<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>BİLİM - TEKNOLOJİ</title>
         <link>https://www.alanyatimehaber.com/bilim-teknoloji/</link>
         <description></description><item>
			<title>Apple, yeni Siri yapay zekasını tanıttı</title>
			<description><![CDATA[Apple, kullanıcılar için daha iyi bir yapay zeka deneyimi sunacağını vadettiği dijital asistanının önemli bir yenilenmesi olan Siri AI sistemini duyurdu.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[IPhone üreticisi, çocukların Apple ürünlerini kullanırken daha güvenli kalmasına yardımcı olacağını belirttiği güven ve güvenlik özelliklerinde bir dizi değişiklik yapacağını da açıkladı.

Duyurular, şirketin yıllık Dünya Geliştiriciler Konferansı'nda (WWDC) yapıldı. Bu konferans, Tim Cook'un 15 yıl boyunca yürüttüğü üst yöneticilik (CEO) görevinden eylül ayında ayrılmadan önceki son WWDC olma özelliğini taşıyor.

Cook'un yerini, WWDC'de önemli bir varlık gösteren ancak ana açılış konuşmasında söz almayan John Ternus alacak.

Siri'nin yapay zeka yenilenmesi
Apple'ın Siri AI sistemini tanıtması, şirketin diğer teknoloji devlerinin gerisinde kaldığı yönündeki eleştirilerin ardından geldi.

Siri'nin yeni versiyonu diğer Apple ürünleri ve uygulamalarında çalışacak ve OpenAI ile Anthropic firmalarının yapay zeka asistanları için sunduklarına benzer yeni bir uygulamaya sahip olacak.

Şirket, Siri AI sisteminin kullanıcının uygulamayla geçmiş etkileşimlerinden, görsellerin anlaşılmasından ve geniş dünya bilgisinden yararlanacağını, mevcut sürümünden daha yetenekli ve sohbet odaklı bir asistan olarak hizmet vereceğini vadetti.

Yazılım Mühendisliğinden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Craig Federighi, hizmet etmesi gereken insanları dikkate almadan sadece yapay zeka yapmış olmak için yapılan yapay zeka yaklaşımlarına yönelik alışılmadık bir kamuoyu eleştirisinde bulundu.

Federighi, gerçekten yararlı bir yapay zekanın kullanıcıya ve kullanıcının ihtiyaçlarına odaklanması gerektiğine inandıklarını belirterek, Apple'ın yeni Siri AI deneyiminin her adımda gizlilik göz önünde bulundurularak tasarlandığını ifade etti.

Apple Intelligence halihazırda yazma araçları ve görsel düzenleme sunuyor ancak şirket yeni ve geliştirilmiş Siri'yi kullanıma sunma konusunda yavaş davranıyor.

Sektör analiz firması FDM CCS Insight'ın baş analisti Ben Wood, Apple'ın yapay zekadaki eksikliklerini gidermek zorunda olduğunu ve WWDC'nin bazı yanıtlar sağladığını belirtti. Wood, şirketin gizlilik odaklı ve entegrasyon öncelikli yaklaşımının, rakipleriyle sadece eşitlik sağlamakla kalmayıp, anlamlı bir şekilde daha iyi bir günlük deneyime dönüşebileceğini kanıtlaması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Wood, başarılı olunup olunmadığının, yeni yetenekler ellerine geçtiğinde kullanıcıların vereceği tepkiyle ortaya çıkacağını aktardı.

Siri AI sisteminin beta sürümü, bu yılın sonlarında desteklenen ve dili İngilizce olarak ayarlanan cihazlarda kullanılabilecek ancak bu hizmet Avrupa Birliği'nde (AB) geçerli olmayacak.

Apple tarafından yapılan açıklamada, geçtiğimiz birkaç ay boyunca AB düzenleyicilerinin, diğer sanal asistanları güvenli bir şekilde desteklerken Siri AI sistemini AB'ye getirmek için sunulan çözümlerin hiçbirini kabul etmediği bildirildi.
Şirket, Google'ın Gemini modellerine ve bulut teknolojisine dayanacak Apple Temel Modellerini kullanıma sunmak için Google ile ortaklık kurmuştu.

Güven ve güvenlik
Apple, iOS 27 lansmanının bir parçası olarak güven ve güvenlik girişimlerindeki değişiklikleri de özetledi.
Şirket, ebeveynlerin çocuklarının kimlerle konuşabileceğini kontrol etmelerini sağlayan ve bilinmeyen bir kişiyle konuşmadan önce ebeveyn onayı gerektiren "sor" özelliğini genişletecek.
Apple ayrıca, sistem tarafından cinsel veya şiddet içerikli olabileceği gerekçesiyle işaretlenen ve bilinen bir çocuğun cihazına gönderilen her türlü görseli otomatik olarak sansürleyeceğini açıkladı.
Federighi, Apple'ın çocukların neleri görebileceğini, kimlerle konuşabileceğini ve ne zaman erişime sahip olacaklarını yönetmek için güçlü ve kullanımı kolay araçlar sağladığını belirtti.
Şirket, çocukları korumak için yeterince çaba göstermediği gerekçesiyle bazı çocuk güvenliği savunucularının tepkisini çekiyor.
Protestocu küçük bir grup, Apple'ın App Store'daki çocuk güvenliği yaklaşımını eleştirmek amacıyla açılış konuşması öncesinde sabahın erken saatlerinde toplandı.
Bir savunma grubu olan HEAT Girişimi'nden Sarah Gardner, Apple'ın App Store'dan tüm çıplaklaştırma teknolojilerini kaldırmasını talep ederek kendisini Apple ziyaretçi merkezinin önündeki bir ağaca zincirledi.
Gardner, şirketin cinsel içerikli yapay zeka deepfake uygulamalarından en az 177 milyon dolar kazandığını öne sürerek, Apple'ın çocukların cinsel istismarına yönelik materyalleri iCloud'dan kaldırmasını da istedi.
Apple ise çıplaklaştırma uygulamalarının kurallarına aykırı olduğunu, bu tür birçok uygulamayı proaktif olarak reddettiklerini ve kaldırdıklarını savunuyor.
Sir Keir Starmer yaptığı konuşmada, Apple ve Google da dahil olmak üzere teknoloji şirketlerinden 18 yaşın altındaki herkes için akıllı telefonlarda ve diğer cihazlarda çıplak görüntülere erişimi engellemelerini talep ettiğini ifade etti.

Tim Cook'un Apple başkanı olarak son açılış konuşması
Tim Cook'un, Apple'ın kurucu ortağı Steve Jobs'un ölümünden kısa bir süre önce sağlık nedenleriyle görevinden ayrılmasının ardından üstlendiği CEO rolüyle WWDC'ye son kez katılması da dikkat çekti.

Cook bu görevi 15 yıldır yürütüyor.
Apple Park'taki salonda bulunan binlerce Apple çalışanı ve geliştirici, Cook'u ayakta alkışladı.
Cook, daha önce hiç bu kadar çok iPhone'u bir arada görmediği şakasını yaptı.
Veda ederken duygulandığı görülen Cook, geliştiricilere hitaben hikayelerini duymayı ve dünya çapında pek çok insanın hayatını nasıl zenginleştirdiklerini öğrenmeyi çok sevdiğini dile getirdi ve Apple personeline teşekkür etti.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/06/apple-yeni-siri-yapay-zekasini-tanitti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/06/apple-yeni-siri-yapay-zekasini-tanitti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/06/apple-yeni-siri-yapay-zekasini-tanitti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/06/apple-yeni-siri-yapay-zekasini-tanitti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/apple-yeni-siri-yapay-zekasini-tanitti/62452/</link>
			<pubDate>Tue, 09 Jun 2026 16:17:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>NASA’dan Ay üssü için yeni adım: Kalıcı yaşam planı açıklandı</title>
			<description><![CDATA[NASA, Ay’da kalıcı üs kurma hedefi kapsamında kullanılacak robotik araçlar, insansız iniş sistemleri ve keşif dronlarına ilişkin yeni planlarını açıkladı. ABD’nin hedefi, 2032’ye kadar Ay’ın güney kutbunda yarı kalıcı yaşam alanı oluşturmak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[NASA, Ay’da kalıcı insan varlığı oluşturma planı kapsamında geliştirilecek yeni araç ve sistemlerin detaylarını paylaştı. Açıklanan projede robotik iniş araçları, zıplayarak hareket eden keşif dronları ve astronot taşıyabilecek yüzey araçları yer aldı.
ABD yönetimi, Donald Trump görevden ayrılmadan önce Amerikalıları yeniden Ay’a göndermeyi hedefliyor.
NASA, mart ayında Ay’ın güney kutbunda nükleer ve güneş enerjisiyle çalışacak kalıcı bir üs kurulması için yaklaşık 20 milyar dolarlık program başlatıldığını duyurmuştu. Kurumun yöneticisi Jared Isaacman, yeni projelerin ABD’nin “Ay’ı bir daha asla bırakmayacağını” gösterdiğini söyledi.



Plan kapsamında ilk aşamada Ay yüzeyini haritalandıracak robotik iniş araçları ve keşif dronları kullanılacak. Daha sonra astronotların Ay yüzeyinde uzun mesafe seyahat edebilmesini sağlayacak araçlar devreye alınacak.
NASA, Blue Origin tarafından geliştirilen “Endurance” adlı iniş aracının hassas iniş yapabilmesi ve otonom şekilde hareket edebilmesini hedeflendiğini açıkladı. Astrobotic’in “Griffin-1” aracı ise Ay’ın güney kutbundaki Nobile Krateri’ne gönderilecek.
NASA, 2029’a kadar yaklaşık 25 fırlatma gerçekleştirmeyi ve Ay yüzeyine toplam 4 ton yük ulaştırmayı planlıyor. Son aşamada ise 2032 itibarıyla astronotların “yarı kalıcı” yaşam alanlarında Ay’da yaşayabilmesi hedefleniyor.



Ancak uzmanlar, takvimin oldukça iddialı olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle SpaceX tarafından geliştirilen “Starship Human Landing System” projesinde yaşanan gecikmelerin insanlı Ay görevlerini zorlaştırabileceği belirtiliyor.
Çin, 2030 yılına kadar Ay’a insan indirme planını sürdürürken, bu hafta Shenzhou-23 uzay aracını fırlatarak taykonotları Tiangong Uzay İstasyonu'na gönderdi.


 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/nasa-dan-ay-ussu-icin-yeni-adim-kalici-yasam-plani-aciklandi.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/nasa-dan-ay-ussu-icin-yeni-adim-kalici-yasam-plani-aciklandi.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/nasa-dan-ay-ussu-icin-yeni-adim-kalici-yasam-plani-aciklandi_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/nasa-dan-ay-ussu-icin-yeni-adim-kalici-yasam-plani-aciklandi.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/nasa-dan-ay-ussu-icin-yeni-adim-kalici-yasam-plani-aciklandi/62376/</link>
			<pubDate>Thu, 28 May 2026 13:26:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Dijital kıyamet için tarih verildi: Kuantum bilgisayarlar şifreleri kolay ve hızlı kıracak</title>
			<description><![CDATA[Bilim insanları, kuantum bilgisayarların günümüzde internet iletişiminin büyük bölümünü güvenli tutan şifreleme anahtarlarını hızlı ve kolay şekilde kırabilecek kapasiteye ulaşacağını ve bunun bir "dijital kıyamet" olacağını konusunda uyardı. Tarih olarak da 2029 verildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Uzmanların “dijital kıyamet” olarak tanımladığı senaryo, kuantum bilgisayarların bugün kullandığımız şifreleme sistemlerini kırabilecek seviyeye ulaşmasıyla başlayabilir. Eğer bu gerçekleşirse, modern dünyanın dijital altyapısının büyük bölümü savunmasız kalabilir.
Bankacılık sistemleri, devlet kayıtları, e-postalar, mesajlaşma uygulamaları, kripto para cüzdanları, hastane verileri ve hatta askerî iletişim ağları risk altına girebilir.
Uzmanlar, 2029 yılını işaret ederek bunun da siber güvenlik konusunda daha önce öngörülenden çok daha kısa bir hazırlık süresi anlamına geldiğini vurguluyor.

Güvenlik altyapısı
Bugün internet güvenliğinin büyük bölümü matematiksel olarak çözülmesi çok zor problemlere dayanıyor. Mevcut bilgisayarlar için bu şifreleri kırmak binlerce yıl sürebiliyor.
Ancak kuantum bilgisayarlar klasik bilgisayarlardan tamamen farklı çalışıyor.
Aynı anda çok büyük miktarda işlemi yapabilen bu sistemler, bugün neredeyse imkânsız kabul edilen şifreleri çok kısa sürede çözme potansiyeline sahip.

İşte bu nedenle teknoloji dünyasında sessiz ama dev bir yarış başladı.
Dev teknoloji şirketleri kuantum teknolojileri için milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Çünkü bu teknolojiye ilk ulaşan taraf yalnızca ekonomik değil, stratejik üstünlük de sağlayabilir.



Risk yalnızca bireysel kullanıcılarla sınırlı değil
2023 yılında yayımlanan bir raporda, ABD Merkez Bankası’nın ödeme sistemlerine yönelik olası bir kuantum saldırısının küresel finans krizini tetikleyebileceği uyarısı yapıldı.

Kripto para dünyası da büyük risk altında.
Kripto para sistemlerinin güvenliği, bugün kullanılan şifreleme yöntemlerine dayanıyor. Eğer bu yapı kırılırsa, dijital cüzdanların güvenliği ciddi şekilde sarsılabilir.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/dijital-kiyamet-icin-tarih-verildi-kuantum-bilgisayarlar-sifreleri-kolay-ve-hizli-kiracak.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/dijital-kiyamet-icin-tarih-verildi-kuantum-bilgisayarlar-sifreleri-kolay-ve-hizli-kiracak.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/dijital-kiyamet-icin-tarih-verildi-kuantum-bilgisayarlar-sifreleri-kolay-ve-hizli-kiracak_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/dijital-kiyamet-icin-tarih-verildi-kuantum-bilgisayarlar-sifreleri-kolay-ve-hizli-kiracak.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/dijital-kiyamet-icin-tarih-verildi-kuantum-bilgisayarlar-sifreleri-kolay-ve-hizli-kiracak/62298/</link>
			<pubDate>Mon, 18 May 2026 14:16:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>SAHA 2026'da üçüncü gün heyecanı</title>
			<description><![CDATA[Milli teknolojinin gövde gösterisi SAHA 2026'da üçüncü gün heyecanı yaşanıyor. 120 ülkeden binlerce profesyonelin takip ettiği dev fuarda, 203 yeni ürün ilk kez görücüye çıkıyor. Türkiye'nin gururu Baykar, ASELSAN ve ROKETSAN gibi devlerin en ileri sistemleri, 9 Mayıs'ta halkın ziyaretine de açılacak olan bu dev sahnede buluştu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye`nin ve Avrupa`nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi`nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı başladı.

Etkinlik, ziyaretçilerini İstanbul Fuar Merkezi`nde ağırlıyor. Kapalı ve açık toplam 400 bin metrekarelik alanda düzenlenen SAHA 2026, 20 bin metrekarelik bölümünü açık sergi alanı olarak ayırarak bugüne kadarki en büyük organizasyonlarından birine imza atıyor.
120`nin üzerinde ülkeden katılımın olduğu fuara, 263`ü uluslararası olmak üzere 1700`ün üzerinde firma, 30 binin üzerinde sektör profesyoneli katılıyor.
SAHA 2026`da 203 yeni ürün tanıtımı ve toplam 164 imza töreni gerçekleştirilecek. SAHA 2024`te ulaşılan 6,2 milyar dolarlık ihracat sözleşmesi büyüklüğünün, SAHA 2026`da en az 8 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor.
Avrupa, ABD ve Kanada`dan katılım öne çıkarken dünyanın 4 kıtasından çok sayıda firma, firma temsilcisi, resmi heyet, ticari heyet ve ziyaretçi SAHA 2026`da bir araya geliyor.
Çok sayıda yüksek teknoloji ve oyun değiştirici yeni ürün, ilk kez küresel ekosistem ile SAHA 2026`da buluşacak. Fuar kapsamında yerli ve milli insansız deniz araçları da Ataköy Marina`da sergileniyor.

Yeni milli teknolojiler görücüye çıktı
SAHA 2026`da çok sayıda teknoloji ilk kez sergilenecek. Bu kapsamda Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen, 1000 kilometreyi aşan menzili ve yapay zeka destekli otonom yetenekleriyle dikkati çeken MIZRAK akıllı dolanan mühimmat, fuarda görücüye çıktı.
Baykar`ın geliştirdiği K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek dolanan mühimmat da ilk kez SAHA 2026’da sergilendi.
ASELSAN, 5 yeni ürün ve 6 ürünün yeni versiyonlarıyla geleceğin milli teknolojilerini SAHA 2026`da küresel savunma ekosistemiyle bir araya getirdi.
ROKETSAN ve FNSS işbirliğiyle ortaya çıkan ve kamuoyunda "lazer silahı" olarak bilinen ALKA-KAPLAN HİBRİT Yönlendirilmiş Enerji Silah Sistemi Platformu, ilave kabiliyetlerle SAHA 2026`da boy gösteriyor.
Fuarda ROKETSAN`ın en yeni ve ileri teknoloji ürünlerinin de tanıtımı yapılıyor. STM ise modern harp sahasının ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği hava ve deniz sistemlerini ilk kez SAHA 2026`da sergiliyor.
Fuarda 140`ın üzerinde resmi heyet, 800`ü aşkın resmi heyet üyesi, 200`ün üzerinde ticari alım heyeti temsilcisi yer alıyor.
Sektör profesyonellerine kapısını aralayan fuar 9 Mayıs`ta halk günü kapsamında vatandaşların ziyaretine açık olacak.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/saha-2026-da-ucuncu-gun-heyecani.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/saha-2026-da-ucuncu-gun-heyecani.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/saha-2026-da-ucuncu-gun-heyecani_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/05/saha-2026-da-ucuncu-gun-heyecani.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/saha-2026-da-ucuncu-gun-heyecani/62235/</link>
			<pubDate>Thu, 07 May 2026 16:53:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu şimdi de işe başladı</title>
			<description><![CDATA[Türkiye’de nüfusa kaydedilen ilk robot olarak tarihe geçen CANİKMAN, Samsun’un Canik ilçesinde göreve başlayarak öğrencileri karşılamaya, derslere katılmaya ve kampüsü tanıtmaya başladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CANİKFEST kapsamında Samsun’a getirilen insansı robot CANİKMAN, Canik İlçe Nüfus Müdürlüğü’nde fahri kimlik belgesi verilerek "Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu" olmuştu. ’Canik" adıyla kayıtlara geçen robot, şimdi Canik Belediyesi bünyesinde sahaya indi. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde görev yapan CANİKMAN, kampüse gelen öğrencileri "hoş geldiniz" diyerek karşılıyor, derslere katılarak çeşitli konularda bilgi veriyor ve yeni gelenlere kampüsü tanıtıyor. Öğrencilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan CANİKMAN, kısa sürede kampüsün en dikkat çeken unsurlarından biri hâline geldi.
"Şimdi mesaisi başlıyor"
CANİKMAN’ın artık sahada aktif rol üstleneceğini belirten Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, dört yıldır çocuklara yönelik teknolojik eğitimler verdiklerini söyledi. Geçen yıl düzenlenen CANİKFEST’te verilen robot sözünü tuttuklarını ifade eden Sandıkçı, çocukları teknolojiyle buluşturmaya devam edeceklerini vurguladı. Çocukların eğitimine insansız araçları dâhil ettiklerini kaydeden Sandıkçı, "Burada dört yıldır çocuklara teknolojik eğitimler vermekteyiz. Geçen yıl yaptığımız CANİKFEST’te çocuklara ve gençlere robot sözü vermiştik. O sözümüzü tuttuk. Bugün CANİKMAN aramızda ve çocuklarla birliktedir. Çocuklarımızın eğitimine insansız araçlar dâhil olmuş oldu. Çocuklarımız bu tür insansız araçları üretene kadar, bu robotları onlarla buluşturmaya devam edeceğiz. Nüfusa kaydı yapıldı. Bir süre ülkeyi dolaştı. Şimdi yerleşik olarak Samsun Canik’te olacak. Bundan sonra kırsallar dâhil olmak üzere, oradaki öğrenciler de dâhil edilerek bu insansız araçlarımızı oraya götüreceğiz. Bu alanda eğitimde eşitliği sağlamış olacağız. Robot aynı zamanda bir çekim merkezi de oluşturdu. Yeni bir şeyi görmenin heyecanıyla, sohbet ettiğim anne ve babalardan şunu duyuyorum: ’Sabaha kadar hiç uyumadı, robotu kampüste görecek diye.’ Amaç buydu. Çocuk CANİKMAN ile konuştu, ona dokundu ve bundan sonrası için hayal kuracak. Canik’te öğrenci olup yapay zekâ, robotik kodlama, yazılım ve robotlar konusunda görmemiş ya da dokunmamış hiçbir öğrencimiz kalmayacak. Şimdi mesaisi başlıyor. Bundan sonra yaz kış demeden okulları dolaşacak. Ülkemizin savunma sanayi noktasında geldiği yer ortadadır. Şimdi biz, mühendisler ordusu yetiştirmenin derdindeyiz. Cumhurbaşkanımızın milli teknoloji hamlesinin meyvelerini almaya başladık. Tüm gençlerimizin bu anlamda yazılımcı, kod yazan ve insansız araç geliştiren bireyler hâline gelmesini istiyoruz. Bu kampüsler bunun için var" dedi.



"İlk defa böyle bir robot görüyoruz"
Öğrenci Elif Sahra, "Robot bizler için güzel bir deneyim oluyor. Bizi karşıladı, elimizi sıktı, sorular sorduk. İlk defa ben böyle bir robot gördüm" diye konuştu.
Öğrenci Fatih Yeni ise "Daha önce robotlar üzerine araştırmalar yapıyordum. Burada ilk defa canlı canlı robot gördüm. Gerçek insan gibidir" şeklinde konuştu.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/turkiye-nin-nufusa-kaydedilen-ilk-robotu-simdi-de-ise-basladi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/turkiye-nin-nufusa-kaydedilen-ilk-robotu-simdi-de-ise-basladi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/turkiye-nin-nufusa-kaydedilen-ilk-robotu-simdi-de-ise-basladi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/turkiye-nin-nufusa-kaydedilen-ilk-robotu-simdi-de-ise-basladi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/turkiye-nin-nufusa-kaydedilen-ilk-robotu-simdi-de-ise-basladi/62114/</link>
			<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 13:18:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Artemis II Ay turunu tamamladı: Astronotlar Dünya’ya dönüyor</title>
			<description><![CDATA[NASA’nın Artemis II görevi, Ay’ın etrafında tarihi bir uçuş gerçekleşti. 50 yılı aşkın sürenin ardından ilk insanlı Ay görevi olan misyonun mürettebatı şimdi Dünya’ya dönüyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[NASA’nın Artemis II görevi kapsamında Ay’ın etrafında uçuş gerçekleştiren astronotlar, tarihi görevin en kritik aşamalarından birini tamamlayarak Dünya’ya dönüş yoluna geçti.
İnsanlığın 50 yılı aşkın sürenin ardından Ay’a gönderdiği ilk insanlı görev olan Artemis II, Orion uzay aracıyla gerçekleştirildi. Mürettebat, Ay’ın arka yüzünü dolaşarak daha önce insanlı görevlerde sınırlı şekilde gözlemlenebilen bölgeleri inceleme fırsatı buldu.
Görev sırasında ekip, 1970 yılında Apollo 13 tarafından kırılan Dünya’dan uzaklık rekorunu da geride bıraktı. Uzay aracı, Dünya’dan yaklaşık 252 bin 756 mil uzaklığa ulaşarak yeni bir eşiğe imza attı.
Ay’a en yakın geçiş sırasında Orion, yüzeye yaklaşık 4 bin kilometre mesafeye kadar yaklaştı. Bu süreçte astronotlar, Ay yüzeyine ilişkin gözlemler yaparak bilim insanlarına gerçek zamanlı veri aktardı.
Görev boyunca dikkat çeken anlardan biri de “Dünya doğuşu” görüntüsü oldu. Mürettebat, Ay’ın arkasından çıkarken Dünya’nın ufukta yükselişini izledi. Ayrıca Ay’ın Güneş’i kısmen kapattığı bir güneş tutulması da uzaydan gözlemlendi.

Ay gözlemleri bilimsel veri sağlayacak
Artemis II kapsamında astronotlar, Ay yüzeyindeki yaklaşık 35 farklı jeolojik noktayı inceleyerek fotoğrafladı. Özellikle yüzeydeki renk farklılıklarının mineral yapıya dair önemli ipuçları sunduğu belirtiliyor.
Bilim insanlarına göre insan gözünün bu tür detayları algılama yeteneği, uydu verilerinin ötesinde yeni bilgiler sağlayabilir. Elde edilen verilerin, gelecekte planlanan Ay iniş görevlerine rehberlik etmesi bekleniyor.

2028 hedefi için kritik adım
Görev, gelecekte Ay’ın güney kutbuna yapılması planlanan insanlı inişler için önemli bir hazırlık niteliği taşıyor. NASA’nın hedeflerine göre bu bölgeye ilk insanlı iniş 2028 gibi erken bir tarihte gerçekleştirilebilir.

Uzayda test edilen sistemler
Artemis II yalnızca bir keşif görevi değil, aynı zamanda Orion kapsülünün test edildiği bir uçuş olarak öne çıkıyor. Astronotlar görev sırasında manuel kontrol denemeleri, yaşam destek sistemleri ve acil durum prosedürlerini test etti.
Ayrıca derin uzay görevleri için geliştirilen yeni tuvalet sistemi de ilk kez denendi. Zaman zaman teknik aksaklıklar yaşansa da sistemin çalışır durumda olduğu bildirildi.

Pasifik Okyanusu’na iniş planlanıyor
Ay’ın çekim etkisinden çıkmasının ardından Orion kapsülünün yolculuğunu sürdürerek Cuma günü ABD’nin San Diego açıklarında Pasifik Okyanusu’na iniş yapması planlanıyor.


 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/artemis-ii-ay-turunu-tamamladi-astronotlar-dunya-ya-donuyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/artemis-ii-ay-turunu-tamamladi-astronotlar-dunya-ya-donuyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/artemis-ii-ay-turunu-tamamladi-astronotlar-dunya-ya-donuyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/04/artemis-ii-ay-turunu-tamamladi-astronotlar-dunya-ya-donuyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/artemis-ii-ay-turunu-tamamladi-astronotlar-dunya-ya-donuyor/61979/</link>
			<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 13:29:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bağırsakta bakterileri yakalayıp yok eden savunma proteini bulundu</title>
			<description><![CDATA[Yeni bir araştırmada bağırsakta bakterileri yakalayıp yok edebilen 'intelectin-2' adlı bir protein keşfedildi. Bilim insanlarına göre bu protein bağırsak savunmasını güçlendirebilir ve antibiyotik direncine karşı yeni tedavilere yol açabilir.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ABD’de MIT araştırmacıları tarafından yapılan yeni bir çalışma, bağırsakların mikroplara karşı savunmasında önemli rol oynayan bir proteini ortaya çıkardı.
Bilim insanlarının yaptığı araştırmada 'intelectin-2' adlı proteinin bakterileri yakalayarak büyümelerini yavaşlattığı ve zamanla parçalanmalarına yol açabildiği belirlendi.
Araştırmacılara göre bu protein aynı zamanda bağırsak yüzeyini koruyan mukus tabakasını güçlendirerek mikroplara karşı ikinci bir savunma hattı oluşturuyor.
Çalışmanın sonuçlarının Nature Communications dergisinde yayımlandığı aktarıldı.

