştırıcıların korunmasını ve sürdürülebilirliği Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi öncelikleri arasında da yer alıyor. Bu bağlamda tarımda tozlaştırıcıların sürdürülebilir kullanımını teşvik etmek amacıyla Uluslararası Tozlaştırıcı İnisiyatifi (IPI) 2000 yılında hayata geçirildi. İnisiyatifin ana hedefleri tozlaştırıcı nüfusundaki azalmayı izlemek, taksonomi bilgi açığını kapatmak, tozlaşmanın kesintiye uğramasının ekonomik etkisini değerlendirmek ve tozlaştırıcı çeşitliliğini korumak oldu.
Arı ve yaşam arasındaki bağın önemine dikkat çekmek amacıyla her yıl mayıs ayının 20’si, Dünya Arı Günü olarak kutlanıyor. Mayıs, kuzey yarımkürede tozlaşmanın ve arıların üremeye başladığı, güney yarımkürede ise arı ürünlerini hasat etme zamanı.
Ekosistemin belki de en önemli canlıları, dünyanın kadim emekçileri olan arılar, milyonlarca yıldır yeryüzündeler... Çiçekten çiçeğe konarken taşıdıkları polenler ile yaşamımız için gerekli sayısız farklı bitki türünün döllenmesini, onların çoğalmasını sağlıyorlar. Gıdalarımızın en az yüzde 33’ü arıların tozlaşma işlemi sayesinde elde ediliyor. Çiçekli bitkilerin ve ağaçların yüzde 80’i arıların taşıdığı polenler sayesinde çoğalıyor. Ve arılar bunu yaparlarken muhtemelen insanoğlunun tanıdığı ilk tatlı olan balı üretiyorlar. Peki, bal, ne zamandan beri insanoğlunun vazgeçilmezleri arasında? İspanya’da Valencia yakınlarındaki bir mağaranın duvarına kazınmış en az on bin yıllık resimde bal sağımı yapan bir insanın silueti olduğuna göre “on binlerce yıldır” diyebiliyoruz.

Bu haberler ve köşemizin diğer yazılarının ayrıntıları için lütfen dunya.com/yasam-keyfi’ne geçiniz…



Ölümsüzlük iksiri de diyorlar

Bal, gençlik, mutluluk, ölümsüzlük iksiri gibi kabul edilen değerli bir besin. Yararlarının başında antimikrobiyal ve antifungal (mantar enfeksiyonlarına karşı) özellikleri geliyor. Bu sayede yaraların iyileşmesine, bakteri ve mantar gelişiminin önlenmesine katkı sağlıyor, bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor. Ve güzel olan bir diğer yönü asla bozulmuyor, kokmuyor; yeter ki nem, ışık olmasın. Balın iki düşmanı var: Işık ve nem. Ağzını kapatıp karanlık bir yere koyduğumuz sürece istediğimiz kadar saklayabiliyoruz; açtıktan sonra yeniden iyice kapatmak koşuluyla...



“Arılar varsa yarınlar var”

Son yıllarda yaşanan arı ölümleri nedeniyle balarısı popülasyonunda da düşme yaşanıyor. Viral hastalıklar, küreselleşme nedeniyle dünyaya daha hızlı yayılan yeni zararlılar, tarımsal alanı daraltan kentleşme, iklim değişikliği arıların yaşamını tehdit ediyor. 2018 yılında ABD'de arı üreticileri her 10 bal arısı kolonisinin 4'ünü kaybetti; ABD'deki bal üreticileri için tarihin en kötü kışı geçti. Rusya'da da 20 bölgede toplu arı ölümleri gerçekleşti. Güney Afrika'da 2019 Kasım ayında en az bir milyon arı öldü. Ölümlerden fipronil maddesi sorumlu tutuldu. Kanada, Meksika, Arjantin ve Türkiye'de toplu arı ölümleri yaşandı. TEMA Vakfı, Balparmak ve Millî Eğitim Bakanlığı “Arılar Varsa Yarınlar Var” sloganıyla çocuklara yönelik bir eğitim projesi başlattı.

“Bal ve arı kaliteli yaşamın vazgeçilmez unsurları”

"insanın müdahale etmediği, arının doğal üretimi olan bütün ballar aynı kalitededir. Ancak, arıcı müdahale etmese bile kontamine olan herhangi bir bölgede arı varsa dışarıda akan sudan veya ağaçlara yapılan ilaçlamadan, doğadan tehlike gelebilir” 



Arıları korumak için neler yapabiliriz?
Dünya Arıcılar Günü olarak da bilinen bu günde tozlaştırıcıların çeşitliliğinin korunmasının hepimizin sorumluluğu olduğunu idrak ediyoruz. Peki bu konuda neler yapabiliriz? Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü arı nüfusunun korunması için tüketiciler olarak aşağıdakileri yapmamızı öneriyor:
Yılın farklı zamanlarında çiçek açan çeşitli endemik bitkiler ekmek;
Yerel çiftçilerden bal satın almak;
Sürdürülebilir tarıma dayalı ürünler satın almak;
Park ve bahçelerde böcek ilaçları, mantar ilaçları ve herbisit kullanımından kaçınmak;
Yabani arı kolonilerini mümkün olduğunca korumak;
Mümkünse kovanlara sponsor olmak;
Bahar ve yaz aylarında dışarıya derin olmayan su kapları bırakarak arı çeşmesi yapmak;
Orman ekosistemlerinin sürdürülmesine yardımcı olmak;
Bu bilgileri paylaşarak çevremizde farkındalığı artırmak.



Dünya Arı Günü'nde çiftçilere ve kamuya tavsiyeler
Arıcı ve çiftçilerin yapması gerekenler ise şöyle:
Pestisit kullanımını azaltmak veya arılara zarar vermeyen türleri tercih etmek;
Toprak mahsullerini olabildiğince çeşitlendirmek ve/veya tarlanın etrafına arıları çekecek mahsuller dikmek;
Bitkilerden çitler oluşturmak.
Dünya Arı Günü vesilesiyle hükümetler ve karar alıcı konumundakilere ise şunlar öneriliyor:
Özellikle ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği bilen ve bunlara saygı duyan yerel halkın karar alma sürecine katılımını güçlendirmek;
Değişime yardımcı olmak için maddi teşvikler dahil olmak üzere stratejik önlemler uygulamak;
Tozlaştırıcıları izlemek ve değerlendirmek için ulusal ve uluslararası kuruluşlar ile akademik ve araştırma ağları arasındaki işbirliğini artırmak.





 



]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/dunya-ari-gunu-20-mayis.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/dunya-ari-gunu-20-mayis.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/dunya-ari-gunu-20-mayis_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/dunya-ari-gunu-20-mayis.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/dunya-ari-gunu-20-mayis/42120/</link>
			<pubDate>Fri, 20 May 2022 12:01:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Adana, salebin üretim merkezi olacak</title>
			<description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Adana Zirai Üretim İşletmesi Tarımsal Yayım ve Hizmetiçi Eğitim Merkezi Müdürlüğü (TAYEM) tarafından salep üretimi için girişimcilere eğitim çalışması yapıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Tıbbi ve aromatik bitkiler içerisinde yer alan ve ekonomik değeri yüksek olan, özellikle dondurma yapımında kullanılan salep üretiminin Adana'da yaygınlaştırılması amacıyla Adana Zirai Üretim İşletmesi Tarımsal Yayım Hizmetçi Eğitim Merkezi Müdürlüğünce üreticilere yönelik düzenlenen eğitim, Saimbeyli'de AR-GE çalışması yapılan arazide gerçekleşti.

Adana TAYEM Müdürü Emin Tepeli, tarımın birçok alanında olduğu gibi özellikle tıbbi ve aromatik bitkiler grubunda salep yetiştiriciliğinin ayrı bir yeri olduğunu ve bu nedenle yüksek gelir getirebilecek ve katma değeri yüksek bu tür faaliyetlerin yaygınlaştırılması amacıyla eğitimlere ağırlık verdiklerini söyledi. Tepeli, salep üretimi yapmak isteyen ve bu alana ilgi duyan bütün vatandaşların eğitim ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla ellerinden gelen her türlü desteği sağlayacaklarını ifade etti.



"Ülkemize özel türler var"

Ziraat Mühendisi Gülay Yazar ise TAYEM desteği ile girişimcilerin yerinde bilgi aldıklarını ve bunun geliştirilmesi için destek verdiğini ifade ederek, “Ailemin Saimbeyli bölgesinde arazisi var. Adana TAYEM'de çalışmalar yapıldı. Salep yetiştiriciliği üzerine eğitimler vardı. 25 kişilik ekiple ben de bu eğitimlere katıldım. Bu arazide ailemden kalan yerde 2 yıldır AR-GE çalışması yapıyorum. Saimbeyli İlçe Tarım ve Orman Müdürümüz Halil Paşalıoğlu da bizlere katıldı sağ olsun. Amacımız Türkiye'de salep bitkisi üretimini arttırmak ve değerini duyurabilmek. Tohumu ekildiği zaman, türemeyen bir bitki. Bakın Türkiye'de değil, dünyanın en kaliteli salebi Toroslar'da yetişiyor ve dolayısıyla benim amacım ve gayem Saimbeyli bölgesinde salep yetiştiriciliğini geliştirip dünyaya Türkiye'nin adını duyurabilmek. Bunların değeri aslında paha biçilmez. Çünkü ülkemize özel endemik dediğimiz, sadece bizim ülkemize özel türler var. Binlerce yıldır salebin sağlık açısından kıymeti biliniyor. Bunu doğadan sökmek yerine çoğaltmak, tüketmek yerine üretmek, çok daha doğru” diye konuştu.

Kursiyerler salep çeşitleri ve üretim alanlarında bilgi alarak eğitimlerini tamamladılar.

Beril Solmuşgül
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/adana-salebin-uretim-merkezi-olacak.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/adana-salebin-uretim-merkezi-olacak.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/adana-salebin-uretim-merkezi-olacak_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/adana-salebin-uretim-merkezi-olacak.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/adana-salebin-uretim-merkezi-olacak/42115/</link>
			<pubDate>Fri, 20 May 2022 11:42:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kakule'nin faydaları nelerdir?</title>
			<description><![CDATA[Doğanın güzelliklerine hayran olmaya doyamadığımız mucizevi bir bitki olan kakulenin sayısız faydası var.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bilinen en değerli baharatlardan biri olan kakule, doğanın insanoğluna sunduğu güzel kokulu besinlerden biridir.  safran ve vanilyadan sonra Doğu’dan ithal edilen en kıymetli bitki olarak biliniyor. Sağlığa birçok faydası bulunmasının yanı sıra yemeklere, hamur işlerine, çaylara, hatta kahvelere lezzet verici olarak ekleniyor. Kokusu ve tadı ile yemeklere, tatlılara, hamur işlerine ve içeceklere enfes bir aroma katan bu baharatı çok yönlü kullanımı ile mutfaktan eksik etmeyeceksiniz.



Kakule nedir?

Kakule, zencefilgil ailesinin güzide bitkilerinden biridir. Bütün bir yıl boyunca yeşil kalabilme potansiyeline sahip olması ve 50 santimetreye kadar da uzayan boyuyla biliniyor. Yaprakları koyu yeşil, dik ve uzun, çiçekleri ise hafif sarıyı andıran bir renkte kendini göstermektedir. Dünyada en çok yetiştiği ve yetiştirildiği yerler arasında ise Batı ve Güney Hindistan ile Güneydoğu Asya’nın sıcak kısımları yer alıyor. 



Kakulenin faydaları nelerdir?


	Şifalı özellikleri ile alternatif tıbbın yeni gözdesi olan kakule meyvesinin faydaları başında mide rahatsızlıkları gelir. Mide ağrısı, sindirim sorunları, gaz ve hazımsızlığa karşı mideyi rahatlatan baharatın yalnızca bir tutamı şiddetli mide bulantısını geçirmek için yeterli.
	İçeriğindeki A vitamini, C vitamini, sodyum, potasyum, kalsiyum, demir, manganez, magnezyum, fosfor ve çinko sayesinde iyi bir vitamin ve mineral takviyesi olarak kullanılabilir.
	Kansere karşı iyileştirici özelliği bulunan kakule baharatı, kanser hücrelerine karşı sağlıklı hücrelerin gelişmesini sağlar ve kanser hastalarında iyileşme sürecini hızlandırır.
	İçindeki fosfor sayesinde mide asidini düzenleyen ve sindirimi kolaylaştıran kakulenin kadınların adet dönemindeki şiddetli sancıları azalttığı biliniyor.
	Ferahlatıcı tadı sayesinde ağız kokusunu gideren kakule ağız kokusu sorunu olanların kurtarıcısıdır. Yemekten sonra yalnızca iki kakule çiğnemek kötü ağız kokusunu kolayca giderir.
	Zihin açıcı özelliğe sahip olan ve hafızayı güçlendiren kakule afrodizyak etkisi ile de halk arasında kullanılır.
	Kakule tozu; astım, bronşit gibi solunum yolu rahatsızlıklarına karşı iyileştirici etki taşır. Soğuk algınlığında boğazı yumuşatır ve çay yapılarak tüketildiğinde ağrıyı hafifletir.




Kaküle nasıl tüketilmelidir?Kakule bitkisinin çok farklı kullanım yöntemleri bulunur. Toz formunda ve bitki şeklinde tüketilebilen kakule her alanda sıkça kullanılıyor. Yemeklerde lezzet arttırmak için daha çok toz haliyle yer alır. Özellikle çay ve kahvelerde kullanılmasıyla ünlüdür kakule. Çay olarak tüketmek istediğinizde kakuleyi aktardan aldığınız haliyle demleyip içine limon, bal gibi malzemeler ekleyerek afiyetle tüketebilirsiniz. Normalde içtiğiniz bitki çaylarına eklemek isterseniz tohumlarını kurutup havanda döverek toz haline getirip ardından çay ve kahvelerinize birer çay kaşığı kadar ekleyerek de kakuleden faydalanabilirsiniz.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/kakule-nin-faydalari-nelerdir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/kakule-nin-faydalari-nelerdir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/kakule-nin-faydalari-nelerdir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/kakule-nin-faydalari-nelerdir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/kakule-nin-faydalari-nelerdir/42080/</link>
			<pubDate>Thu, 19 May 2022 10:14:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Şifa deposu kudret narının faydaları nelerdir? </title>
			<description><![CDATA[Sağlık sorunlarınıza doğal bir çözümle geldik! Mucizevi özellikleri olan kudret narının faydalarını saymakla bitmiyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kudret narı ya da halk arasındaki adıyla ”acayip elma” da bilinen aslında kabakgillerin bir üyesidir. Elmadan esinlenilerek acayip elma ve içindeki meyvesinden ilham alınarak kudret narı denilen bu güzelim bitkiyi artık herkes duysun, bilsin hatta mümkünse balkonunda bir köşeyi onlar için ayırsın diyoruz.



Kudret narı nedir?

Kudret narı, çok uzun senelerden beri kullanılan şifalı bitkiler arasında yer almaktadır. Sebze şeklinde yenilmesinin yanı sıra, şifa veren özellikleri sebebi ile rahatsızlıklara karşı yaygın şekilde kullanılıyor. Kudret narı, yeşil renkli olup, yabani salatalık şeklinde görünen, acımsı bitkidir. Çoğu zaman tropikal bölgelerde yetişmektedir.



Kudret narının fayları nelerdir?


	Vücudun doğal bir enerji kaynağıdır
	Kudret narı kilo vermeye yardımcı olur
	Kanser hücrelerinin yayılmasını önlüyor
	Sindirim sistemini tedavi eder
	Cinsel gücü artırmaya yardımcı olur
	Cildi onarmaya yardımcı olup cildi korur.
	Kan şekeri seviyelerini korur
	bağışıklık sistemini güçlendiriyor, hastalıklara yakalanma riskini azaltıyor.
	Karaciğerin düzenli çalışmasını sağlıyor.
	Romatizma ve varis ağrılarını büyük ölçüde dindiriyor.




Nasıl tüketilmelidir?

Kudret narı sade bir şekilde tüketilebilen bir meyvedir. Ancak en yaygın kullanım biçimi zeytinyağlı kudret narı ve kudret narı macunudur. Günde 1 tatlı kaşığı kadar tüketilen kudret narı, yaraların üzerine sürülerek iyileşme sürecini de hızlandırır.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/sifa-deposu-kudret-narinin-faydalari-nelerdir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/sifa-deposu-kudret-narinin-faydalari-nelerdir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/sifa-deposu-kudret-narinin-faydalari-nelerdir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/sifa-deposu-kudret-narinin-faydalari-nelerdir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/sifa-deposu-kudret-narinin-faydalari-nelerdir/41993/</link>
			<pubDate>Mon, 16 May 2022 19:12:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Erguvan: İstanbul Tabiatının Beyefendisi</title>
			<description><![CDATA[Her ilkbahar geldiğinde ağaçlar çiçek açar, çimler yeşillenir, laleler ve envai çeşit çiçekler böcekler kuşlar; sanki bütün mahlukat yenilenir, tazelenir. Erguvan ağacı da bu mevsimde çiçek açar. Öyle özel bir rengi vardır ki bu çiçeğin rengi çiçeğin ismi ile isimlendirilir: Erguvânî… Yani erguvan renginde olan… Böylesine özel bir renk aynı zamanda güzeldir de… Elbette bütün çiçekler baharın müjdecisidir ama baharı en çok müjdeleyen Erguvandır. Baharın gelişini sanat musikisi söyler gibi latif bir eda ile duyurur adeta…]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erguvan ağacı şıktır, kibar görünümlüdür, sanki kucak açar insanlara ve tebessüm ettirir duruşuyla. Adeta bir enerji kaynağıdır. Bakınca insanın aklına tazeliği, yeniliği, iyiliği getiriyor. İşte bu yüzden Erguvan ağacını İstanbul beyefendilerine benzetiyorum. Çünkü İstanbul beyefendileri, bütün hasletleriyle adeta enerji membaıdırlar. Yürürken, konuşurken enerji saçarlar. Ne kadar yaşlı olurlarsa olsunlar, gençlere bile heyecanlandırırlar. Hayatı her zaman gençliğin heyecanı ile yaşarlar… Bu yüzden Erguvan ağacına İstanbul tabiatının beyefendisi diyorum.


Dünya’da Adına Bayram Yapılan Tek Çiçek: Erguvan
Erguvan ağacı her ne kadar İstanbul ile özdeşleşmiş olsa da genel olarak Ege ve Marmara’da yetişir. Hatta Erguvan ağacının çiçeği bir zamanlar Osmanlı’ya başkentlik yapmış olan Bursa’mızın da simgesi olmuştur epey bir zaman. Öyle ki Bursa’da Erguvan Şenlikleri düzenlenirmiş. Evliya Çelebi Seyahatname’sinde “Yılda bir kez Emirsultan’da, ‘Erguvan töreni’ düzenlenir. Her taraftan deniz gibi insan toplanır ki, bu kalabalık töreni anlatmakta kalem yetersizdir. Böyle bir tören ancak Emir Sultan sevgisi ile olur.” diyerek anlatır bu şenlikleri… Emir Sultan Hazretleri’nin Erguvan ağacı altında yaptığı sohbet sevilmiş ve bayram olarak kabul edilmiş ve bu gelenek günümüze kadar devam ettirilmiştir. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ifadesiyle, “… Bizim iklimde gülden sonra bayramı yapılacak bir çiçek varsa, o da erguvandır. O, şehirlerimizin ufkunda her bahar bir Diyanizos rüyası gibi sarhoş ve renkli doğar.



