YENİ NESİL GAZETECİLİK


                  

‘Eğitim değil ölüm uçuşu’

Önceki gün Manavgat’ta yaşanan elim kazanın ardından, daha evvel pilot Deniz Adalı’ya da mezar olan Cessna tipi uçaklar yeniden gündeme geldi. 2 kişinin feci şekilde can verdiği kazanın sebebi ihmal mi? Baba Adnan Adalı, Yeni Alanya’ya konuştu, şok eden iddialarda bulundu

12-06-2019 15:58:38
26

ALANYA’NIN batı komşusu Manavgat’tan acı haber önceki gün geldi. Manavgat Atatürk Stadı’nın arkasında bulunan pistten havalanan Cessna 172P TC-DBD tipi eğitim uçağı, havalandıktan 2 dakika sonra yaklaşık 300 metre ileride karpuz tarlasına düştü. Kum Mevkii’nde meydana gelen uçak kazasında sivil havacılık firmasının sahiplerinden pilot Levent Arslan, Bilgi Üniversitesi Havacılık Yönetimi öğrencisi Ataberk Gökmen hayatını kaybederken, uçakta yolcu olarak bulunan Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Devrim Gün ise ağır yaralandı.
CESSNA ADALI’YA MEZAR OLMUŞTU 
Yaşadığı kazalarla sık sık gündeme gelen Cessna tipi uçaklardan biri de daha önce Alanyalı pilot Deniz Adalı’ya mezar olmuştu. 30 Ekim 2018 tarihinde Manavgat’ın Ulualan mevkiinde meydana gelen kazada, Yeni Alanya yazarlarından Nermin Adalı’nın torunu pilot Deniz Adalı hayatını kaybetmişti. Adalı’nın acı kaybı Alanya’yı yasa boğmuştu. Kazanın ardından yapılan ilk incelemelerde, kazaya karışan Cessna tipi uçağın bakımsız olduğu, daha önce dört kez arızalandığı ve çeşitli kazalara karıştığı için de 'sabıkalı' olarak nitelendirildiği ifade edilmişti. 
GÖZLER İHMAL İDDİALARINA ÇEVRİLDİ
Yaşanan elim kaza gözleri ihmal iddialarına çevirdi. Kazada ölen Gökmen’in sosyal medya hesabından paylaşılan ve uçuş eğitimlerini konu alan afiş dikkat çekti. Kazanın ardından akıllara ilk olarak, “Manavgat’ta turizm amaçlı da kullanılan ve ağırlıklı olarak eğitim uçuşları gerçekleştiren sivil havacılık firmaları denetleniyor mu? Firmaların bünyesinde bulunan uçakların bakımları düzenli olarak yapılıyor mu?” soruları geldi. 
‘KAZALARIN NEDENİ YAŞI DEĞİL, BAKIMSIZ OLMALARI’ 
Gazipaşa-Alanya Havalimanı (GZP) Müdürü Cengiz Aşıklı, Yeni Alanya’ya yaptığı değerlendirmede, “Cessna tipi uçaklar 1960’lı yılların başından bu yana üretimi devam eden, uçuş eğitimleri için uygun uçaklar. Cessna’ların eskiliğinden ziyade bakımlarının yapılıp yapılmadığı önemli” yorumunda bulunurken, Deniz Adalı’nın acılı babası Adnan Adalı’dan Cessna’ların bakımlarına ilişkin şok eden bir iddia geldi. Baba Adalı, “Deniz’in uçağının düşüş nedeni belli oldu. Yukarıda motoru duruyor. Uçaklarda alternatör diye bir parça var. Bir gün önce bu parçayı pilot değiştiriyor. Tamiri pilot yapıyor. Pilot dediğinizde, rahmetli oğlum Deniz gibi pilotluk okulunun ilk aşamasını bitirmiş bir kişi. Aşağıda teknisyen yok. Uçak 51 yaşında. Belirlenen ilk raporda da uçağın bakımlarının yapılmadığına ilişkin bir sonuç ortaya konuldu” dedi.
‘KONTROL YOK, SİVİL HAVACILIK’TAN SES ÇIKMIYOR’