Bağırsak bariyerini güçlendiren protein
Araştırmada intelectin-2 proteininin, bağırsak mukusunun temel bileşenleri olan bazı şeker moleküllerine bağlanarak mukus tabakasını daha sağlam hale getirdiği belirlendi.
Bu bağlanma sayesinde mukus yapısı daha güçlü hale geliyor ve bağırsak yüzeyi bakterilerin doğrudan temasına karşı daha iyi korunuyor.
Araştırmanın kıdemli yazarı Laura Kiessling, proteinin iki farklı savunma mekanizmasıyla çalıştığını belirterek şöyle dedi: “Intelectin-2 hem mukus bariyerini güçlendiriyor hem de bariyer aşılırsa bakterileri doğrudan etkisiz hale getirebiliyor.”

Bakterileri yakalayıp büyümelerini durduruyor
Araştırmacılar ayrıca proteinin bazı bakterilerin yüzeyindeki şeker moleküllerine bağlanarak mikropları adeta tuzağa düşürdüğünü tespit etti.
Bu durumda bakterilerin çoğalmasının yavaşladığı ve zamanla parçalanarak öldüğü gözlemlendi.
Bilim insanlarına göre bu mekanizma bağırsak enfeksiyonlarına yol açabilen bazı patojen bakterilere karşı da etkili olabilir.

Yeni tedaviler için umut olabilir
Araştırmacılar, intelectin-2 proteininin gelecekte yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesinde kullanılabileceğini belirtiyor.
Protein özellikle inflamatuar bağırsak hastalığı gibi durumlarda bağırsak bariyerini güçlendirmek için değerlendirilebilir.
Bilim insanlarına göre bu mekanizma ayrıca antibiyotiklere dirençli bakterilerle mücadelede yeni bir yaklaşım sunabilir.
Araştırmacılar, insan vücudunun doğal savunma sistemini kullanan bu tür yöntemlerin gelecekte enfeksiyon tedavilerinde önemli rol oynayabileceğini ifade etti.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/03/bagirsakta-bakterileri-yakalayip-yok-eden-savunma-proteini-bulundu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/03/bagirsakta-bakterileri-yakalayip-yok-eden-savunma-proteini-bulundu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/03/bagirsakta-bakterileri-yakalayip-yok-eden-savunma-proteini-bulundu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/03/bagirsakta-bakterileri-yakalayip-yok-eden-savunma-proteini-bulundu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/bagirsakta-bakterileri-yakalayip-yok-eden-savunma-proteini-bulundu/61805/</link>
			<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 15:23:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Nefesten şeker ölçümü sağlayan sensör geliştirildi</title>
			<description><![CDATA[Aksaray Üniversitesi'nde (ASÜ) nefesten şeker ölçümü sağlayan sensör sistemi geliştirildiği açıklandı. Yükseköğretim Kurulundan yapılan açıklamaya göre, nefes havası analizine dayalı çalışan sistem, diyabet takibi yapabilen dünyadaki tek sensör olma özelliğini taşıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ASÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Bayraklı tarafından geliştirilen ve uluslararası standartlara göre yapılan testlerde yüzde 100 doğruluk oranına sahip olan sistem, oksijen temelli analiz yöntemiyle ölçüm maliyetini önemli ölçüde düşürüyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. İsmail Bayraklı, diyabet hastalığının yaygınlığına dikkati çekti.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2024'te dünya genelinde 550 milyon civarında diyabet hastası bulunduğunu anımsatan Bayraklı, bu rakamın 2030'da 650, 2045'te 800 milyona çıkmasının beklendiğini belirtti.
Mevcut ölçüm yöntemlerinin hastalar için ciddi bir zorluk oluşturduğuna işaret eden Bayraklı, "Diyabet hastaları günlük şeker düzeylerini kontrol etmek için iğne kullanıyorlar, parmak uçlarını delmek durumunda kalıyorlar. Bu gerçekten acılı bir yöntem. Özellikle küçük yaştaki çocuklar için çok daha zor. Bu sorundan yola çıkarak yeni bir yöntem geliştirdik. Bu yöntem kullanıldığında artık iğneye ve parmak delmeye gerek kalmayacak. Sadece nefes havası analiz edilerek diyabet takibi yapılabilecek." ifadelerini kullandı.



"İnsan vücuduna giyilebilir form"
Bayraklı, bu tür kan şekeri izleme sistemleri için uluslararası bir standart bulunduğunu anımsatarak, şunları kaydetti:
"Amerikan Diyabet Derneği toplantısına katılan 100 diyabet uzmanı tarafından oluşturulan bu standartta, ölçümlerin güvenilirliğini gösteren bölgeler yer alıyor. Bizim yaptığımız analizlerde, 150 hastadan elde edilen tüm sonuçlar, en güvenilir aralık olarak kabul edilen bölgede yer aldı. Yani yüzde 100'lük bir doğruluk oranına ulaşmış olduk."
Çalışmanın prototip aşamasını geçtiğini, şu anda cihazın taşınabilir hale getirildiği belirten Bayraklı, "Bundan sonraki süreçte saat, kolye, yüzük ya da maske gibi insan vücuduna giyilebilir forma hazır hale geldi. Hastanede klinik çalışmalara başladık ve 150 hasta üzerinde yaptığımız analizlerde çok olumlu sonuçlar elde ettik." bilgisini verdi.
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/02/nefesten-seker-olcumu-saglayan-sensor-gelistirildi.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/02/nefesten-seker-olcumu-saglayan-sensor-gelistirildi.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/02/nefesten-seker-olcumu-saglayan-sensor-gelistirildi_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/02/nefesten-seker-olcumu-saglayan-sensor-gelistirildi.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/nefesten-seker-olcumu-saglayan-sensor-gelistirildi/61582/</link>
			<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 14:55:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gökyüzünde nadir buluşma: Altı gezegen aynı anda görülebilecek</title>
			<description><![CDATA[2026 yılının ilk aylarında gökyüzü meraklılarını heyecanlandıracak nadir bir doğa olayı yaşanacak. 28 Şubat’ta Merkür, Venüs, Satürn, Jüpiter, Uranüs ve Neptün aynı hat üzerinde görülebilecek. Uzmanlara göre gezegen geçidinde en net gözlemlenebilecek gezegen ise Jüpiter olacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[2026 yılı, gökyüzü gözlemcileri için dikkat çekici bir astronomi olayına sahne olacak. “Gezegen geçidi” olarak adlandırılan doğa olayı kapsamında, altı gezegenin aynı anda gökyüzünde sıralanmış şekilde görülmesi bekleniyor.
Uzmanlar, nadir görülen bu gök olayının 28 Şubat günü gün batımından kısa süre sonra izlenebileceğini bildirdi.

Altı gezegen aynı hat üzerinde sıralanacak
Astronomi literatüründe “planetary parade” olarak bilinen gezegen geçidi, Güneş Sistemi’ndeki gezegenlerin Dünya’dan bakıldığında yaklaşık düz bir hat üzerinde görünmesi anlamına geliyor.
Bu tarihte:
Merkür
Venüs
Satürn
Jüpiter
Uranüs
Neptün
aynı anda gökyüzünde yer alacak.

Royal Museums Greenwich’ten uyarı
Uzman kurumlar arasında yer alan Royal Museums Greenwich, altı gezegenin teknik olarak görülebileceğini ancak gözlemin zor olacağını açıkladı.
Kurumdan yapılan değerlendirmede, “Tüm gezegenler görünür olacak ancak hepsini aynı anda seçebilmek ciddi bir gözlem çabası gerektiriyor” ifadelerine yer verildi.
Bazı gezegenler ufka yakın olacak
Uzmanlara göre Merkür, Venüs, Satürn ve Neptün, gün batımından sonra batı ufkuna çok yakın konumda bulunacak. Bu durum:
Gün batımı ışığı
Binalar ve ağaçlar
Hava koşulları
gibi faktörlerin gözlemi zorlaştırmasına neden olabilir.
Ayrıca Neptün’ün görülebilmesi için mutlaka teleskop gerektiği belirtildi.



Uranüs i̇çin teleskop gerekli
Açıklamalara göre Uranüs, Boğa takımyıldızı bölgesinde gökyüzünde daha yüksek bir konumda yer alacak ve gece yarısına kadar batmayacak.
Ancak bu gezegenin de net şekilde görülebilmesi için teleskop kullanılması öneriliyor.

En kolay görülecek gezegen: Jüpiter
Uzmanlara göre altı gezegen arasında en rahat gözlemlenebilecek olanı Jüpiter olacak.
Jüpiter’in, İkizler takımyıldızı bölgesinde gece boyunca gökyüzünde yüksek bir konumda bulunacağı ve şehir ışıklarının yoğun olduğu bölgelerden bile çıplak gözle görülebileceği ifade edildi.
Gezegenin parlak bir ışık noktası şeklinde seçilebileceği bildirildi.

2026’da gök olayları devam edecek
Astronomi uzmanları, 2026 yılı boyunca gökyüzünde pek çok önemli olayın yaşanacağını belirtiyor. Bunlar arasında meteor yağmurları, “mavi Ay” ve tutulmalar da bulunuyor.
Özellikle Birleşik Krallık’ta 12 Ağustos’ta yaşanması beklenen neredeyse tam Güneş tutulmasının, 1999’dan bu yana görülen en etkileyici tutulmalardan biri olacağı kaydedildi.
Tutulmada Güneş’in yaklaşık yüzde 90’ının Ay tarafından örtülmesi bekleniyor.

Uzmanlardan gözlem tavsiyesi
Astronomlar, gezegen geçidini izlemek isteyenler için şu önerilerde bulunuyor:
Ufku açık ve karanlık bir alan tercih edin
Gün batımından hemen sonra gözlem yapın
Teleskop veya dürbün kullanın
Hava durumu tahminlerini takip edin
Yetkililer, uygun koşullar sağlandığında bu nadir doğa olayının unutulmaz bir görsel şölen sunacağını belirtiyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/02/gokyuzunde-nadir-bulusma-alti-gezegen-ayni-anda-gorulebilecek.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/02/gokyuzunde-nadir-bulusma-alti-gezegen-ayni-anda-gorulebilecek.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/02/gokyuzunde-nadir-bulusma-alti-gezegen-ayni-anda-gorulebilecek_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/02/gokyuzunde-nadir-bulusma-alti-gezegen-ayni-anda-gorulebilecek.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/gokyuzunde-nadir-bulusma-alti-gezegen-ayni-anda-gorulebilecek/61501/</link>
			<pubDate>Wed, 04 Feb 2026 17:42:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Şekere alternatif yeni bir tatlandırıcı üretildi: Tagatoz</title>
			<description><![CDATA[Bilim insanları, sofra şekerine neredeyse birebir tat veren ancak sağlık açısından çok daha az olumsuz etkisi olduğunu öne sürdükleri nadir bulunan bir tatlandırıcıyı üretmenin yeni bir yolunu geliştirdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ABD merkezli Tufts Üniversitesi’nden araştırmacılar, doğada çok az bulunan ancak tadı bakımından sofra şekerine benzeyen tagatoz adlı şekerin üretimi için yeni bir biyosentetik yöntem geliştirdiklerini açıkladı.
Bilim insanları, tagatozun daha az olumsuz etkiyle gıdaların tatlandırılmasına olanak sağlayabileceğini ve ek sağlık faydaları sunabileceğini belirtiyor.
Tagatoz doğada nerede bulunuyor?
Glukoz, fruktoz ve sakkaroz gibi yaygın şekerlerle karşılaştırıldığında tagatoz, doğada yalnızca çok küçük miktarlarda bulunuyor.
Süt ve süt ürünlerinde, laktozun ısı ya da enzimler aracılığıyla parçalanması sırasında ortaya çıkıyor. Bu süreç yoğurt, peynir ve kefir gibi ürünlerin üretimi sırasında gerçekleşiyor.
Ayrıca elma, ananas ve portakal gibi bazı meyvelerde de çok küçük miktarlarda tagatoz bulunuyor. Ancak bu şeker, genellikle bu gıdalardaki toplam şekerin yüzde 0,2’sinden daha azını oluşturuyor.
Tagatoz üretimi neden zordu?
Tufts Üniversitesi Kimya ve Biyoloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Nik Nair, “Tagatoz üretmek için mevcut yöntemler var ancak bunlar verimsiz ve pahalı” açıklamasını yapıyor.
Bu sınırlamaları aşmak isteyen ekip, genetik olarak değiştirilmiş bakterilere dayanan yeni bir yaklaşım geliştirdi. Nair, “Escherichia coli bakterisini, doğru enzimlerle donatılmış küçük fabrikalar gibi çalışacak şekilde tasarladık. Bu bakteriler, bol miktarda bulunan glukozu tagatoza dönüştürebiliyor. Bu yöntem, daha az bulunan ve pahalı olan galaktozu kullandığımız önceki yaklaşıma kıyasla çok daha ekonomik” diye konuştu.
Tagatoz, sofra şekerinin yaklaşık yüzde 92’si kadar tatlılık sağlarken, yaklaşık yüzde 60 daha az kalori içerdiği belirtildi.
Kan şekeri ve bağırsak bakterileri üzerindeki etkileri
Tagatozun diyabet hastaları için faydalı olabileceğinin nedenlerinden biri, vücutta işlenme biçimi. Şekerin yalnızca bir kısmı ince bağırsakta emilirken, büyük bölümü kalın bağırsakta bağırsak bakterileri tarafından fermente ediliyor.
Bu nedenle tagatoz, geleneksel şekere kıyasla kan şekeri ve insülin seviyelerinde çok daha küçük artışlara yol açıyor. Klinik çalışmalar, tagatoz tüketiminin ardından plazma glukozu ve insülin düzeylerinde çok düşük yükselmeler olduğunu gösteriyor.
Araştırmalar ayrıca tagatozun ağız sağlığını da destekleyebileceğine işaret ediyor. Sakkaroz, diş çürüklerine neden olan bakterileri beslerken, tagatozun bu mikroorganizmaların büyümesini yavaşlattığı görülüyor. Bazı çalışmalar, tagatozun ağız ve bağırsaklardaki yararlı bakterileri destekleyen probiyotik etkiler gösterebileceğini de ortaya koyuyor.
Pişirme ve fırıncılıkta da kullanılabiliyor
Düşük kalorili olması ve vücutta sınırlı emilmesi sayesinde tagatoz, “hacimsel tatlandırıcı” olarak işlev görebiliyor. Bu, yalnızca tat vermekle kalmayıp şekerin pişirme ve fırıncılıkta sağladığı yapısal özellikleri de yerine getirebildiği anlamına geliyor. Yüksek yoğunluklu tatlandırıcılar bu etkiyi sağlayamıyor. Tagatoz, pişirme sırasında tıpkı sofra şekeri gibi karamelize oluyor ve tat testleri, tadının diğer tatlandırıcılara kıyasla şekere çok daha yakın olduğunu gösteriyor.
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/01/sekere-alternatif-yeni-bir-tatlandirici-uretildi-tagatoz.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/01/sekere-alternatif-yeni-bir-tatlandirici-uretildi-tagatoz.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/01/sekere-alternatif-yeni-bir-tatlandirici-uretildi-tagatoz_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/01/sekere-alternatif-yeni-bir-tatlandirici-uretildi-tagatoz.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/sekere-alternatif-yeni-bir-tatlandirici-uretildi-tagatoz/61340/</link>
			<pubDate>Thu, 15 Jan 2026 18:03:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bilim insanlarından 'hayati' buluş: Sprey gibi sıkılıyor, bir saniyede kanamayı durduruyor</title>
			<description><![CDATA[Bilim insanları, acil durumlarda uygulandıktan kısa süre sonra yaraları kapatabilen sprey geliştirdi. Püskürtüldükten hemen sonra yara üzerinde jel bir bariyer oluşturan sprey, acil durumlarda hastanın yarasını anında kapatıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Güney Kore'deki KAIST bilim insanları, doğrudan yaraya püskürtüldüğünde yaklaşık bir saniyede jel bariyer oluşturarak kanamayı durduran bir toz hemostatik geliştirdi. Uzmanlar bu çalışmanın, çatışma alanlarından acil tıbbi müdahale gerektiren olaylara kadar geniş bir kullanım alanı yaratabileceğini belirtti.
KAIST'lı ekip, sprey şeklinde uygulanabilen toz bazlı bir hemostatik madde geliştirildiğini duyurdu. Yaraya püskürtüldüğünde yaklaşık bir saniye içinde güçlü bir hidrojel bariyere dönüşen bu madde, kanamayı hızlıca durdurabilme özelliğine sahip.
Araştırmacılar, geliştirilen maddenin çatışmada, afet bölgelerinde ve zorlu çevresel koşullarda bile hızla sertleşerek etkisini gösterebileceğini belirtti. Ayrıca uzun süreli depolamaya uygun olan bu madde, yapısı sayesinde acil durumlarda anında kullanıma hazır tutulabiliyor.

'Mevcut yöntemlerinde ötesinde bir çözüm'
Uzmanlar, günümüzde kullanılan yama tipi hemostatik ürünlerin, düz yapıları nedeniyle derin veya düzensiz yaralarda terince etkili olmadığını savunuyor. KAIST ekibi projenin başında, bu sınırlamaları aşmak için toz formda bir madde geliştirmeyi hedeflediklerini belirtti. Bu yapı sayesinde madde, derin ve düzensiz yaralar da dahil olmak üzere farklı yara tiplerine kolaylıkla uygulanabildi. Tek bir formülün geniş bir yaralanma yelpazesinde kullanılabilmesi, acil müdahalelerde esneklik sağladı.
Maddenin yalnızca kanı emerek bariyer oluşturmadığını belirten araştırmacılar, bunun ayrıca kandaki iyonlarla kimyasal reaksiyona girerek kanın daha hızlı pıhtılaşmasını sağladığını duyurdu. Maddenin diğer özellikleri ise şöyle:
Kendi ağırlığının yedi katından fazla kan emebiliyor,
Yüksek basınçlı ve yoğun kanamalarda dahi kan akışını hızlı durdurabiliyor,
Yapışma gücünün 40 kPa’nın üzerinde olması, elle uygulanan güçlü baskılara karşı dayanıklılık sağlıyor,
Oda sıcaklığı ve yüksek nem koşullarında iki yıl boyunca bozulmuyor,
Hayvan deneylerinde hızlı yara iyileşmesi ile birlikte damar ve kolajen oluşumunun da arttığı gözlemlendi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/01/bilim-insanlarindan-hayati-bulus-sprey-gibi-sikiliyor-bir-saniyede-kanamayi-durduruyor.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/01/bilim-insanlarindan-hayati-bulus-sprey-gibi-sikiliyor-bir-saniyede-kanamayi-durduruyor.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/01/bilim-insanlarindan-hayati-bulus-sprey-gibi-sikiliyor-bir-saniyede-kanamayi-durduruyor_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2026/01/bilim-insanlarindan-hayati-bulus-sprey-gibi-sikiliyor-bir-saniyede-kanamayi-durduruyor.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/bilim-insanlarindan-hayati-bulus-sprey-gibi-sikiliyor-bir-saniyede-kanamayi-durduruyor/61334/</link>
			<pubDate>Thu, 15 Jan 2026 16:42:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bilim insanlarına göre Ay’da ‘insan çağı’ dönemi başladı</title>
			<description><![CDATA[Araştırmacılar, bu çağın başlangıcını 1959 yılına, Sovyetler Birliği’ne ait Luna 2 uzay aracının Ay yüzeyine indiği ana tarihlendiriyor. Yeni uzay yarışına da dikkat çeken bilim insanları, ‘50 yıl içinde Ay’ın manzarası bugünkünden tamamen farklı olacak’ diyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bilim insanları, insan faaliyetlerinin Ay’ın yüzeyini kalıcı biçimde etkilemeye başladığını ve bu nedenle Ay’da yeni bir jeolojik çağın ilan edilmesi gerektiğini savunuyor. Kansas Üniversitesi’nden bir araştırma ekibine göre bu yeni dönem, ‘Ay Antroposeni’ yani ‘Ay İnsan Çağı’ olarak adlandırılıyor.
Araştırmacılar, bu çağın başlangıcını 1959 yılına, Sovyetler Birliği’ne ait Luna 2 uzay aracının Ay yüzeyine giriş yaparak, Ay yüzeyine değen ilk insan yapımı nesne ile başlatıyor.
O tarihten bu yana geçen 64 yılda Ay’a 100’den fazla uzay aracı gönderildi.
Bazıları kontrollü iniş yaptı, bazıları çakıldı, bazıları ise insanları Ay yüzeyine taşıdı. Bilim insanlarına göre bu etkileşimlerin toplamı, Ay’ın doğal yapısını şekillendiren baskın güçlerden biri haline gelmiş durumda.

‘50 yıl içinde ay manzarası farklı olacak’
Çalışmanın başyazarı Justin Holcomb, yeni uzay yarışına da dikkat çekerek, ‘50 yıl içinde Ay’ın manzarası bugünkünden tamamen farklı olacak. Birden fazla ülkenin varlığı, hem bilimsel hem de etik açıdan yeni zorluklar doğuracak’ diyor.
Araştırmacılara göre özellikle Ay’ın ince ekzosferi ve sürekli gölgede kalan bölgelerde bulunabilecek buz rezervleri, roket egzoz gazlarından ciddi biçimde etkilenebilir. Bu nedenle gelecekteki görevlerin ‘zarar verici etkileri azaltmayı’ hesaba katması gerektiği belirtiliyor.
Holcomb, Ay’daki ayak izlerinin sembolik anlamına da dikkat çekiyor:
Arkeologlar olarak Ay’daki ayak izlerini, insanlığın Afrika’dan çıkış yolculuğunun bir uzantısı olarak görüyoruz. Bu izler, türümüzün evrim hikayesinin ayrılmaz bir parçası.

‘İnsan etkisinden bağımsız değil’
Holcomb, açıklamasında şu ifadeleri kullanıyor:
Bu fikir, Dünya’da insanların gezegen üzerindeki etkisini tartıştığımız Antroposen kavramına çok benziyor. Dünya’da Antroposen’in ne zaman başladığı konusunda farklı görüşler var; yüz binlerce yıl öncesini savunanlar da var, 1950’leri işaret edenler de.
Benzer şekilde, Ay’da da insan etkisinin çoktan başladığını savunuyoruz. Ancak insan faaliyetlerinin yol açtığı büyük ve ölçülebilir bir ‘ay halesi’ oluşmasını beklersek, bunun farkına varmak için çok geç kalmış oluruz.
Araştırmacılara göre, Ay yüzeyine temas eden uzay araçlarının sayısı ve bu temasların niteliği, artık jeolojik ölçekte anlamlı bir değişimi temsil ediyor. Özellikle inişler sırasında yüzeydeki tozun yer değiştirmesi, çarpışmalar ve insan faaliyetleri, Ay’ın üst katmanlarını ciddi biçimde etkiliyor.


 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/12/bilim-insanlarina-gore-ay-da-insan-cagi-donemi-basladi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/12/bilim-insanlarina-gore-ay-da-insan-cagi-donemi-basladi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/12/bilim-insanlarina-gore-ay-da-insan-cagi-donemi-basladi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/12/bilim-insanlarina-gore-ay-da-insan-cagi-donemi-basladi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/bilim-insanlarina-gore-ay-da-insan-cagi-donemi-basladi/61152/</link>
			<pubDate>Mon, 15 Dec 2025 16:44:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Üzerine düşen ışığın yüzde 99.87'sini yutan en siyah kumaş üretildi</title>
			<description><![CDATA[Cornell Üniversitesi mühendisleri, nanoteknoloji kullanarak şimdiye kadarki en kara kumaşı geliştirdi. Kumaş, üzerine düşen ışığın yüzde 99.87'sini emerek neredeyse tamamen görünmez bir etki yaratıyor. Yeni malzemenin en büyük avantajı ise rakiplerine göre daha ucuz ve kolay üretilebilir olması.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cornell Üniversitesi'nden mühendisler ve tasarımcılar, şimdiye kadar kayıtlara geçen en kara kumaşı ürettiklerini duyurdu. Bu kumaş, yüzeyine çarpan ışığın neredeyse tamamını (yüzde 99.87'sini) hapsederek ultra-kara bir görünüm sağlıyor.
Sıradan boyaların ötesine geçen bu etki, malzemenin nanometrik ölçekte yeniden yapılandırılmasıyla elde edildi. Öncelikle beyaz merinos yünü, sentetik melanin polimeri olan polidopamin ile boyandı. Ardından kumaş, bir plazma odasına yerleştirilerek nanofibril adı verilen mikroskobik yapılarla oyuldu.
Fiber bilimci Hansadi Jayamaha'ya göre, "Işık, temel olarak bu nanofibriller arasında yansıyıp dışarı çıkmak yerine yakalanıyor. Ultra-kara etkiyi yaratan da budur."

İlham kaynağı: Kuş tüyleri
Bu etkileyici yapı, Yeni Gine ve Kuzey Avustralya'ya özgü olan Muhteşem Tüfek Kuşu'ndan (Magnificent Riflebird) ilham alınarak geliştirildi. Erkek Tüfek Kuşu'nun göğsündeki parlak mavi-yeşil renk, ultra-kara tüyleriyle dikkat çekici bir kontrast yaratır.
Kumaşın yapısı, simsiyah tüyleriyle bilinen Ptiloris magnificus kuşundan esinlenerek tasarlandı (Fotoğraf: Getty).