Medeniyetlerin ve Dinlerin Ortak Çiçeği: Erguvan

Erguvani renk, Eski Mısır ve Roma’da asaletin, Çin’de hediyenin Osmanlı’da ise güzelliğin rengi olmuştur.

Erguvan ağacı tıpkı İstanbul gibi üç din için önemlidir. Hristiyanlık inancına göre İsa’ya ihanet eden havari Yahuda pişman olduktan sonra kendini Erguvan ağacına asmıştır. Hristiyanlar İsa’nın çarmıha gerilmeden önce İsa’ya erguvani renkte kıyafet giydirildiğine inanır. Ayrıca bir Hristiyan inanışına göre de Hz. İsa çarmıha gerildiğinde eline çakılan ilk çividen sonra damlayan kanın düştüğü yerden Erguvan ağacı bitmiştir. Bu yüzden kiliselerdeki işlemelerde erguvan motifleri kullanılmaktadır.

İslamiyette ise Allah aşkını anlatan divan şiirlerinde sevgilinin dudağını ve yanağını temsli etmektedir Erguvan çiçeği…  Ahmet Talat Onay’ın “Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar” adlı kitabında şöyle tarif edilmiştir. “Ergavân, kırmızıya mail bir çiçek. Eski tıbba göre tabiatı soğuk ve kuru olduğundan şerbeti sarhoşu ayıltırmış, mahmurluğu giderirmiş, şarabı ferahlık verirmiş, ellere yakılırsa kınadan daha güzel parlak düşermiş” Yani bir tazelenme yenilenme vesilesi olarak görülmüştür erguvan.



Erguvan Hürmetine Kurulan İstanbul

Erguvan ağacı, İstanbul’un kurulmasına da vesile olmuştur. I. Konstantin erguvan ağacını çok sevmiş ve İstanbul’a aşık olmuştur. Böylelikle şehri kurmuştur. Aynı zamanda İstanbul’un fethi de Erguvan’ın çiçek açtığı aylarda gerçekleşmiştir. Bir şehri kurmak, bir şehri fethetmek bir hareketin ve enerjinin ifadesidir tıpkı Erguvan ağacı gibi.



İnsan Erguvan Olabilir mi?

Erguvan ağacının; rengiyle duruşuyla, insanları harekete geçirecek bir enerji saçtığını söylemiştik yukarıda. Erguvan’ın böyle olmasının sebebi, doğru zamanda yani enerjinin bol olduğu bahar aylarında, İstanbul gibi enerjisi yüksek bir yerde güzel bir renk ile çiçek vermesidir. Yani Erguvan ağacının çiçeği aslında doğru zaman doğru mekan ve doğru görünümün ortaya çıkardığı bir enerjidir. Sadece birkaç hafta çiçek açmasına rağmen ne kadar enerji saçıyor değil mi? Peki ya bizler birer erguvan olabilir miyiz? Elbette. Her insanı özel olarak yaratan Allah her insana ait bir mekan, zaman ve görünüm yaratmıştır. Bunların tamamına fıtrat da diyebiliriz. İşte bunu yakalarsak bizler de enerji saçan erguvanlar olabiliriz.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/erguvan-istanbul-tabiatinin-beyefendisi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/erguvan-istanbul-tabiatinin-beyefendisi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/erguvan-istanbul-tabiatinin-beyefendisi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/erguvan-istanbul-tabiatinin-beyefendisi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/erguvan-istanbul-tabiatinin-beyefendisi/41937/</link>
			<pubDate>Sat, 14 May 2022 11:06:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Anason nedir?  Faydaları nelerdir?</title>
			<description><![CDATA[Anason, daha çok içki yapımında kullanılan bir bitkidir. Ancak genel olarak ilaç yapmak adına kullanılmaktadır. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Anason, maydanozgiller familyasında yer alan bir bitki cinsidir. Asıl ana vatanı Asya kıtası olan bitki, iklim koşullarının elverişli olması sayesinde Türkiye’de de sıklıkla ve kolayca yetiştirilebilir. Sağlığa son derece faydalı olduğu öne sürülen bitki, dünya genelinde ilaç sektöründe de sıklıkla kullanılır. Ayrıca Anason, kokusu ile tanınan, içki ve ilaç yapımında kullanılan şifalı bir bitkidir. İnsanlar tarafından binlerce yıldır baharat ve çay olarak kullanılmakta olan anason, özellikle sindirimi düzenleyici etkisiyle bilinir. Anason çayı, balgam, kabızlık, öksürük, uykusuzluk, stres mide ve solunum yolu problemlerine iyi gelir. Anason yağı içeren merhemler ve sabunlar, cilt sağlığı için doğal bir ilaç görevi görüp akne tedavisine yardımcı olabilmektedir. Birçok öksürük şurubu ve boğaz ağrısı ilacının üretiminde de anasondan faydalanılmaktadır. Ayrıca içeriğinde bulunan vitamin ve mineraller sayesinde zengin bir besin kaynağıdır.



Nasıl tüketilmelidir?

Anasonun kendine özgü, meyan kökü benzeri bir tadı vardır ve genellikle tatlılara ve içeceklere lezzet katmak için kullanılır. Et yemeklerinde baharat olarak sıkça kullanılır. Anason tohumları, gıda maddelerinde yaygın olarak kullanılan ayrı bir tada ve aromaya sahiptir. Anason tohumları çay olarak demlenerek tüketilebilir. Çayı, nefes darlığı ve öksürüğe iyi gelmektedir. Yemeklerden sonra içilirse gaz sorununa yardımcı olur.

Anasonun faydaları


	Anason yağının tıbbi yararları antispazmodik, antiseptik, yatıştırıcı, sindirim ve uyarıcı özelliklerini içerir.
	Lekelerde, sivilcelerde ve hasarlı ciltte anında rahatlama sağlar.
	Kadınlarda hormonları düzenler.
	Demir eksikliği riskini düşürebilir.
	Anason, bebeklerde ve yetişkinlerde en iyi gaz giderici olarak kullanılabilir.
	Anason esansiyel yağı kramplar, spazmlar, ağrılar, sinir rahatsızlıkları ve ishalin neden olduğu koşulları iyileştirmeye yardımcı olur.
	Anason üstün balgam söktürücü özelliklere sahiptir.
	Menopoz da rahatlama sağlar.
	Astım ile birlikte öksürük tedavisinde etkilidir.
	Menopoz belirtilerini hafifletir.
	Uykuya dalmanızı sağlar.
	Kilo vermeye yardımcı.
	Anason tohumlarının bağırsak sendromunda sahip insanlarda semptomları iyileştirmeye yardımı olur.
	Libidoyu artırır.
	Gerginliği azaltır.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/anason-nedir-faydalari-nelerdir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/anason-nedir-faydalari-nelerdir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/anason-nedir-faydalari-nelerdir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/anason-nedir-faydalari-nelerdir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/anason-nedir-faydalari-nelerdir/41875/</link>
			<pubDate>Fri, 13 May 2022 10:53:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ekinezya nedir? Faydaları nedir?</title>
			<description><![CDATA[Tıpta soğuk algınlığı, grip ve diğer enfeksiyonlar için kullanılan bir bitki olan ekinezyanın sayısız faydası vardır.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ekinezya, özellikle kışın yaygın görülen soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonların semptomlarının tedavisi için kullanılabilen şifalı bir bitkidir. Ekinezya çayı, grip ve nezleden kaynaklanan ağrıları hafifletir. İçeriğinde bulunan vitamin, mineral ve antioksidanlar sayesinde üst solunum yolları, vajinal enfeksiyonlar, migren, anksiyete gibi birçok hastalığın gelişmesini engeller. Ekinezya, çok faydalı bir bitki olmasına rağmen dikkatli tüketilmesi gerekir. Diyabet, karaciğer ve böbrek sorunları olan kişilerin doktorlarına danışmadan ekinezya veya çayını tüketmemesi gerekir.



Ekinezya nedir?

Kirpi bitkisi olarakta bilinen ekinezya eski zamanlardan beri bilinen, papatyagiller familyasına ait, kökleri ve yaprakları tıbbi amaçlar için kullanılan şifalı bir bitkidir.  Latince adı Echinacea Purpurea olan bu şifa kaynağı bitki, özellikle bağışıklık sistemi üzerindeki olumlu etkileri ile öne çıkıyor. Anavatanı Amerika olan bu yabani bitki, kurak arazilerde kolayca yetişebilir. Ekinezya bitkisi eskiden yerliler tarafından yılan sokmasına karşı kullanırdı; 1930’da Şarbon tedavisinde de kullanılmıştır. Modern tıbbın gelişmesine ciddi katkısı olan bu bitkinin en önemli özelliği soğuk algınlığına karşı koruma sağlamasıdır. Çayı çok popülerdir, ayrıca merhem, şurup ve bazı ilaçların içeriğinde kullanılmaktadır.



Ekinezyanın faydaları nedir?


	Kan şekeri seviyesini düşürür.
	Cilt sorunlarını rahatlatmaya yardımcı olabilir.
	Kaygı duygularını azaltmaya yardımcı olur.
	Ağrı kesici özelliği vardır
	Bağışıklık sistemini güçlendirir
	Grip ve nezleye karşı koruma sağlar
	Enfeksiyonları önler
	Detoks etkisi vardır
	Vücut kırgınlığını ve halsizliği giderir
	Böcek ve yılan ısırığında tedavi edici etkisi vardır
	Diş ağrısını hafifletebilir.
	Kanserden koruma özelliği vardır




Nasıl tüketilmelidir?Ekinezya bitkisi çay gibi demlenebilir, gıda takviyesi olarak alınabilir ya da harici olarak direkt cilt üzerine uygulanabilir. Bir iki tatlı kaşığı kuru ekinezya bitkisi, bir bardak sıcak suya eklenir ve yaklaşık yedi dakika kadar demlenmeye bırakılır. Demlenen çay, süzülerek içilir. ekinezyanın tadı biraz acımsı olduğu için tarçın, karanfil, ıhlamur ya da adaçayı ile birlikte tüketilebilir. Temiz ve steril bir yerde iyice ezilen ekinezya bitkisi, cilt üzerindeki problemli bölgeye uygulanabilir. Sivilce, akne ya da egzama üzerine uygulanabilen ekinezyayı kullanmadan önce mutlaka bir dermatoloji uzmanına görünmek gerekir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/ekinezya-nedir-faydalari-nedir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/ekinezya-nedir-faydalari-nedir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/ekinezya-nedir-faydalari-nedir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/05/ekinezya-nedir-faydalari-nedir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/ekinezya-nedir-faydalari-nedir/41825/</link>
			<pubDate>Wed, 11 May 2022 13:07:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Mucize besin Keçiboynuzu Faydaları</title>
			<description><![CDATA[Keçi boynuzu, diğer ismiyle harnup, tohumunda, özünden ve hatta tozundan faydalanılan bir bitkidir. Peki keçiboynuzunun faydaları nelerdir? İşte keçiboynuzu faydaları...]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Keçiboynuzu, yüksek besin değeleri ile vücut için çok faydalı bir bitki. Keçiboynuzu, az kalorili, yüksek proteinli, vitamin, demir, potasyum, kalsiyum ve magnezyum zengini olmasıyla biliniyor. Pek çok kişi tarafından kötü kokulu bulunsa ve sevilmese de keçiboynuzu, mutlaka tüketilmesi gerekenler besinler arasında yer alıyor.

Keçiboynuzunun Faydaları
- Keçiboynuzu, doğal bir antioksidan kaynağı. Bu özelliği ile vücut direncini artırıyor, vücudu hastalıklardan koruyor. Özellikle astım ve bronşit hastalıklarına karşı çok etkili.
- Zengin mineral ve vitamin içeriği ile enfeksiyonlara karşı koruma sağlıyor, var olanları iyileştiriyor.
- Lifli yapısı sayesinde kalp ve damar sağlığı için çok faydalı. Kötü kolesterol seviyelerini düşüren keçiboynuzu, tansiyon, felç, damar tıkanıklığı gibi hastalıkları önlemede büyük rol oynuyor.  
- Yerken şekerli bir tat veren keçiboynuzunun şeker oranı aslında düşüktür. Keçiboynuzu bu özelliği ile kan şekerinin yükselmesini önlüyor ve diyabet hastaları için de oldukça güvenli bir besin oluyor. 
- Lifli yapısıyla sadece kalp ve damar sağlığına fayda sağlamakla kalmıyor, tokluk hissi veriyor ve kilo vermeyi kolaylaştırıyor.
- Keçiboynuzu, bağırsak hareketlerini de destekliyor, sindirime yardımcı oluyor. 
Hasarlı hücreleri yeniliyor, yaşlılık belirtilerini geciktiriyor.
- Keçiboynuzu, cinsel hayatı da olumlu etkiliyor. Sperm sayısını ve kalitesini artırmasıyla bilinen bu bitki, iktidarsızlık tedavisinde kullanılıyor. 
- Antibakteriyel özelliği ile yaraların hızlıca iyileşmesine yardım ediyor. 
- Keçiboynuzu, vücuttaki serbest radikalleri temizliyor. Bu işlem kanser riskini azaltıyor. 

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/mucize-besin-keciboynuzu-faydalari.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/mucize-besin-keciboynuzu-faydalari.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/mucize-besin-keciboynuzu-faydalari_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/mucize-besin-keciboynuzu-faydalari.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/mucize-besin-keciboynuzu-faydalari/41430/</link>
			<pubDate>Wed, 27 Apr 2022 17:13:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Siirt'te ‘Ağlayan gelin' koparana 109 bin lira ceza</title>
			<description><![CDATA[Siirt Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü, baharın gelişini simgeleyen ve halk arasında ‘Ağlayan Gelin’ olarak bilinen ters laleleri koparana 109 bin 593 lira para cezası uygulanacağını duyurdu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yılın sadece 20 günü yaşayan ters lale, çiçek açtıktan sonra kuruyor. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu dağlarında yetişen çiçek türü ise nesli tükenme tehlikesi altında olduğundan dolayı koparanlara ceza geliyor.

Siirt Doğa Koruma ve Milli Parklar İl Şube Müdürlüğünden yapılan açıklamada, endemik bitki türleri arasında yer alan ters laleleri koparanlara biyolojik çeşitliliği tahrip etme suçundan 109 bin 593 lira ceza uygulanacağı bildirildi.

Açıklamada, “Havaların ısınmasıyla beraber dağlarda ve bahçelerde 20 gün boyunca yaşayabilen ters laleler çiçek açtı. Yöre halkı, bu konuda çok dikkat etmelidir. Ters lale bu bölgenin değeridir. Her endemik bitki kendi bölgesinde değerlidir. Biz de bu değerimize sahip çıkmalıyız” denildi.

Selami Deniz
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/siirt-te-aglayan-gelin-koparana-109-bin-lira-ceza.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/siirt-te-aglayan-gelin-koparana-109-bin-lira-ceza.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/siirt-te-aglayan-gelin-koparana-109-bin-lira-ceza_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/siirt-te-aglayan-gelin-koparana-109-bin-lira-ceza.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/siirt-te-aglayan-gelin-koparana-109-bin-lira-ceza/41254/</link>
			<pubDate>Fri, 22 Apr 2022 11:33:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hangi otlar şifalı ve neye iyi gelir?</title>
			<description><![CDATA[Doğada yetişen otlar, birçok hastalığa iyi gelmesiyle biliniyor. Tıbbın tamamlayıcısı olarak kullanılan ve aktarlarda satılan şifalı bitkiler, C, B1, B2, A vitamini, demir, kalsiyum, bakır gibi mineraller, antioksidanlar içeriyor ve kansere karşı koruyucu etkileri barındırıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bağışıklı güçlendiren bitkisel otlar, özellikle kış aylarında yoğun ilgi görüyor. Zengin iklimiyle birçok çeşit doğal bitkinin yetiştiği ülkemizde, aktarlarda satılan şifalı otlar sıkça tercih ediliyor. Lezzetlerinin yanında sağlığa faydaları da saymakla bitmiyor.

DOĞAL OTLAR NASIL TÜKETİLMELİ?

Sindirim sistemini güçlendiren, cildi güzelleştiren, kolestrolü düşüren, karaciğeri temizleyen ve kalp damar, hipertansiyon gibi hastalıkların gerilemesine katkı sağlayan bitkisel otları pişrirmenin bazı püf noktaları bulunuyor.

Doğada yetişen şifalı otlar, hazırlık aşamasında renk ve besin değerlerinin kaybolmaması için mümkün olduğunca doğramadan bütün olarak yıkanmalı, fazla pişirilmemeli.

Ot yemeklerinde, baharat ve katkı maddesi pek tercih edilmez, saf ve doğal halleriyle pişirilir. Kimi otların sadece haşlayarak salatası yapılır. Kimisi hem salata hem yemek hem börek, hem de kavurma yapmaya uygundur.



Şifalı otlar şöyle kullanılmalı:

Sadece haşlama salatası yapılan otlar: Radika, deve tabanı, susamlık, turp otu, kıllı kamina, acımık, enginar dikeni, çoban düdüğü, eşek semirten.

Sadece yemeği yapılan otlar: Ebe gümeci, iğnelik, gelincik, keklik ayağı, mis otu, labada, keçi memesi, peygamber seccadesi, leylek gagası, çağla otu, tilkişen, altınkız otu, Madımak, ısısrgan otu

Hem yemeği hem haşlama salatası yapılan otlar: Eşek dikeni, Arapsaçı, karaturp (kavurma), ebe gümeci şeker otu, şevketi bostan, düğmelik

TÜRKİYE'DE YETİŞEN ŞİFALI OTLAR NELER?

Halk arasında keçinin yediği her otun insan sağlığına faydalı olduğuna inanılırken, ülkemizde en çok şu şifalı otlar yetişiyor: Isırgan otu, şevketi bostan, Arapsaçı, gelincik, labada, radika, turp otu, yabani pazı, deve tabanı, eşek dikeni, iğnelik, keklik ayağı, mis otu, susamlık, karaturp, keçi memesi, ebe gümeci, kıllı kamina, acımık, enginar dikeni, çoban düdüğü, peygamber seccadesi, leylek gagası, eşek semirten, düğmelik, çiriş (yabani pırasa), şeker otu, saçak otu, çağla otu, tilkişen (yabani kuşkonmaz), sarmaşık, hardal otu, kenger, teke sakalı, kuzu kulağı, gavur acımığı, Madımak, kırkdipli otu.



BİTKİSEL OTLAR NEYE İYİ GELİR?

Isırgan Otu: Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kanser önleyici ve geriletici. Kanı temizler, idrar söktürür, böbrek taşlarının oluşumunu önler. Egzama, sedef, saçkıran ve saç dökülmesi gibi problemleri tedavi eder. Kanı inceltir ve kan basıncını artırır. 

Arap Saçı: Yaprakları, spazm giderici, safra söktürücü, süt artırıcı, iştah açıcı, idrar söktürücü ve gaz giderici etki gösterir. Kökü, safra taşlarına ve idrar azlığına iyi gelir. Tohumu, mide ve bağırsak gazlarına, bağırsak parazitlerine karşı iyi gelir. Yaprakları, hazmı zor olan besinlerin hazmını kolaylaştırmada kullanılır.

