☰
✕

Boşanmadan Sonra Çocukla Görüşme Hakkı: Kişisel İlişki Nasıl Düzenlenir?

ABONE OL

Boşanma kararı verildiğinde çocuğun hangi ebeveynin yanında kalacağı belli olur; ancak çocukla birlikte yaşamayan tarafın bağının kopmaması için ayrı bir düzenleme daha yapılır.

Bu düzenleme kişisel ilişki olarak adlandırılır. Boşanma süreci tamamlanmış ya da hâlâ devam eden anne ve babaların en çok sorduğu konulardan biri, bu görüşmelerin nasıl ve hangi ölçülere göre belirlendiğidir. Aşağıda bu başlığın temel çerçevesi tarafsız bir dille ele alınıyor.

Kişisel ilişki nedir, kimin hakkıdır?

Kişisel ilişki, çocuğun velayeti kendisine verilmeyen ebeveynle belirli bir düzen içinde görüşmesini, bir arada vakit geçirmesini ifade eder. Türk Medeni Kanunu'nun 323. maddesine göre ana ve babadan her biri, velayeti kendisine bırakılmamış çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir. Bu, yalnızca o ebeveynin değil, aynı zamanda çocuğun da korunan bir hakkıdır. Yani düzenlemenin merkezinde ebeveynin talebi değil, çocuğun anne ve babasının ikisiyle de bağını sürdürme ihtiyacı bulunur.

Bu hakkın kapsamı sadece velayeti olmayan ebeveynle sınırlı kalmayabilir. Kanunun 325. maddesi, olağanüstü durumlarda ve çocuğun yararına uygun düştüğü ölçüde, başka kişilere, özellikle büyükanne ve büyükbaba gibi yakın hısımlara da kişisel ilişki hakkı tanınabileceğini öngörür. Burada belirleyici olan, çocuğun üstün yararının gözetilmesi ve bu ilişkinin onun gelişimine katkı sunmasıdır. Ebeveynler arasındaki anlaşmazlık, çocuğun karşı tarafla görüşme hakkını ortadan kaldırmaz.

Mahkeme görüş düzenini neye göre belirler?

Görüşme düzeni her dosyada aynı kalıpla kurulmaz; çünkü her ailenin koşulları farklıdır. Boşanma davası sürerken de hâkim, geçici önlem olarak çocukla kişisel ilişkiyi düzenleyebilir; kesin düzen ise boşanma kararıyla birlikte belirlenir. Mahkeme değerlendirme yaparken çocuğun yaşını, okul ve günlük hayat düzenini, ebeveynlerin oturduğu yerler arasındaki mesafeyi ve tarafların çalışma koşullarını birlikte ele alır. Amaç, çocuğun alışkanlıklarını zedelemeden hem anneyle hem babayla sağlıklı bir temasın sürmesini sağlamaktır.

Çocuğun kendini ifade edebilecek olgunluğa ulaştığı durumlarda görüşünün alınması da değerlendirmenin bir parçası olabilir. Ayrıca mahkeme gerekli gördüğünde uzman görüşüne, örneğin pedagog ya da sosyal hizmet uzmanının incelemesine başvurabilir. Antalya'da boşanma ve çocukla kişisel ilişkiye dair davalar Antalya Adliyesindeki aile mahkemelerinde görülür; buradaki hâkim, dosyadaki somut bilgilere dayanarak çocuğun yararına en uygun düzeni kurmaya çalışır.

Bayram, tatil ve yatılı görüşme

Kişisel ilişki yalnızca belirli günlerdeki kısa görüşmelerden ibaret değildir. Düzenleme genellikle hafta içi ya da hafta sonu görüşmelerinin yanında, dinî bayramlar, resmî tatiller ve yaz tatili gibi daha uzun dönemleri de kapsar. Bu dönemler için çoğu zaman, çocuğun ebeveynle birkaç gün yatılı kalmasına imkân tanıyan ayrı bir düzen öngörülür.

Bayram ve tatil görüşmelerinde sık karşılaşılan bir mesele, aynı dönemin her iki ebeveyn tarafından da istenmesidir. Bu nedenle kararlarda genellikle yıllar arasında dönüşümlü bir sıra belirlenir; böylece çocuğun her bayramı aynı tarafla geçirmesinin önüne geçilir. Yatılı görüşmeye karar verilirken çocuğun yaşı ve ebeveyne olan alışkanlığı özellikle dikkate alınır; çok küçük yaştaki çocuklar için daha kademeli bir düzen kurulabilir.

Görüş düzenine uyulmazsa ne olur?

Mahkemenin belirlediği kişisel ilişki kararı tarafları bağlar. Çocuğu yanında bulunduran ebeveynin, diğer tarafın kararda yazılı görüşmelerini kasıtlı olarak engellemesi hukuki sonuç doğurabilir. Bu tür durumlarda kararın yerine getirilmesi icra dairesi üzerinden değil, Çocuk Koruma Kanunu uyarınca çocuğun yerleşim yerindeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü aracılığıyla sağlanır; yükümlü taraf karara rızasıyla uymazsa hak sahibi bu müdürlüğe başvurabilir. Karara aykırı davranış, şikâyet üzerine disiplin hapsi gibi yaptırımlara da yol açabilir.

Kanun, ana ve babanın çocuğun diğer ebeveynle ilişkisini zedeleyecek ve eğitimini zorlaştıracak davranışlardan kaçınmasını açıkça ister. Engellemenin tekrarlanması hâlinde velayet düzeninin yeniden değerlendirilmesi dahi gündeme gelebilir; çünkü çocuğu diğer ebeveynden sistematik biçimde uzak tutmak, çocuğun yararına aykırı bir tutum olarak görülebilir. Buna karşılık, görüşme hakkına sahip tarafın da kararda yazılı düzene uyması beklenir; belirlenen gün ve koşullara keyfî biçimde uymamak da sorun doğurur. Kısacası karar, iki taraf için de yükümlülük içerir. Öte yandan kişisel ilişki, çocuğun huzurunu tehlikeye düşürdüğü ya da görüşmeyi yapan ebeveyn bu hakkı ihlal ettiği veya çocuğa karşı yükümlülüklerini ciddi biçimde ihmal ettiği durumlarda mahkemece sınırlandırılabilir ya da kaldırılabilir.

Koşullar değişince kararın değiştirilmesi

Kişisel ilişki kararı değişmez bir metin değildir. Çocuk büyüdükçe, okul düzeni değiştikçe ya da ebeveynlerden biri başka bir şehre taşındıkça mevcut düzen uygulanamaz hâle gelebilir. Böyle durumlarda taraflardan biri mahkemeye başvurarak mevcut düzenin yeni koşullara göre yeniden düzenlenmesini isteyebilir.

Bu başvuruda da ölçüt yine çocuğun yararıdır; ebeveynin kişisel rahatlığı tek başına değişiklik için yeterli görülmez. İlk derece mahkemesinin kararına karşı yasal süresi içinde istinaf yoluna gidildiğinde, Antalya'da verilen kararların incelemesi Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde yapılır. Taraflar koşullardaki esaslı değişiklikleri somut biçimde ortaya koydukça, düzenin güncellenmesi mümkün olur.

Bu yazı, boşanma sonrası çocukla kişisel ilişki konusundaki genel çerçeveyi aktarmak amacıyla ve Av. Pınar Yılmaz Büyükurgancı'nın katkılarıyla hazırlanmıştır; her dosyanın koşulları farklı olduğundan verilen bilgiler genel niteliktedir.