Yeni kumaş, kuşun doğal karalığını bile geride bırakıyor. Kuşun tüyleri belli bir açıdan bakıldığında yansıtıcı hale gelirken, bu kumaş 60 dereceye kadar açılarda bile ışık emme gücünü koruyabiliyor.
Bu kumaşın kullanım alanı sadece laboratuvarla sınırlı kalmayacak. Bir moda tasarım öğrencisi, bu kumaşı Tüfek Kuşu'nu onurlandırmak için merkezinde parlak mavi-yeşil bir nokta bulunan, kademeli olarak kararan bir elbise tasarımında kullandı.
Bu kumaş, Vantablack ve MIT'nin karbon nanotüp malzemesi kadar kara olmasa da, yaratıcılarına göre diğerlerine kıyasla çok daha kolay ve ucuz bir şekilde seri üretilebilir olmasıyla öne çıkıyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/12/uzerine-dusen-isigin-yuzde-99-87-sini-yutan-en-siyah-kumas-uretildi.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/12/uzerine-dusen-isigin-yuzde-99-87-sini-yutan-en-siyah-kumas-uretildi.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/12/uzerine-dusen-isigin-yuzde-99-87-sini-yutan-en-siyah-kumas-uretildi_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/12/uzerine-dusen-isigin-yuzde-99-87-sini-yutan-en-siyah-kumas-uretildi.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/uzerine-dusen-isigin-yuzde-99-87-sini-yutan-en-siyah-kumas-uretildi/61080/</link>
			<pubDate>Sat, 06 Dec 2025 13:55:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İnsanı çamaşır gibi yıkayacak makine hizmete hazır</title>
			<description><![CDATA[İnsan yıkayıcısı olarak isimlendirilen makinenin Japonya'da satışa sunulduğu açıklandı. Cihaza büyük ilgi duyuldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Çamaşır makinesi mantığıyla çalışan ürün kullanıcıların kapsülün içine uzanmasıyla yıkama işlemini başlatıyor. Kullanıcı sadece müzik seçiyor. Satışa sunan firmanın yetkilileri sadece bedeni değil ruhu da yıkamayı hedeflediklerini açıkladı. Cihaz temizlik işlemi boyunca kullanıcının kalp atışlarını ve hayati belirtilerini kaydediyor.
Makine önce sadece prototip olarak tasarlandı. ABD'li bir tatil şirketi, prototipin ticarileştirilip ticarileştirilemeyeceğini öğrenmek için iletişime geçtikten sonra, firma bunu gerçek anlamda üretmeye karar verdi.
Firma üründen 50 adet civarında üretmeyi planladığını ürünü özel kılanın nadir bulunması olduğunu belirtti. Yerel basında, perakende satış fiyatının 385 bin dolar olacağı bildirildi.









]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/12/insani-camasir-gibi-yikayacak-makine-hizmete-hazir.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/12/insani-camasir-gibi-yikayacak-makine-hizmete-hazir.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/12/insani-camasir-gibi-yikayacak-makine-hizmete-hazir_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/12/insani-camasir-gibi-yikayacak-makine-hizmete-hazir.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/insani-camasir-gibi-yikayacak-makine-hizmete-hazir/61037/</link>
			<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 14:08:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ünlü bilgisayar şirketi 6 bin kişiyi işten çıkaracak: Yapay zekaya yöneliyoruz</title>
			<description><![CDATA[ABD merkezli HP, yapay zeka odaklı 'ürün geliştirmeyi hızlandırma ve müşteri memnuniyetini artırma planının' yılda 1 milyar dolar tasarruf sağlayacağını açıklarken, 4 bin ila 6 bin kişiyi 2028'e kadar işten çıkaracak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bilgisayar ve yazıcı üreticisi HP, önümüzdeki üç yıl içinde, ürün geliştirmeyi hızlandırmak amacıyla 'yapay zekayı giderek daha fazla benimseme' yönündeki stratejisini duyururken dünya çapında 6 bine kadar kişiyi işten çıkaracak.
HP, gelecek yıl için beklenenden daha düşük kar beklentisini açıklarken, 2028 yılının ekim sonuna kadar 4 bin ila 6 bin arasında işten çıkarma öngörüyor.
Şirketin yaklaşık 55 bin çalışanı bulunurken bu haber, HP hisselerini yüzde 6 düşürdü.
HP, şubat ayında bir yeniden yapılandırma planı kapsamında zaten bin ila 2 bin çalışanını işten çıkarmıştı.



‘Yapay zekayı entegre edeceğiz’
Şirketin CEO’su Enrique Lores, “İleriye baktığımızda, HP’ye yapay zekayı entegre ederek ürün inovasyonunu hızlandırma, müşteri memnuniyetini artırma ve verimliliği yükseltme konusunda büyük bir fırsat görüyoruz” açıklamasını yaptı.
Lores, işten çıkarmalardan ürün geliştirme, iç operasyonlar ve müşteri destek ekiplerinin etkileneceğini söyledi.



'1 milyar dolar tasarruf sağlanacak'
Öte yandan, 2028 itibarıyla yılda 1 milyar dolar tasarruf sağlanacağını, ancak kesintilerin yaklaşık 650 milyon dolara mal olacağını ekledi.
İşten çıkarmalara dair haberler, önde gelen bir eğitim araştırma kuruluşunun İngiltere’de otomasyon ve yapay zeka nedeniyle 2035 yılına kadar 3 milyon düşük vasıflı işin kaybolabileceği uyarısında bulunmasının ardından geliyor.
En riskli işlerin, zanaat, makine operatörlüğü ve idari roller gibi mesleklerde olduğu belirtiliyor.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/11/unlu-bilgisayar-sirketi-6-bin-kisiyi-isten-cikaracak-yapay-zekaya-yoneliyoruz.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/11/unlu-bilgisayar-sirketi-6-bin-kisiyi-isten-cikaracak-yapay-zekaya-yoneliyoruz.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/11/unlu-bilgisayar-sirketi-6-bin-kisiyi-isten-cikaracak-yapay-zekaya-yoneliyoruz_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/11/unlu-bilgisayar-sirketi-6-bin-kisiyi-isten-cikaracak-yapay-zekaya-yoneliyoruz.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/unlu-bilgisayar-sirketi-6-bin-kisiyi-isten-cikaracak-yapay-zekaya-yoneliyoruz/61010/</link>
			<pubDate>Wed, 26 Nov 2025 16:00:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ChatGPT’ye yeni kısıtlamalar: Sağlık, hukuk ve para konularında danışmanlık dönemi bitti</title>
			<description><![CDATA[Yapay zeka destekli sohbet uygulaması ChatGPT’ye yönelik yeni kurallar, kullanıcıların artık tıbbi, hukuki veya finansal konularda doğrudan tavsiye alamayacağını ortaya koydu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[29 Ekim itibarıyla yürürlüğe giren düzenleme, ChatGPT’nin “danışman” değil “eğitim aracı” olarak tanımlanmasını içeriyor. Büyük teknoloji şirketleri, olası hukuki sorumluluk ve dava risklerini gerekçe göstererek modelin sınırlarını daralttı.
Artık ChatGPT yalnızca genel ilkeleri açıklayacak, örnek mekanizmaları anlatacak ve kullanıcıları doktor, avukat ya da mali müşavire yönlendirecek.

Sağlık, hukuk ve finans alanlarında kırmızı çizgi
Yeni kurallar, “ilaç ismi veya dozaj verilemez, dava dilekçesi hazırlanamaz, yatırım tavsiyesi yapılamaz” ifadeleriyle net şekilde çizildi.
Bu adım, yapay zekânın yanlış yönlendirme ihtimaline dikkat çeken uzmanların uzun süredir dile getirdiği endişeleri karşılıyor.
Bir kullanıcı “göğsümde şişlik var” gibi bir belirti girdiğinde modelin kanser ihtimalini öne sürebilmesi, ancak bunun lipom gibi zararsız bir durum çıkması, bu riskin en somut örneği olarak gösteriliyor.



“Gerçek insan uzmanlığının yerini alamaz”
OpenAI’nin aldığı önlemler yalnızca sağlıkla sınırlı değil. ChatGPT’nin psikolojik destek veya terapi amaçlı kullanılmasının da tehlikeli olabileceği vurgulanıyor.
Model, insan davranışlarını okuyamıyor, empati kuramıyor ve hukuki yükümlülük taşımıyor. Aynı şekilde, mali konularda kişisel gelir, borç veya risk iştahını analiz edemediği için yatırım ve vergi önerilerinde bulunması yasaklandı.
Uzmanlar, kullanıcıların gelir, kimlik veya banka bilgilerini paylaşmasının veri güvenliği açısından da büyük risk taşıdığı uyarısında bulunuyor.

Etik sınırlar ve veri güvenliği
Yeni kısıtlamalar etik alanlara da uzanıyor. ChatGPT’nin ödev, sınav veya sanat üretiminde hile amacıyla kullanılmasının hem eğitim etiğine hem de telif haklarına aykırı olduğu hatırlatıldı.

“Yardımcı, ama uzman değil”
Yapay zekâya getirilen bu “yeni kırmızı çizgiler”, modelin sınırlarını netleştiriyor.
ChatGPT artık, uzmanların yerini alan bir “danışman” değil; bilgiyi öğretici biçimde özetleyen bir “yardımcı” olarak konumlanıyor.
Uzmanlara göre, bu değişiklik teknolojinin “insan uzmanlığının yerine geçemeyeceği” gerçeğini resmen kabul etmek anlamına geliyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/11/chatgpt-ye-yeni-kisitlamalar-saglik-hukuk-ve-para-konularinda-danismanlik-donemi-bitti.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/11/chatgpt-ye-yeni-kisitlamalar-saglik-hukuk-ve-para-konularinda-danismanlik-donemi-bitti.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/11/chatgpt-ye-yeni-kisitlamalar-saglik-hukuk-ve-para-konularinda-danismanlik-donemi-bitti_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/11/chatgpt-ye-yeni-kisitlamalar-saglik-hukuk-ve-para-konularinda-danismanlik-donemi-bitti.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/chatgpt-ye-yeni-kisitlamalar-saglik-hukuk-ve-para-konularinda-danismanlik-donemi-bitti/60861/</link>
			<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 17:14:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Black Swan Event (Siyah Kuğu Olayı) Nedir?</title>
			<description><![CDATA[Eski zamanlarda tüm kuğuların beyaz olduğuna dair bir düşünce vardı. Bu sebeple, “Siyah Kuğu” imkansızlığı temsil ediyordu ve “olmayan” anlamında bir ifade olarak kullanılıyordu. Günümüzde, olması neredeyse ihtimal dışı olan durumlar ve bu olayların büyük etkileri Siyah Kuğu Olayı olarak adlandırılır. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Black Swan (Siyah Kuğu) Ne Demek?
Black Swan, İngilizce’de Siyah Kuğu anlamına gelir. Beklenmeyen, ihtimal verilmeyen bir durumun ortaya çıkması ile oluşan etkiye de “Siyah Kuğu Etkisi” denir. Dünyada büyük bir topluluğu etkileyen son yaşanan siyah kuğu etkisine Aralık 2019 yılında ortaya çıkan ve hala günümüzde etkisini sürdüren Kovid-19 pandemisi örneği verilebilir. Ülkeler ve bireylerin yaşamlarının genelinde oluşan belirsizlik finansal piyasalara ve kriptopara piyasasına da etki gösterebilir.
Meydana gelen durumlar, insan hayatını birçok yönden ciddi boyutlarda etkileyebilir. Siyah Kuğu etkisi, finnasal piyasaları da etkileyerek bireylerin ve toplumların yaşam standartlarını da etkileyebilir. Buradan hareketle finans profesörü Nassim Nicholas Taleb tarafından da Siyah Kuğu Teorisi geliştirilmiştir.



Siyah Kuğu Teorisi, beklenmedik, nadir ve genellikle büyük etkileri olan olayları tanımlayan bir teoridir. 2007 yılında Nassim Nicholas Taleb tarafından popüler hale getirilen bu teori, adını Avrupalıların uzun süre sadece beyaz kuğuların var olduğuna inanmalarından, ta ki Avustralya’da siyah kuğular keşfedilene kadar, almaktadır.
Bu olay, nadir ve öngörülemeyen bir durumun bilinen gerçekleri nasıl altüst edebileceğini göstermektedir.

Siyah kuğuların üç temel özelliği vardır:
1. Öngörülemezlik: Olayların gerçekleşmesi öngörülemezdir, çünkü benzeri daha önce yaşanmamıştır.
2. Büyük Etki: Bu olayların etkisi oldukça büyüktür ve geniş çaplı sonuçlara yol açar.
3. Geriye Dönük Rasyonelleştirme: Olayın gerçekleşmesinin ardından, insanlar bu olayı açıklamak için nedenler bulmaya çalışırlar, ancak olayın önceden tahmin edilmesi neredeyse imkansızdır.

Siyah Kuğu Teorisi, modern toplumlar için kritik bir öneme sahiptir çünkü bu tür olaylar genellikle ekonomiyi, politikaları ve toplumsal düzeni derinden etkiler. 2008 Küresel Finansal Krizi ve 11 Eylül terör saldırıları gibi olaylar, Siyah Kuğu olarak adlandırılabilir. Bu tür olayların nedenlerini anlamak ve potansiyel etkilerini öngörebilmek, risk yönetimi stratejileri geliştirilmesinde hayati öneme sahiptir.



Nobel ödüllü ekonomist Daniel Kahneman, Siyah Kuğu Teorisi'nin insanların öngörülemez olaylar karşısında ne kadar hazırlıksız olduğunu gösterdiğini belirtir. Psikoloji ve ekonomi alanındaki araştırmalar, insanların riskleri ve nadir olayları değerlendirme konusunda ciddi hatalar yapabileceğini göstermektedir.
Birçok akademik çalışma, Siyah Kuğu olaylarının finansal piyasalar üzerindeki etkilerini incelemiştir. Bu araştırmalar, beklenmedik olayların piyasaları nasıl sarsabileceğini ve yatırımcıların bu tür durumlara karşı nasıl savunmasız kalabileceğini ortaya koymaktadır. Örneğin, Mandelbrot ve Hudson’un kaos teorisi üzerine yaptıkları çalışmalar, finansal piyasaların Siyah Kuğu olaylarına duyarlılığını göstermektedir.
Sonuç olarak, Siyah Kuğu Teorisi, belirsizlikle başa çıkma konusunda daha bilinçli ve hazırlıklı olmanın önemini vurgulayan bir kavramdır. Öngörülemeyen ve nadir olaylar karşısında bireylerin ve kurumların daha esnek ve uyumlu olma gerekliliğini ortaya koyar. Bu nedenle, hem teorik hem de pratik açıdan önemli bir kavram olarak kabul edilir.



BU TEORİ NASIL İŞ HAYATINDA UYGULANABİLİR?
Siyah Kuğu Teorisi, iş hayatında beklenmedik ve öngörülemez olaylara karşı hazırlıklı olmayı ve bu tür olayların etkilerini minimize etmeyi amaçlar.

İşte bu teorinin iş hayatında nasıl uygulanabileceğine dair bazı öneriler:

1. RİSK YÖNETİMİ VE ÇEŞİTLENDİRME
Siyah Kuğu olayları, öngörülemez oldukları için risk yönetimi stratejilerinin merkezinde yer almalıdır. Şirketler, yatırımlarını ve operasyonlarını çeşitlendirerek riskleri dağıtabilirler. Bu, bir sektörde veya coğrafi bölgede meydana gelebilecek beklenmedik olayların şirketin genel performansını olumsuz etkilemesini önler.

2. ESNEKLİK VE ADAPTASYON
Şirketlerin esnek ve adaptasyon yeteneği yüksek olması, beklenmedik olaylara hızlı ve etkili bir şekilde yanıt verebilmelerini sağlar. Örneğin, COVID-19 pandemisi sırasında birçok şirket, uzaktan çalışma modeline hızlıca geçiş yaparak operasyonlarını sürdürebildi.

3. SENARYO PLANLAMASI
Senaryo planlaması, farklı olasılıkları ve bu olasılıkların şirket üzerindeki potansiyel etkilerini değerlendirmeyi içerir. Bu, şirketlerin beklenmedik olaylara karşı daha hazırlıklı olmalarını sağlar. Örneğin, doğal afetler, ekonomik krizler veya teknolojik değişiklikler gibi çeşitli senaryolar üzerinde çalışmak, şirketlerin bu tür olaylara karşı stratejiler geliştirmesine yardımcı olabilir.

4. BİLGİ VE VERİ ANALİTİĞİ
Veri analitiği ve büyük veri kullanımı, şirketlerin potansiyel Siyah Kuğu olaylarını daha erken tespit etmelerine yardımcı olabilir. Bu, şirketlerin proaktif önlemler almasını ve beklenmedik olayların etkilerini minimize etmesini sağlar.

5. KRİZ YÖNETİMİ VE İLETİŞİM
Etkili kriz yönetimi ve iletişim stratejileri, Siyah Kuğu olayları sırasında şirketlerin itibarını korumasına ve operasyonlarını sürdürebilmesine yardımcı olur. Kriz anında hızlı ve doğru bilgi akışı sağlamak, çalışanların ve paydaşların güvenini artırır.

6. SÜREKLİ EĞİTİM VE GELİŞİM
Çalışanların sürekli eğitim ve gelişim programlarına katılması, beklenmedik durumlara karşı daha hazırlıklı olmalarını sağlar. Bu, şirketin genel dayanıklılığını artırır ve kriz anında daha etkili çözümler üretilmesine yardımcı olur.
Siyah Kuğu Teorisi, iş dünyasında belirsizliklere karşı daha hazırlıklı olmayı ve beklenmedik olayların etkilerini minimize etmeyi amaçlar. Bu stratejiler, şirketlerin uzun vadede daha sürdürülebilir ve dayanıklı olmasını sağlar.



Kriptopara Piyasalarında Siyah Kuğu Etkisi
Siyah kuğu teorisi, hayatı beklenmedik bir şekilde etkileyen her durum için kullanılan bir terimdir. Bu terim, geleneksel finans piyasalarında ve kriptopara piyasasında da kullanılmaktadır. Siyah kuğu etkisi ile oluşan belirsizlikler, gündeme gelen gelişmeler kriptopara piyasasında FUD yaratabilir. FUD, İngilizce’de korku, belirsizlik, şüphe anlamına gelen “Fear”, “Uncertainty”, “Doubt” kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır.
Bu konuyla ilgili detayları da FUD Nedir yazısında bulabilirsiniz.
Kullanıcılar belirsizlik ortamında paniğe kapılarak kripto varlıklarını satabilirler veya tam tersi şekilde itibari paraları ile kriptopara alımı yapabilirler. Dünyayı etkileyen böylesine büyük gelişmelerde yani siyah kuğu teorisi gerçekleştiğinde kriptopara yatırımcıları da risklerini yönetirken bu gelişmeleri dikkate alırlar.



BU STRATEJİLERİ UYGULAYAN ŞİRKETLER

1. AMAZON
Amazon, risk yönetimi ve çeşitlendirme stratejilerini mükemmel bir şekilde uygulayan bir şirkettir. Şirket, sadece bir online kitap satıcısı olarak başladığı yolculuğunda, bugün e-ticaret, bulut bilişim, yapay zeka ve lojistik gibi birçok alanda faaliyet göstermektedir. Bu çeşitlendirme, Amazon'un beklenmedik piyasa değişikliklerine karşı dayanıklı olmasını sağlamıştır.

2. APPLE
Apple, esneklik ve adaptasyon yeteneği ile bilinir. Şirket, 2000'lerin başında sadece bilgisayar üreticisi olarak bilinirken, iPod, iPhone ve iPad gibi yenilikçi ürünlerle elektronik cihaz pazarında devrim yaratmıştır. Bu adaptasyon yeteneği, Apple'ın beklenmedik piyasa değişikliklerine hızlı yanıt verebilmesini sağlamıştır.

3. NETFLİX
Netflix, senaryo planlaması ve veri analitiği kullanarak Siyah Kuğu olaylarına karşı hazırlıklı olmuştur. Şirket, DVD kiralama iş modelinden dijital yayıncılığa geçiş yaparak büyük bir dönüşüm gerçekleştirmiştir. Ayrıca, kullanıcı verilerini analiz ederek içerik üretiminde stratejik kararlar alması, Netflix'in beklenmedik piyasa değişikliklerine karşı dayanıklı olmasını sağlamıştır.

4. TOYOTA
Toyota, kriz yönetimi ve iletişim stratejilerini etkin bir şekilde kullanarak Siyah Kuğu olaylarına karşı hazırlıklı olmuştur. 2011 yılında Japonya'da meydana gelen büyük deprem ve tsunami sonrası, Toyota hızlı bir şekilde üretim tesislerini yeniden organize etmiş ve tedarik zincirini yeniden yapılandırmıştır. Bu kriz yönetimi stratejisi, şirketin operasyonlarını sürdürebilmesini sağlamıştır.

5. JOHNSON & JOHNSON
Johnson & Johnson, sürekli eğitim ve gelişim programları ile çalışanlarını beklenmedik durumlara karşı hazırlıklı hale getirmiştir. Şirket, 1982'de yaşanan Tylenol krizinde, ürünlerini hızla geri çekmiş ve güvenlik standartlarını artırarak tüketici güvenini yeniden kazanmıştır. Bu kriz yönetimi stratejisi, şirketin itibarını korumasına yardımcı olmuştur.
Bu şirketler, Siyah Kuğu Teorisi'ni iş hayatında başarıyla uygulayarak beklenmedik olaylara karşı dayanıklılıklarını artırmış ve uzun vadede sürdürülebilir başarı elde etmişlerdir.










 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/10/black-swan-event-siyah-kugu-olayi-nedir.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/10/black-swan-event-siyah-kugu-olayi-nedir.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/10/black-swan-event-siyah-kugu-olayi-nedir_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/10/black-swan-event-siyah-kugu-olayi-nedir.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/black-swan-event-siyah-kugu-olayi-nedir/60831/</link>
			<pubDate>Wed, 29 Oct 2025 14:40:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bilim insanları çeliğin 10 katı güçlü “Süper ahşap” geliştirdi</title>
			<description><![CDATA[ABD merkezli InventWood şirketi, çeliğe göre 10 kata kadar daha yüksek dayanıklılık-ağırlık oranına sahip, aynı zamanda altı kat daha hafif olan yeni bir malzeme geliştirdi. “Süper ahşap” adı verilen bu malzeme, geleneksel ahşabın kimyasal ve fiziksel yapısının yeniden düzenlenmesiyle üretildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Şirketin kurucularından malzeme bilimci Liangbing Hu, on yılı aşkın süredir ahşabı yeniden tanımlamak için çalışıyor. Hu, Maryland Üniversitesi’nde yürüttüğü araştırmalar sırasında ahşabı şeffaf hâle getirmeyi bile başarmıştı. Ancak asıl hedefi, dünyadaki en bol biyopolimer olan selülozu güçlendirerek ahşabı çelikle rekabet edebilecek bir malzeme hâline getirmekti.

Çelikten hafif, 10 kat daha güçlü
Hu’nun 2017’de Nature dergisinde yayımlanan çalışması, süper ahşabın temelini oluşturdu. Normal ahşap, özel bir kimyasal banyo ve yüksek sıcaklıkta presleme işlemiyle hücresel düzeyde sıkıştırıldı. Bu süreç sonunda, ahşap “çoğu metalden ve alaşımdan daha yüksek dayanıklılık-ağırlık oranına” ulaştı.
Yıllar süren geliştirme süreci ve 140’tan fazla patentin ardından InventWood, “Superwood”u ticari olarak üretmeye başladı. Şirketin CEO’su Alex Lau, malzemenin görünüm ve dokusunun normal ahşapla aynı olduğunu ancak “neredeyse tüm testlerde çok daha güçlü ve dayanıklı” sonuçlar verdiğini söyledi.



Depreme dayanıklı, çevreye duyarlı
Superwood, Maryland eyaletindeki fabrikada üretiliyor. İlk etapta dış cephe kaplamaları ve zemin döşemelerinde kullanılacak, ilerleyen dönemde mobilya ve iç mekân uygulamalarına da geçilecek. Lau, “Superwood ile yapılan binalar dört kat daha hafif olabilir. Bu da hem deprem direncini artırır hem de inşaatı kolaylaştırır.” dedi.
Malzeme, çelikten yüzde 90 daha az karbon salımıyla üretiliyor. Ayrıca normal ahşaba göre 20 kat daha dayanıklı ve mantar ya da böceklerden etkilenmiyor. Yangına karşı da en yüksek dayanıklılık sınıfında yer alıyor.

Geleceğin yapılarında kullanılabilir
Superwood’un maliyeti hâlen geleneksel ahşaptan yüksek, ancak üretim ölçeği büyüdükçe çelikle rekabet edebilecek seviyeye gelmesi bekleniyor. Lau, “Amacımız ahşaptan ucuz olmak değil, çelikle yarışmak.” ifadelerini kullandı.
Mimar ve yapı çevreleri uzmanı Philip Oldfield ise, güçlü ahşap türlerinin yaygınlaşmasının inşaat sektörünü dönüştürebileceğini belirtti. “Ahşap, üretim süreci itibarıyla çelik ve betona göre çok daha çevreci. Ayrıca karbonu uzun süre depolayabiliyor.” diyen Oldfield, Superwood gibi yeniliklerin şehirlerin karbon ayak izini azaltabileceğini vurguladı.
Uzmanlara göre Superwood, geleceğin gökdelenlerinden mobilyalarına kadar birçok alanda kullanılabilecek çevreci bir devrim niteliğinde.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/10/bilim-insanlari-celigin-10-kati-guclu-super-ahsap-gelistirdi.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/10/bilim-insanlari-celigin-10-kati-guclu-super-ahsap-gelistirdi.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/10/bilim-insanlari-celigin-10-kati-guclu-super-ahsap-gelistirdi_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/10/bilim-insanlari-celigin-10-kati-guclu-super-ahsap-gelistirdi.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/bilim-insanlari-celigin-10-kati-guclu-super-ahsap-gelistirdi/60709/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 11:37:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bilim insanları açıkladı: Buzun elektrik üretebildiği ortaya çıktı</title>
			<description><![CDATA[Yeni bir araştırma, sıradan buzun elektrik üretme özelliğine sahip olduğunu ortaya koydu. Buz, eğildiğinde veya düzensiz deforme olduğunda elektrik üretebiliyor. Bu keşif, yıldırımların oluşumuna ışık tutarken yeni teknolojilere kapı aralayabilir.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ICN2 öncülüğünde yapılan ve Nature Physics dergisinde yayımlanan uluslararası çalışmaya göre, buz flexoelektrik bir malzeme olduğu ortaya çıktı. Yani, düzensiz şekilde büküldüğünde elektrik üretebiliyor. Bu özellik, hem doğa olaylarının anlaşılmasına katkı sağlıyor hem de gelecekteki teknolojik cihazlar için yeni bir yol açıyor.

Düşük sıcaklıklarda ferroelektrik davranış
Araştırmaya göre, -113°C’nin altındaki sıcaklıklarda buzun yüzeyinde ferroelektrik bir tabaka oluşuyor. Bu tabaka, dış bir elektrik alanı uygulandığında tıpkı bir mıknatısın kutuplarının çevrilebilmesi gibi tersine döndürülebiliyor. Araştırmacılar, buzun bu özelliğinin onu sensörler ve kapasitörlerde kullanılan gelişmiş elektroseramik malzemelerle aynı seviyeye taşıdığını belirtiyor.



Yıldırımın sırrına yeni açıklama
Bilim insanları, buzun bu özelliğinin fırtınalarda yıldırımın nasıl oluştuğunu da açıklayabileceğini söylüyor. Bugüne kadar buz parçacıklarının çarpışmasıyla bulutlarda elektrik potansiyelinin nasıl biriktiği net olarak anlaşılamamıştı. Çalışma, buz parçacıkları düzensiz şekilde deforme olduğunda elektrik yüklenebildiğini, bu nedenle de yıldırım oluşumunda flexoelektrikliğin önemli bir rol oynayabileceğini gösteriyor.