Şevketi Bostan: Hazmı kolaylaştırır, bağırsakları çalıştırır, idrar söktürücüdür. Haşlama suyu sabah aç karnına içilirse karaciğer, böbrek taşı ve kumuna etkili. Ayrıca spazm giderici, kas gevşetici ve ağrı kesici özelliği de var.

Radika: Bedeni güçlendiren kuvvetli bir toniktir. A ve C vitaminini de bünyesinde barındırır. Vücudumuzdaki küçük büyük tüm kasların doğru çalışmasında önemli rol oynar... Doğal bir probiyotiktir. Göğsü yumuşatır ve öksürüğü keser. İdrar söktürücü özelliğinin yanı sıra böbrek ve safra taşlarını düşürmede yararlı olur. Kanı temizler, müshil etkisi vardır. Vücuda güç ve zindelik verir.

Turp Otu: Oldukça yararlı olan ve yüksek oranda C vitamin içeriyor turp otu, içerdiği uçucu yağlardan dolayı canlandırıcı, sinirleri teskin edici, ağrı dindirici özelliklere sahip.. Böbrek taşlarının oluşumunu engeller ve düşürülmesini sağlar. Aynı zamanda karaciğer dostudur.

Ebe Gümeci: Bronşit, nezle nefes darlığı için ideal. Göğsü yumuşatıp öksürüğü kesiyor. Zehirlenmelere, burun kanamalarına, idrar yolları tıkanmalarına, böbrek hastalıklarına iyi gelir. 

Labada: Kanı ve bağırsakları temizler, iştah açıcıdır. Yaprakları bedeni güçlendirici bir toniktir. Kökü müshil etkisi gösterir. Haşlama harici sarma, yemek, kavurma, ve böreklerde kullanılır. 

Gelincik Otu: Öksürük ve öksürükten doğan gıcıklara karşı etkili. Nezle, bronşit ve soğuk algınlıklarında göğsü yumuşatıcı etki yapar, balgam söktürücüdür. Ayrıca sakinleştirici etkiler taşır. Uykusuzluğa karşı etkili. Kan tükürme ve kan kusmayı keser, yanıkları iyileştirir, çıbanları temizler, deri soyulmasını önler.

Pazı Yaprakları: A ve C vitamini vardır. İştah açıcı, kansızlığı önleyici, hazmı kolaylaştırıcı, idrar söktürücü. Saçlar suyuyla yıkandığında dökülmeyi azalır.

Tilkişen (Yabani Kuşkonmaz): Üşütmede tilkişenin suyunun kaynatılıp içildiğinde iyi geldiği, dikenli çalı kısmının kaynatılıp suyunda banyo yapıldığında da alerjiye iyi geldiği söylenir. İdrar söktürücü, İshal giderici etkileri vardır.

Sarmaşık: Kolesterol ve üreyi düşürür Vücuttaki ödemi atar.

Kuzukulağı: Kökleri kaynatılarak tüketildiğinde; idrar söktürücü, safra söktürücü ve ateş düşürücü olarak kullanılır.

Çoban düdüğü: Ateş düşürür, kabızlığı giderir, öksürüğü keser, uyuza karşı faydalı.

Eşek Dikeni: Karaciğer ve böbreklerin daha iyi çalışmasına katkıda bulunur. Mide güçlendirici, iştah açıcı, kuvvet verici, süt artırıcı, hazmı kolaylaştırıcı, safra akışını düzenleyicidir. Haşlayarak salatası, kuzu eti ve tavuk etiyle yemeği yapılır, borani ve böreklere konulur. 

Deve Tabanı Otu: İdrar söktürücü, astım, nezle, bronşit, akciğer tüberkülozu, damar tıkanıklığına iyi gelir.

İğnelik Otu: Rahim içi hastalıkları, İshal, gastrit, anterit, gut hastalıklarında ve kan kaybını önleyici bir etkiye sahip. Haşlama harici her şekilde tüketilir. Yemeği, böreği yapılır.

Keklik Ayağı Otu: Kalp, tiroid bezi, safra kesesi, karaciğer rahatsızlıkları, kaşıntı, egzama, mayasıl gibi deri hastalıklarının tedavisinde etkili. Haşlama harici her şekilde tüketilir.

Mis Otu: Sinirleri uyarır, aybaşı tutukluğunu giderir, iştah açar, safra ifrazatını artırır. Haşlama harici her şekilde tüketilir. Haşlama harici her şekilde tüketilir.

Acımık: Kanı ve bağırsakları temizler, iştah açıcıdır. Yaprakları bedeni güçlendirici bir toniktir. Kökü müshil etkisi gösterir. Sadece haşlayarak salatası yapılır.

Keçi Memesi: İdrar artırıcı ve kandaki şeker oranını düşürücü, basur iyileştirici etkileri vardır. Haşlama harici tüm lezzetlerde kullanılır.

Leylek Gagası: En belirgin özelliği cilde tazelik ve güzellik kazandırmasıdır. İshali keser. Boğazdaki ağrıların geçmesine yardımcı olur. Mide ve bağırsaklarda meydana gelen gazların giderilmesini sağlar.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/hangi-otlar-sifali-ve-neye-iyi-gelir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/hangi-otlar-sifali-ve-neye-iyi-gelir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/hangi-otlar-sifali-ve-neye-iyi-gelir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/hangi-otlar-sifali-ve-neye-iyi-gelir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/hangi-otlar-sifali-ve-neye-iyi-gelir/41217/</link>
			<pubDate>Thu, 21 Apr 2022 15:13:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Alıç nedir? Alıçın faydaları neler?</title>
			<description><![CDATA[Alıç bitkisinin faydaları ile ilgili internette araştırma yapan vatandaşlar, bu bitkinin özelliklerini merak ediyorlar. Genelde dağlık alanlarda ve çalılıklarda yetişen alıcın, kalp kaslarını ve hafızayı güçlendirici etkisi bulunan alıçın hastalıklara karşı en iyi doğal ilaç olarak gösteriliyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[“Hawthorn” (“Alıç”ın İngilizce’deki karşılığı) kelimesinin içindeki haw, “çit” kelimesinin eski Anglo-Sakson dilindeki karşılığıdır. Orta Çağ’dan bu yana dikenli alıç sığırları meralarda tutmak ve yabancıları özel arazilerden uzak tutmak için kullanılmıştır. İngiltere’de ve Almanya’nın bazı bölgelerinde alıçın yoğun dikenleri hâlâ çit olarak ekilmektedir. Alıç’ın cins ismi olan Crataegus, Yunanca’da “sertlik” ya da “dayanıklılık” anlamına gelen kratos kelimesinden gelir, bunun nedeni bitkinin aşırı ölçüde sert ve dayanıklı odunudur. Alıçla ilgili bazı batıl inançlar da geliştirilmiştir.  

Alıç ağacı bir yandan da yeni yaşam ve yenilenmeyle ilişkilendirilmiştir. İlkbaharda yapılan birçok pagan kutlamasının odağı olan çiçekli direkler çoğunlukla alıçtan yapılırdı ve alıçın güle benzeyen beyaz renkli çiçekleri çelenklere koyulurdu. Giriş kapısında sallanan alıç dallarının kötü ruhların eve girmesini engellediği düşünülürdü. Orta Çağ İngiltere’sindeyse alıç ağacı ölümle ilişkilendirilir, kötü kokulu çiçekleri de çürümenin kokusu olarak görülürdü. Alıç yüzyıllar boyunca Doğu’da ve Batı’da bitkisel tıbbın değerli bir parçası oldu. Yunanlı Hekim Dioskorides alıç bitkisini kalp rahatsızlıklarının tedavisi için tavsiye etti. En geç yedinci yüzyıldan itibaren Çinliler alıça yakın bir tür olan Crataegus pinnatifida’yı yüksek tansiyon, damar sertliği, kalp ağrısı ve başka kalp rahatsızlıkları için kullandılar.
Orta Çağ boyunca alıç, daha çok bir idrar  söktürücü olarak ve uykusuzluk ve gırtlak iltihabının tedavisinde kullanıldı. 19. yüzyıldan itibaren kalp rahatsızlıkları için kullanılan bir tedavi olarak Avrupa’da ve sonrasında ABD’de yeniden gün yüzüne çıktı. Alıç günümüz bitkisel tıbbında kalple ilgili rahatsızlıklar için kullanılmaktadır. Alıç, konjestif kalp yetersizliğinden muzdarip olanlarda kalp aktivitesini güçlendirir ve nefes ve yorgunluk durumlarında vücudu rahatlatır. Kalbe giden kanın sınırlanmasından kaynaklanan göğüs ağrısına (anjina) iyi gelir. Bitkisel tıp uygulayıcıları, alıçı tansiyonu ve yüksek kolesterolü düşürmek ve kan damarlarında ortaya çıkan ve damar sertliğine (aterosklerosis) neden yağ plaklarını azaltmak için tavsiye eder.
Alıç, tanımlanmış binden fazla türüyle botanikçiler için oldukça karmaşık ve kafa karıştırıcı bir bitki grubudur. Bu türlerin çoğu Kuzey Yarıküre’dedir, özellikle de Kuzey Amerika’da, yaklaşık 20 tür Avrupa’dan, 18 tanesi de Çin’dendir. Kuzey Amerika’da melezleşmeyle üretilmiş çok sayıda yabani tür vardır ve bu yüzden tanımlar karışır. Crataegus cinsinin günümüzdeki kapsamı 140 türdür. Alıç çalı ya da ağaç şeklinde yetişir, çoğunlukla kışın yapraklarını döken ve filizli bir bitkidir. Yapraklar lobludur ve testere gibi dişleri vardır. Beş tane taçyaprağı olan çiçekler genellikle dalın sonunda çıkar. Küçük kırmızı ve çoğu zaman kuru olan meyveler çiçekler ve yapraklarla birlikte kullanılır. Yana doğru damarlı yapraklar keskin dişlidir ve 5-10 çiçekten oluşan çiçek kümeleri meydana gelir. Tek tohumlu alıçın (C.monogyna), adından da anlaşılacağı üzere, tek tohumu vardır ve yaprak lobları dişsizdir. En az 8 tane alttür tanımlanmıştır. Çin alıcının (C.pinnatifida) kama şeklinde geniş yaprakları vardır ve yapraklarda çok sayıda lob çifti vardır. koyu kırmızı meyveler verir.
 

ALIÇ NASIL YETİŞTİRİLİR?

Anavatanı, İngiltere’den İsveç’e, doğuda Letonya ve güneyde Pirenelere ve Kuzey İtalya’ya Kuzey ve Orta Avrupa olan İngiliz alıcı (C.laevigata) uzun bir zamandır bir süs çalısı olarak yetiştirilmektedir. Tarlalarda ve yol boylarında, çit sıralarında bulunur. Tek tohumlu alıç Avrupa’daki çoğu bölgede yaygındır. Çin alıçı, Orta ve Kuzey Çin’in dağ ve tepelerinin yamaçlarında ve çalılıklarında bulunur. Ayrıca görünüşü İngiliz alıcıyla aynıdır, modern bilimsel biyolojik adlandırmanın babası olan Carolus Linnaeus, Çin alıçını İngiliz alıcının bir çeşidi olarak sınıflandırmıştır. Çin alıçı hem bir meyve ağacı olarak, hem de Çin geleneksel tıbbındaki yerinden dolayı yüzyıllar boyunca yetiştirilmiştir.
ALIÇIN FAYDALARI VE TEDAVİ AMAÇLI KULLANIMI

✚ Kalp sağlığı

Alıç, batılı bitki uzmanları tarafından kalp fonksiyonlarını korumada en önemli ilaç olarak kabul edilir. Bu etkinin nedeni kalp kaslarını güçlendirip normal bir kalp ritmi ve tansiyon sağlamasıdır. Araştırmalar ayrıca alıcın kalbin kendi içindeki kan akışını güçlendirdiğini ve kas hücrelerinin iyi oksijen almasını sağladığını göstermiştir. Bunlara ek olarak, alıç meyvesi, yaprağı ve çiçeğinde güçlü antioksidan özellikler gösteren ve hücreleri koruyan flavanoidler bulunur. Alıç, Avrupa’da konjestif kalp yetmezliğinin hafif halleri ve düşük düzeydeki kalp ritim bozuklukları için geniş çapta kullanılan bir tedavidir. Yapılmış birçok klinik deney vardır, en önemlisi 13 Avrupa ülkesinde yapılan SPICE deneyidir. Araştırmacılar kalp rahatsızlığı olan 2681 kişiyi iki gruba ayırdılar ve 2 yıl boyunca gruplardan birine alıç ekstresi diğerine de plasebo verdiler.



ALIÇIN FAYDALARI VE TEDAVİ AMAÇLI KULLANIMI

Bunun yanında tüm hastalar konjestif kalp yetmezliği için standart tedaviyi görmeye devam ettiler. Sonuçta, kalbin sol karıncık kaslarında fonksiyon yetersizliği olan hastalar haricinde faydalı bir etki görülmedi (Sol karıncık kasları, kanı aorta ve tüm vücuda pompalayan kas olduğundan vücudun en zor çalışan kaslarından biridir). Bu gruptaki hastaların ani kardiyak ölümden kaynaklı ölme riskleri 12-24 ay gibi bir sürede ciddi bir azalma göstermiştir. Bu etki, sol karıncık fonksiyonu normal olan ya da kas fonksiyonları ciddi biçimde azalan hastalarda  görülmemiştir. Bu verinin, alıcın en ciddi etkiyi daha hafif kalp hastalıklarında gösterdiğine dair geleneksel düşünceyle örtüşmesi ilginçtir. Alıç, kalbin kasılma gücünü hafice arttırır ve dengeli bir kalp ritmi sağlar. SPICE deneyinde herhangi bir ilaç-bitki etkileşimi durumu gözlemlenmemiştir. Alıçla ilgili yapılan tüm deneylerden sonra uluslararası uzmanlar “alıç ekstresinin kronik kalp rahatsızlıklarının belirtilerinin kontrolünde yararlı ve psikolojik açıdan etkili” olduğunu belirtmişlerdir.

ALIÇ NASIL TÜKETİLİR?

ÇAY: 2 çay kaşığı alıç meyvesi ve yaprağını 400 gram suda kaynatın. Süzün ve günde 1 ya da 2 bardak için.

TENTÜR: Günde 2 defa 5 ml alınır.

STANDARDİZE EDİLMİŞ EKSTRE: HeartCare, SPICE deneyinde kullanılan tescilli alıç ürünüyle aynı tarife göre standardize edilmiş bir üründür (WS1442 ekstresi)

Sağlıklı bir tarif; Alıç şurubu…

1 bardak taze ya da yarım bardak kurutulmuş alıç meyvesini 3 bardak suyla birlikte orta büyüklükte bir tencereye koyun. 10 dakika kaynatın. Soğutun. Meyveleri püre haline getirin ve 10 dakika kadar tekrar kaynatın. Sıvıyı süzün ve tencereye geri dökün. Bir bardak bal ya da sabır otu ekleyin. Tatlandırıcılar çözülene kadar ısıtın. Buzdolabında üç hafta bekletin. Kalp dostu bir Diyet için günde 1 ya da 2 çay bardağı şurup için.

ALIÇ HAKKINDA UYARILAR

Alıç oldukça güvenli ve vücut tarafından iyi tolare edilen bir bitki olarak görülmektedir. Konjestif kalp yetmezliği olan ya da kalp tedavisi olan kişilerde bir sağlık uzmanının kontrolü altında kullanılmasında fayda vardır.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/alic-nedir-alicin-faydalari-neler.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/alic-nedir-alicin-faydalari-neler.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/alic-nedir-alicin-faydalari-neler_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/alic-nedir-alicin-faydalari-neler.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/alic-nedir-alicin-faydalari-neler/41184/</link>
			<pubDate>Wed, 20 Apr 2022 13:13:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Japonya'daki açık artırmada 1 kilogram çay 226 bin liraya satıldı</title>
			<description><![CDATA[Japonya’da özel olarak yetiştirilen ve elle işlenen 1 kilogram yeşil çay açık artırmada 1.96 milyon Yen'e (yaklaşık 226 bin lira) alıcı buldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Japonya'nın Shizuoka eyaletinde yetiştirilen ve işlenen yeşil çay yaprakları sezonun ilk açık artırmasında meraklıların beğenisine sunuldu. Fujinomiya bölgesinden elde edilen özel üretim çayların yanı sıra normal kalitedeki ürünlerin de satışa çıktığı müzayedede tüccarlar en kaliteli çayları alabilmek için kıyasıya yarıştı. Sabah erken saatlerde başlayan açık artırmada en yüksek teklif ise Fujinomiya bölgesinden toplanan ve tamamen elle işlenen 1 kilogramlık yeşil çaya verildi. Renk, koku ve yaprak şekliyle öne çıkan 1 kilogramlık kurutulmuş yeşil çay, 1.96 milyon Yen'e (yaklaşık 226 bin lira) alıcı buldu. Shizuoka Japon Çayı Pazarı Başkanı Yasuhide Uchino, sürekli artan yakıt ve hammadde fiyatlarına rağmen tüketicilere lezzetli çay sunmak için çalışmayı sürdürdüklerini söyledi.

Japon kültüründe önemli yere sahip olan yeşil çay, ülkede en çok tüketilen içeceklerin başında geliyor. Shizuoka eyaleti ise ülkenin en kaliteli ürünlerinin bölgede yetiştirilmesi nedeniyle yeşil çayı ile ünlü olarak biliniyor. Japonya, özel üretim meyve, sebze gibi ürünlere ödenen rekor fiyatlarla sık sık gündeme geliyor.


 

Burak Ersoy
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/japonya-daki-acik-artirmada-1-kilogram-cay-226-bin-liraya-satildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/japonya-daki-acik-artirmada-1-kilogram-cay-226-bin-liraya-satildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/japonya-daki-acik-artirmada-1-kilogram-cay-226-bin-liraya-satildi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/japonya-daki-acik-artirmada-1-kilogram-cay-226-bin-liraya-satildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/japonya-daki-acik-artirmada-1-kilogram-cay-226-bin-liraya-satildi/41155/</link>
			<pubDate>Mon, 18 Apr 2022 14:24:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Sülünez nedir? Sülünez nasıl avlanır?</title>
			<description><![CDATA[Bir çeşit deniz kabuklusu olan sülünez, Latincesi solen ensis olan bivalvia türüne ait bir deniz yumuşakçasıdır. Olta balıkçılarını bolca kullandığı canlı yem türüdür. Kaynak: Sülünez nedir? Sülünez nasıl avlanır? ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bir çeşit avcılık olan balıkçılığın pek çok türevi vardır. Yemli, yemsiz ve oltalı olarak tutulan balıkçılıkta bir tür de canlı yem ile avlanmadır. Burada da yem olarak en çok terci edilen ve en değerli tür sülünezdir.
8-10 cm aralığında olan sülünezler, bir çeşit kabuklu deniz canlısıdır. Sığ sularda ve kumluk zeminlerde yaşayan sülünezler balıkçılık için değişilmez bir yem türüdür.
Sarı renkte bir kabuğu bulunan sülünezin eti de beyaza çalan bir sarılıktadır. Çakıya benzedikleri için çakı midyesi olarak da adlandırılan sülünezler genelde dip balık avları için kullanılır. Çipura, mırmır, minekop veisparoz balıklarının en çok sevdiği yemdir.
Ülkemizde pek görülmese de yabancı ülkelerde pişirilip çeşitli türlerde yemeği yapılmaktadır.



Sülünez nasıl avlanır?