Baba Adalı, prosedür uygulamalarında ciddi bir ihmal zinciri olduğuna dikkati çekerek, “Böyle bir rezillik olamaz. Ben Sancaktepe’de düşen uçakla ilgili de araştırma yapıp, yazmıştım. Bu konuları iyice araştırdım, bilgi sahibi oldum. Bu uçakların düşmesi sadece eski olmalarından kaynaklanmıyor. Manavgat’ta tabir-i caizse uyduruk bir pist var. Buradaki havaalanının bile o pistten haberinin olup olmadığı belli değil. Uçağa kapasitesinin üzerinde insan alıyorlar. Üstelik bunlar eğitim uçuşu bile değil. Pilot biniyor. Pist aşağıdan kaç saat uçtuğunu kontrol ediyor. Bunu da eğitimden sayıyorlar. Herhangi bir kontrol mekanizması yok. Oğlum Deniz’in olayında da pilot yalnızca ‘Ben uçacağım, 3 ile 4 arası uçacağım’ demiş, o kadar. Daha önce Deniz’in üç arkadaşı da yanında binmiş uçağa. Pilotun yanında uçağa binen kişilerin de kayıt altına alınması gerekir. Kayıt defterinde bunların kayıtlı olması lazım, sivil havacılığın onay vermesi lazım. Sivil havacılıktan hiçbir ses çıkmıyor” diye konuştu.  
‘BİRİ BOMBAYLA BİNSE, BİR YERE ATSA GAYET KOLAY’
Turizmde çeşitlilik sağlamak adına uçuşların kontrolsüzce gerçekleştiğine dikkati çeken Adalı, yaşanma ihtimali olan olumsuz olaylara değindi. Adalı “o dönem genel müdürle konuştum, uçağın kuyruk numarasını bile bana sordular, ben verdim. Müdür bana, ‘Turizm çeşitlilik kazansın diye arkalarına koltuk koydurttuk. Turistik uçuşlar yapılmasını sağladık’ dedi. Yarın biri bir bomba alsa, binse bu uçaklara, otellere atsa gayet kolay mesele. Kontrol yok, kalkışı bilen yok, uçağa kimin bindiğini bilen yok. Kayıtları avukatım istedi. Kaza kırım raporu çıkması lazım ama çıkmadı. Bu iş o kadar çetrefilli, o kadar karışık ki devletten ses seda çıkmıyor” ifadelerini kullandı.  
‘İNSAN HAYATI BU KADAR UCUZ MU?’
Acılı baba Adalı, kazalara daha önce dikkat çektiğini ve yaşanması muhtemel elim olaylara karşı uyardığını ifade ederek, “Bu işin en büyük sorumlusu öncelikle uçak şirketinin kendisi. Çünkü uçağın bakımlarını yapmakla ve deftere kayıt etmekle yükümlü olan o. Bunlar yapılmıyor. Bu seferki olayda da yapıldığını hiç sanmıyorum. Uçuşların bir gün önceden havaalanına bildirilmesi ve uçuşların havaalanı kulelerinden yönetilmesi lazım. Bir uçak kafasına göre uçamaz. Bilgi verdiği saatler arasında uçup, inmek zorunda. Bu şirketler kafalarına göre müşteri alıp uçuruyor. Hiçbir kontrol olmadığını oğlumun arkadaşları da söyledi. Hiçbir denetim olmadan 300-500 liraya insanlara on dakika tur attırıp indiriyorlar. Daha önce bu uçakların düşeceğini söyledim, ‘Bir Deniz daha mı ölsün istiyorsunuz’ dedim, bakın düştü. Bugün oğlumun mezarına gittim küçük kardeşiyle, dönüşte bu haberle karşılaştım. Bu kadar ucuz mu insan hayatı? Hoş mu bunlar? Bu uçuşlara bir de eğitim uçuşu, kazalara da eğitim kazası diyorlar. Yok öyle bir şey” dedi.
‘PARAMPARÇA UÇAĞIN ENKAZINI UNUTMAYACAĞIM’ 
Alanyalı pilot Deniz Adalı’nın babaannesi Nermin Adalı, Yeni Alanya’da yayınlanan son yazısında, geride kalanların yaşadığı acıyı şu cümlelerle aktarmıştı: “Bana koşup sarılan ve sevgiyle ‘Babaannem’ diyen sesi kulaklarımda ve yaşadığım müddetçe devam edecek. Ve o ani olarak haberlerde gördüğüm paramparça uçağın enkazını ne de spikerin Deniz Adalı sesini asla unutmayacağım.”

Bu habere yorum yapın