Gelecekteki teknolojilere ilham
Araştırmacılar şimdi bu keşfi pratik teknolojilere uyarlamanın yollarını araştırıyor. Soğuk ortamlarda doğrudan üretilebilecek yeni elektronik cihazlar, buzun bu özelliğinden yararlanabilir. Henüz erken aşamada olsa da, bu buluşun gelecekte enerji üretimi ve sensör teknolojilerinde devrim yaratabileceği ifade ediliyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/bilim-insanlari-acikladi-buzun-elektrik-uretebildigi-ortaya-cikti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/bilim-insanlari-acikladi-buzun-elektrik-uretebildigi-ortaya-cikti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/bilim-insanlari-acikladi-buzun-elektrik-uretebildigi-ortaya-cikti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/bilim-insanlari-acikladi-buzun-elektrik-uretebildigi-ortaya-cikti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/bilim-insanlari-acikladi-buzun-elektrik-uretebildigi-ortaya-cikti/60497/</link>
			<pubDate>Mon, 22 Sep 2025 15:16:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Astronomlar doğrularsa bir ilk olacak: Dünya benzeri ‘yaşanabilir’ gezegen</title>
			<description><![CDATA[Astronomlar, ön gözlemleri daha detaylı analizlerle doğrulanırsa, bir öte gezegende Dünya benzeri bir atmosferin varlığını ilk kez doğrulamaya çok yakın olabilirler.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gezegen, Dünya’dan yaklaşık 40 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir gezegen sistemi içinde yer alıyor. Bu sistemi, beş Belçikalı astronom 2016 yılında keşfetti ve en sevdikleri bira markasından esinlenerek adlandırdı. O tarihten beri sistem yoğun şekilde inceleniyor.
Astronom Nestor Espinoza. “Gezegenin içinde bulunduğu sistemin yıldızı çok, çok küçük, neredeyse Jüpiter boyutunda ve etrafında en az yedi kayalık gezegen dönüyor. Bunlardan üçü, yaşanabilir bölge dediğimiz yerde yer alıyor” dedi.



Kendi yıldızı etrafında çok hızlı dönüyor
Espinoza ve meslektaşları, sistemde yıldızdan dördüncü sıradaki gezegen TRAPPIST-1'e odaklandı ve bulgularını geçen hafta The Astrophysical Journal Letters dergisinde yayınladılar.
Astronom Espinoza olası keşifle ilgili çalışmaları şöyle değerlendirdi:
Üç yıl önce, James Webb fırlatılmadan önce, bu tür çalışmalar bilim kurgu olarak görülüyordu. Şimdi, TRAPPIST-1 e’nin ne tür bir atmosfere sahip olabileceğini görebileceğimizden oldukça eminim ve eğer Dünya benzeri bir atmosfere sahipse, bunu anlayabileceğiz.

TRAPPIST-1, boyut olarak Dünya’ya benziyor ve yıldızının etrafında altı günde bir dönüyor. Bu, Dünya’nın Güneş’in etrafında dönme hızından çok daha hızlı. Bunun nedeni, yıldızın Güneş’ten çok daha küçük olması ve gezegenlerin hepsinin ona yakın dönmesi.


 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/astronomlar-dogrularsa-bir-ilk-olacak-dunya-benzeri-yasanabilir-gezegen.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/astronomlar-dogrularsa-bir-ilk-olacak-dunya-benzeri-yasanabilir-gezegen.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/astronomlar-dogrularsa-bir-ilk-olacak-dunya-benzeri-yasanabilir-gezegen_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/astronomlar-dogrularsa-bir-ilk-olacak-dunya-benzeri-yasanabilir-gezegen.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/astronomlar-dogrularsa-bir-ilk-olacak-dunya-benzeri-yasanabilir-gezegen/60480/</link>
			<pubDate>Sat, 20 Sep 2025 12:48:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Teknoloji devlerinin yeni hedefi: Yaşlanmayı ‘hack’lemek, yeni beyin hapı deneyi bu yıl yapılacak</title>
			<description><![CDATA[Teknoloji alanında çalışan iş insanları yatırımlarını 'uzun yaşam' ve 'yaşlanmayı geri çevirecek' tedavilere yatırıyor. Beyinde birikenleri temizleyip yaşlanmayı geriletmeyi hedefleyen hapın ilk insan deneyi 2025 sonuna kadar yapılacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Teknoloji zenginleri çeşitli vitamin ve mineraller alıyor, spor rutinlerini artırıyor ve uzun ömürle ilgili araştırmalara milyonlar yatırıyor.
New York merkezli Business Insider’ın aktardığına göre teknoloji dünyasının Jeff Bezos, Peter Thiel, Sam Altman gibi isimleri başta olmak üzere yaşlanmayı hücresel seviyede geri çevirmeyi hedefleyen çalışmalar yapan şirketlere yatırımlar gerçekleştiriyor. Sergey Brin ve Sean Parken gibi diğer iş insanları ise yatırımlarını kanserden Parkinson hastalığına, yaş bağlantılı hastalıkları önleme ve tedavi etmeye yönelik araştırmalara yoğunlaştırdı.

'Amaç Alzheimer’ı tersine çevirmek'
Sam Altman’dan aldığı 180 milyon dolarlık yatırımla kurulan Retro’nun başındaki Betts-LaCroix, 2025’in sonuna kadar, deneysel bir hap olan RTR242’nin ilk kez insan bir deneğe verilmiş olacağını söyledi.
Bu hap, otofajiyi yeniden canlandırarak Alzheimer’ı tersine çevirmeye yardımcı olmak için tasarlandı. Vücudumuzda hücresel geri dönüşüm süreci olan otofaji (oruçla da tetiklenen aynı mekanizma) yaşlılıkta sıklıkla bozuluyor ve geniş kapsamlı yaşlanma karşıtı etkilere sahip olduğu düşünülüyor.

‘Beyindeki ‘pislikler’ için hap
Betts-LaCroix ‘zamanla hücrelerin içinde biriken eski, yanlış katlanmış, mutasyona uğramış, bozulmuş, sindirilemeyen proteinler olduğunu’ belirterek "Bu yüzden, normal hücresel geri dönüşüm sistemi bozuluyor" diyor ve ekliyor:
Deneysel hafıza hapı, Alzheimer ve Parkinson ile bağlantılı ‘hücresel pislikleri’ temizleyerek işliyor. Eğer hap işe yararsa, vücuttaki durmuş otofaji süreçlerini yeniden başlatarak özellikle beyin hücrelerindeki hasarı temizleyecek.


 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/teknoloji-devlerinin-yeni-hedefi-yaslanmayi-hack-lemek-yeni-beyin-hapi-deneyi-bu-yil-yapilacak.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/teknoloji-devlerinin-yeni-hedefi-yaslanmayi-hack-lemek-yeni-beyin-hapi-deneyi-bu-yil-yapilacak.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/teknoloji-devlerinin-yeni-hedefi-yaslanmayi-hack-lemek-yeni-beyin-hapi-deneyi-bu-yil-yapilacak_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/teknoloji-devlerinin-yeni-hedefi-yaslanmayi-hack-lemek-yeni-beyin-hapi-deneyi-bu-yil-yapilacak.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/teknoloji-devlerinin-yeni-hedefi-yaslanmayi-hack-lemek-yeni-beyin-hapi-deneyi-bu-yil-yapilacak/60443/</link>
			<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 15:59:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>5 yıl içinde yeni bir diş çıkarmak mümkün olabilecek</title>
			<description><![CDATA[Japonya’dan araştırmacılar, insanlarda dişin yeniden oluşumunu mümkün kılabilecek bir deneysel ilaç üzerinde umut verici ilerlemeler kaydediyor. Klinik deneyler başarılı olursa 2030 yılına kadar tedavi geniş bir hasta grubuna ulaşabilir.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kemikler kırıldığında kendilerini yeniden büyütebilir, ancak dişler aynı şansa sahip değildir. Bu nedenle dünya genelinde milyonlarca insan dişsizlik sorunu yaşıyor.
İnsan vücudu ortalama 206 kemikten oluşur ve kemikler kırıldıklarında kendilerini yeniden büyütme gibi harika bir yetenekleri var.
Ama dişler kemik değil. Benzer maddelerden yapılmış olsalar da ve insan vücudunun en sert materyali olsalar da, kendilerini onarma ve yeniden büyütme yetenekleri yok. Fakat Japon araştırmacılar, insan dişlerini yeniden büyütmeyi amaçlayan deneysel bir ilaçla ilerliyor. Deneyler Eylül 2024’te başladı.

Gelinciklerde başarılı sonuç
Bu gelişme, “Uterine sensitization–associated gene-1 (USAG-1)” adı verilen ve gelinciklerle farelerde diş büyümesini engellediği gösterilen özel bir antikor üzerine yıllar süren çalışmaların ardından geldi.
2021’de Kyoto Üniversitesi’nden bilim insanları USAG-1 ile kemik morfojenetik protein (BMP) adı verilen moleküller arasındaki etkileşimi bozan monoklonal bir antikor keşfettiler.
Kyoto Üniversitesi’nden Katsu Takahashi, “USAG-1’in baskılanmasının diş büyümesine fayda sağladığını biliyorduk. Bilmediğimiz şey bunun yeterli olup olmayacağıydı” derken, insan ile oldukça benzer diş yapısına sahip gelinciklerde başarılı sonuçlar elde edildiğini aktardı.



En az 1 dişi eksik 30 erkekte denenecek
Şimdi bilim insanları, benzerliği gerçekten görecek çünkü insanlar da aynı türde bir deneyden geçiyor. 11 ay sürecek bu çalışma, 30 ile 64 yaş arasında, en az bir dişi eksik olan 30 erkek üzerinde yapılıyor. İlacın etkinliğini ve güvenliğini göstermek için damar yoluyla uygulanacak. Şanslıyız ki, önceki hayvan deneylerinde herhangi bir yan etkiye rastlanmadı.
Her şey yolunda giderse, Kitano Hastanesi bu tedaviyi 2 ila 7 yaş arasında, en az dört dişi eksik olan çocuklara uygulayacak.
Hedef, 2030 yılına kadar diş yeniden büyütme ilacının yaygın olarak kullanılabilir hale gelmesi. Şimdilik bu tedavi doğuştan diş eksikliği yaşayan hastalara odaklanıyor olsa da, Takahashi bu yöntemin bir gün dişini kaybetmiş herkes için erişilebilir olmasını umuyor.
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/5-yil-icinde-yeni-bir-dis-cikarmak-mumkun-olabilecek.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/5-yil-icinde-yeni-bir-dis-cikarmak-mumkun-olabilecek.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/5-yil-icinde-yeni-bir-dis-cikarmak-mumkun-olabilecek_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/5-yil-icinde-yeni-bir-dis-cikarmak-mumkun-olabilecek.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/5-yil-icinde-yeni-bir-dis-cikarmak-mumkun-olabilecek/60388/</link>
			<pubDate>Tue, 09 Sep 2025 16:28:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Lityum pillerin yerini alacak: Yeni teknoloji sıvı piller</title>
			<description><![CDATA[Avustralya’daki Monash Üniversitesi mühendisleri, ev tipi güneş enerjisi depolamasını daha güvenli, ucuz ve verimli hale getirecek yeni bir su bazlı batarya geliştirdi. “Akış bataryası” olarak bilinen bu sistem, yaklaşık 10 bin dolara mal olan lityum-iyon sistemlerin yerini çok daha düşük maliyetle alabilecek.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Geleneksel akış bataryaları onlarca yıldır biliniyor ancak büyük ve yavaş oldukları için daha çok endüstriyel ölçekte kullanılıyordu.
Monash ekibi ise geliştirdikleri özel membran sayesinde bu bataryaların şarj hızını artırarak evlerde kullanıma uygun hale getirdi.
Araştırmanın başyazarı doktora öğrencisi Wanqiao Liang, “Güvenli ve ucuz bir kimyayı gerçek zamanlı olarak çatı üstü güneş enerjisini yakalayacak kadar hızlı hale getirdik. Bu membran, organik akış bataryalarını ilk kez evlerde rekabetçi kılıyor” dedi.
Yeni sistem, hem güvenliği hem de uygun fiyatı korurken aynı zamanda hızlı performans sunmasıyla benzerlerinden ayrılıyor.
Liang, geliştirdikleri membranın sektör standardı olan Nafion’dan daha iyi performans gösterdiğini ve 600 yüksek akım döngüsünde neredeyse hiç kapasite kaybı yaşamadığını aktardı.



Ev tipi kullanım için ideal
Araştırmacılar, prototipleri 3D yazıcıyla üreterek gerçek koşullarda test etmeye başladı. Liang, “Bu, garajınızda bulunmasını isteyeceğiniz bir batarya. Zehirli değil, yanıcı değil, bol bulunan malzemelerden üretiliyor ve güneşli bir günde çatıdaki panellere rahatlıkla ayak uydurabiliyor” diye konuştu.



Akış bataryası nasıl çalışıyor?
Çalışmaya katkı sunan CSIRO’dan Dr. Cara Doherty, akış bataryalarının enerjiyi katı malzemeler yerine sıvılarda depoladığını belirterek bunun maliyeti düşürdüğünü, güvenliği artırdığını ve ölçeklenebilirliği kolaylaştırdığını ifade etti.
Doherty, “İki akvaryum gibi düşünün; aradaki membran iyonların geçişine izin veriyor. Biz bu membranı daha verimli hale getirdik. Bu da daha hızlı şarj, daha uzun ömür ve daha iyi performans anlamına geliyor” dedi.
Monash Üniversitesi 2018’de 1 MWh kapasiteli ilk ticari akış bataryasını kurarak temiz enerji depolamada öncü olmuştu. Yeni geliştirilen sistem ise bu alanda ev tipi kullanım için atılmış en büyük adım olarak gösteriliyor.
Bu teknolojinin prototip testlerinden başarıyla çıkması halinde birkaç yıl içinde piyasaya sunulması bekleniyor.

 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/lityum-pillerin-yerini-alacak-yeni-teknoloji-sivi-piller.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/lityum-pillerin-yerini-alacak-yeni-teknoloji-sivi-piller.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/lityum-pillerin-yerini-alacak-yeni-teknoloji-sivi-piller_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/lityum-pillerin-yerini-alacak-yeni-teknoloji-sivi-piller.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/lityum-pillerin-yerini-alacak-yeni-teknoloji-sivi-piller/60385/</link>
			<pubDate>Tue, 09 Sep 2025 10:32:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Dünyanın en sessiz odası</title>
			<description><![CDATA[Microsoft dünyanın en sessiz odasını yaptı. Öyle sessiz ki insan kendi kemiklerinin sesini duyabiliyor. Geleceğin elektronik cihazları bu odada tasarlanıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dünyanın en sessiz noktası olma konusunda Guinness Rekorlar Kitabı'na giren bir yer var. Microsoft’un Washington eyaletinin Redmond şehrinde bulunun Yankısız Odası o kadar sessiz ki desibel ölçümleri -23 dBA olarak ölçülmüş. Microsoft odanın daha sessiz olabileceğini belirtmişler ama havadaki parçacıkların ilerleme sesinin “fiziksel limiti” bu olduğundan daha ilerleyememişler.  
Oda birbirine ağ ile örülmüş bir tabandan, ve odanın 6 yüzeyinde bulunan ses emici kamalardan oluşuyor. Bu yankısız oda ses bilimi için araştırma ve testlerde kullanılmakta. Odaya giren bir gazeteci odanın “baskıcı bir sessizliği” olduğunu belirtiyor.



Minneapolis'teki Orfield Laboratuvarları'nda bulunan 'Yankısız Oda' yüzde 99.99 oranında ses geçirmez yapısıyla dünyadaki en sessiz yer. Cam elyaf, yalıtılmış çelik duvarlar ve 30 santimlik betonla çevrili odaya giren sessizlikten rahatsız olup halüsinasyon görüyor. Odada en çok vakit geçiren, sadece 45 dakika oturabilmiş.

Bu sessiz odanın tasarımcısı Steven Orfield, “Odada sessizlik arttıkça kulaklarınız daha hassas hale gelir. Kendi kalp atışınızı, akciğerlerinizi ve hatta midenizin guruldamasını duyabilirsiniz. Bu odada aslında ‘siz’ ses haline gelirsiniz.” diyor.
Sessizlik zaman zaman hepimizin ihtiyaç duyduğu bir şey, ancak dünyanın en sessiz odasında kaldığınızda bu durum sizi delirtecek bir noktaya getirebilir.



6 KAT BETON DUVAR İÇİNDE, DUVARLAR 30 CM KALINLIĞINDA
Geleceğin teknolojik cihazlarının yapıldığı bu oda dışarıdaki sesi engellemesi için altı kat beton duvar içinde yer alıyor. 'Oda içinde oda' olarak tanımlanabilecek bu yapıda tüm duvarlar 30 cm kalınlığında, bu sayede 110 desibellik ses engellenmiş oluyor.

GUİNNESS REKORLAR KİTABINA GİRDİ! DÜNYANIN EN SESSİZ YERİ
Microsoft'un 2015 yılında Redmond'daki genel merkezi içinde inşa ettiği bu oda -20.6 desibel ile 'gezegendeki en sessiz yer' olarak Guinness Rekorlar Kitabı'nda yerini aldı.

Seslerin tamamen yok olduğu bir yer arayışınızda vahşi doğada bile dolaşsanız, aslında her yerde sesin varlığına tanık olacaksınız. Gerçek sessizlik dediğimiz şey, kelimenin özgün anlamından farklıdır. Dünya üzerinde tam anlamıyla sessiz sayılabilecek sadece birkaç yer vardır. İnsanlığın yarattığı gürültüler, rüzgarın şiddeti ve hatta kendi kalp atışlarınız bile, çevrenizin tamamen sessizleşmesini engeller. Bu nedenle, dünyadaki en sessiz yerin bile, gerçekte tam anlamıyla sessiz olmadığını anlamak önemlidir.




 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/dunyanin-en-sessiz-odasi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/dunyanin-en-sessiz-odasi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/dunyanin-en-sessiz-odasi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/dunyanin-en-sessiz-odasi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/dunyanin-en-sessiz-odasi/60339/</link>
			<pubDate>Fri, 05 Sep 2025 11:50:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Google Maps’e Android 16 ile canlı güncellemeler geliyor</title>
			<description><![CDATA[Google, Android 16 ile birlikte Google Maps’te kullanıcı deneyimini kökten değiştirecek yeni bir özelliği hayata geçiriyor: Live Updates (canlı güncellemeler).]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Live Updates, telefonun kilit ekranında, durum çubuğunda ve her zaman açık ekranda (AOD) gerçek zamanlı bildirimler gösteriyor.

Böylece uygulamalar arasında geçiş yapmadan, devam eden süreçleri — örneğin yemek siparişleri, uçuşlar, yolculuklar ya da artık navigasyon adımlarını — anlık olarak takip etmek mümkün olacak.
Android 16’nın QPR2 güncellemesiyle bu özellik daha da gelişecek:
Durum çubuğu üzerinde küçük bilgi simgeleri,
Daha zengin AOD entegrasyonu,
Üçüncü taraf uygulamalar (ör. taksi, yemek siparişi, kargo) için genişleme desteği.

Google Maps entegrasyonu
Pixel ve Samsung cihazlarda Android 16 QPR2 beta sürümünü kullananlar, Google Maps’in Live Updates denemelerine başladığını bildirdi.
Yeni bildirim tasarımı, gidilen yolun ne kadarının tamamlandığını gösteriyor.
Bildirimler farklı ekranlarda görünerek kritik navigasyon bilgisini kaçırmamanızı sağlıyor.
Henüz dar kapsamda dağıtılıyor; ancak Google Maps beta programındaki kullanıcılar, genel çıkıştan önce özelliği deneyebilecek.

Ne zaman yaygınlaşacak?
İlk testler Mart 2025’te yapılmıştı. Şimdi ise Android 16 QPR1 ile birlikte, önümüzdeki günlerde geniş ölçekte kullanıma sunulması bekleniyor.
Daha sonraki QPR2 güncellemesiyle birlikte üçüncü taraf uygulamaların da devreye girmesi öngörülüyor.

Neden önemli?
Yüzeyde küçük bir değişiklik gibi görünse de, özellikle sürücüler ve yolcular için büyük kolaylık sağlayacak.
Telefonu açmadan, tek bakışta anlık yol durumu, kalan mesafe ve ilerleme bilgisi görülebilecek.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/google-maps-e-android-16-ile-canli-guncellemeler-geliyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/google-maps-e-android-16-ile-canli-guncellemeler-geliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/google-maps-e-android-16-ile-canli-guncellemeler-geliyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/09/google-maps-e-android-16-ile-canli-guncellemeler-geliyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/google-maps-e-android-16-ile-canli-guncellemeler-geliyor/60327/</link>
			<pubDate>Wed, 03 Sep 2025 18:41:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Güneş ışığı yakıta dönüştürülebilecek</title>
			<description><![CDATA[İsviçre’deki Basel Üniversitesi araştırmacıları, bitki fotosentezinden ilham alarak geliştirdikleri yeni molekül sayesinde güneş ışığını karbon nötr yakıt üretiminde kullanmaya bir adım daha yaklaştı. Loş ışıkta bile çalışan bu buluş, hidrojen ve sentetik yakıt üretiminde devrim yaratabilir.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yıllardır bilim insanları, bitkilerin fotosentez mekanizmasından esinlenerek güneş ışığını yakıta dönüştürmenin yollarını arıyordu. Basel Üniversitesi’nden bir ekip, bu hedef doğrultusunda büyük bir ilerleme kaydetti. Geliştirilen özel bir molekül, aynı anda iki pozitif ve iki negatif yük depolayarak doğal fotosentezi taklit edebiliyor.

Karbon nötr yakıt i̇çin umut
Araştırma, Nature Chemistry dergisinde yayımlandı. Çalışmaya liderlik eden Prof. Oliver Wenger ve ekibi, güneş ışığını kullanarak hidrojen, metanol ve sentetik benzin gibi yakıtların üretilmesinin mümkün olabileceğini ortaya koydu. Bu yakıtlar, kullanıldığında yalnızca üretim sürecinde ortaya çıkan kadar karbondioksit salıyor ve böylece çevre dostu, karbon nötr bir döngü sağlıyor.



Loş ışıkta da çalışıyor
Araştırmanın dikkat çeken bir diğer yönü, yeni molekülün daha düşük ışık yoğunluğunda bile çalışabilmesi. Daha önceki çalışmalar güçlü lazer ışığı gerektirirken, bu yöntem gerçek güneş ışığı koşullarına daha yakın bir çözüm sunuyor. Doktora öğrencisi Mathis Brändlin, “Kademeli ışık uyarımı sayesinde loş ışıkta bile yük depolayabiliyoruz. Bu, gerçek hayatta uygulanabilirliği artırıyor” dedi.

Enerji geleceği i̇çin umut
Molekül, beş parçadan oluşan özel bir yapıya sahip. Bir taraf elektron vererek pozitif yüklenirken diğer taraf elektron alarak negatif yükleniyor. Ortadaki bölüm ise güneş ışığını yakalayıp reaksiyonu tetikliyor. Henüz tam işlevsel bir yapay fotosentez sistemi geliştirilmemiş olsa da bilim insanları, bu buluşun sürdürülebilir enerji teknolojileri için kritik bir adım olduğunu vurguluyor.
Prof. Wenger, “Henüz yapbozun tüm parçalarını birleştirmedik, ancak önemli bir eksik parçayı tamamladık. Bu gelişme, sürdürülebilir enerji geleceğine dair umutlarımızı güçlendiriyor” ifadelerini kullandı.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/08/gunes-isigi-yakita-donusturulebilecek.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/08/gunes-isigi-yakita-donusturulebilecek.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/08/gunes-isigi-yakita-donusturulebilecek_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/08/gunes-isigi-yakita-donusturulebilecek.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/gunes-isigi-yakita-donusturulebilecek/60258/</link>
			<pubDate>Wed, 27 Aug 2025 14:09:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çin'de Dünya İnsansı Robot Oyunları başladı</title>
			<description><![CDATA[Çin'de insansı robotların çeşitli spor, performans ve uygulama alanlarında yarıştığı, dünyanın ilk geniş çaplı robot müsabakası olan Dünya İnsansı Robot Oyunları (WHRG), ülkenin başkenti Pekin'de başladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Pekin Yerel Halk Hükümeti, Çin Medya Grubu, Dünya Robotik İşbirliği Örgütü ve RoboCup Asya-Pasifik işbirliğinde yapılan etkinliğe, robotik şirketleri, üniversiteler, araştırma enstitüleri, robot kulüpleri ve meraklılar, geliştirdikleri insansı robotlarla katıldı.

İnsansı robot teknolojisindeki ilerlemeleri pratik uygulamalarla sergilemeyi hedefleyen etkinliğe robotlar atletizm, cimnastik, futbol ve boks gibi spor dallarında yarıştı.



17 Ağustos'ta sona erecek oyunların ilk gününde 400 metre ve 1500 metre koşu yarışları, 3'e 3 ve 5'e 5 futbol maçları ile boks karşılaşmaları yapıldı.
Etkinlikte robotlar spor dallarının yanı sıra performans ve senaryo dallarında da hünerlerini sergileyecek. Performans dalında solo ve grup dans gösterileri, senaryo alanında malzeme kullanma, sınıflama, düzenleme ve temizleme hizmetleriyle ilgili uygulamalar gerçekleştirilecek.









]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/08/cin-de-dunya-insansi-robot-oyunlari-basladi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/08/cin-de-dunya-insansi-robot-oyunlari-basladi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/08/cin-de-dunya-insansi-robot-oyunlari-basladi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/08/cin-de-dunya-insansi-robot-oyunlari-basladi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/cin-de-dunya-insansi-robot-oyunlari-basladi/60183/</link>
			<pubDate>Fri, 15 Aug 2025 14:10:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çinli bilim insanları kirlenmeyen cam üretti</title>
			<description><![CDATA[Çin'deki Zhejiang Üniversitesi’nden araştırmacılar, elektrik alanları kullanarak yüzeydeki toz ve partikülleri saniyeler içinde temizleyen şeffaf ve ince bir cam geliştirdi. Su, kimyasal ya da yüksek enerji kullanmadan yüzde 98’e kadar tozdan arındıran bu teknoloji, birçok farklı alanda devrim yaratabilir.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Çin’in Zhejiang Üniversitesi’nde görev yapan bilim insanları, elektrik alanları yardımıyla toz ve diğer kirleticileri yüzeyinden temizleyebilen yenilikçi bir kendini temizleyen cam geliştirdi. Bu ince ve şeffaf cam, güneş panelleri, bina camları ve diğer hassas yüzeylerde toz birikmesini engelleyerek bakım maliyetlerini ve iş gücünü azaltmayı hedefliyor.
Geleneksel temizlik yöntemleri özellikle kuru ve tozlu bölgelerde yetersiz kalırken, araştırmacılar elektrik alanlarının yüzeydeki parçacıkların hareketini beklenmedik şekillerde değiştirdiğini keşfetti. Alternatif elektrik alanına maruz kalan toz parçacıkları, sadece yanlara kaymakla kalmayıp yön değiştirebiliyor veya yüzeyden tamamen sıçrayarak atılabiliyor.
Su veya kimyasal madde gerektirmiyor.