İngilizce'de razor clam olarak adlandırılan, dilimize de sülünez olarak çevrilen bu canlı tuz ile avlanıyor!
Bir deniz canlısı olan, sülünez, ilginç av tekniğiyle hayret ettiriyor.

İngilizce'de razor clam olarak adlandırılan, dilimize de sülünez olarak çevrilen bu canlı ince bir boruyu andıran görünüşüyle dikkatleri çekiyor.

Ortalama 6 ile 8 cm arasında değişen bu sarı kabuklu canlının avlanma tekniği ise oldukça tuhaf.

Sülünes denizde kumlu zeminde gömülü olarak yaşamını sürdürür, böylece kendini kumun altına gizleyerek korumuş olur.

Diğer yandan sülünezin kendini gömdüğü yerde bıraktığı kum tepeciği, kendini belli etmesine neden olur.

Avcılar da bu yolla bu canlıları tespit ederler ve bu bölgeye tuz dökerler. Ardından tuzun üzerine deniz suyu serpiştirilir.

Tuz deniz canlılarının yüzeye çıkmasını sağlar ve yüzeye çıktığı an avcılar sülünezi kolayca yakalayabilir.

Bir diğer av tekniğinde ise, uzun bir boru, sülünezin olduğu bölgeye sokulur.

İçi boş boru ile iyice derinlere batırılır.





 

 

 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/sulunez-nedir-sulunez-nasil-avlanir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/sulunez-nedir-sulunez-nasil-avlanir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/sulunez-nedir-sulunez-nasil-avlanir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/sulunez-nedir-sulunez-nasil-avlanir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/sulunez-nedir-sulunez-nasil-avlanir/40997/</link>
			<pubDate>Mon, 11 Apr 2022 14:50:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Adaçayı Neden Gece İçilmez?</title>
			<description><![CDATA[Ada çayı, geçmişten günümüze şifalı bitki olarak değerlendirilmiş ve pek çok hastalıktan korunmak amacıyla çay, baharat, yağ olarak tüketilmiştir.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Vücut fonksiyonlarımızın doğru bir şekilde yerine getirilmesi, organlarımızın doğru çalışmasına bağlıdır. Bedenimizde zaman zaman meydana gelen rahatsızlıkların bitkisel çözümleri olabilir. 

Ada çayı da pek çok rahatsızlığa iyi gelen bir bitkidir. Ağız ve diş hastalıkları, sindirim sorunları, depresyon gibi pek çok probleme iyi geldiği bilinen ada çayının faydaları saymakla bitmiyor. Fakat ada çayının bileşenleri tansiyonu yükseltmektedir bu nedenle de gece yatmadan önce adaçayı tüketmenin zararlı yan etkileri olabilir.
Halk arasında adaçayının geceleri içilmemesi gerektiği söylenmektedir. Aslında bu söylemin doğru olduğu adaçayının vücudumuzda yarattığı bir etki nedeniyle çok doğrudur.

Uzmanlar tarafından adaçayının bazı türlerinin tansiyonu yükseltici etkisi, bazılarının ise tansiyon düşürücü etkileri olduğu söyleniyor. Bu nedenle tansiyon hastaları başta olmak üzere, yatmadan önce geceleri adaçayı tüketmenin zararlı olabileceği düşünülmektedir.



Ayrıca adaçayının uyku açıcı olması nedeniyle geceleri içildiğinde uyku bozukluklarına neden olabileceği bilinmektedir. Bu nedenle geceleri adaçayı içilmemesi tavsiye edilmektedir.
Adaçayı neden gece içilmez?

Adaçayının tansiyon üzerindeki etkileri ve uyku açıcı etkileri nedeniyle geceleri yatmadan önce içilmemesi gerekmektedir.

ADA ÇAYININ FAYDALARI NELER?

- Adaçayının beyne faydalı olduğu bilinmektedir. Hafızayı güçlendirici etkisinin yanında Alzheimer hastalığına da iyi geldiği biliniyor.

- Rahimde meydana gelen rahatsızlıkları giderici etkisi bulunur. Rahimde meydana gelen iltihaplanmaları giderir, çocuk sahibi olmak isteyenlere günde 1 bardak içmeleri önerilir.

- Menopoz döneminde kadınlarda meydana gelen sıcak basması ve çeşitli şikayetlerin azalmasına yardımcı olur. 

- Yorgunluk ve halsizlik sorununa iyi gelir. Zinde ve dinç kalmanıza yardımcı olur. Ancak tansiyonu düşürme etkisi bulunmasından dolayı ölçülü miktarda tüketilmesi gerekmektedir.

Saçlarınızı ada çayı ile durulayarak saç diplerinize masaj yapabilirsiniz. Bu durum hem saç tellerinizin kalınlaşmasına hem de saçlarınızın dökülmesine engel olacaktır.

- Diş etlerinizde çekilme ve kanama şikayetiyle karşı karşıyaysanız yine bu sorunu ada çayı ile doğal yoldan tedavi edebilirsiniz. Dişlerinizi fırçaladıktan sonra adaçayı ile gargara yapmanız yeterli olacaktır.

ADA ÇAYININ ÖZELLİKLERİ NELER?
Ada çayının birçok tıbbi özelliği vardır. Bir uyarıcı ve bir balgam söktürücüdür. Anti-inflamatuar, antioksidan ve antimikrobiyal özelliklere sahiptir ve aynı zamanda bir iştah arttırıcı olarak görev yapmaktadır.

Ada çayı bu özellikleri nedeniyle, adaçayı çay birçok sağlık yararları sağlar. Normalde bu kadar küçük miktarlarda tüketildiği için adaçayı önemli miktarlarda kalori, karbonhidrat, protein veya lif içermez.



ADA ÇAYI NASIL DEMLENİR?
Ada çayının kaynatılmasından çok demlenerek hazırlanması gerekir. Bu sayede besin değerleri korunur ve tadı daha yoğun bir ada çayı elde edilir. Ada çayının 2 dakikadan fazla kaynatılması da toksiklerin ortaya çıkmasına yol açarak çayın zararlı hale gelmesine neden olur.

Yaklaşık 2 gram ada çayının üzerine 200-250 ml kaynar su ilave edilir ve 10 dakika kadar demlenmeye bırakılır. Yaprakları süzülen ada çayı fincana konarak servis edilir.  

ADA ÇAYINI KİMLER İÇEMEZ?
Ada çayını tüketirken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var. Salvia cinsinden olan bitkilere alerjisi olan kişilerin ada çayı tüketmesi, alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Ada çayının mide bulantısı gibi sindirim sistemi rahatsızlıklarında iyi geldiği bilinse de, fazla tüketilmesi midede yanma hissine ve ağrıya sebep olabilir. Yan etkiler kişiden kişiye değişiklik gösterse de ada çayının günde 3 bardaktan fazla içilmemesi önerilir.

- Düşük tansiyona sahip olanlar 

- Sürekli ilaç kullananlar

- Şeker hastalarının ada çayı tüketmesi tavsiye edilmiyor.

- Hamileler de doktoruna danışmadan ada çayı tüketmemelidir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/adacayi-neden-gece-icilmez.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/adacayi-neden-gece-icilmez.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/adacayi-neden-gece-icilmez_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/adacayi-neden-gece-icilmez.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/adacayi-neden-gece-icilmez/40974/</link>
			<pubDate>Sat, 09 Apr 2022 13:09:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Güneş ışığı seven iç mekan bitkileri</title>
			<description><![CDATA[Sıcak bir yaz gününün kokusunu hepimiz şimdiden almaya başladık bile! Güneşi seven çiçekleri seçerek bahçenizi hazırlamaya şimdiden başlayabilrisiniz. Bu çiçekler, sizlere uzun mevsim renkleri verecek ve bahçenize ya da terasınıza rengarenk görüntü katacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Güneş alan bahçenizde yıl boyunca renkli ve canlı çiçek görebilmenin sırrı, doğru çiçek seçmektir. Burada sizler için derlediğimiz güneşi seven en güzel 10 çiçek, her iklim ve toprak için birçok seçenek sunar. Hatta birçoğu nerede yetiştiğini önemsemeden, sadece güneş gördüğü için yıl boyunca çiçek açar. 

Renk Vermede En Cömert Çiçek: Bodrum Papatyası
Yaz boyunca meraklısı olduğumuz pembe, eflatun, sarı, ve beyaz renkleri ile bize görsel şölen sunar. Bahçenizde ya da terasınızda güneş gören bir alanda yetiştirmeniz yeterlidir. Fazla ilgi istemeyen bitkinizi, sadece haftanın 3 günü sulamanız yeterli olacaktır.

Sulanmaya Aşık Yıldız Çiçeği
Evinde dört mevsim çiçek yetiştiren ve rengarenk çiçeklerde huzur bulanlar mutlaka bu çiçeğe sahip olmalıdırlar. Görüntüsü ile bahçenize ve evinize huzur katacak ve her gördüğünüzde içinizi açacak bu bitki ile şimdi  tanışmanın tam zamanı! Bol güneş seven bitkinizi sulamayı asla ihmal etmemelisiniz.



Ateş Çiçeği
Kırmızının birkaç farklı tonunu çiçeklerinde barındıran bu çiçek, bahçenizin enerjisini değiştirecektir. Yaz boyunca açan kırmızı çiçeklerini her gördüğünüzde gözleriniz kamaşacak ve ona yer verdiğiniz için asla pişman olmayacaksınız. Güneşi çok seven bu çiçek, soğuğa pek dayanıklı değildir.  Toprağını düzenli olarak kontrol edip kurumasına izin vermemelisiniz.

Ağaç Minesi
İnsanları etkileyecek güzelliğe sahip olan rengarenk çiçekleri ile çok tercih edilmektedir. Yuvarlak, küçük demetler şeklinde açan çiçekleri solmaya başladıkça renk değiştirir. Güneş çok seven bir bitki olmasına rağmen bazı durumlarda gölge olan yerlerde de hayatta kalmayı başarır.



Kadife Çiçeği
Görüntüsünün yanı sıra hoş kokusuyla akıllarda kalmayı başaran bu çiçek ile tanışınca onu çok seveceksiniz. Sarı, turuncu ve kırmızı renklerinin uyumu ile bulunduğu alanı şenlendirir. Hemen hemen her toprağa uyum sağlayıp yetişebilme özelliği ile çokça tercih edilir.

Güneş Olmadan Asla Yapamayan Ezan Çiçeği
Birçok özelliğinden dolayı dikkat çeken bir süs bitkisidir.  Gün ışığında sürekli kapalı kalan ve gün batarken ezan vaktinde çiçeklerini açması sebebi ile bu ismi almıştır. Cılız görüntüsünün altında dayanıklı bir bitki yatar. Gün boyu güneş gören bir yere ekilirse, bu durumu çok sevip sonbahara kadar size görsel şölen sunmaya devam eder.

Gazanya
Güneşi çok seven bir diğer bitki de gazanyadır. Sıcağa ve susuzluğa dayanıp gün boyu güneşe ihtiyaç duyar. Papatyaya benzer görüntüsü ile genelde açık alanlarda dekor amaçlı kullanılır. Siz de gazanya çiçeği ile bahçenizi süsleyebilir, çiçek buketlerinde tercih edebilirsiniz. 



Mercan Çiçeği
Adını çiçeklerindeki kırmızı renginden alan bu çiçek, daha çok saksılarda tercih edilir. Son derece zarif görüntüsü ile bulunduğu ortama renk katar. Aşırı sıcak havalarda güneşe dayanabilme konusunda üstüne yoktur. Toprak seçmez ve aşırı sulanmaya ihtiyaç duymaz.

Begonya
Yaz boyunca çiçekli kalabilen görüntüsü ile sizi büyülemeye devam ediyor. Sulama işlemi yaparken yapraklarına ve çiçeklerine dikkat etmelisiniz.

Buz Çiçeği
İnanamayacağınız bir şekilde susuzluğa dayanıklı olan bu bitkiyi susuz bırakmazsanız, büyüme hızını durduramazsınız. Düzenli güneş alıp su ihtiyacı karşılandığı zaman yetiştiği alanı müthiş bir hızla kaplayacaktır. 


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/gunes-isigi-seven-ic-mekan-bitkileri.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/gunes-isigi-seven-ic-mekan-bitkileri.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/gunes-isigi-seven-ic-mekan-bitkileri_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2022/04/gunes-isigi-seven-ic-mekan-bitkileri.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/gunes-isigi-seven-ic-mekan-bitkileri/40968/</link>
			<pubDate>Sat, 09 Apr 2022 11:49:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>SİYAH SARIMSAK NEDİR? FAYDALARI NELERDİR?</title>
			<description><![CDATA[Sarımsak yemeklere kattığı lezzetin yanı sıra sağlık için de son derece faydalı bir besindir. Saymakla bitmeyen faydaları arasında kan basıncını dengelenmesi, birçok hastalığı engellemesi, vücudu dinç tutması ve enfeksiyonlara karşı koruması da bulunur]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ Beyaz sarımsak kadar keskin bir kokusu olmayan, mide yakmayan ve faydalı bir alternatif olan siyah sarımsak son dönemde en çok konuşulan besinler arasında yer alır.
 Sarımsak taneleri dış kabukları soyulduktan sonra ezilme, kesilme, dövülme gibi herhangi bir fiziksel zarara maruz kaldıklarında alisin maddesini üretirler. Alisin sarımsağın doğal  savunma mekanizmasıdır; aynı zamanda sarımsağın yoğun kokusunun da sebebidir. 

Siyah sarımsak ise beyaz sarımsağın 60-90 derece sıcaklıkta 60 gün bekletilerek fermente edilmesiyle oluşur. Sarımsakta bulunan alisin bu fermantasyon esnasında sadece siyah sarımsakta bulunan s-alisistein maddesine dönüşür. Suda eriyen ve “yıllanmış sarımsak özütü” olarak da adlandırılan bu madde, normal sarımsağa göre daha fazla antiseptik, antifungal, antiviral, antioksidan ve antibakteriyel bileşenler içerir.



Uzak doğu mutfağının vazgeçilmezlerinden biri olan siyah sarımsak ülkemizde de Kastamonu’da üretilmektedir. Hem çiğ olarak hem de yemeklerin içinde tüketilebilen siyah sarımsağın besin öğeleri normal sarımsaktan daha güçlüdür. 


	
	Zengin B ve C vitamini içeriği ile sinir ve bağışıklık sistemlerini güçlendirir.
	
	
	Ciltteki kolajeni arttırır, cilt sağlığını destekler, yaşlanma belirtilerinin azaltır.
	
	
	Bağışıklık sistemini destekler; bakteri ve virüs kaynaklı enfeksiyonlara karşı etkilidir.
	
	
	Karaciğer ve böbrek fonksiyonlarını destekler, toksik madde eliminasyonuna yardımcıdır.
	
	
	Diyabet semptomlarını iyileştirir; hiperlipidemi ve hiperglisemiyi önler.
	
	
	Kronik yorgunluk veya bitkinliğin giderilmesine destek olur.
	
	
	Beyin hücrelerini serbest radikal hasarına karşı korur.
	
	
	Hafıza bozuklukları semptomlarını azaltır.
	
	
	Tansiyonu düzenlemeye yardım eder.
	
	
	Kansere karşı koruyucudur.
	
	
	Kalp sağlığını korur.
	

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/04/siyah-sarimsak-nedir-faydalari-nelerdir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/04/siyah-sarimsak-nedir-faydalari-nelerdir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/04/siyah-sarimsak-nedir-faydalari-nelerdir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/04/siyah-sarimsak-nedir-faydalari-nelerdir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/siyah-sarimsak-nedir-faydalari-nelerdir/40594/</link>
			<pubDate>Tue, 06 Apr 2021 11:20:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Topraktan çıkan altın: “Salep”</title>
			<description><![CDATA[Metrekareye düşen gelir bazında oldukça karlı olan salep, bu sene de üreticinin yüzünü güldürmek için hasat zamanını bekliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Korona virüsü (Covid-19) tüm dünyayı ekonomik anlamda sıkıntıya sokarken, Türkiye'de ise bitkisel üretime ayrı bir önem veriliyor. Metrekareye düşen gelir bazında en karlı ürünlerden biri olan salep üretimine Samsun'un 19 Mayıs ilçesinde devam ediliyor. Son yıllarda oldukça artan salep üreticisi sayısına rağmen, kuru salebin kilosu 500 TL'ye kadar satılabiliyor.


“Yaş salebin kilosu 100, kuru salebin kilosu 500 TL”

Salebin çok karlı bir üretim kalemi olduğuna dikkat çeken Samsun 19 Mayıs İlçesi Ekolojik Üreticiler Eğitim ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Hakkı Karaman, “19 Mayıs ilçesinde 60'a yakın çiftçimiz kayıtlı olarak salep üretiyor. Son zamanlarda salep üretimine talep çoğaldı. Maliyeti yüksek bir bitki olduğu için küçük alanlarda başlayıp, birkaç yıl çoğalttıktan sonra satımına geçilirse daha karlı olur. Çünkü ilk dikimde maliyet fazla oluyor. Bu işi dönüm bazında yapmak için 3-4 yıl satmadan çoğaltarak büyütmek gerekiyor. 3-4 yılın ardından ortalama metrekareye 1 kilo civarında yaş ürün alınır. Yaş ürün bu yıl fiyatlar belirlenmemesine rağmen 80-100 TL gibi bir rakamın üzerinde duruyoruz. Kurutulursa bu oran 5'te 1'e düşer. 5 kilo yaş salepten 1 kilo kuru salep çıkar. Kurutulduktan sonra da 500 TL'ye kadar kurutma kıvamına göre en yüksek fiyatlardan alınabiliyor” dedi.



“Salebi çoğaltarak kendi imkanlarımızla 50 dönümlük üretim alanı oluşturduk”

Salebin yumrularını çoğaltarak üretimi arttırdıklarını dile getiren Hakkı Karaman, “Salep ile ilgili çalışmamız 2016 yılında bakanlığın bize verdiği izinlerle doğadan tarlamıza indirmemiz ile başladı. Kendi imkanlarımızla çoğaltarak 50 dönümlük üretim alanı oluşturduk. Diğer tıbbi bitkilerden kekik, nane, adaçayı, ekinezyayı da çoğaltıp bu bölgede işlenip, kurutulup, işlenerek piyasaya sürülmesi çalışmalarını da tamamladık. Salebin yılda 2 sefer dikim dönemi olur. Fideden ekim dönemi ekim, kasım, aralık ve bazen de ocak ayına kadar yeni yumrularını oluşturmadan dikilebiliyor. Bir de bunun hasat sonu nisan, mayıs ayında hasattan ayırdığımız yumrulardan tohumluk olarak mayıs sonrasında dikilebiliyor. Salep tamamen yabani bir bitki olduğundan, depolama koşullarına uymaz. Hasat sonrası bir an önce toprağa gitmesi lazım. Özellikle uyuma dönemini toprak altında geçirip, kışa doğru o yılki iklim yapısına göre çimlenerek fide haline gelir. Ocak, şubatta fide kısmı büyür. Kış soğuğunu yedikten sonra yeni yumrularını oluşturur. Nisan, mayıs gibi de çiçeklenince hasadı başlar. Hasat sonrası anaç yumrular fideden kopartılmadan tekrar toprağa geri dikilir. Alınan diğer taze yumrular işlemek için satılacaksa satılır, tohumluk olacaksa kısa zamanda toprağa ekilir” diye konuştu.


