YENİ NESİL GAZETECİLİK


                  

Omurga metastaz tümörlerinin tedavisi mümkün

Girişimsel Nöroradyoloji Uzmanı Doç. Dr. Eren Erdem, omurga metastaz tümörlerinin tedavisi hakkında merak edilenleri açıkladı.

11-05-2019 08:19:23
12

Omurga tümörleri, kemik, sinir ve yumuşak doku gibi kısımlarda gelişebilen tümörlerdir. Tümörler omurganın boyun, sırt, bel ve kuyruk sokumu gibi bölgelerine oluşabilmektedir. Organizmanın herhangi bir alanında meydana gelen bir tümörün başka bir alana sıçraması da sıklıkla görülen bir durumdur.

Omurga tümörlerinin büyük bir kısmının vücudun diğer organlarından yayılan metastazlar olduğunu belirten Girişimsel Nöroradyoloji Uzmanı Doç. Dr. Eren Erdem, “Omurga metastazları sık karşılaşılan bir durumdur. Omurga metastazlarının çoğunluğu sırt ve bel kısmındaki omurga bölgesinde, daha seyrek olarak da boyun bölgesinde gözlemlenmektedir. Cerrahi teknolojideki gelişmeler, omurga metastazlarının tanı ve tedavilerinde de ilerleme sağlamıştır. Görüntüleme sistemleri sayesinde tedavilerde daha sistematik hareket edilebilmektedir.” dedi.

Bel Ağrılarınızı Hafife Almayın!

Omurga tümörlerinin büyüdükçe farklı semptomlara neden olabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Eren Erdem, “Tümörün belirtileri, omurga yapılarının zayıflamasından sonra artmaya başlayabilir. Tümörler, omurga yapısıyla birlikte sinir köklerine de bası yapabilmektedir. Tümörün tipine göre oluşabilecek belirtiler de değişebilmektedir. Ancak bel ve sırt ağrısı omurilik tümörlerinde yaygın bir erken belirti olarak karşımıza çıkmaktadır. Aynı zamanda tümör vücudunuzun diğer organlarını da etkisi altına alabilmektedir. Vücuda yayılan tümörlerle birlikte; kollarda ve bacaklarda kuvvetsizlik, göğüs bölgesinde olası uyuşmalar, yürüme zorlukları, mesane fonksiyon kayıpları ve kas zayıflığı gibi belirtiler oluşabilir. Bu gibi belirtilerin olması durumda tıbbi destek almak için uzman hekiminize danışmanız gerekmektedir.” diye konuştu.

Yaş ve Genel Sağlık Durumu Belirleyici Kriter

Omurga metastazlarında ilk tanının hasta muayenesi olduğuna dikkat çeken Girişimsel Nöroradyoloji Uzmanı Doç. Dr. Eren Erdem, şöyle konuştu: “Hastanın muayenesi, ilaçlı manyetik rezonans, tomografi, PET scan gibi görüntüleme yöntemleriyle yapılabilmektedir. Yapılacak tetkikler sonrasında nasıl bir yol izleneceği belirlenebilmektedir. Omurga metastazlarına sıklıkla meme, prostat, tiroid, akciğer ve böbrek kanserlerinde karşılaşılmaktadır.  Metastazlarda kemoterapi, cerrahi, konvasiyonel radyoterapi veya radyocerrahi gibi tedavi yöntemlerine başvurulabilmektedir. Omurga metastazlarında ilk amaç ağrıları azaltmak ve nörolojik sorunları önlemektir. Aynı zamanda, omurga bütünlüğünü korumaktır. Tümör tedavileri yapılırken hastaların yaşları ve genel sağlık durumları, nasıl bir yol izleneceğini belirlemektedir.” dedi.

Tümörün Büyüklüğü Tedavi Yöntemini Belirliyor

Kanser hastalarının tedavisinde birçok disiplinin ve branşın birlikte çalıştığına dikkat çeken Doç. Dr. Erdem, “Omurga metastazlarında kemoterapi tedavisi başvurulan bir yöntemdir. Burada amaç tümörün kitle hacmi azaltılarak omuriliğe yapılan baskı minimuma indirilebilir. Ancak bu durum tümörü ortadan kaldıramayabilir. İlaçlı tedavinin yanı sıra hastanın durumuna göre radyoterapi de uygulanabilmektedir. Eğer omurgada herhangi bir kırılma ya da kayma olmadıysa radyoterapi tedavi yöntemi olarak seçilebilir. Bu noktada amaç ağrıyı ortadan kaldırmak ve var olan tümörü kontrol altına almaktır. Tümör tedavilerinde radyoterapi yapılırken yüksek dozda bir uygulama yapılmaz. Bunun nedeni, tümör etrafında bulunan sağlam dokuları korumaktır. Omurga metastazlarında hastanın yaşı ve genel sağlık durumuyla birlikte tümörün büyüklüğü de tedavi yönteminde belirleyicidir.” dedi.

Ağrısız Tedavi Mümkün

Girişimsel Nöroradyoloji Uzmanı Doç. Dr. Eren Erdem, yeni geliştirilen minimal invaziv yöntemler radyofrekans ablasyon ve kriyoterapi ile omurga metastazlarında olumlu gelişmeler sağlandığını belirtti. Erdem, “Radyofrekans ablasyon ve kriyoterapi, lezyona sırttan bir iğne ile girilip enerji verilerek tümörü ısıtıp ya da soğutarak yok eden, sonrasında çimento ile boşluk doldurularak sabitleyen ve ağrıyı anında geçiren yöntemlerdir. Işın tedavisinden farklı olarak avantajı, ağrı kontrolünün kalıcı  ve hızlı olmasıdır. Tedavi sonrası hasta ışın tedavisini de alabilir ve böylece başarı şansı artar. Bu yöntemler hem kemoterapinin hem de ışın tedavisinin etkisini artırmakta yani “sinerjik” etki yaratmaktadır.” diye konuştu.

Bu habere yorum yapın