Bu çalışma sonucunda ortaya çıkan sadece organik ve inorganik tozları saniyeler içinde yüzde 98 oranında temizleyebilen 0,62 mm kalınlığında ultra ince bir camın kendini temizleme işlemi için su, kimyasal madde veya yüksek enerji tüketimi gerekmiyor.
Camın kendini temizleme özelliği, aynı zamanda yeni toz partiküllerinin yüzeye tutunmasını engelliyor. “Partikül kalkan etkisi” olarak adlandırılan bu mekanizma, hava yoluyla gelen toz birikimini yüzde 90’a kadar azaltarak özellikle kum fırtınalarının ve tozlu havaların yoğun olduğu bölgelerde camların daha uzun süre temiz kalmasını sağlıyor.
Çinli bilim insanların ürettiği bu yenilikçi cam teknolojisi, güneş enerjisi sektöründen mimariye kadar birçok alanda bakım ve temizlik maliyetlerini önemli ölçüde azaltarak sürdürülebilir çözümler sunma potansiyeli taşıyabilir.


 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/08/cinli-bilim-insanlari-kirlenmeyen-cam-uretti.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/08/cinli-bilim-insanlari-kirlenmeyen-cam-uretti.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/08/cinli-bilim-insanlari-kirlenmeyen-cam-uretti_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/08/cinli-bilim-insanlari-kirlenmeyen-cam-uretti.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/cinli-bilim-insanlari-kirlenmeyen-cam-uretti/60146/</link>
			<pubDate>Sat, 09 Aug 2025 12:49:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ABD’de deniz suyundan bulut oluşturma deneyi durduruldu</title>
			<description><![CDATA[ABD'li bilim insanlarının, iklim değişikliğine çözüm bulmak amacıyla güneş ışığını azaltmak için deniz suyu bulutlarını kullanma teknolojisi üzerine planladığı milyonlarca dolarlık deneyi yerel yetkililerin muhalefeti nedeniyle durdurduğu belirtildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Politico’nun haberine göre, Kaliforniya’daki bir grup araştırmacı geçen yıl emekli bir uçak gemisi üzerinde bulut oluşturma makinesini test eden deneyi gelen tepkiler üzerine iptal etti. Araştırmacıların çok daha büyük ve potansiyel olarak riskli bir çalışma ile güneş ışınlarını karartmak için kullanılabilecek tuzlu su püskürtme ekipmanlarını test etmeyi planladığı ifade edildi.
Araştırmacıların başlarda çalışmaları için hükümetten fon almayı başarmış ve hükümet gemilerine ve uçaklarına erişim sağlamayı planlamış olsalar da, ilk testin başarısız olmasının ardından yerel yetkililerden önemli bir destek alamayacaklarını kabul etmek zorunda kaldığı ifade edildi.
Ekibin, Kuzey Amerika, Şili veya Güney-Orta Afrika’nın batı kıyılarında 3 bin 900 mil karelik bir alanda bulut oluşturma deneyi yapmayı planladığı ve bunu sponsorları ve danışmanlarıyla görüştüğü aktarıldı.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/07/abd-de-deniz-suyundan-bulut-olusturma-deneyi-durduruldu.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/07/abd-de-deniz-suyundan-bulut-olusturma-deneyi-durduruldu.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/07/abd-de-deniz-suyundan-bulut-olusturma-deneyi-durduruldu_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/07/abd-de-deniz-suyundan-bulut-olusturma-deneyi-durduruldu.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/abd-de-deniz-suyundan-bulut-olusturma-deneyi-durduruldu/60056/</link>
			<pubDate>Mon, 28 Jul 2025 12:11:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Microsoft'un sunucularına yönelik siber saldırı, ABD'deki bazı kamu kurumlarını etkiledi</title>
			<description><![CDATA[Microsoft'un yaygın kullanılan sunucu yazılımındaki güvenlik açığından faydalanan hackerlar, ABD'deki kamu kurumları ve dünyadaki özel şirketleri hedef alan siber saldırılar düzenledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Washington Post'un (WP) haberine göre ABD'li yetkililer ve araştırmacılar, Microsoft'un bazı sunucularına düzenlenen hacker saldırısına ilişkin değerlendirmede bulundu.

ABD'nin doğusundaki eyalette görevli yetkili, hackerların, hükümetin işleyişini vatandaşlara anlatmak üzere oluşturulmuş kamu doküman havuzunu ele geçirdiklerini söyledi.

Bu belgelerin şu anda erişilemez durumda olduğu ancak silinip silinmediğinin henüz belirlenemediği kaydedildi.

Yetkililer ve özel güvenlik araştırmacılarının aktardığı bilgilere göre, hacker saldırıları sonucu ABD federal ve eyalet kurumlarının yanı sıra üniversiteler, enerji şirketleri ve Asya'da faaliyet gösteren telekomünikasyon şirketi etkilendi. Siber güvenlik uzmanları, İspanya'daki bir kamu kurumu, ABD'nin Albuquerque kentindeki bir yerel kuruluş ve Brezilya'daki bir üniversitenin de saldırılardan etkilendiğini bildirdi.

Araştırmacılar, dünya genelinde on binlerce Microsoft SharePoint sunucusunun risk altında olduğunu, Microsoft'un güvenlik açığı için henüz kapsamlı bir güncelleme yayımlamadığını ifade etti.

Yetkililer, saldırıların sadece kurumların kendi sunucularını etkilediğini, "Microsoft 365" gibi bulut tabanlı hizmetlerin bu durumdan etkilenmediğini kaydetti.

ABD Federal Soruşturma Bürosundan (FBI) yapılan açıklamada, "Federal hükümet ve özel sektör ortaklarımızla yakın işbirliği içindeyiz." ifadesi kullanıldı.

Hollanda merkezli siber güvenlik şirketi Eye Security, bu sunucuların Microsoft Outlook ve Microsoft Teams gibi temel hizmetlerle bağlantılı olabileceğine işaret ederek, bu tür ihlallerin hassas verilerin çalınmasına ve kullanıcı şifrelerinin ele geçirilmesine yol açabileceğini belirt]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/07/microsoft-un-sunucularina-yonelik-siber-saldiri-abd-deki-bazi-kamu-kurumlarini-etkiledi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/07/microsoft-un-sunucularina-yonelik-siber-saldiri-abd-deki-bazi-kamu-kurumlarini-etkiledi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/07/microsoft-un-sunucularina-yonelik-siber-saldiri-abd-deki-bazi-kamu-kurumlarini-etkiledi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/07/microsoft-un-sunucularina-yonelik-siber-saldiri-abd-deki-bazi-kamu-kurumlarini-etkiledi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/microsoft-un-sunucularina-yonelik-siber-saldiri-abd-deki-bazi-kamu-kurumlarini-etkiledi/59985/</link>
			<pubDate>Mon, 21 Jul 2025 12:58:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Japonya'da internet hızı rekoru kırıldı: Netflix’in arşivi 1 saniyede 30 kez indirilebiliyor</title>
			<description><![CDATA[Japonya’daki Ulusal Bilgi ve İletişim Teknolojileri Enstitüsü (NICT) ile Sumitomo Electric Industries araştırmacıları, dünyanın en hızlı internet bağlantısını kurarak 1.02 petabit/saniyelik veri aktarım hızına ulaştı. Bu rekor, Berlin-Napoli veya Missouri-Montana arası kadar olan 1.808 kilometrelik bir mesafede gerçekleştirildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yeni teknoloji, standart 0.125 mm çapındaki kaplamaya sahip 19 çekirdekli özel bir optik fiberle sağlandı. Bu da mevcut altyapıyla uyumlu olmasını sağlarken, Kasım 2024 itibarıyla Japonya'nın toplam sabit genişbant internet trafiğinin 26 katı kadar veri aktarımını mümkün kıldı.
1.02 petabit/saniye hızı, saniyede bir milyondan fazla gigabayt veri iletimine denk geliyor. Bu sayede, Netflix’in tüm içerik arşivi 1 saniyede tam 30 kez indirilebiliyor.



Bu gelişme, optik fiber iletişim teknolojisinde çığır açan bir ilerleme olarak değerlendiriliyor.Dünya üzerinde ilk kez, standart optik fiber kullanılarak 1.000 kilometreden uzun mesafede petabit seviyesinde başarılı veri aktarımı sağlanmış oldu.
Uzmanlar bu başarıyı, kıtalararası veri transferi ihtiyacına çözüm sunabilecek yeni nesil bir altyapının temeli olarak görüyor.
Bu atılım, 5G sonrası iletişim sistemlerine geçiş sürecinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor ve dijitalleşen dünyada yüksek hızlı veri iletiminin geleceğini şekillendirebilir.



 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/07/japonya-da-internet-hizi-rekoru-kirildi-netflix-in-arsivi-1-saniyede-30-kez-indirilebiliyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/07/japonya-da-internet-hizi-rekoru-kirildi-netflix-in-arsivi-1-saniyede-30-kez-indirilebiliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/07/japonya-da-internet-hizi-rekoru-kirildi-netflix-in-arsivi-1-saniyede-30-kez-indirilebiliyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/07/japonya-da-internet-hizi-rekoru-kirildi-netflix-in-arsivi-1-saniyede-30-kez-indirilebiliyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/japonya-da-internet-hizi-rekoru-kirildi-netflix-in-arsivi-1-saniyede-30-kez-indirilebiliyor/59829/</link>
			<pubDate>Thu, 10 Jul 2025 12:47:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Japonya’daki Expo 2025 fuarında,Giyilebilir güneş panelleri tanıtıldı </title>
			<description><![CDATA[Japonya’daki Expo 2025 fuarında tanıtılan ultra ince ve esnek güneş panelleri, giyilebilir teknolojiye dönüştü. Boya kadar hafif bu paneller, güneş ışığıyla çalışan serinletici yeleklere entegre edilerek sıcak havalarda çalışanlara destek sağlıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Japonya’nın Osaka kentinde 2025 Dünya Fuarı hazırlıkları sürerken, çalışanlar dikkat çeken bir yenilikle sıcak havayla başa çıkıyor: Güneş enerjisiyle çalışan serinletici yelekler.
Yeleklerin üzerindeki ultra ince ve esnek güneş panelleri, sadece 4 gram ağırlığında ve giyilebilir teknolojiyle entegre edilerek boyun bölgesine yerleştirilen fanlara enerji sağlıyor.
Yelekler, Toyota Group şirketi Toyoda Gosei, güneş paneli girişimi Enecoat Technologies ve tekstil üreticisi Seiren iş birliğiyle üretildi.

Geleneksel panellerden farklı
Yeleklerde kullanılan paneller, klasik silikon güneş panellerinden farklı olarak perovskit adı verilen kristallerden üretildi. Bu teknoloji sayesinde paneller çok daha hafif, esnek ve düşük ışıkta bile çalışabiliyor. Hatta bulutlu ve gölgeli havalarda bile enerji üretimi mümkün.

Laboratuvar ortamında bu paneller yüzde 21,2 verimlilikle çalışıyor. Gerçek ortam koşullarında ise Expo 2025 alanında test ediliyor ve günlük performans verileri toplanıyor.
Güneşsiz ortamda da enerji üretiyor
Perovskit hücrelerin en büyük avantajlarından biri, düşük ışıkta da çalışabilmesi. Enecoat Teknolojileri CTO’su Tamotsu Horiuchi, bu panellerin LED ve floresan ışığıyla bile enerji üretebildiğini vurguluyor. Ayrıca çatı gibi ağır silikon panelleri taşıyamayan yüzeylerde kullanılabiliyor.
Expo alanında yalnızca giyilebilir teknoloji değil, kavisli akıllı direkler, otobüs terminali çatısı ve Panasonic pavyonunun sanatsal dış cephesi gibi çeşitli uygulamalarda da perovskit paneller sergileniyor.

Tek sorun dayanıklılık
Tüm bu avantajlarına rağmen perovskitlerin ticari kullanımda önünde iki büyük engel var:
Kısa ömür: Güneş, nem ve UV ışınlarına karşı silikon panellere kıyasla daha hassaslar.
Kurşun içeriği: Panellerin bazı türlerinde toksik kurşun kullanılıyor, ancak sızıntı riski düşük.
Bilim insanları bu sorunları çözmek için koruyucu cam katmanlar, katkı maddeleri ve yeni üretim teknikleri üzerinde çalışıyor. İngiltere’deki Surrey Üniversitesi’nden Dr. Hashini Perera, son araştırmasında panel ömrünü 10 kata kadar artırabilecek bir yöntem geliştirdiklerini açıkladı.

Enerjiyi şehirde üretmek
Japonya, 2040 yılına kadar 20 gigawatt güneş enerjisi üretmeyi hedefliyor. Bu, yaklaşık 20 nükleer santralin kapasitesine denk.
Perovskit panellerin kentsel alanlara kurulabilirliği, enerjinin üretildiği yerde tüketilmesini sağlayarak şehirleri daha verimli hale getirebilir.
Horiuchi’ye göre bu teknoloji, gelecekte akıllı saatlerden telefonlara kadar giyilebilir cihazlarda enerji kaynağı olarak kullanılabilir.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/07/japonya-daki-expo-2025-fuarinda-giyilebilir-gunes-panelleri-tanitildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/07/japonya-daki-expo-2025-fuarinda-giyilebilir-gunes-panelleri-tanitildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/07/japonya-daki-expo-2025-fuarinda-giyilebilir-gunes-panelleri-tanitildi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/07/japonya-daki-expo-2025-fuarinda-giyilebilir-gunes-panelleri-tanitildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/japonya-daki-expo-2025-fuarinda/59787/</link>
			<pubDate>Tue, 08 Jul 2025 10:19:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kablosuz bağlantıda yeni bir dönem: Bluetooth 6.0</title>
			<description><![CDATA[Bluetooth 6.0 ise düşük gecikme süresi, yüksek ses kalitesi, hızlı eşleşme, daha iyi batarya yönetimi ve gelişmiş cihaz takibi gibi birçok yeni özellikle geliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[GECİKME SÜRESİ NEREDEYSE SIFIRLANIYOR
Bluetooth 6.0’ın en büyük fark yarattığı alanlardan biri şüphesiz gecikme süresi olacak. Yeni Isochronous Adaptation Layer (ISO-AL) teknolojisi sayesinde veriler daha küçük paketler halinde, eş zamanlı olarak birden fazla kanala gönderilecek. Bu sayede hem daha hızlı hem de çok daha kararlı bir bağlantı sağlanacak.

Günümüzde birçok oyuncu kablosuz kulaklıklarında 2.4 GHz frekansını tercih ediyor çünkü Bluetooth 5’in gecikmesi oyun için fazlasıyla hissedilir durumda. Ancak Bluetooth 6.0 ile bu süre 20 milisaniyenin altına düşüyor. Bu da 2.4 GHz’lik sistemlerle benzer bir performans anlamına geliyor. Kablosuz Bluetooth kulaklıklarla gecikmesiz oyun keyfi mümkün hale geliyor.
Bluetooth 6.0 ile bağlantı özelliklerinde yeni bir dönem başlayacak gibi duruyor. 2025’te çıkacak olan iPhone 17 ve Pixel 10 gibi amiral gemisi telefonlarla birlikte hayatımıza girecek olan bu yeni nesil bağlantı standardı, özellikle kablosuz ses sistemleri ve oyun tarafında ciddi bir sıçrama yaşatacak.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/07/kablosuz-baglantida-yeni-bir-donem-bluetooth-6-0.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/07/kablosuz-baglantida-yeni-bir-donem-bluetooth-6-0.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/07/kablosuz-baglantida-yeni-bir-donem-bluetooth-6-0_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/07/kablosuz-baglantida-yeni-bir-donem-bluetooth-6-0.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/kablosuz-baglantida-yeni-bir-donem-bluetooth-6-0/59756/</link>
			<pubDate>Sat, 05 Jul 2025 14:40:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ESA uzayda şemsiye kuruyor</title>
			<description><![CDATA[Avrupa Uzay Ajansı (ESA), iklim değişikliğiyle mücadelede çığır açacak yeni bir uyduyu başarıyla fırlattı. “Biomass” adı verilen uydu, dünyadaki ormanları üç boyutlu olarak haritalayacak ve uzaydan yapılan en hassas karbon ölçümlerini gerçekleştirecek.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ESA'nın "Biomass" uydusu, Fransız Guyanası'ndaki Kourou Üssü’nden Vega-C roketiyle uzaya gönderildi. Uydunun en dikkat çekici özelliği, açıldığında dev bir şemsiye şeklini alan radar anteni. ABD’li savunma firması L3 Harris tarafından tasarlanan antenin uzay ortamında tamamen açılması dokuz gün sürecek.
Biomass, özellikle uzun dalga boyuna sahip P-band sentetik açıklıklı radar (SAR) sistemiyle donatıldı. Airbus tarafından geliştirilen bu radar teknolojisi, orman örtüsünün altına kadar nüfuz ederek ağaç gövdeleri, dallar ve yapraklarda depolanan karbon miktarını ölçebilecek.

“Ormanların MR’ı” niteliğinde
Uzmanlar, bu yeni teknolojiyi "ormanların MR’ı" olarak tanımlıyor. Uydu, yeryüzünden yansıyan radar sinyallerini topluyor ve bunları üç boyutlu haritalara dönüştürüyor. Bu sayede bilim insanları, küresel ölçekte orman yapısını ve karbon stoklarını eşi benzeri görülmemiş bir hassasiyetle inceleyebilecek.
Bu bilgiler, hem ormansızlaşma hem de yeniden ağaçlandırma süreçlerinin izlenmesini kolaylaştıracak. Aynı zamanda sera gazı salımları ve karbon depolama kapasitesi daha doğru bir şekilde hesaplanabilecek.

Karbon ölçümüyle iklim değişikliğiyle mücadele
Uzmanlara göre, küresel ısınmanın temel nedeni, atmosfere salınan sera gazlarının, özellikle de karbondioksitin birikmesi. Ormanlar bu gazları filtreleme konusunda büyük rol oynasa da kesildiklerinde ya da yakıldıklarında bu denge bozuluyor.
ESA’nın Biomass görevi sayesinde, ormanların atmosferdeki karbonu ne kadar tuttuğu ya da saldığı daha net biçimde görülebilecek. Bu veriler, iklim modellerinin geliştirilmesine, emisyon hedeflerinin izlenmesine ve çevre politikalarının şekillendirilmesine katkı sunacak.

Sadece ormanlar değil: Yer altı ve buzullar da incelenecek
Biomass uydusunun teknolojisi sadece ormanlarla sınırlı değil. Uydu, çöllerdeki yer altı yapılarının haritalanmasından kutuplardaki buz tabakalarının izlenmesine kadar çok sayıda görev üstlenebilecek.
ESA uzmanları, bu uydunun Dünya’nın ekosistemlerine dair çok daha kapsamlı ve derinlikli bilgiler sunacağını vurguluyor.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/05/esa-uzayda-semsiye-kuruyor.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/05/esa-uzayda-semsiye-kuruyor.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/05/esa-uzayda-semsiye-kuruyor_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/05/esa-uzayda-semsiye-kuruyor.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/esa-uzayda-semsiye-kuruyor/58600/</link>
			<pubDate>Thu, 01 May 2025 11:12:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Rusya ve Çin'in Ay istasyonu projesine 13 ülke daha katıldı</title>
			<description><![CDATA[Rusya Federal Uzay Ajansı (Roscosmos) Başkanı Bakanov, Rusya ve Çin'in Uluslararası Bilimsel Ay İstasyonu’nu oluşturma çalışmalarına, aralarında BRICS ülkelerinin de bulunduğu 13 ülkenin katıldığını belirtti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Roscosmos Başkanı Dmitriy Bakanov, BRICS Uzay Ajansları Başkanları Toplantısı'nda, Uluslararası Bilimsel Ay İstasyonu projesine 13 ülkenin daha katıldığını duyurdu.
Bakanov, “Uluslararası Bilimsel Ay İstasyonu oluşturma yönündeki Çin’le ortak girişimimiz etkin biçimde gelişiyor. Girişime 13 ülke daha katıldı. Bunlar BRICS’ten meslektaşlarımız dahil Belarus, Pakistan, Azerbaycan, Venezuela, Güney Afrika, Mısır, Tayland, Sırbistan, Nikaragua, Senegal, Cibuti, Etiyopya, Bolivya, Venezuela” ifadesini kullandı.
Venüs, Ay ve Mars araştırmaları konusunda eşsiz bilimsel okullara sahip olduklarını söyleyen Roscosmos Başkanı, Venüs’e iniş teknolojisinin sadece Rusya’nın elinde olduğunu anımsatarak, “Ülkemizin derin uzay araştırmalarındaki teknolojik başarıları uluslararası BRICS programlarının temelini oluşturabilir” dedi.
Çin, Hindistan ve BAE'den uzay araçlarının Mars'a ulaştığını ve bu ülkelerin Ay keşfi konusunda da deneyimleri olduğunu hatırlatan Bakanov, bu tür programların sayısının artacağını ve ortak uygulamalarının bilimsel açıdan çok daha verimli ve ulusal bütçeler için daha iyi olacağını umduğunu dile getirdi.
Uzay ve ilgili sektörlerde insan kaynaklarının eğitimi ve ortak öğrenci programlarının geliştirilmesi konusunda işbirliği çağrısında bulunan Rus yetkili, halihazırda BRICS ülkelerinden, yarısından fazlası Çin ve Hindistan'dan olmak üzere 85 binden fazla öğrencinin Rus üniversitelerinde eğitim gördüğünü ekledi.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/rusya-ve-cin-in-ay-istasyonu-projesine-13-ulke-daha-katildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/rusya-ve-cin-in-ay-istasyonu-projesine-13-ulke-daha-katildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/rusya-ve-cin-in-ay-istasyonu-projesine-13-ulke-daha-katildi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/rusya-ve-cin-in-ay-istasyonu-projesine-13-ulke-daha-katildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/rusya-ve-cin-in-ay-istasyonu-projesine-13-ulke-daha-katildi/58557/</link>
			<pubDate>Tue, 29 Apr 2025 15:33:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ay’da balık çiftlikleri kuruluyor: Uzayda levrek yetiştirilecek</title>
			<description><![CDATA[Fransa’da başlatılan "Lunar Hatch" projesiyle, Ay’da ve Mars’ta astronotlara protein sağlamak amacıyla levrek üretimi hedefleniyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Fransa'nın güneyindeki Palavas-les-Flots kasabasında, alışılmışın dışında bir bilimsel çalışmaya imza atılıyor. Burada yetiştirilen levrekler, gelecekte Ay’a veya Mars’a gönderilecek ilk balıkların ebeveynleri olma yolunda hazırlanıyor.
"Lunar Hatch" adı verilen proje, astronotların uzun süreli görevlerinde sürdürülebilir protein kaynağı elde etmek için levrek yetiştirmenin mümkün olup olmadığını araştırıyor.
Uzayda levrek yetiştirme fikri nereden çıktı?
Projenin başındaki isim, Fransa Ulusal Okyanus Araştırma Enstitüsü'nden deniz biyoloğu Dr. Cyrille Przybyla. Przybyla, balığın sindirimi kolay bir protein kaynağı olduğunu ve omega-3 ile B vitamini bakımından zengin yapısının uzayda kas kütlesinin korunmasında büyük rol oynayabileceğini belirtiyor.
Yumurta ve embriyolar uzaya gönderilecek
Planlama aşamasına göre, döllenmiş levrek yumurtaları uzaya fırlatılacak. Yumurta ve embriyolar, Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) varana kadar gelişmeye devam edecek. İlk aşamada sadece gözlem yapılacak, daha sonra balıklar dondurularak Dünya'ya geri getirilecek.
Gelecekte Ay yüzeyinde kurulacak balık çiftliklerinde bu yöntem geniş ölçekte uygulanabilir.
Uzayda balık deneylerinin geçmişi
Balıklar, geçmişte de uzay görevlerinde yer aldı. 1973’te Apollo programı kapsamında mummichog türü balıklar uzaya çıkarıldı. 1976’da Sovyetler Birliği, Salyut uzay istasyonunda lepisteslerle deney yaptı. 2015 yılında ISS’e gönderilen zebra balıkları ile mikro yerçekiminin kas erimesi üzerindeki etkileri araştırıldı.
Ancak Lunar Hatch, bu çalışmalardan farklı olarak, sürekli bir gıda kaynağı oluşturmayı hedefliyor.
Kapalı döngü gıda sistemi hedefleniyor
Ay’daki üslerde kullanılacak bu sistem, tamamen atıksız bir döngü oluşturacak:
Su kaynağı: Ay'ın kutuplarındaki buzdan sağlanacak.
Atık yönetimi: Balık atıkları, mikroalg ve filtre besleyiciler için yem olarak kullanılacak.
Sürdürülebilirlik: Solucanlar ve karidesler, bu atıkları işleyerek balıkların tekrar beslenmesini sağlayacak.
Dr. Przybyla, sistemin dört-beş ay boyunca dışarıdan müdahale olmadan çalışabileceğini ifade ediyor.
Dünya i̇çin de çığır açıcı bir adım
Lunar Hatch sadece uzay görevleri için değil, Dünya’daki izole topluluklar için de kritik olabilir. Geliştirilen kapalı döngü sistemi, çevre dostu üretim ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşıyor.
Sonraki adımlar
Şu anda ekip, döllenmiş yumurtaların roket kalkışındaki titreşimlere dayanıklılığını test etti. Simülasyon sonuçları umut verici. Bir sonraki aşamada, yumurtalar gerçek bir uzay görevinde ISS'ye gönderilerek deneyler yapılacak.
Projeye Çin’den de benzer çalışmalarla yanıt geldi. Ancak Dr. Przybyla, Lunar Hatch’in hem Dünya hem de uzay için benzersiz bir model olabileceğini vurguluyor.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/ay-da-balik-ciftlikleri-kuruluyor-uzayda-levrek-yetistirilecek.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/ay-da-balik-ciftlikleri-kuruluyor-uzayda-levrek-yetistirilecek.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/ay-da-balik-ciftlikleri-kuruluyor-uzayda-levrek-yetistirilecek_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/ay-da-balik-ciftlikleri-kuruluyor-uzayda-levrek-yetistirilecek.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/ay-da-balik-ciftlikleri-kuruluyor-uzayda-levrek-yetistirilecek/58554/</link>
			<pubDate>Tue, 29 Apr 2025 14:28:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türksat 6A bugün hizmete alınacak</title>
			<description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A'nın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla bugün düzenlenecek törenle hizmete alınacağını bildirerek, "Türksat 6A'nın hizmete alınmasıyla uydularımızın kapsama alanı 3,5 milyar kişiden 5 milyar kişiye ulaşacak" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yazılı açıklamasında, Türkiye'nin uydu serüveninin 1994'te yörüngede yer edinen Türksat 1B ile başladığını, bu uyduyu 1996'da Türksat 1C ve 2001'de Türksat 2A'nın takip ettiğini anımsattı.