 

Başkan Topaloğlu: “Salep üretimini çoğaltıp, ülke dışına ihraç etmek istiyoruz”

İlerleyen dönemde artan salep üretiminin daha da çoğaltarak, ülke dışına ihraç etmeyi de hedeflediklerini vurgulayan 19 Mayıs Belediye Başkanı Osman Topaloğlu, “İlçemiz tarım ve turizm anlamında gelişimine devam ediyor. Turizm Nebiyan ve Kızılırmak Kuş Cennet ile birlikte ciddi bir ivme kazandı. İlçemizde birçok bitkisel ürünün yanında salep de üretiliyor. Salep konusunda farkındalık oluşturan ilk ilçelerden biriyiz. Yıllar önce derneği kurularak faaliyetlerine başladı. Şu anda yaklaşık 50 dekar alanda onlarca üreticiyle üretim yapılmakta. 30 tonun üstünde de bir ürün bekleniyor. Bu sayı biraz daha arttırılırsa, 19 Mayıs'ı salebi yetiştirmekten öteye ülke dışına pazarlamasının yapılabileceği duruma getirmek istiyoruz. İlerleyen süreçte Salep Araştırma ve Geliştirme Merkezi adı altında projeyi hayata geçirmek istiyoruz. Salebin dönüm başına düşen geliri, diğer ürünlere göre 2 kat daha yüksek. Salep ayrıca birçok ürünün yetişmediği kumlu ve sulak alanda yetişebiliyor. Bu alanların da değerlendirilmesi noktasında çok önemli buluyoruz. Salebin ayrıca diğer tarım ürünleri gibi donma gibi bir riski de bulunmuyor” şeklinde konuştu.



Salep hakkında bilgi
Salep otsu ve köklü bir bitkidir. Özellikle içerdiği glikomannan maddesi nedeniyle dondurma üretiminde sıklıkla kullanılır. Enerji veren, göğsü yumuşatan, zihnin çalışma kuvvetini artıran, kabızlık ile ishali engelleyen ve daha birçok konuda vücuda ciddi anlamda destek sağlayan salep, taşıdığı tohum ile de girişimciler içinde ciddi fırsatlar sağlıyor.
 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/04/topraktan-cikan-altin-salep.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/04/topraktan-cikan-altin-salep.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/04/topraktan-cikan-altin-salep_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/04/topraktan-cikan-altin-salep.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/topraktan-cikan-altin-salep/40539/</link>
			<pubDate>Sun, 04 Apr 2021 19:59:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kuzu Göbeği Mantarı nedir ve nerelerde yetişir? </title>
			<description><![CDATA[Kuzugöbeği, Morchellaceae familyasından, yenilebilen bir mantar türüdür. Genelde ormanlarda tek tek veya küçük gruplar halinde bulunur, özellikle orman yangınlarında sonra sıkça rastlanır. Genelde bahar aylarında ortaya çıkar. Bahar aylarında yağışın olmaması olumsuz yönde etkiler.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kuzu göbeği mantarı humuslu ve mineral bakımından zengin topraklarda yetiştirilir. Özellikle de alarak ve dere kenarlarında, orman açıklıklarında ve bitki örtüsü yanmış bölgelerde az da olsa yetişir.

 Kuzu Göbeği Mantarı Nasıl Pişirilir?

 Kuzu göbeği mantarı, Fransız mutfağının en önemli ürünleri arasında yer alır. Ülkemizde ise yumurta ile karıştırılarak omlet şeklinde yapılan hızlı ve lezzetli bir yemek yapılarak sıkça tüketilir. Yumurtalı kuzu göbeği kavurması tarifinde, taze mantarlar iyice yıkandıktan sonra kuşbaşı şeklinde doğranır. Daha sonra mantarlar tavaya eklenerek daha sonra çırpılmış yumurtalar eklenir. Bu lezzetli tarifi özel misafirlerinize rahatlıkla yapabilirsiniz.



 Kuzu Göbeği Mantarı Faydaları

Kansızlık ve anemi gibi hastalıkların etkisini önemli ölçüde azaltmayı sağlar.

Dinç ve zinde kalmayı kolaylaştırır.

Kan yapar ve kansızlığa iyi gelir.

Konsantrasyonu arttırır.

Bağışıklık sistemini hızlıca onarır.

Kanser tedavisinde oldukça etkilidir.

Bağışıklık sistemini hızlı bir şekilde onarır.

B1, B2 ve C vitaminleri açısından oldukça zengindir.

Protein bakımından çok zengin bir yiyecektir.

İçeriğinde bol miktarda potasyum ve kalsiyum bulunur.

Bağırsakları ve mideyi rahatlatır.

Bileşiminde 8 adet aminoasit vardır.



Kuzu Göbeği Mantarı Nedir?

 Kuzugöbeği mantarı, Latince ismiyle “morchella esculenta”, “Morchellaceae” ailesinden gelen bir bitki türüdür. Bu mantarlar, tek tek ya da küçük bir topluluk halinde yetişir. Bahar döneminde hasat veren bu bitkiler az miktarda üretildiğinden dolayı fiyatı oldukça yüksektir. Kuzu göbeği mantarına en çok Avrupa ve Amerika’da rağbet gösterilir. Bilinen pek çok faydası bulunan kuzu göbeği mantarı, ülkemizde daha çok Ege, Akdeniz ve Karadeniz de yetiştirilir.

 Kuzu Göbeği Mantarı Kurucusu ve Öncüleri Kimdir?

 Böyle bir şey yoktur. Bu bitki çok sayıda faydası ile yemeklerde kullanılan faydalı bir mantar çeşididir. Özellikle de Avrupa ve Amerika’da çok tüketilir. Bahar aylarında yetişen bu ürünler az bulunduğu için değerlidir.

 Kuzu Göbeği Mantarı Özellikleri

 Kuzu göbeği mantarının yumurtaya benzeyen şapkası, oyuksu ve düzensizdir. Köşeli ve geniş oyunların üç kısımları ise bir ağ görünümündedir. Bu mantarlar, genellikle de kırmızı ve sarı tonlarındadır. Sap kısmı ise, düzensiz ve silindirik bir görünüme sahiptir. Mantarın etli kısmı da mum kıvamındadır. Hoş kokulu, kırmızımsı ve sarı bir renge sahiptir. Ülkemizde her yıl 400-500 ton civarı kuzu göbeği mantarı Avrupa’ya ihraç ediliyor.


 

 Kuzu göbeği mantarı daha çok kanser hastalığının tedavisi için ilaç sanayisinde kullanılıyor. Ülkemizde hızlı ve güvenli bir şekilde yetiştirilen kuzu göbeği mantarı, ekonomiye de büyük katkılar sağlıyor. Kuzu göbeği mantarı yetiştirmek istiyorsanız kültür mantarı yetiştiriciliği hakkında bilgi edinebilirsiniz. Bölgede yaşayan ve mantar toplamacılığı yapan köylüler, sabahın erken saatlerinde yola çıkarak köyde mantar aralar.

 Toplanan mantarlar ise akşam saatlerinde gelen alıcılara satılır ve firmalara teslim edilir. Kuzu göbeği, çabuk bozulan bir ürün olduğundan dolayı Ülkemizde dondurulmuş ve kurutulmuş olarak yurt içine, Avrupa ve Amerika’ya satışa çıkarılıyor. Kurutulmuş kuru göbeği mantarı hacminden kaybettiği için 1000-1500 TL arası fiyatla satışa sunuluyor. Bu mantarlar, çok faydalı olduğu için kansızlık sorunu yaşayanların bolca tüketmesi öneriliyor.

 Kuzu Göbeği Mantarı Sanatçıları

 Böyle bir bilgi bulunmuyor.

 Kuzu Göbeği Mantarı Eserleri

 Kuzu göbeği mantarı ile çok güzel ve lezzetli birbirinden farklı yemekler yapılabilir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/kuzu-gobegi-mantari-nedir-ve-nerelerde-yetisir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/kuzu-gobegi-mantari-nedir-ve-nerelerde-yetisir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/kuzu-gobegi-mantari-nedir-ve-nerelerde-yetisir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/kuzu-gobegi-mantari-nedir-ve-nerelerde-yetisir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/kuzu-gobegi-mantari-nedir-ve-nerelerde-yetisir/40046/</link>
			<pubDate>Fri, 19 Mar 2021 21:12:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Dünyanın bilinen en yaşlı albatrosu 70 yaşında 40'ıncı yavrusunu dünyaya getirdi</title>
			<description><![CDATA[Pasifik Okyanusu'ndaki Midway Adası'nda 70 yaşındaki dünyanın en yaşlı albatros kuşu Wisdom geçtiğimiz günlerde 40'ıncı yavrusunu dünyaya getirdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kuzey Pasifik Okyanusunda, Hawaii takımadalarının kuzey-batısında bulunan ve uzun yıllar albatros kuşlarına ev sahipliği yapan Midway Adası’nda yaşayan 70 yaşındaki dünyanın en yaşlı albatrosu Wisdom, 40’ıncı yavrusunu dünyaya getirdi. ABD Yaban Hayatı Koruma Derneği yetkilileri, doğumun sağlıklı bir şekilde gerçekleştiğini ifade etti.

Yetkililer, adaya yumurtlamaya gelen Wisdom’la ilgili basına yaptıkları açıklamada, "Dönüşü sadece her yerdeki kuş severlere ilham vermekle kalmıyor, aynı zamanda bu zarif deniz kuşlarının gelecekte hayatta kalmak için ihtiyaç duydukları habitatları nasıl koruyabileceğimizi daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor" dedi.

Albatros türü kuşlar ilk kez 1893 yılında İngiliz zoolog ve banker Lionel Walter Rothschild tarafından bilimsel olarak keşfedilmişti.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/dunyanin-bilinen-en-yasli-albatrosu-70-yasinda-40-inci-yavrusunu-dunyaya-getirdi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/dunyanin-bilinen-en-yasli-albatrosu-70-yasinda-40-inci-yavrusunu-dunyaya-getirdi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/dunyanin-bilinen-en-yasli-albatrosu-70-yasinda-40-inci-yavrusunu-dunyaya-getirdi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/dunyanin-bilinen-en-yasli-albatrosu-70-yasinda-40-inci-yavrusunu-dunyaya-getirdi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/dunyanin-bilinen-en-yasli-albatrosu-70-yasinda-40-inci-yavrusunu-dunyaya-getirdi/39718/</link>
			<pubDate>Sat, 06 Mar 2021 21:52:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Keçiboğan 'Calicotome villosa'</title>
			<description><![CDATA[Keçi boğan dikenli çalı formundadır, ışık ve güneş severler.Tohumdan üretilmektedir.

 ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Keçiboğan
Calicotome villosa

Diğer İsimlerKeçi boğan,  

FamilyaFabaceae ( Fabaceae )

TakımFabales

Yetiştiği BölgelerAkdeniz, Ege ve Marmara bölgesinin makiliklerinde yetişir.

 

Yaşam Ortamı

En FazlaUzama  1,5-3 m
Keçi boğanınn dünyada 5 türü vardır.Yapraklar saplı, 3 yaprakçıklı; yaprakçıklar 5-15 mm boyunda, ters yumurtamsı, alt kısımda tüylü, üst kısımda tüysüzdür.  Sık dallı ve dik büyüyen bir formu vardır.Çiçekleri ise salkım şeklinde, çiçekler yapraklardan önce açar. Kaliks tüpsü ve beş kısa dişlidir. Korolla sarı renkli, tüysüz, 8-18 mm boyundadır.Kış Sonu (Şubat)Bahar Başı (Mart)Bahar (Nisan)Bahar Sonu (Mayıs)Yaz Başı çiçeklenir. Bir kaç ay çiçekli kalır.Tohumdan üretimi yapılmaktadır.

Keçi boğan dikenli çalı formundadır, ışık ve güneş severler.Tohumdan üretilmektedir.



 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/kecibogan-calicotome-villosa.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/kecibogan-calicotome-villosa.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/kecibogan-calicotome-villosa_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/kecibogan-calicotome-villosa.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/kecibogan-calicotome-villosa/39629/</link>
			<pubDate>Wed, 03 Mar 2021 15:29:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Zeytin 'Olea europaea'</title>
			<description><![CDATA[Eski Ahit'e göre zeytin, refahın ve bolluğun sembolüdür ve yalnız Eski Ahit değil, tüm kutsal kitaplarda zeytin ağacı kutsallığın, bolluğun, adaletin, sağlığın, gururun, zaferin, refahın, bilgeliğin, aklın, arınmanın ve yeniden doğuşun, kısaca insanlık için en önemli erdem ve değerlerin sembolüdür.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Zeytin
Olea europaea

Diğer İsimlerOlive, Ak zeytin, Aşı yeli, Çakır çilli, Dilmit, Erkence, Eşek zeytini (Ödemiş), Girit zeytini, Hurma kaba, Hurma karaca, Karayaprak, Taş arası, Tavşan yüreği, Yağ zeytini,

FamilyaZeytingiller ( Oleaceae )

Sınıfİki Çenekliler ( Magnoliopsida )

BölümKapalı Tohumlular ( Magnoliophyta )

TakımLamiales

Yetiştiği BölgelerEge, Akdeniz, Çanakkale,İçel, Antalya, Adana, Kahramanmaraş ve Mardin'e kadar uzanmaktadır.

Kullanılan KısımMeyve, yaprak, gövde kabuğu, Sabit yağı

Etken MaddelerAlkaloitler, acı glikozistler, mineraller, organik asitler, protein, yağ, A, C, E vitaminleri ile kalsiyum, fosfor, kükürt, klor, magnezyum mineralleri ve sabit yağ içerir.

Yaşam Ortamı

En FazlaUzama4 - 10 m
En FazlaYayılma1.5 - 2.5 m
Nihai SüreOlgunlaşma20-50 yıl
 
Zeytin 8000 yıl öncesine dayanan tarihi birçok mitolojik efsaneye konu olmuştur. Ege Denizi’nin Santorini Adası’nda yapılan arkeolojik kazılarda çıkan çekirdeği ve yaprak fosillerinin M.Ö. 3700 yılına ait olduğu bilim adamları tarafından tespit edildi. Fakat ilk nerede ve kimler tarafından ehlileştirildiği bilinmemektedir. Zira günümüzdeki zeytin ağaçları yabani ağaçların aşılanarak ehlileştirilmiş.

Zeytini tıbbi ve aromatik bitkiler kategorisi adı altında derlemiş olsak da zeytin halk arasında bilinenin aksine bitki değil meyvedir. Fidan olarak dikilir. Daha sonra ağaç olup çiçek açarak, meyve verir. Çiçekten oluşan ve içerisinde yeni bir bitki oluşturabilecek çekirdeği taşıyan etli kısım meyvedir. Meyvesi kahvaltı sofralarımızın vazgeçilmezi zeytindir. Meyve olarak göremeyişimizin sebebi  ağaçtan topladığımız gibi tüketmemizden kaynaklanmaktadır. Toplandıktan sonra yenemeyecek acılıkta olduğundan belirli geleneksel yöntemlerle acılığı giderildikten sonra tüketilmektedir.



Zeytinin Faydaları

Güçlü antioksidan özelliğe sahiptir. Sindirimi kolaylaştırarak, mideyi rahatlatır. Kolesterolü dengeleyerek, damar tıkanıklığı ve kalp hastalıklarında faydalıdır. Anemiye karşı korumada faydalıdır. Kemik sağlığını korumada içeriğindeki polifenoller sayesinde etkilidir. Zeytin, özellikle oksidatif stres ve kronik viral hastalıklar sırasında sağlıklı bir bağışıklık sisteminin korunmasında önemli bir rol oynamaktadır.

Zeytin yaprağı çayı  ise acımsı tadıyla yıllardır en bilindik faydası kan şekerini düşürmesidir. Ancak şuan içerisinde bulunduğumuz pandemi dönemi itibari ile zeytin yaprağı bu kez korona virüsü engellediği ve tedavi ettiği iddiaları ile adından söz ettirmiştir. Zeytin yaprağında bulunan Oleuropein  maddesinin korona virüse karşı koruduğunun duyulması üzerine zeytin yaprağına olan ilgi artmıştır.

Kovid’e karşı antiviral aktivite

”Zeytin çayı ve ekstratı üzerine bilgi veren Prof. Dr. Gülendam Tümen “Oleuropein bu kadar aktif bir Kovid’e karşı antiviral aktivite gösteriyorsa; bizde şöyle düşündük. Neden bizim ülkemiz dünyada en fazla zeytin alanına sahip? Yani zeytinin metrekare olarak hesaplandığında en yüksek Türkiye’de. Yani dünyada bir numara biziz. Diğer yandan üretimde ise maalesef dördüncü sıradayız. İspanya birinci sırada.

Dünyada sayılı zeytin yetiştiricilerinden olduğumuza göre, bu yaprakları niye değerlendirmeyelim dedik. Sayın Albayrak’ın desteği ile bunu her yere duyuralım, hiçbir ama gütmeden, her hangi bir ticari amaç gütmeden her kes evinde zeytin yaprağı çayını en azından içsin diye düşündük. Gerçekten pek çok insan içmeye başladı. Bu çok sevindirici. Ama diğer taraftan ileri düzeyde, daha fazla etki almak istiyorsak tabii zeytin yaprağı ekstesini kullanmak çok daha iyi.” dedi.




Prof. Dr. Tümen zeytin yaprağı çayı ve ekstratının Kovid 19’a karşı korunmada ve savaşmada önemli bir etkin madde olduğunu ifade ederek “ Tabii proflaktik özelliğe sahip öncelikle Kovid’e yakalanmadan bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için lazım. Çünkü virüsün virülansını, yani virüsün etkisini azaltan maddeler bunlar. Onun için hastalanmadan, yakalanmadan kullanmalıyız


Eğer ki virüs Kovid bizi bulduğunda kullanmaya devam etmeliyiz. Çünkü, bir elimize literatür geçti. İspanya’da hastanelerde zeytin yaprağı içilmeye başlanmış hastalara. Bir yandan da gıdaların içine, diyetlerin içine zeytin yaprağı ekstresi koymaya başlamışlar.

Bizim de İstanbul da 5 tane şehir hastanesinin baş hekimleri ile yaptığımız toplantıda onlar da son bir aydır içirmeye başlamışlar gelen hastalarına. Bir ay olmasına rağmen dönüşler çok iyi olmuş” dedi.



Zeytin çayı yapımı

Zeytinçayı yapımını anlatan Prof Dr. Tümen “Yaprağı toplarken şuna dikkat edilmeli. Ağaçların ilaçlanma zamanının geçmiş olması lazım. Bunun için de en iyi mevsim kış ayı. Aralık’tan itibaren budamaya kadar alabilirler. Budama mevsimi zaten yağmurların en fazla yağdığı ve yaprakların en temiz olduğu dönem. Yaprakları demleme usulü yapsınlar. Suyu kaynatıp yaprakları biraz parçalıyıp, içine atıp beş, on dakika demlenmesini sağlamalılar. Bu demi sabah, öğle, akşam içmelerini öneririm.” dedi.

