New York Times, Netanyahu'nun Trump'ı İran'la savaşa ikna ettiği sürecin perde arkasını yazdı

ABONE OL

New York Times gazetesi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'ı İran'a karşı savaşa ikna etmek için yoğun çaba sarf ettiği ve İsrail'in bu konudaki planını Trump'a sunduğu toplantıyı haberleştirdi. Trump'ın kabinesindeki isimlerin ise savaşa temkinli yaklaştığı ve İsrail'in İran'da rejim değişikliği yapılabileceği senaryosunun mümkün olmadığını belirttiği vurgulandı.

ABD merkezli New York Times (NYT) gazetesi, ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşa giden süreci, "Trump, ABD'yi İran'la savaşa nasıl sürükledi?" başlıklı haberinde detaylı şekilde ele aldı. NYT'nin hükümet kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 11 Şubat'ta Beyaz Saray'da Trump ve dar bir danışman kadrosuna, İran dini lideri Ali Hamaney'in öldürülmesi, İran ordusunun felç edilmesi, halk ayaklanması çıkarılması ve ülkede seküler bir yönetimin kurulmasını öngören 4 aşamalı bir plan sundu. Netanyahu, Kürt unsurların İran'a Irak sınırından girerek kuzeybatıda bir kara cephesi açması ihtimalini de içeren plan konusunda ABD tarafını ikna etmeye çalışarak, "eylemsizliğin risklerinin eylemden daha büyük olduğunu" ifade etti. Habere göre İsrail yönetimi ayrıca İran rejiminin devrilmesi halinde ülkenin yönetimini devralabilecek potansiyel yeni liderler hakkında bir sunum gerçekleştirdi. İsrail'in adaylarının arasında devrik İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi'nin sürgündeki oğlu Rıza Pehlevi de vardı. Trump, sunumun ardından Netanyahu'ya planıyla ilgili, "Bana uyar" ifadesini kullandı.

Trump'ın bazı kurmayları İsrail'in planına karşı çıktı: "Rejim değişikliği senaryosu gülünç"
Beyaz Saray'daki görüşmesini ertesi günü, 12 Şubat'ta yalnızca ABD'li yetkililerin katıldığı değerlendirme toplantısında ise istihbarat raporları masaya yatırıldı. ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe, İsrail'in rejim değişikliği senaryosunu "gülünç" olarak nitelendirdi. Bu sırada ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio araya girerek, "Başka bir deyişle, bu tam bir saçmalık" dedi. Ayrıca Azerbaycan'dan yeni dönen ABD Başkan Yardımcısı James David Vance de tartışmaya katıldı. Vance, İran'da rejim değişikliği ihtimali konusunda ciddi endişelerini dile getirdi. Bunun ardından Trump, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine'e dönerek, "General, ne düşünüyorsun?" diye sordu. General Caine ise İsrail'in rejim değişikliği yapılabileceğine dair senaryosuna ilişkin, "Benim tecrübelerime göre bu, İsrailliler için standart bir prosedürüdür. Abartarak pazarlarlar ve planları her zaman iyi geliştirilmiş değildir. Bize ihtiyaçları olduğunu biliyorlar ve bu yüzden planlarını ısrarcı şekilde pazarlamaya çalışıyorlar" cevabını verdi. Tüm bu değerlendirmelerin ardından Trump, rejim değişikliğinin "onların sorunu" olduğu değerlendirmesinde bulundu. Trump'ın İsrail'i mi yoksa İran'ı mı kastettiği anlaşılamadı.

ABD'den İran'a ücretsiz nükleer yakıt teklifi
Habere göre Beyaz Saray'da bunlar yaşanırken, Trump'ın Orta Doğru Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner, İranlı yetkililerle dolaylı müzakereler yürüttü. ABD tarafı, Tahran'ın nükleer zenginleştirme konusundaki ısrarının gerçek amacını anlamak için İran'a nükleer programdan vazgeçmeleri karşılığında "ücretsiz nükleer yakıt" teklif etti. Ancak İranlı yetkililer bu teklifi "onurlarına bir saldırı" olarak nitelendirerek reddetti. Witkoff ve Kushner, Beyaz Saray'a müzakerelerin aylar sürebileceğini ve İranlıların "oyun oynadığını" bildirdi.

Savaşa giden süreci hızlandıran "Hamaney" istihbaratı
Trump, 26 Şubat'ta Beyaz Saray Durum Odası'ndaki toplantısına, "Peki, elimizde ne var?" diye sorarak başladı. Trump, sızıntı ihtimali nedeniyle çok küçük bir katılımla gerçekleştirilen toplantıdaki isimlerin görüşlerini duymak istediğini söyledi. ABD Başkan Yardımcısı Vance, İran ile savaşa karşı olduğunu belirterek, "Bunun kötü bir fikir olduğunu düşündüğümü biliyorsunuz, ancak bunu yapmak isterseniz sizi destekleyeceğim" ifadelerini kullandı. Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles ise Trump'a, "ABD'nin ulusal güvenliği için gerekli olduğunu düşünüyorsanız o halde devam edin" dedi. CIA Direktörü John Ratcliffe, savaşa yönelik desteği konusunda kesin görüş belirtmese de çarpıcı bir istihbarat raporu sundu. Ratcliffe, İran dini lideri Ali Hamaney'in diğer üst düzey yetkililerle açık havada ve gün ışığında toplanacağı, bunun da hava saldırısı için eşsiz bir fırsat olduğunu söyledi. Ratcliffe, "Eğer kastettiğimiz sadece dini lideri öldürmekse muhtemelen bunu yapabiliriz" dedi. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise "eninde sonunda İranlıların icabına bakılacaksa bunun şimdi yapılabileceği" görüşünü dile getirdi. Hegseth ayrıca, muhtemel bir operasyonu "belirli bir süre için ve mevcut kuvvetlerle yürütebileceklerini" ifade etti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise, "Eğer hedefimiz rejim değişikliği ya da bir ayaklanmaysa bunu yapmamalıyız. Ancak hedef, İran'ın füze programını yok etmekse bu ulaşabileceğimiz bir hedeftir" değerlendirmesinde bulundu.

"Bence bunu yapmamız gerekiyor"
Trump, odadaki herkesin görüşlerini dinledikten sonra, "Bence bunu yapmamız gerekiyor" ifadesini kullandı. Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağından emin olmaları ve İran'ın İsrail'e veya bölgedeki diğer ülkelere füze fırlatamayacağından emin olmaları gerektiğini söyledi. Genelkurmay Başkanı Caine ise Trump'a biraz daha zamanının olduğunu, ertesi gün saat 16.00'ya kadar karar verebileceğini söyledi. Trump, ertesi gün Air Force One uçağındayken Orgeneral Caine'in belirttiği sürenin bitimine 22 dakika kala, "Destansı Öfke Operasyonu onaylandı. İptal yok. İyi şanslar" emrini verdi.