Yaklaşık 20 yıllık çalışmanın sonucu olan Türksat 6A'nın yapımında, 3A, 4A ve 4B uydularında görev yapan Türksat mühendislerinin yer aldığına işaret eden Uraloğlu, "Türksat'ın Teknoloji Transfer Programı kapsamında uzay teknolojileri alanında eğitim alan Türksat mühendislerinin katkısıyla 6A en yüksek yerlilik oranıyla üretildi. Bu başarıyla ülkemiz, haberleşme uydusu üretebilen 11 ülke arasına adını yazdırdı." değerlendirmesinde bulundu.

"Yüzde 80'in üzerinde yerlilikle 84 yerli ekipman kullanıldı"
Uraloğlu, Türksat 6A'nın yapımında ASELSAN, TUSAŞ, TÜBİTAK Uzay ve C2TECH ile birlikte çalıştıklarını belirterek, "Bu firmalarımız tarafından yerli ve milli olarak üretilen her parça, uydu deneyimi kazandı. Uydumuz, yüzde 80'in üzerinde yerlilikle 84 yerli ekipman kullanılarak geliştirildi. Ülkemizde üretilen bu parçaların hepsinin uzay deneyimi kazanarak uzayda başarıyla hizmet verebildiği için tüm dünyaya ihracının önü de açıldı." ifadesini kullandı.

Türksat 6A'nın, Türkiye'nin uzaydaki varlığını güçlendirdiğine ve kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı azalttığına dikkati çeken Uraloğlu, şöyle devam etti:
"Bu proje, milli güvenliğimiz açısından da çok önemli. Artık dışa bağımlı olmadan, kendi haberleşme uydumuzu kendimiz üretiyoruz. Türksat 6A'nın tüm safhaları, planlanan şekilde ve başarıyla tamamlandı. Türksat 6A'nın üretim, entegrasyon ve test çalışmaları TUSAŞ tesislerinde kurulan Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi'nde Mart 2024'te başarıyla tamamlandı. Ardından uydumuzu, 4 Haziran 2024'te Antonov 124 uçağıyla ABD'ye uğurladık. 5 Haziran 2024'te Cape Canaveral’daki SpaceX tesislerine ulaştı. 9 Temmuz 2024'te saat 02.30'da da Falcon 9 roketiyle uzaya fırlatıldı. Fırlatmadan 35 dakika sonra da taşıyıcı roketten başarıyla ayrıldı."
"Faydalı yük alt sistem testleri, 23 Ekim 2024'te tamamlandı"
Uraloğlu, fırlatma sonrası yapılan 5 ateşlemeyle uydunun geçici olarak 50 derece doğu yörüngesine ulaştığını anımsatarak, buradaki yörünge testleri neticesinde Türksat 6A için geliştirilen ekipmanların başarılı şekilde işlevlerini yerine getirdiğinin görüldüğünü aktardı. Yörünge testleri sırasında uyduda yer alan birçok alt sistem ve deneysel ekipmanın işlevselliğinin denendiğini bildiren Uraloğlu, faydalı yük alt sistemi testlerinin de 23 Ekim 2024'te tamamlandığını ifade etti.

Türksat 6A'nın 12 gün süren yolculuk ve 6 ateşleme gerçekleştirilerek 28 Aralık 2024'te 42 derece doğu nihai görev yörüngesine ulaştığını belirten Uraloğlu, "Anten kapsama alanı gibi uydunun görev yörüngesinde gerçekleştirilmesi gereken diğer tüm testleri de tamamlandı.
17 Şubat'ta yapılan ilk test yayınıyla Türksat 6A'nın haberleşme kabiliyetleri de pratik olarak doğrulandı." değerlendirmesinde bulundu.

Uraloğlu, Türksat'ın, 31 derece, 42 derece ve 50 derece doğu yörüngelerinde Türksat 3A, 4A, 4B, 5A ve 5B olmak üzere 5 haberleşme uydusuyla faaliyetlerine devam ettiğine söyledi.
Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleriyle bugün Türksat Gölbaşı Yerleşkesi'nde düzenlenecek törenle ilk yerli ve milli uydu Türksat 6A'nın hizmete alınacağını belirterek şunları söyledi:
"Türksat 6A'nın hizmete girmesiyle daha önce Türksat uydularıyla kapsanmayan yeni coğrafyalara hizmet sunulacak. Türksat 6A ile Türksat'ın hizmet verdiği kapsama alanı Hindistan, Tayland, Malezya ve Endonezya'yı kapsayacak şekilde genişleyecek. Böylece Türksat 6A'nın hizmete alınmasıyla uydularımızın kapsama alanı 3,5 milyar kişiden 5 milyar kişiye ulaşacak, uydumuz en az 15 yıl hizmet verecek."]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/turksat-6a-bugun-hizmete-alinacak.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/turksat-6a-bugun-hizmete-alinacak.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/turksat-6a-bugun-hizmete-alinacak_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/turksat-6a-bugun-hizmete-alinacak.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/turksat-6a-bugun-hizmete-alinacak/58378/</link>
			<pubDate>Mon, 21 Apr 2025 09:52:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yapay zeka sohbet robotu Turing testini geçti</title>
			<description><![CDATA[Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan yeni bir araştırma, bir yapay zeka sohbet robotunun insan benzeri zekaya sahip olduğunu öne süren kritik bir testi geçtiğini ortaya koydu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[San Diego Kaliforniya Üniversitesi’nden iki araştırmacı tarafından yürütülen ve henüz hakem değerlendirmesine sunulmamış olan çalışmada, dört büyük dil modeli (LLM) Turing testine tabi tutuldu.

Test sonucunda OpenAI tarafından geliştirilen GPT-4.5 modeli, katılımcılar tarafından yüzde 70’in üzerinde bir oranla insanlardan ayırt edilemedi.

Turing testi nedir?
İngiliz matematikçi ve bilgisayar bilimci Alan Turing tarafından 1950 yılında ortaya atılan Turing testi, bir makinenin insan gibi düşünüp düşünemediğini anlamayı amaçlayan bir deney olarak biliniyor.

Testte bir insan sorgulayıcı, biri insan diğeri yapay zeka olan iki muhatapla yazılı olarak iletişim kuruyor ve hangisinin insan olduğunu ayırt etmeye çalışıyor.

Eğer sorgulayıcı bu ayrımı yapamazsa, testten geçen sistemin “insan benzeri zekâya sahip olduğu” kabul ediliyor.

Araştırmada ne bulundu?
Mart ayında yayımlanan ön çalışmada, ELIZA, GPT-4o, LLaMa-3.1-405B ve GPT-4.5 adlı dört yapay zekâ modeli test edildi. 284 katılımcıdan oluşan deney grubunda her birey, aynı anda biri insan diğeri yapay zekâ olan iki “tanıkla” beş dakikalık yazışmalar gerçekleştirdi.

Sonuçlara göre, katılımcılar GPT-4.5’i insan zannederek yüzde 73 oranında yanıldı. LLaMa-3.1-405B için bu oran yüzde 56 olarak ölçülürken, ELIZA ve GPT-4o modelleri sırasıyla yalnızca yüzde 23 ve yüzde 21 oranında insan sanıldı.

Turing testine yönelik eleştiriler
Her ne kadar Turing testi, yıllardır yapay zekânın “zekâsını” ölçmek için kullanılan sembolik bir araç olsa da, geçerliliği konusunda bilim dünyasında tam bir fikir birliği bulunmuyor.

Testle ilgili dört temel eleştiri öne çıkıyor:
Davranış ile düşünme arasındaki fark: Bazı uzmanlar, testin yalnızca dışa vurulan davranışı ölçtüğünü, gerçek düşünme kapasitesini yansıtmadığını savunuyor.

Beyin bir makine midir?: Turing’in beynin mekanik yapılarla açıklanabileceği yönündeki yaklaşımı bazı bilim insanları tarafından kabul görmüyor.

İşleyiş farkı: Bilgisayarlar ve insanlar farklı şekillerde çalıştığı için aynı sonuçlara ulaşsalar bile bu süreçlerin karşılaştırılabilir olmadığı ifade ediliyor.

Testin kapsamı: Tek bir davranışın değerlendirilmesinin, genel zekânın ölçümü için yeterli olmayacağı görüşü öne çıkıyor.

Gerçekten insan gibi mi düşünüyor?
Araştırmanın yazarları GPT-4.5’in testi geçtiğini kabul etmekle birlikte, bunun sistemin insan zekâsına sahip olduğu anlamına gelmediğini vurguluyor. Yapay zekânın burada yalnızca “insan gibi görünmeyi” başardığı belirtiliyor.

Ayrıca, çalışmada kullanılan sürelerin kısa olması ve modellerin belirli “kişiliklere” büründürülmesi gibi değişkenlerin test sonuçlarını etkileyebileceği ifade ediliyor.

Uzmanlara göre, GPT-4.5 şimdilik insanlar kadar zeki değil. Ancak bazı durumlarda insanları ikna edebilecek düzeyde bir taklit yeteneğine sahip olduğu da göz ardı edilemez bir gerçek olarak öne çıkıyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/yapay-zeka-sohbet-robotu-turing-testini-gecti.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/yapay-zeka-sohbet-robotu-turing-testini-gecti.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/yapay-zeka-sohbet-robotu-turing-testini-gecti_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/yapay-zeka-sohbet-robotu-turing-testini-gecti.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/yapay-zeka-sohbet-robotu-turing-testini-gecti/58295/</link>
			<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 12:41:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>100 bin galaksi tek karede: NASA'nın SPHEREx teleskobu görüntüledi</title>
			<description><![CDATA[NASA’nın yeni uzay teleskobu SPHEREx, uzaydaki ilk görüntülerini Dünya’ya gönderdi. Henüz tam olarak kalibre edilmemiş olmasına rağmen, teleskobun yakaladığı karelerde her biri yıldız ya da galaksi olan 100 binden fazla ışık kaynağı yer aldı. Gözlemler, bilim dünyasında büyük heyecan yarattı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[SPHEREx, insan gözünün göremediği kızılötesi ışığı algılayarak evrendeki suyun kökenlerinden galaksilerin uzaklığına kadar birçok sırrı açığa çıkarmayı hedefliyor. Tüm sistemlerin başarıyla çalıştığı belirtilirken, teleskobun tüm gökyüzünü defalarca tarayacağı bu büyük görev için her şey hazır.

SPHEREx uzayda ilk kez çalıştı
NASA’nın “Evrenin Tarihi, Yeniden İyonlaşma Çağı ve Buzların Kaşifi” anlamına gelen SPHEREx teleskobu, 11 Mart’ta fırlatılmasının ardından ilk kez gözlem moduna geçti. Gökyüzünden alınan bu ilk görüntüler, teleskobun sistemlerinin sorunsuz çalıştığını ortaya koydu.
Bu erken görüntüler henüz bilimsel analiz için kullanılmaya uygun değil; ancak teleskobun olağanüstü geniş görüş alanı hakkında güçlü bir ön izleme sunuyor. Görsellerdeki her parlak nokta, bir yıldız ya da galaksiye ait ışık kaynağını temsil ediyor. Her karede 100 binden fazla kaynak tespit edildi.

Devasa bir görüş alanı
SPHEREx’in her gözlemi, altı dedektöründen alınan altı farklı görüntü içeriyor. Bu görüntüler, teleskobun tam görüş alanını ortaya koyan, Ay’ın çapından yaklaşık 20 kat daha geniş dikdörtgen bir uzay alanını kapsıyor. SPHEREx, Nisan sonuna doğru başlaması planlanan rutin gözlemlerinde günde yaklaşık 600 poz yakalayacak.
Caltech ve NASA’nın Jet Propulsion Laboratuvarı’ndan (JPL) SPHEREx proje bilimcisi Olivier Doré, “Uzay aracımız evrene gözünü açtı. Tasarlandığı şekilde mükemmel çalışıyor,” ifadelerini kullandı.



Kızılötesi ışık görünür hale getirildi
SPHEREx, insan gözünün algılayamadığı kızılötesi ışığı tespit ediyor. Bilim insanları, bu ilk görüntüleri görünür hale getirmek için her kızılötesi dalga boyuna bir renk atadı. Altı dedektörün her biri, 17 farklı dalga boyu bandına sahip. Böylece her pozda toplam 102 renk tonu elde ediliyor.
Renklerin bu şekilde ayrıştırılması, gök cisimlerinin yapısını ya da galaksilere olan uzaklıklarını ortaya koyabiliyor. Bilim insanları bu veriler sayesinde, evrenin doğumundan sonraki ilk saniyenin fiziğinden Samanyolu’ndaki suyun kökenlerine kadar çok sayıda konuyu inceleyebilecek.
SPHEREx Proje Müdür Yardımcısı Beth Fabinsky, “Bu, görev hazırlıklarının zirve noktası. Beklediğimiz büyük an. Ve gerçekten… Vay canına!” dedi.
Eksi 210 derecede çalışıyor
Teleskobun yüksek hassasiyetli dedektörleri, gözlem için yaklaşık eksi 210 santigrat dereceye kadar soğutuldu. Bu düşük sıcaklık, kızılötesi ışığı daha net algılayabilmek için kritik önemde. Gözlemlerde teleskobun odağının da mükemmel olduğu görüldü. Odağın yerden fırlatılmadan önce ayarlandığı ve uzayda değiştirilemediği belirtildi.
Caltech’ten baş araştırmacı Jamie Bock, “Gelen görüntülere baktığımızda, cihaz ekibimizin işini harika yaptığı çok net” dedi.

Kapsamlı taramalarla büyük keşifler
SPHEREx, Hubble ve James Webb gibi teleskopların aksine, küçük alanlara odaklanmak yerine tüm gökyüzünü geniş açıyla tarayacak. Böylece elde edilen veriler, diğer teleskoplarla yapılan detaylı gözlemlerle birleştirilerek evrenin daha kapsamlı bir haritası çıkarılabilecek.
SPHEREx, iki yıl sürecek görev süresi boyunca gökyüzünü dört kez tam olarak tarayacak. Spektroskopi yöntemiyle yüz milyonlarca yıldız ve galaksiden gelen ışığı onlarca farklı dalga boyunda inceleyecek.

Gökkuşağı filtreleriyle çalışan dedektörler
Teleskopa giren ışık, iki yol üzerinden dedektörlere yönlendiriliyor. Her dedektörün üzerinde, tıpkı renkli gözlükler gibi davranan özel filtreler bulunuyor. Ancak bu filtreler klasik renkli camlardan farklı olarak, gökkuşağı gibi değişken dalga boylarını geçiriyor. Bu sayede çok daha fazla bilgi elde edilebiliyor.
SPHEREx Proje Müdürü Jim Fanson, “Kelimenin tam anlamıyla nutkum tutuldu. Bu noktaya gelebilmek için inanılmaz bir emek harcandı. Mühendislik ekibimiz olağanüstü bir iş çıkardı” dedi.

Görev hakkında
SPHEREx (Spectro-Photometer for the History of the Universe, Epoch of Reionization and Ices Explorer), NASA’nın tüm gökyüzünü kızılötesi ışıkla taramak için geliştirdiği yeni nesil teleskoptur. Görev, NASA’nın Astrofizik Dairesi için Jet Propulsion Laboratuvarı (JPL) tarafından yönetiliyor. Teleskobun ana sorumluluğu Caltech’teki baş araştırmacıya ait.
Teleskop ve uzay aracı, BAE Systems (eski adıyla Ball Aerospace) tarafından üretildi. Verilerin işlenmesi ve arşivlenmesi Caltech bünyesindeki IPAC tarafından yürütülecek. Tüm veriler, NASA-IPAC Kızılötesi Bilim Arşivi üzerinden kamuya açık olacak.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/100-bin-galaksi-tek-karede-nasa-nin-spherex-teleskobu-goruntuledi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/100-bin-galaksi-tek-karede-nasa-nin-spherex-teleskobu-goruntuledi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/100-bin-galaksi-tek-karede-nasa-nin-spherex-teleskobu-goruntuledi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/04/100-bin-galaksi-tek-karede-nasa-nin-spherex-teleskobu-goruntuledi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/100-bin-galaksi-tek-karede-nasa-nin-spherex-teleskobu-goruntuledi/58097/</link>
			<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 13:25:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elon Musk'ın yapay zeka şirketi xAI, Grok 3'ü tanıttı</title>
			<description><![CDATA[ABD'li milyarder Elon Musk'ın yapay zeka şirketi xAI, sohbet robotunun yeni modeli Grok 3'ü duyurdu.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Musk, üç xAI mühendisiyle düzenlediği canlı yayında, Grok 3'e ilişkin sunum yaptı.

xAI ve Grok'un misyonunun evreni anlamak olduğunu belirten Musk, Grok 3'ün önceki versiyonundan daha iyi performans gösterdiğini belirtti.

Yapay zeka alanında rekabetin arttığı bir dönemde tanıtılan Grok 3, sosyal medya uygulaması X'te ücretli üyelik sahibi olan Premium+ abonelerinin kullanımına sunuldu.

Öte yandan Grok'un X sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda "Grok 3 dünyanın en akıllı yapay zekası." denildi.
Grok'un diğer bir paylaşımında ise bazı yapay zeka araçlarının matematik, bilim ve kodlama alanlarındaki performanslarının karşılaştırıldığı grafiğe yer verilirken, Grok 3'ün, OpenAI'nin GPT-4o, Alphabet'in Google Gemini, DeepSeek'in V3 ve Anthropic'in Claude modellerini geride bıraktığı ileri sürüldü.

Elon Musk, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Dubai şehrinde geçen hafta düzenlenen 2025 Dünya Hükümetler Zirvesi'nde, "Grok 3 çok güçlü muhakeme yeteneklerine sahip, bu nedenle şimdiye kadar yaptığımız testlerde gördüğümüz kadarıyla, piyasaya sürülen ve bildiğimiz her şeyden daha iyi performans gösteriyor." değerlendirmesinde bulunmuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/02/elon-musk-in-yapay-zeka-sirketi-xai-grok-3-u-tanitti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/02/elon-musk-in-yapay-zeka-sirketi-xai-grok-3-u-tanitti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/02/elon-musk-in-yapay-zeka-sirketi-xai-grok-3-u-tanitti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/02/elon-musk-in-yapay-zeka-sirketi-xai-grok-3-u-tanitti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/elon-musk-in-yapay-zeka-sirketi-xai-grok-3-u-tanitti/57408/</link>
			<pubDate>Wed, 19 Feb 2025 15:01:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>2026'da hizmete girmesi planlanan 5G için teknik altyapı bu yıl tamamlanacak</title>
			<description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından 5G ihalesinin bu yıl yapılarak, teknik altyapı çalışmalarına odaklanılacağını açıkladı. 5G'nin 2026'da hizmete sunulması planlanıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bakan Uraloğlu, BTK'nın 2025 Yılı Kurum Dışı İş Planı'nında da belirtildiği gibi, bilişim sektöründeki hızlı gelişim ve artan kullanımın, sabit tarafta fiber, mobil tarafta ise daha fazla spektruma ve yeni nesil (5G ve ötesi) haberleşme şebekelerine ihtiyacı artırdığını söyledi.

Dünyada bazı ülkelerde kullanılmaya başlanan 5G teknolojisinin, Türkiye'de de İstanbul Havalimanı dahil 34 noktada izin çerçevesinde denendiğini anımsatan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından "yerli ve milli 5G" hedefi doğrultusunda, 4,5G hızından yaklaşık 10 kat daha hızlı 5G ile 6G'ye yönelik çalışmaların yoğunlaştırıldığını ifade etti.

Uraloğlu, Türkiye'nin 5G vizyonu, bu kapsamda mobil haberleşme teknolojisi için ekipman ve teçhizatın yerli tasarımcılar, mühendisler ve işçiler tarafından üretilmesi için yerli imalatın teşviki, teknoloji bağımsızlığının artırılması ve yerel ekonomiye katkı için çalışmalar yaptıklarını anlattı.

"5G, 2026'da hizmete sunulacak"
BTK'nın, 5G için yetkilendirme ihalesine yönelik politika ve strateji önerisinin belirlenmesine ilişkin çalışmalara öncelik vereceğini vurgulayan Uraloğlu, şöyle konuştu:

"BTK bu yıl ihalesi yapılması planlanan 5G'nin teknik altyapısına odaklanacak. Kurum, 2026'da hizmete sunulması planlanan 5G için yıl sonuna kadar teknik altyapı çalışmalarını ve yetkilendirmeleri tamamlayacak. Bu kapsamda BTK tarafından 5G politika önerisi Bakanlığa sunulacak ve 5G yetkilendirmesine yönelik politika belirlenecek."

Mevzuatta 5G dönüşümü
Uraloğlu, BTK'nın, yeni nesil mobil haberleşme teknolojilerinin geliştirilmesine ilişkin politika önerilerinin dış paydaşların da görüşleri alınarak oluşturulması için çalışmalara başladığını dile getirerek, 5G ile birlikte "Small Cell" kurulumlarının yaygınlaşması ve gelişmesinin önündeki engellerin kaldırılması ve güvenlik sertifikası süreçlerinin kısaltılması için "Elektronik Haberleşme Cihazları Güvenlik Sertifikası Yönetmeliği"nde de değişiklik yapılacağı bilgisini verdi.

Söz konusu yönetmeliğin yerine Elektronik Haberleşme Cihazlarının Sertifikasyon Süreçlerine İlişkin Yönetmelik yayımlanacağını belirten Uraloğlu, güvenlik sertifikası düzenleme süreçlerinin sadeleştirilerek, ölçüm süreçlerinin kısaltılacağını, böylece elektronik haberleşme hizmetlerinde tüketici faydası ve refahının artırılmasının sağlanacağını kaydetti.

Uraloğlu, söz konusu teknik altyapı çalışmaları ve yetkilendirme süreci ile ilgili politikaların yıl sonuna kadar belirleneceğini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/02/2026-da-hizmete-girmesi-planlanan-5g-icin-teknik-altyapi-bu-yil-tamamlanacak.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/02/2026-da-hizmete-girmesi-planlanan-5g-icin-teknik-altyapi-bu-yil-tamamlanacak.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/02/2026-da-hizmete-girmesi-planlanan-5g-icin-teknik-altyapi-bu-yil-tamamlanacak_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/02/2026-da-hizmete-girmesi-planlanan-5g-icin-teknik-altyapi-bu-yil-tamamlanacak.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/2026-da-hizmete-girmesi-planlanan-5g-icin-teknik-altyapi-bu-yil-tamamlanacak/57063/</link>
			<pubDate>Tue, 04 Feb 2025 11:11:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>DeepSeek nedir?</title>
			<description><![CDATA[Çin merkezli yeni bir yapay zeka uygulaması, hem teknoloji hem de ekonomi dünyasının gündemine oturdu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Çinli şirket DeepSeek tarafından geliştirilen yapay zeka destekli sohbet botu, ABD’de Ocak ayında piyasaya sürülmesinin ardından hızla Apple'ın mağazasında en çok indirilen ücretsiz uygulama haline geldi.
Uygulamanın ani popülaritesi ve DeepSeek'in, ABD merkezli yapay zeka şirketlerine kıyasla rapor edilen düşük maliyetleri, finansal piyasaları karıştırdı.
Silicon Valley girişim sermayesi yatırımcısı Marc Andreessen, DeepSeek'i yapay zeka alanındaki "en inanılmaz ve etkileyici atılımlardan biri" olarak övdü.
Şirket, en son yapay zeka modellerinin, ABD'deki endüstri lideri modellerle - örneğin ChatGPT ile - aynı seviyede olduğunu, ancak maliyetin çok daha düşük olduğunu belirtiyor.
Uygulamanın arkasındaki araştırmacılar, bunu inşa etmenin yalnızca 6 milyon dolara mal olduğunu ve bu miktarın ABD'deki yapay zeka şirketlerinin harcadığı milyarlarca dolara kıyasla çok daha düşük olduğunu söylüyor.
Peki DeepSeek neden bu kadar gündem oldu. Gelin merak edilen soruların cevaplarına birlikte bakalım.

DeepSeek nedir?
DeepSeek, tıpkı ChatGPT gibi soruları yanıtlayan bir yapay zeka sohbet robotu. Çin'in Hangzhou şehrinde kurulan aynı isimli yapay zeka şirketine ait.
Şirket Temmuz 2023'te kuruldu, ABD'de 10 Ocak'a kadar piyasaya sürülmedi.
DeepSeek, ChatGPT ile aynı seviyede görevler yerine getiriyor, ancak çok daha düşük bir maliyetle geliştirildi ve daha az kaynak kullanıyor.
10 Ocak 2025'te şirket, ilk ücretsiz sohbet botu uygulamasını piyasaya sürdü ve 27 Ocak'a kadar bu uygulama, ABD'deki iOS App Store'da ChatGPT'yi geçerek en çok indirilen ücretsiz uygulama haline geldi.
DeepSeek'in daha büyük ve köklü rakiplerine karşı elde ettiği başarı, "yapay zekayı alt üst etmek" olarak tanımlandı ve "küresel bir yapay zeka uzay yarışı olarak ortaya çıkan ilk atış" olarak nitelendirildi.

DeepSeek kim tarafından kuruldu?
DeepSeek'in kurucusu Liang Wenfeng.
Zhejiang Üniversitesi'nden elektronik bilgi mühendisliği ve bilgisayar bilimi alanlarında derecelerle mezun olan Liang hakkında pek fazla şey bilinmiyor.
Kendisi, yatırım kararları almak için finansal verileri analiz etmek için yapay zeka kullanan High-Flyer adlı bir yatırım fonunun CEO'su.
Çin'e ihracatı yasaklanan Nvidia A100 çiplerinden biriktirdiği bir stok oluşturduğu iddia ediliyor.
Uzmanlar, bazı tahminlere göre 50 bine kadar olduğu söylenen bu çip koleksiyonunun, Liang'ın DeepSeek'i başlatmasına yol açtığını ve bu çipleri, ithalatı hala mümkün olan daha ucuz ve düşük kaliteli çiplerle birleştirerek kullanmaya karar verdiğini düşünüyor.
Neden Nvidia gibi Amerikan şirketlerini etkiliyor?
DeepSeek, Nvidia'nın ürettiği çiplerden çok daha uygun fiyatlı, daha az gelişmiş yarı iletken çipleri kullanıyor.
DeepSeek'in, çipleri ABD'li rakiplerinin maliyetinin çok daha düşük bir kısmına geliştirildiği, yani yüz milyonlarca dolar daha az harcandığı bildiriliyor; bu da Amerika'nın yapay zeka hakimiyetinin geleceği hakkında soru işaretleri yaratıyor.
Şirketin olası düşük maliyetleri, 27 Ocak'ta finansal piyasaları karıştırdı ve teknoloji ağırlıklı Nasdaq, dünya çapındaki çip üreticileri ve veri merkezlerini içeren geniş bir satış dalgasıyla yüzde 3'ten fazla düşüş yaşadı.
Yapay zekayı çalıştıran güçlü çipleri üreten ABD merkezli Nvidia, en kötü etkilenen şirket gibi görünüyor.
Pazartesi günü şirket, piyasa değerinde yaklaşık 600 milyar dolar kaybetti ve bu, ABD tarihinde herhangi bir şirket için yaşanan en büyük tek günlük düşüş anlamına geliyor.
Forbes'te yer alan habere göre, Nvidia piyasa kapitalizasyonu ile ölçüldüğünde dünyanın en değerli şirketiydi, ancak Pazartesi günü piyasa değeri 3.5 trilyon dolardan 2.9 trilyon dolara düşerek Apple ve Microsoft'un ardından üçüncü sıraya geriledi.
Bu çiplerin başarısı, daha büyük bütçelerin ve üst düzey çiplerin yapay zekayı ilerletmenin tek yolu olduğu inancını sarsıyor.