Zeytin yaprağındaki etken madde

Zeytin yaprağı çayı, ekstratı ve bilimsel çalışmalar için oleuropein etken maddesi üretimi yapan AR-GE Firması sahibi Faruk Durukan “Zeytin yaprağındaki etken madde oleurapein dediğimiz etken maddedir. Bizim şirketimiz AR-GE şirketi. Biz yirmi yıldır AR-GE çalışmaları yapmaktayız. Yüzlerce etken madde üretiyoruz. Bunlardan bir tanesi de oleuropein. Oleuropein zeytinin yaprağında bulunan etken maddelerin başında gelir. Oleuropein bundan daha önce kanserde 400’ye yakın uluslararası dünya tıp literatüründe yayını vardı. Çalışması vardı. Fakat oleuropein’in daha önceki çalışmalarına baktığımız zaman 13 tane etken madde varmış Kovid 19’a iyi gelen, oleuropein’de bunlardan biri.

Bizim bu yaptığımız çalışmada biz oleuropein’i elde ettik. İki üniversite bu çalışmayı yaptı. Oleuropein dünyada diğer üniversitelerin yaptığı çalışma gibi gerçekten Kovid 19’a etkili olduğunu gösteren yayınlar var.”

Oleuropein’in Kovid 19 ile mücadelede kullanılan 13 etkin madden biri olduğunun altını çizen Durukan “Burada da gördüğünüz gibi hangi bağ yapısını yakaladığını, hangi kanca yapısını yakaladığını çok açık şekilde göstermekte. Üniversitelerimizin bize yaptığı talep ile bizde onlara etken madde üreterek bu çalışma yapılmıştı. Zeytin yaprağını bilimsel olarak hem Türkiye’de yaptığımız çalışma ile hem de dünyada yapılan çalışmalarda Kovid 19 üzerine en etkili 13 etken maddeden bir tanesi olduğu bilimsel olarak ispatlanmış durumda.” dedi.”



Zeytin Yağının kilometre taşları

M.Ö. 6000 – Tarımının Suriye’de Samilerle başlaması
M.Ö. 3000 – Tarım bilgisi ve kültürü Akdeniz’de Doğu’dan Batı’ya doğru yayılmaya başlar. – Ortadoğulu tüccarlar Kıbrıs ve Girit’e zeytini götürdüler.
M.Ö. 2500 – Girit’te bulunan tarih öncesi toprak levhalarda zeytinyağı ve kullanımlarından söz edilir.
M.Ö. 2000 – Eski İsrailliler zeytinyağını rahipleri kutsamakta ve tapınaklardaki kandilleri yakmakta kullanırlar.
M.Ö 1780 – Hammurabi Kanunları’nda bir yıl içinde iki ayaktan fazla budamanın ölüm cezasına çaptırılacağını söyler.
M.Ö. 1700 – Zeytin ağacı Mısır’a getirildi. Tutankamon zeytin dallarından taç giydi.
M.Ö. 1500 – Zeytinyağı Girit’in en önemli ticaret geliri olarak ortaya çıkar ve Mısır’da kozmetik amaçlarla kullanılır.
M.Ö. 1000 – Yunanistan’da zeytinyağının mutfaktaki kullanımları keşfedilmeye başlanır.
M.Ö. 900 – Kaldıraçlı presler kullanılmaya başlandı.
M.Ö. 776 – Kazananlara zeytindalı ve zeytinyağının ödül olarak verildiği ilk Olimpiyat Oyunları yer alır.
M.Ö. 620 – Solon’un zeytin koruma kanununda bir zeytinağacını kesen veya zarar verenin ölüm cezasına çarptırılacağı yazılır.
M.Ö. 600 – İtalya, İspanya, Fransa ve Kuzey Afrika ağacıyla tanıştı.
M.Ö. 200 – Arşimet vidası zeytinyağı preslerinde kullanılmaya başlandı.
M.Ö. 100 – Eski Yunan ve Roma edebiyatında zeytin ağaçlarından, zeytinden ve zeytinyağından söz edilir.

M.S. 100 – Romalılar birkaç değişik zeytinin sınıflandırmasını yaparlar.
M.S. 200 – Roma barışıyla Akdeniz’de zeytinyağı üretimi ve ticareti altın devrini yaşadı.
M.S. 325 – Konsantin zamanında 2300 yağ distribütörü kent sakinlerinin yemek, kozmetik masaj, vücut bakımı, lamba ve diğer şey için kullandığı zeytinyağını temin eder.
M.S. 1000 – Zeytinyağı az bulunmaya başlar ve bazen nakit yerine kullanılsa da en önemli kullanım alanı dinsel ayinlerdir.
M.S. 1300 – Akdeniz ülkelerinin temel yiyeceği haline geldi.
M.S. 1500 – 1600 – İspanyol kaşif ve misyonerler zeytinyağını Yeni Dünya’ya taşırlar.
M.S. 1524 – Meksika’da ilk zeytin ağaçları dikilir.
M.S. 1550 – Leonardo da Vinci zeytinyağı presi tasarladı.
M.S. 1700 – Fransisyan misyonerler 600 kilometrelik Kaliforniya sahillerine 1800’lerin başlarında zeytin dikerek 21 yerleşim bölgesinden 19’una zeytini götürürler.
M.S. 1717 – Vincenzo Mela adlı İtalyan prina yıkama yöntemiyle prina yağı elde etti.
M.S. 1820 – Zeytinyağı imalatında su gücüyle çalışan hidrolik presler kullanılmaya başlandı.
M.S. 1870 – Kaliforniya’da ilk ticari zeytin üretimi başlar.
M.S. 1887 – Van Gogh zeytinliklerle ilgili 16 tablo yaptı.
M.S. 1900 – İtalya Kralı I. Umberto İtalya’da zeytin ağacının kesilmesini yasaklar ki bu İtalya’nın bazı kesimlerinde hala yürürlüktedir.
M.S. 1920 – Amerika’ya gelen Avrupalı göçmenler Amerikan mutfağına zeytinyağını sokarlar.
M.S. 1927 – Kesintisiz sistemin öncüsü santrifüj teknolojisi zeytinyağı imalatında uygulandı.
M.S. 1980 – Sağlık ve yemek kitapları aracılığıyla zeytinyağı bilgi ve kültürü dünyaya yayılmaya devam eder.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/zeytin-olea-europaea.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/zeytin-olea-europaea.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/zeytin-olea-europaea_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/zeytin-olea-europaea.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/zeytin-olea-europaea/39615/</link>
			<pubDate>Tue, 02 Mar 2021 16:32:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Aslanpençesi  'Alchemilla'</title>
			<description><![CDATA[Aslanpençesi kadın hastalıkları üzerinde etkilidir. Adet düzensizliklerinde, rahim akıntılarında, rahim sancılarında, menopoz dönemi etkilerinin azaltılmasında, ergenliğe geçme döneminde civan perçemiyle birlikte kullanıldığında adetleri düzenler ve geciken adetin başlamasına yardımcı olur.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Aslanpençesi
Alchemilla

Diğer İsimlerLayd's mantle, kadın pelerini, kadın mantosu

FamilyaGülgiller ( Rosaceae )

Sınıfİki çenekliler ( Magnoliopsida )

BölümKapalı tohumlular ( Magnoliophyta )

TakımRosales

Yetiştiği BölgelerTürkiye’de bu cinse ait özellikle iki tür (Alchemilla arvensis ve Alchemilla vulgaris) Kuzey, Güney ve Batı Anadolu’da yaygın olarak yetişir

Kullanılan KısımYaprak ve çiçekleri

Etken MaddelerTanen maddesi ve birçok uçucu yağ ile birlikte yağ asitleri, selüloz ve glikoz

Yaşam Ortamı

En FazlaUzama0,1 - 0,5 mt
En FazlaYayılma0.1 - 0.5 mt
Nihai SüreOlgunlaşma2 - 5 yıl
Aslanpençesi ot ve çalı boylarında olan bitkinin çiçekleri gösterişsiz ve taç yapraksız küçük boydadır. Halk ilacı olarak anılan bitkinin çoğalması eşeysizdir. Çok sayıdaki türünün bir bölümü süs bitkisi ve yem bitkisi olarak kullanıldığı bilinir. Bitki yazları yeşil olup, 2 yıldan fazla ömrü bulunur.

Kadınlarda özellikle oluşan rahatsızlıkları tedavi etmek amacıyla hazırlanan aslanpençesi doğru şekilde uygulanması durumunda istenilen etkinin elde edilmesini sağlayabilir.

Arap dünyasında kadınlar için bir güzellik toniği olarak kabul edilir ve bu boğaz enfeksiyonları, kesikler, sıyrıklar, sindirim sorunları ve ishal gibi birçok hastalık için sıkılaştırıcı özelliklerinden dolayı hem erkekler hem de kadınlar için yararlı olarak kabul edilmektedir.



Aslanpençesi Faydaları

Aslanpençesi bayanlar için oluşan rahatsızlıklara karşı son derece etkilidir.Hazırlanacak olan kür sayesinde uygulama yapmak isteyenler kısa süre içerisinde istedikleri etkiyi elde edebilirler. Aksatılmadan düzenli şekilde kullanılması gerekir.


	Vajinal banyo, el ayak banyosu sırasında 1 litre suyun içinde 2 avuç kadar aslan pençesi kaynatılarak kullanılabilir.
	Sapları ve yaprakları tüketilmesi durumunda ishale iyi gelmektedir.
	Özellikle çayının tüketilmesi bağırsaklardaki hareketin yavaşlamasına ve kontrol altına alınmasını sağlayabilir. Bağırsak sendromu rahatsızlıklarındaki yakınmaların giderilmesini sağlamaktadır.
	Şeker hastalarında oluşan yaraların özellikle daha kısa süre içerisinde kapanmasını sağlamaktadır.
	Demire bağlı olarak annemin problemi yaşayanlar özellikle çayını tüketerek yaşatmış oldukları problemden kurtulabilirler.
	Kadınlarda özellikle gebelik döneminde rahim kaslarının güçlenmesini sağlayarak düşük riskinin azalmasını yardımcı olmaktadır.
	Kadınların rahimleri üzerinde son derece yararlı olmaktadır. Özellikle hormonların düzenlenmesini rahimde miyomlar nedeniyle oluşan kanamaların durdurulmasını sağlamaktadır.
	Kadınlarda endişe ve üzüntünün yaşanması halinde özellikle adet düzensizliği problemi oluşabileceği için sorunun çözülmesi amacıyla kullanılabilir.
	Aslanpençesindeki yüksek antioksidanların içeriği sayesinde, serbest radikallerin serbest bırakılmasını engelleyerek sağlıklı hücreleri üretmek için kafa derisine yardımcı olur ve böylece saç köklerinin doğal büyümesini sağlar.


Aslanpençesi bitkisini çay olarak tüketmek bu faydalarından yararlanmak için iyi bir yöntemdir. Yine aynı şekilde aslanpençesi çayı tüketmek içerdiği antioksidanlar nedeniyle çok etkili bir saç toniği olarak görev görmektedir. Böylece saçların daha sağlıklı uzamasını sağlamakta ve saçın doğal renginin korunmasını desteklemektedir.

Aslanpençesi bitkisi kilo vermeye yardımcı olabilmektedir. Birçok Arap ülkesinde yıllardır kilo vermek için kullanılan aslanpençesi bitkisi, metabolizmayı hızlandırmak ve yağ yakmak için etkili olabilmektedir. Eğer kilo verme çabası içerisindeyseniz, yardımcı olarak bu bitkiyi kullanabilirsiniz.

Gebelikte düşük riski yüksek olan kadınlarda kullanılırsa, rahim kaslarını güçlendirir, kas yorgunluğunu giderir ve bununla düşük riskini azaltır. Aynı zamanda zor doğumları olanlarda, doğum yaralanmalarında etkili olur. Gebelikte bu riskleri olan kadınlar, ilk üç aydan sonra aslanpençesi çayı içebilirler. Lohusa olan kadınlara da 10 gün kadar bitkinin çayından önerilir.

Vücuttaki yağ birikimlerinde kullanılabilir. Fazla sıvı birikimine idrar söktürücü özelliğiyle iyi gelir. Özellikle yükseklerde yetişen yapraklarının altı parlak gümüş renkte olanlar bunun için uygundur. Bunun çayı hazırlanarak, günde 3 fincan içilebilir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/aslanpencesi-alchemilla.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/aslanpencesi-alchemilla.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/aslanpencesi-alchemilla_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/aslanpencesi-alchemilla.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/aslanpencesi-alchemilla/39599/</link>
			<pubDate>Mon, 01 Mar 2021 15:10:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Keçiboynuzu (Ceratonia siliqua)</title>
			<description><![CDATA[İki çay kaşığı keçiboynuzu tozu, 48 kaloridir. Keçiboynuzu tozu yağ içermez ve her bir serviste 1 gr. protein içerir. İki çay kaşığı keçiboynuzu tozu günlük kalsiyum gereksiniminin %6’sını, demir gereksiniminin %2’sini sağlar. Yetişkinlerin çoğunluğu, kemikleri korumak için en azından günde 1000 mg kalsiyuma; yaş ve cinsiyete bağlı olarak, sağlıklı alyuvar seviyesi için de 8-18 mg. demire gereksinim duyar.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Keçiboynuzu
Ceratonia siliqua

Diğer İsimlerCarob, Harnup

FamilyaBaklagiller ( Fabaceae )

Sınıfİki çenekliler ( Magnoliopsida )

BölümKapalı tohumlular ( Magnoliophyta )

TakımFabales

Yetiştiği BölgelerYalnızca akdeniz ikliminin hakim olduğu bölgelerde yetişmektedir.

Kullanılan KısımMeyveleri, tohumları ve tohumlarından elde edilen zamk

Etken MaddelerA, B, B2, B3 ve D vitaminleri,Magnezyum, demir, fosfor, manganez ve potasyum gibi mineraller,Keçiboynuzu tanenlerinde, gallik asit mevcuttur. Gallik asit, analjezik, anti alerjik ve aktibakteriyaldir. Aynı zamanda, antioksidan, antiviral ve antiseptiktir.

FAO kayıtlarına göre dünyada keçiboynuzu üretimi 186-187 bin ton olup, bunun 85-95 bin tonu ticarete konu olmaktadır. Toplam ticari değeri de 110-115 milyon dolardır. 12 bin ton kadar bir üretim olduğu tahmin edilmektedir.



Keçiboynuzu ilk zamanlar yeşil ama olgunlaştığında kahverengileşmektedir. Ağaç Meyvesinin mezokarpı (orta tabakası), taze iken yumuşak ve tatlıdır. Her bir meyvenin (bakla) içerisinde on beş kadar sert kabuklu yassı tohumlar bulunur. Tohumlar Trigosol adı verilen bir madde içerir.

Boyu 10 metreyi bulabilen, maki türü ağaçcıklardır. Birleşik dizilimli olan yaprakları, sert ve koyu yeşil renktedir. Keçiboynuzu bitkisi anavatanı olan yerlerde doğal olarak yetiştirildiği gibi özel olarak yetiştiriciliği de yapılmaktadır. Keçiboynuzunun anavatanı Suriye, İspanya, Kıbrıs, Fas, Yunanistan, Tunus, Libya ve Filistin‘dir. Ülkemizde de Mersin, Antalya, Silifke, Datça civarlarında yaklaşık olarak 1500 km’lik sahil şeridinde yetişmektedir.

Bu bitki kurak koşullar da, tarıma elverişli olmayan taşlık, kayalık, kıraç, kuru ve en verimsiz topraklarda kendiliğinden yetişen, derine giden kazık kök sistemiyle toprağı erozyona karşı koruyan, yangına ve kuraklığa dayanıklı türdür.



Keçiboynuzu  son dönemlerde doğal beslenmeye yönelimden dolayı oldukça popüler bir hale gelmiştir. Özellikle kalsiyum açısından zengin oluşu,kemik sağlığına faydalı oluşu tüketiminin artmasına neden olmuştur.Şeker yerine kullanımıda oldukça yaygındır. Sağlıklı tariflerde keçiboynuzu unu sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.

E vitamini içerdiği için astım, bronşit, grip, nezle gibi hastalıklara faydası bilenmektedir.Çay olarak tüketilmesi faydalıdır.

Zengin bir lif kaynağıdır. İçeriğindeki lif oranının yüksek olması sebebiyle sindirimi rahatlatır.

Meyvesinden, yapraklarından, çekirdeklerinden yararlanılabilir. Yapraklarıyla ve dallarıyla çayı elde edilebilir. Meyveleri ise taze ve kuru olarak tüketilir. Bu şifalı bitkinin çekirdeği ise lapa haline getirilerek çıbanlar, basur, vücuttaki yaralar ve şişkinlikler için kullanılır.



Keçiboynuzu çayı, pekmezi şeklinde tüketilebilen ve ayrıca taze olarak da yenilebilen bu şifalı bitki, günlük hayatta kolaylıkla ulaşılabilir ve tüketilebilir. Ayrıca genel olarak nefes darlığı, astım, bronşit gibi hastalıkların tedavisi için de kullanılan bitkinin haftada birkaç gün tüketilmesi tavsiye edilir.

Bilimsel olarak ispatlanmış olan keçiboynuzu kolesterole iyi gelmektedir. Lif ve zengin gıdalar barındıran keçiboynuzu kolesterolün dengede kalmasını sağlar. Yapılan araştırmalarla birlikte keçiboynuzu hiper kolesterol içinde faydalı bir besindir.Keçiboynuzu içerisinde diyet lifi bulunur. Bu lif, yemekten sonra zaman zaman serbest bırakılan ve vücuda açlık hissi veren bir hormon olan ghrelin salgısını engeller. Bu sayede, keçiboynuzu aşırı yeme istediği azaltarak, kilo sorununa önleyici ve iyileştirici etki yapar.

Keçiboynuzu ve Akciğer Kanseri !

Antioksidanlar bakımından zengin olan keçiboynuzu, tüm vücudu ve özellikle de akciğerleri zararlı maddelerden temizleyici özellik gösterir. Bu bakımdan düzenli olarak keçiboynuzu tüketimi durumunda sigara, alkol ve diğer zararlı maddelerden kaynaklı akciğer kanseri oluşumu riski minimuma iner. Ayrıca akciğerlerin daha sağlıklı çalışmasını sağlayarak diğer hastalıklara karşı da akciğerleri korur.

Gelişen teknoloji ile beraber radyasyon başta iş yerlerimiz olmak üzere, cebimize kadar girdi. Bundan kaynaklanan vücutta biriken radyasyonun dışarı atılmasını sağlamakta ve  her gün tüketmeye özen göstermek uzun vadade sağlığımız için faydalı olacaktır.



 Keçi Boynuzu kürü nasıl yapılır, hazırlanır?

Keçiboynuzu cinsel gücü arttırarak, sperm sayısında etkili olduğu gözlenmiştir.

Gereken malzemeler: Yarım litre su, 6-7 adet keçiboynuzu

Kaynamakta olan yaklaşık yarım litre suya 6-7 adet keçiboynuzunu küçük küçük kırarak atınız. Ağzı kapalı olarak hafif ateşte 3 dakika kaynatınız. Kaynama süresi tamamlandıktan sonra ocağın altını kapatınız ve 20 dakika dinlendiriniz. Dinlenme süresi tamamlandıktan sonra kaşıkla keçiboynuzu parçalarını çıkartınız. Soğuduktan sonra yarısını sabah aç karna, diğer yarısınıda akşam yatağa giderken içiniz. Bu uygulamaya bir hafta boyunca hergün devam ediniz. Birinci haftadan sonra 3 ay boyunca hergün akşam yatağa giderken bir su bardağı içiniz. Daha sonraki aylarda zaman zaman uygulayınız.



 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/keciboynuzu-ceratonia-siliqua.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/keciboynuzu-ceratonia-siliqua.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/keciboynuzu-ceratonia-siliqua_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/03/keciboynuzu-ceratonia-siliqua.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/keciboynuzu-ceratonia-siliqua/39594/</link>
			<pubDate>Mon, 01 Mar 2021 13:29:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kağıt Çiçeği  'Helichrysum bracteatum'</title>
			<description><![CDATA[Kağıt çiçeği,  üretim yöntemi olarak ; Mart. nisan, mayıs aylarında tohumdan çoğaltılarak üretilir. Çiçeğin tohumları ilkbaharda doğrudan yerlerine ( saksı vb.) veya isteğe göre seralara ekilir.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kağıt Çiçeği
Helichrysum bracteatum

Diğer İsimlerKağıt çiçeği, Bracted strawflower,  Sihirli çiçekler, Dul gözyaşları, Aşk Tanrısı'nın kamışı veya Aıcak su bitkisi

FamilyaPapatyagiller ( Asteraceae )

SınıfÇift Çenekliler ( Eudicotidae )

BölümKapalı Tohumlular ( Magnoliophyta )

TakımAsterales

Yetiştiği BölgelerAnavatanı Avustralya'dır.

Kullanılan KısımÇiçekleri
 

Çiçeğin tohumları ilkbaharda doğrudan yerlerine ( saksı vb.) veya isteğe göre seralara ekilir. Çimlenme işleminden sonra fideler humuslu, kumlu topraklara uygun şekilde geçirilir. İstenilen sıcaklık olarak 18 ile 24°C olarak bilinir.  Çiçeklerin çimlenme süresi ise tahmini  7 ile 20 gündür. Kağıt çiçeğini az sulama yeterlidir.

Günümüzde süs bitkisi olarak yetiştirilir. Peyzaj alanında sıkca kullanılır. Çiçeklerin bodur çeşitleri saksılarda evlerinizin balkonunda rahatlıkla  yetişebilir. Bu rengârenk çiçeklerle mekanlarınıza farklı bir hava katabilirsiniz. Fazla bakım gerektirmez ancak çiçeklerinin görünümü çok hoştur. Toprağının  düzenli bir şekilde dikkatlice ve  çamurlaştırmadan sulanmalıdır.

Kağıt çiçeklerinin yapısı hava durumuna göre de değişiklik gösterebilir. Bundan dolayıdır ki  kapalı havalarda çiçekleri geceleri kapanır. Kağıt çiçeği yaz aylarında  papatyayı andıran şekilde, sarı, kırmızı, turuncu mor renklerde ve parlak renkli  çiçek açmaktadır. Dokunduğunuzda kağıt hissi alırsınız ve kağıt gibi ses çıkarır,  ayrıca sanki kurumuş gibidirler, samansı bir dokuya sahiptirler. Bu özelliklerinden dolayı kağıt çiçeklerine bir diğer isim olarak ‘saman çiçeği’ de denir. Yaprakları uzun ve ucu mızrak gibi sivri olur.

Kağıt çiçeği,  günümüzde popülaritesi oldukça yüksek  altın otu  gibi kuru çiçek olarakta  kullanılmaktadır.  Bunun için kesilen çiçekler;  Havadar ve loş bir odada sapından aşağı gelecek şekilde  asılır ve kuruması için  bir süre bekletilir. Canlı çiçek olarak kullanımının yanı sıra kuru çiçek olarakta görünümü oldukça şıktır.
Fazla bakım gerektirmemesi ile mekanlarınızda hoş bir görünüm kazanabilirsiniz.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/kagit-cicegi-helichrysum-bracteatum.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/kagit-cicegi-helichrysum-bracteatum.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/kagit-cicegi-helichrysum-bracteatum_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/kagit-cicegi-helichrysum-bracteatum.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/kagit-cicegi-helichrysum-bracteatum/39577/</link>
			<pubDate>Sat, 27 Feb 2021 23:00:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cadı Fındığı (Macadamia)</title>
			<description><![CDATA[Cadı fındığı, Hamamelidaceae familyasından Hamamelis cinsini oluşturan ikisi Kuzey Amerika biri Japonya ve bir türü de Çin'de bulunan bitkilerin ortak adı. Diğer bir ismi sihirli ceviz olan bitki, genellikle cilt bakımında ve cilt hastalıklarında tedavi amaçlı kullanılır.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cadı Fındığı (Macadamia)
Hamamelis Virginiana

Diğer İsimlerAcı Fındık, Sihirli Ceviz, Witch Hazel, Güvercin ağacı

FamilyaGünlükgiller ( Hamameliadaceae )

Sınıfİki çenekliler ( Magnoliopsida )

BölümKapalı tohumlular ( Magnoliophyta )

TakımSaxifragales

Yetiştiği BölgelerAsya, Avrupa, Afrika'da kültürü yapılır.

Kullanılan KısımKabuk ve Yaprak

Etken MaddelerTanenler ( hamamelitanin, monogaloyil hamamelos), kateşinler ( kateşin, gallokateşin, epikateşin gallat, epigallokateşin gallat), oligomerik prosiyanidinler, uçucu yağlar (alifatik karbonil bileşenleri, alifatik alkoller ve alifatik esterler), flavonoidler (quercitrin, isoquercitrin), gallotaninler, gallik asit, mirisetin, quercetin, kamferol, katekol deriveleri
Cadı Fındığı ( Macadamia ) Latince Homamelis Virginiana, İngilizce Witch Hazel ve ülkemizde de Acı Fındık adıyla bilinmektedir.

 Bitki, boyu 7 m.’yi bulan, erken ilkbahar döneminde, yaprakları henüz çıkmamışken, parlak, sarı çiçekler açan bir ağaç türüdür. Amerika’dan Kanada’ya kadar uzanan Atlantik kıyılarındaki iklim şartlarında yetişme imkânı bulmuştur.

Cadı Fındığı ( Macadamia ) 16. yüzyılda kızılderililerin yaralarını, kaynattıkları ağaç kabuklarının suyunu sürerek tedavi ettikleri söylenir. Amerikalılar kızılderililerden gördükleri bu uygulamayı yerleşik hayata geçtiklerinde ilk olarak erkek berberlerde uygulamaya başladılar.  Tıraş esnasında oluşan kesikler için kanamayı azaltmak ya da tıraş sonrasında rahatlama için cadı fındığını kullandılar.



Cadı Fındığı ( Macadamia ) Ağacının, ağaç kabuğu, yaprak kısımları ve meyvesinden dermatolojide, cilt hastalıklarının tedavisinde ve çeşitli cilt sorunlarının giderilmesinde faydalanılır. Özellikle Hemoroid, halk arasında bilinen adıyla Basur tedavisinde çok başarılı sonuçlar elde etmektedir.Bunun yanırısa yanık ve yara tedavisinde, kanamaları kesmekte kullanılır. Ayrıca Cadı Fındığı ( Macadamia ) soğuk algınlığı, adet sancısı, tümörler, göz iltihapları, ishal, bağırsak hassasiyetleri, burun kanaması, vajinit ve cinsel yolla bulaşan diğer hastalıkların tedavisinde, taze demlenmiş çayı kullanılır.Günümüzde cadı fındığı, FDA (U.S. Food and Drug Administration) tarafından kozmetik etkileri onaylanmış birkaç ağaçtan biridir.



Cadı Fındığı Yağı Koku Sabitleyicidir!
Cadı Fındığı ( Macadamia ) Yumuşatıcı ve koku sabitleyici özelliği nedeniyle kozmetik sanayinde çok talep görmektedir. Bitki, içeriğindeki Omega 3-6-7 yağları sayesinde cildin su tutma kapasitesinin artmasını sağlar.  Yara, yanık, çatlak, tahriş gibi çeşitli cilt sorunlarını gidermek maksadıyla bitkinin meyvelerinden elde edilen yağından faydalanılır. Cadı Fındığı ( Macadamia ) Meyvelerinin içeriğindeki Omega 7 yağı, insan saçlı derisinde ki yağa yapısı itibariyle benzer özelliktedir. Yağın bu benzerliği saç derisinin, emilimini artırır, beslenmesini ve nem dengesini korumasını sağlar. Yağlılık hissi vermediğinden dolayı, saç şekillendiricilerinin  yerine de kullanılmaktadır.


Antienflamatuar etkisi,

Cadı Fındığı ( Macadamia ) Antienflamatuar etkisi, yüksek oranda tanen içerdiği için antioksidan özelliği ve sakinleştirici işlevi vardır. Bunun yanında doğal bir astrenjan yani sıkılaştırıcıdır. Astrejan özelliği nedeniyle de dermokozmetiğinde yaşlanma karşıtı keremlerin ve tonik gibi cilt temizleme ürünlerinin doğal içeriklerinden biri olmuştur.
Çoğu zaman cilde ve kafa derisine uygulanan cadı fındığı, iltihabı hafifletme ve hassas cildi yatıştırıcı etkisi ile bilinir.
Bu nedenle, cadı fındığının geniş kapsamlı yararları vardır ve akne, egzama veya sedef hastalığı gibi iltihapla ilgili sorunların tedavisinde yararlı olabilir.
Cadı Fındığı ( Macadamia ) Haricen de kullanımı mevcuttur. Bitkinin yaprakları ya da ağaç kabukları su ile kaynatılarak yumuşatılır ve yaralara dışarıdan sürülerek kullanılır.Cadı Fındığı ( Macadamia )  Türk fındığına göre daha iri, daha yumuşak ve %60-70 oranında daha yağlı bir yapıya sahip olması nedeniyle, çerez olarak çok talep görmese de kurabiye, kek gibi tatlıların yapımında farklı lezzeti nedeniyle tercih edilmektedir.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/cadi-findigi-macadamia.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/cadi-findigi-macadamia.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/cadi-findigi-macadamia_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/cadi-findigi-macadamia.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/cadi-findigi-macadamia/39568/</link>
			<pubDate>Sat, 27 Feb 2021 21:21:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Siğil Giderici Şifalı Bitkiler</title>
			<description><![CDATA[Siğil giderici, Siğil deride meydana gelen bir hastalıktır. Siğile neden olan şey ise bir virüstür. Bu virüs deride yer aldıktan sonra, vücutta bazı kabarcıklar oluşmaktadır.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ Siğile neden olan temel virüs ise papillom virüsüdür. Siğiller, temas yolu ile bulaşabilir. Özellikle kamuya açık ortamlarda mesela toplu taşıma araçlarında ya da banyoda ortak kullanılan eşyalar yolu ile bulaşabilmektedir.

Bunların dışında siğil vücudun her yerinde oluşabilmektedir. Özellikle vücudun el, parmak ve ayak bölgelerinde görülmektedir. Siğiller kötü huylu kabarcıklar değildirler. Siğilin birçok tedavi yöntemi vardır. Bu tedaviler isteğe göre değişmektedir; isteyen tıbbi yöntemlerle isteyen de daha doğal yöntemler kullanabilmektedir.

Vücutta yer alan kesik ve yaralara siğil virüsünün daha kolay yerleştiği belirtilmektedir. Bunun dışında temiz olmayan ortamlarda da siğilin bulaşma ihtimali daha yüksektir. Bu yüzden her şeyden önemlisi ortak kullandığınız alanlar dikkat edilmesi gereken birincil faktördür. Ayrıca siğilin birden fazla çeşidi bulunmaktadır. Bunların arasında; ayak tabanı siğilleri, düz siğiller, etek siğilleri sayılabilir.

Siğil Giderici Şifalı Bitkiler

Fesleğen

Fesleğen siğil tedavisinde kullanılan bitkilerden bir tanesidir. Fesleğen içerisinde barındırdığı antiviral ve antibakteriyel özelliği sayesinde cildi temizler ve cilt üzerinde bakteri oluşmasını engeller.
 



Sarımsak

Sarımsak birçok hastalığın tedavisinde kullanıldığı gibi siğil gibi cilt hastalıklarında da kullanılmaktadır. İçerisinde bol miktarda sülfür barındıran sarımsağın, ciltte oluşan lekelerde iltihap ve enfeksiyon kapmasını engeller ve bakterilerin yok olmasını sağlamaktadır. Bu sebepten ötürü sarımsak birçok cilt hastalığının tedavisinde kullanılmaktadır.

Havuç

Günlük yaşantımızda pek çok yemeğin içerisinde kullandığımız ve tükettiğimiz havuç, aynı zamanda bazı hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Havuç, içerisinde A vitamini, antioksidan ve mineral barındırmaktadır. Bu besinleri içermesi havucu ciltte meydana gelen hastalıkların tedavisinde kullanımını artırmıştır. Havuç, siğil lekelerini temizlemede ve cildi korumaya yaramaktadır.

Hint Yağı

Hint yağı siğil tedavisinde kullanılan alternatif seçeneklerden bir tanesidir. Özellikle çok kurumuş olan lekeler üzerine uygulandığı zaman lekeleri nemlendirici etkisi bulunmaktadır. Bu sebepten dolayı siğil gibi cilt hastalıklarında Hint yağı kullanılabilmektedir.

Aloe Vera

Pek çok hastalığın tedavisinde kullanılan Aloe vera bitkisi siğil tedavisinde de sıkça kullanılmaktadır. Özellikle vücutta bulunan yaraların iyileşmesinde ve oluşan tahrişlerin giderilmesinde içerisinde barındırdığı vitaminlerin ve minerallerin büyük bir etkisi bulunmaktadır. Bunun dışında oluşan siğil kabarcığında oluşan iltihabı kurutabilme etkisine sahiptir.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/sigil-giderici-sifali-bitkiler.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/sigil-giderici-sifali-bitkiler.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/sigil-giderici-sifali-bitkiler_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/sigil-giderici-sifali-bitkiler.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/sigil-giderici-sifali-bitkiler/39557/</link>
			<pubDate>Fri, 26 Feb 2021 18:32:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Limonlu Maden suyu'nun faydaları</title>
			<description><![CDATA[Limon içindeki sitrik asitle enfeksiyonlara karşı savaşır yani çok büyük bir temizleyicidir aynı zamanda limonun kansere karşı etkili olduğu son bir yıldaki araştırmalarda kanıtlanmıştır.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Genellikle sodayla karıştırılan ancak sodaya nazaran içeriğinde kalsiyum, magnezyum, potasyum gibi birçok mineral barındıran maden suyunun insan vücuduna ciddi katkıları vardır. Düzenli tüketildiğinde ise vücut ve cilt sağlığını destekliyor.
Kanserden korunmak için bolca limon tüketmek lazım.

	Aynı zamanda kalp ve damar hastalıklarına karşı da etkilidir.Soda limonun tansiyonu düşürücü etkisi vardır.Eldeki lekeleri çıkartmak için faydalıdır.
	Cildi parlatmak için faydalıdır.
	Soda limonla gargara yapmak boğaza iyi gelir aynı zamanda ağzımızda çalkalamak diş plakları için iyi gelir.
	Sodanın mideyi rahatlatıcı etkisi vardır.Soda limonu aç karnına içmek mideye zarar verir.
	Sodanın içerdiği mineraller birçok kişi tarafından biliniyor.Ayrıca birçok Avrupa ülkelerinde sofra suyu olarak kullanıldığı söyleniyor.Limonlu sodayı gün içerisinde aşırıya kaçmadan tüketmek iyidir.Ortalama iki bardağın iyi olduğu söylenmektedir. 
	Soda limon mide hazmını kolaylaştırır. 
	Soda limon mide böbreklerdeki ve idrar yollarındaki iltihabı ve taş oluşumunu önler aynı zamanda eğer taş oluşmuşsa taşın kum haline dönüşerek vücuttan atılmasını sağlar yani taşı sökmeye yardımcı olur.
	Safra kesesinin tembel çalışmasını engeller.Vücudumuzun birçok organında iltihap oluşumunu engeller.Örneğin;mide,pankreas,idrar yolları ve böbrek.
	Ayrıca soda limon içerisine biraz tuz eklendiği zaman magnezyum içeriği nedeniyle kalp krizi riskini azaltır.


 
Sodyum miktarına dikkat edin!

Bazı maden suları yüksek oranda sodyum içerdiğinden dolayı eğer sıvı olarak gün içinde sadece maden suyu tüketiyorsanız bu fazla tuz alıyor olduğunuzun anlamına gelebilir. Çok fazla maden suyu içmek aynı zamanda yüksek tansiyon hastalarına da iyi gelmez. Bu yüzden günlük maden suyu tüketiminizi sınırlamalı veya düşük sodyumlu olanları tercih etmelisiniz.

Hamilelikte tüketiminizi sınırlayın

Hamileyken vücudunuzun susuz kalmaması için bolca su tüketmeniz gerekir. Doğal maden sularının içeriğinde tuz miktarı yüksek olduğundan hamile olduğunuz zaman maden suyunu ara sıra tüketmelisiniz. Çünkü maden suyu yüksek oranda tuz içerebildiğinden bu yüksek tansiyon gibi problemlere yol açabilir. Maden suyunu çok seviyorsanız sodyum diyetine uygun mineralli suları(Maden Suyu) tercih etmelisiniz.



Cilt için canlandırıcı etkisi vardır

Maden suyu ucuz bir güzellik iksiridir. İçilen mineralli su cilde gerekli olan suyu ve sonuçta gerginliği ve pürüzsüzlüğü sağlayacaktır. Mineralli su yalnızca içildiğinde güzelleştirici değildir. Aynı zamanda dıştan sürüldüğünde de cildinizi canlandırır ve gençleştirir. Çünkü küçük kan damarlarını ve cilt kan dolaşımını uyarır. Bunun için mineralli suyu bir parça pamuğa emdirip yüzünüze ve boynunuza serpiştirerek, birkaç dakika içinde cildinizin taze ve canlı görünüm almasını sağlayabilirsiniz.

Doğal maden suyunun hastalıklarda tedavi edici yararları da söz konusu

Maden sularındaki minerallere bağlı etkilerin dışında, maden sularındaki iyonların fizyolojik etkileri ve bazı hastalıklardaki tedavi edici yararları da söz konusudur. Bunlar sistemler özelinde kısaca özetlenirse;

Maden suyu böbrek ve idrar yollarında taş oluşumunu önler. İdrar yolu enfeksiyonlarında özellikle bikarbonat, magnezyum ve kalsiyum içerikleri yüksek maden suları iltihabı geriletici etki gösterir. Ürolojik birçok hastalıkta böbrek fonksiyonlarını destekleme ve geliştirme amacıyla bol su içilmesi, özellikle de maden suyu içilmesi temel önlemlerdendir.

Metabolizma üzerine etkisine bakıldığında maden suları özellikle sülfatlı olanlar, safra kesesi tembelliğinde yararlıdır ve pankreas fonksiyonlarını da desteklerler. Diyabette sodyum bikarbonatlı sular insulinin etkisini güçlendirir ve karbonhidrat metabolizmasını iyileştirir.

Kronik mide mukozası iltihabında veya mide asidi fazlalığında yüksek bikarbonat içeren maden suları oldukça yararlıdır.

Günümüz insanının az su içme alışkanlığı, minerallerden yetersiz beslenme, hareket azlığı ve sedanter yaşam gibi özellikleri, sindirim sistemi rahatsızlıklarının başlıca nedenleridir. Bunların başında da habitüel kabızlık gelir. Bu noktada sülfatlı maden suları tüketmek oldukça yararlıdır.