Türkiye’de kullanılabiliyor mu?
Şirketin yapay zeka uygulaması, Apple'ın App Store'unda ve internet sitesinde indirilebilir durumda.
Ücretsiz olan bu hizmet, hızlı bir şekilde ABD Apple mağazasında en çok indirilen uygulama haline geldi
Uygulama tüm dünya olduğu gibi Türkiye'de kullanıma sunuldu. Kullanıcılar Türkçe olarak uygulamayı kullanabiliyor.
Ancak bazı kullanıcıların kaydolmada zorluk yaşadığına dair raporlar da bulunuyor.
 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/01/deepseek-nedir.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/01/deepseek-nedir.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/01/deepseek-nedir_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/01/deepseek-nedir.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/deepseek-nedir/56925/</link>
			<pubDate>Tue, 28 Jan 2025 15:17:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Dünya'ya çarpması beklenen 'asteroitin' Elon Musk'a ait olduğu ortaya çıktı</title>
			<description><![CDATA[Harvard astronomlarının asteroit sandığı gök cismi, Elon Musk’ın 2018’de uzaya fırlattığı Tesla spor araba çıktı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Harvard Üniversitesi’ne bağlı gökbilimciler, Dünya’ya tehlikeli bir şekilde yaklaştığını düşündükleri yeni bir asteroit keşfettiklerini duyurdu. Ancak yapılan detaylı inceleme sonucunda, bu cismin Elon Musk’ın şirketi SpaceX tarafından yedi yıl önce bir reklam kampanyası kapsamında uzaya gönderilen bir Tesla spor araba olduğu anlaşıldı.
Cambridge’de bulunan Minor Planet Center, 2 Ocak’ta bu gök cismini resmen tescil ederek '2018 CN41' ismini verdi. 150 bin mil uzaklıktaki nesne, Ay’dan daha yakın bir mesafede hareket ediyordu ve bu durum bilim insanlarını, cismin gelecekte Dünya’ya çarpma ihtimali olduğu konusunda endişelendirdi.
Ancak bu heyecan verici keşif, 17 saat sonra hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Araştırmacılar, asteroit sandıkları cismin aslında 2018 yılında SpaceX’in Falcon Heavy roketini test ettiği sırada uzaya fırlatılan kiraz kırmızısı bir Tesla Roadster olduğunu fark etti. SpaceX, o dönemde elektrikli aracın direksiyonuna bir manken oturtarak bu reklam kampanyasını gerçekleştirmişti.
Kayıtlardan silindi
Minor Planet Center, 3 Ocak’ta yaptığı açıklamada, söz konusu cismin asteroit kayıtlarından çıkarıldığını duyurdu. Bu durum, bilim insanları arasında hayal kırıklığı yarattı.
Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi’nden astrofizikçi Jonathan McDowell, Elon Musk’ın arabası gibi izlenmeyen nesnelerin, Dünya’yı potansiyel tehlikeli asteroitlerden koruma çabalarını engellediğini belirtti. McDowell, “En kötü senaryoda, bir asteroiti incelemek için milyarlar harcayıp uzay aracı gönderirsiniz ve oraya vardığınızda bunun bir asteroit olmadığını fark edersiniz” dedi.
Tesla uzayda nerede?
Tesla Roadster, Dünya’dan 383,985,328 km uzakta ve saniyede 3.47 km hızla uzaklaşıyor. Güneş’e 245,725,678 km mesafede, saniyede 1.84 km hızla yaklaşıyor. Araç, 6 yıl 11 ay 18 gün boyunca 5.57 milyar km yol kat etti ve Güneş etrafında 4.57 tam tur tamamladı.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/01/dunya-ya-carpmasi-beklenen-asteroitin-elon-musk-a-ait-oldugu-ortaya-cikti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/01/dunya-ya-carpmasi-beklenen-asteroitin-elon-musk-a-ait-oldugu-ortaya-cikti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/01/dunya-ya-carpmasi-beklenen-asteroitin-elon-musk-a-ait-oldugu-ortaya-cikti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2025/01/dunya-ya-carpmasi-beklenen-asteroitin-elon-musk-a-ait-oldugu-ortaya-cikti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/dunya-ya-carpmasi-beklenen-asteroitin-elon-musk-a-ait-oldugu-ortaya-cikti/56870/</link>
			<pubDate>Sat, 25 Jan 2025 14:51:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bilim insanları insan düşüncesinin hızını ölçtüler</title>
			<description><![CDATA[Bilim insanlarının bulgularına göre, insan beyni bilgiyi yalnızca saniyede 10 bit hızında işliyor. Bu rakam, bilgisayarların saniyede trilyonlarca işlem gerçekleştirme kapasitesiyle karşılaştırıldığında oldukça düşük görünüyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Araştırmaya göre, bu durum düşüncelerin beyinde tek sıra halinde işlenmesiyle açıklanabilir. Bu işlem tarzı, bilgi akışında bir yavaşlık ve tıkanıklık yaratıyor.
Beynin bu yavaş işlem kapasitesi, çevresel sinir sisteminin gigabit seviyesinde paralel veri toplama hızına kıyasla oldukça düşük kalıyor.
California Teknoloji Enstitüsü’nden nörobiyologlar Jieyu Zheng ve Markus Meister, duyusal girdiler ve bilişsel işlem hızı arasındaki bu uyumsuzluğu bir gizem olarak değerlendiriyor.
Her an, duyularımız trilyonlarca bitlik veri toplarken, beynimizin bu verilerden yalnızca 10 bitlik bir kısmını kullanarak çevremizi algıladığını ve kararlar aldığını belirtiyorlar.
Meister, "Bu durum bir paradoks yaratıyor: Beyin tüm bu bilgiyi nasıl filtreliyor?" diyor.

Bilinçli işlemin sınırları
Zheng ve Meister, yakın zamanda yayımladıkları çalışmalarında, insan beyninin şaşırtıcı derecede yavaş çalıştığını savunuyor.
Fotoğrafik hafıza ya da bilinçdışı işlem kapasitesine rağmen, beynimizin genellikle saniyede onlarca bitin üzerine çıkmadığını ifade ediyorlar.
Örneğin, gözler kapalıyken bir Rubik küpünü çözmek yaklaşık 12 bitlik bir işlem gerektiriyor. Strateji oyunu StarCraft’ı profesyonel seviyede oynamak ise saniyede 10 bitlik bir işleme dayanıyor.
Bu makaleyi okumak bile sizi geçici olarak saniyede 50 bitlik bir işleme zorlayabilir.

Neden daha hızlı değiliz?
İnsan beyninin yaklaşık 80 milyar nöronundan oluşan karmaşık yapısı, onu olağanüstü bir analiz gücüyle donatıyor.
Ancak Zheng ve Meister, beynimizin daha hızlı işlem yapmamasının nedeninin basitçe "gerek duyulmaması" olabileceğini öne sürüyor.
Araştırmacılar, "Atalarımız, dünyadaki değişimlerin yeterince yavaş olduğu ve hayatta kalmanın mümkün olduğu bir ekolojik niş seçti," diye açıklıyor.
Çoğu durumda çevremizdeki değişimlerin hızının saniyede yalnızca birkaç bitlik bir karar alma gereksinimi yarattığını belirtiyorlar.



Gelecekte beyin ve yapay zekâ entegrasyonu
İnsan beyninin bu darboğazını aşmak için teknolojik ilerlemelerle bilişsel işlemlerimizin bilgisayarların paralel işlem gücüyle birleştirilmesi mümkün olabilir.
Bu süreç, yapay zekânın geliştirilmesi ve insan beyniyle uyumlu hale getirilmesi açısından da önemli bir içgörü sunabilir.
Aynı zamanda, bu araştırma, dünyayı daha basit sorularla ve yavaş bir tempoyla algılamanın değerini anlamamıza yardımcı olabilir.

Bu çalışma, Neuron dergisinde yayımlandı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/12/bilim-insanlari-insan-dusuncesinin-hizini-olctuler.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/12/bilim-insanlari-insan-dusuncesinin-hizini-olctuler.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/12/bilim-insanlari-insan-dusuncesinin-hizini-olctuler_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/12/bilim-insanlari-insan-dusuncesinin-hizini-olctuler.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/bilim-insanlari-insan-dusuncesinin-hizini-olctuler/56191/</link>
			<pubDate>Mon, 23 Dec 2024 09:50:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Teknoloji ve girişimciliğin liderleri Take Off İstanbul’da buluşuyor</title>
			<description><![CDATA[Girişim dünyasının en prestijli buluşma noktası Take Off İstanbul, 11-12 Aralık tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezinde ziyaretçilerine kapılarını açıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı öncülüğü, Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi yürütücülüğünde düzenlenen zirve, 2018 yılından bu yana uluslararası yatırımcıları, küresel teknoloji liderlerini ve dünyanın dört bir yanından başarılı girişimleri İstanbul’da buluşturarak geleceğin vizyonunu şekillendiriyor. Geleceğe yön veren isimlerin sahne aldığı zirve, misafir edeceği uluslararası isimlerle dikkatleri üzerine çekiyor.

İlham Veren İsimler Take Off İstanbul’da!
Omar Kunbargı (SpaceX)
Omar Kunbargi, SpaceX’te Global İş Geliştirme Direktörü olarak görev yapmaktadır. Starship’in insanlığı çok gezegenli bir geleceğe taşıma potansiyeli üzerine yoğunlaşan Kunbargi, dünya çapındaki hükümetler ve uzay ajanslarının liderleriyle iş birliği yaparak uzay programlarına stratejik danışmanlık sunmaktadır. Uzay endüstrisindeki yenilikçi çözümleri teşvik eden bu rolüyle, insanlığın uzaydaki geleceğine yön veren önemli çalışmalara imza atmaktadır.

Tejpaul Bhatıa (Axiom Space)
25 yılı aşkın stratejik liderlik deneyimiyle dikkat çeken Tejpaul Bhatia, dünyanın en büyük şirketlerinden hızlı büyüyen startuplara kadar birçok organizasyonda önemli roller üstlenmiştir. Şu anda Axiom Space’in Baş Gelir Sorumlusu (CRO) olarak, ticari alanın büyümesi için gelir oluşturma ve stratejilerini şekillendirme görevlerini yürütmektedir. Take Off Girişim Zirvesinde Tej, “Yer Kontrolünden Büyümeye: Yükselen Sınırlarda Stratejik Liderlik” konusunda konuşmalarını gerçekleştirecek.

Kojo Boakye (Meta)
Kojo Boakye, Meta’nın Orta Doğu, Afrika ve Türkiye’den sorumlu Kamu Politikaları Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Boakye, bilgi ve iletişim teknolojilerinin (ICT) kalkınma süreçlerindeki rolü üzerine uzmanlaşmış bir liderdir. Kariyeri boyunca hükümetler, sabit ve mobil operatörler, kalkınma ajansları, çevrimiçi hizmet sağlayıcıları, içerik üreticileri ve sivil toplum kuruluşlarıyla yakın iş birliği içinde çalışarak teknoloji odaklı kalkınma projelerine öncülük etmiştir. Kojo Boakye, “İnovasyon ve Büyümeyi Desteklemek: Startup'lar için Açık Kaynak Yapay Zekânın Gücü” başlığı altında konuşmasını gerçekleştirecek.

Jeff Jo (Samsung Electronics Türkiye)
Jeff Jo, 1997 yılında Samsung Electronics’in Güney Kore'deki genel merkezinde kariyerine Kurumsal İlişkiler departmanında başladı. 2009 yılında Tayland’da Mobil Bölüm Başkanlığı görevini üstlendi. 2014’te Avustralya’da Mobil Bölüm Başkanlığı görevine getirilen Jo, 2019 yılında Samsung Electronics Kanada Başkanı olarak atandı. Jeff Jo, Samsung’da 25 yılı aşkın süredir önemli görevlerde bulunan bir lider olarak, 11 Aralık 2023 itibarıyla Samsung Electronics Türkiye Başkanı olarak atandı. Jeff Jo, “Herkes İçin Yapay Zeka: Yapay Zekâ Çağında Hepimiz İçin Hiper Bağlanabilirlik” başlığı altında konuşmalarını gerçekleştirecek.

Steven Hoffman (Founders Space)
Steven Hoffman, Founders Space'in Başkan ve CEO'sudur. Hoffman, girişimcilere, hükümetlere ve şirketlere; yeni pazarlara erişim, yenilik yapma ve büyümeyi hızlandırma konusunda yardımcı olan küresel bir piyasa oluşturucusudur. Hoffman, Silikon Vadisi'nde ve dünya çapında yüzlerce girişimcinin şirketlerini kurmasına yardımcı oldu. Ayrıca Huawei, Alibaba, Bosch, Intel, Disney, Warner Brothers, MetLife, NBC, Siemens, Ford gibi büyük şirketlere yenilik stratejileri konusunda danışmanlık yapmıştır. 11-12 Aralıkta gerçekleşecek zirvede Hoffman, “Yapay Zeka: Vaat ve Tehlike” başlığında konuşmalarını gerçekleştirecek.

Myladie Stoumbou (Microsoft)
Myladie Stoumbou deneyimli bir dijital yönetici, lider ve stratejisttir. Microsoft'ta Kıdemli Bölgesel Direktör görevini yürüterek, Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika'daki umut verici ölçek büyüten şirketlerle ortaklıklar kurmaktadır. Stoumbou, MIT Enterprise Forum, The People's Trust ve Microsoft for Startups için mentorluk yapmaktadır.

Alex Malebranche (GitHub)
Github for Startups Küresel Etkileşim Lideri olan Alex Malebranche, Amazon ve Amazon Web Services’te yıllar süren küresel deneyiminin ardından kendi teknoloji şirketi PlaneAhead’i kurmaya karar verdi. Alex tek başına girişimci olarak başarılı bir şekilde risk sermayesi fonu topladı ve girişimcilik alanında önemli adımlar attı. Ardından, GitHub’a katılarak şirketin ilk startup programını başlatmasında yardımcı oldu.

Dr. Dilek Gürsoy (GANÎ)
Bugün Almanya’nın en tanınmış kalp cerrahlarından biri olan Dr. Dilek Gürsoy, Avrupa’da yapay kalp nakli gerçekleştiren ilk kadın doktor olarak tarihe geçti. Aynı zamanda bir girişimci olan Gürsoy, GANÎ Clinic’in Kurucusu ve CEO’su olarak sağlık alanındaki yenilikçi projelere öncülük etmektedir. 2019 yılında Alman Tıp Kulübü tarafından "Yılın Doktoru" unvanına layık görülen Gürsoy, Forbes dergisinin kapağında yer alarak küresel çapta tanınırlık kazanmıştır.

 Çağlayan Çetin (Trendyol Grup)
Çağlayan Çetin, dünyanın önde gelen e-ticaret platformlarından biri olan Trendyol Group'un Başkanıdır. Trendyol, bugün satıcıları ve markaları Türkiye, Almanya, Orta ve Doğu Avrupa, Azerbaycan ve Körfez ülkelerindeki müşterilerle buluşturan çok kategorili bir çevrimiçi pazar konumundadır. Çetin, 2021 yılında Trendyol'a katılmadan önce, kurumsal finans alanında seçkin bir kariyere sahip olmuş ve Goldman Sachs'ta Kıdemli Yönetici Direktör ve Türkiye Ülke Başkanı olarak çalışmıştır.

 Ahmet Akyol (Aselsan)
Ahmet Akyol, Mühendis, Yönetici, Danışman, Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Yardımcısı olarak; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, TÜBİTAK, HAVELSAN ve QUANTUM3D gibi kurumlarda çeşitli görevlerde bulunmuştur. Savunma Sanayi Başkanlığındaki görevlerinin ardından, 2023 tarihinde ise ASELSAN Yönetim Kurulu kararıyla Genel Müdür olarak atanmıştır. Ahmet Akyol, ayrıca TÜBİTAK-SAGE Yönetim Kurulu Üyesi ve NATO Bilim ve Teknoloji Organizasyonu (STO) Sensör ve Elektronik Paneli'nde ülkemizi temsil etmektedir.

Önder Güler (Google Cloud Türkiye)
Önder Güler, şu anda Google Cloud Türkiye Direktörü olarak görev yaparken, son 10 yıldır Google’ın Türkiye’deki Bulut Bilişim işini yönetmektedir. Digital, Microsoft ve Cisco'da C-seviyesi müşterilerle çalışarak üst düzey yönetim rollerinde çok katmanlı BT tedarikçiliği deneyimi kazanmıştır. Atos ve Vodafone’daki görevleri, çözüm geliştirme ve sunumunda bulut tabanlı fayda modeli (utility/cloud model) konusundaki uzmanlığını güçlendirmiştir. Atos’ta küresel sistem entegratörü olarak edindiği deneyimi, Vodafone’da bankacılık, perakende ve üretim sektörlerinde kurumsal müşterilerle imzaladığı milyonlarca dolarlık Telekom hizmet taahhüt anlaşmalarıyla daha da ileri taşımıştır.

Ali Taha Koç (Turkcell)
İş kariyerine ABD’de 2006 yılında Intel’de araştırma ve geliştirme mühendisi olarak başlayan Dr. Ali Taha Koç, birçok uluslararası proje geliştirip yönetti, 2013 yılında en çok patent üreten ve ödül alan 10 mühendisten biri oldu. 2014 yılında Türkiye’ye dönüşü sonrasında Başbakanlık Başmüşaviri olarak göreve başladı ve aynı yıl Cumhurbaşkanlığı Bilgi Teknolojileri Başkanlığına atandı. 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanlığına atandı. Cumhurbaşkanlığı’ndaki görevlerinin yanı sıra TÜRKSAT Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. Ekim 2023’ten itibaren Turkcell Genel Müdürü olarak görev yapan Dr. Ali Taha Koç ayrıca Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) Yönetim Kurulu Üyesidir. Koç, zrivede “Bağlantılı Teknolojiler Çağında Değişmeyen Paradigmalar” konularına değinecek.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/12/teknoloji-ve-girisimciligin-liderleri-take-off-istanbul-da-bulusuyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/12/teknoloji-ve-girisimciligin-liderleri-take-off-istanbul-da-bulusuyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/12/teknoloji-ve-girisimciligin-liderleri-take-off-istanbul-da-bulusuyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/12/teknoloji-ve-girisimciligin-liderleri-take-off-istanbul-da-bulusuyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/teknoloji-ve-girisimciligin-liderleri-take-off-istanbul-da-bulusuyor/55957/</link>
			<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 15:11:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Google "çok hızlı" olduğunu iddia ettiği yeni kuantum çipi "Willow"u tanıttı</title>
			<description><![CDATA[Google, şu anda dünyanın en hızlı süper bilgisayarlarının 10 septilyon yıl (10 üzeri 25 yıl) sürede tamamlayabileceği bir problemi 5 dakikada çözdüğünü iddia ettiği yeni bir çipi tanıttı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BBC'deki habere göre, Google, “Willow” adını verdiği yeni kuantum çipinin önemli “atılımlar” içerdiğini ve “kullanışlı, büyük ölçekli bir kuantum bilgisayara giden yolu açtığını” savunuyor.
Google'ın çipi, parçacık fiziği ilkelerini kullanarak oldukça güçlü yeni bir bilgisayar türü oluşturmaya çalışan kuantum hesaplama olarak bilinen alandaki en son gelişme oldu.
Google, Willow'un, şu anda dünyanın en hızlı süper bilgisayarlarının 10 septilyon yıl sürede tamamlayabileceği bir problemi 5 dakikada çözdüğünü iddia ediyor.
Uzmanlar, Willow'un şimdilik büyük ölçüde deneysel bir cihaz olduğunu, yani çok çeşitli gerçek dünya sorunlarını çözebilecek kadar güçlü bir kuantum bilgisayarın hala yıllar ve milyarlarca dolar uzakta olduğunu belirtiyor.



"Willow'un tek bir testteki başarısı abartılmamalı"
Willow'u oluşturan Google'ın kuantum yapay zeka laboratuvarını yöneten Hartmut Neven, yaptığı açıklamada, Willow'un bazı pratik uygulamalarda kullanılacağını belirterek daha fazla ayrıntı vermeyi reddetti.
Neven, Willow'un performansının “bugüne kadar yapılmış en iyi kuantum işlemci” olduğu anlamına geldiğini öne sürdü.
Ancak İngiltere'deki Surrey Üniversitesi'nde Bilgi İşlem Uzmanı Prof. Dr. Alan Woodward, kuantum bilgisayarların bir dizi görevde mevcut “klasik” bilgisayarlardan daha iyi olacağını ancak onların yerini almayacağını söyledi.
Woodward, Willow'un tek bir testteki başarısının öneminin abartılmaması konusunda uyarıda bulunarak, "Elmalarla armutları karşılaştırmamak için dikkatli olmak gerekir." dedi.
Telefonlardan veya dizüstü bilgisayarlardan temelde farklı bir şekilde çalışan kuantum bilgisayarlar, sorunları geleneksel bilgisayarlardan çok daha hızlı çözmek için kuantum mekaniğinden yararlanıyor.
Kuantum bilgisayarların ileride bu yeteneklerini, yeni ilaçlar oluşturmak gibi karmaşık süreçleri büyük ölçüde hızlandırmak için kullanabileceği umuluyor.
Ayrıca, örneğin hassas verileri korumak için kullanılan bazı şifreleme türlerini kırmak gibi kötü amaçlarla kullanılabileceğine dair korkular da bulunuyor.
Şubat 2024'te Apple, iMessage sohbetlerini koruyan şifrelemenin gelecekteki güçlü kuantum bilgisayarlar tarafından okunmasını engellemek için “kuantum geçirmez” hale getirildiğini duyurmuştu.



Teknoloji devi Google, kuantum bilişim alanında bilim dünyasını şaşkına çeviren yeni bir çip geliştirdi. Yalnızca 4 cm² boyutundaki bu çip, modern dünyanın en hızlı bilgisayarlarının 10,000,000,000,000,000,000,000,000 yıl sürecek işlemleri yalnızca beş dakikada tamamlayabiliyor. Bu süre, bilinen evrenin yaşını bile katbekat aşıyor. Bilim insanları bu olağanüstü gelişmeyi “akıl almaz” olarak nitelendiriyor.

Willow: insanlık için yeni bir çığır
"Willow" adı verilen bu çip, Santa Barbara’da geliştirildi. Bir nane şekeri büyüklüğünde olmasına rağmen, performansı kuantum bilişimde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Willow, özellikle yeni ilaçların geliştirilme sürecini hızlandırarak deney aşamalarında yıllar süren işlemleri dakikalara indiriyor.

Bu çığır açıcı performans, yalnızca kuantum bilişimin temel prensipleri sayesinde mümkün oluyor. Maddenin aynı anda birden fazla durumda bulunabilmesi prensibini kullanan teknoloji, bir işlemi aynı anda birçok evrende çözüyormuş gibi çalışıyor. Google Quantum AI kurucusu Hartmut Neven, “Bu hız, kuantum hesaplamanın paralel evrenlerde gerçekleştiği fikrini destekliyor” dedi.

10 septilyon yıla karşı beş dakika
Willow’un hızının ölçümü, kuantum bilişimdeki potansiyeli anlamak açısından büyük bir dönüm noktası. Modern bilgisayarların asla başaramayacağı büyüklükte işlemleri bu kadar kısa sürede çözebilmesi, tıpta ve malzeme biliminde devrim yaratma potansiyeline sahip.

Google’a göre, çipin sunduğu bu inanılmaz hız, özellikle yapay zeka algoritmalarını geliştirmede, nükleer füzyon gibi enerji çözümleri üretmede ve tıbbi görüntüleme sistemlerinde kullanılabilir. Örneğin, MR taramaları atom düzeyinde okunabilecek ve insan vücudu hakkında yeni veri setleri oluşturulabilecek.

Kuantum gücünün güvenlik endişesi
Ancak bu gelişmenin riskleri de var. Kuantum bilgisayarlar, günümüzün en sofistike şifreleme yöntemlerini dahi kolayca çözebilme potansiyeline sahip. Bu nedenle, uzmanlar güvenlik standartlarının yeniden tanımlanması gerektiğini vurguluyor. Google Quantum AI Direktörü Charina Chou, “Post-kuantum şifreleme standartları üzerinde yıllardır çalışıyoruz ve bu alanda büyük şirketler ve akademisyenlerle iş birliği yapıyoruz” açıklamasını yaptı.

Hata düzeltme problemi çözülüyor
Google’ın çipi, kuantum bilgisayarlardaki en büyük sorunlardan biri olan hata düzeltme konusunda da önemli bir ilerleme sağladı. Nature dergisinde yayımlanan test sonuçlarına göre, Willow önceki çiplere kıyasla çok daha az hata yapıyor ve bu da kuantum bilgisayarların güvenilirliğini artırıyor.

Oxford Üniversitesi’nden Dr. Peter Leek, “Bu gelişme, kuantum bilişimde kaydedilen hızlı ilerlemenin bir göstergesi. Önümüzdeki beş yıl içinde kuantum bilgisayarların gerçek dünya problemlerini çözdüğünü göreceğimize inanıyorum” dedi.

Gelecek kuantum ile şekilleniyor
Google’ın Willow çipi, kuantum bilişimdeki devrim niteliğindeki potansiyeli gözler önüne seriyor. 10 septilyon yıllık işlemleri dakikalara indirgeyen bu teknoloji, insanlık için yepyeni ufuklar açabilir. Yapay zeka, ilaç geliştirme, nükleer enerji ve güvenlik gibi alanlarda daha hızlı ve etkili çözümler sunarak, teknolojik devrimin temel taşı olmaya aday.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/12/google-cok-hizli-oldugunu-iddia-ettigi-yeni-kuantum-cipi-willow-u-tanitti.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/12/google-cok-hizli-oldugunu-iddia-ettigi-yeni-kuantum-cipi-willow-u-tanitti.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/12/google-cok-hizli-oldugunu-iddia-ettigi-yeni-kuantum-cipi-willow-u-tanitti_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/12/google-cok-hizli-oldugunu-iddia-ettigi-yeni-kuantum-cipi-willow-u-tanitti.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/google-cok-hizli-oldugunu-iddia-ettigi-yeni-kuantum-cipi-willow-u-tanitti/55956/</link>
			<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 14:54:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Dünya Robot Olimpiyatları'nda muhteşem kapanış</title>
			<description><![CDATA[İzmir’de 90 ülkeden 3 bin 500 çocuk ve genci ağırlayan Dünya Robot Olimpiyatları (World Robot Olympiad-WRO) Türkiye Uluslararası Finali, muhteşem bir kapanış töreniyle sona erdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZFAŞ ve Bilim Kahramanları Derneği iş birliğinde düzenlenen olimpiyatların kapanış programında, kazanan takımlar ödüllerini alırken, 2025 WRO’nun ev sahibi Singapur temsilcilerine de bayrak devri yapıldı.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dünya Robot Olimpiyatı 2024 Türkiye Uluslararası Finali, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZFAŞ ve Bilim Kahramanları Derneği iş birliği ve Earth Allies temasıyla Fuar İzmir’de gerçekleştirildi. 90 ülkeden 3 bin 500 çocuk ve genç, bilim ve robotik üzerine beyin fırtınası estirdi, çok sayıda proje geliştirdi. Olimpiyatların kapanış töreni de renkli görüntülere sahne oldu. Sahne gösterileri, adeta görsel şölen oluşturdu. Ödül töreninde, çeşitli kategorilerde projeleri dereceye giren takımlar sahneye çıkarak ödüllerini alırken, gönüllüler de hep birlikte sahneye çıkıp selam verdi. Törende ayrıca 2025 WRO’nun ev sahibi Singapur temsilcilerine bayrak devri yapıldı.