 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/limonlu-maden-suyu-nun-faydalari.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/limonlu-maden-suyu-nun-faydalari.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/limonlu-maden-suyu-nun-faydalari_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/limonlu-maden-suyu-nun-faydalari.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/limonlu-maden-suyu-nun-faydalari/39547/</link>
			<pubDate>Fri, 26 Feb 2021 13:36:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Pırasa sebzesi uykusuzluğa iyi geliyor.</title>
			<description><![CDATA[Pırasa sebzesi, zambakgiller familyasından gelmektedir. Pırasa, Akdeniz ikliminde yetişen bir besin kaynağıdır.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Her mevsim yetişme özelliğine de sahiptir ancak kış aylarında yetişen önemli bir sebze olarak bilir ve daha çok tüketiriz.

İçerisinde A vitamini  B6 vitamini, folik asit, C vitamini, K vitamini, demir, manganez ,magnezyum ve kalsiyum mineralleri bulundurur.

Düzenli pırasa tüketimi vitamin ve mineral dengesini korumada yardımcıdır. C vitamini yaraların iyileşmesi ve kolajen üretimi için oldukça önemlidir. Piridoksin (B6) fiziksel güce dayalı aktivitelerde ihtiyaç duyulan enerjiyi açığa çıkartır. K vitamini kanın pıhtılaşmasını sağlar ve kemik kayıplarına karşı korur. Demir hemoglobinin üretimi için gereklidir. Manganez metabolik süreçleri kolaylaştıran bir koenzimdir.

Pırasada bol miktarda bulunan kaempferol isimli flavonid kan damarlarınızı serbest radikallerden ve reaktif oksijen türlerinden aktif bir şekilde korurken vücudunuza nitrik asidin verdiği zararları azaltır. Kaempferol aynı zamanda kan damarlarınızı genişletip gevşeterek dinlenmelerine yardımcı olur.Ayrıca Kalp damar sağlığını tehdit eden homosistein oranını da düzenlenlemeye de yardımcıdır.

Pırasa yoğun bir mineral havuzuna sahip olduğu için gece yatmadan önce tüketildiği zaman uyku hissinizi arttırmış olur. Bol mineral içerdiği için beyin uyuşarak uyku haline geçmesine uyku düzensizliklerini ortadan kaldırmaya yardımcıdır. Ayrıca psikolojik rahatsızlıkları olanların sakinleştirilmesi konusunda da yardımcı olur.

İçerisinde yağ barındırmadığı için kilo almayı en aza indir ve diyetlerin vazgeçilmezidir. Ayrıca lifli yapısı sayesinde kabızlığının önüne geçmemize yardımcı olur.

Pırasa, vücutta biriken toksin yani zararlı olan maddelerin tutularak dışarı atılmasını sağlar. Antioksidan özelliği sayesinde bu toksin maddeler hem atılmasını hem de vücutta birikmesini önlemiş olur.

Pırasa , böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/pirasa-sebzesi-uykusuzluga-iyi-geliyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/pirasa-sebzesi-uykusuzluga-iyi-geliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/pirasa-sebzesi-uykusuzluga-iyi-geliyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/pirasa-sebzesi-uykusuzluga-iyi-geliyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/pirasa-sebzesi-uykusuzluga-iyi-geliyor/39546/</link>
			<pubDate>Fri, 26 Feb 2021 13:11:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çiçek ihracatı yüzde 19 yükseldi</title>
			<description><![CDATA[Türkiye'nin 1 Ocak-21 Şubat 2021 döneminde yaptığı çiçek ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artış göstererek 23 milyon 752 bin dolara ulaştı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Florasında 3 bin 500'den fazla endemik bitki türü bulunan Türkiye, kesme çiçek, iç ve dış mekan bitkileri, çiçek soğanları, fide, fidan, çelenk ve yosun grubunda ağırlıklı olarak ihracat yapıyor.

Sera ve yayla üretimiyle ihracat sezonunu 12 aya çıkaran Türkiye, Avrupa ülkeleri başta olmak üzere 83 ülkeye çiçek satışı gerçekleştiriyor.

Geçen yıl yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına rağmen 2019 yılı rakamlarına ulaşarak 107 milyon dolarlık ihracata imza atan sektör, bu yıla da artışla başladı.

Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Yılmaz, 1 Ocak-21 Şubat 2020 döneminde 19 milyon 953 bin dolar değerinde 7 milyon 900 bin dal çiçek ihracatı yapıldığını söyledi.
 

Bu yılın aynı döneminde rakamlarda önemli bir artış gerçekleştiğini belirten Yılmaz, 9 milyon 500 bin dal çiçek ihracatı karşılığında 23 milyon 752 bin dolar gelir sağlandığını dile getirdi.

Yılmaz, yılbaşı ve Sevgililer Günü sevkiyatlarında artan talebin sektörün yüzünü güldürdüğünü ifade ederek şöyle konuştu:

"2020'ye girdiğimizde ilk iki ayda henüz salgın başlamamıştı. Geçen yılın normal rakamlarının üzerinde bir ihracatı bu yıl gerçekleştiriyoruz. Salgına rağmen 2021'e sektör olarak güzel girdik. İhracatta yüzde 19'luk artış gerçekleştirdik, böyle bir ortamda süs bitkilerinin bu başarıyı yakalaması gayet güzel. Çiçek normalde lüks tüketime giren bir ürün, piyasalardaki duruma baktığımızda sektördeki ihracat durağan olması gerekirken hiç durmadı, hızlı şekilde de devam ediyor."

'AVRUPA BİZE YÖNELDİ'

Çiçekte söz sahibi olan ülkelerin salgın sürecinde üretim yapamadığını, üretim yapan ülkelerin ise sınırların kapanması nedeniyle bunları gönderemediğini anlatan Yılmaz, "Buradan doğan açığı ise Türkiye olarak biz kapattık. Özellikle Avrupa bize yöneldi. Çiçek ihtiyacını bizden karşıladı, karşılamaya da devam ediyor. Sektör 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesaisine başladı. Süs bitkileri sektörü, iç pazarda özel günlerde canlılık kazanıyor. Ancak iç pazar da artık çiçeğin önemini anlamaya başladı. İnsanlar birbirlerine daha fazla çiçek hediye etmeye başladı." dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/cicek-ihracati-yuzde-19-yukseldi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/cicek-ihracati-yuzde-19-yukseldi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/cicek-ihracati-yuzde-19-yukseldi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/cicek-ihracati-yuzde-19-yukseldi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/cicek-ihracati-yuzde-19-yukseldi/39531/</link>
			<pubDate>Thu, 25 Feb 2021 12:46:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Üzüm Pekmezi Faydaları </title>
			<description><![CDATA[Üzüm pekmezi faydaları sadece üzüm değil pekmez olarak tüketilen diğer ürünlerde de bu aynı ama Üzüm, kansızlığın en önemli ilacı...]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Üzüm pekmezi faydaları sadece üzüm değil pekmez olarak tüketilen diğer ürünlerde de bu aynı ama Üzüm, kansızlığın en önemli ilacı olan üzüm, pekmez olarak yapıldığında katkısız ve doğal bir tatlı oluyor. Türk mutfağının en popüler lezzetlerinden olan ve tahinle birlikte çok sık kullanılan pekmez, birçok yararıyla gelişme çağındaki çocukların vazgeçilmezi oluyor.

Üzüm Pekmezinin Faydaları Nelerdir?
Üzümden elde edilen pekmez, keçiboynuzu, pancar ve dut pekmezi olarak farklı şekillerde üretiliyor. Kansızlık için günde bir tatlı kaşığını aç karnına tüketip süt ürünleri tüketmediğinizde, en iyi şekilde kansızlığın tedavisi için yararlanabiliyorsunuz.
Vücudun kalsiyum ihtiyacını karşılayan pekmez, içeriğindeki demir ve kalsiyum nedeniyle kemik gelişimini sağlıyor, kansızlığa iyi geliyor.
Soğuk havalarda tüketildiğinde vücudun ısı dengesini sağlayan pekmez, bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
Enerji kaynağı pekmez
Şeker ve diğer katkı maddeleri kullanılmadan Anadolu’da binlerce yıldır geleneksel olarak yapılan pekmez, genelde şeker bakımından zengin meyve sularının kaynatılıp konsantre edilmesiyle üretilen yoğun ve tatlı bir şurup. 
 Yüksek şeker içeriği nedeniyle iyi bir karbonhidrat ve enerji kaynağı olan pekmez; kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum gibi mineralleri de içermektedir. Pekmezin, yapıldığı meyveye göre besin içeriği değişiyor. 
Hemen kana karışıyor 
Karbonhidrattan zengin bir enerji kaynağı olan pekmez, “İçeriğindeki B (B1,B2,B3) vitaminleri ile kalsiyum, potasyum, magnezyum, krom, demir zenginliğiyle de yüksek düzeyde vitamin ve mineral kaynağıdır”

 

 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/uzum-pekmezi-faydalari.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/uzum-pekmezi-faydalari.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/uzum-pekmezi-faydalari_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/uzum-pekmezi-faydalari.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/uzum-pekmezi-faydalari/39526/</link>
			<pubDate>Thu, 25 Feb 2021 00:36:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Faydalı Şifalı Bitkiler</title>
			<description><![CDATA[Şifalı bitkiler ve şifalı bitkilerin yararları toplumca bilinen bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor. Şifalı bitkilerin yararları ve faydaları vardır ancak her duyduğunuz şifalı bitkiye güvenmeyin iyice farklı kaynaklardan araştırın...]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Faydalı Şifalı Bitkiler ya da genel olarak Şifalı bitkiler olarak anılan bu hayatımızdaki önemli bitkiler günümüzde alternatif olarak aranan, çoğu kişinin merakla araştırdığı konulardan birisi olmuştur. Faydalı şifalı bitkiler ve şifalı bitkilerin yararları toplumca bilinen bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor.

Şifalı bitkilerin içerisinde zayıflatan bitkiler, öksürük gideren bitkiler, cilt sorunlarına karşı bitkiler gibi birçok fayda sağlayan bitkiler bulunuyor. Her bitkinin bir şifası, bir faydası olduğuna inanıyoruz. Bu insan için faydalı olacak bitkilerin sınıflarını, ailelerini, ailelerinde hangi türleri olduğu ile ilgileniyoruz ve bu konu hakkında hem akademik bilgiyi hemde halk arasında konuşulan ve anlaşılır şekilde sizlerle paylaşmaya çalışıyoruz.

Faydalı Şifalı Bitkiler: Kıvırcık Nane

Örnek verecek olursak, nefes Kokusu İçin: Nane Çayı – Naneye kendine özgü tadı ve kokuyu veren aromatik yağ, aslında nefes kokusuna neden olan mikropları öldüren güçlü bir antiseptiktir. İhtiyaç duyduğunuz her an, bir bardak nane çayı için

Bitkisel ürünlerde ve bitkisel yağlar da bu şifalı bitkileri görmek mümkündür. Bitki çayları da şifalı bitkiler ile oluşturulmuş şifa kaynaklarıdır. Bazı bitkilerin yağı, bazı bitkilerin ise çayı iyi gelmektedir. Bazıları ise direkt tüketilebilir, bazıları kozmatik sektöründe kullanılır.

Faydalı Şifalı Bitkiler: Kekik

Kepek için Kekik – Kekik suyunu kepeğe çare olarak kullanabilirsiniz. Tepeleme dolu 4 çorba kaşığı kuru kekiği, alüminyum olmayan bir demlik kullanarak 2 bardak suda 10 dakika boyunca kaynatın. Süzgeçten geçirin ve soğutun. Elde ettiğiniz kekik suyunu, yeni şampuanlayıp duruladığınız saçınıza yavaşça dökerken, yumuşak hareketlerle iyice ovalayıp kafa derinize ulaşmasını sağlayın. Saçınızda bir tabaka bırakmayacağı için durulamanıza gerek yok. Ama isterseniz durulayabilirsiniz de.

İbrahim Saraçoğlu, Ahmet Maranki, Nazım Tanrıkulu, Ayhan Ercan, Hande Polat, şifalı bitkiler alanında yazılarıyla tanınmış kişilerdir.

Şifalı bitkilerin yararları ve faydaları vardır ancak her duyduğunuz şifalı bitkiye güvenmeyin iyice farklı kaynaklardan araştırın ve özellikle bu konuda dikkat (!) doktorunuza danışmadan kullanmayın.

Unutmayın ki tanı ve tedavi konusunda tek yetkili kişi doktorlardır. Şifalı bitkiler sadece destekleyici uygulamalardır, doktorunuza danışmadan kullanmamanız gerekir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/faydali-sifali-bitkiler.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/faydali-sifali-bitkiler.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/faydali-sifali-bitkiler_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/faydali-sifali-bitkiler.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/faydali-sifali-bitkiler/39525/</link>
			<pubDate>Thu, 25 Feb 2021 00:30:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Milli ilacın temelini şifalı bitkiler oluşturacak</title>
			<description><![CDATA[Anadolu'da yetişen şifalı bitkilerden faydalanılarak üretilecek "milli ilaç" konusunda, ülke genelinde Sağlık Bakanlığı ve üniversitelerce oluşturulan uygulama merkezlerinde çalışmalar sürüyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[milli ilaç üretimi" konusunda, ülke genelinde Sağlık Bakanlığı ve üniversitelerce oluşturulan uygulama merkezlerinde çalışmalar sürüyor.

Milli ilaç üretimi hedefiyle tedavi amaçlı yararlanılacak bitkilerin belirlenmesi ve bunların bilimsel olarak incelenmesi çalışmaları devam ediyor. Bu kapsamda sağlık alanında bazı ilaçlar tüketime sunuldu. Günümüzde öne çıkan ve tedaviye ihtiyaç duyulan hastalıklarda kullanılacak olanlara yönelik bitkisel ilaçlar konusunda ise çalışmalar sürüyor.
Akdeniz Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Derneği (ATABDER) Başkanı Profesör Doktor Nazım Şekeroğlu, milli ilaç çalışmalarının temelini şifalı bitkilerin oluşturacağını belirtti.



Anadolu'nun endemik bitki çeşitliliği ve etnobotanik bilgi dağarcığı açısından zengin potansiyele sahip olduğuna işaret eden Şekeroğlu, Türkiye'nin yakın gelecekte tıbbi ve aromatik bitkiler, şifalı bitkiler ve bitkisel ilaçlar konusunda dünyada söz sahibi olacağına inandığını dile getirdi.

"DÜNYADA 100 MİLYAR DOLARI AŞAN PAZAR PAYI VAR"
Şifalı bitkilerin kullanılmasıyla ortaya çıkacak doğal ilaçların gelecek yüzyılın konusu olacağını ifade eden Şekeroğlu, yürütülen çalışmaların sağlıklı şekilde ilerlemesi halinde 2023 yılında Türkiye'nin, tıbbi ve aromatik bitkilerle elde edilen ürünlerden 20 milyar dolar civarında gelir elde edebileceğinin öngörüldüğünü aktardı. Şekeroğlu, şöyle devam etti:



"Şifalı bitkilerin önümüzdeki yüzyılın konusu olacağını düşünüyoruz. Sadece ilaç değil, kozmetik alanında ve günlük yaşantımızın her alanında tıbbi aromatik bitkiler ön plana çıkacak. Bakanlık, 2023 yılı için 5 milyar dolar hedef koyuyor ama biz doğru adımlar atarsak 20 milyar dolarla bitkisel ilaç pazarında yer almamız mümkün görülüyor. Dünyada 100 milyar doları aşan bir pazar payı var. Kimyasal ilaç üreten firmalar da artık bitkisel ilaç üretmeye başlıyor. Türkiye'de bugün yaklaşık 1 milyar dolar pazar payı var."

Sık rastlanan hastalıklarda, modern tıp tedavisindeki unsurlara destek olarak üretilen ilaçların yanında anti-kanser ilacı konusunda bitkisel araştırmaların sürdüğünü söyleyen Şekeroğlu, Türkiye'nin doğal ve bitkisel milli ilaçları farklı ülkelere ihraç eden konuma geleceğini anlattı.



Dünya Sağlık Örgütünün, geleneksel ve tamamlayıcı uygulamalar konusunda Türkiye'deki uygulamaları diğer ülkelere örnek gösterdiğini dile getiren Şekeroğlu, şunları söyledi:

"1950'li yıllarda Almanya, ABD ve Japonya, tıbbi bitkiler ve bunlardan ilaç yapımı konusunda çok ciddi adımlar attı ve bugün dünyada lider konumundalar. Türkiye, tıbbi bitkiler bakımından bir cennet. 12 binin üzerinden tıbbi bitkimiz var ve birçoğu endemik bitki. Ayrıca, Anadolu halk tıbbı dediğimiz yıllarca farklı kültürlerden derlenerek ortaya çıkan etnobotanik bilgi açısından çok zenginiz. Akademik çalışmalar yapan bizler Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda, tıbbi ve aromatik bitkiler, şifalı bitkiler ve bitkisel ilaçlar konusunda dünyada söz sahibi olacağını düşünüyoruz. İlaçların birçoğu yurt dışından geliyor ülkemize. Cumhurbaşkanımızın milli ilaç önerisinin ardından, tıbbi ve aromatik bitkiler konusunda çalışan öğretim üyelerimiz çalışmalarına daha da yoğunlaştı. Bu çalışmalar sadece tezlerde, kitaplarda kalmayacak, Sağlık Bakanlığının da desteğiyle çok yakın zamanda yerli ilaçlarımızı, kendi doğal ve bitkisel kaynaklarımızdan üreteceğiz. Hem kendimiz kullanacağız hem de yurt dışına ihraç edeceğiz. Şu anda tıbbi ve aromatik bitkiler konusunda usul, yönetmelik ve çalışmalar konusundaki ilk raporlar Türkiye'de yapılıyor. Geleneksel ve tamamlayıcı uygulamalar konusunda Dünya Sağlık Örgütü Türkiye'nin uygulamalarını diğer ülkelere örnek gösteriyor."



"TÜRKİYE BİTKİSEL İLAÇ KONUSUNDA DÜNYA LİDERİ OLACAK"
Portekiz'de doğal ürünler kimyası üzerine araştırmalar yapan, Porto Üniversitesi Biyomedikal Enstitüsü öğretim görevlisi Prof. Dr. Anake Kijjoa da sentetik ilaçlara olan ilginin dünya genelinde düşüşe geçtiğini, bitkisel ilaçlara olan ilginin artmasıyla Türkiye'nin yakın gelecekte bu alanda dünyanın lider ülkesi olacağını düşündüğünü kaydetti. Kijjoa, "Türkiye'de farklı iklim koşullarına adapte olmuş değişik toprak tiplerinde yetişen birçok bitki türü var. Türkiye, bu anlamda, Avrupa’dan daha çok bitki türüne sahip ve çok zengin. Dünyada artık sentetik ilaçlara olan ilgi azalıyor, bitkisel ilaçlara olan ilgi artıyor. Türkiye'nin bu konuda lider ülke olacağını düşünüyorum çünkü bitki zenginliği ve etnobotanik bilgi birikimi var" değerlendirmesini yaptı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/milli-ilacin-temelini-sifali-bitkiler-olusturacak.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/milli-ilacin-temelini-sifali-bitkiler-olusturacak.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/milli-ilacin-temelini-sifali-bitkiler-olusturacak_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2021/02/milli-ilacin-temelini-sifali-bitkiler-olusturacak.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/milli-ilacin-temelini-sifali-bitkiler-olusturacak/39524/</link>
			<pubDate>Thu, 25 Feb 2021 00:10:40 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>