“Dünyamızı daha yaşanabilir, sürdürülebilir hale getirmeye çalıştılar”
Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, “Sizlerle birlikte olduğum için çok mutlu ve onurluyum. 3 gün boyunca 90 ülkeden 3 bin 500 genç, güzel şehrimiz İzmir’de değerli fikirler ve projeleriyle düşlerini gerçekleştirmek için canla başla yarıştı. Earth Allies teması kapsamında dünyamızı daha yaşanabilir, sürdürülebilir hale getirmeye çalıştılar. Teknolojinin imkânlarını kullanarak daha ekoloji dostu bir gelecek oluşturmaya çalıştılar. Biz de Türkiye ve İzmir’i elimizden gelen en iyi şekilde temsil etmeye çalıştık. Umarım misafirlerimiz iyi vakit geçirmişlerdir” dedi.

“Türkiye’nin geleceğini teknoloji temelinde planlamalıyız”
Teknolojinin hem günümüz hem de gelecek için önemli olduğuna vurgu yapan Yıldır, dünyada her gün yaşanan gelişmelerin inanılmaz bir hızla devam ettiğini söyledi. Olimpiyatların farklı kültürlerden binlerce fikri bir araya getirdiğini sözlerine ekleyen Yıldır, organizasyonun Türkiye ve İzmir için de küresel bir tanıtım fırsatı oluşturduğunu kaydetti. 2023 Küresel İnovasyon İndeksi’ne göre Türkiye’nin 37. sırada yer aldığını hatırlatan Yıldır, “Tahmin edebileceğiniz gibi hak ettiğimiz yerde değiliz. Küresel rekabette daha güçlenip çağa ayak uydurmalıyız. Gençlerimizi bu alana yöneltmeli ve Türkiye’nin geleceğini teknoloji temelinde planlamalıyız. Böyle bir beklentimizin olabilmesi için onlara alan oluşturmalı, fırsatlar sunmalı ve kendilerini ifade edebilecekleri ortamlar sağlamalıyız. Yaşıtlarıyla küresel ölçekte etkileşime girebilecekleri organizasyonlar düzenlemeliyiz” diye konuştu.

“WRO 2024 sadece robotlarla ilgili değil, insanlarla ilgiliydi”
Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir de İzmir’de yapılan Dünya Robot Olimpiyatı’nın muhteşem geçtiğini belirterek herkesten çok etkilendiğini ve ilham aldığını söyledi. Katılımcıların sadece robotlar geliştirmekle kalmayıp gezegeni korumak ve doğal afetleri durdurmak gibi dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük zorluklardan bazılarını ele aldıklarını kaydeden Demir, “Becerilerinizi, kararlılığınızı ve derin bir sorumluluk duygusunu gösterdiniz. WRO 2024 sadece robotlarla ilgili değildi. İnsanlarla ilgiliydi. Burada edindiğiniz arkadaşlarla, takım çalışmasıyla ve birbirinizi destekleme şeklinizle ilgiliydi. Robot oyunları, projeleriniz ve dostluk gecesi bunun mükemmel örnekleriydi. Rakipler olarak değil, ortak bir misyona sahip benzer düşünen bireylerden oluşan bir topluluk olarak hepinizin nasıl bir araya geldiğinizi gördük. Siz buraya kendinizden daha büyük bir şey oluşturmak için geldiniz” ifadelerini kullandı.

“Robotlar, gelecek dünya problemleri ve çözümleri için çok önemli”
Organizasyonun ana sponsoru Aramco’nun Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Khalid Al-Zamil, “Yetenekli yarışmacılar harika bir başarı sergiledi. WRO daha iyi bir gelecek için yetenekleri besliyor. Robotlar, gelecek dünyanın problemleri ve çözümleri için çok önemli” ifadelerini kullandı.

Singapur’a bayrak devri
Kapanış programında WRO’nun bir sonraki ev sahibinin Singapur olacağı duyuruldu. Singapur’da bulunan Uzay Fakültesi CEO’su Lynette Ten, “Burada olduğumuz için çok mutluyuz. Harika bir konukseverlikle ağırlandık. Singapur’a daha kalabalık gelin. Hepinizle birlikte geleceği oluşturacağımız için çok heyecanlıyız” sözlerine yer verdi. Törende Singapur delegasyonuna Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir ve organizasyonun diğer temsilcileri tarafından bayrak devri yapıldı.

Türkiye’de ilk kez düzenlendi
Bu yıl “EARTH ALLIES” teması altında düzenlenen finalde, gezegenin sınırlı kaynaklarının verimli ve adil kullanımına odaklanıldı. Ayrıca doğal afetler yaşanmadan ve yaşandıktan sonra robotik çözümlerden nasıl faydalanabileceğimize dair öneriler paylaşıldı. Türkiye’de ilk kez düzenlenen organizasyon, sadece bilimsel ve teknolojik gelişime katkı sağlamakla kalmadı, aynı zamanda kültürel çeşitlilik ve iş birliği bilincini de artırdı. Dünyanın dört bir yanından gelen jüri üyeleri, dereceye giren takımları belirledi. Puanlama sistemi üzerinden en yüksek puanı alan takımlar dereceye girdi.

Future Engineers kategorisi kazananları
Ödül töreninde Future Engineers kategorisinde birinci takım Macaristan’dan Storm NGR oldu. Bu kategoride sırasıyla Kazakistan’dan QYZYLORDA Flame takımı ikinci, Filipinler’den BSU Ispartan takımı üçüncü, Almanya’dan Roadrunners takımı dördüncü, Kanada’dan ASPARAGUS takımı beşinci, Tayland’dan KMIDS TDF takımı altıncı, Romanya’dan Nervana Cancer takımı yedinci ve Çin Taipei’den FireOnAllCylinders takımı da sekizinci oldu.

Future Innovators Elementary kategorisi kazananları
Future Innovators Elementary kategorisinde Malezya’dan The Magical Trio takımı birinci, Malezya’dan TerraFlood takımı ikinci, Hindistan’dan Rescue Tech Allies takımı üçüncü, Amerika Birleşik Devletleri’nden Leavbotics takımı dördüncü, Kanada’dan Terrasoil takımı beşinci, Panama’dan Apollo Kids takımı altıncı, Hong Kong’dan HK-KCOBAPS1 Steamer takımı yedinci, Vietnam’dan Guardians Of Earth takımı da sekizinci oldu.

Future Innovators Junior kategorisi kazananları
Future Innovators Junior kategorisinde Endonezya’dan SWA Ocean Voyager takımı birinci, Azerbaycan’dan Multi-Culture AZE takımı ikinci, Avusturalya’dan The Simpsons takımı üçüncü, Malezya’dan Sprout Shield takımı dördüncü, Portekiz’den Life Savers takımı beşinci, Yunanistan’dan BotaniQ takımı altıncı, Porto Riko’dan Robinson School FIJ takımı yedinci, Filipinler’den SanJose NHS-Talibon takımı sekizinci oldu.

Future Innovators Senior kategorisi kazananları
Future Innovators Senior kategorisinde Venezuela’dan Robotik Dreamers takımı birinci, Hollanda’dan BTScout takımı ikinci, Kazakistan’dan Kozqaraz takımı üçüncü, Fas’tan Nextech takımı dördüncü, İtalya’dan Remate takımı beşinci, Malezya’dan Avant-Garde takımı altıncı, Japonya’dan Ultra S takımı yedinci, El Salvador’dan Team Luma takımı sekizinci oldu.

Robomission Elementary kategorisi kazananları
Robomission Elementary kategorisinde Almanya’dan GIP Fancy Bots takımı birinci, Vietnam’dan GV2-HSRL-01 takımı ikinci, Tayland’dan Skyfall takımı üçüncü, Malezya’dan Glorious Future takımı dördüncü, Amerika Birleşik Devletleri’nden Johnny 2.0 takımı beşinci, Almanya’dan SimpleBotsElementary takımı altıncı, Amerika Birleşik Devletleri’nden Chaotic takımı yedinci ve Vietnam’dan GV-HSRL-B1-01 takımı sekizinci oldu.

Robomission Junior kategorisi kazananları
Robomission Junior kategorisinde Malezya’dan Up Up CHM1 takımı birinci, Malezya’dan French Toast takımı ikinci, Vietnam’dan Hong Bang 1 takımı üçüncü, Cin Taipei’den OFDL Idea Taiwan takımı dördüncü, Japonya’dan Hot Chicken takımı beşinci, Güney Kore’den Glasses takımı altıncı, Japonya’dan Amicus Girls takımı yedinci, Vietnam’dan XLR8 takımı sekizinci oldu.

Robomission Senior kategorisi kazananları
Robomission Senior kategorisinde Japonya’dan YTHS 2BY takımı birinci, Malezya’dan Up Up CHM takımı ikinci, Japonya’dan Meiden takımı üçüncü, İsviçre’den Robolution takımı dördüncü, Macaristan’dan Storms RMS takımı beşinci, Japonya’dan Amicus R2K takımı altıncı, Kazakistan’dan QYZYLORDA Rage takımı yedinci, Kanada’dan Aleph-Null takımı sekizinci oldu.

Robosports kategorisi kazananları
Robosports kategorisi kazananları ise Çin Taipei’den OFDL JFR Taiwan takımı birinci, Yunanistan’dan BitLab takımı ikinci, Malezya’dan Up Up C.H.M takımı üçüncü, Çin Taipei’den OFDL CZX Taiwan takımı dördüncü, Romanya’dan Nerdvana Scoripo takımı beşinci, Malezya’dan Kh RoboKnights takımı altıncı, Kazakistan’dan Grow takımı yedinci, Kazakistan’dan Avangard takımı sekizinci oldu.

 it compliance analyst job description

Özel ödüller verildi
Ödül töreninde ayrıca Senior Start-up Idea Award, Hindistan’dan Coastal Custodians takımına gitti. Tüm yaş gruplarında Team Award, Azerbaycan’dan MultiCulture takımına verildi. Elementary Team Spirit Award Tayland’dan 3 Chicken takımına gitti. Juinor Technical Solution Award da Kazakistan’dan 216 GT Innovators takımına verildi. Teknoloji, tasarım ve inovasyonda mükemmellik için önemli bir ödül olarak nitelenen Aramco’nun özel ödülü ise Venezuela’dan Robotic Dreamers takımına verildi. Lego Education Creativity Award da Kosta Rika’dan Three Musketeers takımına verildi.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/12/dunya-robot-olimpiyatlari-nda-muhtesem-kapanis.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/12/dunya-robot-olimpiyatlari-nda-muhtesem-kapanis.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/12/dunya-robot-olimpiyatlari-nda-muhtesem-kapanis_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/12/dunya-robot-olimpiyatlari-nda-muhtesem-kapanis.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/dunya-robot-olimpiyatlari-nda-muhtesem-kapanis/55781/</link>
			<pubDate>Tue, 03 Dec 2024 09:38:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türkiye'den dünyayı sarsacak teknoloji devrimi: Cep telefonları artık yılda sadece bir kez şarj edilecek</title>
			<description><![CDATA[ODTÜ’lü araştırmacıların geliştirdiği “MEMS Nöristör” adlı nöromorfik işlemci bileşeni, elektronik cihazların enerji verimliliğini radikal şekilde artırmayı hedefliyor. Yeni teknolojiyle cep telefonlarının şarj süresi bir yıla çıkarken, kişisel verilerin korunmasında da büyük ilerlemeler sağlanacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Barış Bayram ve Araştırma Görevlisi Berre Vize, mikroelektromekanik sistemli (MEMS) “nöristör” adlı yeni nesil bir işlemci geliştirdi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK ve YÖK desteğiyle geliştirilen bu teknoloji, cihazların enerji tüketimini radikal biçimde azaltarak bir devrim yaratmayı hedefliyor.
Beyinden İlham Alan Teknoloji
MEMS Nöristör, insan beynindeki hafıza ve işlem birimlerinin entegre yapısından esinlenerek tasarlandı. Prof. Dr. Bayram, geleneksel işlemcilerde veri aktarımı sırasında yüksek enerji tüketimi ve gecikme yaşandığını belirterek, geliştirdikleri nöromorfik işlemcinin hafıza ve işlem birimlerini aynı yapıda birleştirerek bu sorunları çözdüğünü açıkladı:
“Bugünkü işlemciler, beynin 25 watt enerjiyle yaptığı işlemi ancak 25 megawatta gerçekleştirebiliyor. MEMS Nöristör, bu uçurumu kapatarak cihazların enerji tüketimini önemli ölçüde azaltacak”
Günlük şarjdan yıllık şarja
Yeni teknoloji, cep telefonlarının pil ömrünü uzatarak şarj sürelerini yıllık seviyelere taşıma potansiyeli taşıyor. Bayram, “Cep telefonlarımızın her gün şarj edilmesi gerekiyor. Ancak mevcut transistörlerin MEMS nöristörlerle değiştirilmesi durumunda telefonları yılda bir kez şarj etmek yeterli olacak” ifadelerini kullandı.
Veri güvenliğinde çığır açacak
MEMS Nöristör yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda kişisel verilerin korunmasında da devrim yaratmayı vaat ediyor. Prof. Dr. Bayram, işlemcilerin yerel veri işleme kapasitesine sahip olacağını, böylece cihazların sunucularla veri paylaşımına gerek kalmayacağını belirtti. Bu durum, veri gizliliği risklerini minimize edecek.
Yapay zeka ve çevreye katkı
Yeni teknolojinin yalnızca bireysel cihazlarla sınırlı kalmayacağını ifade eden Bayram, yapay zekâ uygulamaları ve büyük veri sunucularında da enerji tasarrufu sağlayacağını söyledi. Teknoloji devlerinin soğutma için deniz suyunu kullandığı sunucuların artık çöl şartlarında bile çalışabileceğini belirten Bayram, “Bu teknoloji, çevre dostu bir gelecek için büyük bir adım,” dedi.
Dünya devleriyle i̇ş birliği görüşmeleri başlıyor
Bayram, MEMS Nöristör teknolojisinin HP, IBM, NVIDIA ve Amazon gibi dünya devlerinin dikkatini çektiğini ve bu şirketlerle görüşmelere başlanacağını duyurdu. “Bu, yalnızca Türkiye’de değil, küresel ölçekte bir devrim olacak” dedi.
Sağlık ve finans gibi alanlarda yeni fırsatlar
Araştırma Görevlisi Berre Vize, MEMS Nöristör’ün özellikle sağlık, finans ve ulaşım gibi sektörlerde devrim yaratma potansiyeline sahip olduğunu söyledi. “Bu buluş, daha hızlı ve verimli yapay zeka uygulamaları için ideal bir altyapı sunuyor” diyen Vize, Türkiye’nin nöromorfik işlemciler alanında lider ülke konumuna gelmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/12/turkiye-den-dunyayi-sarsacak-teknoloji-devrimi-cep-telefonlari-artik-yilda-sadece-bir-kez-sarj-edilecek.png</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/12/turkiye-den-dunyayi-sarsacak-teknoloji-devrimi-cep-telefonlari-artik-yilda-sadece-bir-kez-sarj-edilecek.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/12/turkiye-den-dunyayi-sarsacak-teknoloji-devrimi-cep-telefonlari-artik-yilda-sadece-bir-kez-sarj-edilecek_t.png"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/12/turkiye-den-dunyayi-sarsacak-teknoloji-devrimi-cep-telefonlari-artik-yilda-sadece-bir-kez-sarj-edilecek.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/turkiye-den-dunyayi-sarsacak-teknoloji-devrimi-cep-telefonlari-artik-yilda-sadece-bir-kez-sarj-edilecek/55761/</link>
			<pubDate>Mon, 02 Dec 2024 12:09:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türkiye'nin ilk kuantum bilgisayarı faaliyete geçti</title>
			<description><![CDATA[Teknoloji dünyasında çığır açacak bir gelişme yaşandı, Türkiye'nin ilk kuantum bilgisayarı faaliyete geçti. İşte kuantum bilgisayarın özellikleri...]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yeni yüzyılın en önemli gelişmelerinden birisi olarak gösterilen kuantum bilgisayar alanında; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi önemli bir gelişmeye imza attı.
TOBB ETÜ, 5 Kubit Kuantum Bilgisayarı (QuanT) hayata geçirerek Türkiye’de kuantum bilgisayar çağını başlattı. Gelişmiş ülkelerin, stratejik öneme sahip güvenli iletişim ve veri saklama yöntemleri konusunda milyarlarca dolar yaptırım yaptığı bu alanda TOBB ETÜ’nün çalışması ses getirdi.
Kuantum bilgisayar alanındaki araştırmaların en önemli hedeflerinden biri, klasik bilgisayarlarla çözülmesi binlerce yıl alacak şifrelenmiş bilgileri hızla çözebilecek teknolojiler
geliştirmek olarak gösteriliyor.

Kuantum bilgisayar ile ilgili dikkat çeken noktalar şöyle:
Kuantum bilgisayarlar, stratejik alanların yanı sıra sağlık, finans, sensör ve ileri malzeme geliştirme gibi sektörlerde de oyunu değiştirecek bir etkiye sahip. Bu sebeple, her ülkenin bu alanda bir yol haritası oluşturduğu görülüyor. Ülkeler arası rekabette fark yaratan en önemli unsur bu yol haritalarını hayata geçirme hızları. Yol haritalarını hayata geçirebilen ülkeler teknolojide tekeli ellerinde tutabilmek amacıyla kritik bileşenlere ticari kısıtlamalar getirmeye başladılar. Bu sebeple hâlihazırda herhangi bir ülkeden kuantum bilgisayar tedarik etmenin mümkün olmadığı değerlendirilmekte. Söz konusu bilgisayar ile Türkiye’nin kuantum hesaplama ve programlama alanında sahip olduğu potansiyeli kullanarak geliştirilecek kritik kuantum yazılımlarının yurt dışı ile paylaşılmasının önüne geçilmiş olunacak.



5 Kubit Kuantum Bilgisayar teknolojisine sahip az sayıda ülkeden birisi Türkiye olacak
5 Kubit Kuantum bilgisayarın geliştirilmesi ile kuantum bilgisayar teknolojisine sahip az sayıda ülke arasına girilmiş olacak. Süper İletken Çip Üretim Evinin bulunmamasının, Türkiye'nin yüksek kapasiteli kuantum bilgisayarlar geliştirmesine yönelik önündeki tek engel olduğu değerlendirilmekte. Süper İletken Çip Üretim Evinin kurulmasına yönelik TOBB/TOBB ETÜ altyapı planlarını tamamladı. Söz konusu altyapı için TOBB ETÜ Teknoloji Geliştirme Bölgesi içinde 5 bin metrekare nitelikli kapalı alan dahi tahsis edildi.

2025 Uluslararası Kuantum Bilimi ve Teknolojisi Yılı
Bu adım, yalnızca bugünün teknolojik ilerlemeleri için değil, aynı zamanda Türkiye'nin bağımsız ve yenilikçi teknolojiler geliştirme vizyonu için de kritik önem taşımakta. Bu sayede, birçok alanda stratejik bir avantaja sahip olunacak, Türkiye ekonomisi için yeni ufuklar açılacak. UNESCO tarafından ilan edilen 2025 Uluslararası Kuantum Bilimi ve Teknolojisi Yılına da ülke olarak büyük ve güçlü adımlarla girmek mümkün olacak.
Kuantum bilgisayarların dünyası, gençler için yeni nesil teknolojilerin öncüsü olma fırsatı sunuyor. Gençlerin bu alanda yer alması, Türkiye'nin bilimsel geleceğine katkıda bulunmakla kalmayacak, aynı zamanda küresel ölçekte fark yaratmalarını sağlayacak. Gençler için, kuantum bilgisayarların sırlarını keşfetmek, zorlukları çözmek ve bilimde yeni yollar açmak heyecan verici bir yolculuk oluşturacak.

Kuantum, KOBİ’ler için de büyük fırsat

Kuantum teknolojileri, yalnızca büyük ölçekli şirketler için değil, KOBİ ve girişimciler için de büyük fırsatlar sunmakta. Savunma, havacılık, otomotiv, tüketici elektroniği gibi alanlarda önemli bilgi birikimine sahip KOBİ ve girişimcilerin, bu alanda donanım geliştirme çalışmaları yürütmelerinin güçlü şekilde teşvik edilmesi bekleniyor.

Yurt içinde kuantum teknolojileri ekosisteminin oluşturulması; büyük ölçekli, KOBİ ve girişimcilerden oluşan, uluslararası ofisler ve bağlantılara sahip dünyanın en büyük sivil toplum kuruluşlarından olan TOBB için de doğal bir vazife olarak ifade ediliyor.

Algoritma geliştiricilerine yeni imkanlar sağlayacak
Türkiye'nin yerli kuantum bilgisayarını yapması, algoritma geliştirme alanında çalışan uzmanlar ve araştırmacılar için stratejik bir öneme sahip. Yerli bir kuantum bilgisayara sahip olmak, algoritma geliştiricilerin bu teknolojinin detaylarına daha derinlemesine erişim sağlayarak, Türkiye’nin kendi altyapısı üzerinde özgün algoritmalar geliştirmelerine olanak tanıyacak. Bu gelişme, sadece güvenlik ve veri gizliliği açısından değil, aynı zamanda küresel rekabet gücünün artırılmak için de kritik bir adım olarak görülüyor. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/11/turkiye-nin-ilk-kuantum-bilgisayari-faaliyete-gecti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/11/turkiye-nin-ilk-kuantum-bilgisayari-faaliyete-gecti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/11/turkiye-nin-ilk-kuantum-bilgisayari-faaliyete-gecti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/11/turkiye-nin-ilk-kuantum-bilgisayari-faaliyete-gecti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/turkiye-nin-ilk-kuantum-bilgisayari-faaliyete-gecti/55586/</link>
			<pubDate>Sat, 23 Nov 2024 14:39:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yapay zeka iş dünyasında devrim yaratıyor: Hangi meslekler güvende? Hangileri yok olacak?</title>
			<description><![CDATA[Yapay zekanın hızlı gelişimi, iş dünyasında köklü değişimlere yol açarken, birçok meslek dalının geleceği belirsizlikle karşı karşıya. Doç. Dr. Yurdakul, yapay zekanın bazı işleri devralacağını ve insan gücünün giderek daha sınırlı kalacağını belirterek, gelecekte meslek seçiminde dikkat edilmesi gereken unsurlara dair önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Doç. Dr. Dicle Yurdakul, otomasyonun hızla artmasıyla birlikte birçok iş kolunda yapay zekanın devreye girdiğini vurguladı. Montaj hatları ve çağrı merkezleri gibi alanlarda insan gücünün yerini makinelerin aldığını ifade eden Yurdakul, özellikle basit görevleri yerine getiren chatbotların müşteri temsilcilerinin görevlerini üstlendiğine dikkat çekti.
“Veri girişinden analiz işlemlerine kadar, yapay zeka pek çok sektörde yer buluyor. Örneğin muhasebe veya finans alanında veri analiz algoritmaları ile rutin işler hızla gerçekleşiyor” diyen Yurdakul, yaratıcılık gerektiren işlerin ise şimdilik insanların alanında kalmaya devam ettiğini belirtti. Ancak, yapay zekanın resim, müzik ve şiir gibi içerikler üretebilecek seviyeye gelmesiyle bu sınırın da bulanıklaştığını ekledi.
İnsani dokunuş gerektiren i̇şler daha güvende
Liderlik, motivasyon, danışmanlık gibi insani ve duygusal zeka gerektiren işlerin, yapay zekaya devredilmesinin zor olacağını vurgulayan Doç. Dr. Yurdakul, sağlık sektöründeki hemşire ve hasta bakıcı gibi mesleklerin insani bağ kurmayı gerektirmesi nedeniyle insanlar tarafından yapılmaya devam edeceğini söyledi.
Yurdakul’a göre, “Yapay zeka, mantıksal açıklamalar yapabilir; ancak liderlik etmek ya da motive etmek gibi yeteneklere sahip değil. Empati ve insan dokunuşu gerektiren meslekler hala bizim elimizde kalacak” ifadelerini kullandı.



Yapay zekanın gelişimi hız kesmeden devam ediyor
Yapay zekanın beklenenden çok daha hızlı ilerlediğine dikkat çeken Yurdakul, “Öngördüğüm bir teknolojik gelişme, 5 yıl sonra beklerken, 6 ay içinde gerçekleşebiliyor. Bu gelişim hızı, mesleklerin gelecekte ne kadar güvende olacağı konusunda yanıltıcı olabilir” dedi.
Geleceğe hazırlıklı olmak adına mesleki becerilerin yapay zeka ile desteklenmesinin önemine işaret eden Yurdakul, “İş dünyasında sağlam bir konuma sahip olmak için, yeteneklerimizi ve çalışma alanlarımızı yapay zeka ile nasıl güçlendirebileceğimize odaklanmalıyız” diyerek öneride bulundu.
Geleceğin mesleklerine yönelik ebeveynlere rehber
Yurdakul, ebeveynlere de çocuklarını geleceğin kalıcı mesleklerine yönlendirmeleri konusunda yol gösteriyor. Yapay zeka ile uyumlu ve yaratıcı yeteneklere dayalı mesleklerin gelecekte daha kalıcı olacağına dikkat çeken Yurdakul, meslek seçiminde yaratıcılık, insani temas ve empati gibi unsurların ön planda tutulmasını öneriyor.


 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/11/yapay-zeka-is-dunyasinda-devrim-yaratiyor-hangi-meslekler-guvende-hangileri-yok-olacak.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/11/yapay-zeka-is-dunyasinda-devrim-yaratiyor-hangi-meslekler-guvende-hangileri-yok-olacak.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/11/yapay-zeka-is-dunyasinda-devrim-yaratiyor-hangi-meslekler-guvende-hangileri-yok-olacak_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.alanyatimehaber.com/images/haberler/2024/11/yapay-zeka-is-dunyasinda-devrim-yaratiyor-hangi-meslekler-guvende-hangileri-yok-olacak.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.alanyatimehaber.com/yapay-zeka-is-dunyasinda-devrim-yaratiyor-hangi-meslekler-guvende-hangileri-yok-olacak/55136/</link>
			<pubDate>Tue, 05 Nov 2024 11:26:13 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>